MAGAZİN
Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" 19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42:13 Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:56 Oyuncu Metin Akpınar’ın biyolojik kızı Duygu Nebioğlu: "20 yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm" Ünlü sanatçı Metin Akpınar’ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu’nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açıp kazandığı manevi tazminat davasıyla ilgili, "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum" dedi. Duygu Nebioğlu tarafından Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın bugün görülen karar duruşmasında mahkeme, davanın kabulüne hükmetti. Mahkeme heyeti, Metin Akpınar’ın Duygu Nebioğlu’na 6 milyon lira manevi tazminat ödemesine karar verdi. Kararın, benzer davalar açısından emsal nitelik taşıyabileceği değerlendiriliyor. "Emsal bir karar verildi" Tazminat davasını kazanan tarafın avukatı Ferihan Polat, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada yaklaşık 4 yıldır süren hukuki mücadelenin önemli bir aşamasının geride bırakıldığını belirtti. Polat, babalığın benimsenmemesi nedeniyle açtıkları maddi ve manevi tazminat davasını kazandıklarını ifade ederek, sürecin önce babalık davasıyla başladığını, bu davanın sonuçlanmasının ardından tazminat davası açtıklarını ve mahkemenin yüksek tutarlı bir manevi tazminata hükmettiğini söyledi. Davaya ilişkin değerlendirmede bulunan avukat Ahmet Furkan Uludağ ise Metin Akpınar ile yaklaşık dört yıldır süren hukuki mücadelede önce babalık davası açtıklarını ve davayı kazandıklarını belirtti. Uludağ, karşı tarafın iletişime geçmemesi üzerine Nebioğlu’nun yaşadığı mağduriyet nedeniyle tazminat davası açtıklarını, yargılama sürecinde çok sayıda tanığın dinlendiğini ve kapsamlı araştırmalar yapıldığını kaydetti. Mahkemenin, sunulan deliller doğrultusunda emsal nitelikte bir karar verdiğini ifade eden Uludağ, talep doğrultusunda 6 milyon TL manevi tazminata hükmedildiğini söyledi. "Adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" Kararın ardından konuşan Duygu Nebioğlu, yaklaşık 20 yıldır verdiği mücadelenin sonunda haklılığının ortaya çıktığını, yıllardır verdiği mücadelenin sonunda adaletin yerini bulduğunu düşündüğünü belirterek duygularını şöyle dile getirdi: "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Avukatlarım Ferihan Polat ve Ahmet Furkan Uludağ sayesinde Metin Akpınar tarafından terk edildiğimi ve annemin yaşadıklarını hukuken ortaya koymuş olduk. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum. Yıllardır yaşadığım üzüntü ve çocukluk yaralarımla yüzleşme isteğim nedeniyle bu mücadeleyi verdim ve adaletin yerini bulduğuna inanıyorum. Aldığımız kararın emsal niteliğinde olduğunu ve ailesini arayan, toplumda yer edinmeye çalışan kimsesiz çocuklara da örnek olacağını düşünüyorum. Avukatlarıma minnettarım ve mücadelemize devam edeceğiz. Ayrıca bu süreçte destek olan gazeteci Oktay Koltan’a, annemin mektubunun ortaya çıkmasına katkı sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Yıllar