EKONOMİ - 14 Ocak 2026 Çarşamba 12:43

Kütahya’da öğrencilere "Gıda güvenilirliği, gıda israfı ve gıda hijyeni" konulu eğitim

A
A
A
Kütahya’da öğrencilere "Gıda güvenilirliği, gıda israfı ve gıda hijyeni" konulu eğitim

Kütahya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik gıda güvenilirliği, gıda israfı ve gıda hijyeni konularında eğitim programı düzenlendi.


Gıda ve Yem Şubesi teknik personeli tarafından Kırdar Bilgiören Koleji ilkokul ve ortaokul kademelerinde öğrenim gören toplam 250 öğrenciye verilen eğitimlerde; gıda güvenilirliği, hijyen ve gıda hijyeni, gıda israfı ile tohumdan sofraya bitkinin yolculuğu gibi konular ele alındı.


Eğitimlerde, sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimin önemi, gıda israfının çevre ve ekonomi üzerindeki etkileri ile tüketicilerin bilinçli davranmasının gerekliliği öğrencilere örneklerle anlatıldı. Öğrencilerin günlük hayatta uygulayabilecekleri pratik bilgilerle desteklenen eğitim programı ilgiyle takip edildi.



Kütahya’da öğrencilere "Gıda güvenilirliği, gıda israfı ve gıda hijyeni" konulu eğitim

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da yeşil dönüşüm başladı Bursa Büyükşehir Belediyesi, iklim krizine karşı dirençli, çevreye duyarlı, çevre ve doğa dostu projeler geliştirmek hedefiyle hazırladığı ‘Yeşil Şehir Eylem Planı’nı kamuoyuyla paylaştı. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Yeşil Şehirler Programı kapsamında hazırladığı ve kentin çevresel sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi hedefleyen ‘Bursa Yeşil Şehir Eylem Planı’, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki toplantıda kamuoyuna anlatıldı. ’Yeşil Şehirler’ kavramının kentlerin gelecekte daha yaşanabilir, daha güçlü, daha dirençli olması ve karbon salınımının azalması için önemli bir hedef olduğunu söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, EBRD ile birçok projede ortaklık yaptıklarını, bundan sonra da farklı projede birlikte olacaklarını belirtti. Bursa’nın çevresel sürdürülebilirliğini güçlendirecek çok önemli bir yol haritası olan ‘Bursa Yeşil Şehir Eylem Planı’nı kamuoyuyla paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Bu plan, yalnızca teknik bir belge değildir. Bu plan, ‘Yeniden Yeşil Bursa’ hedefimizin somut bir ifadesidir. Bir zamanlar Bursa, ovası, dağı ve deniziyle insanların yaşamaktan keyif aldığı, emeklilerin yaşamayı hayal ettiği bir kent idi. Maalesef bazı değerlerimizi kaybettik. Göç, nüfus artışı, sanayileşme, kent yöneticilerinin göz yummasıyla oluşan değer kayıpları hep etkili oldu. Bursa, her yönüyle inanılmaz değerli bir kenttir. Bursa’da yaşayanlar olarak kentin değerlerini korumalı, gelecek kuşaklara aktarmalıyız. Yıllarca çevre için mücadele edenlerin ne kadar haklı olduğunu şu anda daha iyi anlıyoruz. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum" diye konuştu. Hazırlanan planın, yeniden ‘Yeşil Bursa’yı kazanma adına somut adımların bir ifadesi olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, planın doğayla uyumlu kalkınmayı esas alan, geleceği bugünden düşünen bir anlayışın ürünü olduğunu belirtti. Kentlerin artık sadece büyümekle yetinemeyeceğini, doğaya saygılı, dirençli ve sürdürülebilir olmanın zorunluluk haline geldiğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak çevreye duyarlı, doğayla uyumlu, iklim krizine karşı dirençli ve daha yaşanabilir bir Bursa için kararlılıkla