KÜLTÜR SANAT
Kocaeli’de "Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi" törenle tanıtıldı 02 Ocak 2026 Cuma - 20:09:56 Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türk düşünce dünyasının önemli ismi Alev Alatlı’nın adını taşıyan kültür kompleksini tanıttı. İzmit Millet Bahçesi içinde yer alan Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi, düzenlenen törenle tanıtıldı. Alev Alatlı’nın kızı Funda Firuz Aktan, kütüphaneye annesinin isminin verilmesinin kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkür etti. Törende konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, İzmit Millet Bahçesini şehrin kalbinde bir kültür alanı olarak tasarladıklarını ifade ederek, içinde yer alan kütüphanenin ise gençlerin talebi üzerinde hazırlandığına dikkati çekti. Sergi alanının da kentin ihtiyacı olduğunu söyleyen Büyükakın, merkezin her şeyiyle çok fonksiyonlu olarak hayata geçirildiğini aktardı. "Roman onun için bir laboratuvardı" Büyükakın, konuşmasında Alev Alatlı’nın Türk düşünce dünyasındaki yerine dikkati çekti. Alatlı’yı "Doğu’ya da Batı’ya da teslim olmayan bir münevver" olarak tanımlayan Büyükakın, şöyle devam etti: "Alatlı, Gazali’nin bir zamanlar din ilimlerini ihya ettiği gibi, çağının yeniden ihya edenidir. O, Aristo’nun ’ya ya da’ dünyasından, modern kuantum fiziğinin ’hem hem de’ dünyasına kapı aralayan gerçek bir entelektüeldi. Bir sözü var çok etkilendiğim; ’Benim tarafım yok, benim derdim var’ O ne sağa, ne sola teslim oldu. O hep derdinin peşinden koştu, hakikati anlatmaya çalıştı ve bunu hep cesaretle yaptı. Zaten entelektüel konfor onun hiç arayışı olmamıştı. Öyle olsaydı birilerini alkışlardı, ’kimden daha çok alkış alırım’ diye yazardı ama hiç öyle yapmadı. Roman onun için bir laboratuvardı ama sadece onun için değil; romandaki karakterler aracılığıyla okuyucu da o laboratuvarın içine girer, orada onunla birlikte o serüvenin bir parçası olurdu. Derdi aslında düşünmeyi öğretmekti, akletmeyi öğretmekti. Çokça kabul edilen popüler değerleri sorgulamayı öğretmekti. Gençler bu ismi burada gördükçe, onun ismi burada yaşadıkça biz geleceğin inşasında da çok kıymetli şeyler yapmış olacağız." Konu Alev Alatlı olunca her türlü söz biter" Vali İlhami Aktaş, Alatlı’nın bu ülkeye çok fazla kazanç sağladığını ifade ederek, "Konu Alev Alatlı olunca her türlü söz biter. Alev Alatlı hocamız ile, önceki görev yerimde Kapadokya Yüksek Okulu’nun üniversiteye çevrilmesi noktasında uğraş verdik. Kendisi entelektüel olarak yazdığı tüm kitapları hayatında da yaşayan bir kişidir. Devlet yönetimi gibi konularda ne kadar fedakarca çalıştığını biliyoruz. Hiçbir maddi beklentisi olmadan ihtiyacı olan yerlerde eğitim kurumları oluşturdu. Buradaki kütüphanenin ve sanat galerisinin de ilimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Türkiye’deki aydın despotizmine karşı bizi uyandırdı" Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi projesi dolayısıyla Tahir Büyükakın’a teşekkür eden AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ise, "Gerçek ile gösterilmek istenen şeylerin arasındaki farkı Alev Alatlı ortaya koydu. Herkesin uygarlık diye övgüler dizdiği dünyada insanların ne kadar manipüle edildiğini bize sundu. Bugün Gazze’de zulüm var. Dünya naklen seyrediyor. Oysa Alev Alatlı o kadar içten takip etti ki Gazze’yi, Filistin davasını... Filistinli annelerin dramını ondan öğrendik. Türkiye’deki aydın despotizmine karşı bizi uyandırdı. Bu ülkede kendisini aydın olarak tanıtanların nasıl bir çöküş yaşadığını Alev Hoca deşifre etti. Türkiye’nin içini inanılmaz ifadelerle anlattı. Malumatla bilgi arasındaki derin farkı anlattı" diye konuştu. 7’den 70’e herkese hitap ediyor Alev Alatlı Kütüphanesi 2 bin 200 metrekare kapalı alanı ve 500 kişilik çalışma kapasitesiyle her yaştan kullanıcıya hitap ediyor. İçerisinde yer alan 23 bin 52 basılı eser, 29 bin e-kitap, 106 tez ve 22 bilgisayarlı dijital araştırma salonu ile şehrin en donanımlı kütüphanelerinden biri olarak ön plana çıkıyor. Kütüphane bünyesinde sessiz çalışma salonu, sesli çalışma salonu, 2 çocuk kütüphanesi, 22 bilgisayarlı dijital çalışma salonu, atölye alanı ve çok amaçlı salon yer alıyor. Alev Alatlı Kütüphanesi, pazartesi hariç haftanın 6 günü, 09.00-22.00 saatleri arasında hizmet verecek. Kütüphanenin yanında yer alan 2 bin 200 metre karelik Sanat Galerisi ise 360 derece sahnesi, sergi alanları ve çok amaçlı salonlarıyla hizmet vermeye hazır. 135 metrekarelik fuaye ve suaye alanına sahip Sanat Galerisi, kültür-sanat etkinliklerine de ev sahipliği yapacak. Ayrıca programda Kocaeli Milletvekilleri Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Veysel Tipioğlu, Sami Çakır, Cemil Yaman, Radiye Sezer Katırcıoğlu, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Cantürk, AK Parti İl Başkanı Dr. Şahin Talus, MHP İl Başkanı Tuncay Batı, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Yasemin Özdemir, Alev Alatlı’nın kızı Funda Firuz Aktan, STK temsilcileri, vatandaşlar ve çok sayıda öğrenci de hazır bulundu.
