KÜLTÜR SANAT - 29 Ağustos 2025 Cuma 17:34

Niğde’de Yaşar Kaplan Kütüphanesi ve Dr. Müzeyyen Toker Kadın Yaşam Merkezi açıldı

A
A
A
Niğde’de Yaşar Kaplan Kütüphanesi ve Dr. Müzeyyen Toker Kadın Yaşam Merkezi açıldı

Niğde Belediyesi tarafından İlhanlı Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Yaşar Kaplan Kütüphanesi ve Dr. Müzeyyen Toker Kadın Yaşam Merkezi törenle hizmete açıldı.


Açılışa Niğde Valisi Cahit Çelik, TBMM eski Başkanı Mustafa Şentop, Belediye Başkanı Emrah Özdemir, kurum müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılışta konuşan Niğde Valisi Cahit Çelik; merkezin şehre kültürel ve sosyal anlamda büyük katkı sağlayacağını belirterek; "Şehirler sadece yolları ve binalarıyla değil, ilim, kültür ve sosyal hayatı besleyen unsurlarla büyür ve gelişir. Yaşar Kaplan Kütüphanesi, gençlerimize bilgiye ulaşmanın kapılarını ardına kadar açarak araştırmanın, öğrenmenin ve üretmenin mekanı olacaktır. Buraya ismini veren Yaşar Kaplan’ın ilim ve ilham yolundaki katkıları, bu kütüphane sayesinde gelecek nesillerde de yaşamaya devam edecektir. Dr. Müzeyyen Toker Kadın Yaşam Merkezi ise kadınlarımızın sosyal, kültürel ve eğitim alanındaki katkılarını destekleyerek toplumumuzun en kıymetli güçlerinden biri olan kadınlarımızı daha da güçlü kılacaktır. Bu iki değerli eserin ilimize kazandırılmasında emeği geçen başta Belediye Başkanımız Emrah Özdemir olmak üzere tüm ekibine teşekkür ediyorum" dedi.


Şentop: "Maneviyatı geliştirmek çok kıymetli"


TBMM eski Başkanı Mustafa Şentop ise, Başkan Emrah Özdemir’in kente açtığı beşinci kütüphane ile önemli bir hizmet sunduğunu belirterek, Kadın Yaşam Merkezi’nin de Niğdeli kadınların kendilerini geliştirecekleri özel bir alan olduğunu ifade etti. Şentop; "Belediyecilik hizmetleri sadece şehirde yaşayan insanların maddi ihtiyaçlarını karşılamaktan ibaret değil. İnsan olarak sadece maddi varlığa sahip değiliz. Maddi varlığımızın yanında maneviyatımız var, bunu birlikte geliştirmek çok kıymetli ve önemli. Başkanımızı bu anlamlı hizmetleri için tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise yaptığı konuşmada, merkezin adını taşıyan değerli isimleri hatırlatarak şunları söyledi;


"Gençlerimiz Yaşar Kaplan’ın adını asla unutmayacak. Onun adını taşıyan bu kütüphanede, birçok yeni lider, ilim insanı yetişecektir. İnşallah gençlerimiz onu örnek alacak, kendilerine rol model görecekler. Kendi inandığı değerler uğruna hayatını feda etmiş, vatanı ve milleti için büyük fedakârlıklar yapmış bir isimdir. Kendisini bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz. Bir diğer önemli değerimiz de Dr. Müzeyyen Toker’dir. Niğde’nin ilk kadın doktoruydu. En büyük özelliği, biyolojik olarak çocuğu olmamasına rağmen onlarca çocuğa annelik yapmasıydı. Onları büyüttü, yetiştirdi, okuttu. Şimdi o çocukların hepsi çok daha iyi, çok daha güzel yerlerdeler. Allah rahmet eylesin. İnşallah buradaki kadınlarımıza ve genç kızlarımıza örnek olacak, onların yolunu aydınlatacaktır.Bu iki kıymetli eseri Niğde’mize kazandırmaktan duyduğum mutluluğu bir kez daha ifade ediyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum"


