DÜNYA - 05 Mart 2026 Perşembe 18:23 | Son Güncelleme : 05 Mart 2026 Perşembe 18:33

Aliyev: "İran yetkilileri tarafından açıklama yapılmalı ve özür dilenmeli"

A
A
A

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Nahçıvan'a gerçekleştirilen insansız hava aracı (İHA) saldırısına ilişkin, "İran yetkilileri tarafından açıklama yapılmalı, özür dilenmeli ve bu terör eylemini gerçekleştirenler cezai sorumluluğa tabi tutulmalıdır" dedi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ndeki Nahçıvan Havalimanı ile Şekerabad köyündeki bir okulun yakınlarına kamikaze tipi İHA düşmesinin ardından Azerbaycan Güvenlik Konseyi ile toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Aliyev, "Bugün İran tarafından Azerbaycan topraklarına, Azerbaycan devletine karşı bir terör eylemi gerçekleştirilmiştir. Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’nin toprakları İran devleti tarafından İHA’lar ile ateş altına alınmıştır. Ateşin hedefleri sivil noktalardı. Nahçıvan Uluslararası Havalimanı, terminal binası, okul ve diğer yerler İran tarafından saldırıya uğramıştır. Azerbaycan devleti bu çirkin terör eylemini kesin bir şekilde kınıyor, bunu gerçekleştirenler derhal sorumlu tutulmalıdır. Azerbaycan tarafına İran yetkilileri tarafından açıklama yapılmalı, özür dilenmeli ve bu terör eylemini gerçekleştirenler cezai sorumluluğa tabi tutulmalıdır" ifadelerini kullandı.

Aliyev:

"Bu terör eylemi ve saldırıya müsamaha göstermeyeceğiz"

Aliyev, "Hepimiz iyi hatırlıyoruz ki daha önce Azerbaycan’ın Tahran’daki büyükelçiliği terör eylemine maruz kalmıştı. Büyükelçiliğe saldırı, İran özel servisleri tarafından talimatlandırılmış bir kişi tarafından Azerbaycan vatandaşlarına karşı kanlı bir terör eylemi olarak gerçekleştirilmişti. Bunun sonucunda 1 vatandaş hayatını kaybetmiş, 1 vatandaş ise ağır yaralanmıştı. Ayrıca belirtmeliyim ki Azerbaycan özel servisinin silahsız bir personeli, otomatik tüfek, molotof kokteyli ve balta ile silahlanmış teröristi etkisiz hale getirmiştir. O zaman da şüphemiz yoktu ki bunu gerçekleştiren İran devletidir. Çünkü bu terör eylemi hem büyükelçilik içinde hem de çevresinde yaklaşık 40 dakika sürmüştü. Bu 40 dakika boyunca ne güvenlik ne de polis görevlisi büyükelçiliğe yaklaşmamıştır. Açıkça görülüyordu ki Azerbaycan’ı korkutmak ve Azerbaycan’a karşı çirkin eylemlerini gerçekleştirmek için bu terör eylemi İran devlet kurumlarının en üst kademelerinden talimat almıştı. Bildiğiniz gibi o zaman Azerbaycan bu olaya çok sert bir tepki göstermişti, Azerbaycan Büyükelçiliği tahliye edilmiş, tüm diplomatik ilişkiler durdurulmuştu. İran tarafı bizden özür dilemeye, suçunu kabul etmeye zorlanmıştı. O terör eylemini gerçekleştiren kişi, bizim ısrarımızla en ağır cezayı almıştı. Hatta uzun süre bu cezayı uygulamak istemeyen, hatta suçluyu kurtarmaya çalışan İran devleti, teröristi Azerbaycan temsilcilerinin gözü önünde idam etmek zorunda kalmıştı" şeklinde konuştu. Aliyev, "Bu sefer de sonuç aynı olacak. Azerbaycan’a karşı işlenmiş bu sebepsiz terör eylemi ve saldırıya müsamaha göstermeyeceğiz. Silahlı Kuvvetlerimize uygun misilleme önlemlerini hazırlama ve uygulama talimatı verildi" diye konuştu.

