MAGAZİN
Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" 19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42:13 Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:56 Oyuncu Metin Akpınar’ın biyolojik kızı Duygu Nebioğlu: "20 yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm" Ünlü sanatçı Metin Akpınar’ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu’nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açıp kazandığı manevi tazminat davasıyla ilgili, "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum" dedi. Duygu Nebioğlu tarafından Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın bugün görülen karar duruşmasında mahkeme, davanın kabulüne hükmetti. Mahkeme heyeti, Metin Akpınar’ın Duygu Nebioğlu’na 6 milyon lira manevi tazminat ödemesine karar verdi. Kararın, benzer davalar açısından emsal nitelik taşıyabileceği değerlendiriliyor. "Emsal bir karar verildi" Tazminat davasını kazanan tarafın avukatı Ferihan Polat, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada yaklaşık 4 yıldır süren hukuki mücadelenin önemli bir aşamasının geride bırakıldığını belirtti. Polat, babalığın benimsenmemesi nedeniyle açtıkları maddi ve manevi tazminat davasını kazandıklarını ifade ederek, sürecin önce babalık davasıyla başladığını, bu davanın sonuçlanmasının ardından tazminat davası açtıklarını ve mahkemenin yüksek tutarlı bir manevi tazminata hükmettiğini söyledi. Davaya ilişkin değerlendirmede bulunan avukat Ahmet Furkan Uludağ ise Metin Akpınar ile yaklaşık dört yıldır süren hukuki mücadelede önce babalık davası açtıklarını ve davayı kazandıklarını belirtti. Uludağ, karşı tarafın iletişime geçmemesi üzerine Nebioğlu’nun yaşadığı mağduriyet nedeniyle tazminat davası açtıklarını, yargılama sürecinde çok sayıda tanığın dinlendiğini ve kapsamlı araştırmalar yapıldığını kaydetti. Mahkemenin, sunulan deliller doğrultusunda emsal nitelikte bir karar verdiğini ifade eden Uludağ, talep doğrultusunda 6 milyon TL manevi tazminata hükmedildiğini söyledi. "Adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" Kararın ardından konuşan Duygu Nebioğlu, yaklaşık 20 yıldır verdiği mücadelenin sonunda haklılığının ortaya çıktığını, yıllardır verdiği mücadelenin sonunda adaletin yerini bulduğunu düşündüğünü belirterek duygularını şöyle dile getirdi: "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Avukatlarım Ferihan Polat ve Ahmet Furkan Uludağ sayesinde Metin Akpınar tarafından terk edildiğimi ve annemin yaşadıklarını hukuken ortaya koymuş olduk. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum. Yıllardır yaşadığım üzüntü ve çocukluk yaralarımla yüzleşme isteğim nedeniyle bu mücadeleyi verdim ve adaletin yerini bulduğuna inanıyorum. Aldığımız kararın emsal niteliğinde olduğunu ve ailesini arayan, toplumda yer edinmeye çalışan kimsesiz çocuklara da örnek olacağını düşünüyorum. Avukatlarıma minnettarım ve mücadelemize devam edeceğiz. Ayrıca bu süreçte destek olan gazeteci Oktay Koltan’a, annemin mektubunun ortaya çıkmasına katkı sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Yıllar önce yapılan bir iyilik bugün bir sonuca ulaştı. Yanımda olan aileme, Özdemir Nebioğlu ve Emine Nebioğlu’na teşekkür ediyorum. Beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Tanık olarak dinlenen