KÜLTÜR SANAT
Kula’da 19 Mayıs coşkusu fener alayıyla taçlandı 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:29:40 Manisa’nın Kula ilçesinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen fener alayı, renkli görüntülere sahne oldu. Ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle yürüyen vatandaşlar, marşlar eşliğinde bayram coşkusunu doyasıya yaşadı. Kula Eski Kapalı Spor Salonu mevkiinden başlayan yürüyüş, Yunus Emre Kent Meydanı’nda sona erdi. Selim Sabahat Palanduz Anadolu Lisesi bando takımının marşlar çalarak eşlik ettiği yürüyüşte vatandaşlar da alkışlar ve sloganlarla korteje destek verdi. Yürüyüş boyunca taşınan uzun Türk bayrağı ise geceye damga vururken, ilçe merkezinde oluşan kortej havadan da dikkat çekici görüntüler oluşturdu. Yunus Emre Kent Meydanı’nda sona eren yürüyüşün ardından öğrenciler tarafından hazırlanan gösteriler sahnelendi. Halk oyunları gösterileri ve çeşitli performansların yer aldığı program, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Meydanı dolduran vatandaşlar, öğrencilerin hazırladığı gösterileri cep telefonlarıyla kayda aldı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde gençlerin sergilediği performanslar büyük beğeni toplarken, program boyunca bayram coşkusu yaşandı. Programa Kula Kaymakamı Talha Altuntaş, Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Bayram Yüksel, İlçe Emniyet Müdürü Secattin Aktay, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Taşçı, siyasi parti temsilcileri, daire amirleri, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:58 Yozgat’ta bayrak yürüyüşü coşkuyla gerçekleştirildi Yozgat’ta 19 Mayıs coşkusu ‘Bayrak Yürüyüşü’ ile başladı. Yozgat Valiliği tarafından düzenlenen bayrak yürüyüşü yoğun katılımla gerçekleşti. Terminal mevkiinden kentin simgesi Saat Kulesi’ne kadar süren yürüyüşe kent protokolü, polis okulu bando takımı, öğrenciler, halk dansları şenliği için yurt dışından gelen katılımcılar ve çok sayıda vatandaş ellerinde Türk bayraklarıyla katıldı. Yozgat’ta milli birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmek amacıyla organize edilen ‘Bayrak Yürüyüşü’, her kesimden pek çok vatandaşı bir araya getirdi. Polis okulu bando takımının çaldığı marş eşliğinde başlayan yürüyüşte, katılımcılar dev Türk bayrakları ve Atatürk posterleri taşıdı. Yürüyüşe katılan kalabalık kent meydanında toplandı. Avrupa ve Dünya Halter Şampiyonu Muhammed Furkan Özbek meydanda toplananlara hitap etti. Özbek, "Yaklaşık 2-3 hafta önce yapılan Avrupa Şampiyonasında Avrupa rekoru kırarak şampiyon oldum. Yozgat’ta Türkiye’de sporun büyümesi, halter branşının büyümesi çok güzel. Buna öncülük etmek çok güzel. Sizlerin karşısında bu şekilde olmak çok güzel. Hepinizin 19 Mayıs’ını kutluyorum. Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun. Sayın protokolümüze teşekkür ederim. Madalyamı Türk halkına ve özellikle Yozgat halkına da armağan etmek istiyorum. Hepinize çok teşekkür ederim" dedi. Bingöllü Ozan Hacı Gürhan ‘Ben Anadoluyum’ şiirini okudu. Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan ise bayrağın ve bağımsızlığın önemine vurgu yaptığı konuşmasında herkesin bayramını kutladı. Halk dansları şenliği için kentte bulunan Azerbaycanlı öğrenciler danslarından kesit sundu ve program sona erdi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:16 Muğla’da 19 Mayıs coşkusu Büyükşehir etkinlikleriyle yaşanacak Muğla Büyükşehir Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kentin dört bir yanında düzenleyeceği etkinliklerle kutlayacak. Spor, müzik ve gençlik buluşmalarını bir araya getiren Muğla Büyükşehir Belediyesi etkinlikleri kapsamında doğa yürüyüşünden bisiklet turuna, konserlerden kortej yürüyüşüne kadar birçok etkinlik vatandaşlarla buluşacak. 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında ilk olarak 16 Mayıs Cumartesi günü Menteşe Kötekli Yoğurtçu Parkı toplanma alanında ‘19 Mayıs Doğa Yürüyüşü’ gerçekleştirilecek. Doğayla iç içe düzenlenecek yürüyüşte gençler ve vatandaşlar bayram coşkusunu birlikte yaşayacak. Kutlamalar 18 Mayıs Pazartesi günü ise bisiklet turuyla devam edecek. Cumhuriyet Meydanından başlayacak ‘919 Bisiklet ile 19 KM Bisiklet Turu’nda katılımcılar, 19 Mayıs ruhunu pedal çevirerek yaşatacak. Gençlik Meclisinden kokteyl ve kortej yürüyüşü Muğla Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenecek kokteyl programı ve kortej yürüyüşü de kutlamalara renk katacak. Gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleşecek etkinliklerde 19 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhu kent sokaklarına taşınacak. 19 Mayıs akşamı ilçelerde konserler düzenlenecek Bayram coşkusu konser etkinlikleriyle Muğla’nın farklı ilçelerine yayılacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası, 19 Mayıs günü Kavaklıdere ve Seydikemer ilçelerinde sahne alacak. Menteşe Cumhuriyet Meydanında ise sevilen müzik grubu Mary Jane, gençlerle buluşacak. Konser programlarıyla vatandaşlar 19 Mayıs akşamında müzik dolu bir bayram yaşayacak. Başkan Aras: "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz" 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında mesaj yayımlayan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, mesajında şu ifadelere yer verdi, "19 Mayıs 1919, bir milletin geleceğinin değiştiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı; işgal altındaki bir ülkenin yeniden ayağa kalkma iradesini, bağımsızlık kararlılığını ve millet egemenliğine dayanan bir Cumhuriyet idealini büyüten tarihi bir adımdır. O günlerde kutsal vatan topraklarımız düşman askerinin postalları altında ezilirken, içeride kurtuluşu başka bir ülkenin himayesine girmekte görenler vardı. Büyük savaşlardan çıkan Anadolu yorgun, yoksul ve umutsuzdu. Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu karanlığa rağmen ‘milletin azim ve kararlılığı’na güvenerek yola çıktı. "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim" diyerek bir milletin yeniden ayağa kalkışına öncülük etti ve bütün Anadolu’yu saracak istiklal ateşini yaktı. Bu nedenle 19 Mayıs; karamsarlığa karşı umudun, teslimiyete karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın ve esarete karşı özgürlüğün tarihidir. 19 Mayıs’ta ufka açılan Bandırma Vapuru yalnızca Samsun’a gitmiyordu; laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’nin geleceğine doğru ilerliyordu. Aradan geçen 107 yılda, o yürüyüşün sorumluluğunu taşımaya devam ediyoruz. Cumhuriyetimize, demokrasiye, özgürlüğe ve bağımsızlığımıza sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘doğum günüm’ dediği bu tarihi günü Cumhuriyetin ışığını taşıyacak gençlere armağan etti. Bugün bizlere düşen sorumluluk da Atamızın Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin umutlarını büyütecek; özgürce düşünebildiği, bilimle, sanatla, sporla ve kültürle kendini geliştirebildiği bir ülke ve kent yaşamını kurabilmektir. Biz de bu sorumlulukla gençleri yalnızca yarının değil, bugünün de öznesi olarak görüyor; "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyor; gençlerimizin ve hemşehrilerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum"
51 yıl sonra ilk höyük kazısı: M.Ö. 4 bin yıl öncesine ait keşifler
21 Ağustos 2025 Perşembe - 11:42 51 yıl sonra ilk höyük kazısı: M.Ö. 4 bin yıl öncesine ait keşifler Elazığ’ın Tadım Kalesi’nde yürütülen kazı çalışmalarında günümüzden yaklaşık 6 bin yıl öncesine ait seramikler gün yüzüne çıkarıldı. Nahçıvan tipi karaz seramiklerin yanı sıra Erken Tunç ve Geç Kalkolitik dönemlere tarihlenen buluntular, bölgedeki kesintisiz tarih akışını ortaya koydu. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Elazığ Müze Müdürlüğü tarafından Tadım köyünün merkezindeki kale ve höyükte arkeolojik kazılar iki yıldır devam ediyor. Elazığ’ın 12 kilometre güneyinde, Uluova’nın ortasında yer alan Tadım Kalesi ve Höyüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras" projesi kapsamında kazı programına dahil edildi. İlk kazılar 2024 yılında başladı ve Nahçıvan tipi karaz seramikler, dağ keçisi bezemeli çömlekler ve kutsal ocaklar ortaya çıkarıldı. 2025 sezonunda yapılan kazılarda, yaklaşık M.Ö. 4 bin yılına tarihlenen iki kutsal ocak, bir sunak, kan oluğu ve tek kulplu testi bulundu. Kazılarda, yapıların Pisa tipi kerpiçten, taş temeller üzerine inşa edildiği ve duvarların günlük kullanım kaplarının üzerine yıkıldığı görüldü. Tadım Kalesi’nin yaklaşık 210 metre uzunluğa, 160 metre genişliğe ve 35-40 metre yüksekliğe sahip olduğu belirlendi. "Geç Kalkolitik’ten Erken Tunç’a, Demir Çağ’dan Bizans’a, Selçuklu’ya, Osmanlı’ya kadar uzanan kesintisiz bir tarih akışını net şekilde gördük" Yürüttükleri kazı çalışmalarında elde ettikleri keşifler doğrultusunda 6 bin yıl öncesine ait tarihî akışın olduğunu tespit ettiklerini ifade eden kazı alanı sorumlusu arkeolog Ergün Demir, "Tadım Kalesi ve Höyüğü, Elazığ’a 12 kilometre uzaklıkta güneyinde Uluova Ortası’nda yer almaktadır. Bakanlığımızın izinleri doğrultusunda alanda 2024 yılında ilk kazı çalışması başlandı ve alanda çalışmalar 1,5 ay sürdü. O çalışmalar sonrasında 12 adet Nahçıvan tipi kara seramiği, 1 adet daha keçili bezemeli boyalı çömlek, 2 adet biri sabit biri de taşınabilir kutsal ocak çıkarıldı. Kazılar sonucu Tadım’da tarihsel akışın hiç kesilmediği, Geç Kalkolitik’ten Erken Tunç’a, Demir Çağ’dan Bizans’a, Selçuklu’ya, Osmanlı’ya kadar uzanan kesintisiz bir tarih akışını net şekilde gördük. Tadım Kalesi’nin şöyle bir özelliği de var, Elazığ’da 1969 ile 1974 yıllarında "Keban Kurtarma Kazıları" sonrası yapılan 51 yıl sonraki ilk kazı, 2025 yılında kazı çalışmasına tekrar başladık. Kazılar sonucu 2 adet kutsal ocak, 20’ye yakın Nahçıvan tipi kara çömleği, 1 adet tek kuplu testi ortaya çıkardık. Kazılar sonucu 3 adet mekana ait temel kalıntıları bulundu, 4 no’lu temel anlamında el değmemiş şekilde sarı zemin ve kutsal ocaklar, kara seramikleri bulundu. Kazılarımız devam ediyor, Elazığ’ın tarihi Tadım’da şekillenmeye devam edecek. Kazıda bulunan seramikler Erken, Tunç, Geç Kalkolitik dönemine tarihledik. Günümüzden 6 bin yıl öncesine ait ve Nahçıvan tipi karaz grubuna giriyorlar. Yapılarda, pisa tipi kerpiç kullanılmış, taş temel üzerine yapılan yükselmiş. Yapıların çoğunda deprem izlerini gördük. Duvarları, günlük kullanım kaplarının üzerine yıkılmış şekilde bulduk. Tadım Kalesi, 210 metre uzunluğunda, yaklaşık 160 metre genişliğinde, 35-40 metre yüksekliğe sahip" dedi.
