MAGAZİN - 23 Nisan 2026 Perşembe 13:38

Beste Açar’dan üvey annesi İpek Açar hakkında "sahte imza" iddiasıyla suç duyurusu

A
A
A
Beste Açar’dan üvey annesi İpek Açar hakkında "sahte imza" iddiasıyla suç duyurusu

Beste Açar, 3 Nisan 2015’te hayatını kaybeden babası Kayahan’ın şarkılarının telif gelirlerinin sahte imzayla İpek Açar’a devredildiğini iddia ederek, üvey annesi hakkında suç duyurusunda bulundu. Özel bir kriminal tetkikat bürosunda yapılan incemelede belgelerdeki imzaların Kayahan’ın el yazısı olmadığı kanaatine varıldı.


Beste Açar, 3 Nisan 2015’te hayatını kaybeden babası Kayahan’ın imzasının taklit edilerek şarkılarının telif gelirlerinin devredildiği iddiasıyla İpek Açar hakkında, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Avukatı Onur Yağışan aracılığıyla savcılığa iletilen suç duyurusu dilekçesinde, "Öncelikle müvekkilin babası adına sahte imzalarla düzenlenen bu devir sözleşmesinin aslının Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) Kurumunda olmadığından usule ve yasaya açıkça aykırı olan ve yok hükmünde olması gereken bu devir sözleşmesinin hukuken de yokluk hükmü kazanılması için MESAM’a gerekli işlemlerin başlatılması için birlikte hukuki olarak usule ve yasaya göre yokluk olan bu sözleşmeye işlem yapan memur ve personeller hakkında ivedilikle yasal soruşturmanın başlatılması ve suçu işleyen, ortak olan MESAM personelleri hakkında kamu davası açılması gerekmektedir. Her türlü şüpheden uzak, somut delil olarak sunulan kriminal bilirkişi raporlarında, devir sözleşmesi imzalarının sahte olduğu hususu sübuta ermiştir. Şüpheliler hakkında tutuklama tedbiri uygulanması gerekmektedir. Şüpheli İpek Açar’ın çok yakın tarihli sosyal medya paylaşımında, yurt dışına gideceği hususunu da bildirmiştir" ifadelerine yer verildi.



Belgelerdeki imzaların Kayahan’ın el yazısı olmadığı kanaatine varıldı


Özel bir kriminal tetkikat bürosunda belge inceleme uzmanı tarafından yapılan mühür ve imza incelemesinde, "İpek Açar ve Kayahan Açar adlarına atılı birer adet imzaları taşıyan "FESEK Devir Sözleşmesi" başlıklı belge fotokopisi üzerinde yer alan Kayahan Açar adına atılı imzanın, mukayese esas olarak tarafıma verilen belgelerdeki örnek imzalara kıyasen, imzaların Kayahan Açar el ürünü olmayıp, şahsın gerçek imzasına benzetilme gayretiyle takliden husul haline getirilen bir imza olduğu kanaatine varılmış bulunmaktadır" denildi.



"Babamın imzasının olduğunu öne sürdükleri böyle çok amatörce, hiç kimseye yakışmayan bir şey"


Konuya ilişkin açıklama yapan Kayahan Açar’ın kızı Beste Açar, "Aslında uzun zamandır gündemde olan, benim de sıklıkla ifade etmeye çalıştığım ancak süreç biraz yavaş ilerlediği için ben de Türkiye’de değil ve başka bir ülkede yaşadığım için döndüm ve avukatımla beraber hızlandırarak bu işi, olması gereken olacak diye düşünüyorum. Babamın vefatından sonra, bilirsiniz ki sanatçıların bağlı oldukları belli meslek birlikleri vardır. Eğer bir besteci ve söz yazarıysanız iki tane vardır, birini seçersiniz. Babamın seçmiş olduğu MESAM’a çok destekte bulundu. Babamın eserleri MESAM’da kayıtlıydı. Babamın vefatından kısa bir süre sonra bana MESAM tarafından bir yazı geldi. Avukatım mahkeme aracılığıyla talep ettiği için geldi. Bununla ilgili bana hiç bir bilgi verilmemişti. Böyle gizli saklı şeylerin olduğunu seziyordum. Yazıda şöyle bir şey yazıyordu. ’23 Mayıs 2015 tarihinde kurumumuza sunulan devir belgesine istinaden, Kayahan Açar’ın sahip olduğu tüm haklar devren İpek Açar’a devralan sıfatıyla devredilmiştir’ diye bir kağıt geliyor. Neye istinaden siz bunları İpek Açar’a devrettiniz? Uzun bir süre bu kağıtlar bana verilmiyor. Aradan aylar yıllar geçiyor. En son bize üç tane fotokopi kağıt geliyor. Gelen kağıtta babamın bugüne kadar sahip olduğu tüm şarkıların isimleri yazılı. En sonunda da böyle el yazılarıyla şarkı isimlerinin eklendiği ve bir tarih atıldığı, babamın imzasının olduğunu öne sürdükleri böyle çok amatörce, hiç kimseye yakışmayan bir şey. Benim babam, hayatında yazdığı o herkesin hayatına dokunan o eserler, şöyle bir A4 kağıdıyla bir kuruma verilip şarkı hakları birine devredilemez. İmzaların ona ait olmadığı raporumuz da var. Babama ait olmadığına dair" şeklinde konuştu.


