GÜNDEM - 23 Mart 2026 Pazartesi 10:26

Başkan Kahveci: "Üretim vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz"

A
A
A
Başkan Kahveci: "Üretim vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz"

Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, "Kütahya Yöresel Lezzetler ve El Sanatları" stantlarını ziyaret etti.


Gerçekleştirilen ziyarette Başkan Kahveci, stant açan üreticiler ve vatandaşlarla bir araya gelerek bayramlarını kutladı. El emeği göz nuru ürünleri inceleyen Kahveci, üreticilere hayırlı ve bereketli kazançlar temennisinde bulundu. Ziyaret sırasında birlik, beraberlik ve paylaşma duygularına vurgu yapan Başkan Kahveci, üretim yapan vatandaşların her zaman yanında olmaya devam edeceklerini ifade etti. Samimi sohbetlerin yaşandığı ziyarette bayramın sıcak atmosferi birlikte paylaşılırken, üreticiler ve vatandaşların memnuniyeti de dikkat çekti.



Başkan Kahveci: "Üretim vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Cengiz İnşaat Başkan Vekili Asım Cengiz: "Avrupa’da üstlendiğimiz projelerin büyüklüğü 2 milyar Euro’ya ulaştı" Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Asım Cengiz, Avrupa’da 2016’dan bu yana üstlendikleri projelerin büyüklüğünün 2 milyar Euro’ya ulaştığını, takip ettikleri ihale sürecindeki yeni projelerin de büyüklüğünün 2 milyar Euro olduğunu söyledi. Cengiz, "Batıyı teknik olarak ufkumuzu açmak için seçtik. Parayı düşünseydik Doğu ülkelerini seçmemiz gerekirdi" dedi. Slovenya’nın en önemli ulaştırma projelerinin başında gelen ve Cengiz İnşaat’ın yapımını üstlendiği Karavanke Tüneli, Slovenya ve Avusturya heyetlerinin katılımıyla açıldı. Programa katılmak için Slovenya’ya gelen Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Asım Cengiz ise açılış öncesinde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Avrupa vizyonları hakkında açıklamalarda bulunan Cengiz, amaçlarının çok para kazanmak olmadığını, elde ettikleri teknik ve mühendislik birikimi Türkiye’ye getirmek olduğunu belirtti. "Batıyı teknik olarak ufkumuzu açmak için seçtik. Parayı düşünseydik Doğu ülkelerini seçmemiz gerekirdi" Teknik olarak gelişmek için Batı ülkelerinde proje yapmayı tercih ettiklerini vurgulayan Asım Cengiz, "Yurtdışına açılmaya karar verdiğimizde ’doğuya mı, batıya mı gidelim’ diye düşündük. ’Doğuya gidersek daha fazla para kazanırız, batıya gidersek teknik olarak Cengiz İnşaat’ın ufkunu daha fazla açarız’ dedik. Batıya gidelim, daha az para kazanalım ama hem ülkemizi teknik olarak daha farklı bir noktaya getiririz, hem de kendimizi tercihini yaptık. Bizim buralara gelmemizin sebebi bu oldu. Yoksa maddi olarak tatmin etmiyor bizi. Ama ufkumuzu çok açtı burası. Sadece parayı düşünmüş olsaydık Doğu ülkelerini seçmemiz lazımdı. Bosna Hersek, Slovenya, Hırvatistan’da işlerimiz var. Hırvatistan’da bir demiryolu işimiz devam ediyor, biri karayolu, diğeri demiryolu olmak üzere iki ihaleye daha girdik, sonucunu bekliyoruz. Buralarda olmanın hem mühendislik anlamında, hem teknik olarak çok daha faydası oldu. Mühendislik ve teknik olarak bunları alıp da ülkemize bir katma değer oluşturabildiysek ne mutlu bize" dedi. "Avrupa’da 2016’dan bu yana üstlendiğimiz projelerin büyüklüğü 2 milyar Euro’yu buldu" Avrupa’da Cengiz inşaatın üstlendiği projelere değinen Asım Cengiz, "Avrupa’da 2016’dan bu yana devam edenler ve tamamlananların hepsini düşündüğümüzde üstlendiğimiz projelerin toplam büyüklüğü 2 milyar Euro’yu buldu. Gelecek dönem için takip ettiğimiz 4 projenin de toplam bütçesi 2 milyar Euro’yu bulacaktır. Yurt dışına giden firmalarımızı iyi seçmemiz lazım. Biz buradan para kazanamadık. Ama işimizi bitirdik. Bu işten sonra Slovenya’dan gitmek