MAGAZİN
Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" 19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42:13 Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:56 Oyuncu Metin Akpınar’ın biyolojik kızı Duygu Nebioğlu: "20 yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm" Ünlü sanatçı Metin Akpınar’ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu’nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açıp kazandığı manevi tazminat davasıyla ilgili, "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum" dedi. Duygu Nebioğlu tarafından Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın bugün görülen karar duruşmasında mahkeme, davanın kabulüne hükmetti. Mahkeme heyeti, Metin Akpınar’ın Duygu Nebioğlu’na 6 milyon lira manevi tazminat ödemesine karar verdi. Kararın, benzer davalar açısından emsal nitelik taşıyabileceği değerlendiriliyor. "Emsal bir karar verildi" Tazminat davasını kazanan tarafın avukatı Ferihan Polat, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada yaklaşık 4 yıldır süren hukuki mücadelenin önemli bir aşamasının geride bırakıldığını belirtti. Polat, babalığın benimsenmemesi nedeniyle açtıkları maddi ve manevi tazminat davasını kazandıklarını ifade ederek, sürecin önce babalık davasıyla başladığını, bu davanın sonuçlanmasının ardından tazminat davası açtıklarını ve mahkemenin yüksek tutarlı bir manevi tazminata hükmettiğini söyledi. Davaya ilişkin değerlendirmede bulunan avukat Ahmet Furkan Uludağ ise Metin Akpınar ile yaklaşık dört yıldır süren hukuki mücadelede önce babalık davası açtıklarını ve davayı kazandıklarını belirtti. Uludağ, karşı tarafın iletişime geçmemesi üzerine Nebioğlu’nun yaşadığı mağduriyet nedeniyle tazminat davası açtıklarını, yargılama sürecinde çok sayıda tanığın dinlendiğini ve kapsamlı araştırmalar yapıldığını kaydetti. Mahkemenin, sunulan deliller doğrultusunda emsal nitelikte bir karar verdiğini ifade eden Uludağ, talep doğrultusunda 6 milyon TL manevi tazminata hükmedildiğini söyledi. "Adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" Kararın ardından konuşan Duygu Nebioğlu, yaklaşık 20 yıldır verdiği mücadelenin sonunda haklılığının ortaya çıktığını, yıllardır verdiği mücadelenin sonunda adaletin yerini bulduğunu düşündüğünü belirterek duygularını şöyle dile getirdi: "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Avukatlarım Ferihan Polat ve Ahmet Furkan Uludağ sayesinde Metin Akpınar tarafından terk edildiğimi ve annemin yaşadıklarını hukuken ortaya koymuş olduk. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum. Yıllardır yaşadığım üzüntü ve çocukluk yaralarımla yüzleşme isteğim nedeniyle bu mücadeleyi verdim ve adaletin yerini bulduğuna inanıyorum. Aldığımız kararın emsal niteliğinde olduğunu ve ailesini arayan, toplumda yer edinmeye çalışan kimsesiz çocuklara da örnek olacağını düşünüyorum. Avukatlarıma minnettarım ve mücadelemize devam edeceğiz. Ayrıca bu süreçte destek olan gazeteci Oktay Koltan’a, annemin mektubunun ortaya çıkmasına katkı sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Yıllar önce yapılan bir iyilik bugün bir sonuca ulaştı. Yanımda olan aileme, Özdemir Nebioğlu ve Emine Nebioğlu’na teşekkür ediyorum. Beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Tanık olarak dinlenen Adile Şener’e ve sanat camiasından Yeşim Salkım ile Farah Yurtsever’e de destekleri için minnettarım. Manevi destek veren herkese ve kamuoyunda yanımda olan Türk halkına teşekkür ediyorum. Bugün aldığım sonuçla yaralarımı bir nebze olsun sarabileceğime inanıyorum. Bu davanın herkese örnek olmasını istiyorum." Nebioğlu, aldığı kararla yaşadığı acıların bir nebze hafifleyeceğine inandığını ve mücadelesine devam edeceğini sözlerine ekledi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:06 Bursa’nın kadınlar matinesinde güven ve sanat vurgusu Bursa’nın vazgeçilmez eğlencelerinden biri haline gelen Kadınlar matinesi öncesinde sahneye çıkmaya hazırlanan Mehmet Çevik, samimi açıklamalarda bulundu. Yıllardır kadınlara özel düzenlediği matine organizasyonlarıyla büyük bir kitleye ulaşan Çevik, başarısının temelinde güven ve sevgi olduğunu vurguladı. İşini büyük bir aşkla yaptığını dile getiren Mehmet Çevik, arkasında kendisini samimiyetle dinleyen geniş bir dinleyici kitlesi olduğunu söyledi. Sadece yerel değil, ulusal magazinde de güçlü dostlukları bulunduğunu ifade eden Çevik, "Bu işi gerçekten layıkıyla yapan, yol arkadaşı dediğim insanlar beni sevenlerimle buluşturuyor. Bu da hem yerelde hem ulusalda karşılık buluyor" dedi. "Sanatçı her yönüyle örnek olmalı" Magazin dünyasında yaşanan gelişmelere temkinli yaklaştığını belirten Çevik, bu konularla ilgili konuşmaktan özellikle kaçındığını dile getirdi. Sanatçının topluma örnek olması gerektiğinin altını çizen Çevik, "Sanatçı; duruşuyla, yaşam tarzıyla, sahnesiyle, sesiyle, kıyafetiyle bir bütün olmalı. Halka ve sevenlerine örnek teşkil etmeli" ifadelerini kullandı. 