Adile Şener’e ve sanat camiasından Yeşim Salkım ile Farah Yurtsever’e de destekleri için minnettarım. Manevi destek veren herkese ve kamuoyunda yanımda olan Türk halkına teşekkür ediyorum. Bugün aldığım sonuçla yaralarımı bir nebze olsun sarabileceğime inanıyorum. Bu davanın herkese örnek olmasını istiyorum." Nebioğlu, aldığı kararla yaşadığı acıların bir nebze hafifleyeceğine inandığını ve mücadelesine devam edeceğini sözlerine ekledi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:06 Bursa’nın kadınlar matinesinde güven ve sanat vurgusu Bursa’nın vazgeçilmez eğlencelerinden biri haline gelen Kadınlar matinesi öncesinde sahneye çıkmaya hazırlanan Mehmet Çevik, samimi açıklamalarda bulundu. Yıllardır kadınlara özel düzenlediği matine organizasyonlarıyla büyük bir kitleye ulaşan Çevik, başarısının temelinde güven ve sevgi olduğunu vurguladı. İşini büyük bir aşkla yaptığını dile getiren Mehmet Çevik, arkasında kendisini samimiyetle dinleyen geniş bir dinleyici kitlesi olduğunu söyledi. Sadece yerel değil, ulusal magazinde de güçlü dostlukları bulunduğunu ifade eden Çevik, "Bu işi gerçekten layıkıyla yapan, yol arkadaşı dediğim insanlar beni sevenlerimle buluşturuyor. Bu da hem yerelde hem ulusalda karşılık buluyor" dedi. "Sanatçı her yönüyle örnek olmalı" Magazin dünyasında yaşanan gelişmelere temkinli yaklaştığını belirten Çevik, bu konularla ilgili konuşmaktan özellikle kaçındığını dile getirdi. Sanatçının topluma örnek olması gerektiğinin altını çizen Çevik, "Sanatçı; duruşuyla, yaşam tarzıyla, sahnesiyle, sesiyle, kıyafetiyle bir bütün olmalı. Halka ve sevenlerine örnek teşkil etmeli" ifadelerini kullandı. 16 yaşından beri sahnede Kadınlar matinesi serüveninin genç yaşlarda başladığını anlatan Mehmet Çevik, "Yaklaşık 16 yaşımdan beri bu organizasyonları yapıyorum. İlk olarak Gemlik’te başladık. O dönemlerde sosyal medya yoktu ama 400-500 kişilik salonları dolduruyorduk. Sonrasında Yalova ve Türkiye’nin birçok şehrinde sahne aldık. Bursa’da ise her ay düzenli olarak bin kişiyi aşkın misafirimizi ağırlıyoruz" diye konuştu. "Bana emanet edilen güveni boşa çıkarmam" Kadınlar matinesinin en önemli unsurunun güven olduğunu vurgulayan Çevik, "Eşler, hanımlarını getirip bana emanet ediyor. Eğleniyorlar, sonra gelip alıyorlar. Güven vermeyen bir sanatçıya bu ilgi olmaz. Ben de bir aileyim, benim de çocuklarım var. Bu işi sadece sanat ve eğlence için yapıyoruz" dedi. "Onlar benim gücüm" Kadınların günlük hayatın yoğun temposunda yorulduğunu belirten Çevik, ayda bir kez onları eğlenceli bir ortamda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. "Bugün de yine birbirinden kıymetli hanımlarla, güzel kalplerle bir arada olacağım. Onlar bana büyük bir güç ve destek oluyor. Kendimi çok şanslı hissediyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi.
