ASAYİŞ - 18 Mart 2025 Salı 19:55

Tavşanlı’da dere kenarında çıkan yangın kısa sürede söndürüldü

A
A
A
Tavşanlı’da dere kenarında çıkan yangın kısa sürede söndürüldü

Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde dere kenarında çıkan ot yangını, itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile söndürüldü.


Tavşanlı ilçesi İstasyon Mahallesi akşam saatlerinde dere kenarındaki ağaçlık ve otluk alanda yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın, olay yerine gelen itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. Ekipler gerekli kontrol ve inceleme faaliyetlerini tamamlayarak bölgeden ayrıldı.



Tavşanlı’da dere kenarında çıkan yangın kısa sürede söndürüldü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Başkan Özkasap: "Savaşın faturası Manisa Ovasına kesiliyor" ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşın gerilimi her geçen gün artarken Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, savaş nedeniyle özellikle enerji, gübre ve mazot maliyetlerindeki artışın Manisa’daki üreticiyi zorladığını belirtti. Orta Doğu’da yükselen gerilim, tarım sektörünü doğrudan etkilemeye devam ederken, Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, özellikle enerji, gübre ve mazot maliyetlerindeki artışın Manisa’daki üreticiyi zorladığını belirtti. Son haftalarda küresel piyasalarda yaşanan dalgalanmaların tarımsal girdilerde ciddi fiyat artışlarına yol açtığını ifade eden Özkasap, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimin enerji ve tarımsal üretim maliyetlerini doğrudan etkilediğini söyledi. Özkasap, "Petrol ve doğal gaz akışında yaşanabilecek en küçük aksama bile mazot fiyatlarını artırıyor. Bu da doğrudan çiftçinin maliyetine yansıyor" dedi. Manisa’nın üzüm, zeytin, pamuk, mısır, buğday ve sebze üretiminde kritik rol üstlendiğini vurgulayan Özkasap, artan maliyetlerin üreticiyi her geçen gün daha fazla zorladığını ifade etti. Gübre tedariki risk altında Başkan Özkasap bölgedeki jeopolitik gelişmelerin gübre tedariğini de doğrudan etkilediğini, son dönemde gübre fiyatlarında yaşanan artışın en önemli nedenlerinden birinin Hürmüz Boğazı’ndaki riskler olduğunu söyledi. Gübre üretiminde kullanılan hammaddelerin büyük bölümünün bu bölgeden geçtiğini ve tedarikte yaşanabilecek aksaklıkların hem fiyatları artırdığını hem de üretim planlamasını zorlaştırdığını da dile getirerek, gübrenin tarımsal verimlilik üzerindeki etkisinin şartlara göre yüzde 50’ye kadar ulaşabildiğini hatırlattı. Özkasap, Türkiye’nin doğal gaz, fosfat kayası, potasyum tuzları ve kükürt gibi temel hammaddelerde büyük ölçüde dışa bağımlı olduğunu, ara maddelerin de önemli kısmının ithalatla karşılandığını ifade etti. Basra Körfezi’nin dünya enerji üretiminin ana merkezlerinden biri olduğunu belirten Özkasap, dünya deniz yoluyla yapılan gübre ticaretinin yaklaşık üçte birinin Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini söyledi. Boğazın; dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’sinin yanı sıra üre gübresinin yüzde 25-35’inin, amonyağın