16 yaşından beri sahnede Kadınlar matinesi serüveninin genç yaşlarda başladığını anlatan Mehmet Çevik, "Yaklaşık 16 yaşımdan beri bu organizasyonları yapıyorum. İlk olarak Gemlik’te başladık. O dönemlerde sosyal medya yoktu ama 400-500 kişilik salonları dolduruyorduk. Sonrasında Yalova ve Türkiye’nin birçok şehrinde sahne aldık. Bursa’da ise her ay düzenli olarak bin kişiyi aşkın misafirimizi ağırlıyoruz" diye konuştu. "Bana emanet edilen güveni boşa çıkarmam" Kadınlar matinesinin en önemli unsurunun güven olduğunu vurgulayan Çevik, "Eşler, hanımlarını getirip bana emanet ediyor. Eğleniyorlar, sonra gelip alıyorlar. Güven vermeyen bir sanatçıya bu ilgi olmaz. Ben de bir aileyim, benim de çocuklarım var. Bu işi sadece sanat ve eğlence için yapıyoruz" dedi. "Onlar benim gücüm" Kadınların günlük hayatın yoğun temposunda yorulduğunu belirten Çevik, ayda bir kez onları eğlenceli bir ortamda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. "Bugün de yine birbirinden kıymetli hanımlarla, güzel kalplerle bir arada olacağım. Onlar bana büyük bir güç ve destek oluyor. Kendimi çok şanslı hissediyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi.
17 Şubat 2026 Salı - 14:07 Şevval Sam Trabzon hasırına ilmek attı Yüzyıllardır sabır ve ustalıkla tel tel örülen Trabzon hasırı, düzenlenen özel workshop’ta hem üretim süreci hem de ardındaki kadın emeğiyle birlikte vitrine çıkarıldı. Ünlü sanatçı Şevval Sam, yüzyıllık geçmişe sahip Trabzon hasırının üretim sürecine ilmek atarak geleneksel zanaata dikkat çekti. Trabzon’da yüzyılı aşkın geçmişiyle Trabzon hasırının üretim sürecini ve ardındaki emeği görünür kılmak amacıyla şehirdeki bir altın firması tarafından hasır örme workshop’u düzenlendi. Özellikle Trabzon hasır bileziğinin incelikli yapım aşamalarının uygulamalı olarak aktarıldığı etkinliğe sanatçı Şevval Sam de katıldı. Kültürel mirasın korunması ve kadın istihdamının desteklenmesine dikkat çekilen workshop, Trabzonlu kadın ustaların rehberliğinde gerçekleştirildi. Tel tel örülen altının sabır ve ustalık gerektiren yolculuğu katılımcılarla paylaşılırken, Şevval Sam’ın hasır örme sanatında üretim sürecine ilmek atması etkinliğe sembolik bir anlam kazandırdı. Firmaya ait altın işletmesini gezen ve tezgahın başında hasır ören sanatçı Şevval Sam, "Bu zanaatın somut olmayan dünya mirası kategorisinde UNESCO tarafından kabul edilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Tarihsel ve geleneksel bir hikayesi var. Yüzyıllar öncesine dayanan bir sanat. Sosyolojik, kültürel ve felsefi karşılığı bulunuyor. El emeği göz nuru aynı zamanda sembolik değerlere de gönderme yapan müthiş bir sanat. Geleneksel ve bu memleketin karakteristik üretimlerine çok büyük ilgi duyuyorum. Büyük ve ağır olanı daha kıymetli zannederiz ama aslında ne kadar hafif olursa o kadar kıymetli olduğunu burada öğrendim. Bu aynı zamanda altının kumaş gibi dokunma hali. Bu çok önemli. Makinelerde değil kadınlar ellerinde yapıyorlar. Onlara bir istihdam sağlanmış. Gelenekselin modern ile birleştiği çok şık tasarımlar var. Çok beğendim. Bu tasarımları dünyanın gözde insanlarının bileklerinde ve boyunlarında görmek isterim. Bunun dünyada başka bir karşılığı yok" dedi. Hasır örme workshop’u düzenleyen altın firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yılmaz Akdin ise Trabzon hasırı ile Şevval Sam’ın birlikteliğinin çok önemli olduğunu kaydederek "Şevval hanım Karadeniz müziklerinin bana göre kadın sesidir. Şevval hanımın 15 yıl önce internette gümüş hasır taktığı bir fotoğrafını gördüm. O yıllardan beri Şevval hanımı fabrikamıza davet etmek istiyordum. Bizi kırmadı. Bizim için Trabzon hasırı ile Şevval hanımın birlikteliği çok önemli. Çok güzel oldu. Şevval hanım Trabzon hasırının tarihine ilmek atıp izini bırakacak" ifadelerini kullandı.