02 Ocak 2026 Cuma - 17:19 Gazeteci Gürhan Adana: "Yenişehir’deki ilk yerleşim 9 bin yıl öncesine kadar dayanmaktadır" Yenişehir Belediyesi ile Kent Konseyi’nin birlikte gerçekleştirdiği ’Yenişehir Tarih Sohbetleri’nin konuğu olan gazeteci yazar Gürhan Adana, "10 yıl süren antik kazılardan elde edilen buluntu ve çıkarılan sonuçların Yenişehir’deki ilk yerleşim 9 bin yıl öncesine kadar dayanmaktadır" dedi. Geçmişten geleceğe tarih haberleri başlığı altında bugüne değin yaptığı tarih haberlerinin öyküsünü anlatan Gürhan Adana, bu alanda edindiği deneyimlerini paylaştı. 2005-2015 yılları arasında Barcın höyüğünde 10 yıl süren antik kazılardan elde edilen buluntu ve çıkarılan sonuçların Yenişehir’deki ilk yerleşimin 9 bin yıl öncesine kadar dayandığının anlaşıldığını ifade eden Adana, "Dünyada ilk kez Yenişehir Barcın höyüğündeki yerleşimde sütten yoğurt, peynir üretilmiştir. Bu bilimsel olarak kanıtlandı" dedi. Buradaki kazılarda günümüzden 8 bin 500 yıl öncesine uzanan zaman dilimindeki Bizans, Kalkolitik ve Neolitik çağlarına ait mimari yapılar, mezarlar ve kap kacaklar bulunduğunu ifade eden Adana, sözlerini şöyle sürdürdü: "Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. Hadi Özbal, çanak çömlek pişirme kaplarında bulunan yağ kalıntılarının Boğaziçi Üniversitesi’nde analizinin yapıldığını, peynir, tereyağı ya da yoğurt gibi ürünlerin 9 bin yıl önce burada imal edildiğinin anlaşıldığını belirtmişti. Özbal ayrıca tarımın çok verimli olan bu ovadan Balkanlar üzerinden Avrupa’ya ulaşmış olabileceğini vurgulamıştı. Bu arada bu kazılarda Yenişehir’in ormanlarla çevrili bir göl olduğu, gölün çevresinin yüksek kesimlere doğru meşe ve fındık ormanlarıyla kaplı olduğu da tespit edilmişti." "İnalcık, uç beyliği olan Yenişehir’in de ilk başkent olduğunu vurgulamıştı" Dünyaca ünlü merhum tarihçi Halil İnalcık’ın Yenişehir’e ziyaretini hatırlatan Adana, "Halil Hoca, Yenişehir’in Osmanlı’nın ilk başkenti olduğunu açıklayıp kutlamaların burada yapılması gerektiğini söylemişti. Ayrıca, Osman Bey’in 1299 yılında Yenişehir’e geldiğini ve komşu ilçe İznik’in fethi için Bizans ordusuyla yaptığı savaşı kazandığını, 27 Temmuz 1302’deki bu savaşın sonuçları itibarıyla Osmanlı Devleti’nin kurulduğu tarih olduğunu, uç beyliği olan Yenişehir’in de ilk başkent olduğunu vurgulamıştı. Bu açıklamalarını haber yapıp kayıt altına almıştık. Kendisinin bu açıklamalarının çok kıymetli olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın da Yenişehir’de 2012 yılında bir konferans verdiğini hatırlatan Adana, "Konferansta, ’Türkler tarafından kurulmuş ilk ve tek şehir Yenişehir’dir’ demişti. Yenişehir’in göçebe Türkler tarafından kurulduğunu ve adının da bu nedenle Yenişehir olduğunu vurgulamıştı" dedi. Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu’nun ise Yenişehir sevdalısı bir tarihçi olduğunu anlatan Adana, Oğuzoğlu’nun ilçedeki çalışmalarının önemine değindi. 1988 yılında Balibey Camii’nin bahçe düzenlemesi sırasında Bali Bey ile kızına ait mezar ile 300 yıllık olduğu sanılan bir su kuyusunun bulunduğunu ifade eden Adana, bu kuyunun gün yüzüne çıkarılabileceğinin altını çizdi.
02 Ocak 2026 Cuma - 16:50 3 Ocak şiir yarışmasında dereceye girenler belirlendi Bu yıl 11’incisi düzenlenen ’3 Ocak Mersin’in Kurtuluşu ve Mersin Konulu Şiir Yarışması’nın sonuçları açıklanırken dereceye girenlere ödülleri verildi. Erdemli Belediyesi ile Mersin Yazarlar Derneği iş birliğinde düzenlenen ’3 Ocak Mersin’in Kurtuluşu ve Mersin Konulu Şiir Yarışması’nın sonuçları belirlendi. Bu yıl 11’incisi gerçekleştirilen yarışmaya, Mersin ve ilçelerinin yanı sıra farklı illerden toplam 56 şair katıldı. Jüri değerlendirmesi sonucunda birincilik ödülünü "Mersin Güzellemesi" adlı şiiriyle Uşak’tan Ömer Ali Şimşek, ikincilik ödülünü "Mersin Destanı" adlı şiiriyle Isparta’dan Durmuş Kaya, üçüncülük ödülünü ise "Tarihe Destan Yazdık" adlı şiiriyle Adana’dan Hülya Çapar kazandı. Yarışmada sırasıyla Mehmet İbiş (Karboğazı Destanı), Yusuf Öz (3 Ocak Destanı), Ersin Aydın (Kurtuluşun Kalesi), Abdullah Coşkun (3 Ocak’ta Yanan Hürriyet Meşalesi), Mehmet Boz (3 Ocağa Giden Yol) ve Yakup Gümüş (Kanla Yazılan Destan) ilk onda yer aldı. Düzenlenen ödül töreninde dereceye giren şairlere kitap seti ve teşekkür belgeleri, Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara ve davetliler tarafından takdim edildi. Mersin’in kurtuluş ruhunun gelecek nesillere aktarılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Başkan Kara, "3 Ocak, Mersin’in bağımsızlık ruhunun simgesidir. Bu anlamlı günü şiirle, sanatla yaşatmak bizim için çok kıymetli. Yarışmaya katılan ve emeği geçen tüm şairlerimizi yürekten kutluyorum" dedi. Ödül töreni toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Medusa mozaiği kış şartları için korumaya alındı
20 Kasım 2025 Perşembe - 14:22 Medusa mozaiği kış şartları için korumaya alındı Burdur’da kazı çalışmalarıyla ortaya çıkarılan ve yüzde 95 oranda orijinal olması sebebiyle dünyada bir tek Kibyra Antik Kenti’nde bulunan, "opus sectile" tekniğiyle renkli mermerlerden inşa edilen Medusa mozaiği kış şartlarında zarar görmemesi için üzeri kapatıldı. Burdur’un Gölhisar ilçesinde bulunan "Gladyatörler Şehri" olarak bilinen Kibyra Antik Kenti’nin içerisindeki Odeon’un ortasında yer alan, "opus sectile" tekniğiyle oluşturulan Medusa mozaiğinin kış şartlarından korumak için üzeri kapatıldı. Yaz aylarında binlerce turistin ziyaret ettiği eşsiz eser, MS 1. yüzyılın ilk evrelerine dayanıyor; mitolojide ise "Gözlerine bakan kötü niyetli kişileri taşa çevirdiğine" inanılan "yılan saçlı, keskin dişli, dişi canavar" olarak biliniyor. Antik dönemde konser alanı, meclis, mahkeme ve üzeri kapalı tiyatro olarak kullanılan Odeon, ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken eserlerin başında geliyor. Kibyra Kazı Başkanı Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kibyra Olympeion Odeionu orkestra zeminini kaplayan opus sectile Medusa mozaiği ile Odeion Stoası zemin döşemesi opus tessellatum mozaiğin üzeri, iklim şartlarından korunması amacıyla kapatılmıştır. 2026 yılı Nisan ayında tekrar ziyarete açılacaktır" ifadelerine yer verdi.