Beste Açar, açıklamalarının devamında bu işin bir çete olayı olduğunu öne sürerek, "Her kim ve kimler buna suç ortaklığı yapmışsa, o zamanın MESAM Yönetim Kurulu Başkanı, yardımcısı, üyeleri. Ben bunun bir grup işi olduğunu düşünüyorum. Bir çete işi. Ben babamın acısıyla ve o dönem 5 kişi daha öldü hayatımda. Babamın ailesi teker teker gitti. Önce babaannem, bir ay sonra babam, bir ay sonra dedem, arada halam, sonra dayım derken, ben onların acısıyla mücadele edip kendi içimde bunları hazmetmeye çalışırken onların hedefleri ve amaçları ne yazık ki bambaşka yerlerdeymiş. Rapor elimizde. İmzalar incelendi. ‘Kayahan’ın elinden değildir’ raporu var. İsmini söylemek artık asla istemiyorum, ağzıma almayacağım. Önce herkesi Allah’a havale ettim, sonra Türk mahkemelerine, savcılarına, hakimlerine ve avukatıma güvenim sonsuz" diye konuştu.



"Kayahan Açar, el ürünü olmayıp şahsın gerçek imzalarına benzetilme gayretiyle taklit usulüyle atılmış bir imza olduğu açık ve nettir"


Beste Açar’ın avukatı Onur Yağışan ise dava sürecine ilişkin, "Burada Merhum Kayahan Açar’ın imzası taklit edilerek bestelerinin büyük bir çoğunluğunun ücreti yasal mirasçılarının üzerine geçmiştir. Biz burada bilirkişi raporunda belge incelemesi yaptırdık uzmanından, Kriminal Polis Laboratuvarı Emniyet Müdürlüğü tarafından. Burada çok net bir şekilde imzaların Kayahan Açar, el ürünü olmayıp şahsın gerçek imzalarına benzetilme gayretiyle taklit usulüyle atılmış bir imza olduğu açık ve nettir. Rapor burada Kayan Açar’ın imzaları burada, evrakları burada. Ayrıca işin ilginç taraflardan birincisi şu. MESAM’da bulunan bu evrakların aslı yok. MESAM gibi bir kurum nasıl olur da noterden düzenlenmesi gereken bir evrakı almaz? Nasıl olur da hem noterden düzenlenmeyen hem de böyle sahte olan bir evrakın fotokopisini alır, aslını değil fotokopisini alır?" dedi.



