KÜLTÜR SANAT
Başkan Çerçioğlu, İncirliova’da çocukları tiyatro ile buluşturdu 05 Mart 2026 Perşembe - 17:46:39 Aydın Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından düzenlenen kültür ve sanat etkinlikleri kentin dört bir yanında vatandaşlarla buluşmaya devam ediyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi her yaştan izleyiciyi sanatla buluştururken özellikle çocuklar için hazırlanan oyunlar miniklere unutulmaz anlar yaşatıyor. Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın sevilen çocuk oyunu "Müzisyenler Çetesi", ilçelerde sahnelenmeyi sürdürüyor. Renkli sahne tasarımı, eğlenceli anlatımı ve müzik dolu hikayesiyle dikkat çeken oyun, çocukları hem eğlendiriyor hem de tiyatronun büyülü dünyası ile tanıştırıyor. Sevilen oyun bu kez İncirliova’da minik izleyiciler ile buluştu. Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda sahnelenen oyuna çocuklar ve aileleri yoğun ilgi gösterdi. Salonu dolduran minikler, oyun boyunca kahkahalar ve alkışlarla gösteriye eşlik etti. Çocuklarının kültür ve sanat etkinlikleri ile buluşmasından memnuniyet duyduklarını ifade eden veliler, bu tür etkinliklerin çocukların gelişimine önemli katkı sunduğunu belirterek Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. "Müzisyenler Çetesi" oyunu; 6 Mart Cuma günü Köşk’te, 12 Mart Perşembe günü Sultanhisar’ın Atça Mahallesi’nde, 13 Mart Cuma günü Buharkent’te, 3 Nisan Cuma günü Nazilli’de ve 10 Nisan Cuma günü Didim’de sahnelenecek. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, tüm çocukları ve aileleri tiyatro gösterimlerine davet etti.
05 Mart 2026 Perşembe - 17:08 Başkan Akın, Balyalılar ile iftarın bereketini paylaştı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Ramazan ayının bereketini hemşehrileriyle paylaşmaya devam ediyor. Balyalılar ile birlikte orucunu açan Akın, birlik ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğunu söyledi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Ramazan ayının bereketini ve coşkusunu her gün farklı bir ilçede kurulan iftar sofrasında hemşehrileriyle paylaşmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyesinin Balya Pazar Yeri’nde düzenlediği iftar programına Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın yanı sıra Balya Kaymakamı Murathan Cebeci, Balya Belediye Başkanı Orhan Gaga, Savaştepe Belediye Başkanı Ali Koyuncu, Susurluk Belediye Başkanı Hakan Yıldırım Semizel, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Akın, iftar öncesi Balya Kaymakamı Murathan Cebeci’yi makamında ziyaret etti. Akın daha sonra esnafları ziyaret etti. Tezgah başındaki esnafa hayırlı işler dileyen Akın, sokakta karşılaştığı vatandaşlarla da tek tek selamlaştı. İftara katılan herkesle tek tek tokalaşan Akın, çocuklara da oyuncak ve top hediye etti. Balyalı hemşehrileriyle aynı sofrada buluşmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu dile getiren Akın, Balıkesir’in 20 ilçesinde Ramazan’ı birlik ve beraberlik içerisinde geçirdiklerini söyledi. Akın, iftar sonrası Balya İtfaiye Amirliğini ziyaret etti. İtfaiye erlerinin Ramazan ayını kutlayan Akın, ardından Balya OnOn Şubesini ziyaret ederek vatandaşlarla selamlaştı. "İftar sofraları kardeşliğimizi pekiştiriyor" Ramazan ayının aynı zamanda kardeşliğin, dayanışmanın, birlik ve beraberliğin ayı olduğunu belirten Başkan Akın, "Bizler hepimiz büyük bir aileyiz. Ben de bu ailenin hayırlı bir evladı olmak için 20 ilçemizde 20 belediye başkanımızla birlik ve beraberlik içerisinde çalışmalar yürütüyoruz. Her zaman hemşehrilerimin yanında olduk. Ramazan ayında da olmaya devam ediyoruz. Bugünde yarında hep beraberiz. İftar sofraları kardeşliğimizi de pekiştiriyor. Etrafımız yangın yeri. Bu süreçte Cenabı Allah devletimizi, milletimizi korusun. Birlik ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihtiyacımız var" dedi. Ramazan ayı, sabır ve merhamet ayıdır Ramazan ayının birlik ve beraberlik içerisinde geçmesini dileyen Balya Belediye Başkanı Orhan Gaga, "Ramazan toplumsal dayanışma, paylaşma, kardeşlik ve sevgi bağlarının daha da güçlendiği kutsal bir aydır. Ramazan sadece açlık, susuzluk değil; aynı zamanda sabır ve merhamet demektir. Sağ elin verdiğini sol el bilmez sözünü unutmadan yardımlaşma geleneğini hatırlamak demektir. Ramazan iftar sofralarında buluşup arkadaşlık, komşuluk ilişkilerimizi artırıp sevgi ve dostluk bağlarımızı büyütmek demektir" dedi.
