Son Dakika
|
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar
Beşiktaş’ta ikinci Sergen Yalçın dönemi sona erdi
Hantavirüs salgının yaşandığı yolcu gemisi Hollanda'da
Tepebaşı’nda para trafiği ortaya çıktı
Yüzlerce metrelik yamaçtan yuvarlandı, hurdaya dönen araçtan sağ çıktı
Yasa dışı bahis operasyonunda 135 şüpheli tutuklandı
Antalya merkezli 20 ilde yasa dışı bahis operasyonu
İBB iştirak şirketine operasyon: 57 gözaltı
Çorlu’da silahlı kavga ihbarına giden 2 polis şehit oldu
Hollanda’nın peşinde olduğu isim İstanbul’da yakalandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Türkiye’s TV Dramas Conquers Ecuador
Hakan Safi: "Fenerbahçe’nin şanlı tarihini tekrar geri getireceğiz"
Çağla Tuğaltay cinayetinde flaş gelişme: Ölen komşusunun mezarı açıldı
Bakan Fidan: "Almanya'yla iş birliğimizi kararlılıkla sürdüreceğiz"
Türk Telekom CEO’su Şahin: "Yerli ve milli haberleşme cihazı üretimi kırmızı çizgimizdir"
Pakistan İçişleri Bakanı Naqvi, İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile bir araya geldi
Mersin’de 4 kişinin öldüğü silahlı saldırı anı kamerada
Beşiktaş’ta 39 maçlık ikinci Sergen Yalçın dönemi
KÜLTÜR SANAT
Kula’da 19 Mayıs coşkusu fener alayıyla taçlandı
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 22:29:40
Manisa’nın Kula ilçesinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen fener alayı, renkli görüntülere sahne oldu. Ellerinde Türk bayrakları ve meşalelerle yürüyen vatandaşlar, marşlar eşliğinde bayram coşkusunu doyasıya yaşadı. Kula Eski Kapalı Spor Salonu mevkiinden başlayan yürüyüş, Yunus Emre Kent Meydanı’nda sona erdi. Selim Sabahat Palanduz Anadolu Lisesi bando takımının marşlar çalarak eşlik ettiği yürüyüşte vatandaşlar da alkışlar ve sloganlarla korteje destek verdi. Yürüyüş boyunca taşınan uzun Türk bayrağı ise geceye damga vururken, ilçe merkezinde oluşan kortej havadan da dikkat çekici görüntüler oluşturdu. Yunus Emre Kent Meydanı’nda sona eren yürüyüşün ardından öğrenciler tarafından hazırlanan gösteriler sahnelendi. Halk oyunları gösterileri ve çeşitli performansların yer aldığı program, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Meydanı dolduran vatandaşlar, öğrencilerin hazırladığı gösterileri cep telefonlarıyla kayda aldı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla düzenlenen etkinliklerde gençlerin sergilediği performanslar büyük beğeni toplarken, program boyunca bayram coşkusu yaşandı. Programa Kula Kaymakamı Talha Altuntaş, Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Bayram Yüksel, İlçe Emniyet Müdürü Secattin Aktay, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Taşçı, siyasi parti temsilcileri, daire amirleri, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:58
Yozgat’ta bayrak yürüyüşü coşkuyla gerçekleştirildi
Yozgat’ta 19 Mayıs coşkusu ‘Bayrak Yürüyüşü’ ile başladı. Yozgat Valiliği tarafından düzenlenen bayrak yürüyüşü yoğun katılımla gerçekleşti. Terminal mevkiinden kentin simgesi Saat Kulesi’ne kadar süren yürüyüşe kent protokolü, polis okulu bando takımı, öğrenciler, halk dansları şenliği için yurt dışından gelen katılımcılar ve çok sayıda vatandaş ellerinde Türk bayraklarıyla katıldı. Yozgat’ta milli birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmek amacıyla organize edilen ‘Bayrak Yürüyüşü’, her kesimden pek çok vatandaşı bir araya getirdi. Polis okulu bando takımının çaldığı marş eşliğinde başlayan yürüyüşte, katılımcılar dev Türk bayrakları ve Atatürk posterleri taşıdı. Yürüyüşe katılan kalabalık kent meydanında toplandı. Avrupa ve Dünya Halter Şampiyonu Muhammed Furkan Özbek meydanda toplananlara hitap etti. Özbek, "Yaklaşık 2-3 hafta önce yapılan Avrupa Şampiyonasında Avrupa rekoru kırarak şampiyon oldum. Yozgat’ta Türkiye’de sporun büyümesi, halter branşının büyümesi çok güzel. Buna öncülük etmek çok güzel. Sizlerin karşısında bu şekilde olmak çok güzel. Hepinizin 19 Mayıs’ını kutluyorum. Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun. Sayın protokolümüze teşekkür ederim. Madalyamı Türk halkına ve özellikle Yozgat halkına da armağan etmek istiyorum. Hepinize çok teşekkür ederim" dedi. Bingöllü Ozan Hacı Gürhan ‘Ben Anadoluyum’ şiirini okudu. Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan ise bayrağın ve bağımsızlığın önemine vurgu yaptığı konuşmasında herkesin bayramını kutladı. Halk dansları şenliği için kentte bulunan Azerbaycanlı öğrenciler danslarından kesit sundu ve program sona erdi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 20:16
Muğla’da 19 Mayıs coşkusu Büyükşehir etkinlikleriyle yaşanacak