Merkeze adını veren Yaşar Kaplan, 1952 yılında Niğde’nin Kayırlı köyünde dünyaya gelmiş; edebiyat, çeviri ve düşünce dünyasında derin izler bırakmış bir yazar ve filolog olarak biliniyor. ’Demokrasi Risalesi’, ’Dönemeçler’ ve ’İdris’in İdris’i’ başta olmak üzere 23 eser kaleme alan Kaplan, düşünceleri ve eserleriyle Türk edebiyatında önemli bir yer edinmiştir. Dr. Müzeyyen Toker ise Niğde’nin ilk kadın doktoru olarak, zorluklara rağmen eğitimini tamamlayıp mesleğini büyük bir özveriyle icra eden ve topluma adeta annelik yapan idealist bir isimdi. 2004 yılında ’Yılın Annesi’ seçilen Toker, biyolojik çocuğu olmamasına rağmen onlarca kız ve erkek çocuğa annelik yaparak çok geniş bir aileye sahip oldu. Güler yüzü, insan sevgisi ve hizmet anlayışıyla gönüllerde taht kuran Dr. Toker’in adı da bu merkezde yaşatılacak. Toplam 28 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje ile gençlerin ve kadınların sosyal, kültürel ve sportif yaşamına katkı sunulması hedefleniyor. Merkezin bünyesinde yer alan Yaşar Kaplan Kütüphanesi, 140 kişilik kapasitesiyle öğrencilere sessiz, modern ve verimli bir çalışma ortamı sağlıyor. İçerisinde etüt merkezi, akıl ve zeka oyunları atölyesi, ayrıca dinlenme imkanı sunan bir kafeterya bulunuyor. Dr. Müzeyyen Toker Kadın Yaşam Merkezi ise kadınların kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak üzere tasarlandı. Güzel sanatlar akademisi ve yemek atölyeleri ile kadınların yeni beceriler kazanmasına imkan tanınırken, pilates ve fitness salonları da sağlıklı yaşam imkanı sunuyor.