yüzde 25-30’unun ve fosfatlı gübrenin önemli bir bölümünün geçtiği kritik bir koridor konumunda bulunduğunu ifade eden Özkasap, bölgedeki güvenlik ve lojistik durumunun küresel gübre tedariki açısından belirleyici olduğunu vurgularken, Manisa’nın özellikle Sultani üzüm, zeytin, yaş sebze ve meyve ile yumurta üretiminde dünya çapında önemli bir merkez olduğunu belirtti. Manisa’nın tarımsal ihracatta önemli bir merkez olduğuna dikkat çeken Özkasap, ilin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 20’sinin tarıma dayalı sanayiden oluştuğunu belirtti. Düşük döviz kuru ile birlikte işçilik, elektrik, ambalaj, navlun ve lojistik maliyetlerindeki artışın ihracatçı firmaların üretim ve pazarlama giderlerini önemli ölçüde yükselttiğini ifade eden Özkasap, bu durumun firmaların dış pazarlardaki rekabet gücünü zayıflattığını ve pazar paylarının daralmasına yol açtığını dile getirdi. Destek ve planlı üretim önerisi Özkasap açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Manisa Ticaret Borsası olarak ve Tarım Bakanlığımız, bölgede yaşanan tüm gelişmeleri anlık olarak takip etmekte, fiyat hareketliliklerini yakından izlemekte, iç ve dış piyasalarda oluşabilen spekülatif hareketlere karşı ülkemizdeki üreticilerin ve tüketicilerin refahını dengeli bir şekilde koruyacak gerekli tüm tedbirleri almaya devam etmektedir. Nitekim Cumhurbaşkanlığı kararı ile 7 Mart tarihinde ÜRE gübresinde, 3 Nisan 2026 tarihinde azotlu gübreler ile mineral ve kompoze gübrelerde gümrük vergisi sıfırlandı, buna ek olarak ÜRE ihracatı ve transit geçişi de yasaklanmıştı. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı, gübre stoklarının yeterli olduğunu ve arz güvenliğini tehdit eden bir durum bulunmadığını söylemektedir. Fakat bunlara ilave olarak devletimizin, fiyat oluşumuna çiftçi lehine direkt müdahil olmasını bekliyoruz, aksi takdirde bu indirimin etkisi sadece ithalatçı şirketler için bir avantaja dönüşmekle sınırlı kalacaktır. Sonuçta alım gücü zaten düşük olan çiftçi üretimi azaltmaktan başka yol bulamayacaktır. Bu durumda artan gıda enflasyonu ile birlikte yaş sebze ve meyve fiyatlarında pazarda gözle görülür artışlar yaşanırken bu durum tüketicinin alım gücünü zorlayacak." Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gübre stoklarının yeterli olduğu yönündeki açıklamalarının piyasada tam anlamıyla güven oluşturmadığını belirten Özkasap, ilgili kurumların fiyat oluşumuna çiftçi lehine daha etkin müdahil olması gerektiğini ifade etti. Sanayicilerin maliyet artışlarını gerekçe göstererek gübreye zam yaptığını, buna karşılık çiftçinin alım gücünün giderek düştüğünü belirten Özkasap, bu durumun gübre kullanımını azalttığını ve üretimde gerilemeye yol açtığını söyledi. Özkasap, "Manisa Ovası Türkiye’nin en verimli tarım alanlarından biri. Bu potansiyelin korunması için üreticinin desteklenmesi şart. Çiftçiye doğrudan gübre desteği sağlanmalı ve dışa bağımlılığı azaltacak adımlar atılmalıdır. Maliyetleri dengeleyecek politikalar hayata geçirilmezse üretimde daralma kaçınılmaz olabilir" dedi.