Dünya Sulak Alanlar Günü’ne OMÜ’den bilimsel katkı: Kızılırmak Deltası kitapla anlatıldı
03 Şubat 2026 Salı - 13:35 Dünya Sulak Alanlar Günü’ne OMÜ’den bilimsel katkı: Kızılırmak Deltası kitapla anlatıldı Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan Kızılırmak Deltası, Dünya Sulak Alanlar Günü’nde yayımlanan kapsamlı bir bilimsel eserle mercek altına alındı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) öğretim üyeleri Prof. Dr. Cevdet Yılmaz ve Prof. Dr. Ali Kemal Ayan’ın editörlüğünü yaptığı "Kızılırmak Deltası-Doğa ve İnsan" adlı kitap, 25 bilim insanının katkısıyla 15 bölümden oluşuyor. Sulak alanlar ve yayınladıkları kitap hakkında bilgi veren OMÜ Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Her yıl 2 Şubat’ta kutlanan Dünya Sulak Alanlar Günü, dünyadaki göller, sulak alanlar ve sucul ortamlara dikkat çekmek adına biz bilim insanları için önemli bir fırsattır. Sulak Alan kavramı; nehirler, göller, bataklıklar, sazlıklar, geçici su birikintileri, turbalıklar ve bataklıklar gibi habitatları kapsar. Sulak alanlar yeryüzündeki en hassas ekosistemlerin başında gelir. Biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesinde, suyun doğal filtrelemesinde, yeraltı suyu rezervlerinin dengelenmesinde ve özellikle kuşlar başta olmak üzere canlılar için yaşam alanı olarak hayati rol oynarlar. Bu kadar önemli ve hassas ekosistemler olmalarına karşılık sulak alanların da karşı karşıya olduğu birçok problem vardır. Bunların başında tarım arazisine dönüştürmek için kurutma, hızlı kentleşmeye bağlı olarak iskâna açma, altyapı projeleri sonucu atıklarla kirletilmeleri gelir. Günümüzde en önemli tehdit ise iklim değişimi sonucu gerçekleşmekte olan kuraklık tehdididir. Sulak alanların uluslararası düzeyde tanınması ve korunması yolunda atılan en önemli adım, 1971’de İran’ın Ramsar kentinde imzalanan Ramsar Sözleşmesi’dir. Türkiye, 1994’te bu sözleşmeye taraf olmuş ve hâlihazırda 14’ü Ramsar Alanı statüsünde olmak üzere ülkemizde yaklaşık 136 sulak alanı koruma altına almıştır" dedi. "Türkiye’deki en önemli Ramsar alan Kızılırmak Deltası" Türkiye’de yer alan en önemli Ramsar alanın Kızılırmak Deltası olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Kızılırmak Deltası aynı zamanda UNESCO Dünya Doğal Miras Alanları listesine girmek için aday bir sahadır. Bizler 25 bilim insanı olarak 15 Bölümde Kızılırmak Deltası’nı en kapsamlı şekilde araştırarak bu eseri meydana getirdik. Kitap Ondokuz Mayıs Üniversitemiz tarafından yayınlanmış güzel bir tevafuk olarak da bugün yani 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü’nde üniversitemiz kütüphane görevlileri aracılığıyla matbaadan elimize ulaşmış bulunmaktadır. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, kitabın Samsun’a ve bilim camiasına hayırlı olmasını diliyoruz. Bu kitap UNESCO Dünya Miras Listesi’ne aday olan Kızılrmak Deltası ile ilgili olarak bugüne kadar yayınlanan en kapsamlı çalışmalardan biri olup, Kızılırmak Deltası’nın UNESCO adaylık sürecine güçlü bir katkı sunacağına inanıyoruz" diye konuştu. "Araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyoruz" Kitabın diğer editörü ve aynı zamanda bölüm yazarlarından biri olan OMÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Kemal Ayan da kitapla ilgili olarak, "2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü vesilesiyle Ondokuz Mayıs Üniversitemizin 177. yayını olarak yayımlanan bu eser, bilim camiasına nitelikli bir kaynak sunmanın yanı sıra, sulak alanların korunmasına yönelik farkındalığın artmasına da katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Doğa ile insan arasındaki hassas dengeyi merkeze alan bu çalışma, gelecek kuşaklara aktarılması gereken ortak bir mirasın bilimsel belgesi niteliğindedir. Bu eserin, Kızılırmak Deltası başta olmak üzere tüm sulak alanların korunması ve sürdürülebilir yönetimi konusunda araştırmacılara, karar vericilere ve doğa dostlarına yol gösterici olmasını temenni ediyor; hazırlanmasında emeği geçen tüm bölüm yazarı hocalarımıza ve katkı sağlayıcılara teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Kars’ta Çıldır Gölü Buz Şenliği heyecanı