(ST-TB-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX Antalya’da kapılarını açtı Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği desteğiyle 22-26 Nisan tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX), Antalya’da kapılarını ziyaretçilere açtı. "YÖREX Anadolu’nun hikayesidir" Açılışta konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, YÖREX’in sadece bir fuar olmadığını vurgulayarak, "YÖREX, emeğin değer kazandığı, kültürün kimlik bulduğu, Anadolu’nun dünyaya ses verdiği bir hikâyedir" dedi. 2009 yılında "Bu toprakların ürettiği değer hak ettiği yeri bulmalı" anlayışıyla yola çıktıklarını belirten Çandır, bugün gelinen noktada YÖREX’in bu vizyonun somut karşılığı olduğunu ifade etti. YÖREX’in düzenlendiği ANFAŞ’ta 5 gün boyunca Anadolu’nun zenginliklerinin sergileneceğini kaydeden Çandır, "Bir halıda sabrı, bir peynirde emeği, bir desende kültürü hissedeceğiz. Çünkü biz sadece ürün üretmiyoruz, değer üretiyoruz" diye konuştu. YÖREX kapsamında kurulan B2B alanına da değinen Ali Çandır, üreticilerin doğrudan alıcılarla buluşturulduğunu belirterek, "Hedefimiz ürünlerimizi dünya markası haline getirmek" dedi. "Kültürümüz bir ummandır" Antalya Valisi Hulusi Şahin ise konuşmasında milli kültürün zenginliğine dikkat çekerek, "Milli kültürümüz bir ummana, bir deryaya benzer. İçinde nice renkleri, güzellikleri barındırır. Tıpkı bir kilimin desenleri gibi her biri ayrı güzel ama aslında bir bütünün parçasıdır. Artık sadece tescil değil, tanıtım ve pazarlama aşamasındayız. Bu ürünlerden ekonomik değer üretmeli, ülkemize katkı sağlamalıyız" ifadelerini kullandı. Dünyada coğrafi işaret ekonomisinin büyüklüğüne de dikkat çeken Şahin, bu alanda Türkiye’nin daha fazla pay alması gerektiğini belirterek, zincir marketlerde coğrafi işaretli ürünlere özel alanlar oluşturulmasının önemine işaret etti. YÖREX’in Türkiye’nin vitrini olduğunu ifade eden Şahin, Antalya’nın milyonlarca turisti ağırlayan bir şehir olduğuna değinerek, "En güzel ürünlerimizi misafirlerimize sunuyoruz. Aynı zamanda bu fuar, yeni nesillere kendi kültürlerini tanıtmak için de önemli bir fırsattır. Çocuklarımızı YÖREX’e getirmeliyiz" dedi. "Coğrafi işaretlerde büyük artış" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise YÖREX’in coğrafi işaretli ürünlerin artmasında önemli rol oynadığını belirterek, "Son 16 yılda coğrafi işaretli ürün sayımız yaklaşık 18 kat artarak bin 800’ün üzerine çıktı. 46 ürünümüz de Avrupa Birliği’nden tescil aldı" ifadelerini kullandı. "Antalya fuarcılıkta da güçlü olmalı" ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman da Antalya’nın turizmde güçlü bir şehir olduğunu belirterek, fuarcılıkta da aynı başarıyı yakalaması gerektiğini söyledi. "Coğrafi işaret çalışmaları hızlandı" TÜRKPATENT Başkanı Muhammed Zeki Durak ise Türkiye’nin coğrafi işaret konusunda önemli mesafe kat ettiğini belirterek, son yıllarda başvuru ve tescil sayılarında ciddi artış yaşandığını söyledi. "YÖREX kültürel mirasın taşıyıcısı" Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir ise YÖREX’in Anadolu’nun kültürel mirasını geleceğe taşıyan önemli bir organizasyon olduğunu belirtti. Tören sonunda, Avrupa Birliği’nden ticari ürün tescili alan kurumlara da protokol tarafından ödüller verildi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen yöresel ürünlerin sergilendiği YÖREX, ziyaretçilerine hem kültürel hem de ticari anlamda önemli fırsatlar sunmaya devam edecek. Fuarın açılışına Antalya Valisi Hulusi Şahin, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Muhammed Zeki Durak, ATB Başkanı Ali Çandır ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.
Şırnak Şırnak Gençlik ve Spor İl Müdürü Din, Türkiye Şampiyonu olan engelli sporcuları ödüllendirdi Şırnak Gençlik ve Spor İl Müdürü Fedai Din, Cizre ilçesinde genç sporcularla bir araya gelip sportif faaliyetlerde dereceye giren öğrencileri tebrik ederek ödüllendirdi. Şırnak’ta sporun tabana yayılması ve genç yeteneklerin keşfedilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, Gençlik ve Spor İl Müdürü Fedai Din ve Spor Hizmetleri Müdürü Nihat Avcı Cizre’de spor tesislerini ve antrenman sahalarını yerinde denetledi. Din, Okul Sporları Bedensel Engelliler Masa Tenisi Türkiye Şampiyonasında Türkiye Şampiyonu ve Türkiye 3.’sü olan sporcularla