GÜNDEM - 23 Mart 2026 Pazartesi 10:53

Gediz’in Yunuslar köyündeki şehitliği resmi statüye kavuştu

A
A
A
Gediz’in Yunuslar köyündeki şehitliği resmi statüye kavuştu

Kütahya’nın Gediz ilçesine bağlı Yunuslar köyü, Milli Mücadele yıllarının en çetin çatışmalarına sahne olan topraklarıyla, vatan savunmasının simgesi olmaya devam ediyor. Köy girişinde bulunan ve yıllardır köylülerin titizlikle koruduğu 61. Tümen 174. Alay Şehitliği, Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan incelemeler neticesinde 2023 yılında resmi şehitlik statüsüne dahil edildi.


Araştırmacı-Tarihçi Yazar Hüseyin Göksal, uzun yıllar sürdürdüğü arşiv taramaları ve saha araştırmalarıyla bu kutsal mekanın hikayesini gün ışığına çıkardı. Göksal, şehitlikte yatan 7 askerin bizzat buraya defnedildiğini vurgulayarak şu bilgileri paylaştı:


"Gediz genelindeki pek çok şehitlik temsili nitelikteyken, Yunuslar Köyü Şehitliği direkt kabirlerin bulunduğu bir mezarlıktır. Çocukluğumuzda her biri mezar yığını şeklinde belliydi. 2020 yılında Gediz Kaymakamlığı’nın desteğiyle bugünkü anıt görünümüne kavuştu. Burada yatan kahramanlar, 1920’li yıllarda Yunan işgaline karşı direnirken şehit düşen evlatlarımızdır."


Şehitlikte yatan isimsiz kahramanlardan birinin hikayesi, bölgedeki sözlü tarih çalışmalarında sıkça karşımıza çıkıyor. Anlatılanlara göre; Gediz’in Kayaköy köyünden olan bir asker, vatani görevini yaparken hava değişimi (tebdili hava) izni alarak memleketine doğru yola çıkar. Geceyi geçirmek için Yunuslar köyündeki bir köy odasına misafir olur. Ancak durumu haber alan işgalci Yunan askerleri köyü basar. Asker olduğu anlaşılan vatan evladı, köy içinde şehit edilir ve naaşı köylüler tarafından şimdiki şehitlik alanına defnedilir. Bu hikaye hem Yunuslar hem de Kayaköy halkı tarafından nesilden nesile aktarılmaktadır.


İstiklal Harbi döneminde Gediz ve çevresi, stratejik konumu nedeniyle büyük çarpışmalara sahne olmuştur. Özellikle 24 Ekim 1920 tarihinde başlayan Gediz Taarruzu sırasında, Yunuslar Köyü ile Yaylaköy arasında bulunan Derbent Boğazı, savunma hattının en kritik noktalarından biriydi.


Yunuslar köyünde, Hüseyin Göksal’ın Genelkurmay arşivlerinden yaptığı tespitlere göre, sadece Derbent Boğazı mevkiinde yaşanan savaşlarda 128 askerimiz şehit düşerken, 61.Tümen 174.Alay birlikleri, Yunan birliklerinin ilerleyişini durdurmak ve iç bölgelere sızmayı engellemek için bu darboğazda cansiparane bir mücadele verdi. Gediz Muharebeleri, düzenli ordunun kuruluş sürecinde ve Batı Cephesi’ndeki stratejilerin belirlenmesinde önemli bir ders ve tecrübe noktası olmuştur.


Yunuslar Köyü girişine dikilen "61. Tümen 174. Alay Şehitliği" tabelası, bölgenin tarihi önemini tescillerken, ziyaretçilere de bu kutsal toprakların hikayesini fısıldıyor. Köylülerin 1940’lı yıllardan bu yana büyük bir duyarlılıkla çevresini kapatıp koruduğu bu alan, artık devlet koruması altındaki resmi bir anıt mezar olarak gelecek nesillere taşınıyor.