Mersin’in yaylalarında sanat ve eğlence buluşması
21 Ağustos 2025 Perşembe - 10:56 Mersin’in yaylalarında sanat ve eğlence buluşması Mersin Büyükşehir Belediyesinin geleneksel ‘Yayla Konserleri’, Erdemli’nin Tapureli Mahallesi ve Avgadı Yaylasında vatandaşları türküler ve halk oyunlarıyla buluşturdu. Yaz boyunca farklı yaylalarda sürecek konserler, kırsalda yaşayan vatandaşlara keyifli anlar yaşatıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından her yaz geleneksel olarak düzenlenen ‘Yayla Konserleri’ etkinliği, bu yıl da yaylacıların yaz akşamlarına neşe katıyor. Her gün farklı bir noktada vatandaşlarla buluşan kültür-sanat ekibinin son durağı, Erdemli’nin Tapureli Mahallesi ve Avgadı Yaylası oldu. Etkinlik, MBB Halk Oyunları Topluluğunun sahne almasıyla başladı. Renkli kostümleri ve coşkulu performanslarıyla vatandaşları eğlencenin ritmine hazırlayan topluluk, izleyicilerden büyük alkış aldı. Gecenin devamında sahneye çıkan MBB Türk Halk Müziği Topluluğu, seslendirdiği birbirinden güzel türkülerle yayla sakinlerine keyifli anlar yaşattı. Kırsal kesimde yaşayan vatandaşlar, çoğu zaman yalnızca üreten, tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanlar olarak görülüyor. Oysa kültür ve sanata erişim, en az üretim kadar temel bir ihtiyaç. Mersin Büyükşehir Belediyesinin ‘Yayla Konserleri’ gibi etkinlikleri, bu algıyı kırarak köylerin ve yaylaların da sanatla buluşmasını sağlıyor. Sanatın şehre hapsolmadığını, köylerin meydanlarında da türkülerin yankılanabileceğini gösteren bu buluşmalar, hem kültürel hayatı zenginleştiriyor hem de kırsaldaki vatandaşların kendilerini değerli hissetmesine vesile oluyor. Yaz boyunca farklı yaylalarda devam edecek olan etkinliklerde Mersinliler türkü, dans ve eğlence dolu akşamlar yaşamaya devam edecek. "Konserlerimiz bütün yaylalarımızda yaz boyunca devam edecek" Mersin Büyükşehir Belediyesi Erdemli Koordinatörü Vedat Uzunbağ, ’Yayla Konserleri’ etkinliğine katılan vatandaşlara Başkan Vahap Seçer’in selamlarını iletti. Uzunbağ, "Bu akşam kaliteli ve kıymetli müzisyenlerimizle bir konser izlediniz. Konserlerimiz bütün yaylalarımızda yaz boyunca devam edecek. Bugün burada birlikte olduğumuz için çok mutluyuz. Hepinize teşekkür ediyorum" dedi. "Anamur’dan Çamlıyayla’ya kadar birçok yere şarkılar, türküler götürüyoruz" Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Türk Müziği Topluluğu Orkestra Şefi Erman Talşık, verdikleri ‘Yayla Konserleri’ne ilişkin, "Halkımızla birlikte olmak çok keyifli. Çok güzel şarkılarımız ve türkülerimiz var. Halkımızla onları paylaşıyoruz. Onların yüzündeki gülüş ve pozitif geri dönüşler bizi çok mutlu ediyor. Yayla Konserlerinde Anamur’dan Çamlıyayla’ya kadar birçok yere şarkılar, türküler götürüyoruz. Bizler halkımızla birlikte olmaktan dolayı çok mutluyuz ve keyif alıyoruz. Tüm halkımızı da konserlerimize bekliyoruz" diye konuştu.