03 Şubat 2026 Salı - 13:09 Kars’ta Çıldır Gölü Buz Şenliği heyecanı Kars’ın tanıtımına katkı sağlamak, kış turizmi potansiyelini artırmak ve Çıldır Gölü’nün ulusal düzeyde bilinirliğini güçlendirmek amacıyla Kars Valiliği’nce 8 Şubat 2026 Pazar günü "Çıldır Gölü Buz Şenliği" etkinliği düzenlenecek. Şenlikte; Kafkas Halk Dansları Ekibi Gösterisi, Short Track (Sürat Pateni) Gösterisi, Buz Pateni Senkronize Takımı Gösterisi, Artistik Buz Pateni Solo Gösterisi, Buz Hokeyi Gösteri Maçı, Atlı Kızak Yarışı, Halk Oyunları Halay ekibi gösteri yapacak. Şenliğin finalinde ise Karadenizli sanatçı ve Salih Yılmaz sahne alacak. Yılmaz seslendireceği bir birinden güzel eserler ile Karslıları coşturacak. Çıldır Gölü Buz şenliği ile ilgili olarak Kars Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, "İlimizin kış turizmi açısından en önemli destinasyonlarından biri olan Çıldır Gölü, doğal yapısı, donmuş göl üzerinde gerçekleştirilen geleneksel etkinlikleri ve görsel zenginliği ile her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlamaktadır. Özellikle buz üzerinde yapılan atlı kızak gösterileri, balık avcılığı, halk oyunları ve yöresel etkinlikler, bölgemizin kültürel kimliğini yansıtan önemli unsurlar arasında yer almaktadır" denildi. Açıklamada, "Bu kapsamda; Kars’ın tanıtımına katkı sağlamak, kış turizmi potansiyelini artırmak ve Çıldır Gölü’nün ulusal düzeyde bilinirliğini güçlendirmek amacıyla Kars Valiliği öncülüğünde 8 Şubat 2026 Pazar günü "Çıldır Gölü Buz Şenliği" düzenlenecektir. Şenlikte; Kafkas Halk Dansları Ekibi Gösterisi, Short Track (Sürat Pateni) Gösterisi, Buz Pateni Senkronize Takımı Gösterisi, Artistik Buz Pateni Solo Gösterisi, Buz Hokeyi Gösteri Maçı, Atlı Kızak Yarışı, Halk Oyunları Halay ve Konser Salih Yılmaz etkinlikleri yer alacak" ifadelerine yer verildi. Ayrıca Kars Çıldır Gölü Buz Şenliği’ne katılmak isteyen vatandaşlar için Kars Valiliği’nce ücretsiz servis ile şenlik alanına taşıyacak. Şenliğe katılmak isteyen vatandaşlar için 08.02.2026 Pazar günü saat 10.00’da Valilik önünden ücretsiz servisler hareket edecek. Arpaçay Çanaksu Kütük Ev Mevkiinde düzenlenecek olan ‘Çıldır Gölü Buz Şenliği’ne tüm vatandaşlar davet edildi.
Gazeteci Yazar Değirmenci’nin yeni kitabı ‘Sentetik Medya’ piyasaya çıktı
03 Şubat 2026 Salı - 12:52 Gazeteci Yazar Değirmenci’nin yeni kitabı ‘Sentetik Medya’ piyasaya çıktı Gazeteci Yazar Aslan Değirmenci tarafından kaleme alınan ve yapay zekanın medyaya etkisini ve sonuçlarını tartışmalı bir şekilde ele alan ‘Sentetik Medya’ adlı kitap, raflarda yerini aldı. Gazeteci Yazar Değirmenci’nin son kitabı olan ve Çıra Yayınları etiketiyle tüm raflarda yerini alan ‘Sentetik Medya’ isimli yeni kitap, yapay zekanın medyaya etkisini ve sonuçlarını tartışmalı bir şekilde ele alıyor. Dijital dönüşümün hızı medya sektöründe yeni bir kırılma noktasını işaret ederken, Değirmenci’nin kitabı bu dönüşümün hem teknolojik hem de sosyolojik sonuçlarını kapsamlı biçimde ele alıyor. Kitap; medyanın tarihi ile birlikte internet teknolojilerinin gelişimi ve günümüz yapay zekâ etkisini ele alıyor. Çalışma, internet TV’nin klasik yayıncılık üzerindeki etkilerini somut verilerle ortaya koyuyor. 2020’lerden itibaren hızlanan platformlaşma sürecinin, bireysel yayıncılık, influencer ekonomisi ve yapay zekâ tabanlı içerik üretimiyle birleşerek ‘yeni medya sınıfı’ oluşturduğu belirtiliyor. Mekansız içerik dönemi Değirmenci; artırılmış gerçekliğin haber, belgesel ve spor yayıncılığında veri katmanlarını görünür kıldığını, sanal gerçekliğin ise içerik üretiminde yeni bir ‘mekânsız stüdyo’ anlayışı ortaya çıkardığını vurguluyor. Kullanıcı artık ’uzaktan izleyen’ değil; içeriğin içine giren, etkileşim kuran ve kendi akışını belirleyen bir katılımcıya dönüşüyor. Küresel sistemin etkisine dikkat Kitabın dikkat çeken bölümlerinden biri ise İçerik Güvenliği - Deepfake - Sentetik Medya üçgeni. Değirmenci, Çin başta olmak üzere bazı ülkelerde yapay spiker ve otomatik haber merkezlerinin rutinleştiğine dikkati çekiyor. Bu durumun hem fırsat hem de manipülasyon riski taşıdığını belirtiyor. Çok