Bodrum’da sanatçı baskılara dayanamayıp davulunu kırarak sahneyi bıraktı
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 14:25 Bodrum’da sanatçı baskılara dayanamayıp davulunu kırarak sahneyi bıraktı Muğla’nın Bodrum ilçesi Gündoğan Sahili’nde sahne alan sanatçı Ekin Akkaş, Türkçe müzik ve türkülerden rahatsız oldukları gerekçesiyle vatandaşların yüzlerce şikâyeti üzerine, sahnede davulu kırarak sahneyi bıraktı. Akkaş, "Burası Türkiye, tabii ki türkülerimizi söyleyeceğiz, Türkçe şarkılarımızı çalacağız. Yunan müziği dinlemek isteyenler Kos’a gidebilir" sözleriyle yaşananlara tepki gösterdi. Sahneye veda etmeden önce doğum gününü kutlayan ve dinleyicilere çiğ köfte dağıtan Akkaş, son kez müzikleriyle zeybek oynatıp halay çektirdi. Ardından davulunu kırarak müzisyen arkadaşlarıyla birlikte enstrümanları sahnenin önüne bırakan sanatçı, sahneden ayrıldı. Dinleyiciler ise "Lütfen gitme, sen çok güzel söylüyorsun" diyerek Akkaş’a destek oldu. "Biz hazirandan beri Bodrum’da müzik yapmaya çalışıyoruz" Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ekin Akkaş, haziran ayından bu yana Bodrum’da müzik yapmaya çalıştıklarını belirterek, "Sonuçta burası bir müessese, burada aşağı yukarı 50-60 kişi ekmek yiyor. Bunun gibi birçok mekân var Bodrum’da. Ancak Bodrum zaten bu sene sezon itibarıyla çok iyi geçmedi. Çünkü sürekli Bodrum’u karalama kampanyası başladı. Biz hazirandan beri her etkinlikte, daha müziğe başlamadan hemen şikâyet edilmeye çalışıldık. Oysa buranın ruhsatı var" dedi. "Sessiz müzik yapmaktan yorulduk" Akkaş, mekânda hiçbir gayri yasal olay yaşanmadığını vurgulayarak, "Gelen jandarma sürekli ölçüm yaptı, her şey kontrol altında oldu. Her gün müzik yaptığımızda denetim altındaydık. Çünkü sesimiz hiçbir zaman sınırları aşmadı. Bizim sesimiz kısıldı, buraya gelen tüm sanatçılar sesinden oldu. Ben de sesimden oldum. Sessiz müzik yapmaktan yorulduk" ifadelerini kullandı. "Sanatçı sessiz olamaz" Mekân sahibi Macit Bey’in her zaman kendisine destek olduğunu belirten Akkaş, "Ama o da artık ‘sessiz sanatçılar getirelim’ demek zorunda kaldı. Ben de dedim ki ‘Abi, sessiz sanatçı nasıl getireyim? Sesi olmayan zaten sanatçı olamaz’" diye konuştu. "Türkülerimizden rahatsız oldular" Her gün yüzlerce şikâyetle karşılaştığını dile getiren Akkaş, "Daha ikinci dakikada bile müzik açılmadan şikâyet edildi. Burası Bodrum. Bodrum bir dünya markasıdır. Bodrum’da müzik olmazsa olmaz. Türkülerimizle, horonlarımızla, zeybeklerimizle yadırgandık. Ahmet Kaya şarkılarıyla bile yadırgandık. ‘Çok iğrenç türküler söylüyorsunuz’ dediler, ‘varoşsunuz’ dediler. Ama biz varoş değiliz. Biz kardeşlik ve barış için şarkı söylüyoruz. Bayrağımızı seviyoruz" dedi. "Burası Türkiye, müziğimizin yeri var" Akkaş, yaşanan tepkilere üzüldüğünü belirterek, "Macit Diyarbakırlıdır, ben de Diyarbakırlıyım. O kadar yurtsever, ülkesini seven biridir ki anlatamam. Ama bu yapılanları esefle kınıyorum. Ülkemin her tarafı benimdir, Bodrum da benimdir. Yunan müziğini severim, dinlerim, keyif