Beste Açar’dan üvey annesi İpek Açar hakkında "sahte imza" iddiasıyla suç duyurusu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Başkan Toptaş, 23 Nisan’da koltuğunu minik Halil’e devretti Onikişubat Belediye Başkanı Hanifi Toptaş, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle makam koltuğunu Şehit Ahmet Gülbahar Ortaokulu 5’nci sınıf öğrencisi Halil Sami’ye devretti. Minik öğrenci Halil Sami ile yakından ilgilenen Başkan Toptaş, öğretmenleriyle de sohbet etti. Küçük başkan, temsili görev süresi boyunca belediye hizmetlerine ilişkin talimatlar vererek, çocukların gözünden bir yönetim anlayışını ortaya koydu. Programda, minik başkan Halil Sami’nin talimatlarını dikkatle dinleyen Başkan Toptaş, halı saha talebini notlarına aldığını belirterek gerekli adımların atılacağını ifade etti. Öte yandan 23 Nisan’da doğan Halil Sami için sürpriz bir doğum günü kutlaması da yapıldı. Pastanın kesildiği anlar, programın en anlamlı ve duygusal anları arasında yer aldı. Geçtiğimiz günlerde yaşanan ve tüm Türkiye’yi derinden sarsan okul saldırısı nedeniyle program daha sade bir şekilde gerçekleştirilirken, katılımcıların yüzlerine yansıyan burukluk dikkat çekti. Programda konuşan Başkan Hanifi Toptaş, 23 Nisan’ın önemine vurgu yaparken, yaşanan üzücü olayın etkilerine de değindi: "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, çocuklarımızın ne kadar kıymetli olduğunun en güçlü göstergesidir. Her yıl büyük bir coşkuyla gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı geleneği, bu yıl içimizde derin bir hüzünle sürdürüyoruz. Geçtiğimiz günlerde yaşanan menfur saldırı hepimizi derinden yaraladı. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması en büyük temennimizdir. Bugün koltuğumuzu geleceğimizin teminatı olan evlatlarımıza emanet ederken, onların güvenliği ve huzuru için ne kadar büyük bir sorumluluk taşıdığımızı bir kez daha hissediyoruz. Halil Sami evladımızın verdiği talimatlar, aslında çocuklarımızın beklentilerini ve hayallerini çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Bizler Onikişubat Belediyesi olarak, çocuklarımızın daha güvenli, daha mutlu ve daha umut dolu bir geleceğe kavuşması için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı yürekten kutluyor, yaşanan acıların bir daha tekrarlanmamasını diliyorum." ifadelerini kullandı. Program, günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi.
Manisa Manisa’da Valilik makamı minik Mehlika’ya emanet Manisa’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında Valilik makamı, temsili olarak Ahmet Tütüncüoğlu İlkokulu 3. sınıf öğrencisi Mehlika Örtülü’ye devredildi. Manisa Valiliği’nde düzenlenen temsili devir teslim törenine; İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli ve Sınıf Öğretmeni Sevgi Erçin katıldı. Valilik makamını Vali Vahdettin Özkan’dan devralan Ahmet Tütüncüoğlu İlkokulu öğrencisi Mehlika Örtülü, koltuğa oturmasıyla birlikte büyük bir heyecan yaşadı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kendilerine armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı coşkuyla kutladıklarını ifade eden minik Vali Mehlika Örtülü, makamdan ilk mesajlarını ve talimatlarını iletti. Vali Mehlika Örtülü, "Burada bulunmanın sevinç ve gururunu yaşıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve biz çocuklara armağan edilen bugünde başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyorum. 23 Nisan sadece bir bayram değildir, biz çocuklara gösterilen değer ve sorumluluğun en büyük göstergesidir. Yarının yöneticileri olarak bizlere düşen görevlerin ne kadar önemli olduğunu bizlere hatırlatmaktadır. Bizler sizlerden daha iyi eğitim imkanları, daha güvenli oyun alanları ve hayallerimizi gerçekleştirebileceğimiz fırsatlar istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki mutlu çocuklar güçlü bir geleceğin temelidir. Biz de üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız. Çok çalışıp kendimizi geliştirip ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğiz" diye konuştu. "Çocuklarımız, yarınlarımızın mimarı ve en kıymetli hazinemizdir" Koltuğunu devreden Manisa Valisi Vahdettin Özkan ise, çocukların bu ülkenin en değerli emaneti olduğunu vurgulayarak, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu bayramı çocuklara armağan etmesinin önemine dikkat çekti. Vali Özkan, "Çocuklarımız, yarınlarımızın mimarı ve en kıymetli hazinemizdir. Onların iyi eğitim alması, sevgi ve güven içinde büyümesi, kendine güvenen bireyler olarak yetişmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. 23 Nisan, çocuklarımıza duyduğumuz güvenin ve onlara verdiğimiz değerin en anlamlı göstergesidir. Çocuklarımızın azmi ve gayreti, ülkemizi daha güçlü yarınlara taşıyacaktır" ifadelerini kullandı. Tören sırasında Manisa’nın genel durumu hakkında da minik Vali’ye bilgiler aktaran Vali Özkan, tarımda ve sanayide kentin iyi bir konumda olduğunu dile getirdi. Vali Özkan sözlerini, "Eğitimde de şehrimiz iyi durumdadır. Öğretmenlerimiz, yöneticilerimiz ve öğrencilerimiz yüksek bir motivasyon içinde görevlerini yerine getiriyorlar" diyerek noktaladı.
Muğla Marmaris’te 105 Sokak’ta bayram coşkusu büyüdü Muğla’nın Marmaris ilçesinde emekli terzi Salih Yazgan’ın öncülüğünde 12 yıldır sürdürülen 105 Sokak şenlikleri, bayraklarla süslenen sokakta kortej, gösteriler ve sürprizlerle çocuklara unutulmaz bir bayram yaşattı. Muğla’nın Marmaris ilçesindeki 105 Sokak’ta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri bu yıl onikinci kez düzenlenirken, sokağın simge ismi haline gelen "bayrak dede" lakaplı emekli terzi Salih Yazgan’ın öncülüğünde gerçekleştirilen şenlikler renkli görüntülere sahne oldu. Emekli maaşından ayırdığı bütçe ile aldığı bayraklarla sokağı baştan sona süsleyen Yazgan, çocuklar için hazırlanan etkinliklerle bayram coşkusunu zirveye taşıdı. Şenlikler kapsamında Marmaris’te yaşayan Türk Chopper ekibi de bayraklarla donattıkları motosikletleriyle 105 Sokak’tan geçerek çocuklara sürpriz yaptı. Kortej geçişi sırasında çocuklar büyük heyecan yaşadı. Etkinlik alanında sahne kurularak müzik yayınları yapılırken, dans gösterileri ve illüzyon performansları da çocuklardan çok ilgi gördü. Gün boyunca düzenlenen etkinliklerde çocuklara çeşitli hediyeler dağıtıldı, ikramlarda bulunuldu. Tam on iki yıldır tek başına bu geleneği sürdürdüğünü belirten Salih Yazgan, "Her sene elimizden geldiği kadar bu sokağı bayraklarla donatıp Marmaris’in çocuklarına bu bayramı hediye eden Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla yad ediyoruz. Dünyada başka bir örneği olmayan bu bayramı yaşatmaya devam edeceğiz" dedi. 105 Sokak’ta düzenlenen etkinlikler, çocukların neşesi ve mahalle sakinlerinin katılımıyla bayramın ruhunu bir kez daha yaşattı.