önce yapılan bir iyilik bugün bir sonuca ulaştı. Yanımda olan aileme, Özdemir Nebioğlu ve Emine Nebioğlu’na teşekkür ediyorum. Beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Tanık olarak dinlenen Adile Şener’e ve sanat camiasından Yeşim Salkım ile Farah Yurtsever’e de destekleri için minnettarım. Manevi destek veren herkese ve kamuoyunda yanımda olan Türk halkına teşekkür ediyorum. Bugün aldığım sonuçla yaralarımı bir nebze olsun sarabileceğime inanıyorum. Bu davanın herkese örnek olmasını istiyorum." Nebioğlu, aldığı kararla yaşadığı acıların bir nebze hafifleyeceğine inandığını ve mücadelesine devam edeceğini sözlerine ekledi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:06 Bursa’nın kadınlar matinesinde güven ve sanat vurgusu Bursa’nın vazgeçilmez eğlencelerinden biri haline gelen Kadınlar matinesi öncesinde sahneye çıkmaya hazırlanan Mehmet Çevik, samimi açıklamalarda bulundu. Yıllardır kadınlara özel düzenlediği matine organizasyonlarıyla büyük bir kitleye ulaşan Çevik, başarısının temelinde güven ve sevgi olduğunu vurguladı. İşini büyük bir aşkla yaptığını dile getiren Mehmet Çevik, arkasında kendisini samimiyetle dinleyen geniş bir dinleyici kitlesi olduğunu söyledi. Sadece yerel değil, ulusal magazinde de güçlü dostlukları bulunduğunu ifade eden Çevik, "Bu işi gerçekten layıkıyla yapan, yol arkadaşı dediğim insanlar beni sevenlerimle buluşturuyor. Bu da hem yerelde hem ulusalda karşılık buluyor" dedi. "Sanatçı her yönüyle örnek olmalı" Magazin dünyasında yaşanan gelişmelere temkinli yaklaştığını belirten Çevik, bu konularla ilgili konuşmaktan özellikle kaçındığını dile getirdi. Sanatçının topluma örnek olması gerektiğinin altını çizen Çevik, "Sanatçı; duruşuyla, yaşam tarzıyla, sahnesiyle, sesiyle, kıyafetiyle bir bütün olmalı. Halka ve sevenlerine örnek teşkil etmeli" ifadelerini kullandı. 16 yaşından beri sahnede Kadınlar matinesi serüveninin genç yaşlarda başladığını anlatan Mehmet Çevik, "Yaklaşık 16 yaşımdan beri bu organizasyonları yapıyorum. İlk olarak Gemlik’te başladık. O dönemlerde sosyal medya yoktu ama 400-500 kişilik salonları dolduruyorduk. Sonrasında Yalova ve Türkiye’nin birçok şehrinde sahne aldık. Bursa’da ise her ay düzenli olarak bin kişiyi aşkın misafirimizi ağırlıyoruz" diye konuştu. "Bana emanet edilen güveni boşa çıkarmam" Kadınlar matinesinin en önemli unsurunun güven olduğunu vurgulayan Çevik, "Eşler, hanımlarını getirip bana emanet ediyor. Eğleniyorlar, sonra gelip alıyorlar. Güven vermeyen bir sanatçıya bu ilgi olmaz. Ben de bir aileyim, benim de çocuklarım var. Bu işi sadece sanat ve eğlence için yapıyoruz" dedi. "Onlar benim gücüm" Kadınların günlük hayatın yoğun temposunda yorulduğunu belirten Çevik, ayda bir kez onları eğlenceli bir ortamda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. "Bugün de yine birbirinden kıymetli hanımlarla, güzel kalplerle bir arada olacağım. Onlar bana büyük bir güç ve destek oluyor. Kendimi çok şanslı hissediyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi.
