ASAYİŞ - 27 Ocak 2026 Salı 09:55

Kredi vaadi Kütahyalı gencin hayatını kararttı

A
A
A
Kredi vaadi Kütahyalı gencin hayatını kararttı

Kütahya’da bir seramik fabrikasında çalışan genç, kimlik bilgileri kullanılarak açılan hesabı üzerinden dolandırıldığını, bu sebeple hakkında çok sayıda dava açıldığını ve 1 yıl tutuklu kaldığını söyleyerek sosyal medya üzerinden verilen kredi vaatlerine kanılmaması konusunda vatandaşları uyardı.

İddiaya göre, maddi sıkıntı yaşadığı bir dönemde sosyal medyada karşısına çıkan kredi reklamı, 22 yaşındaki Uğur Çınaroğlu için umut oldu. Kendilerini banka ve finans kuruluşu çalışanı olarak tanıtan kişiler, 55 bin TL kredi vaadiyle Çınaroğlu’nun güvenini kazandı. İşlemlerin tamamlanması için bir ödeme kuruluşu üzerinden hesap açılması istendi ve Uğur Çınaroğlu’ndan kimlik bilgileri talep edildi. Paylaşılan bilgiler sonrası Çınaroğlu adına açılan hesabın dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanıldığı öne sürüldü. Yaşananlardan habersiz olduğunu belirten Çınaroğlu, bir sabah kendisini sanık olarak mahkeme karşısında bulduğunu söyledi. Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Çınaroğlu, bir yıl tutuklu kaldı.

"İbanım yüzünden 10 dosyam var"

Olayın 22 Kasım 2024’te yaşandığını söyleyen Uğur Çınaroğlu, sosyal medya üzerinden tanıştığı kişilerin yönlendirmesiyle ödeme kuruluşunda hesap açtığını belirtti. Çınaroğlu, "Hesabı kendi numara ve mailleri üzerine açtıkları için hesaba hiç ulaşamadım. Süreç uzayınca hesabım dolandırıcılıkta kullanıldı. Ben hesabımı vermek istemedim. Ancak kimlik bilgilerimle hesap açılmış. Dolandırıcılığı onlar yaptı ama iban benim olduğu için suçlu duruma düştüm. İbanım yüzünden hakkımda 10 dosya açıldı. Bir yıl tutuklu kaldım, hayatım altüst oldu. Kendisini banka veya kamu görevlisi olarak tanıtarak dolandırıcılık suçlamasıyla yargılanıyorum. Kimsenin iban mağduru olmasını istemiyorum. Sosyal medya üzerinden linklere tıklamayın, para ve kredi vaatlerine inanmayın" dedi.

Kredi vaadi Kütahyalı gencin hayatını kararttı

Gençler için çağrı

Birçok gencin benzer yöntemlerle mağdur edildiğini vurgulayan Çınaroğlu, yetkililere çağrıda bulunarak, "Biz genciz ve çok sayıda genç bu şekilde mağdur oluyor. Ödeme kuruluşları üzerinden açılan hesaplar dolandırıcılıkta kullanılıyor" ifadelerini kullandı.