Yün yorgan ve yastıklar geleneksel yöntemler ile kışa hazırlanıyor
21 Ağustos 2025 Perşembe - 10:56 Yün yorgan ve yastıklar geleneksel yöntemler ile kışa hazırlanıyor Sivas’ta soğuk kış aylarının vazgeçilmezi olan yün yorgan, yatak ve yastıklar temizleniyor. Büyük bir özenle yıkanarak çeşitli işlemlerden geçen yünler, kabartılarak tekrar eski haline dönüştürülüyor. Sivas’ta yaz aylarının sonuna yaklaşılmasıyla birlikte kışa hazırlıklar başladı. Türkiye’nin en soğuk şehirlerinden biri olan Sivas’ta yün yastık ve yorganlar soğuk kış günleri için büyük önem taşıyor. İlerleyen teknolojiye rağmen geleneksel yöntemlerle temizlenen yünler, birçok işlemden geçiyor. Koyun yününden yapılan yastık ve yorganlar her yıl yaz aylarında kılıflarından çıkarılarak yıkanıyor. Güneşte kurutulan yünler, yeniden kılıflarına yerleştirilerek kışa hazırlanıyor. "Bizden sonraki gençler yapmaz diye düşünüyorum" Sivas’ta yaşayan ve her yıl yünlerini yıkadığını ifade eden Necmiye Aytekin, "Sivas’ın kış hazırlığıdır bu. Önce ıslatır, kuruturuz, divanda çırpar doldururuz. Seneye kışa kadar bunlarla idare ederiz. Önce ıslatıyoruz, sonrasında yıkıyoruz, tekrar divanda çırpıyoruz, sonra da kurutup bitiriyoruz. Yorgan yapacaksak elde didikliyoruz, yatak yapacaksak didiklemiyoruz. Bu yün yıkama Sivas’ın geleneksel bir kültürü, babaannelerimizden anneannelerimizden kalma. Biz de gençler olarak devam ettiriyoruz ama bizden sonraki gençler yapmaz diye düşünüyorum. Şimdi bu işlemi makineler yapıyor, gençler bu nedenle yapmıyor. Biz elimizle yapıyoruz, gençler hazıra alışkın oldukları için bu işlere girmezler, yapmayı da bilmezler. Bir yün insanın ömrü boyunca idare eder, bir yastığı yaparsın, ömrünün sonuna kadar o yastık seninle devam eder. Bu yün atılmadığı sürece, elde kalıp her yıl yıkanıp çırpıldığı sürece asırlarca kullanılabilir" şeklinde konuştu.
Yün yorgan ve yastıklar geleneksel yöntemler ile kışa hazırlanıyor
21 Ağustos 2025 Perşembe - 10:53 Yün yorgan ve yastıklar geleneksel yöntemler ile kışa hazırlanıyor Sivas’ta soğuk kış aylarının vazgeçilmezi olan yün yorgan, yatak ve yastıklar temizleniyor. Büyük bir özenle yıkanarak çeşitli işlemlerden geçen yünler, kabartılarak tekrar eski haline dönüştürülüyor. Sivas’ta yaz aylarının sonuna yaklaşılmasıyla birlikte kışa hazırlıklar başladı. Türkiye’nin en soğuk şehirlerinden biri olan Sivas’ta yün yastık ve yorganlar soğuk kış günleri için büyük önem taşıyor. İlerleyen teknolojiye rağmen geleneksel yöntemlerle temizlenen yünler, birçok işlemden geçiyor. Koyun yününden yapılan yastık ve yorganlar her yıl yaz aylarında kılıflarından çıkarılarak yıkanıyor. Güneşte kurutulan yünler, yeniden kılıflarına yerleştirilerek kışa hazırlanıyor. "Bizden sonraki gençler yapmaz diye düşünüyorum" Sivas’ta yaşayan ve her yıl yünlerini yıkadığını ifade eden Necmiye Aytekin, "Sivas’ın kış hazırlığıdır bu. Önce ıslatır, kuruturuz, divanda çırpar doldururuz. Seneye kışa kadar bunlarla idare ederiz. Önce ıslatıyoruz, sonrasında yıkıyoruz, tekrar divanda çırpıyoruz, sonra da kurutup bitiriyoruz. Yorgan yapacaksak elde didikliyoruz, yatak yapacaksak didiklemiyoruz. Bu yün yıkama Sivas’ın geleneksel bir kültürü, babaannelerimizden anneannelerimizden kalma. Biz de gençler olarak devam ettiriyoruz ama bizden sonraki gençler yapmaz diye düşünüyorum. Şimdi bu işlemi makineler yapıyor, gençler bu nedenle yapmıyor. Biz elimizle yapıyoruz, gençler hazıra alışkın oldukları için bu işlere girmezler, yapmayı da bilmezler. Bir yün insanın ömrü boyunca idare eder, bir yastığı yaparsın, ömrünün sonuna kadar o yastık seninle devam eder. Bu yün atılmadığı sürece, elde kalıp her yıl yıkanıp çırpıldığı sürece asırlarca kullanılabilir" şeklinde konuştu. (SF-RM-
Başkan Tatık; "Zeybek ateşini yarınlara taşımak geçmiş ve geleceğimize borcumuzdur"
21 Ağustos 2025 Perşembe - 10:28 Başkan Tatık; "Zeybek ateşini yarınlara taşımak geçmiş ve geleceğimize borcumuzdur" DENİZLİ (İHA) – Denizli’de binlerce kişiyi buluşturan 7. Zeybek Kültür Sanat Festivalinin ardından bir açıklama yapan Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık; "Zeybek ateşini yarınlara taşımak hem geçmişimize vefa hem de geleceğimize borcumuzdur" dedi. Tavas Belediyesi tarafından düzenlenen 7. Zeybek Kültür Sanat Festivali, ilk gününden bitiş anına kadar birçok etkinliğe ev sahipliği yaptı. Birbirinden ünlü isimlerin Tavaslılarla buluştuğu festivalde, Zeybek ve yöre kültürüne has birçok etkinliğe imza atıldı. Renkli görüntülerin yaşandığı festivalin ardından bir değerlendirme yapan Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, "Tavas’ımızın kadim kültürünü, misafirperverliğini ve sanat anlayışını bir kez daha bütün dünyaya tanıttığımız 7. Zeybek Kültür Sanat Festivalimizi coşkuyla tamamlamış bulunuyoruz. Bu festival, yalnızca kültürümüzü yaşatmakla kalmamış, aynı zamanda Tavas’ımızın tanıtımına, turizmine ve ekonomisine de önemli katkılar sağlamıştır. Başta Zeybek kültürümüz olmak üzere, sanatın ve halkımızın birleştirici gücünü ortaya koyan bu güzel buluşmada emeği geçen herkese en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Etkinliklerimizin gerçekleşmesinde gece gündüz çalışan belediye personelimizden, sahne alan sanatçılarımıza, emniyet personelimize; yerli üreticilerimizi destekleyen esnaflarımızdan, gönüllü olarak katkı veren gençlerimize kadar herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum" dedi. "İyi ki birlikte Tavas’ız" Festivale katkı sunan her kesime teşekkür eden Başkan Tatık, "Şüphesiz böylesine büyük organizasyonlarda eksiklikler ve aksaklıklar da yaşanabilmektedir. Eğer festival süresince siz değerli vatandaşlarımızın gönlünü kıran ya da beklentilerini karşılamayan durumlar olduysa, belediye başkanınız olarak özür dilerim. Bu tür eksiklikler, gelecekte daha güzelini yapabilmek için bize ışık tutmaktadır. Tavas’ımızı kültürüyle, sanatıyla, ekonomisiyle daha ileriye taşıyacak bu tür etkinlikleri hep birlikte büyütmeye devam edeceğiz. Zeybek ateşini yarınlara taşımak hem geçmişimize vefa hem de geleceğimize borcumuzdur. Festivalimize katılan, destek veren, gönül veren herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, iyi ki birlikte Tavas’ız" şeklinde konuştu.
