GÜNDEM - 15 Ağustos 2024 Perşembe 09:59

Kütahya Belediyesinde inşaat sorunlarına yönelik çalıştay

A
A
A
Kütahya Belediyesinde inşaat sorunlarına yönelik çalıştay

Kütahya Belediyesi’nde meslek odaları ile şehrin imar ve nitelikli inşaat sorunlarına yönelik çalıştay gerçekleştirildi.


Belediye Başkan Yardımcısı Mimar Gülteri Uyanık’ın yönettiği çalıştayda, Meclis Üyeleri Kadir Fırat Zeybek, Melek Mankan, Tahsin Görkem Lekesiz, Seda Arkaç Kavak, Mimarlar Odası Temsilcisi A. Yasin Karakuzu ve ekibi, İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcisi Emirhan Aydın ve ekibi, Makine Mühendisleri Odası Temsilcisi Hasan Donat Yıldızay, Elektrik Mühendisleri Odası Temsilcisi Nadi Sarıışık, Harita Mühendisleri Odası Kütahya Temsilciliği’ni temsilen Süleyman Çavuşoğlu, Jeoloji Mühendisleri Odası Temsilcisi Yahya Daban ve ekibi, Jeofizik Mühendisleri Odası Temsilcisi Berra Sarıoğlan çalıştaya katılarak görüşlerini dile getirdiler.



“Kat yükseklikleri yönetmelik seviyesine getirilmeli”


Konuşmasına imar planlarında düzeltilmesi gereken noktalara değinerek başlayan Mimarlar Odası Temsilcisi Abdullah Yasin Karakuzu, yapıların kat yüksekliklerinin sınırlandırılması sebebiyle konforlu daireler planlayamadıklarını, kiriş altı seviyesinin çok alçak kaldığını ve halkımıza konforsuz daireler üretmek zorunda kaldıklarını ifade etti.


Diğer şehirlerde bu tarz kısıtlamaların olmadığını dile getiren Yasin Karakuzu, yönetmeliğin 360 santimetre yüksekliğindeki dairelere izin verdiğini, ancak Kütahya’da plan notlarıyla bu seviyenin 280 santimetre seviyesinde kısıtlandığını belirtti.


Konu hakkındaki görüşlerini dile getiren İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcisi Emirhan Aydın, bu kısıtlama nedeniyle tasarımlarda kiriş boyutlarının küçültüldüğünü ve estetik kaygılar nedeniyle taşıyıcı sistem boyutlarının küçültülmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Kat yüksekliklerindeki sınırlamaların bir an önce kaldırılması gerektiğini ifade eden Aydın, "Elektrik tesisatı, buat gibi elemanları kirişlere koyuyoruz. Bu çok yanlış. Kat yükseklikleri yönetmelik seviyesine getirildiğinde bu hataları da önlemiş olacağız" dedi.



“Belediyenin dijitalleşmesi gerek”


Yılda bin ruhsatın çıktığı zamanların olduğu Kütahya Belediyesi’nde her yıl tonlarca kağıt sadece ruhsat ve proje süreçlerinde israf edildiğine dikkat çekilen çalıştayda, “Halbuki Belediye’nin camlarında dahi ’1 ton kağıdın geri kazanılması, 17 ağacı kurtarır’ yazılı. Bu israf, hem ülkemizin hem de şehrimizin ekonomisi için çok büyük bir kayıp. Halbuki Eskişehir, Ankara, Konya, İzmir, Isparta, Çorum, Amasya, Çanakkale gibi pek çok şehirde ruhsat süreçleri tamamen dijital hale geldi. Proje müellifi e-imza ile projesini dijital olarak yüklüyor, kontrol mercileri dijital olarak kontrol edip süreci yürütüyor. Bu durum hem projelerin kontrol sürecinin şeffaf ve adil olmasını sağlıyor hem de reddedilen projeler için kağıt israfı katlanarak artmıyor. Dijital olarak kontrol edilip gerekli eksiklikler gideriliyor” ifadelerine yer verildi.