Muammer Mert Opuş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Hem ağaca hem insanlara zararı var: Samsun ormanlarında çam kese tırtılı istilası Samsun’da son dönemlerde çam ağaçlarında yoğun olarak görülen çam kese tırtılı, hem orman ekosistemi hem de insan sağlığı açısından tehdit oluşturuyor. Özellikle Samsun-Ankara yolu üzerindeki çam ormanlarında beyaz pamuk görünümlü keseleriyle dikkat çeken zararlı, kentsel alanlarda da risk oluşturuyor. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İzzet Akça, çam kese tırtılının çamgiller üzerinde oburca beslenerek ciddi zarar verdiğini belirterek, "Özellikle çamgiller dediğimiz ağaç türlerinde yaprakları oburca yerler. Kentsel alanlarda da zararları var. Parklarda ve insanların yaşam alanlarında temas halinde alerjik reaksiyonlara neden olabiliyorlar" dedi. "Bahçe veya piknik alanlarında insanlarla temas ettiğinde alerjiye yol açar" Önlem alınmadığı takdirde zararın artacağını vurgulayan Akça, "Haziran ve temmuz aylarında erginlerinden kelebekler çıkar, çiftleşirler ve yumurtalarını iğne yapraklar üzerine toplu halde bırakırlar. Ortalama 200 yumurta bırakırlar. Yumurtadan çıkan larvalar ilk dönemde küçük yapraklarla beslenir, bu aşamada tüyleri olmadığı için alerjik etki görülmez. Daha sonra kese örerler ve kese içinde toplu halde yaşarlar. Şu anda bu toplu bulunma dönemindeyiz. Bahçe veya piknik alanlarında insanlarla temas ettiğinde alerjiye yol açar, bitkilerde ise yaprakları yiyerek zarar oluşturur. Mücadele entegre bir bakış açısıyla yapılmalı. Öncelikle keselerin kesilip toplanarak imha edilmesi gerekir. Kimyasal mücadele ilk etapta düşünülmemeli; gerekirse doğa dostu yöntemler tercih edilmelidir" diye konuştu. Küresel ısınmanın böcek popülasyonlarını artırdığına da dikkat çeken Akça, "İklim değişikliği birçok canlıyı etkiliyor, bu etki en çok böceklerde görülüyor. Son yıllarda çam kese tırtılının artmasında küresel ısınmanın payı büyük" ifadelerini kullandı.
Kayseri Talas’ta gelenek geleceğe usta ellerle taşınıyor Talas Belediyesi, geçmişin birikimini geleceğe taşıyan geleneksel el sanatlarına verdiği değeri bir kez daha taçlandırdı. Talas’ın Zincidere Mahallesi’ndeki tarihi Kız Yetimhanesi müştemilatı içerisinde faaliyet gösteren, Talas Belediyesi ve Kayseri Üniversitesinin örnek projelerinden Talas Restorasyon Eğitim Merkezi (TAREM) bünyesinde görev yapan ustalar, kültürel mirasın yaşatılmasındaki emekleriyle önemli bir ünvana layık görüldü. Ahşap Ustası Şenel Doğan ve Taş Ustası Ali İnal, "Geleneksel El Sanatları - Ahşap ve Taş İşçiliği" dalında Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olmaya hak kazanarak Talas’ın kültürel zenginliğini ulusal ölçekte temsil etme gururunu yaşadı. "Bu sanatlar bizim kimliğimizdir" Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, TAREM ustalarını makamında ağırlayarak başarılarından dolayı tebrik etti. Başkan Yalçın, geleneksel sanatların sadece bir meslek değil, aynı zamanda milletin hafızası olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Geleneksel El Sanatları - Ahşap ve Taş İşçiliği dalında Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olmaya hak kazanan Belediyemiz TAREM ustalarımızdan; Ahşap Ustası Şenel Doğan ve Taş Ustası Ali İnal’ı tebrik ediyor, geleneksel sanatlarımızın yaşatılmasında gösterdikleri özveri için kendilerine teşekkür ediyorum." TAREM, kültürel mirasın yaşayan okulu Talas Belediyesinin restorasyon ve koruma alanındaki vizyon projelerinden biri olan TAREM, Zincidere Mahallesi’ndeki