Muğla Büyükşehir Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kentin dört bir yanında düzenleyeceği etkinliklerle kutlayacak. Spor, müzik ve gençlik buluşmalarını bir araya getiren Muğla Büyükşehir Belediyesi etkinlikleri kapsamında doğa yürüyüşünden bisiklet turuna, konserlerden kortej yürüyüşüne kadar birçok etkinlik vatandaşlarla buluşacak. 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında ilk olarak 16 Mayıs Cumartesi günü Menteşe Kötekli Yoğurtçu Parkı toplanma alanında ‘19 Mayıs Doğa Yürüyüşü’ gerçekleştirilecek. Doğayla iç içe düzenlenecek yürüyüşte gençler ve vatandaşlar bayram coşkusunu birlikte yaşayacak. Kutlamalar 18 Mayıs Pazartesi günü ise bisiklet turuyla devam edecek. Cumhuriyet Meydanından başlayacak ‘919 Bisiklet ile 19 KM Bisiklet Turu’nda katılımcılar, 19 Mayıs ruhunu pedal çevirerek yaşatacak. Gençlik Meclisinden kokteyl ve kortej yürüyüşü Muğla Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenecek kokteyl programı ve kortej yürüyüşü de kutlamalara renk katacak. Gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleşecek etkinliklerde 19 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhu kent sokaklarına taşınacak. 19 Mayıs akşamı ilçelerde konserler düzenlenecek Bayram coşkusu konser etkinlikleriyle Muğla’nın farklı ilçelerine yayılacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası, 19 Mayıs günü Kavaklıdere ve Seydikemer ilçelerinde sahne alacak. Menteşe Cumhuriyet Meydanında ise sevilen müzik grubu Mary Jane, gençlerle buluşacak. Konser programlarıyla vatandaşlar 19 Mayıs akşamında müzik dolu bir bayram yaşayacak. Başkan Aras: "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz" 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında mesaj yayımlayan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, mesajında şu ifadelere yer verdi, "19 Mayıs 1919, bir milletin geleceğinin değiştiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı; işgal altındaki bir ülkenin yeniden ayağa kalkma iradesini, bağımsızlık kararlılığını ve millet egemenliğine dayanan bir Cumhuriyet idealini büyüten tarihi bir adımdır. O günlerde kutsal vatan topraklarımız düşman askerinin postalları altında ezilirken, içeride kurtuluşu başka bir ülkenin himayesine girmekte görenler vardı. Büyük savaşlardan çıkan Anadolu yorgun, yoksul ve umutsuzdu. Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu karanlığa rağmen ‘milletin azim ve kararlılığı’na güvenerek yola çıktı. "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim" diyerek bir milletin yeniden ayağa kalkışına öncülük etti ve bütün Anadolu’yu saracak istiklal ateşini yaktı. Bu nedenle 19 Mayıs; karamsarlığa karşı umudun, teslimiyete karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın ve esarete karşı özgürlüğün tarihidir. 19 Mayıs’ta ufka açılan Bandırma Vapuru yalnızca Samsun’a gitmiyordu; laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’nin geleceğine doğru ilerliyordu. Aradan geçen 107 yılda, o yürüyüşün sorumluluğunu taşımaya devam ediyoruz. Cumhuriyetimize, demokrasiye, özgürlüğe ve bağımsızlığımıza sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘doğum günüm’ dediği bu tarihi günü Cumhuriyetin ışığını taşıyacak gençlere armağan etti. Bugün bizlere düşen sorumluluk da Atamızın Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin umutlarını büyütecek; özgürce düşünebildiği, bilimle, sanatla, sporla ve kültürle kendini geliştirebildiği bir ülke ve kent yaşamını kurabilmektir. Biz de bu sorumlulukla gençleri yalnızca yarının değil, bugünün de öznesi olarak görüyor; "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyor; gençlerimizin ve hemşehrilerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum"
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:08
Başkan Köksal Aras: "Bağımsızlık meşalesi, gençliğin ellerinde geleceğe taşınıyor"
Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı nedeniyle yayımladığı mesajda, 19 Mayıs’ın ulusal egemenliğe giden yolda atılan en önemli adım olduğunu vurguladı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının tam 107 yıl önce Samsun’da yaktığı bağımsızlık ateşinin, esaret altındaki bir ulusun geleceğini değiştirdiğini belirten Başkan Köksal Aras, şunları kaydetti: "Ata’mızın Gençliğe Hitabesi’nde, ’Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir’ sözleriyle tarif ettiği tarihi sorumluluk, 19 Mayıs ruhunun ta kendisidir. Bize aktarılan bu değerli mirası, aynı sarsılmaz inançla yarınlara taşımak temel sorumluluğumuzdur. Bu nedenle Menteşe Belediyesi olarak; Atasının emanetine sahip çıkan, akılcı, bilim odaklı ve hür bireyler olarak var olabilmeleri için her zaman gençlerimizle birlikteyiz, onların destekçisiyiz" Başkan Köksal Aras mesajını, "Bu sarsılmaz inançla, bağımsızlık destanımızın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm millî mücadele kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun." ifadeleriyle tamamladı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Mayıs 2026 Pazartesi- 12:34
