DÜNYA - 09 Mart 2026 Pazartesi 13:44 | Son Güncelleme : 09 Mart 2026 Pazartesi 13:48

Putin’den İran’ın yeni lideri Hamaney’e tebrik

A
A
A
Putin’den İran’ın yeni lideri Hamaney’e tebrik

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yeni İran’ın dini lideri seçilen Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’i tebrik ederek, "Tahran’a sarsılmaz desteğimizi ve İranlı dostlarımızla olan dayanışmamızı bir kez daha ifade etmek isterim" dedi.

İran’da ABD ve İsrail’in saldırılarında hayatını kaybeden İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in ardından başlayan liderlik süreci sonuçlandı. İran Anayasası uyarınca ülkenin en üst siyasi ve dini makamı olan dini liderin belirlenmesi için toplanan Uzmanlar Meclisi, yaptığı oylama sonucunda Ali Hamaney’in oğlu Mücteba Hamaney’i oy çoğunluğuyla ülkenin yeni dini lideri olarak seçti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Mücteba Hamaney’i tebrik eden ilk isimlerden biri oldu. Putin, "İran’ın silahlı saldırılarda mücadele ettiği bir dönemde bu yüksek pozisyondaki göreviniz şüphesiz cesaret ve kararlılık gerektirecektir. Babanızın çalışmalarını gururla sürdüreceğinizden ve İran halkını ciddi sınamalar karşısında bir araya getireceğinizden eminim" ifadelerini kullandı.

"Tahran’a sarsılmaz desteğimizi ve İranlı dostlarımızla olan dayanışmamızı bir kez daha ifade etmek isterim" diyen Putin, Rusya’nın İran’ın güvenilir ortağı olduğunu ve olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi. Putin, tebrik mesajını " Karşılaşacağız zorlu görevleri başarıyla çözmenizi dilerim" sözleriyle sonlandırdı.

Ali Hamaney, ABD ve İsrail’in saldırıları sırasında hayatını kaybetmişti.

İran’da dini lider, ülkenin en üst siyasi ve askeri otoritesi olarak kabul edilmektedir. Dini lider aynı zamanda silahlı kuvvetlerin başkomutanı olup, Yargı erkinin üst düzey yetkililerini ve bazı önemli kurumların yöneticilerini atama, devlet televizyonunun yönetimini belirleme gibi geniş yetkilere sahiptir. Ülkenin genel politikalarının belirlenmesinde ve stratejik kararlarında da belirleyici rol oynayan dini lider, İran’daki siyasi sistemin en güçlü makamı olarak görülmektedir.

Mücteba Hamaney kimdir

Mücteba Hamaney, İran’ın önceki dini lideri Ali Hamaney’in ikinci oğludur. 1969 yılında başkent Tahran’da doğan Mücteba Hamaney, dini eğitimini İran’ın önemli ilim merkezlerinden biri olan Kum kentinde aldı. Dini ilimler alanında eğitim gördü ve uzun yıllar boyunca Kum’daki dini çevrelerde faaliyet gösterdi.

Kamuoyunda genellikle daha az görünür bir profil çizen Mücteba Hamaney, resmi bir devlet görevinde bulunmamasına rağmen İran’daki siyasi ve dini çevrelerde adı zaman zaman gündeme gelen isimlerden biri olarak biliniyor. Özellikle son yıllarda İran’daki siyasi gelişmeler ve muhtemel liderlik tartışmaları gündeme geldiğinde Hamaney’in adı sık sık anılan isimler arasında yer aldı.