istiyorduk. Slovenyalı Bakan Hanım ’Cengiz’i göndermek istemiyoruz’ dedi. Bunu söyletmek çok önemli. Bir ülkeye gidip, iş yaptın. Ondan sonra işini diyelim ki çok uzattın. Senin işin Türk firmaları kötüye götürüyorsa o zaman doğru bir yolda değilizdir. Biz bugün ister Hırvatistan’da, ister Slovenya’da, ister Bosna Hersek’te bakın, aranan bir firmayız" şeklinde konuştu. "Bu toplum bizim, bu ülke bizim" Faaliyet gösterdikleri sektörlerde ciddi yatırımlar yaptıklarının altını çizen Asım Cengiz, "Cengiz Ailesi olarak yaptığımız işleri ‘Herkesten daha iyi nasıl yapabiliriz’ diye bir felsefemiz var. Bugün enerjide Türkiye’de en üst sıralardayız. Madeni Türkiye’de çok daha farklı bir noktaya getirdik. Alüminyumu daha farklı bir noktaya getirdik. Seydişehir Alüminyum Fabrikası’nı aldıktan sonra yaklaşık 600-700 milyon dolar yatırım yaptık. Bunu yaptığımız zaman da hem bugünkü teknolojiyi yakalamış olduk, hem de Avrupa ile yarış etme şansını yakaladık. Bakırda Türkiye’de madeni yer altından çıkarıp da son ürüne kadar getiren tek firmayız. Bunlar Türkiye için katma değerdir. Türkiye’de üretilen gübrenin yüzde 70’ini yurt dışından alıp da üretiyorduk. Biz bugün ürettiğimiz gübrenin yüzde 20’sini yurt dışında ithal ediyoruz. Bunların hepsi Türkiye için bir katma değer. Aslında hakkımızdaki iddialar canımızı acıtıyor belki ama bir yandan daha da çok kamçılıyor. Bizim bu topluma ihanet etme hakkımız yok. Bu toplum bizim, bu ülke bizim. Başka bir şey daha söyleyeyim size; bu kadar büyük yatırımlar olup da bütün yatırımı da Türkiye’de olan belki de tek firma biziz" ifadelerini kullandı. "Tek hedefim var; Bu topluma iyi nesil insan nasıl yetiştirebilirim" Eğitim alanına önem verdiğini belirten ve bu alanda yeni bir yatırımı olduğunu belirten Cengiz, "Ben kendime eğitimi dert ettim. Bu nedenle çocuklarımla birlikte bir okul açıyorum. Aynı kampüste anaokulundan liseye kadar eğitim olacak. Kampüsü özellikle görmenizi isterim. Tek hedefim var; ’Bu topluma iyi nesil insan nasıl yetiştirebilirim’. Kafamı ona yoruyorum. Yani o kampüsü gördüğünüz zaman parayla yapılmayacağını anlarsınız. 2026-2027 eğitim - öğretim yılında açılacak, kayıtları başladı. İsmi Arcen Koleji olacak. Okulu kızlarıma teslim edeceğim, kendim de aktif olarak orada olmayacağım. Kendime için bir oda yaptım, yaşlandığım zaman orada vakit geçirmeyi düşünüyorum" diye konuştu.
Niğde Niğde Belediyesi araç filosunu büyütmeye devam ediyor Niğde Belediyesi, vatandaşlara daha hızlı ve etkin hizmet sunabilmek ve kaynakları verimli kullanmak amacıyla araç filosunu genişletmeyi sürdürüyor. Kiralık araç dönemini bitirme hedefi doğrultusunda adımlar atmaya devam eden Başkan Özdemir, 7 yeni kamyoneti Niğde Belediyesi bünyesine kazandırdı. Belediye Başkanı Emrah Özdemir, filoya yeni katılan araçlarla ilgili yaptığı açıklamada vatandaşlara müjde vererek, "Tüm Niğde’mize bir sürprizimiz var diyelim. 5 tanesi çift kabin, 2 tanesi tek kabin olmak üzere toplam 7 adet kamyonetimizi bugün itibarıyla belediyemizin hizmetine almış bulunuyoruz" dedi. Göreve geldikleri günden bu yana kiralama modelinden vazgeçerek belediyenin kendi araçlarına sahip olması gerektiğinin altını çizen Başkan Özdemir şunları söyledi: "Genelde bu araçlar, kısa süreliğine de olsa kiralama yöntemiyle sağladığımız, kullandığımız araçlardı. Bir sözümüz vardı; ’Kiralık araç bırakmayacağız’ diye. Çok şükür Niğde Belediyesine ait artık kiralık araç kalmıyor. Toplamda 7 tane kamyoneti bugün itibarıyla hizmete almış oluyoruz, tüm Niğde’ye hayırlı olsun." Belediye hizmetlerinin aksamadan ve daha geniş bir yelpazede yürütülmesi için araç filosunu sürekli güncel tuttuklarını belirten Başkan