Siverek’te Bayiki Kültür ve Sanat Festivali coşkusu
2
17 Mayıs 2026 Pazar- 10:59
Mükerren Kemertaş’a memleketi Erzurum’da vefa gecesi
3
17 Mayıs 2026 Pazar- 16:42
Fundacık köy hayrına yoğun katılım
4
17 Mayıs 2026 Pazar- 17:24
Atakum’da 19 Mayıs etkinlikleri
5
16 Mayıs 2026 Cumartesi- 19:33
SOLOTÜRK’ten Ordu’da prova uçuşu
19 Ağustos 2025 Salı - 14:34
‘Haydi Güle Oynaya Camiye Gel’ projesinde ödül heyecanı
Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, tüm vatandaşları 21 Ağustos 2025 Perşembe günü Canik Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirecekleri Haydi Güle Oynaya Camiye Gel Ödül Töreni’ne davet ederek, ödül töreninde çocukları, gençleri ve aileleri Sertaç Abi ile buluşturacaklarını söyledi. ‘Haydi Güle Oynaya Camiye Gel’ projesine katılan çocukları ve gençleri bu yıl da ödülleriyle buluşturacaklarını ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Haydi Güle Oynaya Camiye Gel projemiz vesilesiyle bu yıl da çocuklarımızın ve gençlerimizin dolu dolu bir yaz tatili dönemi geçirmelerine vesile olduk. Canik’te bir gelenek haline getirdiğimiz projemizle çocuklarımızla, gençlerimizle ve ailelerimizle yaz tatili sürecinde camilerimizin manevi atmosferinde bir araya geldik. Bu yıl da projemize katılan tüm çocuklarımızı ve gençlerimizi ödülleriyle buluşturacağız" dedi. Başkan Sandıkçı’dan davet Haydi Güle Oynaya Camiye Gel Ödül Töreni’nde anneler, babalar ve çocuklar tarafından ilgiyle takip edilen, Sertaç Abi ismiyle tanınan eğitmen, yazar ve sosyal medya fenomeni Sertaç Güngör’ü aileler ve çocuklarla bir araya getireceklerini belirten Başkan İbrahim Sandıkçı, "Haydi Güle Oynaya Camiye Gel Ödül Törenimizle bu yıl da çocuklarımızın ve gençlerimizin heyecan ve sevincini paylaşacak, onları hediyelerine kavuşturacağız. Her yıl olduğu gibi bu yıl da eğitici ve eğlenceli aktiviteler ile sahne gösterileri yer alacak olan ödül törenimizde alanında gerçekleştirdiği çalışmalarla gönüllere dokunan, eğitimci, yazar ve sosyal medya fenomeni Sertaç Abi’yi çocuklarımızla, gençlerimizle ve ailelerimizle buluşturacağız. Tüm hemşehrilerimizi, 21 Ağustos 2025 Perşembe günü saat 15.00’te Canik Atatürk Spor Salonu’nda düzenleyeceğimiz Haydi Güle Oynaya Camiye Gel Ödül Törenimizde çocuklarımızın ve gençlerimizin heyecanına, sevincine ve mutluluğuna ortak olmaya davet ediyorum" şeklinde konuştu.
19 Ağustos 2025 Salı - 13:39
Milattan önce Küllüoba’da yaşayan insanlar kuraklığa karşı tedbir almış
Eskişehir’de yaklaşık 5 bin 200 yıl önce insan topluluklarının yaşadığı değerlendirilen Küllüoba Höyüğü’nde Kazı Başkanı olarak görev yapan Prof. Dr. Murat Türktekin, "Kuraklık döneminde Küllüoba’da arpa ve buğday yerine kara burçak tercih edildiğini, hayvancılıkta ise koyun yerine keçinin tercih edildiğini belirledik" dedi. Seyitgazi ilçesine bağlı Yenikent mahallesinde bulunan Küllüoba Höyüğü’nde ilk olarak 1996 yılında başlayan kazı çalışmaları devam ediyor. Milattan önce 3200-3300 yılları arasında insanların yaşadığı ve planlı bir yerleşim olduğu belirlenen Küllüoba’da birçok keşif yapılırken, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Türktekin, çalışmaların güncel durumuyla ilgili bilgi paylaştı. Bilinçli bir şekilde gömüldüğü tespit edilen ve kazılarak ortaya çıkartılan yapılar olduğundan anlatan Prof. Dr. Türktekin, Küllüoba’da özellikle kuraklık durumuyla ilgili çok önemli veriler elde ettiklerini söyledi. Çok su istemeyen bir mahsul olmasına rağmen tarımda arpa ve buğday yerine kara burçağın, hayvancılıkta ise koyun yerine keçinin tercih edildiğini belirlediklerini anlatan Türktekin, bölgedeki eski insanların yaşamlarını sürdürmelerinin temel sebebinin kuraklığa uyum sağlamak olduğunu vurguladı. "Burada planlı, tasarlanmış bir yerleşim söz konusu" Küllüoba’nın milattan öce 3200 ve 1950 yılları arasında tarihlenen bir höyük yerleşmesi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Murat Türktekin, "Yaklaşık 10 metre bir kültür dolgusu. İlk kazılar 1996 yılında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izinleriyle Prof. Dr. Turan Efe başkanlığında başlatıldı. Ben de bu ekibin üyesiydim. 2019’dan beri de kazı başkanı olarak burada göreve devam ediyorum. Küllüoba, milattan önce 3200-3300 aralığında bir dönemde ilk defa yerleşilmiş bir alan. Eskişehir bu anlamda çok zengin. 