uluslu ve uluslararası şirketlerin, manipülasyon ve içeriklerin sunumundan çok gerçekliğine ilişkin bu alana yoğunlaşmaları da kitapta yer alıyor. Gerçek ve sahte içerikler için uyarı Kitap da ayrıca yapay zekâ ve sentetik medyanın terör örgütleri tarafından kullanımına özel bir parantez açılıyor. Değirmenci, örgütlerin propaganda, psikolojik harp ve algı yönetimi amacıyla deepfake videolar, yapay zekâ destekli sahte konuşmaları ve otomatik içerik üretim ağlarını kullanıldığına ilişkin uyarılarda bulunuyor. Bu noktada "sentetik içerik" ile "gerçek bilgi" arasındaki ayrımın yalnızca teknolojik değil, etik, hukuki ve güvenlik temelli bir mesele hâline geldiği vurgulanıyor. Yazar, devletler, medya kuruluşları ve küresel teknoloji şirketleri arasında geliştirilecek ortak doğrulama mekanizmalarının, yeni medya çağında hem toplumsal güvenin korunması hem de dijital terörle mücadele açısından kritik öneme sahip olduğunun altını çiziyor.
Şairler, kaybolmaya yüz tutan şiiri yaşatmanın mücadelesini veriyor
03 Şubat 2026 Salı - 11:56 Şairler, kaybolmaya yüz tutan şiiri yaşatmanın mücadelesini veriyor Eskişehir Şairler Derneği’nin organizasyonuyla her hafta düzenli olarak buluşan şairler, dijitalleşen dünyanın kalabalığında kaybolmaya yüz tutan şiiri unutturmamak için çabalıyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dijital platformların kullanımı gün geçtikçe daha da yaygınlaşıyor. Bunun sonucunda dünya genelinde kitap okuma oranlarının düştüğü bilinirken, şiire olan ilgi de azalıyor. Eskişehir’deki şairler ise, adeta unutulmaya yüz tutan ve eskisine kıyasla gücünü kaybeden şiirden hala vazgeçmiyor. İnsan yüreğinin son kalesi gibi gördükleri şiiri yaşatmaya çalışan şairler; her hafta düzenli olarak bir araya gelerek yazdıkları mısraları okuyor, yapay zekanın yaygınlaştığı günümüzde kalemleri ile insan duygularının derinliklerine iniyor. "Şiiri insan yüreğinin son kalesi gibi savunmaya çalışıyoruz" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Eskişehir Şairler Derneği Başkanı Kenan Demirel, "Eskişehir’de bir avuç diyebileceğimiz insan topluluğuyla şiiri yaşatmaya, şairi gündemde tutmaya çalışıyoruz. Şahsen, şiirin hayatın vazgeçilmezi olduğunu düşünüyorum. Çünkü şiir bir estetik, bir güzellik, bir söz sanatıdır. Bunun olmadığı yerde yavanlık, kuraklık ve kabalık olur. Şiir inceliktir, hassasiyettir, duygudur, düşüncedir; onların en güzel şekilde ifadesidir. Biz her ne kadar bir avuç kadar olsak da yüreklerimiz dünyayı kucaklıyor. Günümüzde şiire çok itibar olduğunu söyleyemem. Çağımızın en etkin uygulamalarından birisi de bu yapay zeka. Dijital platformlar, şiir ihtiyacını ortadan kaldırır noktaya geldi. Sözün inceliği, şiirin gücü bir şekilde dijital platformlarda kalabalığın içinde kaybolmaya yüz tuttu ama tamamen kaybolmadı. Biz de bunun mücadelesini veriyoruz. İnsanlara şiirler sunarak, dijital platformlarda şiirlerimizi yayınlayarak, bunu kurumsal olarak yapmaya çalışıyoruz. Bize temas eden insanlarla birlikte şiirin ufuk ve gönül açıcı, güzelliği yansıtıcı yönlerini mümkün olduğu kadar işlemeye çalışıyoruz. Buradaki şairlerin özelliği; yürek-fikir teri olan, duygularla ifade edebileceğim mısralar yazmaları. Bunu insan yüreğinin son kalesi gibi savunmaya çalışıyoruz" dedi. "Bütün milletlerin geleneğinde var olan bir şeydir şiir" Emekli edebiyat öğretmeni 65 yaşındaki Göktem Şensoy, "Şiir devam ettirilmesi gereken bir şey. Eskiden beri var olan, bütün milletlerin geleneğinde var olan bir şey şiir. Bu nedenle buraya gelip okuyanların şiirlerini dinliyor, onunla mutlu oluyoruz. Edebiyatçı olduğumuz için bu mayamızda var. Geçmişten beri şiirle ilgileniyoruz, seviyoruz. Ancak gençlerin şiire ilgisi çok az. Onlar genellikle dijital platformlarda kendilerini oyalıyorlar" ifadelerini kullandı. "Şairler, Türk milletinin sesi olmuşlardır" Dernek yetkililerinden Lutfi Kılıç ise, "Geçmişten bugüne şairler, ozanlar Türk milletinin dili, sesi, kulağı olmuşlardır. Onların dertlerini, kederlerini, elemlerini, sevinçlerini, aşklarını, sevdalarını dile getirmişler. Bundan sonra da getirmeye devam edilmektedir" diye belirtti.
