SAĞLIK - 28 Kasım 2024 Perşembe 10:48

Kütahya’da ’omurga sağlığı taramaları’ başlıyor

A
A
A
Kütahya’da ’omurga sağlığı taramaları’ başlıyor

Kütahya Valisi Musa Işın’ı ziyaret eden İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Başyiğit ve Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sultan Güçlü tarafından Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü arasında önemli bir iş birliği protokolü imzalandı.


İmzalanan protokol kapsamında, Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümü öğrencileri, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde mesleki uygulamalar yapma ve gözlem fırsatı bulacak. Ayrıca, iki kurum arasında sağlıklı yaşam temalı sosyal sorumluluk ve bilimsel projeler hayata geçirilecek.


Protokolün ilk adımı olarak, Kütahya’daki ilk ve ortaöğretim öğrencileri için omurga sağlığı taramaları yapılacak. Bu kapsamda, öğrencilere omurga sağlığını koruma ve bilinçlendirme konularında eğitimler düzenlenecek.


Vali Musa Işın, bu iş birliğinin hem öğrencilerin sağlık bilincini artıracağını hem de üniversite öğrencilerine önemli bir mesleki deneyim kazandıracağını belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. Protokolün, Kütahya’da sağlık ve eğitim alanında değerli çalışmalara zemin hazırlaması bekleniyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Palandöken: "Gıda israfının bedeli 200 milyar lirayı buluyor" Türkiye’de her gün milyonlarca ekmek ve on binlerce ton sebze ve meyvenin çöpe gittiğini hatırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Günde 6 milyon ekmek 25-30 bin ton sebze ve meyve israf ediliyor. Bunun maliyeti yaklaşık 200 milyar lira civarında" dedi. Türkiye’de gıda israfının ulaştığı ekonomik boyutun, ülkenin toplumsal yapısı ve kalkınma süreci üzerinde de önemli etkiler oluşturduğuna dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bu gıda maddelerinin hem muhafazasında hem tüketilebilir oranda alınması ile ilgili. En çok bunlar biliyorsunuz turizm bölgelerinde, açık büfelerde bunlar self servis yapılan stantlarda aldığınız bu ürünleri evde muhafazasında ve zincirlere ulaşabilecek yoldaki zayiatlar olarak değerlendirilebilir. Yani israf günümüzde ekonomimiz için de önemli bir şey. Suyumuz, enerjimiz, elektriğimiz, doğal gazımız her şey israf ediliyor. Dolayısıyla ülkemizde birçok ürünün yetişebileceği aynı şekilde bu ürünlerin ülkemizde kullanılması nüfus bakımından da önemli bir sürece ülkemizdeki erişmiş 86 milyon nüfuslu ülkemizde bunların hepsinin israf edilmeden kullanılması. Bu değişen tabiat şartları dolayısıyla bunların israfı çok önemli miktarlarda. Bunun için vatandaşımızın son derece bilinçli, açık büfelerde ve bu self servis yapılan yerlerde yani vatandaşın alıp da yarısından fazlasını yine zayi ettiği sistemlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla 6 milyon ekmek birçok ülkenin günlük tüketimi kadar ama ülkemizde maalesef bu bilinçsiz tüketimle birlikte bunların zayiatı. Bunun için hemen tedbir alınmalı. Bir kere kamu spotları yapılmalı" ifadelerini kullandı. "İhtiyaç kadar alışveriş yapılmalı" Gıda israfının önlenmesi için üretimden tüketime kadar tüm süreçlerde daha bilinçli ve planlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Ülkemizdeki israfın her boyuttaki enerjideki, sudaki gıda maddelerindeki hem muhafazası hem eğitimleri okullarda çocuklarımızın bilinçlenmesi için önemli gösterilerle bunların izah edilmesi lazım. Bunların hepsi ülkemizin kaybolduğu kadar milli servetimizin de hiçe gitmesine neden olan bir yaklaşım. Bununla