200’e yakın tescilli ilk tunç çağına tarihlenen höyük bulunuyor. Küllüoba’da bunlardan bir tanesi, içerisinde bulunduğumuz yerin en büyük höyüğü. Ancak çok sayıda höyükten bir parça aslında bir tanesi. Burada ilk defa 3200 yıllarında yerleşildiğinde planlı, tasarlanmış bir yerleşim söz konusu. Ortak duvarları olan, yan yana dizilmiş, dışarıya doğru tamamen kapalı bir görünüm sergileyen avluda, evlerin içerisinde yaşamın sürdüğü bir düzen söz konusu" şeklinde konuştu. "Bir evi çatısı hariç neredeyse olduğu gibi tespit edebilme şansımız var" Çalışmalar sırasında karşılaştıkları farklı durumları anlatan Prof. Dr. Türktekin, "Bu aşamada yani 3200-3000 yılları arasında bir dönemde burada kullanılan yapılar özellikle bilinçli bir şekilde gömülmüş olarak karşımıza çıkıyor. Yerleşimin etrafında her alanda bugün de bulunan ama yüzey seviyesinin yaklaşık 3-4 metre aşağısında yer alan kırmızı renkli bir toprak var. Biz buna ’kaliş’ adını veriyoruz. Bu toprak özellikle kazılarak çıkartılmış ve yapıların içerisine doldurulmuş vaziyette karşımıza çıktı. Yani aslında evler bilinçli bir şekilde gömülmüş bu alanda. Bunu sadece 3200-2900 arasındaki bir dönem için söyleyebiliriz. Buradaki bu gömülme durumu da eşi görülmemiş bir şekilde. Aslına bakarsanız yapılarının korunmasını sağlamış. Biz bir yapıyı çatısına kadar korunmuş vaziyette bulabiliyoruz. Kapısı, havalandırma kısmı, yapının içerisinde taşınmaz ocak, silo gibi öğeleriyle bir evi çatısı hariç neredeyse olduğu gibi tespit edebilme şansımız var. Tabii ki bu uygulamanın neden yapıldığını henüz bilmiyoruz. Bu acaba bir koruma amacıyla mı yapıldı? Ya da bir iklimsel bir sebeple mi yapıldı. Bunu henüz bilmiyoruz ancak çok geniş bir alanda, yani yaklaşık 100 metre çapında bir alanda bütün evlerin gömüldüğünü tespit ettik. Bu da çok büyük bir iş gücü demek" ifadelerini kullandı. "Yapıların gömme işleminde kullanılan toprağın kırmızı renkli olması ilginç" Aynı zamanda bize düzenle ilgilide önemli bilgiler elde ettiklerinden bahseden Türktekin, sözlerine şöyle devam etti: "Bunun eş zaman yapılmış olması lazım. Bu toprağın çıkarıldığı yerde bir boşluk oluşmuş olması lazım. Bununla ilgili çalışmalara 2025 yılında da yani bu kazı sezonunda da devam ediyoruz. Bu yapıların özellikle gömülmüş olduğu toprak yani bu gömme işleminin gerçekleştiği bu toprak kırmızı renkli bir toprak. Yani yapıların etrafında günlük kullandıkları sokak dolgusunu ya da herhangi başka bir toprağı tercih etmemişler. Bu toprağı özellikle kazıp çıkartmışlar. Kırmızı renkli olması ilginç. Kırmızının bu aslına bakarsanız geçmişte de bazı sembolik anlamları var. Kırmızı boyayı biz daha önce başka alanlarda da tespit ettik. Kapların boyanması yine kırmızı renkle. Belki dokumacılıkta da kırmızı ağırlıklı bir kullanım söz konusuydu diyebiliriz. Çünkü boya kalıntıları daha önce tespit ettiğimiz kalıntılar içerisinde var. Bu anlamda kırmızının özel bir yeri var. Tunç Çağı yerleşmelerinin en öne çıkan özelliği, her evin bir atölye olması. Dokumacılık da evin içerisinde yapılıyor. Buğdayı öğütme işi de evin içerisinde yapılıyor. Depolama, yaşam alanı, pişirme alanı, bunların hepsi evin içerisinde gerçekleşiyor. Her evde bir dokuma tezgahı mutlaka bulunuyor bu dönemde. Zaman zaman alet işleyiciliğini ev içerisinde görüyoruz. Bu evler içerisinde metal aletlerin karşımıza çıkıyor." "Susuzluğa dayanıklı mahsullerin ve hayvanların tercih edildiğini belirledik" Küllüoba’dan özellikle kuraklık durumuyla ilgili çok önemli veriler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Murat Türktekin, şunları anlattı: "Bugün yaşadığımız sıcaklık, küresel iklim değişiklikleri bunlar çok konuşuluyor, ama geçmişe bakmayı bazen unutuyoruz. Küllüoba’da bulduğumuz verilerden bir tanesi ilginçtir. Kuraklık döneminde Küllüoba’da arpa ve buğday yerine kara burçak tercih edildiğini tespit ettik. Aslına bakarsanız buğday da çok su istemeyen bir üretim. Buradan aldığımız toprak örneklerini biz yüzdürüyoruz ve tohumları elde ediyoruz. Bu tohumların bize gösterdiği şey, buğday yerine kara burçak üretimi yapıldığı. Hayvancılıktaysa koyun yerine keçinin tercih edildiğini, yine susuzluğa dayanıklı hayvan türlerinin tercih edildiğini görüyoruz. Bu çok önemli. Bugün aynı coğrafyada kuraklık susuzluk tartışılırken, bir taraftan ayçiçeği ve mısır ekmeye devam ediyoruz. Halbuki Küllüoba’ların ayakta kalmasının, burada yaşamlarını sürdürmelerinin temel sebebinin aslında kuraklığa uyum sağlamak ve o şartlara göre yaşamak olduğunu tespit ettik. Bunu aslında herkesin dikkat etmesi gereken bir durum olarak söylemek isterim."