Kültür ve Sanat Evleri gençleri üretime kazandırıyor
03 Şubat 2026 Salı - 11:49 Kültür ve Sanat Evleri gençleri üretime kazandırıyor Akdeniz Belediyesi tarafından mahallelerde hizmet veren Kültür ve Sanat Evleri, kadınlar ve gençlere yönelik mesleki eğitimlerle hem üretimi teşvik ediyor hem de aile bütçelerine katkı sunuyor. Bu merkezlerden biri olan Bekirde Kültür ve Sanat Evi, genç yaşta girişimciliğe adım atan örnek bir başarı hikayesine ev sahipliği yapıyor. Akdeniz ilçesine bağlı Bekirde Mahallesi’nde yaşayan 17 yaşındaki Canan Geçer, Kültür ve Sanat Evinde aldığı seramik eğitimi sayesinde kendi atölyesini kurma yolunda önemli bir adım attı. Genç kursiyer, ürettiği el emeği ürünlerle hem kendi harçlığını kazanmayı hem de aile bütçesine katkı sağlamayı hedefliyor. Annesinin soğuk seramik kursuna katılmasıyla Kültür ve Sanat Evine misafir olarak gelen Canan Geçer, burada yapılan çalışmalardan etkilenerek kurslara ilgi duymaya başladı. Kurs öğretmeninin yönlendirmesiyle seramik eğitimine başlayan Geçer, kısa sürede kendini geliştirerek yeteneğini üretime dönüştürme kararı aldı. Evde de çalışmalarını sürdürmek isteyen Geçer, ailesinin desteğiyle evlerinin altında bulunan deponun bir bölümünü atölyeye dönüştürdü. Kız kardeşinin de katkılarıyla kurulan küçük atölyede, mekanın düzenlenmesinden duvar boyamasına ve dekorasyonuna kadar tüm detaylar gençlerin kendi emeğiyle tamamlandı. Atölyesinde üretimlerini sürdüren Canan Geçer, seramik süslemelerini tabak, tablo ve kupa bardak gibi ürünlerle birleştirerek satışa sunmayı amaçlıyor. Aldığı eğitimin kendisine yeni bir bakış açısı kazandırdığını ifade eden Geçer, sanatsal yönünü geliştirirken ekonomik kazanç elde etmeyi hedeflediğini dile getirdi. "Gençlerin erken yaşta meslek edinmesine katkı sağlıyoruz" Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, Kültür ve Sanat Evlerinde verilen eğitimlerin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: "Kültür ve Sanat Evlerimiz aracılığıyla sunduğumuz bu eğitimler, özellikle gençlerin erken yaşta meslek edinmesine, kadınların üretime katılmasına ve mahallelerde sosyal dayanışmanın güçlenmesine önemli katkılar sağlıyor. 2026 yılında da Kültür ve Sanat Evlerimizdeki mevcut kursları, vatandaşlarımızdan gelen talepler doğrultusunda artırarak devam ettirmeyi hedefliyoruz." Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren 10 kültür ve sanat evinde verilen kurslar, katılımcıların yeteneklerini geliştirerek üretime yönlendirmeyi sürdürüyor.