Uzun yıllar boyunca daha çok dini çevrelerde faaliyet gösteren ve kamuoyunda sınırlı sayıda programda görülen Mücteba Hamaney’in, İran’daki güç dengeleri ve siyasi yapı içinde etkili olabileceği yönünde çeşitli değerlendirmeler yapılmaktadır.
İran’da dini lider nasıl seçiliyor

İran’da dini lider, ülkenin en üst siyasi ve dini otoritesi olarak kabul ediliyor. Dini lider, İran Anayasası’na göre Uzmanlar Meclisi tarafından seçiliyor. 88 din adamından oluşan Uzmanlar Meclisi üyeleri ise halk tarafından yapılan seçimlerle belirleniyor.
Uzmanlar Meclisi’nin temel görevlerinden biri, dini lideri seçmek ve gerekli görülmesi halinde görevden alabilme yetkisine sahip olmaktır. Dini liderin hayatını kaybetmesi veya görevini sürdürememesi durumunda Uzmanlar Meclisi toplanarak yeni lideri belirliyor.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Genç veri bilimciler DATAFEST’te sektörün uzman isimleriyle buluştu Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan öğrencileri sektör profesyonelleriyle bir araya getirdi. Etkinlikte siber güvenlik, bulut teknolojileri ve dijital dönüşüm başlıkları ele alınırken, gençlere teknoloji dünyasındaki kariyer fırsatlarına ilişkin önemli bilgiler aktarıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) bünyesinde faaliyet gösteren İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026 etkinliği, akademi ile teknoloji sektörünü buluşturan önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıktı. Veri bilimi, yazılım ve dijital teknolojilere ilgi duyan çok sayıda öğrencinin katıldığı etkinlikte, sektör temsilcileri hem güncel teknolojik gelişmeleri değerlendirdi hem de gençlere kariyer yolculuklarına ilişkin deneyimlerini aktardı. Siber güvenlik ve bulut teknolojileri ele alındı Etkinlik kapsamında teknoloji sektörünün deneyimli isimlerinden Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay tarafından gerçekleştirilen sunumda, dijital dönüşüm sürecinde kurumların karşı karşıya kaldığı siber güvenlik tehditleri ve bu tehditlere karşı geliştirilen yeni nesil çözümler ele alındı. Altay, güvenli dijital altyapıların kurumlar için stratejik önem taşıdığına dikkat çekerken, bulut teknolojilerinin kurumların operasyonel verimliliğini artıran önemli bir dönüşüm aracı haline geldiğini vurguladı. Sunumun ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde öğrenciler, sektörün güncel ihtiyaçları ve teknoloji alanındaki kariyer fırsatlarına ilişkin merak ettikleri soruları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı buldu. Gençlere kariyer yolculuğu tavsiyeleri Etkinlikte ayrıca Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram da öğrencilerle bir araya geldi. Bayram, yazılım geliştirme, veri analitiği ve siber güvenlik alanlarında kariyer hedefleyen gençlere sektörün beklentileri ve teknoloji dünyasında öne çıkmanın yolları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Teknoloji alanında sürdürülebilir başarı için sürekli öğrenmenin ve disiplinler arası bilgi birikiminin önemine dikkat çekti. Üniversite–sektör iş birliğine katkı DEÜ İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, öğrencilerin sektör profesyonelleriyle doğrudan temas kurmasına imkan sağlayan önemli bir platform olarak değerlendirildi. Topluluğun başkanlığını yürüten Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Batuhan Yiğit Hazar, etkinliğin veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan gençler için önemli bir deneyim sunduğunu ifade etti. Etkinlik çekilişle tamamlandı Programın sonunda düzenlenen çekilişte etkinliğe katılan öğrenciler arasında çeşitli hediyeler dağıtıldı. DATAFEST 2026, akademi ile teknoloji sektörü arasındaki etkileşimi güçlendiren ve genç yeteneklerin teknoloji dünyasıyla buluşmasına katkı sağlayan bir organizasyon olarak tamamlandı.