Kibar Feyzo filmi Keçiören’de açık hava sinemasında gösterimdeydi
21 Ağustos 2025 Perşembe - 10:21 Kibar Feyzo filmi Keçiören’de açık hava sinemasında gösterimdeydi Keçiören Belediyesi tarafından düzenlenen açık hava sinemasında Kibar Feyzo filmi gösterildi. Keçiören Belediyesi’nin yaz boyunca sürdürdüğü kültür-sanat etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Bir Yaz Akşamı Sineması ve Sokak Lezzetleri’ etkinliği, vatandaşlara nostaljik anlar yaşatmaya devam ediyor. İlçenin farklı noktalarında gerçekleşen sinema gösterimlerinde, Yeşilçam yapımları mahalle sakinleriyle buluşturuluyor. Vatandaştan yoğun ilgi Bu kapsamda Atapark Mahallesi Aşık Veysel Parkı’nda Türk sinemasının efsanelerinden olan ‘Kibar Feyzo’ filminin gösterimi yapıldı. Yapımcılığını Ertem Eğilmez’in üstlendiği, yönetmen koltuğunda ise Atıf Yılmaz’ın oturduğu 1978 yapımı eser, izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Filmde; Kemal Sunal, Müjde Ar, Şener Şen ve İhsan Yüce’nin oyunculuk performansları izleyicileri kahkahaya boğdu. Lezzet ve nostalji bir arada Gösterim öncesi kurulan stantlarda Keçiören Belediyesi tarafından vatandaşlara patlamış mısır ve içecek ikram edildi. Sokak lezzetleriyle renklenen gecede her yaştan vatandaş bir araya gelerek hem komşuluk ilişkilerini güçlendirdi hem de keyifli bir akşama tanıklık etti. "Geçmişe yolculuk ediyoruz" Bir Yaz Akşamı Sineması ve Sokak Lezzetleri etkinliğinin sadece film izlemekten ibaret olmadığını vurgulayan Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, "Mahalle bağlarımızı artırıp, birlikte mutlu hatıralar biriktirdiğimiz, sokak lezzetleri ile birliğimizi bereketlendirdiğimiz açık hava sinema programlarımız yoğun ilgi görüyor. Bu etkinliklerle Keçiörenli hemşerilerimiz hem sosyalleşiyor hem de paylaşarak kültürel değerlerimizi geleceğe taşıyor. Yeşilçam’ın unutulmaz filmleriyle hep birlikte geçmişe yolculuk ediyoruz. Programlarımıza yoğun ilgi gösteren kıymetli hemşerilerime teşekkür ediyorum" dedi.
Yarışlar kenti Magnesia’da çalışmalar hız kesmiyor
21 Ağustos 2025 Perşembe - 10:01 Yarışlar kenti Magnesia’da çalışmalar hız kesmiyor Aydın’ın Germencik ilçesindeki ‘Yarışlar Kenti’ olarak bilinen Magnesia Antik Kenti, yaklaşık 190 metre pisti ile günümüze kadar gelen en büyük stadyumu ile dikkat çekerken, bölgedeki arkeolojik çalışmalara hız kesmeden devam ediyor. Geçmişinde birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve kültürel mirasları ile açık hava müzesi olan Aydın’ın Germencik ilçesinde yer alan ve her geçen gün yapılan yeni keşiflerle adından söz ettiren Magnesia Antik Kenti, adeta zamanın içinde hala canlı bir şekilde varlığını sürdüren görkemli stadyumuyla da dikkatleri üzerine çekiyor. Antik dönemde coşkulu oyunlara ve yarışmalara ev sahipliği yapmasıyla tanınan stadyum, günümüze kadar ulaşırken bölgede yürütülen çalışmalar aralıksız devam ediyor. Stadyumun podyumunda yer alan 150’ye yakın tanrı ve tanrıça kabartmaları, ziyaretçilere antik dönemin mitolojik atmosferini yaşatırken, Aydın İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Ahmet Demir bölgede incelemelerde bulundu. Kazı başkanı Görkem Kökdemir rehberliğinde gerçekleştirilen ziyaretle ilgili açıklama yapan Müdür Demir; "İlimiz Germencik ilçemizde bulunan Magnesia ören yerimizi kazı başkanımız Görkem Kökdemir rehberliğinde Müze Müdürü Nail Uçar, koruma kurulu Müdürü Ömer kalın ile birlikte incelemelerde bulunduk. Turizme daha verimli katkılar sağlana bilmesi için yapılması gereken çalışmalar ile ilgili istişarelerde bulunduk" dedi.