19 Ağustos 2025 Salı - 12:52
Antik kentlerde ziyaretçi bilinci uyarısı: "Kültürel miras ve doğal denge tehlikede"
Binlerce yıllık antik kentlerin bilinçsiz ziyaretlerle zarar gördüğünü belirten Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) akademisyenlerinden Doç. Dr. Tuna Akçay, kültürel mirasın korunması için tüm ziyaretçileri duyarlı olmaya çağırıyor. Binlerce yıllık tarihiyle açık hava müzesi niteliği taşıyan antik kentler, her yıl yerli ve yabancı birçok ziyaretçiyi ağırlıyor. Ancak uzmanlar, bu alanlarda yapılan bilinçsiz ziyaretlerin hem kültürel mirasa hem de doğal yaşama ciddi zararlar verdiği konusunda uyarıyor. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) akademisyenlerinden Selinus Arkeolojik Araştırmaları Başkanı Doç. Dr. Tuna Akçay, antik kentlerde ziyaretçi bilincinin büyük önem taşıdığını vurguladı. "Bir taşın bile yerinin değiştirilmesi, arkeolojik bağlamın bozulmasına yol açabilir. Aynı şekilde, flora ve fauna üzerinde oluşturulan baskı, ekolojik dengeleri sarsıyor." diyen Akçay, ziyaretçilerin özellikle belirlenmiş yürüyüş rotalarından ayrılmamaları gerektiğini belirtti. "Kazı alanlarına izinsiz giriş ve duvar yazılarına dikkat" Bitki örtüsünün tahrip edilmesi, taşınabilir küçük buluntuların yerinden alınması, duvar yazıları ve kazı alanlarına izinsiz giriş gibi davranışların yaygınlaştığını ifade eden Akçay, bu tür eylemlerin hem tarihi hem de doğal yapıya geri dönüşü olmayan zararlar verdiğini söyledi. Akçay, "Bilgi panolarını dikkatle okumak, koruma amacıyla konulan uyarı tabelalarına uymak ve yerel rehberler eşliğinde geziler yapmak; bilgilendirici ve koruyucu olacaktır" dedi. Kenelere ve yılanlara karşı uyarılar Antik kentlerin doğal yapısının bazı sağlık riskleri barındırdığını da belirten Akçay, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında sıkça karşılaşılan kenelere karşı ziyaretçileri uyardı. Uzun kollu kıyafetlerin tercih edilmesi, pantolon paçalarının çorap içine sokulması, kene kovucu spreylerin kullanılması ve açık alanlarda yere oturulmaması gerektiğini ifade eden Akçay, "Geziden sonra vücut kontrolü yapılmalı, özellikle çocuklu aileler bu konuda daha dikkatli olmalıdır." dedi. Bölgelerde zaman zaman yılanların da görülebildiğini hatırlatan Akçay, "Taşlık alanlarda çıplak elle temas etmekten kaçınılmalı, çalılık bölgelerde yürürken dikkatli olunmalı ve ayak bileklerini koruyan ayakkabılar giyilmelidir" uyarısında bulundu. "Yaban hayatına müdahale etmeyin" Yaban hayvanlarıyla doğrudan temas kurma girişimlerinin de arttığını belirten Doç. Dr. Akçay, "Yaban hayvanları ilgi çekici olabilir ancak onların yaşam alanlarına müdahale etmeden, uzaktan gözlemle yetinmek gerekir. Bu hem bireysel güvenlik hem de doğal denge açısından önemlidir" diye konuştu. Son olarak Akçay; antik kentlerin korunmasının yalnızca uzmanların değil, tüm ziyaretçilerin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı ve kamuoyunun bu konuda daha fazla bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
19 Ağustos 2025 Salı - 12:45
Niğde’de minderli sinema akşamları
Niğde Belediyesi tarafından düzenlenen Minderli Sinema Günleri, yaz akşamlarını renklendirmeye devam ediyor. Şehit Ömer Halisdemir Meydanı’nda kurulan minderlerde toplanan vatandaşlar, akşamları açık havada nostalji ve eğlence dolu vakit geçiriyor. Etkinliklerin ilk gününde Türk sinemasının iz bırakan yapımlarından ’Babam ve Oğlum’ filmi gösterildi. Duygu dolu sahneleriyle vatandaşların büyük beğenisini kazanan film; açık hava sinemasına unutulmaz bir başlangıç yaptı. İkinci gün ise Yeşilçam’ın klasiklerinden ’Süt Kardeşler’ ile kahkahalar meydanı doldurdu. Kemal Sunal, Şener Şen ve Halit Akçatepe’nin rol aldığı film, vatandaşlara keyifli anlar yaşattı. Üçüncü gün ise daha güncel yapımlardan biri olan ’Nadide Hayat’ sinemaseverlerle buluştu. Hem duygusal hem eğlenceli sahneleriyle izleyicilerden tam not alan film, meydanda sıcak bir yaz akşamı atmosferi oluşturdu. Etkinlikler boyunca izleyicilere ücretsiz patlamış mısır, limonata ve pamuk şeker ikram edilerek sinema keyfi daha da renklendirildi. Aileleriyle birlikte meydanı dolduran vatandaşlar, açık havada kültür ve sanatla iç içe olmanın mutluluğunu yaşadı. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, etkinlik hakkında yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Pandemi döneminde ilk kez başlattığımız minderli sinema günleri, vatandaşlarımızdan çok güzel geri dönüşler aldı. Bu yıl yeniden düzenleyerek hem nostaljiyi yaşatıyoruz hem de hemşerilerimizi kültür ve sanatla buluşturuyoruz. 21 Ağustos’ta minderli sinema günlerimiz sona erecek. Ancak kültür etkinliklerimiz devam edecek. 22 Ağustos Cuma günü Gazze belgeselimizin gösterimini yapacağız. Gazze’de İsrail’in yaptığı zulme burada bir kez daha şahit olacağız. 23 Ağustos Cumartesi günü ise işitme engelliler için özel olarak çekilmiş bir filmi hemşerilerimizle buluşturacağız. Tüm vatandaşlarımızı bu anlamlı ve kültür dolu etkinliklere davet ediyorum."