17 Şubat 2026 Salı - 14:07 Şevval Sam Trabzon hasırına ilmek attı Yüzyıllardır sabır ve ustalıkla tel tel örülen Trabzon hasırı, düzenlenen özel workshop’ta hem üretim süreci hem de ardındaki kadın emeğiyle birlikte vitrine çıkarıldı. Ünlü sanatçı Şevval Sam, yüzyıllık geçmişe sahip Trabzon hasırının üretim sürecine ilmek atarak geleneksel zanaata dikkat çekti. Trabzon’da yüzyılı aşkın geçmişiyle Trabzon hasırının üretim sürecini ve ardındaki emeği görünür kılmak amacıyla şehirdeki bir altın firması tarafından hasır örme workshop’u düzenlendi. Özellikle Trabzon hasır bileziğinin incelikli yapım aşamalarının uygulamalı olarak aktarıldığı etkinliğe sanatçı Şevval Sam de katıldı. Kültürel mirasın korunması ve kadın istihdamının desteklenmesine dikkat çekilen workshop, Trabzonlu kadın ustaların rehberliğinde gerçekleştirildi. Tel tel örülen altının sabır ve ustalık gerektiren yolculuğu katılımcılarla paylaşılırken, Şevval Sam’ın hasır örme sanatında üretim sürecine ilmek atması etkinliğe sembolik bir anlam kazandırdı. Firmaya ait altın işletmesini gezen ve tezgahın başında hasır ören sanatçı Şevval Sam, "Bu zanaatın somut olmayan dünya mirası kategorisinde UNESCO tarafından kabul edilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Tarihsel ve geleneksel bir hikayesi var. Yüzyıllar öncesine dayanan bir sanat. Sosyolojik, kültürel ve felsefi karşılığı bulunuyor. El emeği göz nuru aynı zamanda sembolik değerlere de gönderme yapan müthiş bir sanat. Geleneksel ve bu memleketin karakteristik üretimlerine çok büyük ilgi duyuyorum. Büyük ve ağır olanı daha kıymetli zannederiz ama aslında ne kadar hafif olursa o kadar kıymetli olduğunu burada öğrendim. Bu aynı zamanda altının kumaş gibi dokunma hali. Bu çok önemli. Makinelerde değil kadınlar ellerinde yapıyorlar. Onlara bir istihdam sağlanmış. Gelenekselin modern ile birleştiği çok şık tasarımlar var. Çok beğendim. Bu tasarımları dünyanın gözde insanlarının bileklerinde ve boyunlarında görmek isterim. Bunun dünyada başka bir karşılığı yok" dedi. Hasır örme workshop’u düzenleyen altın firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yılmaz Akdin ise Trabzon hasırı ile Şevval Sam’ın birlikteliğinin çok önemli olduğunu kaydederek "Şevval hanım Karadeniz müziklerinin bana göre kadın sesidir. Şevval hanımın 15 yıl önce internette gümüş hasır taktığı bir fotoğrafını gördüm. O yıllardan beri Şevval hanımı fabrikamıza davet etmek istiyordum. Bizi kırmadı. Bizim için Trabzon hasırı ile Şevval hanımın birlikteliği çok önemli. Çok güzel oldu. Şevval hanım Trabzon hasırının tarihine ilmek atıp izini bırakacak" ifadelerini kullandı.
Yapay çam ağacıyla tasarlanan gelinlik sergilendi
30 Aralık 2024 Pazartesi - 17:22 Yapay çam ağacıyla tasarlanan gelinlik sergilendi Diyarbakır’da bir firma tarafından yılbaşı dolayısıyla yapay çam ağacından tasarlanan gelinlik ve kıyafetin tanıtımı yapılarak bölgenin sanat anılmasına dikkat çekti. Gelinlik üretimi ve satışı yapan firma tarafından merkez Bağlar ilçesindeki şubede düzenlenen programda, yeni yıl dolayısıyla yapay çam ağacı ve çam ağacı süsleriyle tasarlanan gelinlik ve giysinin tanıtımı için küçük bir defile düzenlendi. Firmanın sahibi Mehmet Kaymak, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, 15 yıldır bu işi yaptığını, bu tasarımı yapma sebebinin 15’inci yılı dolayısıyla yılbaşı armağanı olarak ülkeye ve Diyarbakır’a armağan etmek istediğini söyledi. “Bir hafta içerisinde tasarımı yaptık” Çam ağacından iki kostüm hazırladıklarını belirten Kaymak, “Yaklaşık 1 hafta içerisinde bu tasarımları yaptık. Özelikle belirtmek istediğim bir şey var. Bu bölgenin sanatla anılmasını istiyoruz. Bu bölge sanatıyla, tarihiyle, geçmişiyle anılması lazım. Yaşanan olumsuzluklar, kadın cinayetleri, çocuk cinayetleriyle anılıyor. Bundan dolayı çok üzüntülüyüz. Bu bölgenin kalkınması için herkesin bu tarz projelere imza atması lazım. Medeniyetin doğuşundayız. Kişi giyeceğini zannetmiyorum, ama sanat camiasından talep olursa yapabileceğimizi beyan etmek istiyorum. Nesrina hanımın üzerindeki 10 kiloya yakın bir ağırlığı vardır. 3 yapay ağaçtan yaptık. Ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi. Gelinliğin tanıtımını yapan Nesrina Bulut, kıyafeti çam ağacını süsler gibi süslenmiş bir şekilde sunduklarını ifade etti. Bulut, “Bir gelinlik gibi tasarlanması çok güzel. En çok ilgimi çeken bu oldu. Genellikle beyaz gelinlikler giyiyoruz. Gelinlikten hiçbir farkı yok. Sadece dışı süslenmiş noel konseptli. Gelinlik niyetine değil de, partilerde kullanılabilir” diye konuştu.