Samsun’da kültür ve sanat etkinlikleri
20 Kasım 2025 Perşembe - 13:43 Samsun’da kültür ve sanat etkinlikleri Samsun Büyükşehir Belediyesi, kasım ayı boyunca düzenlediği kültür ve sanat etkinlikleriyle şehrin dört bir yanında sanatseverleri buluşturuyor. Tiyatrodan söyleşilere, konserlerden çocuk etkinliklerine kadar geniş bir yelpazeye yayılan programlara vatandaşlar ücretsiz olarak katılabiliyor. Sanatı toplumun tüm kesimleriyle buluşturmayı, vatandaşları günlük yaşamın yoğunluğundan uzaklaştırmayı ve kültür-sanata erişimi kolaylaştırmayı hedefleyen Samsun Büyükşehir Belediyesi, kasım ayını adeta bir "sanat şöleni"ne çevirdi. Resim sergilerinden tiyatrolara, söyleşilerden atölye çalışmalarına, konserlerden çocuk etkinliklerine kadar geniş bir yelpazeye yayılan programlar, şehrin kültürel yaşamına yeni bir soluk katıyor. Bu kapsamda, 7 Kasım’da Akademisyen Anne Saniye Bencik Kangal, Terme’de düzenlenen söyleşiyle vatandaşlarla bir araya geldi. 8 Kasım’da çocuklar için sahnelenen "Miyav Karnavalı" tiyatro oyunu, minik sanatseverlere keyifli anlar yaşattı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anısını yaşatmak ve Samsun’un kurtuluş mücadelesindeki özel yerini vurgulamak amacıyla hazırlanan "Atatürk ve Samsun" temalı sergi ise 10 Kasım’da sanatseverlerle buluştu ve 22 Kasım’a kadar devam edecek. 12 Kasım Çarşamba günü Müfit Can Saçıntı ile Uğur Batı, söyleşileri ile Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde Samsunlularla buluştu. 13 Kasım’da yine SBB Sanat Merkezi’nde "Ölü Ozanlar Derneği" sahnelendi. 14 Kasım’da ise Akademisyen Anne Saniye Bencik Kangal, bu kez Çarşamba Cemil Şensoy Kültür Merkezi’nde yeni bir söyleşiyle sanatseverlerle bir araya geldi. 15 Kasım Cumartesi günü SBB Sanat Merkezi’nde sahnelenen "Geri Dönüşüm Ormanı" çocuk tiyatrosu, iki seans halinde minik izleyicilerle buluştu. Aynı gün, Gri Koç (Gökhan Müftüoğlu) da Çarşamba Cemil Şensoy Kültür Merkezi’nde "Motivasyon Buluşmaları" ile gençlerle bir araya geldi. 16 Kasım Pazar günü Sadettin Acar "Sezai Karakoç Vefat Yıl Dönümü ve Anma Programı ile söyleşi gerçekleştirdi. 17 Kasım Pazartesi günü Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde Aşık Veysel’i Anma Programı düzenlendi. 17 Kasım ve 18 Kasım’da Alaçam ilçesinde Unutulmaya Yüz Tutmuş Çocuk Oyunları farklı okullarda çocuklarla buluştu. 19 Kasım Çarşamba günü ise Alaçam ilçesinde Unutulmaya Yüz Tutmuş Çocuk Oyunları farklı okullardaki çocuklarla buluşurken Canik Kültür Merkezi’nde ise Değerli Macera çocuk oyunu sahnelendi. 19 Kasım’da aynı zamanda Akademisyen Anne Saniye Bencik Kangal Bafra ilçesinde söyleşi gerçekleştirdi. 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne özel konser Samsun Büyükşehir Belediyesi düzenlediği etkinlik takviminde Öğretmenler Günü’ne de özel yer ayırdı. 24 Kasım Öğretmenler Günü programı kapsamında Halk Müziği Sanatçısı Şükriye Tutkun, Samsunlu sevenleriyle buluşacak. Birbirinden güzel eserleri bu anlamlı güne özel seslendirecek Şükriye Tutkun’un konser programı, 24 Kasım Pazartesi günü saat 20.00’de Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezinde gerçekleşecek. Vatandaşlar bu özel konsere ücretsiz olarak katılabilecekler. Etkinlikler kasım ayı boyunca devam edecek Şehrin kültürel yaşamına katkı sunmayı, sanatın birleştirici gücüyle toplumsal bilinci artırmayı hedefleyen Samsun Büyükşehir Belediyesi kasım ayı boyunca devam edecek etkinliklere tüm vatandaşları davet ediyor. Vatandaşlar detaylı program takvimine ise samsun.bel.tr adresinden ve Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarından ulaşabiliyor.
İş Sanat’ın 26’ncı sezon programında sürpriz isimler yer alıyor
20 Kasım 2025 Perşembe - 13:23 İş Sanat’ın 26’ncı sezon programında sürpriz isimler yer alıyor İş Sanat’ın 26’ncı sezon programında; dünyaca ünlü müzisyen Lisa Ekdahl, şarkıcı Buray, şarkıcı Feridun Düzağaç, dans gösterisi "Viva la Vida-A Tribute to Frida Kahlo" ve Bulutsuzluk Özlemi yer alacak. İş Sanat, çeşitliği ile dikkat çeken sezon programında özel konserleri seyircisiyle buluşturmaya devam ediyor. Dünyaca ünlü müzisyen Lisa Ekdahl, naif caz ve bossa nova yorumlarıyla; Buray, İş Sanat’a özel hazırladığı ‘Evdeki Sesler’ projesiyle ve Feridun Düzağaç en sevilen şarkılarıyla İş Kuleleri Salonu’nun konuğu olacak. Sezonun merakla beklenen dans gösterisi "Viva la Vida - A Tribute to Frida Kahlo", sanatçının tutku dolu hayatını sahneye taşıyacak. Bulutsuzluk Özlemi 40’ıncı yaşını akustik bir performans ile İş Sanat’ta kutlayacak. Frida Kahlo’ya ithafen: Viva La Vida Enrique Gasa Valga Dans Topluluğu, 20’nci yüzyıla damgasını vurmuş ressam Frida Kahlo’nun hiçbir zorluğa boyun eğmeyen ruhunu, ateşli tutkusunu ve derin acısını Viva La Vida gösterisiyle sahneye taşıyor. Koreografisini Enrique Gasa Valga’nın, orijinal müziklerini ise Roberto Tubaro’nun hazırladığı gösteride izleyiciler, Greta Marcolongo’nun etkileyici sesi ve orkestrası eşliğinde, Frida’nın eserlerine damga vuran duyguları dans aracılığıyla keşfedecek. 8 Nisan Çarşamba 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda sahnelenecek olan Viva la Vida, sanat tarihindeki en ilham verici kişiliklerden birinin yüreğine ve ruhuna bir yolculuk olacak. Lisa Ekdahl, İş Sanat’ta Sakin, duyarlı ve abartıdan uzak tarzıyla müzik listelerini altüst eden eserlere imza atan şarkıcı ve söz yazarı Lisa Ekdahl İstanbul’da. Kendi şarkılarının yanı sıra bossa nova ve caz yorumlarıyla tüm dünyada sadık bir hayran kitlesine sahip olan Ekdahl, dinamizmini koruyan kariyeri, üç Grammis ödülü ve öncü stiliyle 90’lardan bu yana dinleyicilere ve müzisyenlere ilham veriyor. Ekdahl, naif sesi, kendine has caz tınısı, yalın ve derinlikli müzikal anlatımıyla hafızalara kazınan şarkılarını 13 Mayıs Çarşamba akşamı 20.30’da İş Sanat dinleyicileri için seslendirecek. Buray kendi hikâyesiyle sahnede Hit şarkıları ve akustik ağırlıklı düzenlemeleriyle Türk pop müziğine yeni bir soluk getiren Buray, İş Sanat için özel olarak hazırladığı yeni projesi "Evdeki Sesler" ile 21 Nisan Salı akşamı 20.30’da sahnede olacak. Buray yeni projesinde, çocukluğundan itibaren hatıralarına eşlik eden şarkıları sahnede seyircisiyle paylaşacak. Bulutsuzluk Özlemi 40 yaşında Türk rock müzik tarihinin en etkili ve uzun soluklu topluluklarından Bulutsuzluk Özlemi, 40’ncı sanat yılını İş Sanat sahnesinde kutluyor. 80’lerden bu yana Anadolu rock türünde yakaladıkları güçlü sound ile geniş bir hayran kitlesi edinen topluluk, unutulmaz şarkılarının akustik düzenlemelerini, Semplice Quartet eşliğinde 6 Mayıs Çarşamba 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda yeniden yorumlayacak. Feridun Düzağaç’tan aşk şarkıları Türkçe rock ve akustik müziğin önemli isimlerinden Feridun Düzağaç, İş Sanat dinleyicileriyle 5 Şubat Perşembe akşamı 20.30’da buluşuyor. 1990’lardan itibaren kendine özgü tarzı, sade düzenlemeleri ve gitar melodileriyle müzikseverlerin beğenisini kazanan Düzağaç, aşkı ve hüznü lirik bir dille anlatan şarkılarını İş Kuleleri Salonu’nda söyleyecek. Yapılan açıklamaya göre, 26’ncı sezonun biletleri Biletix ve İş Sanat Ana Gişe’den temin edilebiliyor. Öğrencilere sunulan indirimli biletler İş Sanat Ana Gişe’den satın alınabiliyor. 65 yaş üzeri izleyiciler 3’üncü kategori biletlerini indirim imkânıyla İş Sanat Ana Gişe’den temin edebiliyor. Biletler Maximum Kart sahiplerine öğrenci kategorisi haricince indirim imkânıyla satılıyor. Öğrenci biletleri, geçerli öğrenci kimliği ibrazı ile satılıyor.