İzmir Dünyanın en küçük kitabı İzmir’de Türkiye’nin ilk kağıt ve kitap sanatları müzesi olan Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi, 2.4 x 2.9 milimetre ölçülerindeki dünyanın en küçük kitabına ev sahipliği yapıyor. Tarihi bir köşkte hizmet veren müze, kağıdın ve kitabın binlerce yıllık yolculuğunu nadide eserlerle meraklılarına sunuyor. Ege Üniversitesine bağlı eski Levanten köşklerinden 19. yüzyıla ait Ballian Konutu’nda 12 Aralık 2012’de kurulan müze, uluslararası alanda benzersiz bir konuma sahip bulunuyor. İçinde bir sanat galerisi de barındıran müzede, bin civarında obje kişi, kurum ve sanatçıların bağışlarıyla bir araya getirildi. Müzenin üst katında sergilenen ve ipek kağıda elle basılan milimetrik boyutlardaki kitap, ziyaretçilerin en çok dikkatini çeken eserlerin başında geliyor. Müzenin giriş katında kağıdın üretiminden sanat eserine dönüştüğü aşamalar sergilenirken, üst katında ise kitap sanatları, matbaa, sanatçı kitapları ve minyatür kitaplar gibi bölümler yer alıyor. Nadir eserler dikkat çekiyor Zengin bir koleksiyona sahip olan müzede; organik yazı malzemeleri, 15. yüzyıldan günümüze uzanan dünya renkli kağıtları, modern kağıt sanatı ve exlibris örnekleri sergileniyor. Matbaa bölümünde Gutenberg Matbaası’nda basılan orijinal inkunabel sayfası ile İbrahim Müteferrika Matbaası’nda basılan orijinal Vankulu Lügatı ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Sanatçı kitapları bölümünde Andy Warhol’a ait üç boyutlu kitaplar yer alırken, çocuk kitapları bölümünde ise Küçük Prens, Moby Dick ve Alice Harikalar Diyarında gibi eserlerin üç boyutlu versiyonları bulunuyor. Kitaplardaki ustalar bölümünde ise Picasso, Chagall ve Matisse gibi sanatçıların özgün baskı resimlerini içeren eserler yer alıyor. Müze, hafta içi her gün 09.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Milimetrik kitap büyük ilgi görüyor Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Seda Ağırbaş, karanlık odalarda sergilenen eserlerin cilt ve sanatsal detaylarının yakından incelenebildiğini aktardı. Müzenin evrensel bir nitelik taşıdığını vurgulayan Ağırbaş, "Alt katta kağıdın tarihçesi, papirüs ve parşömen gibi organik yazı malzemeleri ile kağıdın oluşum süreci yer alıyor. Ardından dünyanın renkli kağıdı ve uluslararası ile yerel sanatçıların eserleriyle kağıt sanatının geldiği nokta sergileniyor. Ölçüleri 2.4 x 2.9 milimetre olan, ipek kağıda elle basılmış çok minik bir kitabımız da müzemizde ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır." dedi. Eğitim işlevi ön planda Tarihi binanın iki katında hat, tezhip, minyatür, katı’ ve ebru gibi geleneksel kitap sanatlarına ait orijinal eserlerin yer aldığını kaydeden Ağırbaş, müzenin çok sayıda çalıştay, seminer ve sergiye ev sahipliği yaptığını söyledi. Her yıl Müzeler Haftası’nda koleksiyona uygun etkinlikler gerçekleştirdiklerini anlatan Ağırbaş, "Ziyaretçilerimiz sadece eserleri görmekle kalmayıp, kağıt ve kitap sanatları alanındaki pek çok etkinliğe de katılarak bu çalışmaları çok beğendiler. Müzelerin sadece sergileme değil, eğitim işlevi de bulunmaktadır. Nitekim hedef kitlemiz ilk ve ortaöğretimden üniversiteye kadar uzanıyor. Ağaç yaşken eğileceği düşüncesiyle çoğunlukla çocuklarımızı ve gençlerimizi hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. Dünyayı ayaklarımıza sermişler Müzede kağıda ve kitaba dair bine yakın objenin bulunduğunu dile getiren Ağırbaş, Türkiye’de bir ilk olan müzenin 2013 yılında özel müze statüsü kazandığını hatırlattı. Ziyaretçi defterine bırakılan bir notu çok anlamlı bulduğunu belirten Ağırbaş, "Defterimizde yer alan ’Dünyayı ayaklarımıza sermişler, haberimiz yok’ yazısı, müzenin kağıdın ve kitabın kültürel tarihine eşlik eden evrensel boyutunu kanıtlıyor" şeklinde konuştu.