alırım. Ama illa onu dinlemek isteyen varsa, Kos’a gidebilir. Burası Türkiye. Benim her toprağımın her yerinin müziği vardır. Bu ülkede dedelerimiz, atalarımız savaşmış. Bu bayrak bizimdir. Kendi türkülerimize, müziğimize, özümüze sahip çıkmazsak yazık bize" ifadelerini kullandı. "Bıkkınlık sebebiyle bırakıyoruz" Sahneyi bırakma kararının sebebini de açıklayan Akkaş, "Bugün bırakmamızın yegâne sebebi bıkkınlık oldu. İlk günden beri yanlış mıyız? Zaten saat bire kadar iznimiz var. Biz bir dakika bile geçtik mi? Hukuksuz bir şey yaptık mı? Asla. Evraklarımızı her zaman gösterdik" dedi. "Bodrum müziksiz olamaz" Bodrum’un eğlence kenti olduğunu belirten Akkaş, "Asıl önemli olan şu; insanlar Bodrum’a gece yarısı yatmaya mı geliyor? Bodrum’da gece yarısında kimse yatmaz. Burası eğlence yeri. Buna rağmen bir tane değil, yüzlerce şikâyet oldu. Daha müziğe başlamadan şikâyetler gelmeye başladı" dedi. Sokakta yürürken bile yadırgandığını aktaran sanatçı, "Burası türkü yeri mi?, Burası çiğ köfte yeri mi? dediler. Oysa Urfa da burada, Diyarbakır da burada. Bunlara çok üzüldüm, çok kırıldım. Keşke bunlar yaşanmasaydı" sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Tavas Zeybek Festivalinde Reynmen unutulmaz gece yaşattı
18 Ağustos 2025 Pazartesi - 10:54 Tavas Zeybek Festivalinde Reynmen unutulmaz gece yaşattı Tavas Belediyesi tarafından yöre kültürünün gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla düzenlenen 7’inci Tavas Zeybek Kültür ve Sanat Festivali Tavaslı vatandaşlara unutulmaz anlar yaşattı. Festivalin üçüncü gününde Tavas’ın Kültür ve Tarihçesi konulu panelde zeybek kültürü, Tavas’ın tarihi ve gastronomisi hakkında bilgi alan vatandaşlar akşam Reynmen konseriyle eğlence dolu zaman geçirdi. Tavas Belediyesi tarafından Tavas Zeybeği, Tavas’ın kültürü ve gastronomisini Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmak amacıyla düzenlenen Tavas Zeybek Kültür ve Sanat Festivali bilgi ve eğlence dolu etkinliklere ev sahipliği yaptı. Saat 17.00 da düzenlen panelde Profesör Doktor Turgut Tok tarafından Tavas Yöresinin Türk Kültür Tarihinde Yeri, Profesör Doktor Nurten Çekal tarafından Tavas Yemek Kültürü ve Öğretim Görevlisi Ramazan Teğiz tarafından Tavas ve Yöresi Zeybek Kültürü konuları hakkında konuşmalar yapıldı. Zeybek ve Tavas Kültürünü dünyaya duyurmak istediklerini ifade eden Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, "Değerli hocalarımızdan Tavas Tarihi hakkında ilk defa duyduğumuz birçok bilgi edindik. Tavas’ımızın ne kadar değerli olduğunu görmüş olduk. Bizim festivali düzenleme sebebiz aslında Tavas’ın tarihini ve kültürünü vatandaşlarımıza anlatmak bilgilendirmek ve kültürümüzü gelecek kuşaklara aktarmak. Tavas’ın tanıtımını yapıp bir dünya markası yapacağız" ifadelerini kullandı. Festival kapsamında düzenlenen Reynmen konseri Tavas’ın çevre il ve ilçelerden gelen vatandaşların da katılımıyla yoğun ilgi gördü. Reynmen’in seslendirdiği şarkıları dans ederek eşlik eden vatandaşlar eğlence dolu zaman geçirdi.