Bakan Ersoy: "Nisan-Mayıs aylarında özellikle erken rezervasyon indirimlerini erkenden kapatmayın"
20 Kasım 2025 Perşembe - 12:55 Bakan Ersoy: "Nisan-Mayıs aylarında özellikle erken rezervasyon indirimlerini erkenden kapatmayın" Antalya’da düzenlenen 15. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Nisan ve Mayıs aylarına yönelik teşvikleri hatırlatarak, "Kış sübvansiyonlarını yeniden başlattık, vergi ve hizmet indirimlerini bu döneme yaydık, bilet fiyatları da yüzde 5 geriledi. Ama artık tüm kesimler taşın altına elini koymalı" dedi. Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde 5 yıldızlı bir otelde Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği’nce (AKTOB) "Design the Difference with New Strategies" temasıyla bu yıl 15’incisi düzenlenen Uluslararası Resort Turizm Kongresi, sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katılım sağladığı kongrede turizmin dönüşüm süreci, yeni pazar dinamikleri, global riskleri, dijitalleşme ve rekabetin değişen kuralları ele alındı. "2025 rezervasyonları olumsuzluklara rağmen güçlü ilerliyor" Burada konuşan Bakan Ersoy, 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rusya-Ukrayna savaşının etkileri, 23 Nisan İstanbul depremi, Hindistan-Pakistan savaşı ve İsrail-İran geriliminin rezervasyon akışını yavaşlattığını hatırlatan Ersoy, buna rağmen hedeflerin tek tek aşıldığını söyledi. Türkiye’nin bu yılın ilk dokuz ayında 50 milyon ziyaretçi ağırladığını belirten Ersoy, gecelik turist harcamasının yüzde 9 artışla 116 dolara çıktığını, turizm gelirinin ise yüzde 5,7 yükselerek 50 milyar doları geçtiğini açıkladı. Arkeoloji çalışmalarının ulaştığı seviye, gece müzeciliği uygulaması, MICHELIN Guide genişlemesi, Neolitik Çağ keşiflerinin uluslararası etkisi ve turizm köyleri projelerindeki gelişmeleri detaylandıran Ersoy, 2026’da 800 arkeolojik çalışma yürütüleceğini söyledi. "Erken rezervasyon indirimlerini kapatmayın" Bakan Ersoy, hava yolu teşvikleri ve mevsim kaymalarıyla ilgili olarak sektöre kritik bir çağrı yaptı. Ersoy, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Özellikle biliyorsunuz bu sene itibarıyla bitmiş olan kış sübvanseleri var. Devlet Hava Meydanı’nın havalimanlarında, Antalya’da, Dalaman Havalimanı’nda uyguladığı, öncelikle o uygulamayı tekrar başlattık. İkinci olarak yüzde 50’lik vergi indirim uygulamasını Nisan ve Mayıs’ı dahil edecek şekilde genişlettik. Eskiden sadece Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart aylarını kapsıyordu. Şimdi Nisan ve Mayıs aylarında kapsıyor. Aynı şekilde havalimanı otoriterleriyle, DHM operatörleriyle ve havalimanı işletmecileriyle konuşarak, uçakların Nisan ve Mayıs ayına denk gelen hizmet indirimlerinde yüzde onluk indirim yaptık ve uçaklar da bunların sonucu olarak Nisan ve Mayıs itibariyle bu iki ay için özellikle yüzde beşlik bilet fiyatlarını aşağıya çektiler. Tur operatörlerine de bilgi verildi. Bu noktada hepimizin taşın altına elini koyması gerekiyor. Nisan-Mayıs aylarında özellikle erken rezervasyon indirimlerini geçen sene olduğu gibi erkenden kapatmamamız gerekiyor. Rus bayramı için konuşmuyorum ama özel bayram dönemleri hariç. Rezervasyonlar dolana kadar indirimleri korumalıyız. Birden satışlar iyi gidiyor diye hızlı bir şekilde kapatmamamız gerekiyor. Hep birlikte bu manevraya sahip çıkarsak sonuç alırız ve önümüzdeki sene de dahil olmak üzere bu süreci uzatırız." Bakan Ersoy, mevsim kaymalarının devam edeceğini, rakip Körfez ülkelerinin turizm yatırımlarını artırdığını ve Türkiye’nin bu rekabete seyirci kalmayacağını da vurguladı. "Turizmde bildiğimiz dönemi geride bıraktık" AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, turizmde artık nitelik ve özgün stratejilerin belirleyici olduğuna dikkat çekti. Kavaloğlu, "Artık turizmde ‘iyi olmak’ yetmiyor. ‘Ben de varım’ demek, ‘ben de aynı ürünü sunuyorum’ demek, rekabette bizi bir adım ileri taşımıyor. Başarı, fark sağlayan, kendi özgün hikâyesini cesurca anlatan destinasyonların elinde" dedi. Pandemi sonrası değişen seyahat motivasyonları, iklim krizi, yapay zekâ, jeopolitik belirsizlikler ve ekonomik dalgalanmaların sektörü yeniden tasarlamayı zorunlu kıldığını belirten Kavaloğlu, Antalya’nın sahip olduğu fiyat-kalite dengesi, hava yolu kapasitesi, konaklama altyapısı ve genç nüfusu ile rekabette öne çıktığını ifade etti. Kavaloğlu, "Bizim hedef rakiplerimiz Fransa, İspanya ve İtalya’dır. Yükselen sabit maliyetlerin döviz kurundaki artışın üzerinde seyretmesi ise fiyat-performans rekabetindeki avantajımızı azaltıyor. Tüm bu zorluklara rağmen, fayda-maliyet dengesini her zaman misafirlerimizin lehine korumaya devam ediyor, rakiplerimizle var gücümüzle yarışıyoruz. Ülkemizde 2025 yılının ilk 10 ayında gerçekleşen gecelemelerin yüzde 60’tan fazlası şehrimizde yapılmıştır. Bu yıl yakaladığımız güçlü performans, 2026 yılına da büyük bir umutla girmemizi sağlıyor. Önümüzdeki yıl, tüm zorluklara rağmen aşmamız gereken bir geçiş yılı olacaktır. Bizim rekabet modelimiz fiyat değil, değer rekabetidir. Bizim farkımız indirimli olmak değil, daha iyi olmaktır" diye konuştu. "Antalya turizmi büyürken Antalya halkının refahı da büyümeli" Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Dirgen