Kütahyalı sanatçıdan 165 santimetrelik vazo ile 8 devlet büyüğüne vefa
21 Ağustos 2025 Perşembe - 09:47 Kütahyalı sanatçıdan 165 santimetrelik vazo ile 8 devlet büyüğüne vefa Kütahya’da faaliyet gösteren Ülkemiz Değerlerini Tanıtma, Kültür ve Sanatımızı Geliştirme Derneği’nin Başkanı ve Kültür Bakanlığı çini sanatçısı Abdurrahman Yıldız, üç aylık bir çalışmayla 165 santimetre boyunda dev bir vazo hazırladı. Milli sanatçı Abdurrahman Yıldız, hazırladığı eserde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, MİT Başkanı İbrahim Kalın, eski Başbakan Binali Yıldırım ve rahmetli Sırrı Süreyya Önder’in portrelerini işledi. Yıldız, yaptığı açıklamada, "Bu çalışma, ülkemizin refahına ve barışına katkı sunan devlet büyüklerimizi sanat yoluyla tarihe not düşmek ve halkımızın gönlünde yaşatmak amacıyla yapıldı" dedi. Sanatseverlerin beğenisine sunulan dev vazo, şimdilik Kütahya’daki tarihi Sarı Konak Kültür Sanat Evi’nde sergileniyor. Eserin ileride uygun görülen bir mekânda kalıcı olarak sergilenmesi planlanıyor. Abdurrahman Yıldız, bugüne kadar atık malzemelerden ürettiği farklı eserlerle dikkat çektiğini belirterek, "Sanat yoluyla milli ve kültürel değerlerimizi yaşatmayı görev biliyorum. Her güzel çalışma halkın gönlünde yer bulursa, bu da bizim en kalıcı kültürel mirasımız olur" ifadelerini kullandı. Sarı Konak Kültür Sanat Evi’nin on yıldır dernek hizmet evi olarak kullanıldığını hatırlatan Yıldız, "Ulusal ölçekte pek çok proje ve etkinlik gerçekleştirdik. Bundan sonra da Reisimiz sağ oldukça bu tür faaliyetlere katılmak ve desteklemek görevimizdir" dedi.
Anadolu’nun en narin kadın iskeletleri Satala’da ortaya çıktı
21 Ağustos 2025 Perşembe - 09:27 Anadolu’nun en narin kadın iskeletleri Satala’da ortaya çıktı Satala Antik Kenti’nde yapılan kazılarda 9 kadın mezarı bulundu. Kazı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Çakmur, Anadolu’da yapılan kazılarda bulunan en narin yapılı iskeletler olduğu değerlendirilen bulgular şaşkınlığa neden oldu. Gümüşhane’nin Kelkit ilçesi Sadak köyünde bulunan, Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırında günümüze kadar ulaşabilen ve Anadolu’da kazı çalışması yapılabilen tek Roma lejyon kalesi olan Satala Antik Kenti’nde 2025 kazı sezonu devam ediyor. ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur başkanlığında yürütülen kazı çalışmasında Gölbaşı nekropolünde geçen yıl 16 mezar ortaya çıkarılmıştı. Gölbaşı nekropolünde ortaya çıkarılan mezarların yardımcı birliklere ait olabileceği değerlendirilirken, Prof. Dr. Ayşen Açıkol tarafından yapılan yeni antropolojik çalışmada 16 mezarın 9’unun kadın ve 3’ünün de çocuk iskeleti olduğu tespit edildi. Daha önce yalnızca bir kadın mezarının bulunduğu düşünülen bölgede 9 kadına ait mezarın bulunmasının oldukça şaşırtıcı olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Çakmur, bulunan iskeletlerin ise Prof. Dr. Ayşen Açıkol tarafından Anadolu’da yapılan çalışmalardaki en narin yapılı iskeletler olarak nitelendirildiğini dile getirdi. C1, C3 ve yeni açılan C5 açmalarında yürütülen kazılarda ise büyük duvar yapıları, sikke, seramik ve çeşitli küçük eserler gün yüzüne çıkarıldı. Kentte simge yapı haline gelen kemerli yapının korunması için proje hazırlandı; ziyaretçiler için sökülüp takılabilir bir karşılama merkezi ve köyün güneyinde "lejyon barakası müzesi" tasarlandı. Burada Roma lejyonerlerinin yaşamına dair buluntular sergilenecek. "Satala sadece arkeolojik olarak değil kültürel miras olarak da büyük potansiyele sahip" Antik kentte arkeolojik kazıların yanı sıra ziyaretçilerin bölgede daha uzun süre vakit geçirmesi için de projeler hazırlandığının altını çizen Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, "Biz sadece Satala’da arkeolojik çalışmalar yürütmüyoruz. 