19 Ağustos 2025 Salı - 12:31
Bodrum’un renkleri seramikle buluşuyor
Bodrum’daki Hapimag Sea Garden Resort’ta atölyesini sıfırdan kuran seramik sanatçısı Müfit Gazan, işlevselliği ve estetiği bir araya getiren eserleriyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Bodrum’un eşsiz doğasında üretim yapan seramik sanatçısı Müfit Gazan, Hapimag Sea Garden Resort bünyesindeki atölyesinde, sadece estetik değil aynı zamanda günlük hayata değer katan eserler ortaya koyuyor. Çamurun sonsuz form alma potansiyelinden ilham aldığını söyleyen Gazan, "İşlevsel ama duygusu olan işler üretmek istiyorum; bu sadece bir tabak ya da kupa değil, bir hikâyeyi evinize taşıyan parçalar olmalı" dedi. Manisa Akhisar’da doğan ve gençlik yıllarında karakalem / karikatür çalışmalarıyla sanat yolculuğuna adım atan Gazan, üniversitede grafik tasarım eğitimi sırasında tanıştığı seramikle farklı bir yola girdi. Çanakkale’de aldığı eğitim sırasında üç boyutlu üretimin verdiği tatmin duygusu, onu bu alana yönlendirdi. Yüksek lisans eğitiminin ardından çeşitli atölyelerde hem üretim hem de eğitim çalışmaları yaptı. Hayatındaki dönüm noktalarından biri Bodrum’a yerleşme kararı oldu. Hapimag Sea Garden Resort’un davetiyle önce tesisi ziyaret eden sanatçı, buranın doğasından ve özgür üretim imkânlarından etkilenerek atölyesini sıfırdan kurdu. Bodrum’un mavisi ve doğasının tasarımlarına yansıdığını belirten Müfit Gazan, "Eskiden mavi tonlarını pek kullanmazdım, şimdi işlerimin neredeyse yarısı Bodrum’un renklerinden etkileniyor" diye konuştu. Farklı disiplinlerde de üretim yapıyor Atölyesinde işlevsel seramik ürünlerden dekoratif objelere, duvar süslerinden özel siparişlere kadar geniş bir yelpazede üretim yapan sanatçı, tesisteki projelere de katkı sağlıyor. Daha önce ’Aslan Kral’ temalı animasyon kostümlerini sıfırdan tasarlayan ve malzeme araştırmalarını bizzat yapan Müfit Gazan, farklı disiplinlerde de üretim yapmanın heyecanını yaşıyor. Ürünlerini alan misafirlerin kendisiyle iletişimde kalmaya devam ettiğini belirten Gazan, "Onlara bir şey katabildiğimi görmek beni daha çok üretmeye teşvik ediyor" dedi. Önümüzdeki dönemde el işçiliğiyle üretilen eserlerin daha fazla insana ulaşması için genç sanatçılarla bir dayanışma ağı kurmayı planlayan Müfit Gazan, "Amacım her eve bir el yapımı eser sokmak" diye konuştu.
19 Ağustos 2025 Salı - 12:08
Merve Özbey memleketi Erzurum’da rüzgâr gibi esti
Erzurum Kültür Yolu Festivali’nin 3’üncü gününde sahne alan Merve Özbey, güçlü yorumu ve etkileyici sahne performansıyla Erzurumlulara unutulmaz bir gece yaşattı. Ünlü sanatçı Merve Özbey, Erzurum Kültür Yolu Festivali kapsamında Erzurum Etkinlik ve Miting Alanı’nda verdiği konserde on binlerce hayranıyla buluştu. Özbey, ’Duman’, ’Helal Ettim’, ’Kendine Dünya’, ’Geçsin Yıllar’ gibi en sevilen şarkılarını gece boyunca Erzurumlularla tek bir ağızdan söyledi. Ünlü sanatçı konserinin bir bölümünde Erzurum’un unutulmaz sanatçılarından merhum İbrahim Erkal’ı da anmayı ihmal etmedi. Dev ekranda Erkal’ın görüntüsü belirirken, onun kendi sesiyle seslendirdiği ’Canısı’ şarkısı alanda yankılandı. İzleyiciler bu ana coşkuyla eşlik etti. Gecenin sürprizlerinden biri de Türkiye şampiyonu Erzurum Bar Ekibi oldu. Yöresel kıyafetleriyle sahne alan ekip, etkileyici halk oyunları performansıyla geceye renk kattı. Kendi memleketinde konser vermekten duyduğu mutluluğu dile getiren Özbey, "Memleket hoş geldin. Yıllardır sahnedeyim ve çok nadir heyecanlandığım yerlerden bir tanesi Erzurum. Bütün akrabalarım ve sevdiklerim burada. İyi ki Erzurumluyum. Gurur duyuyorum. Kültür Yolu Festivali’ni düzenleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı’mıza sonsuz teşekkür ediyorum. İyi ki geldiniz" dedi.