17 Şubat 2026 Salı - 14:07 Şevval Sam Trabzon hasırına ilmek attı Yüzyıllardır sabır ve ustalıkla tel tel örülen Trabzon hasırı, düzenlenen özel workshop’ta hem üretim süreci hem de ardındaki kadın emeğiyle birlikte vitrine çıkarıldı. Ünlü sanatçı Şevval Sam, yüzyıllık geçmişe sahip Trabzon hasırının üretim sürecine ilmek atarak geleneksel zanaata dikkat çekti. Trabzon’da yüzyılı aşkın geçmişiyle Trabzon hasırının üretim sürecini ve ardındaki emeği görünür kılmak amacıyla şehirdeki bir altın firması tarafından hasır örme workshop’u düzenlendi. Özellikle Trabzon hasır bileziğinin incelikli yapım aşamalarının uygulamalı olarak aktarıldığı etkinliğe sanatçı Şevval Sam de katıldı. Kültürel mirasın korunması ve kadın istihdamının desteklenmesine dikkat çekilen workshop, Trabzonlu kadın ustaların rehberliğinde gerçekleştirildi. Tel tel örülen altının sabır ve ustalık gerektiren yolculuğu katılımcılarla paylaşılırken, Şevval Sam’ın hasır örme sanatında üretim sürecine ilmek atması etkinliğe sembolik bir anlam kazandırdı. Firmaya ait altın işletmesini gezen ve tezgahın başında hasır ören sanatçı Şevval Sam, "Bu zanaatın somut olmayan dünya mirası kategorisinde UNESCO tarafından kabul edilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Tarihsel ve geleneksel bir hikayesi var. Yüzyıllar öncesine dayanan bir sanat. Sosyolojik, kültürel ve felsefi karşılığı bulunuyor. El emeği göz nuru aynı zamanda sembolik değerlere de gönderme yapan müthiş bir sanat. Geleneksel ve bu memleketin karakteristik üretimlerine çok büyük ilgi duyuyorum. Büyük ve ağır olanı daha kıymetli zannederiz ama aslında ne kadar hafif olursa o kadar kıymetli olduğunu burada öğrendim. Bu aynı zamanda altının kumaş gibi dokunma hali. Bu çok önemli. Makinelerde değil kadınlar ellerinde yapıyorlar. Onlara bir istihdam sağlanmış. Gelenekselin modern ile birleştiği çok şık tasarımlar var. Çok beğendim. Bu tasarımları dünyanın gözde insanlarının bileklerinde ve boyunlarında görmek isterim. Bunun dünyada başka bir karşılığı yok" dedi. Hasır örme workshop’u düzenleyen altın firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yılmaz Akdin ise Trabzon hasırı ile Şevval Sam’ın birlikteliğinin çok önemli olduğunu kaydederek "Şevval hanım Karadeniz müziklerinin bana göre kadın sesidir. Şevval hanımın 15 yıl önce internette gümüş hasır taktığı bir fotoğrafını gördüm. O yıllardan beri Şevval hanımı fabrikamıza davet etmek istiyordum. Bizi kırmadı. Bizim için Trabzon hasırı ile Şevval hanımın birlikteliği çok önemli. Çok güzel oldu. Şevval hanım Trabzon hasırının tarihine ilmek atıp izini bırakacak" ifadelerini kullandı.
Sahne Tozu Tiyatrosu 20. yıl kutlamasında ünlüler geçidi
23 Ekim 2024 Çarşamba - 11:17 Sahne Tozu Tiyatrosu 20. yıl kutlamasında ünlüler geçidi 2005 yılında Çağlar İşgören tarafından kurulan ve sanat danışmanlığını duayen tiyatrocu Haldun Dormen’in üstlendiği Sahne Tozu Tiyatrosu, 20. sanat yılına görkemli bir giriş yaptı. İzmir’de gerçekleşen organizasyonda Haldun Dormen’in yanı sıra ünlü oyuncular da yerini aldı. Sanat Danışmanlığını usta tiyatrocu Haldun Dormen’in üstlendiği Sahne Tozu Tiyatrosu, 20’inci sanat yılını İzmir’de bir otelde kutladı. 2005 yılından bu yana gittikçe büyüyen ve perdelediği oyunlarla İzmirli tiyatroseverlerin gönlünde taht kuran Sahne Tozu Tiyatrosu’nun 20’inci yıl kutlamasına, tiyatronun sanat danışmanlığını yapan Haldun Dormen, Selçuk Yöntem, Levent Üzümcü, Sema Sarper ve Mehmet Sarper, Oya Başak, Bige Kırca, tiyatro oyuncuları ve öğrencileri ile tiyatro dünyasının emektarları katıldı. Kutlamanın başında söz alan Sahne Tozu Tiyatrosu kurucusu ve Genel Sanat Yönetmeni Çağlar İşgören, 2005 yılında tiyatroyu nasıl kurduğunu ve Haldun Dormen ile tanışma hatıralarını anlattı. Sahne