çalışıyoruz. Bursalıların önerilerine her zaman açığız ve birlikte yol yürüme konusunda kararlıyız. Bu anlayışla EBRD’nin Yeşil Şehirler Programı’na katıldık. Bursa Yeşil Şehir Eylem Planı’nın hazırlık süreci 2023 yılı Aralık ayında başlatıldı. Yaklaşık iki yıl süren bu süreçte; ortak aklı ve katılımcılığı esas aldık" dedi. Çalışmalar kapsamında su ve hava kalitesinden enerji ve atık altyapısına, ulaşımdan binalara, yeşil alanlardan sosyal alanlara kadar Bursa’nın çevresel durumunun bilimsel verilerle ele alındığının altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, risklerin belirlendiğini, ihtiyaçların netleştirildiğini, önceliklerin ortaya koyulduğunu dile getirdi. ‘Bursa Yeşil Şehir Eylem Planı’nın Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 Aralık ayı meclisinde onaylandığını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Bu plan, Bursamızın çevresel sürdürülebilirlik yolculuğunda ortak akılla hazırlanmış stratejik bir rehberdir. Bu rehberle birlikte çevre kalitesini artırmayı, iklim değişikliğine karşı kentin direncini güçlendirmeyi, daha sağlıklı, daha yaşanabilir ve daha yeşil bir Bursa’yı hep birlikte inşa etmeyi hedefliyoruz. Bu planın başarısı, yalnızca belediyemizin çabalarıyla mümkün değildir. Kamu kurumlarının, akademi dünyasının, özel sektörün ve sivil toplumun katkısı olmadan yeşil dönüşüm başarıya ulaşamaz. Bu nedenle planın uygulanması, izlenmesi ve geliştirilmesi süreçlerinde tüm paydaşlarımızla birlikte hareket etmeyi önemsiyoruz" diye konuştu. Bursa Yeşil Şehir Eylem Planı’nın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür eden Başkan Mustafa Bozbey, "Birlikte hareket ederek, doğayla uyumlu kalkınmayı esas alan bu yol haritasını kararlılıkla hayata geçirecek ve Bursamızı geleceğe güvenle taşıyacağız. İlçe belediyelerine de büyük sorumluluk düştüğünün altını çizmek isterim. Bursa, 17 ilçesiyle ortak hareket etme sorumluluğundadır. Gelin, Bursamızın yeşil renginin tüm tonlarını kentimizin her köşesine birlikte taşıyalım. Bursamızın çevre duyarlılığını dünya sahnesine hep birlikte çıkaralım" dedi. EBRD Altyapı Bölge Başkanı İdil Gürsel, EBRD Yeşil Şehirler Programı hakkında katılımcılara bilgi verdi. Türkiye’de faaliyete başladıkları 2009 yılından bu yana 450’den fazla projeye 20 milyar Euro’dan fazla finansman sağladıklarını hatırlatan Gürsel, 20 milyar Euro’nun bir milyar Euro’sunun Türkiye’deki belediyelere direkt sağlanan kredilerden oluştuğunu dile getirdi. Bursa, İstanbul, Gaziantep, İzmir, Ankara ve Mersin olmak üzere 6 şehrin ‘EBRD Yeşil Şehirler Programı’nda olduğunu belirten Gürsel, "Bursa’nın Yeşil Şehirler Programı’na dâhil olmasına vesile olan Çınarcık İçme Suyu Arıtma Tesisi ve isale hattı projesiyle su temini ve kuraklıkla mücadele açısından hayati önemde bir projeye imza atılıyor. Bu projeyle şehrin artan nüfusu için güvenli içme suyu sağlamanın yanı sıra sürdürülebilir ve enerji verimli su yönetimine katkı sağlanıyor. Bu plan, Bursa’nın daha yaşanılabilir, daha sürdürülebilir ve gelecek nesiller için ilham kaynağı bir şehir haline gelmesine vesile olsun. Bursa için yeşil ve sürdürülebilir bir gelecek oluşturma konusundaki güçlü kararlılığı ve liderliği için Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür ediyorum." diye konuştu. Konuşmaların ardından Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Dr. Ahmet Cihat Kahraman tarafından ‘Bursa Yeşil Şehir Eylem Planı’ ile ilgili bilgilendirme yapıldı. 