“Yangın yönetmeliği var, uygulayan yok”


Kütahya’nın Gediz Depremi’ni yaşamış bir şehir olduğuna dikkat çekilen çalıştayda, ”Gediz Depremi’nde ölenlerin bir kısmı da çıkan yangınlar nedeniyle hayatını kaybetmişti. Dolayısıyla yangın konusu, Kütahya’nın şehir hafızasında olması gereken bir konu. Buna rağmen Kütahya’nın müteahhitleri ve kontrol mercileri yangın yönetmeliğine dikkat etmiyor. Yangın yönetmeliğindeki şartlar oldukça açık. Kat yüksekliğine göre değişen maddeler ile bina cephelerinde mantolama malzemesi olarak petrol türevi ürünler yerine taş yünü malzemelerin kullanılması gerekiyor. Taş yünü malzemeler hem yangına karşı dayanıklı, hem de ithal ürünler değil. Tabi yönetmeliklere göre bu konudaki zorlamalar kat yüksekliği arttıkça artıyor olsa da, Kütahya’da bunu denetleyen bir merci yok. Oysa ki 2022 yılında Belediye’ye bu konuda bir dilekçe dahi yazılmış. Meslek odalarının talebi ise cephelerin tamamen taş yünü malzemeler ile kaplanarak yangına dayanıklı hale getirilmesi. Son olarak Bursa’da cephe malzemesinin alev almasıyla 10 katlı iş yerinde en aşağıdan en yukarı alevlerin ulaşması sadece 6 dakika sürmüştü. Bursa’daki olayda müteahhitin ve kontrol mercilerinin bu konudaki ihmallerine istinaden yargı süreci devam ediyor” denildi.



“Mantolama kalınlıkları yetersiz”


Çalıştayda değinilen bir başka konu ise mantolama kalınlıkları oldu. Makine Mühendisleri Odası Temsilcisi Hasan Donat Yıldızay, "Kütahya’nın iklimine göre yaygın uygulamalar baz alındığında en az 7 santimetre kalınlığında taş yünü ile mantolama yapılmasına ihtiyaç var" dedi. Kullanılan malzemelere göre bunun değişebileceğini ifade eden Yıldızay, bu hesapları sahadaki yaygın uygulamalara göre yaptığını ifade etti.



“Zemin iyileştirme uygulamalarında düzenlemeler sürüyor”


Jeoloji Mühendisleri Odası Temsilcisi Yahya Daban, İnşaat Mühendisleri Odası ile yaptıkları uzun çalışmalar sonucunda zemin iyileştirme uygulamalarındaki kazık çapları, kazık derinlikleri ve test yöntemleri ile ilgili akılcı adımlar attıklarını belirtti.