Yeşilyurt’ta kadınlar üretiyor emeğe değer katılıyor
03 Şubat 2026 Salı - 11:36 Yeşilyurt’ta kadınlar üretiyor emeğe değer katılıyor Yeşilyurt Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda kadınların mesleki ve kişisel gelişimlerine katkı sunmaya devam ediyor. Bu kapsamda Bostanbaşı Kültür ve Sanat Merkezi’nde açılan Pastacılık ve Dikiş Kursları, kadınların yoğun ilgisiyle aralıksız sürüyor. Bostanbaşı Kültür ve Sanat Merkezi’nde devam eden kurslarla, kadınların yetenekleri açığa çıkarken, Yeşilyurt’ta kadın emeği her geçen gün daha da değer kazanıyor. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen kurslarda kadınlar, hem teorik bilgi ediniyor hem de uygulamalı eğitimlerle mesleki becerilerini geliştiriyor. Pastacılık kursunda katılımcılar; pasta, kurabiye ve çeşitli unlu mamullerin yapımını öğrenirken, dikiş kursunda ise temel ve ileri düzey dikiş teknikleri, kalıp çıkarma ve tasarım konularında eğitim alıyor. Kurslara katılan kadınlar, edindikleri bilgiler sayesinde hem ev ekonomilerine katkı sağlama imkânı buluyor hem de üretime katılarak özgüven kazanıyor. Aynı zamanda kurs ortamı, kadınların sosyalleşmesine ve dayanışma içinde üretmesine imkan tanıyor. Yeşilyurt Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü yetkilileri, kadınların üretimde daha aktif rol almasını önemsediklerini belirterek, bu tür meslek edindirme kurslarının ilçenin farklı mahallelerinde de yaygınlaştırılarak devam edeceğini ifade etti. Kadın emeğini destekleyen projelerle Yeşilyurt’ta sosyal kalkınmanın güçlendirildiği vurgulandı.
Bayburt’un kurtuluşunun 108’inci yıl dönümü programı belli oldu
03 Şubat 2026 Salı - 10:46 Bayburt’un kurtuluşunun 108’inci yıl dönümü programı belli oldu Bayburt’un düşman işgalinden kurtuluşunun 108’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenecek etkinlik programı belli oldu. 21 Şubat Kurtuluş Komitesi tarafından hazırlanan program kapsamında kutlamalar 20-21 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilecek. Ramazan ayına denk gelen kurtuluş etkinlikleri, kültürel faaliyetler, anma ziyaretleri ve sportif organizasyonlardan oluşacak. 2 güne yayılan programda; cirit gösterisi, halk oyunları, kayak kupası ve çeşitli anma törenleri yer alacak. Etkinlikler, 20 Şubat Cuma günü Şehit Belediye Başkanı Hafız Süleyman Efendi’nin Ulu Cami bahçesindeki kabrinin ziyaret edilmesiyle başlayacak. Aynı gün Miralay Sabri Bey’in Kaleardı Mahallesi’ndeki kabri ile Yukarı Kırzı Köyü’nde bulunan Şehit Kadınlar İffet Anıtı ziyaret edilecek. Günün devamında cirit sahasında kurtuluş günü anısına cirit gösterisi düzenlenecek. İkindi namazı öncesinde ise Ulu Cami ve Yakutiye Camii’nde şehitler için Mevlid-i Şerif okunacak. 21 Şubat Cumartesi günü programında ise, Türk Silahlı Kuvvetlerine şükran ziyareti gerçekleştirilecek. Ardından Saray Bahçesi’nde Atatürk Anıtı’na çelenk sunulacak. Cumhuriyet Caddesi’nde yapılacak resmi törende saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapılacak, şiirler okunacak ve yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verilecek. Program, halk oyunları gösterisi, kurtuluş gününün canlandırılması ve resmi geçit töreniyle devam edecek. Kutlamalar kapsamında öğleden sonra Kop Kayak Merkezi’nde 21 Şubat Kayak kupası düzenlenecek. Akşam saatlerinde ise Bamsı Beyrek Seyir Terası’nda kurtuluş iftarı gerçekleştirilecek. Belirlenen programın yeri ve saati şu şekilde; 20 Şubat Cuma 09.30 - Şehit Belediye Başkanı Hafız Süleyman Efendi’nin kabrinin ziyareti Yer: Ulu Camii bahçesi 10.00 - Miralay Sabri Bey’in kabrinin ziyareti Yer: Kaleardı Mahallesi 11.00 - Şehit Kadınlar İffet Anıtı ziyareti Yer: Yukarı Kırzı köyü 14.00 - 21 Şubat Kurtuluş Günü anısına cirit gösterisi Yer: Cirit sahası 15.00 - İkindi namazı öncesi şehitler için Mevlid-i Şerif okunması Yer: Ulu Camii ve Yakutiye Camii 21 Şubat Cumartesi 09.30 - Türk Silahlı Kuvvetlerine şükran ziyareti 10.00 - Atatürk Anıtı’na çelenk sunulması Yer: Saray Bahçesi 10.15 - 21 Şubat Kurtuluş töreni Yer: Cumhuriyet Caddesi 14.00 - 21 Şubat kayak kupası Yer: Kop Kayak Merkezi 18.08 - Kurtuluş iftarı Yer: Bamsı Beyrek Seyir Terası
