YEREL HABERLER - 29 Ekim 2012 Pazartesi 18:16

"SLİ VE EÜAŞ`I KÜTAHYALILAR ALSIN"

A
A
A
"SLİ VE EÜAŞ`I KÜTAHYALILAR ALSIN"

AK Parti Kütahya Milletvekili Hasan Fehmi Kinay, özelleştirme kapsamındaki Seyitömer Linyitleri İşletmesi (SLİ) ve Elektrik Üretim A.Ş.`yi (EÜAŞ) Kütahyalılar`ın alması gerektiğini söyledi.
Kinay, yaptığı açıklamada, olası bir oluşuma kendisinin de destek vereceğini kaydetti.
Milletvekili Kinay, "Özelleştirme kapsamındaki Seyiömer Termik Santralı`nı Kütahyalılar olarak biz almalıyız. Bunun için öncülük edeceğim. Ne yapılacağını ve nasıl yapılacağını biliyorum. Bunun için sloganımız şu olmalı; `Kütahya alsın, Kütahya`da kalsın`. Oluşumu herkes desteklerse bu iş olur" dedi.
STK`LARIN GÖRÜŞÜ DE AYNI YÖNDEYDİ
Kütahya`da 18 Eylül günü Sultan Sofrası`nda bir araya gelen 60`a yakın sivil toplum örgütü yönetiçisi, Seyitömer Linyitleri (SLİ) ve Termik Santrali`nin özelleştirilmesi kararına tepki göstermiş ve özelleştirme kararının engellenememesi durumunda, bu iki kurumu Kütahyalılar`ın alması yönünde bir görüş benimsenmişti.
Bu arada, özelleştirme kapsamındaki 2 kurumla alakalı birleştirme çalışmalarına başlandığı öğrenildi. SLİ ve EÜAŞ`ın birleştikten sonra tek kurum olarak özelleştirmeye çıkarılacağı belirtildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Efsanelere konu olan Dipsizgöl renk değiştirdi, ziyaretçileri hayal kırıklığı yaşadı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından tabiat parkı ilan edilen Dipsizgöl renk değiştirdi, turkuaz rengi yerini adeta balçığa bıraktı. Sivas’ın Doğanşar ilçesinde yer alan Dipsizgöl, turkuaz rengi ve yüzeyini kaplayan yosunlarla adeta timsah gözünü andırıyordu. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından tabiat parkı ilan edilen göl, son günlerde etkili olan yoğun yağışların ardından renk değiştirdi. Görüntüsü kadar hakkındaki rivayetlerle dikkat çeken göl, bayram tatilinde de doğa severlerin durağı oldu. Ancak timsah gözünü andıran gölü görmek isteyenler hayal kırıklığı yaşadı. Derinliği 17 metreye kadar ölçülebilirken, yosunların daha derine inilmesine izin vermeyen gölde bilinmeyen bir nedenle su adeta balçığa dönüştü. Zeminden kaynayan göl suyundaki renk değişimine neyin neden olduğu bilinmese de son zamanlarda aralıksız devam eden yağışların etkilemiş olabileceği düşünülüyor. Gölün ziyaretçileri, gölde yaşanan renk değişiminin araştırılarak gölün eski görünümüne kavuşturulmasını istediler. "Nitelikli doğal koruma alanı" ve tabiat parkı ilan edilmişti Dipsizgöl, şelalesi ve mağarası, 2020 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce "nitelikli doğal koruma alanı" olarak tescillenmesinin ardından Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından tabiat parkı ilan edilmişti. Sivas’ın Doğanşan ilçesi sınırları içerisindeki göl, Sivas-Doğanşar karayolunun 60. kilometresinde yer alıyor.