Ankara Kilis’te tarihi eserler yürütülen restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor Kilis’te deprem sonrası yürütülen restorasyon ve ihya çalışmalarıyla tarihi eserler yeniden ayağa kaldırılıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy 412,1 milyon liralık yatırımla kentin kültür ve turizm altyapısının güçlendirildiğini belirterek 197 yapıya sağlanan destek, tamamlanan restorasyonlar ve yeniden ibadete açılan eserlerle şehrin toparlanma sürecinin kararlılıkla sürdüğünü vurguladı. Kilis’in kültür ve turizm alanındaki durumu, ihtiyaçları, yürütülen çalışmalar ve hayata geçirilen projeler Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Kilis Valiliğinde katıldığı il değerlendirme toplantısında ele alındı. Kilis Valisi Ömer Kalaylı ile AK Parti Kilis Milletvekili Ahmet Salih Dal’ın da katıldığı toplantının ardından bir basın açıklaması yapan Ersoy, Kilis’in sahip olduğu potansiyelin en üst düzeyde değerlendirilmesinin temel hedef olduğunu vurguladı. Bakan Ersoy’un gün boyu Kilis’te gerçekleştirdiği programlara AK Parti Kilis İl Başkanı Zihni Serhan Diyarbakırlı da eşlik etti. Deprem sonrası Kilis’e kapsamlı destek Son 24 yılda Kilis’e kültür ve turizm alanında 412,1 milyon lira tutarında yatırım yapıldığını belirten Ersoy, aynı süreçte yerel yönetimlerin turizm altyapı yatırım projelerine de 183 milyon lira kaynak aktarıldığını ifade etti. Kilis’te 534 adet taşınmaz kültür varlığı ve 68 adet sit alanı bulunduğunu aktaran Ersoy, kültür varlıklarının restorasyonu ve ihyası kapsamında yürütülen çalışmalar çerçevesinde son 23 yılda proje, bakım, onarım, müze teşhir-tanzim ve çevre düzenleme işleri için 61 milyon lira ödenek sağlandığını kaydetti. Deprem sonrası yürütülen çalışmalara değinen Ersoy, Kilis genelinde 143’ü proje yardımı, 54’ü uygulama yardımı olmak üzere toplam 197 yapıya yardım yapılması kararı alındığını, bu kapsamda şu ana kadar 158 yapıya 238,6 milyon lira ödeme yapıldığını bildirdi. Tarihi eserler tek tek ayağa kalkıyor Restorasyonu tamamlanan Tabakhane, Karakadı ve Merkez Hacı Derviş camilerini Kilis programları kapsamında yeniden ibadete açacaklarını belirten Ersoy, söz konusu eserlerin bilim kurullarının denetiminde gerekli tüm bakım ve onarım çalışmalarının tamamlanarak cemaatine kavuşturulduğunu ifade etti. Depremden etkilenen 24 vakıf kültür varlığından 12’sinin restorasyonunun tamamlandığını hatırlatan Ersoy, mayıs ayı başında 7 eserin, haziran ayı itibarıyla da kalan 5 eserin restorasyonunun tamamlanacağını ve böylece Kilis’te depremden zarar görmüş toplam 24 vakıf kültür varlığının yeniden hizmete açılacağını söyledi. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Kilis Ravanda Kalesi ile Kilis Alaeddin Yavaşça Müzesi’nde onarım çalışmalarının depremin hemen ardından başlatılarak aynı yıl içerisinde tamamlandığını belirten Ersoy, söz konusu yatırımların ilin kültür altyapısına önemli katkı sağladığını ifade etti. Bakan Ersoy, sözlerine şöyle devam etti: "Güncel birim fiyatlarla 197,5 milyon liralık bir yatırım olarak ilimize kazandırdığımız Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca Kültür Merkezi asrın felaketini çok az bir hasarla atlatmıştı. Bu noktada da gerekli basit onarımların gerçekleştirilmesi için Bakanlık olarak ödenek göndermiştik. Valiliğimizin koordinesinde yürütülen söz konusu bu çalışmalar da hızlı bir şekilde tamamlanmıştır." Kilis’te yürütülen arkeolojik çalışmalara da değinen Ersoy, Oylum Höyük kazısına 2025 yılında 1 milyon 267 bin lira ödenek aktarıldığını, ayrıca bu alanın Geleceğe Miras projesi kapsamına alındığını belirtti. Bu doğrultuda 2024 yılında 3 milyon 900 bin lira, 2025 yılında ise 2 milyon 400 bin lira ek ödenek sağlandığını, 2026 yılı çalışmalarına yönelik bütçe planlamasının sürdüğünü kaydetti. Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadeleye de değinen Ersoy, 2025 yılı içerisinde Kilis sınırları içinde 14 kaçak kazı ve 10 kültür varlığı kaçakçılığı olayı tespit edildiğini, bu olaylarda 89 adet kültür varlığı ve 31 adet objenin ele geçirildiğini bildirdi. Bakan Ersoy, "Bu toprakların medeniyet mirasına el uzatan, göz diken herkes adalete hesap verecektir. Bu vesileyle bu tartışmasız gerçeğin altını bir kez daha çizmek isterim" dedi. "Devletimiz, Türkiye Yüzyılı yürüyüşüne kesintisiz ve kararlılıkla devam etmektedir" Bölgesel gelişmelere de değinen Ersoy, şu ifadeleri kullandı: "Devletimiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çatışmaların son bulması için sahada etkin rol oynayan başat aktördür. Gücü, güvenilirliği, doğru, adil ve hakkaniyetli yaklaşımıyla uluslararası hukukun işlemesi için her adımda öncüdür. Bu mücadeleyi verirken, elbette her şeyden önemli ve öncelikli olarak milletimizin huzur ve güvenliğini her koşulda korumanın mutlak iradesini de masada ve sahada ortaya koymuştur, koymaktadır. Bu ateş çemberinin içinde Türkiye bir huzur ve güven limanı olarak farkını göstermiştir. Bütün bakanlıklarımız ve devlet kurumlarımız Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde milletimize hizmet üretmeyi, hedeflerini gerçekleştirmeyi sürdürmektedir. Milletimiz rahat olsun. Devletimiz, Türkiye Yüzyılı yürüyüşüne kesintisiz ve kararlılıkla devam etmektedir." Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Valilik ziyaretinin ardından tarihi Sabunhane binasında bulunan Kilis Müzesi’nde incelemelerde bulunarak esnafla bir araya geldi. Bakan Ersoy, ardından Kara Kadı, Hacı Derviş ve Tabakhane Camilerinin açılışını gerçekleştirdi. AK Parti Kilis İl Başkanlığında teşkilat ile de bir araya gelen Ersoy, Oylum Höyük’te gerçekleştirdiği incelemelerin ardından Kilis programını tamamladı.
Bursa İznik’te geçen 61 yıllık hekimliğin hikâyesi İznik Belediyesi hayata geçirdiği "Yaşayan İznik Hazineleri" projesinin 44. belgeselinde 61 yıldır diş hekimliği yapan Ünal Güngör’ün (88) hayatını ele aldı. Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının ustaları ile mesleklerinde yarım asrı devirmiş kişilerin hayatları kent hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün "Yaşayan İznik Hazineleri" projesi kapsamında belgeselleştirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda son olarak 61 yıldır diş hekimliği yapan Ünal Güngör’ün (88) hayatı ele alındı. 1938 yılında İznik’te dünyaya gelen Ünal Güngör çocukluk yıllarında İznik’te okul olmaması sebebiyle 16 yaşına kadar terzi, ayakkabıcı ve şekercilik yapan esnafın yanında çalışır. 16 yaşına geldiğinde İznik’te açılan ortaokulun haberini alır ve vesikalık fotoğraf çektirerek okula kayıt olur. Vakıflar yurdunda geçirdiği lise öğreniminin ardından İstanbul Üniversitesi Çapa Diş Hekimliği Fakültesi’ni kazanarak üniversite öğrenimine başlar. 