Tozu Tiyatrosu’nun daha da büyüyerek gelecek yıllarda da kutlamaları gerçekleştireceğini amaçladıklarını söyleyen İşgören, geceye katılan tüm tiyatro camiasına da teşekkürlerini sundu. "Umuyorum ki, bunun 40’ıncı, 60’ıncı, 70’inci yılını da kutlarız" Gecede konuşma yapan Sahne Tozu Tiyatrosu kurucuu ve Genel Sanat Yönetmeni Çağlar İşgören, tiyatroda ’Dormen Ekolü’nü devam ettirerek tiyatronun ileriki yıllarda da yıldönümü kutlamalaını gerçekleştirmek istediklerini vurguladı. İşgören, "Ben canı gönülden çok mutlu olduğumu söylemek istiyorum. Bir şeyi istemek gerekli ama isterken güzel istemek gerekli. Ben kalpten çok istediğimi düşünüyorum. Sevgili dostlarımla birlikte İzmir’den Türkiye’ye elimizden geldiğince gayretle tiyatro yapmayı çok istedik. Bunu isterken de bir şeyleri öğrene öğrene, taş üstüne taş koya koya yapmaya çalıştık. Bunun için de bundan tam 20 yıl önce, Türk tiyatrosunun kilometre taşlarından biri olan Haldun Dormen ile tanışma fırsatı buldum ve kendisine bu dileklerimi ilettim. Tanrı’ya şükürler olsun ki o gün bugündür birlikteyiz. Tiyatromun 20 yıldır başında sanat yönetmenliği yapıyor. Benim en büyük amacım, profesyonel oyuncularımla, öğrencilerimizle, seyircilerimizle birlikte Dormen Ekolü’nü ülkemizde devam ettirmek. Umuyorum ki, bunun 40’ıncı, 60’ıncı, 70’inci yılını da kutlarız. Türkiye Cumhuriyeti’nin neresinde tiyatro varsa ülkemiz insanlarından sahip çıkmasını istiyorum. Tiyatromuza nice yıllar diliyorum ve Haldun Dormen’e, Göksel Kortay’a, Selçuk Yöntem’e ve nice güzel ustalarıma teşekkür ediyorum" açıklamasında bulundu. "Türk tiyatrosu çok güzel yerlere gidiyor" Sahne Tozu Tiyatrosu’nun 20’inci yıl kutlamasında konuşan duayen oyuncu Haldun Dormen, "Sahne Tozu Tiyatrosu’nu 20 yıl önce Çağlar ile beraber kurduğumuz için çok mutuyum. İnşallah, ben olmasam da bu tiyatro 50. yılını da kutlayacak. Türk tiyatrosu çok güzel yerlere gidiyor. Bunu gördüğüm için de çok mutluyum" ifadelerine yer verdi. Usta oyuncu Selçuk Yöntem, "Tiyatroyla uğraşmak çok meşakkatli ama çok da güzel bir duygu. Sahne Tou Tiyatrosu’nun 20. yılını kutluyorum. Dönüp baktığımızda bunun yarıdan fazlasındaki dönemde ben de varım. Hem öğrenci yetiştirme, hem topluma tiyatroyu sevdirme hem de büyükleriyle sanat hayatlarını paylaşmaları beni çok mutlu ediyor. Başarılarının devamını diliyorum" diye konuştu. Levent Üzümcü, Vural Çelik’i andı İzmir Şehir Tiyatroları’nın Genel Sanat Yönetmeni ünlü oyuncu Levent Üzümcü ise Sahne Tozu Tiyatrosu’nun 20’inci sanat yılını kutlarken, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden ve bir dönem Avrupa Yakası dizisinde birlikte rol aldığı arkadaşı Vural Çelik’i andı. Üzümcü, "Bir özel tiyatronun 20. yılını doldurabilmesi çok özel bir şey. Hem de kültür ve sanatın merkezi olarak görülmeyen bir yerde bunu başarabilmesi çok özel bir durumdur. En azından bu çabalarından bile tebriği fazlasıyla hak ediyorlar. Ben Vural’ı çok iyi tanıyorum, çok iyi bir insandı. Ölüm galiba istediğin zaman birini arayamamak. Onu özleyecek olmak çok koyuyor insana. Vural ancak biz öldüğümüzde ölecek; umarım uzun ömürlü olur" sözlerine yer verdi. Gecenin ilerleyen saatlerinde tiyatro dünyasının iki usta ismi Haldun Dormen ve Selçuk Yöntem, müzik eşliğinde karşılıklı oynaması renkli görüntüler oluşturdu.