2024 yılında Satala’ya geldiğimizde, buranın yalnızca arkeolojik açıdan değil, kültürel miras olarak da büyük bir potansiyele sahip olduğunu fark ettik. Kentin simgesi durumundaki kemerli yapı bizim en önemli çalışmalarımızdan biri olarak karşımıza çıktı. Ancak yapı günden güne eriyordu. Bu nedenle bir koruma projesi hazırladık. Ziyaretçiler Satala’ya geldiklerinde kastrum yapısı yani ana kale yapısını geziyorlar. Ancak burada geçirdikleri vakit görece kısa oluyor. Biz, ziyaretçilerin burada daha uzun süre vakit geçirebilmesi için projeler geliştirdik. Bunların başında kastrum yapısının korunması geliyor. Ayrıca ziyaretçilere broşür dağıtılabilecek, kenti tanıtan bilgilerin sunulabileceği bir karşılama merkezi tasarladık Köyün güneyinde atıl durumda bulunan sağlık ocağını bir lejyon barakasına dönüştürme projesini gerçekleştirdik. Gelen ziyaretçiler burada bir lejyoner askerinin yaşamına dair bulguları görebilecek. Kastrum yapısına ait eserler, Şahin Hoca döneminde bulunan zırh ve kalkan parçaları gibi objeler de burada sergilenecek. Böylece ziyaretçiler, bir lejyoner askerin nasıl yaşadığını ve ne giydiğini deneyimleme fırsatı bulacak. Aynı zamanda köylülerin de çalışabileceği, ziyaretçilerin ise bilgilenerek kaliteli vakit geçirebileceği bir kent oluşturmayı hedefliyoruz. Tüm bu projeler Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras" projesi kapsamında desteklenmekte. Ancak daha büyük ölçekli projeler için sponsorlara da ihtiyaç duyuyoruz. Güçlü bir sponsor desteğiyle Satala’nın potansiyelini çok daha üst seviyelere çıkarabileceğimizi söyleyebiliriz" dedi. "Nekropol alanında çıkan 9 kadın mezarı oldukça şaşırtıcı" 2024 yılında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan 16 mezarın lejyonerlere ait olduğunu değerlendirdiklerini ancak yapılan antropolojik kazılarda bu mezarlardan 9’unun kadınlara ait olduğunun tespit edildiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, "Roma İmparatorluğu’nun toplamda 28-30 civarında lejyoner kent kurduğunu biliyoruz. Dünya çapında yüzlerce kent olmasına rağmen, garnizon kenti niteliğindeki yerleşim sayısı oldukça sınırlı. Bu kentlerden yalnızca 4’ü Anadolu’da bulunuyor ve Satala bunlardan biri. Batıda yüzlerce kent görülebilir ama Anadolu’da lejyoner kent olarak yalnızca Satala öne çıkıyor. Bu nedenle buradan çıkan her bulgu kendine özgü ve eşsiz bir nitelik taşıyor. Mimari yapılardan küçük arkeolojik materyallere kadar her şey, bir Roma sınır garnizonunun en önemli bulgularını oluşturuyor. Satala bu yüzden çok önemli bir kenttir ve çalışmaların uzun soluklu şekilde devam etmesi gerekmektedir. Kastrum yapısındaki koruma ve onarım projelerinin yanı sıra, kentin en önemli alanlarından biri olan nekropolde de çalışmalar yapıyoruz. Bu yıl Gölbaşı nekropolünde başlattığımız çalışmalarda, geçtiğimiz yıl 2024’te 16 mezar ortaya çıkarmıştık. Bunların yardımcı birliklere ait olduğunu düşünüyoruz. Antropolojik veriler Prof. Dr. Ayşen Açıkol tarafından değerlendirildi ve bu mezarlarda 9 kadın ile 4 erkek ve 3 çocuk iskeleti tespit edildi. Hatta hocamız Anadolu’da çalıştığı alanlardaki en narin yapılı iskeletlerin Gümüşhane Satala’da karşısına çıktığını söyledi. Bu bulgu bizim için oldukça şaşırtıcı oldu. Önceden yalnızca bir kadın mezarı bulunduğunu düşünüyorduk çünkü bronz küpeler bulunmuştu. Ancak yeni bulgular, burada geç dönemde de kullanılan bir mezarlık yapısının varlığını ortaya koyuyor. Bu yılki hedefimiz, burada lejyonlara ait mezarları buluntularıyla birlikte açığa çıkarmaktır" ifadelerini kullandı.