Özdemir, kentin ağırladığı misafir sayısının sürdürülebilirlik açısından taşıma kapasitesini zorladığına dikkat çekti. Özdemir, "Antalya olarak gecelemenin yarısından fazlasını üstleniyoruz. Bu yoğunluğun taşıma kapasitesinin üzerine çıkması doğal ve kültürel zenginliklerimiz açısından risk taşıyor" dedi. Yerel yönetimlerin turizmden aldığı payın artırılmasının önemine değinen Özdemir, "Gerçek başarı; turizmin gelişirken Antalya halkının memnuniyetinin, yerel esnafın kazancının, çiftçinin ürününün değerinin artmasıdır" ifadelerini kullandı. "Turizm çok krizli bir sektör, buna hazır olmalıyız" Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya’nın her alanda Türkiye’nin en büyük turizm merkezi olduğunu, ancak bunun bir konfor alanı sağlamaması gerektiğini söyledi. Şahin, "Yeni rekabet alanları, yeni destinasyonlar geliyor. Çoklu krizlere hazır olmalıyız. Turizm sektörü krizlere şerbetli olmak zorunda" dedi. "Hiçbir ambargo Kıbrıs Türk halkının iradesinden güçlü değildir" KKTC Başbakanı Ünal Üstel de, Rum yönetiminin yıllardır uyguladığı kısıtlamaların uluslararası seyahat özgürlüğü ve turizm etiğiyle uyuşmadığını belirterek, "Hiçbir ambargo Kıbrıs Türk halkının iradesinden, üretiminden ve turizm vizyonundan daha güçlü değildir" dedi. Direkt uçuşların siyasi gerekçelerle engellenmesinin çağ dışı olduğunu ifade eden Üstel, buna rağmen KKTC’nin Akdeniz’in yükselen destinasyonlarından biri haline geldiğini söyledi.
Bakan Ersoy: "Nisan-Mayıs aylarında özellikle erken rezervasyon indirimlerini erkenden kapatmayın"
20 Kasım 2025 Perşembe - 12:43 Bakan Ersoy: "Nisan-Mayıs aylarında özellikle erken rezervasyon indirimlerini erkenden kapatmayın" Antalya’da düzenlenen 15. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde turizmin dönüşüm süreci, yeni rekabet şartları ve sektörü bekleyen riskler değerlendirildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, nisan ve mayıs aylarına yönelik teşvikleri hatırlatarak, "Kış sübvansiyonlarını yeniden başlattık, vergi ve hizmet indirimlerini bu döneme yaydık, bilet fiyatları da yüzde 5 geriledi. Ama artık tüm kesimler taşın altına elini koymalı, Nisan-Mayıs aylarında özellikle erken rezervasyon indirimlerini geçen sene olduğu gibi erkenden kapatmamamız gerekiyor" dedi. Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde AKTOB tarafından bu yıl 15’incisi düzenlenen Uluslararası Resort Turizm Kongresi, "Design the Difference with New Strategies" temasıyla gerçekleştirildi. Turizmin dönüşüm sürecini, yeni pazar dinamiklerini, global riskleri, dijitalleşmeyi ve rekabetin değişen kurallarını ele alan kongre, 5 yıldızlı bir otelde sektör temsilcilerini bir araya getirdi. "Turizmde bildiğimiz dönemi geride bıraktık" Açılış konuşmasını yapan AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, turizmde artık nitelik ve özgün stratejilerin belirleyici olduğuna dikkat çekti. Kavaloğlu, "Artık turizmde ‘iyi olmak’ yetmiyor. ‘Ben de varım’ demek, ‘ben de aynı ürünü sunuyorum’ demek, rekabette bizi bir adım ileri taşımıyor. Başarı, fark sağlayan, kendi özgün hikâyesini cesurca anlatan destinasyonların elinde" dedi. Pandemi sonrası değişen seyahat motivasyonları, iklim krizi, yapay zekâ, jeopolitik belirsizlikler ve ekonomik dalgalanmaların sektörü yeniden tasarlamayı zorunlu kıldığını belirten Kavaloğlu, Antalya’nın sahip olduğu fiyat-kalite dengesi, hava yolu kapasitesi, konaklama altyapısı ve genç nüfusu ile rekabette öne çıktığını ifade etti. Kavaloğlu, "Bizim hedef rakiplerimiz Fransa, İspanya ve İtalya’dır. Yükselen sabit maliyetlerin döviz kurundaki artışın üzerinde seyretmesi ise fiyat-performans rekabetindeki avantajımızı azaltıyor. Tüm bu zorluklara rağmen, fayda-maliyet dengesini her zaman misafirlerimizin lehine korumaya devam ediyor, rakiplerimizle var gücümüzle yarışıyoruz. Ülkemizde 2025 yılının ilk 10 ayında gerçekleşen gecelemelerin yüzde 60’tan fazlası şehrimizde yapılmıştır. Bu yıl yakaladığımız güçlü performans, 2026 yılına da büyük bir umutla girmemizi sağlıyor. Önümüzdeki yıl, tüm zorluklara rağmen aşmamız gereken bir geçiş yılı olacaktır. Bizim rekabet modelimiz fiyat değil, değer rekabetidir. Bizim farkımız indirimli olmak değil, daha iyi olmaktır" sözleriyle konuşmasını tamamladı. "Antalya turizmi büyürken Antalya halkının refahı da büyümeli" Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Dirgen Özdemir, kentin ağırladığı misafir sayısının sürdürülebilirlik açısından taşıma kapasitesini zorladığına dikkat çekti. Özdemir, "Antalya olarak gecelemenin yarısından fazlasını üstleniyoruz. Bu yoğunluğun taşıma kapasitesinin üzerine çıkması doğal ve kültürel zenginliklerimiz açısından risk taşıyor" dedi. Yerel yönetimlerin turizmden aldığı payın artırılmasının önemine değinen Özdemir, "Gerçek başarı; turizmin gelişirken Antalya halkının memnuniyetinin, yerel esnafın kazancının, çiftçinin ürününün değerinin artmasıdır" ifadelerini kullandı. "Turizm çok krizli bir sektör, buna hazır olmalıyız" Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya’nın her alanda Türkiye’nin en büyük turizm merkezi olduğunu, ancak bunun bir konfor alanı sağlamaması gerektiğini söyledi. Şahin, "Yeni rekabet alanları, yeni destinasyonlar geliyor. Çoklu krizlere