Gediz’in Yunuslar köyündeki şehitliği resmi statüye kavuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Milyonlarca yıll sonra Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi. Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi. Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı. "Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor" Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu" dedi. Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir" ifadelerini kullandı. Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi" şeklinde konuştu. "Tam kapanma meydana gelebilir" Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu son olarak "Afrika bloğu Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu" dedi.
Gaziantep Araban’da Ardıl Barajı’nın dolması çiftçi ve vatandaşlara sevinç yaşattı Gaziantep’in Araban ilçesinde bulunan Ardıl Barajı’nda geçen yıl mart ayında su seviyesinin düşmesi nedeniyle tarımsal sulamalar durdurulmuştu. Bu yıl bölgede yaşanan yoğun yağışlar bu yıl baraj gölünü yeniden doldurması çiftçi ve vatandaşlara sevinç yaşattı. Araban ilçesinde yaşanan kuraklık nedeniyle geçen yıl mart ayında Ardıl Barajı Gölet’inin su seviyesinin düşmesi nedeniyle tarımsal sulamalar durdurulmuştu. Bu yıl ilçe geneli ve bölgede yaşanan yoğun yağışlar nedeniyle oluşan sel suları bu yıl Ardıl Barajı gölünü doldurup taşırdı. Araban Ovası’nın bir kısmı olan 25 bin 730 dekarlık tarım alanında baraj suyu ile sulu tarım yapılan Ardıl Barajı bölgesine çiftçiler ve muhtarlarla giderek dolup taşan baraj gölünde incelemelerde bulunan Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üretici Birliği Başkanı Hasan Altun, "Araban ilçesinde son yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle 11 Mart 2025 tarihinde Ardıl Barajı su seviyesinin düşmesi nedeniyle tarımsal sulamalar durdurulmuş Araban Ovası’nın bir bölümünü oluşturan 25 bin 730 dekarlık tarım alanında üretim yapan çiftçilerimiz mağduriyet yaşamıştı. Bu yıl kış mevsiminde Araban ilçesi ile birlikte bölgede etkili olan sağanak yağışlardan oluşan sel sularıyla yine 22 Mart 2026 ayında yeniden baraj gölü dolup taştı. Ardıl Barajı gölünün dolup taştığını duyan Arabanlı çiftçiler ve vatandaşlar sevinçlerini Ardıl Barajına gelip çektirdikleri fotoğrafları sosyal medya hesapları üzerinden paylaştı. Geçen yıl Aralık ayında başlayan ve hala devam eden yağışlar ilçedeki çiftçilerin kuraklık korkusunu sonlandırdı. Kış mevsiminde ilçe ve bölgede gerçekleşen yağışların bahar mevsiminde de devam etmesi için Allah’a çiftçilerimizle birlikte dua ediyoruz. Son yıllarda ilçemiz ve bölgemiz ve ülkemiz genelinde gerçekleşen kuraklık son bulur da Güneydoğu Anadolu Bölgesinin tahıl ambarı olan ve sarımsak diyarı Araban ilçemizde bu yıl hasat döneminde çiftçilerimiz bol ve bereketli bir hasat dönemi geçirir" ifadelerine yer verdi.
Kocaeli Başiskele Kavşağı projesinin yüzde 54’ü tamamlandı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından D-130 kara yolunda trafiği rahatlatmak amacıyla projelendirilen Başiskele Kavşağı’nda inşaat çalışmalarının yüzde 54’lük kısmı bitirildi. Ulaşımı daha hızlı ve güvenli hale getirmesi planlanan Başiskele Kavşağı Koridor Projesi kapsamında köprü ayakları ve taşıyıcı sistemlerin inşası yükselirken, köprü yaklaşımlarındaki dolgu imalatları büyük ölçüde tamamlandı. Çalışmalarda zemine binen yükü azaltmak ve inşa sürecini hızlandırmak amacıyla hafif yapıdaki "geofoam" dolgu blokları kullanılıyor. Projenin, tek seferde kullanılan geofoam dolgu miktarı bakımından dünyada ilk sırada yer aldığı belirtiliyor. 