"Onların gerçekleştirdiği bu terör eylemi, diğer çirkin eylemlerle birlikte büyük bir nankörlük örneğidir"

İran tarafına defalarca Azerbaycan topraklarının herhangi bir komşu devlete karşı kullanılmayacağını bildirdiklerini hatırlatan Aliyev, "Biz buna izin vermeyeceğiz, tıpkı şimdiye kadar hiçbir zaman izin vermediğimiz gibi. Geçtiğimiz yılın yaz aylarında ve sonrasında İran’dan bize asılsız suçlamalar yöneltiliyordu. İran devlet kurumlarının kontrolündeki medya kaynakları Azerbaycan’ı karalamak, İran’da yaşayan soydaşlarımızın düşüncelerini değiştirmek için iftira kampanyası yürütüyordu. Çünkü iyi biliyorlardı ki bugün bağımsız Azerbaycan devleti, İran’da yaşayan birçok Azerbaycanlı için de umut yeridir. Yani bizi karalamak, bize iftira atmak ve itibarımızı zedelemek amacıyla İran toplumu karşısında bunu yapıyorlardı. Bunun hiçbir temeli yoktu. Azerbaycan ne o zaman ne de bu kez İran’a karşı herhangi bir operasyon yürütmemektedir ve yürütmeyecektir. Çünkü bizim duruşumuz budur. Komşu ülkelere karşı herhangi bir operasyon yapma ilgimiz yoktur ve politikamız buna izin vermez. Biz toprak bütünlüğümüzü koruyoruz ve koruduk. Tıpkı Ermenistan işgaline son verdiğimiz gibi. Her türlü kötü niyetli güce karşı gücümüzü göstermek için hazırız ve İran bunu unutmamalıdır. Onların gerçekleştirdiği bu terör eylemi, diğer çirkin eylemlerle birlikte büyük bir nankörlük örneğidir" ifadelerini kullandı.

"Bize karşı bu terör eylemini gerçekleştirenler pişman olacak"

İran dini lideri Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından İran'a baş sağlığı dilediklerini hatırlatan Aliyev, "Dışişleri Bakanı, benim talimatımla meslektaşıyla görüştü. Ben onların büyükelçiliğine gidip başsağlığı dilemek için kendi duruşumu bildirdim. Oysa benim dışımda hiçbir cumhurbaşkanı, İran’ın hiçbir büyükelçiliğine gitmedi. Bize karşı bu terör eylemini gerçekleştirenler pişman olacak. Gücümüzü sınamasınlar. Gücümüzü sınamak isteyenlerin başı demir yumruk ile ezildi. Bugünkü olay da aynı sonucu verecek. Bu nedenle konu ile ilgili bir tedbir planı hazırlanmalıdır. Tüm talimatlar verilmiştir. İran’ın Azerbaycan’daki büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı, protesto notası sunulacak ve diğer diplomatik adımlar atılacaktır. Sınır ile ilgili gerekli talimatlar verilmiştir" şeklinde konuştu.

Aliyev:

"Bu leke, onların yüzlerinden asla silinmeyecek"

Aliyev, "Ayrıca belirtmeliyim ki sabah bana bilgi verildi, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Bakü’yü arayarak kendileri yapamadıkları için İran büyükelçiliğinin Lübnan’da kalan personelinin tahliyesine Azerbaycan’ın yardım etmesini istedi. Ben hemen talimat verdim. Yardım sağlanacak, uçak gönderilecek. Hatta onlar bunun parasını ödemeye hazır olduklarını söylediler. Ben dedim ki, gerek yok, şimdi zor günde biz yardım etmezsek ne zaman edeceğiz? Buna rağmen Nahçıvan'a böylesine alçakça ve onursuz bir şekilde saldırdılar. Bu leke, onların yüzlerinden asla silinmeyecek. Bu nedenle diplomatik yollarla tüm gerekli tedbirler alınacaktır. Silahlı Kuvvetlerimiz, Savunma Bakanlığı, Devlet Sınır Servisi ve diğer tüm Özel Kuvvetler, bir numaralı seferberlik durumuna getirildi ve her türlü operasyonu gerçekleştirmeye hazır olmalıdır. Azerbaycan halkı emin olmalıdır ki kendilerine karşı herhangi bir kötü niyetli güç, demir yumruğumuzu görecektir" dedi.

Rafıg Macidov

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.