Özdemir, bugüne kadar toplamda 120’den fazla aracı Niğde Belediyesine kazandırdıklarını vurguladı. Özdemir; "Göreve geldiğimiz günden bu yana araç filomuzu güçlendirmeye devam ediyoruz. Şu anki mevcut araçlarımıza ek olarak alım süreci devam edenlerle birlikte, toplamda 120’den fazla aracı Niğde Belediyesine kazandırmış olacağız. Yeni araçlarımızın arasında 39 adet kamyonet, 34 adet kamyon, 11 adet iş makinesi ile itfaiye, çöp ve süpürge araçlarından oluşan 10 adet özel amaçlı aracımız ve diğer kullanım amaçlarına uygun araçlar yer alıyor. Ayrıca mobil aşevi, engelsiz taksi, 52 kişilik otobüs ve 3 adet elektrikli otobüsümüzle hemşehrilerimizin her ihtiyacına koşuyoruz. Toplamda 120’den fazla aracı kiralama yönteminden kurtarıp Niğde Belediyesinin kendi envanterine katmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. İnşallah şehrimize en güzel şekilde hizmet etmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
Kayseri Büyükşehirden Erciyes’te ‘Kökbörü Oyunları’ iş birliği Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin paydaşlığında, Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu bünyesinde Erciyes Dağı ev sahipliğinde düzenlenecek ‘Kökbörü Oyunları Erciyes 2026’, 28 Mart’ta geleneksel atlı spor tutkunlarını bir araya getirecek. İç Anadolu’nun simge noktalarından Erciyes Dağı, 28 Mart 2026 tarihinde geleneksel sporların en heyecan verici organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu bünyesinde düzenlenecek olan ‘Kökbörü Oyunları Erciyes 2026’, cesaret, güç ve dayanışmanın ön plana çıktığı mücadelelere sahne olacak. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Erciyes A.Ş. ve Spor A.Ş.’nin paydaş olduğu organizasyon ile ata sporu kökbörünün kadim kültürünü günümüze taşıyarak, spor tutkunlarına eşsiz bir atmosfer sunmayı hedefliyor. At üzerinde oynanan ve büyük fiziksel dayanıklılık gerektiren Türk dünyasının önemli oyunu kökbörü, rekabetin ve adrenalinin en üst seviyede yaşandığı geleneksel spor dalları arasında yer alıyor. Kökbörü Oyunları Erciyes 2026, tüm geleneksel atlı sporseverleri bu büyük heyecana ortak olmaya davet ediyor. Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilen bu tür organizasyonlar, Kayseri’nin spor alanındaki vizyonunu da güçlendiriyor. ACES Europe tarafından verilen "2024 Avrupa Spor Şehri" ünvanına layık görülen Kayseri Büyükşehir, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetiminde 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti adaylığı ile 2029 Dünya Spor Başkenti adaylığı sürecini de kararlılıkla sürdürüyor.
Bursa Almanya’da iki genç müslümanlığı araştırıp İslamiyeti seçtiler Kendileri araştırarak müslüman olan iki Alman genci, Ramazan bayramında Türk arkadaşları ile buluşmak için Bursa’ya geldiler. Çoşkulu bir Ramazan geçiren Alman gençlerinden yazılımcı Kilian Haerter (30) ve tasarımcı Danilo Spasojeviç (28) iki yıl önce ilgi duydukları İslamiyet’i araştırarak kendileri Kelime-i şehadeti öğrenip, söyleyerek müslümanlığı seçtiler. Kısa sürede duaları ezberleyerek günde 5 vakit namaz kılmaya başlayan gençler, Ramazan ayında Türk arkadaşları ile görüşmek ve bayramı çoşkulu kutlamak için Bursa’ya geldiler. Bursa’da teknik alt yapısı oluşturulan Hisar Kapısı isimli bir sosyal medya kanalından, Sait Şaşmaz’ın yapay zeka ile Almanca’ya çevirilen müslümanlığı anlatan konuşmaları dinlediklerini belirten iki Alman genci, bu platformdan tanıştıkları Türk arkadaşları ile görüşmek. Ramazanı ve bayramı çoşkulu yaşamak için Bursa’ya geldiler. İhlas Haber Ajansı muhabirinin, müslümanlığı nasıl tanıdınız sorusuna, "Bir ay boyunca Kuran’ı kerimi Almanca tercümesinden okuma inceleme sürecim oldu. Bir ayda