Başkan Balaban 100. Yıl Meydanında vatandaşlarla buluştu
30 Aralık 2024 Pazartesi - 14:15 Başkan Balaban 100. Yıl Meydanında vatandaşlarla buluştu Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, 100. Yıl Meydanı’nda düzenlenen etkinliklerde hem vatandaşlara tarhana çorbası ikram etti hem de Roman Gecesi’nde vatandaşlarla bir araya geldi. Yunusemre Belediyesi, Magnesia Gastronomi ve Aşçılar Derneği iş birliğiyle Yeni Yıl Çarşısı’nda anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdi. Soğuk kış akşamında meydanda kurulan stantta, vatandaşlara ücretsiz tarhana çorbası ikram edildi. Başkan Balaban, aşçı kıyafeti giyerek hem çorba dağıttı hem de vatandaşlarla birebir ilgilendi. Etkinlikte konuşan Başkan Balaban, “Derneğimizin hazırladığı tarhana çorbasıyla soğuk bir gecede halkımızın içini ısıttık. Ayrıca şahsıma hediye ettikleri aşçı kıyafetini de büyük bir keyifle giydim. Aşçılık, dünyanın her yerinde saygın ve köklü mesleklerden biridir. Magnesia Gastronomi ve Aşçılar Derneği’ne katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.” dedi. Yeni Yıl Çarşısı’nda, sokak lezzetlerini tanıtma fırsatı bulan dernek üyelerine de teşekkür eden Başkan Balaban, vatandaşlarla hatıra fotoğrafları çektirdi. Roman Gecesi büyük ilgi gördü Organizasyonun ardından meydanda düzenlenen Roman Gecesi’ne katılan Başkan Balaban, Alpay Altan ve Orkestrasının konserini izlemeye gelenlerle birlikte izledi. Birbirinden hareketli parçaların seslendirildiği geceye vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Konserde izleyenlere seslenen Yunusemre Belediye Başkanı Balaban, “Dünyanın en güzel insanlarından olan roman kardeşlerimle bir arada olmaktan ve Roman Gecesi’ni halkımızla birlikte iç içe izlemekten büyük mutluluk duydum. Her zaman farklılıklarımızı zenginlik olarak gördük. Herkes bizim nazarımızda eşit ve baş tacıdır. Önümüzdeki süreçte de bir arada olmaya devam edeceğiz. İlçemizin farklı noktalarında bu güzel etkinliklerimiz devam edecek. Yaşamak sadece evden işe işten eve gitmek değil, sosyal bir olgudur. Yunusemre Belediyesi işte bunu gerçekleştiriyor. Sosyalleşmek de bir ihtiyaçtır.” dedi. Etkinliklerde Başkan Balaban’a başkan yardımcıları ve meclis üyeleri eşlik etti. Gecenin geç vakitlerine kadar devam eden Roman Gecesi’nden katılan vatandaşlar seslendirilen şarkılar eşliğinde gönüllerince eğlendi.