bir araya geldi. Engel tanımayan genç yetenekleri başarılarından dolayı tebrik eden Din, şampiyon sporculara ödüllerini takdim etti. Din, başarının disiplinli çalışmadan geçtiğini vurgulayarak sporculara başarılarının devamını diledi. Din, daha sonra Cizre Şehir Stadyumuna geçen heyet, atletizm branşında antrenmanlarını sürdüren sporcuları sahada izledi. Çalışmalar hakkında antrenörlerden teknik bilgi alan Din, ardından bölgenin köklü kulüplerinden Diclespor’un altyapı takımıyla bir araya geldi. Altyapı oyuncuları ve teknik heyetle yakından ilgilenen Din, gençlerin gelişimi için tüm imkanların seferber edildiğini belirtti. Cizre’deki ziyaretlerden sonra açıklama yapan Şırnak Gençlik ve Spor İl Müdürü Fedai Din, "Cizre ilçemizde sporcularımızla ve teknik ekiplerimizle bir araya gelerek çalışmaları yerinde inceledik. Gençlerimizin sportif gelişimini desteklemeye ve sporun o birleştirici gücünü toplumun her kesimine yaygınlaştırmaya yönelik çalışmalarımız kararlılıkla devam etmektedir. Şırnak’ın adını sporun her branşında başarıyla duyurmak en büyük hedefimiz’’ dedi.
Ankara İçişleri Bakan Danışmanı Veteriner Hekim Ahmet Yavuz Karaca: İçişleri Bakan Danışmanı Veteriner Hekim Ahmet Yavuz Karaca, eski modelle 5 yıllık ortalama 260 bin kısırlaştırma oranına rağmen hayvan popülasyonunun kontrol altına alınamadığını ifade ederek, "Bunun üzerine kanun koyucu gazi Meclisimiz, sizler ’kısırlaştır-rehabilite et-yerinde muhafaza et’ modeline geçti. 5199 sayılı Kanun’un uygulamaları; taraf olduğumuz Avrupa Hayvan Hakları Sözleşmesi’nde de ilgili hükümler var" dedi. Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu toplandı. Toplantının başında AK Parti, CHP, DEM Parti ve İYİ Parti milletvekilleri arasında tartışma yaşandı. Tartışma sonrası İçişleri Bakan Danışmanı Veteriner Hekim Ahmet Yavuz Karaca, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişikliklerin sahaya yansımalarına ilişkin milletvekillerine sunum yaptı. Karaca, AK Parti’nin 2014 yılında yaptığı değişiklikle ’yakala-kısırlaştır-bırak’ modelinin uygulanmaya başlandığını hatırlatarak, bu modelin insan, hayvan, çevre sağlığı açısından açık bir şekilde problemler oluşturduğunu söyledi. Karaca, "Bu model, eğer siz ilk yılda popülasyonun yüzde 70’ini kısırlaştırırsanız başarıya ulaşır. 5 yıllık ortalama 260 bin kısırlaştırma oranına rağmen bir yol alınamadı. Hayvan popülasyonu kontrol altına alınamadı. Bunun üzerine de kanun koyucu gazi Meclisimiz, sizler ’kısırlaştır-rehabilite et-yerinde muhafaza et’ modeline geçti. 5199 sayılı Kanun’un uygulamaları; taraf olduğumuz Avrupa Hayvan Hakları Sözleşmesi’nde de ilgili hükümler var" ifadelerini kullandı. Köpeklerden insanlara ve diğer canlılara 300 çeşit hastalık bulaşabileceğini belirten Karaca, "Bunlardan başlıcası kuduz. 2014’te kuduzla temas sayısı 197 bin 125. 2024’te bu sayı 500 binlere gelmiş. Bir kişi için minimum üç doz aşı yapılıyor. Bir doz aşının bedeli 10 dolar. Türkiye, maalesef ki dünyada kuduzda yüksek riskli ülkeler arasında. Yüksek riskli diyorum dikkatinizi çekeyim. Almanya’dan, Hollanda’dan veyahut da dünyanın herhangi bir yerinden bir turist kalkıp geldiğinde kuduz riskli ülkeye gittiğini kabul ve taahhüt ederek geliyor. Biz bunu İstanbul’da yaşadık. 2008 yılında Topkapı Sarayı’nın önünde bir turisti bir köpek ısırdı ve kuduz çıktı. İstanbul’da 1999 yılında 131 noktada kuduz vardı, şu anda kuduz vakası yok" şeklinde konuştu. Karaca, sahipsiz hayvanlarla ilgili birlikler kurulduğunu kaydederek, "51 ilimizde ya da mevcut bir birlik varsa onun tüzüğünü değiştirerek bunun üzerine hızlı bir şekilde aksiyon alıp 3 ay içerisinde bitirdik. Gördüğünüz gibi bunu deprem bölgesinde kullanımı tamamlanmış konteynerleri kullanarak yaptık" dedi. Karaca, hayvanların önce parazit tedavilerinin yapıldığını ve daha sonra aşılandığını kaydederek, "81 ilde 11 milyon 668 bin 67 metrekare alanda bakım ve doğal yaşam alanları bitirildi. 4 milyonluk alanda inşaat var. 9 milyon 750 bin metrekarelik alanda da proje var. 5199 sayılı Kanun ve yönetmelik küçük hayvanlar için 8, büyük hayvanlar için 10 metrekare yer önerse de şu an mevcut alanlarımızın ortalamasına baktığımızda bu alanlar 20-30, hatta bazı illerimizde 50’ye kadar çıkmaktadır. Batman’da var, Kahramanmaraş’ta var şu an" ifadelerini kullandı.