Kelime-i şehadeti Arapça talim ettikten sonra şehadet getirip müslüman olmaya karar verdim. Ancak nasıl getirileceğini bilmiyordum. İnternetten Arapça olarak öğrendim. Ancak ailemin tepki göstereceğini düşünerek, Kelime-i şehadeti gizlice kendim getirdim. O anda duygularım coştu ve ağlamaya başladım. Çünki gerçeği bulduğuma inandım. Kelime-i şehadet getirdiğimde gece geç vakitti, yanımda kimse yoktu. Şahit olarak Allah’ü Teala bana yeter diye düşündüm. İslamiyeti seçenler, genellikle camide, imam huzurunda şehadet getiriyorlardı. Ancak ben evde tek başıma iken şehadet getirerek, müslüman oldum. Bunu ilk başta kimseye de söylemedim. Kendimi banyoya kilitleyerek gizlice ibadetlerimi yaptım. 3 ay sonra anneme söyledim. Ancak inanmadı, şaka yaptığımı düşündü. Ancak 3 defa tekrar ettim. Şaka söylüyorsun diyerek inanmak istemedi. Ben de gerçek olduğunu belirtince sen bütün aileyi arkadan bıçakladın, sattın diyerek ağır hakaretler etti. Şaka söylüyorsun, eğer gerçek ise sen bir delisin diyerek hakaret etti" diye cevapladı. Müslüman olduğunda kimseye söylemediği için, kimseden yardım alamadığını anlatan İbrahim Danilo Spasojeviç, "Dolayısı ile internetten inceledim. İslamiyet hakkındaki sorularımı yazarak, not alarak 3 ay ibadetleri araştırdım. İlk namaz kılmaya başladığımda günde 1 defa namaz kılıyordum. Bir hafta sonra günde 2 defa kılmaya başladım ve düzenli olarak artış sağlayarak şimdi günde 5 vakit namazımı tam kılıyorum. Müslüman olduktan sonra yurt dışına ilk defa Ramazan ayında müsluman ülkesi Fas’a gittim. Aileme tatile gidiyorum demiştim ama şüphelendiler. Ondan sonra Sri Lanka’ya gezmeye gidiyorum dedim. Orada yüzde 5 müslüman var. Esas gayem ailemden uzaklaşmak, İslamiyeti yaşamak içindi" diye konuştu. Eşinin de sonradan İslamiyeti seçen bir hanım olduğunu belirten İbrahim Danilo Spasojeviç, "Eşim, Almanya’da bulunan Türk aileler ile tanışmış. Eşimin babası Alman, annesi Romanyalı ama Hristiyan gibi görünmesine rağmen ateist olarak kalmış. Sonra Almanya’daki Türkler’in anlatması ile müslümanlığı kabul etmiş. Mübarek beldelere gitmek, müslüman olduktan sonra hayalimdi. Bunun uzun bir zaman sonra mümkün olabileceğini düşünmüştüm. Ancak 2 yıl sonra Kabe’i Muazzamaya gitmek nasip oldu. Umre ve ihram konusunda hiçbir fikrim yoktu. Ancak bütün yollar açıldı ve hepsini layıkı ile öğrenip gerçekleştirdik. Müslümanlığımın ikinci yılında Peygamber Efendimizin Kabrini, Kabe’i Muazzamayı gördük" diye konuştu. Bundan sonraki hayatınızda nerede yaşamayı düşünüyorsunuz sorusuna ise İbrahim Danilo Spasojeviç, "Bu sorunun cevabını net olarak bilmiyorum. Bu sorunun cevabında iki önemli detay var. İslamiyet yaşanan bir ülkede çalışırsam çocuklarımı ona uygun yetiştirebiliriz. Ancak Almanca ana dilim olduğu içinde orada yaşamayı sürdürürsem, İslamiyeti merak eden onlarca hristiyana arkadaşıma dinimizi anlatabilirim. Bu konuda henüz bir karar veremedik. Ancak Almanya’da bana İslamiyeti soranlara da yardımcı olmayı ve tam manası ile anlatmayı istiyorum" diye konuştu. İslamiyeti tanıyıp müslüman olan ve İbrahim ismini alan diğer Alman genci yazılımcı Kilian Haerter ise Bursa’da müslüman olan arkadaşlarının bir araya geldiği Hisar Kapısı platformunda hem çalışıyor hem de arkadaşları ile İngilizce, Türkçe sohbetler ediyor. Kendisi gibi İbrahim ismini alan teknik tasarımcı Danilo Spasojevic ile bir araya gelerek bayramlaşan iki arkadaş, cemaatle Bursa Hafza Ana Camii’nde namazlarını kıldı. Camide Avrupa’daki gençlerin gerçek din olan İslamiyet ile tanışmaları için dualar eden iki Alman genci çıkışta da birer duayı tam olarak okuyarak, müslümanlığı tam olarak yaşadıklarını neşeli tavırları ile tescillediler.