Meryem Ana temalı kıyafet Hierapolis ve Efes’te sergilendi
25 Aralık 2024 Çarşamba - 14:49 Meryem Ana temalı kıyafet Hierapolis ve Efes’te sergilendi Meryem Ana temalı 250 bin dolarlık kıyafet, Hierapolis ve Efes’te sergilendi. Mediha Cambaz Gelinlik projesi kapsamında tasarlanan ve Hollandalı model tarafından taşınan Meryem Ana temalı kıyafet, tarihi mekanlarda şık bir gösterimle tanıtıldı. Meryem Ana temalı 250 bin dolarlık kıyafet, Mediha Cambaz Gelinlik ekibi tarafından 6 aylık bir çalışmanın sonucu olarak ortaya çıkartıldı. Usta tasarımcılar tarafından dikilen Meryem Ana kıyafeti, sanat, tarih ve zanaatın görkemli buluşmasıyla unutulmaz bir iz bıraktı. Mediha Cambaz Gelinliğin tasarımcısı Özge Cambaz ve Meryem Ana’yı canlandıran Hollandalı model Eden Loopstra ile ‘Mary Efes’e Yolculuk’ kitabının yazarı Tarihçi Yazar Serkan Urgancı, projeyle ilgili bilgi verdi. Meryem Ana’yı canlandıran Model Eden Loopstra, bu projede yer almanın unutulmaz bir deneyim olduğunu belirtti. Meryem Ana’yı canlandırarak tarihin büyüleyici atmosferini deneyimlemenin tarif edilemez bir duygu olduğunu kaydeden Loopstra, böylesine anlamlı bir projede yer almaktan onur duyduğunu ve Mediha Cambaz Gelinliğin zarif tasarımları sayesinde bu deneyimin daha da özel hale geldiğini söyledi. Meryem Ana’nın hayatını oldukça iyi bildiğini ifade eden Loopstra, “Onun yaşadığı zorlukları ve hayatındaki fedakârlıkları düşünmek bile insanı derinden etkiliyor. Meryem Ana’nın orijinaline sadık bir şekilde hazırlanan kıyafeti giymek ise ayrı bir gurur kaynağıydı. Bu kıyafeti tasarlayan Mediha Cambaz Gelinlik ekibine ve emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Gerçekten unutulmaz bir deneyimdi" şeklinde konuştu. Meryem Ana kıyafetinin hazırlığı 6 ay sürdü Tarihe tanıklık eden proje fikrinin mimarı Özge Cambaz da tarihi ve kültürel değerlere her zaman büyük önem verdiklerini ve bu değerleri hatırlatan projeleri hayata geçirdiklerini dile getirdi. Meryem Ana’nın hayatını konu alan bu özel projeye 6 aydır büyük bir titizlikle hazırlandıklarını belirten Cambaz, “Meryem Ana’nın orijinal kıyafetinden ilham alarak hazırladığımız elbise ve pelerinin, 3 aylık bir çalışmanın ürünü. Bu eser 250 bin dolar yani yaklaşık 9 milyon liraya mal oldu. Bu kıyafette el dokuması saf Bursa ipeği, İtalyan el yapımı ipek tül danteller ve 24 ayar altın işlenmiş detaylar kullanıldı. Meryem Ana’nın orijinale yakın kıyafetindeki her bir detay, geçmişe duyulan derin saygıyı ve Mediha Cambaz Gelinliğin zanaata olan bağlılığını yansıtıyor” dedi. “Türkiye’nin kültürel zenginliği, global moda dünyasına taşınıyor” Amaçlarının gelinlik modasında yalnızca bir marka değil, bir sanat evi olarak konumlanmak olduğunun altını çizen Cambaz, “Hierapolis ve Efes gibi dünya mirası mekanlarla Türkiye’nin kültürel zenginliğini ve tasarım gücünü global moda dünyasına taşımak istiyoruz. Bu projeyle sadece tarihi bir hikaye anlatmıyoruz, aynı zamanda yeni nesil tasarımlarla geleceğe iz bırakıyoruz" diye konuştu. “İnanç turizmi her fırsatta desteklenmelidir” İnanç turizmini destekleyecek