Salihli’de fotoğraf rüzgarı: SALFOD sunum günleri başladı
03 Şubat 2026 Salı - 10:30 Salihli’de fotoğraf rüzgarı: SALFOD sunum günleri başladı Salihli’de fotoğraf tutkunlarını bir araya getiren SALFOD Yüz Yüze Sunum ve Söyleşi Günleri başladı. Etkinliğin açılışında SALFOD Başkanı Mustafa Dönmez, "30 Yılın Hikâyesi" sunumuyla fotoğrafın anlatım gücünü sanatseverlerle buluşturdu. Manisa’nın Salihli ilçesinde fotoğraf tutkunlarını bir araya getiren SALFOD Yüz Yüze Sunum ve Söyleşi Günleri başladı. Salihli Fotoğraf Derneği (SALFOD) tarafından düzenlenen etkinliğin ilk sunumunu, dernek başkanı Mustafa Dönmez gerçekleştirdi. Himaye-i Etfal Binası’nda başlayan sunum günlerinin açılışında Dönmez, "30 Yılın Hikâyesi" başlıklı sunumuyla sanatseverlerin karşısına çıktı. Yoğun ilgi gören söyleşide Dönmez, görsel anlatımın ve fotoğrafın hikâye gücünü ele alarak, görsel hikâyelerin hayatımızı nasıl değiştirdiğini ve geçmişten geleceğe nasıl izler bıraktığını katılımcılarla paylaştı. SALFOD’un düzenlediği program, 3 Nisan’a kadar devam edecek. Etkinlikler kapsamında fotoğraf sanatının önemli isimleri Salihli’de fotoğraf severlerle buluşacak. Programda; Şener Tekci, Sevgi Mersin, Seyit Konyalı, Hasan Uçar, Suzan Ela, Ahmet Özkan, Hakan Yaralı, Arda Taş ve Veyis Polat sunum ve söyleşileriyle yer alacak. SALFOD Yüz Yüze Sunum Günleri, fotoğraf sanatına ilgi duyan herkese açık olarak gerçekleştiriliyor.
Uluslararası Ahilik ve Ahi Evran Yarışmalarına başvurular başladı
03 Şubat 2026 Salı - 09:20 Uluslararası Ahilik ve Ahi Evran Yarışmalarına başvurular başladı Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı’nın, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği ile düzenlediği 5. Uluslararası Ahilik ve Ahi Evran Yarışmalarına ilkokul, ortaokul ve lise öğrencileri resim, masal/hikâye ve deneme eserleri ile başvurabilecek. Ayrıca, her yaş grubundan kişinin reels video yarışmasına katılabileceği bildirildi. Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı’nın, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteği ile her yıl düzenlediği Uluslararası Ahilik ve Ahi Evran Yarışmalarına hem ülkemizden hem de yurt dışından ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde öğrenim gören tüm öğrenciler başvuru yapabilecek. Ayrıca, her yaştan amatör ve profesyonel kişiler hazırlayacakları reels kısa videolarla da yarışmaya katılabilecek. Farklı yaş gruplarına hitap eden yarışmalarda, ülkemizde veya yurt dışında bulunan öğrenciler "Resim" (İlkokul - ortaokul - lise), "Masal/Öykü" (Ortaokul) ve "Deneme" (Lise) kategorilerinde yarışacak. Yarışmaya sunulan tüm eserlerin teması, konusu ve içeriğinin Ahilik ve Ahiliğin kurucusu Ahi Evran olması, dilinin Türkiye Türkçesi olması gerekiyor. Yarışmaya sunulacak eser hazırlanmadan önce www.ahievran.org sayfasında bulunan Ahilik dijital kütüphanesinden de Ahilik hakkında kapsamlı bilgi alınabilecek. Önceki yarışmalara sunulan tüm eserler de yine aynı internet adresinde yer alıyor. Yarışmalara ilgi duyan öğrenciler siteye üye olarak hazırlamış oldukları eserleri ile sistem üzerinden kolayca başvuru yapabilecek. Reels video yarışmasına başvurmak için ise sisteme üye olmak gerekmiyor. Yarışmalarda birinci, ikinci ve üçüncü olan ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerine aileleri ve sevdikleri ile birlikte Ahiliğin ve termal turizmin başkenti Kırşehir’de bulunan Big Thermal Spa Resort Otel’de 3 gün tam pansiyon konaklama tatili hediye edilecek. Sıralamaya giren diğer öğrencilere ise mansiyon ödülü olarak kitap veya resim seti verilecek. Reels video yarışmasında birinci olan katılımcıya ödül olarak iPhone 17 Pro 256 GB hediye edilecek. Tüm yarışmalar için son başvuru tarihi ise 15 Haziran 2026 olacak. Yarışma değerlendirme sürecinin 2026 Temmuz ayı içinde tamamlanması ve en geç Eylül sonuna kadar ödüllerin verilmesi planlanıyor. Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı Başkanı Dr. Abdullah Çalışkan, yarışmalarla ilgili yaptığı yazılı açıklamada çocuklara ve gençlere seslenerek, "Asil geçmişinizden ve köklerinizden aldığınız güç ve cesaret ile akıl, ahlak ve adalet temelinde Büyük Türkiye hedefimizi sizler hayata geçireceksiniz. Sizler ülkemizi daha güzel yarınlara taşıyacak ve en büyük özlemimiz olan Türk Dünyası birliğinin gerçekleştiğini bir gün göreceksiniz. Onun için sizlerin hak ve hakikat ekseninde iyi yetişmeniz, geçmişinizden ve tarihinizden aldığınız özgüven ve ilham ile dünyaya yön verecek bilgi ve tecrübe düzeyine ulaşmanız bizlerin en büyük önceliğidir. Bugün tüm evrensel değerlerin, kavramların ve sistemlerin insanlığa barış, adalet ve huzuru getiremediği bir dünyada, Türk-İslâm medeniyetinin mayasını oluşturan Ahiliği ve Ahiliğin kurucusu Hz. Ahi Evran’ı Veli’yi yakından tanımanız gerektiğine inanıyoruz" dedi. Ahi Evran’ın becerikli ve ahlaklı insan modeli ile idari, iktisadi, sosyal, kültürel, askerî ve ticari bir sistem kurduğunu anlatan Çalışkan, "Bu sistemin özünde adalet, merhamet, ehliyet, liyakat, çalışmak, helâl kazanç, dayanışma, kul hakkına riayet, dürüstlük, kaliteli üretim, ilim, yardımlaşma ve Hakk’ın rızasını kazanmak için halka hizmet anlayışı vardır. Bu esaslar, Ahiliğin insanlığa sunduğu evrensel mesajlardır. Osmanlı’nın cihan devleti olmasını sağlayan dünyevî ve uhrevî bir sistem olan Ahiliğin bugün kapitalizmin ve emperyalizmin kıskacındaki insanlık için bir ümit olacağına gönülden inanıyoruz. Ahilik anlayışının özünde insan vardır, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturuyla hareket eden bu sistem; bencil olmayan, sosyal sorumluluk sahibi, kendisiyle ve toplumla barışık, olgun ve iyi ahlaklı insan modelinden yola çıkarak toplumun ve insanların mutluluğunu hedeflemiştir. Bugün Ahilik anlayışının ve sisteminin sadece iş hayatında değil toplumun tüm kesimlerinde hayata geçirilmesi ve yaşatılması geleceğimiz adına hepimiz için tarihi ve hayati bir sorumluluktur. Türk Dünyasının ortak geçmişinde bu denli önemli yer tutan Ahilik, ne yazık ki yeterince tanıtılamamış, oluşturduğu ve yaşattığı evrensel değerler ve prensipler günümüzde unutulmaya yüz tutmuştur. Oysaki Ahilik, Türk Dünyasının ekonomik, sosyal ve kültürel birlik ve beraberliğini sağlayacak en önemli yapı taşlarından biridir. Bu kapsamda özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin Ahilik teşkilatı ve bu teşkilatın kurucusu Ahi Evran hakkında kapsamlı ve doğru bilgi sahibi olmaları büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. Uluslararası Ahilik ve Ahi Evran Yarışması’nı 5’inci kez düzenlediklerini belirten Çalışkan, şu bilgileri de verdi: "Tüm yarışma süreci www.ahievran.org internet sitemiz üzerinden yürütülmekte ve hazırladığımız kapsamlı Ahilik dijital kütüphanesi sayesinde herkes yarışmaya katılmadan önce Ahilik ve Ahi Evran ile ilgili kitap, dergi, bilimsel makale, sempozyum bildirisi, araştırma tezi, film senaryosu, tiyatro oyunu, resim ve videolara erişme imkânı bulabilmektedir. Ayrıca daha önceki yarışmalarımıza sunulan resim, masal/öykü, deneme ve şiir eserlerini de internet sitemizde bulabilirsiniz. Projemiz, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından uygun görülmüş ve toplam bütçesinin bir kısmını karşılayacak şekilde mali destek almaya hak kazanmıştır. Ticaret Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere projemize destek olan resmi kurum ve kuruluşlara, üniversitelere, mesleki ve sivil toplum kuruluşlarına ve sponsor olan firmalara çok teşekkür ediyorum. Projemiz kapsamında açtığımız yarışmaların herkes için hayırlı ve faydalı olmasını diliyor, sizlere selam, saygı ve sevgilerimi sunuyorum."