5 yıl boyunca ulaşım başta olmak üzere toplam 8 sektörde 2,13 milyar Euro yatırımın planlandığını açıklayan Kahraman, 2035 için sektörel hedeflerden de bahsederek plan doğrultusunda kentsel alanda kişi başına düşen yeşil alan miktarını artırmayı, ulaşım konusunda ise düşük emisyonlu ve sürdürülebilir ulaşım türlerine geçişi hızlandırmayı hedeflediklerini anlattı. Tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerden kaynaklanan yer altı suyu, yüzeysel sular ve deniz kirliliğini en aza indirmeyi amaçladıklarını dile getiren Kahraman, evsel ve endüstriyel katı atıkların uygun şekilde ayrıştırılmasını, işlenmesini ve bertaraf edilmesini sağlamanın da temel stratejik amaçlardan biri olduğunu dile getirdi. Rapora erişebilmek için linke tıklayabilirsiniz... https://www.bursa.bel.tr/hizmetler/raporlar-123
Manisa Manisa TSO’dan firmalara UR-GE desteği Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ile MAKİM Derneği iş birliğinde hayata geçirilen UR-GE Projesi, yüzde 75 devlet destekli yapısıyla Manisa sanayisinin ihracat gücünü artırmayı hedefliyor. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO) ile MAKİM Derneği iş birliğinde, Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) Programı kapsamında yeni bir proje hayata geçirildi. Proje ile Manisa sanayisinin ihracat odaklı büyümesine katkı sağlanması ve firmaların uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşması amaçlanıyor. Manisa’da kalıpçılık, plastik enjeksiyon, metal işleme, makine aksam ve parçaları imalatı, beyaz eşya yan sanayi ile otomotiv yan sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren 40’tan fazla firmanın yer aldığı UR-GE Projesi kapsamında, firmaların ihracat kapasitelerinin artırılması, rekabetçiliklerinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir ihracat yapılarının oluşturulması hedefleniyor. Yüzde 75 bakanlık destekli Üç yıl süreyle yürütülecek UR-GE Projesi çerçevesinde firmalara yönelik sektör bazlı ihtiyaç analizi çalışmaları, eğitim ve danışmanlık faaliyetleri, hedef pazarlara yönelik yurt dışı pazarlama programları, alım heyeti organizasyonları ve tanıtım faaliyetleri gerçekleştirilecek. Projedeki tüm çalışmalar, Ticaret Bakanlığı UR-GE mevzuatı kapsamında yüzde 75 oranında devlet desteğiyle hayata geçirilecek. Proje kapsamında kullanılacak toplam destek tutarının 55-60 milyon TL seviyesinde olması öngörülürken, katılımcı firmalar için firma başına ortalama 2 milyon TL düzeyinde bir destek etkisi oluşturulması planlanıyor. Ortak hareket ve kümelenme vurgusu Manisa TSO koordinasyonunda yürütülen UR-GE Projesi ile firmalar arasında ortak hareket etme kültürünün geliştirilmesi, kümelenme anlayışının güçlendirilmesi ve uluslararası pazarlarda daha etkin bir rekabet ortamının oluşturulması amaçlanıyor. İhracat Destek Ofisi güçlenecek UR-GE Projesi ile birlikte Manisa Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde faaliyet gösteren İhracat Destek Ofisi’nin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi de hedefleniyor. Proje sürecinde elde edilecek çıktılar ofis süreçlerine entegre edilerek, firmalara sunulan ihracat danışmanlığı hizmetlerinin kapsamı genişletilecek. Başvurular devam ediyor UR-GE Projesi’ne katılım başvurularının ocak ayı sonuna kadar devam edeceği, başvuruların Manisa Ticaret ve Sanayi Odası veya MAKİM Derneği aracılığıyla yapılabileceği bildirildi.