ilgili Türkiye’de TESK olarak 82 birlik 13 mesleki federasyonla diyalog ve günlük bu tüketimdeki kalan ürünlerin değerlendirilmesiyle ilgili de çalışmalar her ne kadar yapsak da vatandaşın bu konuda hassasiyeti çok önemli. Yoksa milli servetimiz yok oluyor. Bu tarımsal ilaçlardaki veya işte bu mevsimsel donlardaki zayiatla birlikte bu ürünlerin birçoğunun kullanmadan gittiğini herkesin bilmesi lazım. Dolayısıyla bu kullanılan malzemelerdeki veya işte ihtiyaçtan fazla alınıp muhafazasından kaynaklanan zayiatlar da mutlaka giderilmeli" şeklinde konuştu.
Denizli Çameli’nin ‘Sakin Şehir’ kimliği gençlerin bilimsel çalışmasına konu oldu Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi heyeti, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Cittaslow Çameli" projesi için Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı ziyaret ederek ilçenin sürdürülebilir şehircilik çalışmalarını yerinde inceledi. Denizli İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri, TÜBİTAK Bilim Fuarı kapsamında hazırladıkları "Yavaş Şehir, Sürdürülebilir Gelecek: Çameli’nin Cittaslow Yolculuğu" projesi için Çameli ilçesinde incelemelerde bulundu. Okul müdürü ve danışman öğretmenler eşliğinde ilçeye gelen heyet, Belediye Başkanı Cengiz Arslan’ı makamında ziyaret etti. Cittaslow Süreci Hakkında Görüş Alışverişi Ziyaret sırasında, Çameli’nin uluslararası Sakin Şehir (Cittaslow) ağındaki konumu, yürütülen sürdürülebilir şehircilik çalışmaları ve ilçenin gelecek vizyonu üzerine bir görüşme gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilere ilçenin bu alandaki hedefleri ve projeleri hakkında ayrıntılı bilgiler aktararak gençlerin bilimsel çalışmalarına destek verdi. İlçenin Değerleri Yerinde İncelendi Makam ziyaretinin ardından proje ekibi, saha çalışmaları kapsamında ilçeyi gezdi. Cittaslow Çameli Proje Koordinatörü Emirhan Akşit’in rehberliğinde yapılan teknik gezide; ilçenin doğal güzellikleri, kültürel mirası ve yerel kalkınma modelleri yakından incelendi. Öğrenciler, projeleri için gerekli olan verileri yerinde gözlem yapma imkanı buldu. Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, öğrencilerin ilçeye gösterdikleri ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Gençlerin yerel yönetim modellerini bilimsel bir çerçevede ele almasının önemine dikkat çeken Arslan, proje ekibine 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan bilim fuarında başarılar diledi.
Balıkesir Burhaniye’de ’Atık Kumaşlara Son’ projesi hayata geçirildi Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi, fakülte sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında çevre bilincini ve sürdürülebilirliği odağına alan anlamlı bir proje hayata geçirildi. Fakülte öğrencileri tarafından yürütülen "Bubfa İle Kumaş İsrafına Son" projesi, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi bünyesinde gerçekleştirildi. "Atıktan tasarıma, israftan ilhama"mottosuyla hayata geçirilen proje, atık kumaşların geri dönüşümüne dikkat çekmeyi, kumaş israfını azaltmayı ve öğrencilerde çevresel farkındalık oluşturmayı hedefledi. Proje kapsamında atık kumaşlar değerlendirilerek el emeği ve terzi desteğiyle çeşitli aksesuarlar üretildi. Öğrencilerin aktif katılımıyla yürütülen çalışmada, atık malzemelerin yeniden tasarlanarak kullanılabilir ve estetik ürünlere dönüştürülmesi sağlandı. Bu süreçte sürdürülebilir üretim anlayışı ön plana çıkarılırken, geri dönüşümün ekonomik ve çevresel katkılarına da vurgu yapıldı. Gerçekleştirilen etkinliğe, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, Fakülte