hazır olmalıyız. Turizm sektörü krizlere şerbetli olmak zorunda" dedi. "2025 rezervasyonları olumsuzluklara rağmen güçlü ilerliyor" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuşmasında 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Rusya-Ukrayna savaşının etkileri, 23 Nisan İstanbul depremi, Hindistan-Pakistan savaşı ve İsrail-İran geriliminin rezervasyon akışını yavaşlattığını hatırlatan Ersoy, buna rağmen hedeflerin tek tek aşıldığını söyledi. Türkiye’nin bu yılın ilk dokuz ayında 50 milyon ziyaretçi ağırladığını belirten Ersoy, gecelik turist harcamasının yüzde 9 artışla 116 dolara çıktığını, turizm gelirinin ise yüzde 5,7 yükselerek 50 milyar doları geçtiğini açıkladı. Arkeoloji çalışmalarının ulaştığı seviye, gece müzeciliği uygulaması, MICHELIN Guide genişlemesi, Neolitik Çağ keşiflerinin uluslararası etkisi ve turizm köyleri projelerindeki gelişmeleri detaylandıran Ersoy, 2026’da 800 arkeolojik çalışma yürütüleceğini söyledi. "Erken rezervasyon indirimlerini kapatmayın" Bakan Ersoy, hava yolu teşvikleri ve mevsim kaymalarıyla ilgili olarak sektöre kritik bir çağrı yaptı. Ersoy, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Özellikle biliyorsunuz bu sene itibarıyla bitmiş olan kış sübvanseleri var Devlet Hava Meydanı’nın havalimanlarında, Antalya’da, Dalaman Havalimanı’nda uyguladığı, öncelikle o uygulamayı tekrar başlattık. İkinci olarak yüzde ellilik vergi indirim uygulamasını Nisan ve Mayıs’ı dahil edecek şekilde genişlettik. Eskiden sadece Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart aylarını kapsıyordu. Şimdi Nisan ve Mayıs aylarında kapsıyor. Aynı şekilde havalimanı otoriterleriyle, DHM operatörleriyle ve havalimanı işletmecileriyle konuşarak, uçakların Nisan ve Mayıs ayına denk gelen hizmet indirimlerinde yüzde onluk indirim yaptık . Ve uçaklar da bunların sonucu olarak Nisan ve Mayıs itibariyle bu iki ay için özellikle yüzde beşlik bilet fiyatlarını aşağıya çektiler. Tur operatörlerine de bilgi verildi. Bu noktada hepimizin taşın altına elini koyması gerekiyor. Nisan-Mayıs aylarında özellikle erken rezervasyon indirimlerini geçen sene olduğu gibi erkenden kapatmamamız gerekiyor. Rus bayramı için konuşmuyorum ama özel bayram dönemleri hariç. Rezervasyonlar dolana kadar indirimleri korumalıyız. Birden satışlar iyi gidiyor diye hızlı bir şekilde kapatmamamız gerekiyor. Hep birlikte bu manevraya sahip çıkarsak sonuç alırız ve önümüzdeki sene de dahil olmak üzere bu süreci uzatırız." Ersoy, mevsim kaymalarının devam edeceğini, rakip Körfez ülkelerinin turizm yatırımlarını artırdığını ve Türkiye’nin bu rekabete seyirci kalmayacağını da vurguladı. "Hiçbir ambargo Kıbrıs Türk halkının iradesinden güçlü değildir" Kongrede konuşan KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Rum yönetiminin yıllardır uyguladığı kısıtlamaların uluslararası seyahat özgürlüğü ve turizm etiğiyle uyuşmadığını belirterek, "Hiçbir ambargo Kıbrıs Türk halkının iradesinden, üretiminden ve turizm vizyonundan daha güçlü değildir" dedi. Direct uçuşların siyasi gerekçelerle engellenmesinin çağ dışı olduğunu ifade eden Üstel, buna rağmen KKTC’nin Akdeniz’in yükselen destinasyonlarından biri haline geldiğini söyledi.
Japon ailesinin dönüşümü konuşuldu: Tokyo hikayesi Sakarya’da izleyiciyle buluştu
20 Kasım 2025 Perşembe - 12:37 Japon ailesinin dönüşümü konuşuldu: Tokyo hikayesi Sakarya’da izleyiciyle buluştu Sakarya Büyükşehir Belediyesi kültür sanat etkinliklerinde Tokyo Hikayesi filmi gösterildi, ardından modernleşen Japonya ve aile yapısındaki dönüşümler üzerine Doç. Dr. Serhat Yetimova ile söyleşi gerçekleştirildi. Ozu’nun klasikleşmiş yapımının ele alındığı programda film estetiği, dönem okumaları ve günümüz dünyasına uzanan mesajlar konuşuldu. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kasım kültür sanat programı çerçevesinde, Yasujiro Ozu’nun şaheserlerinden Tokyo Hikâyesi filminin gösterimi Ofis Sanat Merkezi’nde izleyiciyle buluştu. Gösterimin ardından Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhat Yetimova, "Modernleşen Japonya ve Çözülen Aile Bağları" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Yetimova, konuşmasında bir filmin etkisinin perdede gördüğümüz hikayeyle sınırlı olmadığını vurgulayarak, "Asıl film, perdedeki hikaye bittiğinde başlar. Çünkü başlangıç noktası bizim algımızdır; duygularımızın o hikâyeyle birlikte çeşitlenmesi çok daha önemlidir. Film size bir şey anlatır ama mesele sizin ne anladığınız, hangi anlamları çıkardığınızdır. Biz bunu konuşmaya başladığımız anda ‘asıl film şimdi başlıyor’ derim" dedi. 1950’leri anlatan bir yapımın bugüne nasıl ışık tuttuğunu tartışmanın önemine değinen Yetimova, Ozu sinemasının zamansız bir derinlik sunduğunu belirterek, "Bir film, dönemi aşarak bugünle bağ kurduruyor, modern dünyayı yorumluyor ve yeni tartışma alanları açıyorsa amacına ulaşmış demektir" diye konuştu. Programda katılımcılar Japon sinemasının anlatım diline ve modernleşme sürecinin aile yapısı üzerindeki etkilerine dair kapsamlı bir perspektif edinme fırsatı buldu. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, kültür sanat etkinlikleriyle sinemaseverleri farklı coğrafyalardan önemli eserlerle buluşturmaya devam ediyor.