Diyarbakır Bebeğin Down Sendromlu doğacağını bildirmedi, 81 milyon liralık cezaya çarptırıldı Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde çocukları Down Sendromlu olarak dünyaya gelen aile, kendilerine tarama yapılmadığı ve bilgi verilmediği gerekçesiyle şikayette bulundu. Arabulucu tarafından hastane ve doktordan 700 bin lira isteyen aile, talepleri kabul edilmeyince açtıkları davadan yasal faizle birlikte 81 milyon lira tazminat kazandı. Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yaşayan Kızmaz ailesi, gebelik sürecinde 2021 yılında Diyarbakır merkezde bulunan özel bir hastaneye başvurdu. Hamilelik süreci içerisinde aynı doktora muayene olan aile 3 Temmuz 2021’de Ergani Devlet Hastanesinde çocuklarını kucaklarına aldı. Çocuklarının Down Sendromlu olduğunu hemşireden öğrenen aile, mutluluk ve hüznü bir arada yaşadı. Doktorların hamilelik sürecinde kendilerine bilgi vermediğini ve teste almadığını iddia eden aile, Diyarbakır’daki özel hastane ve doktordan şikayetçi oldu. Avukat Ferhat Yiğit’e giden aile dava açılması için işlemlerin başlatılmasını istedi. Arabuluculuk sistemi üzerinden iletişime geçilen hastaneden 700 bin lira talep eden ailenin isteği reddedilince Ergani 1’inci Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldı. Dava geçtiğimiz aralık ayında karara bağlandı. Mahkeme, aileyi haklı bularak doktoru 43 milyon lira tazminat ödemeye mahkum etti. Geçen süre göz önüne alınarak yasal faiz ve yargılama ücreti ile birlikte bu rakam 81 milyon liraya yükseldi. Hastane, karara itiraz ederek durumu üst mahkemeye taşıdı. Doktor test yaptırmamış Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan ailenin avukatı Ferhat Yiğit, iki haftadan bu yana gündemi meşgul eden Down Sendromlu çocuk davası olarak yanlış bilinenleri açıklamak istediğini söyledi. Yiğit, ‘’İki hafta önce, davamız karara çıktıktan sonra, bazı hekim sendikaları davamızla alakalı toplumu, kamuoyunu yanlış bilgilendirecek düzeyde bilgiler paylaştılar. Bu paylaşımlar içerisinde özellikle mağdur ailemizi rencide edecek karikatürlerden de bahsettiler, paylaşım yaptılar. Biz de buna ilişkin sosyal medyada gerekli cevapları verdik. Akabinde kendileri ulusal basını da kullanarak vermiş oldukları yanlış bilgileri tekrarlamaya çalıştılar. Bize de cevap hakkı doğdu. Bu davamızı 2021 yılının 10’uncu ayında açtık. Dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk sisteminden kaynaklı olarak taraflara ulaştım, 700 bin liralık bir teklifle gittik kendilerine. Taraftar bu teklifimizi kabul etmedi, davamız 2021 yılının 10’uncu ayında açıldı, 2025 yılının 12’nci ayında da karara çıktı. Hekimin aydınlatma yükümlülüğü ihlal ettiği yönünde karar çıktı. Hekim muayeneye giden aileye hiçbir suretle tarama testi önermedi, yazılı bir onama almadı, aydınlatma hükümlülüğünü ihlal ettiği için de gebe müvekkilimize gebeliğin sonlandırma seçeneği hakkı tanımadı. Bundan kaynaklı da ailemiz çocuklarının sağlıklı olduğunu düşünerek doğumu gerçekleştirdi. Doğum esnasında çocukların Down Sendromlu olduğunu öğrendiler. Biz de hastanede ilgili raporlarını aldık, incelediğimizde tarama testi verilmemişti, davamız bu şekilde görüldü, bu şekilde karara çıktı. Miktarı basında 77 milyon lira olarak geçti lakin şöyle bir durum var, dava 43 milyon lira üzerinden karar çıktı. Bunun dışında 26 milyon lira bir faiz işlemiş, faizi vardı, birkaç yargılama masrafı, icra harçları ve vekalet ücretleri dahil edildiğinde şu an güncel borç miktarı 81 milyon liradır. Dava üst mahkeme aşamasında, davamız devam ediyor. Biz bağımsız yargının vereceği her karara saygı duyacağız, hiçbir şekilde toplumu yanlış