Anadolu’nun en narin kadın iskeletleri Satala’da ortaya çıktı
21 Ağustos 2025 Perşembe - 09:18 Anadolu’nun en narin kadın iskeletleri Satala’da ortaya çıktı Satala Antik Kenti’nde yapılan kazılarda 9 kadın mezarı bulundu. Kazı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Çakmur, Anadolu’da yapılan kazılarda bulunan en narin yapılı iskeletler olduğu değerlendirilen bulgular şaşkınlığa neden oldu. Gümüşhane’nin Kelkit ilçesi Sadak köyünde bulunan, Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırında günümüze kadar ulaşabilen ve Anadolu’da kazı çalışması yapılabilen tek Roma lejyon kalesi olan Satala Antik Kenti’nde 2025 kazı sezonu devam ediyor. ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur başkanlığında yürütülen kazı çalışmasında Gölbaşı nekropolünde geçen yıl 16 mezar ortaya çıkarılmıştı. Gölbaşı nekropolünde ortaya çıkarılan mezarların yardımcı birliklere ait olabileceği değerlendirilirken, Prof. Dr. Ayşen Açıkol tarafından yapılan yeni antropolojik çalışmada 16 mezarın 9’unun kadın ve 3’ünün de çocuk iskeleti olduğu tespit edildi. Daha önce yalnızca bir kadın mezarının bulunduğu düşünülen bölgede 9 kadına ait mezarın bulunmasının oldukça şaşırtıcı olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Çakmur, bulunan iskeletlerin ise Prof. Dr. Ayşen Açıkol tarafından Anadolu’da yapılan çalışmalardaki en narin yapılı iskeletler olarak nitelendirildiğini dile getirdi. C1, C3 ve yeni açılan C5 açmalarında yürütülen kazılarda ise büyük duvar yapıları, sikke, seramik ve çeşitli küçük eserler gün yüzüne çıkarıldı. Kentte simge yapı haline gelen kemerli yapının korunması için proje hazırlandı; ziyaretçiler için sökülüp takılabilir bir karşılama merkezi ve köyün güneyinde "lejyon barakası müzesi" tasarlandı. Burada Roma lejyonerlerinin yaşamına dair buluntular sergilenecek. "Satala sadece arkeolojik olarak değil kültürel miras olarak da büyük potansiyele sahip" Antik kentte arkeolojik kazıların yanı sıra ziyaretçilerin bölgede daha uzun süre vakit geçirmesi için de projeler hazırlandığının altını çizen Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, "Biz sadece Satala’da arkeolojik çalışmalar yürütmüyoruz. 2024 yılında Satala’ya geldiğimizde, buranın yalnızca arkeolojik açıdan değil, kültürel miras olarak da büyük bir potansiyele sahip olduğunu fark ettik. Kentin simgesi durumundaki kemerli yapı bizim en önemli çalışmalarımızdan biri olarak karşımıza çıktı. Ancak yapı günden güne eriyordu. Bu nedenle bir koruma projesi hazırladık. Ziyaretçiler Satala’ya geldiklerinde kastrum yapısı yani ana kale yapısını geziyorlar. Ancak burada geçirdikleri vakit görece kısa oluyor. Biz, ziyaretçilerin burada daha uzun süre vakit geçirebilmesi için projeler geliştirdik. Bunların başında kastrum yapısının korunması geliyor. Ayrıca ziyaretçilere broşür dağıtılabilecek, kenti tanıtan bilgilerin sunulabileceği bir karşılama merkezi tasarladık Köyün güneyinde atıl durumda bulunan sağlık ocağını bir lejyon barakasına dönüştürme projesini gerçekleştirdik. Gelen ziyaretçiler burada bir lejyoner askerinin yaşamına dair bulguları görebilecek. Kastrum yapısına ait eserler, Şahin Hoca döneminde bulunan zırh ve kalkan parçaları gibi objeler de burada sergilenecek. Böylece ziyaretçiler, bir lejyoner askerin nasıl yaşadığını ve ne giydiğini deneyimleme fırsatı bulacak. Aynı zamanda köylülerin de çalışabileceği, ziyaretçilerin ise bilgilenerek kaliteli vakit geçirebileceği bir kent oluşturmayı hedefliyoruz. Tüm bu projeler Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras" projesi kapsamında desteklenmekte. Ancak daha büyük ölçekli projeler için sponsorlara da ihtiyaç duyuyoruz. Güçlü bir sponsor desteğiyle Satala’nın potansiyelini çok daha üst seviyelere çıkarabileceğimizi söyleyebiliriz" dedi. "Nekropol alanında çıkan 9 kadın mezarı oldukça şaşırtıcı" 2024 yılında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan 16 mezarın lejyonerlere ait olduğunu değerlendirdiklerini ancak yapılan antropolojik kazılarda bu mezarlardan 9’unun kadınlara ait olduğunun tespit edildiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, "Roma İmparatorluğu’nun toplamda 28-30 civarında lejyoner kent kurduğunu biliyoruz. Dünya çapında yüzlerce kent olmasına rağmen, garnizon kenti niteliğindeki yerleşim sayısı oldukça sınırlı. Bu kentlerden yalnızca 4’ü Anadolu’da bulunuyor ve Satala bunlardan biri. Batıda yüzlerce kent görülebilir ama Anadolu’da lejyoner kent olarak yalnızca Satala öne çıkıyor. Bu nedenle buradan çıkan her bulgu kendine özgü ve eşsiz bir nitelik taşıyor. Mimari yapılardan küçük arkeolojik materyallere kadar her şey, bir Roma sınır garnizonunun en önemli bulgularını oluşturuyor. Satala bu yüzden çok önemli bir kenttir ve çalışmaların uzun soluklu şekilde devam etmesi gerekmektedir. Kastrum yapısındaki koruma ve onarım projelerinin yanı sıra, kentin en önemli alanlarından biri olan nekropolde de çalışmalar yapıyoruz. Bu yıl Gölbaşı nekropolünde başlattığımız çalışmalarda, geçtiğimiz yıl 2024’te 16 mezar ortaya çıkarmıştık. Bunların yardımcı birliklere ait olduğunu düşünüyoruz. Antropolojik veriler Prof. Dr. Ayşen Açıkol tarafından değerlendirildi ve bu mezarlarda 9 kadın ile 4 erkek ve 3 çocuk iskeleti tespit edildi. Hatta hocamız Anadolu’da çalıştığı alanlardaki en narin yapılı iskeletlerin Gümüşhane Satala’da karşısına çıktığını söyledi. Bu bulgu bizim için oldukça şaşırtıcı oldu. Önceden yalnızca bir kadın mezarı bulunduğunu düşünüyorduk çünkü bronz küpeler bulunmuştu. Ancak yeni bulgular, burada geç dönemde de kullanılan bir mezarlık yapısının varlığını ortaya koyuyor. Bu yılki hedefimiz, burada lejyonlara ait mezarları buluntularıyla birlikte açığa çıkarmaktır" ifadelerini kullandı. (UA-RE-ÖS-Y)