862 metrelik bağlantı kolu yapılıyor D-130 kara yolu ile Ömer Türkçakal Bulvarı’nın İzmit istikametini birbirine bağlayacak 862 metre uzunluğundaki yan kol inşası devam ediyor. Proje güzergahındaki iki köprüden D-130 üzerindekinin betonarme ayak imalatları tamamlandı. Yuvacık Bağlantı Yolu (Hoca Ahmet Yesevi Caddesi) üzerindeki köprünün ise bir ayağı bitirilirken diğerinde fore kazık çalışmaları sürüyor. Güney yan yol genişletme çalışmaları kapsamında da Atatürk ve Millet caddeleri arasına yapılan 465 fore kazıklı iksa duvarının yüzde 67’si bitirildi. Çevredeki yapıların güvenliği için sahada sürekli inklinometre ölçümleri yapılıyor. Yeni bağlantı yolunun tamamlanmasıyla sahil yolu trafiği Yuvacık Kavşağı’ndan ayrılacak. Bu kapsamda mevcut Yuvacık Kavşağı sahil yolu bağlantısının ilerleyen günlerde trafiğe kapatılacağı, sürücülerin alternatif güzergah olarak Bursa Caddesi üzerinden Hoca Ahmet Yesevi Caddesi’ne yönlendirileceği bildirildi. Çalışmalar süresince D-130 kara yolu İzmit istikametinde trafik akışı, iki şeritten kontrollü olarak sağlanmaya devam ediyor.
Bursa Başkan Erol bayramda her kapıda, her gönülde Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, Ramazan Bayramı kapsamında kırsal mahallelerde vatandaşlarla bir araya gelerek birlik ve beraberliğin en güzel örneklerine ortak oldu. Gerçekleşen ziyaretlerde köy kahvelerinde vatandaşlarla sohbet eden Başkan Erol, hem bayramlaştı hem de hemşehrilerinin talep ve görüşlerini dinledi. Kestel’de Ramazan Bayramı dolayısıyla düzenlenen bayramlaşma programları, yoğun katılımla gerçekleşirken, ilçede bayram coşkusu her noktada hissedildi. Ramazan Bayramı süresince gerçekleştirilen programlarda vatandaşlarla bir araya gelen Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, ilçe genelinde adeta her noktada hemşehrileri ile buluştu. Başkan Erol, üç günlük bayram programı çerçevesinde 30 kırsal mahalleyi ziyaret etti Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, Ramazan Bayramı boyunca kırsal mahallelerde gerçekleştirdiği kapsamlı ziyaret programıyla vatandaşlarla bir araya geldi. Üç gün süren bayram programı kapsamında 30 kırsal mahalleyi ziyaret eden Başkan Erol, ilçe genelinde kapı kapı dolaşarak hemşehrileriyle bayramlaştı ve bayram sevincini her haneye taşıdı. Üç günlük bayram programı çerçevesinde 30 kırsal mahalleyi ziyaret eden Başkan Erol, ilk gün Saitabat, Osmaniye, Orhaniye, Derekızık, Burhaniye, Gözede, Alaçam, Sayfiye, Şevketiye ve Lütfiye mahallelerinde hemşehrileri ile bayramlaştı. İkinci gün kırsal mahallelerdeki bayramlaşma programlarına Erol, Erdoğan, Yağmurlu, Soğuksu, Seymen, Ümitalan, Babasultan, Kozluören, Kazancı, Aksu ve Çataltepe mahalleleri ziyaretiyle devam etti. Programın devamında üçüncü gün ise Turan, Gölbaşı, Dudaklı, Narlıdere, Barakfakih, Serme, Ağlaşan, Kayacık, Nüzhetiye ve Gölcük mahallelerinde vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Erol, bayram sevincini kırsalda da paylaştı. "Bu güzel tabloyu korumak en büyük temennimiz" Başkan Erol, bayram boyunca yaşanan birlik ve beraberlik atmosferine dikkat çekerek, "Bayramın bereketini ve muhabbetini hemşehrilerimizle paylaşmanın mutluluğunu yaşadık. Gittiğimiz her yerde aynı samimiyet ve içtenlikle karşılanmak bizler için en büyük kazanç oldu. Bu güzel birlikteliği korumak ve daha da güçlendirmek en büyük temennimiz. Nice bayramlarda yeniden bir araya gelmek dileğiyle" dedi.