1965 yılında mezun olduğu üniversitenin ardından memleketi İznik’te muayenehane açan Güngör, 61 yıldır sürdürdüğü diş hekimliği ile binlerce insana şifa olmuştur. Bugün mesul müdür olarak sürdürdüğü mesleğini oğlu ve gelini devam ettirmektedir. Tüm bu hayatı ile İznik’teki hâtıralarını anlattığı ‘Yaşayan İznik Hazineleri’ 44. bölümü İznik Belediyesi tarafından yayınlandı. Vefa’ya ve emeğe adanmış ömürler İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün hayata geçirdiği "Yaşayan İznik Hazineleri" belgesellerinin ilki 75 yıllık fıçı ustası merhum İsmail Alkış ile gerçekleştirildi. İkinci belgesel ise İznik’e bağlı İnikli Mahallesi’nde ikamet eden 20 yıldır bastonculuk ile uğraşan Şükrü Kaya ile gerçekleştirildi. Üçüncü belgesel dünyaca ünlü Müşküle İğne Oyaları ile dördüncü belgesel 62 yıldır küfe sanatı ile uğraşan Hakkı Ateş (76) ile beşinci belgesel 63 yıldır terzilik sanatını icra eden İsmet Acar (75) altıncı belgesel İznik’e bağlı Tacir Mahallesi’nde 50 yıldır Sıcak Demir Ustalığı yapan Necip Saraç (62) ile yedinci belgesel 55 yıldır Yorgan Ustalığı yapan Ali Topkara (68) ile sekizinci belgesel 55 yıldır Radyo ve Televizyon Ustalığı yapan Ekrem Sevim ile dokuzuncu belgesel Çömlek Ustası Hasan Yaman (55) ile onuncu belgesel Saat Ustası Ramis Asa (72) ile on birinci belgesel 70 yıldır Yüncülük mesleği ile uğraşan Süleyman Ferik (84) ile on ikinci belgesel 50 yıldır soba ustası olan Mehmet Topçu (72) ile, on üçüncü belgesel Ahşap Ustası Servet Bağcı (63) ile on dördüncü belgesel yarım asırlık Bisiklet Tamir Ustası Ahmet Aşık (65) ile on beşinci belgesel yarım asırlık terzi ustası Ahmet Turhan (68) ile on altıncı belgesel yarım asırlık matbaa ustası Ramiz Pancar (75) ile on yedinci belgeseli İznikspor’un efsane futbolcusu Kaptan İsmail Hakkı Çelik (69) ile on sekizinci belgeseli yarım asırlık elektrik ustası Mehmet Potur (72) ile on dokuzuncu belgesel yarım asırlık taş ustası Mehmet Arslan (76) ile yirminci belgesel ise otuz sekiz yıldır anahtarcılık ve çilingircilik yapan Kadir Kardaş (64) ile yirmi birinci belgesel kırk üç yıldır motor ustalığı yapan Recep Aksu (65) ile yirmi ikinci belgesel, elli yedi yıldır berberlik yapan Recep Altın (69) ile yirmi üçüncü belgesel elli iki yıldır zirai aletler ustalığı yapan Cemalettin Değirmenci (75) ile yirmi dördüncü belgesel elli üç yıldır ahşap ustalığı yapan İsmail Güneş (78) yirmi beşinci belgesel yarım asırdır esnaflık yapan Kemal Yazan (85) ile yirmi altıncı belgesel yarım asırdır traktör ustalığı yapan Mehmet Eren (65) ile yirmi yedinci belgesel kırk bir yıldır seyyar ve normal bakkalcılık yapan Nurettin Dişli (58) ile yirmi sekizinci belgesel Derbent Dokuma Ustası Hasibe Çiçek (61) ile yirmi dokuzuncu belgesel Batum Göçmeni Osman Nuri Burhan (94) ile otuzuncu belgesel Şair Nazif Sabancı ile otuz birinci belgesel Ressam Erdoğan Solmaz ile (88) otuz ikinci belgesel genç kemençe ustası Ali Öztürk ile otuz üçüncü belgesel sanatçı Hüseyin Acarol ile otuz dördüncü belgesel Mahmut Usta (82) ve Kamil Özbek (78) ile otuz beşinci belgesel müzisyen Faik Doğan (69) ile otuz altıncı belgesel Marangoz Abdullah Çolak (76) ile otuz yedinci belgesel Aşık Fevzi Olgun (78) ile otuz sekizinci belgesel Emekli Öğretmen ve Müzisyen Orhan Hekimoğlu (81) ile otuz dokuzuncu belgesel kırk üç senelik çay bahçesi işletmecisi Murat Sürük (66) ile kırkıncı belgesel Esnaf Kemal Kumcu (72) ile kırk birinci belgesel Eğitimci Mustafa Özen ile kırk ikinci belgesel Ayakkabı Tamircisi (56) Fahrettin Yılmaz ile kırk üçüncü belgesel elli dört yıl Eczacılık yapan İsmail Yücel (84) ile kırk dördüncü belgesel ise altmış bir yıldır Diş Hekimliği yapan Ünal Güngör (89) ile gerçekleştirildi. Yaşayan İznik Hazineleri projesi önümüzdeki süreçte de ustaları ekranlara yansıtmaya devam edecek.