Konya Bayram dönüşü için sürücülere uyarı Kurban Bayramı tatilinden dönüş yolculuğuna çıkacak sürücülere uzmanlardan uyarı geldi. İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, bayram trafiğinde acelecilik, yorgunluk ve dikkatsizliğin kazalara neden olabileceğini belirterek sürücülerin sabırlı olması gerektiğini söyledi. Bayram dönüşlerinde trafik yoğunluğunun arttığını ifade eden uzmanlar, sürücülerin yola çıkmadan önce araç kontrollerini mutlaka yapmaları gerektiğine ve kurban etlerinin taşınması sırasında araçlara aşırı yükleme yapılmamasına dikkat çekti. "Kesinlikle ağır bir şekilde araçları yüklemesinler" İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, "Mübarek Kurban Bayramını idrak ettik, dönüş yolculukları başlayacak. Burada yine en başta aracımızın kontrollerinin yapılması gerekiyor. Bunun yanı sıra köyümüzde veya başka illerde kurban kesen kardeşlerimiz neticede evlerine getirecekleri kurban etleri var. Bunlar taşıma sırasında kesinlikle ağır bir şekilde araçlarına yüklemesinler, buna dikkat etmemiz ve trafik kurallarına uymamız gerekiyor. Güvenlik kontrollerini almamız gerekiyor. Yoldaki risk faktörlerini değerlendirerek Karayolları Genel Müdürlüğü’nün web sitesinden bakarak riskli bölgelere bunlara da bakmamız gerekiyor. Bunun yanı sıra tabii ki cep telefonu ile seyahat esnasında uğraşmamamız gerekir" dedi. "Sürücülerimizin sabırlı olması gerekiyor" Sürücülerin sabırlı olması gerektiğine değinen Ramazan Ceylan, "Trafikteyken kesinlikle trafik işaret ve işaretçilerinin bize vermiş olduğu komutlara uymalıyız ki, hem kendimizi hem diğer yol kullanıcılarını riske atmayalım. Bayram yolculukları trafik yönünden yoğun olur. Bu noktada sürücülerimizin sabırlı olması gerekiyor. Yani kesinlikle varmak istediğim noktaya eğer sağ salim varmak istiyorsak bu kurallara uyacağız. Bunun yanı sıra sabırlı olacağız. Yani biz eğer sabretmezsek, stres yaparsak hem kendimizi hem yolcularımızı sıkıntıya düşürürüz hem de diğer yol kullanıcılarını tehlikeye atmış oluruz. Bu noktada biraz daha hassas olalım. Gideceğimiz yer 3 saatlik bir yoldur, biz 4 saatte gittiğimiz zaman hiçbir şey kaybetmeyiz" şeklinde konuştu. "Mola süresi de 45 dakikadan aşağı olmaması lazım" Yolculuk esnasında mola vermek gerektiğini söyleyen Ceylan, "Mola verelim, molaları değerlendirelim. Normal şartlarda binek araçlarda bir saat sınırlaması yok. Ancak ticari araçlarda bir günde zaten 9 saatten fazla araç kullanılamaz. Bunda da en az bir mola vermesi gerekiyor. Mola süresi de 45 dakikadan aşağı olmaması lazım. Biz hususi araçlarımızda kullandığımızda bir saat bir buçuk saat kullandıktan sonra bir mola verelim. Orada bir dinlenelim 15-20 dakika kadar ve araçtan inelim ayaklarımız açılmış olur hem bir temiz hava almış oluruz. Daha sonrasında yolcuğumuza devam edelim ki, herhangi bir sıkıntı yaşamayalım. Birbirimize anlayış gösterelim. Bayramlarda birbirimizi, eşimiz, dostumuzu ziyaret ediyoruz gerekse bu tesislerde birbirimizle bayramlaşalım bunlar güzel şeyler, dikkat edelim" diye konuştu.