19 Ağustos 2025 Salı - 10:28
Cengiz Holding’den Efes’e kültürel miras desteği
Katma değerli sanayinin önde gelen şirketlerinden Cengiz Holding, Türkiye’nin kültürel mirasını koruma ve geleceğe aktarma vizyonuyla yürüttüğü desteklere bir yenisini daha ekliyor. İştiraki Eti Bakır aracılığıyla bugüne kadar Çanakkale İnkaya Mağarası, Samsun İkiztepe ve Elazığ Salkaya Mozaiği kazı çalışmalarına destek veren Cengiz Holding, şimdi de Efes Antik Kenti’nin simge yapılarından Yamaçevler’in avlu ve mutfak alanlarının restorasyonuna katkı sağlıyor. Türkiye’nin önde gelen sanayi şirketlerinden biri olan Cengiz Holding, kültürel mirasın korunmasına katkı sağlama vizyonunu sürdürüyor. Çanakkale İnkaya Mağarası, Samsun İkiztepe ve Elazığ Salkaya Mozaik kazılarına verdiği desteklerin ardından, şimdi de Efes Antik Kenti’nin simge yapılarından Yamaçevler’in avlu ve mutfak bölümlerinin restorasyonuna katkı sunuyor. İyonya, Roma ve Bizans medeniyetleri döneminde dini, kültürel ve ticari açıdan öne çıkan önemli bir yerleşim olan Efes’in kalbinde yer alan bu alanlar Cengiz Holding’in katkısıyla restorasyona alınacak. En büyük duvar resmi kompleksi güvence altına alınıyor Efes Antik Kenti’nin kalbinde yer alan Yamaçevler, Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait eşsiz bir sanat hazinesine ev sahipliği yapıyor. Burada bulunan duvar resimleri, sadece Küçük Asya’daki en büyük duvar resmi kompleksi olmakla kalmıyor, aynı zamanda dönemin sanatsal ve kültürel zenginliğini günümüze taşıyan önemli bir miras olarak öne çıkıyor. Projede, duvar resimlerinin koruma altına alınması için kapsamlı adımlar atılacak. Yamaçevler’de restorasyon çalışmaları kapsamında; avlu bölümünde 4 kişilik uzman ekip tarafından 12 hafta, mutfak bölümünde ise 2 kişilik ekiple 6 hafta sürecek çalışmalar yürütülecek. İlk olarak, resimlerin ve altındaki sıva katmanlarının sağlamlaştırılması hedefleniyor. Daha önce yapılmış yetersiz veya hatalı müdahaleler düzeltilerek, eserlerin özgün haline dönmesi sağlanacak. Yüzeyler kir, toz ve zararlı unsurlardan titizlikle temizlenecek, böylece mümkün olduğunca orijinal materyaller ortaya çıkarılacak. Eksik kısımlar, eserin dokusuna uygun kireç harcıyla doldurulacak ve yapılan tüm rötuş işlemleri, gelecekte geri alınabilir modern yöntemlerle gerçekleştirilecek. Tüm bu süreç, bilimsel analizler ve detaylı belgeleme ile desteklenecek. Cengiz Holding’in iştiraki Eti Bakır da "Yerin altındaki bütün cevherleri çıkarıyoruz" programıyla halihazırda Çanakkale İnkaya Mağarası, Samsun İkiztepe, Elazığ Salkaya Mozaik kazılarına destek vermeye devam ediyor.
19 Ağustos 2025 Salı - 10:00
Hereke Kalesi’ne ziyaretçilerden tam not
Körfez’in önemli tarihi miraslarından Hereke Kalesi, yerli ve yabancı ziyaretçilerden tam not aldı. Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, tarihi Hereke Kalesi’ni ziyaret eden İstanbul, Yalova ve Polonya’dan gelen misafirlerle bir araya geldi. Kalede incelemelerde bulunan Söğüt, ziyaretçilerle sohbet ederek Körfez’in kültürel mirasını koruma ve turizmi geliştirme yönündeki çalışmalar hakkında bilgi verdi. Ziyaretçiler, kalenin tarihi atmosferinden ve bakım çalışmalarından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Yalova’dan gelen bir aile, "İçi bu kadar yeşil ve bakımlı bir kale görmenin mutluluğunu yaşadık" ifadesini kullandı. Başkan Söğüt, 19. yüzyıl Osmanlı mimarisinin önemli eserlerinden olan Hereke Kalesi’nin bölge için büyük bir tarihi ve kültürel zenginlik olduğunu belirtti. Kalenin tanıtımına önem verdiklerini vurgulayan Söğüt, "Hereke Kalesi sadece Körfez’in değil, bölgenin tarihi ve kültürel zenginliğinin önemli bir parçasıdır. Gelen misafirlerimizle burada buluşmak, onlarla sohbet etmek bizi çok mutlu ediyor. Tarihimizi yaşatmak ve tanıtmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu.
19 Ağustos 2025 Salı - 09:43
Konuralp’te kazı çalışmaları tamamlanmak üzere
Düzce Belediyesi’nin büyük desteğiyle sürdürülen Konuralp Antik Tiyatrosu’ndaki kazı çalışmalarında sona yaklaşılıyor. Hafta sonları belediye personelinin sağladığı destekle ilerleyen çalışmalar sayesinde, antik tiyatro yakında kültürel etkinliklere ev sahipliği yapacak bir alan haline gelecek. Düzce’nin kültürel miraslarından Konuralp Antik Tiyatrosu’ndaki kazı çalışmaları, Düzce Belediyesi’nin güçlü desteğiyle aralıksız devam ediyor. Belediye bünyesindeki çeşitli müdürlüklerde görev yapan personeller, hafta sonlarında gönüllü olarak kazı alanında görev alarak, tarihi gün yüzüne çıkarma çalışmalarına katkı sağlıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izni ile Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün öncülüğünde yürütülen kazı çalışmaları kapsamında bu hafta sonu da Özel Kalem, Basın Yayın ve Halkla İlişkiler, Yazı İşleri ile İnsan Kaynakları ve Eğitim müdürlükleri ile Düzce Bilim Merkezi personelleri kazı alanında görev aldı. Arkeologlar denetiminde gerçekleştirilen çalışmalarda belediye personelleri gün boyunca kazı, toprak taşıma ve temizlik işlemlerini gerçekleştirdi. Son yıllarda büyük ilerleme kaydedilen kazılarda tiyatronun büyük bölümü gün yüzüne çıkarılmış durumda. Kazıların son aşamasına gelinirken, restorasyon projesi de uygulama aşamasına geldi. Tiyatro yapısının aslına uygun şekilde ayağa kaldırılması ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapacak bir alan haline getirilmesi hedefleniyor.