Çalıştayda zemin iyileştirmeler ile alakalı oluşturulacak komisyon ile çok kısa sürede çalışmaların tamamlanıp Belediye’ye bildirileceği dile getirildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TBMM Genel Sekreterliğinden açıklama TBMM Genel Sekreterliği, TBMM’de görev yapan stajyerlerden birinin ailesinin şikayeti dilekçesi üzerine, 20 Kasım’da soruşturma başlatıldığını, iddiaların titizlikle incelendiğini, şu ana kadar aşçı olarak görev yapan bir kamu personelinin görevinden uzaklaştırıldığını açıkladı. TBMM Genel Sekreterliğinden yapılan yazılı açıklamada, TBMM’de 2024-2025 öğretim yılında görev yapan stajyerlerden bir tanesinin ailesi tarafından TBMM Genel Sekreterliği’ne yapılan 19 Kasım 2025 tarihinde şikayet dilekçesi üzerine Genel Sekreterlik tarafından 20 Kasım 2025 soruşturma başlatıldığı belirtilerek, soruşturma kapsamında dilekçede yer alan iddiaları, titizlikle incelendiği, şu ana kadar aşçı olarak görev yapan bir kamu personelinin 4 Aralık 2025 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı ifade edildi. Açıklamada, 12 Aralık 2025 tarihinde soruşturmanın tamamlanmasının öngörüldüğü belirtilerek, ilgililer hakkında iş akdi feshi, görevden çıkarma gibi cezaların uygulanacağı kaydedildi. Mevcut soruşturma kapsamında elde edilen hususlar adli makamlar ile paylaşılacağı da aktarıldı. DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, "Meclis olarak burada bulunan 600 milletvekili olarak, tüm milletvekilleri olarak çocuklara karşı sorumluyuz, çocukların haklarını korumakla mükelleftir. Bu Meclisin kendisi, burada bulunan her bir milletvekilinin kendisi çocuğun üstün yararını gözetmek zorundadır. Bu vahim olayda da gerçekten etkin, şeffaf bir soruşturma sürecinin yürütülmesi ve bunu yapanların adalet önüne çıkarılıp yargılanması konusunda da DEM Parti Grubu olarak da takipçisi olacağımızı ifade etmemiz gerekiyor ve şununla bitirmek istiyorum; Biz DEM Parti olarak sadece idari bir soruşturmayla yetinmek yerine bütün partilerin kadın milletvekillerinden oluşan bir komisyonu da buradan bütün Meclise ve Divana da, Meclis Başkanlığına da teklif ediyoruz. Ancak böyle bir komisyon süreci çok yönlü araştırabilir ve gerçek anlamda çocukların haklarını da koruyabilir diyorum" ifadelerini kullandı. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır da, "Vahim bir olaydır; Meclise yakışan, bizlere yakışan bu olayı tüm yönleriyle araştırıp gerçek suçluları kanuna teslim edip davayı da takip etmektir. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak ki tüm grupların böyle düşündüğünü biliyorum, hepimiz aramızda konuştuk, bu konuda aynı düşünüyoruz, bu konuyu takip edeceğiz. Bu konuda kamuoyu rahat olsun; suçlularla, iddia edilen, suçlu olduğu iddia edilen kişilerle mücadele edeceğiz" şeklinde konuştu. MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, olayı kınadıklarını belirterek, "Biz grup olarak, sadece çocuk istismarı değil, her türlü istismara karşı olduğumuzu, kadın erkek, bunu da ayırt etmeden her türlü istismara karşı olduğumuzu öncelikle belirtmek istiyorum. Akabinde de Gazi Meclisimizin çatısı altında böylesine Türkiye’nin kalbinin, beyninin bulunduğu bir ortamda çocuğumuza ya da çocuklarımıza karşı kız ya da erkek -ben doğrusu bu konuda dediğim gibi cinsiyet ayırmıyorum- yapıldığı iddia edilen bu olaya karşı Genel Sekreterliğimizin hemen olaya müdahil olması ve gerekenleri yapmaya başlamış olması da bizim açımızdan manidardır ancak bir an önce gerekenlerin tam yapılıp gerek yargı önünde gerek Genel Sekreterliğimiz nezdinde bir an önce yapılmasını talep ediyoruz ve diğer Grup Başkan Vekillerimizin sözlerine de katıldığımızı ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 20 Kasım tarihinde olayla ilgili soruşturma başlatıldığını söyleyerek, "4 Aralık itibariyle de ilgili kişi görevinden uzaklaştırılmıştır. 12 Aralık 2025 tarihine kadar da soruşturmanın tamamlanması öngörülmekte, bu konuda bu disiplin soruşturmasının sonucuna göre de yargı yolu söz konusu olabilecek. Dolayısıyla hem idari anlamda disiplin soruşturması hem de yargısal boyutu itibarıyla Genel Sekreterliğimiz ve bütün parti grupları olarak, özellikle de AK Parti Grubu olarak, bu konunun yakın takipçisi olarak, ne gerekiyorsa bunun cezalandırılmasıyla ilgili de hep beraber bu duyarlılığı ortak olarak ortaya koyacağız. Her zaman çocuk istismarının karşısında olduk, olmaya birlikte devam edeceğiz. Şunu da ifade etmek isterim ki Türkiye dış politikada, her platformda, her alanda ve her yerde hak, alaka ve menfaatlerine sahip çıkmıştır, çıkmaya da devam edecektir" dedi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, "Çocuk istismarı bir insanlık suçudur, çok vahim, çok ağır bir suçtur ve bunun Parlamento çatısı altındaki bir kurumda gerçekleşmiş olma iddiası bu vahameti giderek artırmaktadır. Nerede hata var, nerede eksiğimiz var? Yansıyan haberlere baktığımızda bu sistematik bir olay. Aralarında devam eden mesajlaşmalar, kısa vadeli olmuş bir olay değil. Dolayısıyla burada kurumsal bir ihmal ve eksiklik var. Yanı sıra bu çocukları buraya staj için gönderen kurumların da takip eksikliği var" diye konuştu. Yeni Yol Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen de, "Bu fiilin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında gerçekleşmiş olması ve anlaşıldığı kadarıyla bir süre devam etmiş olması, faillerin ve mağdurların birden fazla olması olayın vahametini artırmıştır. Genel Sekreterliğin neredeyse aynı gün işlem başlatmış olması elbette hepimiz adına sevindiricidir ama bu incelemenin müştekinin beyanıyla sınırlı kalmadan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde son yıllarda staj veya başka bir gerekçeyle gelen kız çocuklarının üzerinde de benzer sıkıntıların yaşanıp yaşanmadığı geniş kapsamıyla yapılması gerektiğini ifade etmek istiyorum" şeklinde konuştu.