Konya Bayram dönüşü için sürücülere uyarı Kurban Bayramı tatilinden dönüş yolculuğuna çıkacak sürücülere uzmanlardan uyarı geldi. İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, bayram trafiğinde acelecilik, yorgunluk ve dikkatsizliğin kazalara neden olabileceğini belirterek sürücülerin sabırlı olması gerektiğini söyledi. Bayram dönüşlerinde trafik yoğunluğunun arttığını ifade eden uzmanlar, sürücülerin yola çıkmadan önce araç kontrollerini mutlaka yapmaları gerektiğine ve kurban etlerinin taşınması sırasında araçlara aşırı yükleme yapılmamasına dikkat çekti. "Kesinlikle ağır bir şekilde araçları yüklemesinler" İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, "Mübarek Kurban Bayramını idrak ettik, dönüş yolculukları başlayacak. Burada yine en başta aracımızın kontrollerinin yapılması gerekiyor. Bunun yanı sıra köyümüzde veya başka illerde kurban kesen kardeşlerimiz neticede evlerine getirecekleri kurban etleri var. Bunlar taşıma sırasında kesinlikle ağır bir şekilde araçlarına yüklemesinler, buna dikkat etmemiz ve trafik kurallarına uymamız gerekiyor. Güvenlik kontrollerini almamız gerekiyor. Yoldaki risk faktörlerini değerlendirerek Karayolları Genel Müdürlüğü’nün web sitesinden bakarak riskli bölgelere bunlara da bakmamız gerekiyor. Bunun yanı sıra tabii ki cep telefonu ile seyahat esnasında uğraşmamamız gerekir" dedi. "Sürücülerimizin sabırlı olması gerekiyor" Sürücülerin sabırlı olması gerektiğine değinen Ramazan Ceylan, "Trafikteyken kesinlikle trafik işaret ve işaretçilerinin bize vermiş olduğu komutlara uymalıyız ki, hem kendimizi hem diğer yol kullanıcılarını riske atmayalım. Bayram yolculukları trafik yönünden yoğun olur. Bu noktada sürücülerimizin sabırlı olması gerekiyor. Yani kesinlikle varmak istediğim noktaya eğer sağ salim varmak istiyorsak bu kurallara uyacağız. Bunun yanı sıra sabırlı olacağız. Yani biz eğer sabretmezsek, stres yaparsak hem kendimizi hem yolcularımızı sıkıntıya düşürürüz hem de diğer yol kullanıcılarını tehlikeye atmış oluruz. Bu noktada biraz daha hassas olalım. Gideceğimiz yer 3 saatlik bir yoldur, biz 4 saatte gittiğimiz zaman hiçbir şey kaybetmeyiz" şeklinde konuştu. "Mola süresi de 45 dakikadan aşağı olmaması lazım" Yolculuk esnasında mola vermek gerektiğini söyleyen Ceylan, "Mola verelim, molaları değerlendirelim. Normal şartlarda binek araçlarda bir saat sınırlaması yok. Ancak ticari araçlarda bir günde zaten 9 saatten fazla araç kullanılamaz. Bunda da en az bir mola vermesi gerekiyor. Mola süresi de 45 dakikadan aşağı olmaması lazım. Biz hususi araçlarımızda kullandığımızda bir saat bir buçuk saat kullandıktan sonra bir mola verelim. Orada bir dinlenelim 15-20 dakika kadar ve araçtan inelim ayaklarımız açılmış olur hem bir temiz hava almış oluruz. Daha sonrasında yolcuğumuza devam edelim ki, herhangi bir sıkıntı yaşamayalım. Birbirimize anlayış gösterelim. Bayramlarda birbirimizi, eşimiz, dostumuzu ziyaret ediyoruz gerekse bu tesislerde birbirimizle bayramlaşalım bunlar güzel şeyler, dikkat edelim" diye konuştu.
Malatya Depremin vurduğu Malatya’ya 35 milyarlık altyapı hamlesi 6 Şubat depremlerinde ağır yıkım yaşayan Malatya’da altyapı adeta yeniden inşa ediliyor. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, kent genelinde yürütülen altyapı yatırımlarının toplam büyüklüğünün 35 milyar liraya ulaştığını açıkladı. İçme suyu, kanalizasyon, yağmur suyu hatları ve biyolojik arıtma tesislerini kapsayan yatırımların büyük bölümünün deprem sonrası hayata geçirildiği belirtildi. Deprem sonrası kentte yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, yıllardır gündemde olan alternatif içme suyu projesinin ilk kez somut şekilde hayata geçirildiğini söyledi. Er, uluslararası finans kuruluşlarından sağlanan yaklaşık 35 milyon euroluk kaynakla Fırat Havzası’ndan Malatya’ya alternatif içme suyu hattı kazandırılacağını belirtti. Alternatif su kaynağının önemine dikkat çeken Er, "Malatya’nın ana su kaynağı saniyede 3 bin 600 litre debiye sahip ve kendi cazibesiyle akan çok özel bir su kaynağı. Ancak yıllardır bu kaynağın olası riskler karşısında yetersiz kalabileceği konuşuluyordu. Deprem sürecinde yaşanan su kesintileri de alternatif kaynağın ne kadar gerekli olduğunu ortaya koydu" dedi. Son yaşanan depremlerde içme suyunda bulanıklık meydana geldiğini belirten Er, altyapıdaki risklerin devam ettiğini ifade ederek, "Depremlerde suların ciddi şekilde bulanık aktığını gördük. Bu durum bize alternatif su projesinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdi" ifadelerini kullandı. İnderesi bölgesinde yeni bir arıtma tesisi kurduklarını açıklayan Er, mevcut kaynak suyunun burada arıtılarak sisteme entegre edileceğini kaydetti. Organize sanayi bölgesinde de kimyasal arıtma tesisi inşaatının sürdüğünü aktaran Er, Şanlıurfa Deresi’nde yaşanan çevre kirliliğinin önüne geçmek amacıyla tesisin yıl sonuna kadar tamamlanacağını ifade etti. Kentteki altyapının büyük bölümünün 50-60 yıllık olduğuna dikkat çeken Başkan Er, halen bazı bölgelerde asbest borular kullanıldığını söyledi. Deprem sonrası altyapının yaklaşık yüzde 80’inin yenilendiğini belirten Er, çalışmaların büyük bölümünün uluslararası finansman ve TOKİ iş birliğiyle sürdürüldüğünü ifade etti. Kent genelindeki altyapı yatırımlarının toplam maliyetinin 35 milyar liraya ulaştığını kaydeden Er, "Bunun 20 milyar liralık kısmı TOKİ tarafından gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 15 milyar liralık kısmı ise belediyemizin sağladığı hibe, kredi ve finansman kaynaklarıyla yapılıyor" dedi. Deprem sonrası yeniden inşa edilen çarşı merkezindeki yeraltı sularının da kontrol altına alındığını belirten Er, bölgede yağmur suyu drenaj sistemiyle birlikte kapsamlı bir altyapı ağı kurulduğunu söyledi. Yeraltı sularının özel hatlarla tarımsal sulamada kullanılmak üzere yönlendirildiğini ifade eden Er, "Çarşı bölgesinde ciddi bir yeraltı suyu problemi vardı. Bu sular artık kontrollü şekilde tahliye edilerek değerlendirilmiş olacak" ifadelerini kullandı Yeni yerleşim alanlarında da altyapının geleceğe dönük planlandığını belirten Er, özellikle İkizce bölgesinde yeni içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu yatırımlarının sürdüğünü söyledi. Yeşilyurt bölgesinde yapımı süren biyolojik arıtma tesisinin 2,2 milyar liralık yatırımla hayata geçirildiğini aktaran Er, tesisin bölgenin en büyük arıtma merkezlerinden biri olacağını kaydetti. Tesiste çamur kurutma ünitesinin de yer aldığını ifade eden Er, arıtılan suyun yeniden tarımsal sulamada kullanılacağını belirtti.