19 Ağustos 2025 Salı - 09:20
Kestel’de açık hava sinema keyfi tüm hızıyla sürüyor
Kestel Belediyesi, açık hava sinemasıyla vatandaşlara duygu dolu anlar yaşattı. Kestel Amfi Tiyatro’da vatandaşlarla bir araya gelen Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, duygu yüklü bir dönem filmi olan ’Babam ve Oğlum’u izledi. Başkan Erol, "Aynı gökyüzünün altında, aynı duygularda buluştuk. Kestel’in kalbi sanatla, kültürle atmaya devam edecek" dedi.
19 Ağustos 2025 Salı - 09:09
Tarihi Emet Hanı’nda restorasyon çalışmaları devam ediyor
Kütahya Valisi Musa Işın, Millî Mücadele yıllarında Emet Milli Müfreze Karargâhı olarak hizmet veren ve Zeytinoğlu Hanı olarak da bilinen tarihi Emet Hanı’nda yürütülen restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi. Vali Işın’ın inceleme programına, AK Parti Kütahya Milletvekili İsmail Çağlar Bayırcı, Emet Kaymakamı Mehmet Alperen Başkapan, Emet Belediye Başkanı Mustafa Koca ve AK Parti İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler de katıldı. Vali Musa Işın, yapılan çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Tarihi kimliğin korunmasının önemine dikkat çeken Vali Işın, restorasyonun tamamlanmasıyla birlikte hanın hem ilçeye hem de bölge turizmine önemli katkılar sunacağını belirtti.
19 Ağustos 2025 Salı - 08:31
Baba ocağını restore edip kültür evine çevirdi bin parça antika eşyayı evinde sergiliyor
Uzun yıllar Bursa’da yaşayan daha sonra memleketi Bayburt’a dönüş yapan 57 yaşındaki marangoz ustası Ömer Keleş, Ballıkaya köyündeki baba ocağını kültür evine dönüştürdü. Eskiyen evi kendi imkanlarıyla, kimsenin desteği olmadan adeta bir müzeye dönüştüren Keleş, 50 metrekarelik evde yaklaşık bin adetin üzerinde antika ve nostaljik eşyayı sergiliyor. Keleş’in büyük uğraşlar sonucunda restore ederek Bayburt’a kazandırdığı kültür evi, antika ve nostalji seven yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Evinin alt tarafını atölyeye dönüştüren marangoz ustası Keleş, atölyede saatlerce emek vererek hem baba evini eskinin izlerini taşıyacak şekilde restore etti, hem de gelen siparişleri üretiyor. Keleş, antika ve nostaljik eşya tutkusuyla kazancının yarısını antika, eski eşyaları almaya harcadığını söyledi. Maddi anlamda kimseden destek almadığını kaydeden Keleş, her şeyi tek başına yaptığını, kimseden bir beklentisi olmadığını ancak Bayburtlu yetkililerden manevi destek beklediğini vurguladı. "Geçmişini bilmeyen geleceğini de bilmez" 1986 yılında ailesiyle birlikte Bayburt’tan Bursa’ya yerleşen Keleş, 10 yıldır Bayburt’ta yaşadığını hatırlatarak, "Baba ocağını şenlendirmek için tadilat ve restore yaptım. Bu tarihi eşyalardan 30-40 parça elimde vardı. Eşyalara bakınca tekrar bende bir merak uyanmaya başladı. Gelecek nesillere bir şeyler bırakmak için, geçmişini bilmeyen geleceğini de bilmez duyarlılığıyla eşya toplamaya başladım. Yer yer satın aldım, hibe eden arkadaşlar da oldu, bu şekilde devam ediyorum. Birkaç yıl önce saydığımda 450-500 adet tarihi eşya vardı ama şu anda ne kadar olduğunu bilemiyorum sonrasında saymadım. Evdeki eşyalar bin parçaya, bin 500 parçaya ulaşmış olabilir. Bu şekilde yöre insanımıza, geleceğimize miras bırakma amacıyla bu işe devam etmek istiyorum" diye konuştu. "Ziyaretçilerimize kapımız her zaman açık" Kültür evinin özellikle yaz aylarında ziyaretçi akınına uğradığını belirten Keleş, "Yazın dışarıdan gelen çok oluyor. Yurt dışından gelenler, sosyal medyadan görüp ziyaret etmek isteyenler bir hayli fazla, hiçbir zaman saat kısıtlamamış yoktur, 24 saat gelebiliyorlar. Kesinlikle ücret alınmıyor, ziyaret edip, eskiyi anımsayıp dönüyorlar" dedi. Evin en eski parçası 300 yıllık düdüklü tencere Birçok asırlık parçayı evinde bulunduran Keleş, "Evin eski parçası da 300 yıllık düdüklü tencere. Asırlık bayağı bir parça evimde mevcuttur. Saymakla bitiremem. Benim için bütün parçalarım aynı değerde, hepsine sevdalıyım, bütün eşyaları aynı şekilde görüyorum, özenle muhafaza edip bakımlarını yapıyorum" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder