YEREL HABERLER - 17 Mart 2012 Cumartesi 17:50

KÜTAHYA HEYETİ`NDEN TEŞEKKÜR ZİYARETİ

A
A
A
KÜTAHYA HEYETİ`NDEN TEŞEKKÜR ZİYARETİ

Kütahya İmam Hatip Lisesi Mezun ve Mensupları Derneği (KİHMED) eğitim sisteminde yapılan değişiklik ve yenilikler için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a destek ziyaretinde bulundular. Heyet Başbakan Erdoğan’dan YKÖ Genel kurulunca onaylanan İlahiyat Fakültesinin Bakanalar Kurulunca da onaylanması için destek istedi.
Eğitim sisteminde yapılan 4+4+4 şeklindeki değişiklik için Kütahya İmam Hatip Lisesi Mezun ve Mensupları Derneği (KİHMED) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a destek için ziyarette bulundular. Kütahya halkının eğitimde yapulacak olan değişikliği desteklediğini bildiren Kütahya heyeti bu konuda hükümetin yanında olduklarını ifade ettiler.
AK Parti Grup Toplantısı sonunda KİHMED Başkanı Mustafa Önsay, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a 1929 yılına ait Kütahya İmam Hatip Mektebi öğrencilerinin bugünkü Adalet Sarayı önünde çekilmiş fotoğrafının yer aldığı bir resim çerçevesi hediye etti.
O tarihte Kütahya’da İmam Hatip Mektebinin bulunmasını hayretle karşılayan Başbakan Erdoğan’ın sorusu üzerine kendisine, 1924 - 1932 yılları arasında ülkemizde iki İmam Hatip Mektebinin kanunla kapatılıncaya kadar öğrenci mezun ettiklerini ve bu dönemde İstanbul’un 85 Kütahya’nın ise 235 İmam Hatip öğrencisi mezun ettiği bilgisi verildi.
Heyet, Başbakandan YÖK Genel Kurulunun onayladığı Dumlupınar Üniversitesi Kütahya İlahiyat Fakültesinin Bakanlar Kurulunca da Onaylanması İçin Destek İstedi.
Ankara ziyaretine KİHMED Başkanı Mustafa Önsay, KÜDİYAD Başkanı Hasan Karahan, Diyanet - Sen Kütahya Şube Başkanı Nazif Kocaçoban, Sancak Eğitim Kültür Derneği Başkanı Hüsrev Kanat, Eğitim - Bir - Sen Şube Başkanı Kamil Uçan, Anadolu Aile Derneği Başkanı Ahmet Dalgıran, İlme Hayra Hizmet Vakfı Adına Lütfi Baypınar, KİHMED Yönetim Kurulu Üyesi Ali Gökkuş katıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş: "(İsrail parlamentosunun Filistinlileri hedef alan idam yasası) Bu büyük bir insanlık suçudur" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İsrail parlamentosunun Filistinlileri hedef alan idam yasasıyla ilgili, "Bu büyük bir insanlık suçudur. Yani aynı suçu işleyen Filistinli olduğu zaman idam cezası, başkası olduğu zaman ise başka bir hukuk uygulanacak. Bunun asla izahı yoktur. Bütün dünyanın bu konuda mutlaka uyanık olması lazım ve sonuna kadar karşı çıkması lazım. Aynen Gazze’deki soykırım gibi şimdi İsrail parlamentosunun aldığı bu kararla birlikte dünya büyük bir sınavın içindedir" dedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin Şeyh ve Filistin Ulusal Konseyi Başkanı Rawhi Fattouh ile Meclis’te bir araya geldi. Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere devletin bütün kurum ve kuruluşlarının Filistin’e destek olmak için seferber olduğunu dile getirerek, "Milletin temsilcileri olarak bizler de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Filistin meselesini her zaman en üstteki dış politika meselemiz olarak gördük. Parlamenter diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak uluslararası platformlarda Filistin devletinin ve halkının hakkını korumak için gayret sarf ettik, sarf ediyoruz" ifadesini kullandı. Kurtulmuş, Batı Şeria’da Müslümanların evlerini ve arazilerini işgal eden soykırımcıların işi fiili şiddete döktüğünü söyleyerek, "Netanyahu çetesinin özellikle son iki uygulaması, bütün sabır taşlarını çatlatmıştır. Asla kabul edilemez ve bütün Müslümanların, bütün insanlığın gözünü açmalıdır. Bunlardan birincisi ramazan ayı boyunca Mescid-i Aksa’nın kapalı tutulmasıdır. Bu doğrudan doğruya 2 milyarlık İslam alemine ve Müslümanların inançlarına karşı yapılmış bir saldırıdır. Bu kapatma kararının arkasındaki esas meselenin bir güvenlik gerekçesi olmadığını gayet iyi biliyoruz. İsrail hükümetinin esas niyeti Mescid-i Aksa’nın yıkılmasına hazırlık yapma sürecini başlatmaktır. Siyonist yönetim, kendi sapkın dini ideolojilerinden kaynaklanan nihai bir kıyamet savaşına hazırlanıyor ve bunun için de Mescid-i Aksa’nın yıkılmasını bir kilometre taşı olarak görüyor olabilir. Ancak boşuna hayal kurmasınlar, ham hayal içinde olmasınlar, Mescid-i Aksa’nın yıkılmasına asla ve asla ne İslam dünyası ne insanlık izin verecektir. Bu büyük bir insanlık suçudur. Yani aynı suçu işleyen Filistinli olduğu zaman idam cezası, başkası olduğu zaman ise başka bir hukuk uygulanacak. Bunun asla izahı yoktur. Bütün dünyanın bu konuda mutlaka uyanık olması lazım ve sonuna kadar karşı çıkması lazım. Aynen Gazze’deki soykırım gibi şimdi İsrail parlamentosunun aldığı bu kararla birlikte dünya büyük bir sınavın içindedir. Bakalım böyle cılız bir iki tane protesto cümleleriyle bunu geçiştirecekler mi yoksa başta Batı dünyası olmak üzere bütün dünya böylesine önemli bir hukuki alandaki çifte standardı, bu yanlış uygulamayı bir şekilde durdurmak için harekete geçecekler mi? Bunu göreceğiz. Bu kararıyla da İsrail’in, Gazze’deki soykırımı hukuki yollarla Batı Şeria’da genişletmek istediğini anlıyoruz. Buna dünya müsaade etmemelidir. Biz sonuna kadar bu konuda uluslararası alanda neler yapılabilirse bunun mücadelesini vermeyi sürdüreceğiz. Bu vesileyle Filistinli şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, bütün Filistin halkına sabır, direnç ve cesaret diliyorum. İnşallah en kısa süre içerisinde nehirden denize özgür bir Filistin devletinin kurulmasını görmek hepimize nasip olur. Sizlere de böylesine özgür bir Filistin devletinin yöneticileri olarak halkınıza hizmet imkanı doğar diye ümit ve temenni ediyorum. Türk milleti olarak hepimizin ortak duası budur. Bu duaların gereğini yerine getirmek için bütün gücümüzle gayret sarf ediyoruz" dedi. Batı Şeria ve Kudüs’teki saldırılara da işaret eden Şeyh, "Filistin halkımızın sebatı ve direnişi gerçekten takdire şayandır. Bu halk büyük bir fedakarlıklarla toprağına bağlı kalmak için çalışmaktadır" dedi. Şeyh, Filistin halkının, Araplar ve Müslümanların, dost ve kardeş ülke Türkiye’nin desteğini takdirle karşıladığını belirterek, "Filistinliler hürriyetlerine, bağımsızlıklarına kavuşmak için çabalarını devam ettirmektedir. Nihai amacımız başkenti Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulmasıdır" ifadesini kullandı.