tarihi Kız Yetimhanesi müştemilatında, yalnızca yapıları değil bu yapılara ruh veren sanatları da geleceğe taşıyor. Ahşap ve taş işçiliğinde yılların birikimini genç nesillere aktaran ustalar, Talas’ı geleneksel sanatlar alanında önemli bir merkez haline getiriyor. Uluslararası iş imkânı Öte yandan kursiyerlerin e-devletten sorgulanabilen sertifika sahibi olduğu TAREM ile unutulmaya yüz tutan geleneksel zanaat ve el sanatları gelecek kuşaklara aktarılırken, kursiyerlere de gerek yurt içinde gerekse uluslararası restorasyon çalışmalarında iş imkânı doğuyor. Başkan Yalçın’ın öncülüğünde sürdürülen bu anlayış, belediyeciliği sadece hizmet üretmekle sınırlı görmeyip kültürü, kimliği ve toplumsal hafızayı koruyan bir yaşam standardı olarak ele alıyor.
Nevşehir JAKEM’de görev köpekleri zorlu görevlere hazırlanıyor Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Jandarma At ve Köpek Eğitim Merkezi (JAKEM) Komutanlığı’nda, görev köpeklerinin eğitimleri aralıksız sürüyor. Merkezde yetiştirilen köpekler uyuşturucu, bomba, mayın, çay ve tütün ile erzak tespiti, asayiş ve operasyon görevlerinin yanı sıra iz takip, kadavra arama, yangın tespiti ve arama kurtarma gibi birçok kritik branşta göreve hazırlanıyor. Nevşehir’de bulunan JAKEM Komutanlığı’nda alanında uzman eğitmenler tarafından verilen eğitimlerde, görev köpeklerinin fiziksel dayanıklılıkları kadar itaat, çeviklik ve stres altında doğru tepki verme yetenekleri de geliştiriliyor. Gerçeğini aratmayan parkurlarda gerçekleştirilen çalışmalarda köpekler, yol kontrol noktalarında araç arama, demiryolu ve açık alan güvenliği, enkaz alanlarında arama kurtarma ile yasaklı madde tespitine yönelik senaryolarla eğitiliyor. Eğitim sürecinde köpeklerle eğitmenleri arasında güçlü bir bağ kurulmasına da büyük önem veriliyor. Bu sayede sahada görev yapan köpeklerin, verilen komutları hızlı ve doğru şekilde yerine getirmesi sağlanırken, zorlu operasyon şartlarında da etkin görev yapmaları sağlanıyor. Uzun ve disiplinli bir eğitim sürecinden geçen köpekler, Türkiye’nin dört bir yanında jandarma teşkilatının yürüttüğü operasyonlarda aktif olarak görev alıyor. Jandarma At ve Köpek Eğitim Merkezi Komutanlığı Köpek Üretim ve Yavru Eğitim Bölük Komutanı Üsteğmen Onur Durmaz, merkezde uygulanan eğitim sistemine ilişkin yaptığı açıklamada, "Komutanlığımızda eğitim alacak köpekler, bünyemizde bulunan damızlık köpeklerden seçilmektedir. Doğan yavrular arasından burun kullanımı yüksek, avcılık karakteri gelişmiş ve görev yapmaya yatkın olanlar titizlikle belirlenmektedir. Köpeklerimiz, profesyonel eğitici personelimiz tarafından uygulanan programlarla eğitime hazır hale getirilmektedir" dedi. Köpeklerin yeteneklerine göre branşlara ayrıldığını belirten Durmaz, "Burun kullanımı güçlü olan köpekler uyuşturucu, bomba, mayın, kadavra, yangın ve iz takip branşlarında değerlendirilirken, koruma içgüdüsü ve operasyon kabiliyeti yüksek olan köpekler asayiş, operasyon ve özel görevlerde kullanılmaktadır. Köpeklerimizin hangi branşa daha uygun olduğunu belirlemek amacıyla doğumdan itibaren ortalama üç ayda bir testler uygulanmaktadır" ifadelerini kullandı. Eğitim sürecinin üç aşamadan oluştuğunu kaydeden Durmaz, "Birinci aşama, yavrunun doğumuyla başlayıp sütten kesilmesine kadar devam eden anneyle eğitim sürecidir. İkinci aşama yaklaşık 10 ay süren yavru köpek eğitimidir. Üçüncü ve son aşama ise 14 ila 20 haftalık sürelerde icra edilen, ileride yapacağı göreve yönelik branş eğitimlerinden oluşmaktadır" diye konuştu.