projelere ihtiyaç olduğuna dikkat çeken yazar Serkan Urgancı ise Meryem Ana kıyafeti projesinin kültürel alanlarda gerçekleştirilmesinin önemine dikkat çekti. Meryem Ana ve Anadolu ilişkisinin anlatıldığı her projenin oldukça değerli olduğuna dikkat çeken Urgancı, “Hristiyanlık açısından Anadolu toprakları çok kıymetlidir. Hristiyanlığın en kutsal ikinci karakteri olan Meryem Ana’nın evi Selçuk’ta, İncil’de geçen yedi kilisenin tamamı Ege Bölgesi’ndedir. Meryem Ana yalnızca Hristiyanlık için değil, Müslümanlık için de oldukça önemlidir. Kur’an-ı Kerim’de geçen tek kadın ismi Meryem’dir. 32 yerde geçer. Kuran-ı Kerim, Meryem Ana’yı iffetinden ötürü rol model kadın olarak gösterir. Bizim, her fırsatta inanç turizmini destekleyecek projelere ihtiyacımız var. Mediha Cambaz Gelinlik firması da duyulması için ellerinden geleni yapıyorlar, bu nedenle bu firmaya son derece müteşekkirim” ifadelerini kullandı. Meryem Ana, Efes’e giderken Hierapolis’i kullandı Tarihçi Yazar Serkan Urgancı, Meryem Ana’nın Hierapolis’e gelip gelmediğinin tarihi olarak bir kanıtı olmadığını fakat Antik güzergah içerisinde bu yolun kral yolu olduğunu ve Efes’e kadar gittiğini söyledi. Yazar Urgancı, Meryem Ana’nın Kudüs’ten yola çıkarak Efes’e gittiğini ve giderken Hierapolis’i kullandığını düşündüklerini de sözlerine ekledi. Mediha Cambaz Gelinlik tarafından hazırlanan Meryem Ana’nın orijinale yakın kıyafeti, yapılacak lansman sonrasında Hierapolis Müzesinde sergilenecek.
Ümraniye ve Tayvan iş birliğiyle kadınların güçlenmesine destek: Moda Okulu Giyim Atölyeleri projesi başlıyor
25 Aralık 2024 Çarşamba - 12:05 Ümraniye ve Tayvan iş birliğiyle kadınların güçlenmesine destek: Moda Okulu Giyim Atölyeleri projesi başlıyor Ümraniye Belediyesi, Taipei Ekonomi ve Kültür Misyonu ile yaptığı bağış protokolü kapsamında “Moda Okulu Giyim Atölyeleri” projesini hayata geçiriyor. Bu proje, sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bireylere destek olmayı hedeflerken, özellikle kadınların güçlenmesine odaklanıyor. Proje kapsamında gençler, mesleki beceriler kazanarak kendilerine bir gelecek inşa ederken, kadınlara üretim yapma ve aile bütçelerine katkı sağlama imkânı sunulacak. Kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü bir yer edinmesini destekleyen bu proje, bölgesel kalkınmaya da katkı sağlayacak. Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, projenin Ümraniye için önemine dikkat çekerek, Taipei Ekonomi ve Kültür Misyonu Ankara Temsilcisi Amb. Volkan Chih-Yang Huang’a teşekkür etti. Başkan Yıldırım, “Bu proje, kadınların üretkenliğini artırarak toplumda daha güçlü bir yer edinmelerine imkan sağlayacak” ifadelerini kullandı. Taipei Ekonomi ve Kültür Misyonu Temsilcisi Amb. Volkan Chih-Yang Huang ise böyle bir projeye destek vermekten memnuniyet duyduklarını ve projenin başarısı için gereken desteği sağlayacaklarını dile getirdi. Kadınların güçlendirilmesi, sosyal dayanışmayı ve üretkenliği teşvik eden Moda Okulu Giyim Atölyeleri projesi, Ümraniye’nin kalkınmasına ve bireylerin geleceğine katkı sunmaya hazırlanıyor.