bilgilendirmedik bilgilendirilmesini de istemiyoruz aile hakkında bizim hakkımızda davanın hakimi hakkında çirkin ithamlardan bulunan herkese karşı da zaten suç duyurusunda bulunduk bulunmaya da devam ediyoruz bu dosya emsal nitelikte bir dosyadır o yüzden üst mahkemenin vereceği kararı biz de merakla bekliyoruz’’ dedi. ‘’Doktor sağlıklı olduğunu söyledi’’ Down Sendromlu olarak dünyaya gelen M.K.’nin babası Hüseyin Kızmaz da ’’Daha önce kontrole götürdüğümüzde bize çocuğumuzun sağlıklı olduğunu söyledi doktor. Her şeyin yolunda olduğunu, herhangi bir sorun olmadığını söyledi kendisi. Daha sonra doğum gerçekleşti Diyarbakır Ergani Devlet Hastanesinde. Hemşire tarafından ben çağrıldım, çocuğun babası sen misin dedi, evet dedim. Senin çocuğun Down Sendromlu diye söyledi. Ben de nasıl böyle bir şey olur dedim, daha önce biz kontrole götürdük, doktor bize sağlıklı olduğunu, her şeyin yolunda olduğunu söylemişti. Demek ki hiç bakmamış, hiç incelememiş. Şikayetçiyim kendisinden çünkü böyle bir dünyaya ben özürlü çocuğu getirmek istemezdim. Bize söz hakkı tanısaydı, biz de doktorun yanına tam yok deme zamanında gitmişiz. Yani bir gebeliğe son verebilirdik bizi bilgilendirseydi, istemiyoruz diyebilirdik. Bize sağlamdır dedi, her şey yolundadır dediği için biz bir seferde bunu öğrendik. Bu davayı açmamızın amacı da bizim gibi diğer aileler doğumhanenin önünde mağdur olmasın. Daha önceden bilgi sahibi olsunlar. Doktorlar da kendi işini dürüst bir şekilde yapsın, sonuçta burada bir çocuğun hayatı söz konusu. Kimsenin bizim yerimizde olmasını, bizim gibi mağdur olmasını istemiyoruz. Sosyal medyadaki haberlerin tamamı yanlış doktor diyor ben imzalı kağıt vermişim, üç sefer söylemişim, Allah’tan geleni kabul ederiz demiş. Bunların hepsi yalan, elinde zaten öyle bir evrak olmuş olsaydı mahkeme bu kararı vermezdi’’ diye konuştu.
Muğla Başkan Aras: "Sizlerin eleştirileri bizim yol göstericimiz" Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla il genelinde görev yapan basın mensuplarıyla bir araya geldi. Yoğun katılımın gerçekleştiği buluşmada Aras, hem gazetecilerin gününü kutladı, hem de Muğla’nın dört bir yanındaki yatırım hamlelerini anlattı. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle düzenlenen organizasyonda Muğla’nın yerel basın temsilcileri, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın ev sahipliğinde buluştu. Samimi bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, yerel yönetim ve medya arasındaki güçlü bağa vurgu yapıldı. Toplantıda Muğla genelinde yürütülen projelere dair kapsamlı bilgiler paylaşan Başkan Ahmet Aras, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Meclisi üyelerinin de katılımıyla gerçekleşen yoğun programdan bahsetti. Başkan Aras, Ortaca, Dalaman, Seydikemer, Fethiye ve Ula ilçelerinde temeli atılan ve açılışı yapılan projelerin müjdesini verirken, saha çalışmalarının Marmaris, Yatağan, Milas ve Bodrum duraklarıyla devam edeceğini belirtti. Gazetecilik mesleğinin toplumsal önemine değinen Başkan Aras, basının özgür ve yapıcı eleştirilerinin kendileri için birer rehber niteliği taşıdığını ifade etti. Aras konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Muğla için hepimiz bir bütünün parçalarıyız. Sizler kamuoyunun sesi olarak kendi alanınızda, bizler ise yerel yönetim olarak sorumluluk sahamızda Muğla için çalışıyoruz. Basın mensuplarımızın yönlendirmeleri, önerileri ve hatta eleştirileri bizim için çok kıymetli. Katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyor, Çalışan Gazeteciler Günü’nüzü kutluyorum" Program, çekilen hatıra fotoğrafları ve karşılıklı görüş alışverişlerinin ardından sona erdi.