Dekan Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Fatih Çolakoğlu ve Dr. Öğr. Üyesi Özkan Demir, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Elemanı Arş. Gör. Setenay Melek Yurttabir, BUBYO Otel Müdürü Nurettin Büyükbaş ve Fakülte Sekreteri Ahmet Özcan katılım sağladı.Proje, Uluslararası Ticaret bölümü 3. sınıf öğrencileri Büşra Taş, İrem Demir, Azra Ece Şahin, Melike Duran, Zhuldyz Saduyeva, İdil Bayrak ve Mina Çınar tarafından yürütüldü. Etkinlik sonunda Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Oğuzhan İlban, sürdürülebilirlik temelli projelerin önemine dikkat çekerek, "Bu proje ile öğrencilerimizin çevre bilinci ve sosyal sorumluluk farkındalığını artırmayı amaçladık. Atık kumaşların yeniden tasarlanarak değerli ürünlere dönüştürülmesi hem çevreye hem de uygulamalı eğitime önemli katkılar sunmaktadır. Emeği geçen tüm öğrencilerimizi ve danışman akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" diye konuştu.
Balıkesir Burhaniye’de Gastronomide zeytinyağı deneyimi gerçekleştirildi Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi (BUBFA) bünyesinde düzenlenen mesleki gelişim etkinlikleri kapsamında, Prof. Dr. Sabriye Çelik Uğuz’un dersi dahilinde "Sürdürülebilir Gastronominin İzinde Bir Lezzet Deneyi: Zeytinyağı ve Yemek Eşleşmesi" eğitimi gerçekleştirildi. Şef Aylin Yazıcıoğlu yürütücülüğünde düzenlenen etkinliğe, Fakülte Dekanı ve Gastronomi Kulübü Danışmanı Prof. Dr. M. Oğuzhan İlban da katılım sağladı. Uygulamalı Bilimler Fakültesi Mutfağındaki etkinlikte, gastronomide sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir parçası olan yerel ve nitelikli ürün kullanımına dikkat çekilerek öğrencilerin bu bilinçle değerlendirme yapmaları hedeflendi. İlk aşamada öğrenciler, farklı coğrafyalarda yetiştirilen üç ayrı zeytinyağını tanıma ve değerlendirme fırsatı buldu. Ayvalık, Yamalak Sarısı ve Trilye zeytinlerinden elde edilen zeytinyağlarının aroma, koku ve tat özellikleri karşılaştırmalı olarak incelendi. Tadım sürecinin ardından öğrenciler üç gruba ayrılarak uygulama aşamasına geçti. Her grup, farklı zeytinyağları kullanarak enginar dolması hazırladı. Uygulama boyunca öğrenciler, kullanılan zeytinyağlarının yemeğe kattığı aroma, lezzet ve karakter farklılıklarını birebir deneyimleme fırsatı bulurken, aynı yemeğin farklı ürünlerle nasıl değişebildiğini gözlemledi. Bu süreç, uygulamalı öğrenme deneyimini zenginleştirerek mesleki becerilerinin gelişimine katkı sundu. Fakülte Dekanı Prof. Dr. M. Oğuzhan İlban, etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, zeytinyağının gastronomide temel ve belirleyici bir unsur olduğunu vurgulayarak, farklı yörelere ait zeytinyağlarının tanınmasının öğrenciler açısından önemli bir kazanım olduğunu ifade etti. İlban, sürdürülebilir gastronomi bilincinin bu tür uygulamalarla güçlendiğini belirterek, öğrencilerin çevreye duyarlı yaklaşımı deneyimlemesinin önemine dikkat çekti. Gerçekleştirilen tadım ve uygulama sürecinin, öğrencilerin ürünler arasındaki tat ve aroma farklarını ayırt edebilme becerilerini geliştirdiğini ve mesleki yetkinliğe doğrudan katkı sağladığını dile getirdi. Etkinlik sonunda Fakülte Dekanı Prof. Dr. M. Oğuzhan İlban, değerli paylaşımları ve eğitime sunduğu katkılardan dolayı Şef Aylin Yazıcıoğlu’na teşekkür belgesi takdim etti. Gerçekleştirilen etkinlik, öğrencilerin zeytinyağına ilişkin duyusal analiz becerileri ile ürün bilgisini geliştirdiği ve uygulamalı mutfak deneyimi kazandığı verimli bir eğitim olarak tamamlandı.