Antalya Edebiyat Günleri’nde "Sanat, Nereye?" sergisi açılacak
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:51 Antalya Edebiyat Günleri’nde "Sanat, Nereye?" sergisi açılacak Muratpaşa Belediyesi’nin 21-23 Kasım tarihleri arasında 10’uncusunu düzenleyeceği Antalya Edebiyat Günleri kapsamında "Sanat, Nereye?" sergisi açılacak. Küratörlüğünü İbrahim Karaoğlu’nun yaptığı sergi, 21 Kasım Cuma günü saat 19.00’da Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak. Sergi, 43 ressamın eserlerinden oluşuyor. Belediye Başkanı Ümit Uysal, Antalya Edebiyat Günleri’nin 10 yıldır kentin kültür ve sanat hayatına önemli katkılar sunan bir buluşma noktası haline geldiğini söyledi. Etkinliğin edebiyatı farklı sanat disiplinleriyle bir araya getirerek özgün bir paylaşım alanı oluşturduğunu vurgulayan Başkan Uysal, "Bu kapsamda düzenlenen sergiler, sanatçıların üretimlerini yalnızca okumakla değil, görsel olarak da deneyimlemekle mümkün kılıyor" dedi. Küratör İbrahim Karaoğlu ise farklı kuşaklardan sanatçıların katılımıyla hazırlanan serginin Antalya Edebiyat Günleri’nin son yıllardaki temasıyla bütünlük oluşturduğunu belirtti. Karaoğlu, "Sergi, sanatçıların hem bugüne hem de geleceğe dair izlerini yansıtan bir seçki sunuyor" dedi. "Sanat, Nereye?" sergisi, 21 Kasım-21 Aralık tarihleri arasında bir ay boyunca ziyarete açık olacak ve ücretsiz gezilebilecek. Edebiyat Günleri Kaleiçi’nde şairleri buluşturacak Diğer yandan Antalya Edebiyat Günleri, 10’uncu yılında yaşayan antik kent Kaleiçi’nde şairleri buluşturacak. Abdülkadir Budak, Ahmet Telli, Ali Cengizkan, aynı zamanda etkinliğin gönüllü sanat yönetmenliğini yapan Ferruh Tunç, Mawar Marzuki, Nazmi Ağıl, Neşe Yaşın, Yunus Koray, Tarık Günersel ve Tuğrul Keskin, Kaleiçi’nde şiirlerini seslendirecek. Hesapçı ve Hıdırlık sokaklarının kesiştiği noktada düzenlenecek "Şairler Kaleiçi’nde" adlı etkinlik saat 14.00’te başlayacak.
Osmangazi’de 7’den 70’e felsefe yolculuğu başladı
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:41 Osmangazi’de 7’den 70’e felsefe yolculuğu başladı Osmangazi Belediyesi, felsefenin her yaş grubundan insana ulaşabilmesi ve bu düşünce biçiminin önemini vurgulamak amacıyla anlamlı bir projeyi hayata geçirdi. 1 yıl boyunca çeşitli konulara felsefi pencereden yaklaşımların ortaya konulacağı etkinliklerin ilki ‘Felsefe nedir?’ başlıklı panel ile gerçekleştirildi. Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Kent Konseyi ve Bursa Felsefe Kulübü işbirliği ile ‘Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları’, Dünya Felsefe Günü’nde başladı. Her ay farklı konuların felsefi bakış ile uzmanlar tarafından değerlendirileceği panelin ilki Şadırvanlı Han’da Bursalılar ile buluştu. Bursa Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Felsefe Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Becermen moderatörlüğünde felsefe öğretmenleri Nurcan Özdağlı ve Petek Tokyürek, ‘Felsefe nedir?’ sorusu etrafında önemli noktalara değindi. "Felsefe insanın olmazsa olmazıdır" Felsefenin her şeyden önce bir eleştirel düşünce biçimi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Metin Becermen, "Bir anlamda felsefe, olan bitene, sanatsal, bilimsel bakıştan farklı bir bakışı dile getiren bir düşünce biçimi olarak değerlendirilebilir. Felsefe, eleştirebilirliği ile birlikte bir anlamda yıkımı, diğer anlamda da bir düşünceyi inşa etmek demek" dedi. Felsefeyi hayatı anlamlandırma çabası olarak tanımlayan Nurcan Özdağlı da, "İnsan doğası gereği sosyal bir varlıktır. Felsefeyi kabaca düşünmek olarak görürsek, insanın olmazsa olmazıdır. Toplumsal olarak da olmak zorundadır. Çünkü kuralların nasıl konulacağı, yönetimin nasıl olacağı gibi her konuda felsefe vardır. Felsefe, topluma sevdirilmelidir" diye konuştu. Panelde görüşlerini paylaşan Petek Tokyürek ise, "Bunca kişinin burada toplanmasının tek bir sebebi var. Hala içimizde duyduğumuz sorulara bir cevap arayışı. İnanın, buradaki herkes bunun peşinde olduğu için, bu ortamların arayışı içerisinde" yorumunda bulundu. "Herkesin felsefe ile ilgilenebildiği, sevebildiği bir altyapı oluşturma amacındayız" Konferansın başlangıcının Dünya Felsefe Günü’nde yapıldığını ve etkinliklerin her ay olmak üzere önümüzdeki bir yıla yayılacağını kaydeden Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Sosyolog Mutlu Çınar, amaçlarının herkese felsefeyi sevdirmek olduğunu dile getirdi. Çınar, "Aralık ayında Dünya Hakları Günü’ne felsefi pencereden bakış ile devam edeceğiz. Ocak ayında da Dünya Mantık Günü’nde yine mantık yaklaşımına felsefi bir dokunuş ile sürecek. Bu etkinlikleri bir yıla yaymayı istiyoruz. Bunu yaparken de Osmangazi Belediyesi’nin geçmiş yıllarda yaptığı çocuklara felsefeyi sevdiren çalışmalar ile beraber 7’den 70’e herkesin felsefe ile ilgilenebildiği, sevebildiği bir altyapı oluşturma hedefindeyiz" açıklamasını yaptı. Bursa Felsefe Kulübü Başkanı Gürkan Kaya da, Osmangazi Belediyesi, Osmangazi ve Kent Konseyi işbirliği ile kent kültürü ve kentlilik bilincinin oluşması noktasında kentin böylesine bir tarihi dokusunda felsefenin yaşayan bir etkinlik olması için adımlar attıklarını dile getirdi. Felsefenin ortaya çıkışının, öneminin ve gerekliliğinin esas alındığı paneli Bursalılar da dikkatle takip etti. Prof. Dr. Metin Becermen, Sosyolog Mutlu Çınar, felsefe öğretmenleri Nurcan Özdağlı ve Petek Tokyürek ile kulüp başkanı Gürkan Kaya, etkinlik için Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür etti.
Yozgat’ta 8 asırlık Çınçınlı Sultan Han ilgi bekliyor
20 Kasım 2025 Perşembe - 10:16 Yozgat’ta 8 asırlık Çınçınlı Sultan Han ilgi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde büyük bölümü yıkılan, duvar kaplamalarının söküldüğü ve içinin molozlarla dolduğu görülen 8 asırlık Çınçınlı Sultan Hanı ilgi bekliyor. Saraykent ilçesinde tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve ‘Eski Han’ olarak da bilinen 1240-1241 yıllarında Valide Sultan Melike Mahperi Hatun tarafından yaptırılan Çınçınlı Sultan Hanı, günümüzde harap haliyle dikkat çekiyor. Dikdörtgen planlı ve doğu-batı doğrultulu inşa edilen hanın batı duvarı tamamen ortadan kalkmış durumda. Mevcut izlerden yapının birbirine bitişik tonozla örtülü dört mekandan oluştuğu anlaşılsa da iç dolgulardan dolayı hanın gerçek mimarisi tam olarak seçilemiyor. Güneybatısında müştemilat kalıntıları bulunan yapının temel seviyesinin ise bugün görünen yüzeyden çok daha aşağıda olduğu tahmin ediliyor. Dron kamerasıyla görüntülenen hanın büyük bölümünün yıkıldığı, duvar kaplamalarının söküldüğü ve yapının içinin moloz taşlarla dolduğu görüldü. Bölge sakinlerinden Hüseyin Atak, hanın geçmişte yaşadığı tahribata dikkat çekerek, "Benim çocukluğumdan beri böyle duruyor. Bu taşları sökerlerdi. Hatta burada bir tarihi hamam vardı. Böyle mermer direkleri yatıyordu. Buradan taşları sökerlerdi, evlere, işte camiye taşırlardı. Yozgat’ın Kurşunlu Camii’ne bile gittiği söyleniyor o zaman ben çocukken. Bu taşları söktüler. Yoksa bu yüzeyler düzgündü. Eskiden de koruma yoktu ama şimdi tabii koruma altında. Kimse dokunmuyor şu anda. Sit alanı oldu zaten. Üniversiteden geldiler, buranın çatı katı olduğu, 3 kat olduğu söylendi. Aşağıda iki kat daha, hatta bozulmamış odalar da olabilir diyorlar. Ziyaretçileri oluyor. Normal vatandaş çok geliyor. Biz burayı merak ettik diyorlar" şeklinde konuştu. Kayseri’den ilçeye ziyarete gelen Ömer Faruk Deliküçük ise karşılaştığı manzaranın kendisini üzdüğünü ifade ederek, "Burada bir arkadaşı ziyarete geldim. Tabii buranın da tarihi eser olduğunu duydum kaplıcaların yanında, gezmeye geldim. Fakat böyle bir harabeye dönüştüğünü, böyle bir şeyle karşılaşacağımı hiç ümit etmiyordum. Yani böyle tarihi eserlerimizin yok olmasına inanın ki üzülüyoruz. Devlet büyüklerimize de buradan sesleniyoruz. İnşallah tarihimizi gelecek kuşaklara tanıtmak için buraya el atacaklarını düşünüyorum" dedi.
Roman kahramanı değil, gerçek bir yiğit
20 Kasım 2025 Perşembe - 09:54 Roman kahramanı değil, gerçek bir yiğit Araştırmacı Taner Özdemir, Balkan Savaşları dönemine ait dikkat çekici bir belgeyi gün yüzüne çıkardı. Osmanlı arşivlerinde yer alan belge, Çatalca Muharebeleri sırasında şehit olan Topçu Yüzbaşı Mahmut Laçin Efendi’nin adının, yeni kurulan ağır bataryaya verildiğini ve birliğin resmî kayıtlara "Şehit Laçin Bataryası" olarak geçtiğini doğruluyor. 1912’de başlayan Balkan Savaşları, Osmanlı Devleti’nin askerî ve toplumsal yapısını derinden sarstığını hatırlatan Taner Özdemir , "Kırkkilise’den İstanbul kapılarına kadar uzanan bir savunma mücadelesi yaşanmıştı. Bu hat üzerinde görev yapan isimlerden biri de Erzurum’un Bakırcı Mahallesi’nden çıkan, 3. Nizamiye Fırkası’na bağlı Sahra Topçu 9. Alay’ın 2. Taburu’nda görev yapan Topçu Yüzbaşı Mahmut Laçin idi. Laçin, savaş boyunca hem topçu birliklerinde gösterdiği dirayet hem de askerî disipliniyle dikkat çeken bir subaydı" dedi. Tedaviyi Bırakıp Birliğine Dönen Bir Kahraman Özdemir, belgelerde yer alan ifadelerde, Yüzbaşı Mahmut Laçin’in Kırkkilise ve Vize muharebelerinde yaralandığını hatırlatarak; şöyle devam etti, "İstanbul’da tedavisi sürerken cephedeki ağır durum nedeniyle iyileşmeyi beklemeden görevine döndüğünü gösteriyor. Kısa bir süre sonra Çatalca Muharebesi’nde şehit düşen Laçin için komutanlık özel bir karar aldı: Birlik bölgesinde kurulacak ağır bataryaya onun adı verilecekti. Resmî belge bu durumu şöyle kayıt altına aldı: "Şehit olan Yüzbaşı Mahmut Laçin Efendi’nin hatırasının yaşatılması maksadıyla tesis edilen ağır batarya mıntıkasında ‘Şehit Laçin Bataryası’ adının kullanılması uygun görülmüştür." Savaşta iki paşanın önemi Balkan Harbi’nin kaotik günlerinde Osmanlı ordusunun yeniden toparlanma çabasında iki önemli komutanın öne çıktığını vurgulayan Özdemir, "Hafız Hakkı Paşa, Doğu Trakya savunmasında kritik görevler üstlenmiş, geri çekilme dönemlerinde ordunun moral düzenini korumaya çalışmış. Çatalca savunma hattının oluşturulmasında aktif rol almıştı. Subay kadrolarının disiplini büyük ölçüde onun sahadaki duruşuyla desteklenmişti. Hasan İzzet Paşa ise; Lüleburgaz ve Çatalca çevresinde ordunun savunma hatlarını kuran paşalardan biriydi. Geri çekilme ve karşı taarruz arasındaki dengeyi sağlayarak askeri birliklerin düzenli hareket etmesini mümkün kılmıştı. Bu iki komutanın oluşturduğu savunma omurgası, Yüzbaşı Mahmut Laçin gibi fedakâr subayların kahramanlıklarının sahnelendiği savaş hattını şekillendiren önemli unsurlar arasındaydı" şeklinde konuştu. Taner Özdemir: "Tarihî hafızaya düşen değerli bir not" Arşiv belgesini inceleyen TDED Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir, bu keşfin hem askerî tarih hem de edebiyat açısından kıymetli olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bu belge, Balkan Savaşlarının zor şartları altında görev yapan Erzurumlu bir subayın hem cephede hem de belgelerde onurlandırıldığını gösteriyor. Yüzbaşı Mahmut Laçin, fedakârlığı ve sadakatiyle örnek bir karakter. Adının bir bataryaya verilmesi, Osmanlı ordusunun ona duyduğu saygıyı yansıtıyor." Laçin’in adı edebiyatta da yaşatıldı: Aka Gündüz’ün Yayla Kızı Ortaya çıkan belgelerin yalnızca askerî kayıtlarla sınırlı olmadığını belirten Özdemir. " Araştırmalar, Aka Gündüz’ün ünlü romanı Yayla Kızında da Yüzbaşı Mahmut (Mahmud) Laçin Efendi’den bahsedildiğini gösteriyor. Balkan Harbi’nin toplumsal yıkımını edebiyata aktaran Aka Gündüz, Laçin’in hatırasını roman düzleminde de ölümsüzleştirmişti. Taner Özdemir tarafından ortaya çıkarılan bu belge ve Aka Gündüz’ün romanındaki referans, bir Erzurumlu subayın Balkan Savaşlarındaki kahramanlığının hem resmî kayıtlarda hem de Türk edebiyatında yer aldığını ortaya koyuyor. TDED Erzurum Şubesi’nin çalışması, kent kültürüne yeni bir tarihî değer kazandırırken, Balkan Savaşları döneminde gölgede kalmış birçok askerin yeniden araştırılması gerektiğini de gündeme getiriyor" diye konuştu.