Balıkesir’de 4 gün 4 gece Cumhuriyet coşkusu yaşanacak
22 Ekim 2024 Salı - 17:48 Balıkesir’de 4 gün 4 gece Cumhuriyet coşkusu yaşanacak Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyetin 101. Yıldönümünü büyük bir coşkuyla kutlamaya hazırlanıyor. 4 gün boyunca kortejden konsere, tiyatrodan zeybek gösterisine kadar birçok etkinlikle Cumhuriyet ruhu yaşatılacak. Kutlama programının son gününde ünlü sanatçı Zeynep Bastık en sevilen şarkılarını Balıkesirliler için söyleyecek. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Çocuklardan ailelere, gencinden yaşlısına tüm hemşehrilerimi bu coşkuyu birlikte yaşamaya davet ediyorum” dedi. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük armağanı olan Cumhuriyetin 101. Yılı, Balıkesir’de büyük bir coşkuyla kutlanacak. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında düzenlediği etkinliklerle 7’den 70’e tüm vatandaşlar unutulmaz anlara şahitlik edecekler. 4 gün boyunca sabah başlayıp gece saatlerine kadar devam edecek etkinlikler, vatandaşlara Cumhuriyet coşkusunu yaşatacak. Akın: Ata’mızın mirasına sonuna kadar sahip çıkacağız 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın Kuvayi Milliye’nin başkenti Balıkesir’de tarihine yakışır bir şekilde kutlanacağını söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın “Cumhuriyet, Türk Milletine bırakılmış en büyük mirastır. Cumhuriyet için yürekleri çarpan Milletimiz, eşitlik ve kardeşlik için, adalet ve özgürlük için yılmadan mücadele ederken mirasına sonsuza kadar sahip çıkacaktır. Milletimizin gurur günü olan bağımsızlığımızın ve özgürlüğümüzün sembolü 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını Balıkesir’imizde dolu dolu bir programla kutlayacağız. Çocuklardan ailelere, gencinden yaşlısına tüm hemşehrilerimi bu coşkuyu birlikte yaşamaya davet ediyorum” diyerek Balıkesirlileri kutlama programlarına davet etti. “Cumhuriyet ve kadın” 26 Ekim’de Gönen’de “29 Ekim Cumhuriyet Kupası Salon Okçuluk Turnuvası” ile başlayacak etkinlikler BBB Dijital Gençlik Merkezi’nde düzenlenecek E-Spor turnuvaları ile devam edecek. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) tarafından 26 Ekim Cumartesi günü 12.00’de Salih Tozan Toplantı ve Gösteri Merkezi’nde “Cumhuriyet ve Kadın” söyleşisi gerçekleştirilecek. Atatürk’ü Anlat Bana” çocuk tiyatrosu izleyicilerle buluşacak. Aynı gün Esas10burda Alışveriş Merkezi’nde 3x3 Uluslar Arası Sokak Basketbolu Turnuvası heyecanı yaşanacak. 27 Ekim Pazar günü ise Susurluk’un Çaylak mesire alanında düzenlenecek doğa yürüyüşünün ardından Çamlık Ahmet Edip Uğur Gençlik, Kültür ve Aktivite Merkezi’nde gençlere yönelik E-Spor Turnuvaları düzenlenecek. Çocuklar için Çamlık Tepe’de 101. Yılda 1010 uçurtma uçurulacak. Hasan Can Kültür Merkezi’nde 27 Ekim Pazar günü saat 19.00’da düzenlenecek olan Sinem Balık Cumhuriyet Konseri ve Akçay Meydan’da saat 19.23’te başlayacak olan Yusuf Dede Cumhuriyet Bayramı özel konseriyle halk doyasıya eğlenecek. 20 ilçede aynı anda spor sokağa taşınacak 28 Ekim Pazartesi Bandırma Hacı Yusuf Mahallesi’nde saat 15.00’te Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Bandırma Gençlik Merkezi ve E-Spor Merkezi açılışının ardından Bandırma Meydan’da saat 16.00’da Balıkesir Büyükşehir Belediyesi E-Spor Merkezi de hizmete açılacak. “20 İlçede Uyum İçinde Cumhuriyet İçin Spor” sloganıyla hayata geçirilen proje kapsamında 28 Ekim Pazartesi günü saat 18.00’de Avlu’da sporcular bir araya gelecek. Aynı gün saat 19.30’da ise Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde “Bir Milletin Doğuşu Zaferin Dansı” adlı müzikal sahnelenecek. Bandırma Meydanı’nda saat 19.23’te başlayacak Yusuf Dede konseri ile Cumhuriyet coşkusu meydanlara taşınacak. Zeynep Bastık en sevilen şarkılarını seslendirecek 29 Ekim Salı günü Kuvayı Milliye Meydanı’nda “Yediden Yetmişe Haydi Zeybeğe” halk oyunları gösterisi ile devam edecek. 29 Ekim akşamı Gar önünden başlayıp Atatürk Anıtı’nda son bulacak kortej yürüyüşü ve fener alayı Cumhuriyet ruhunu doruğa çıkaracak. Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde saat 20.00 itibarıyla Cumhuriyet Resepsiyonu düzenlenecek. Avlu Yaşam Merkezi 2. Etap havuz başında Can Eren’in DJ performansı sonrası ünlü sanatçı Zeynep Bastık, muhteşem bir konserde Balıkesirliler ile bir araya gelecek.
Büyükşehir’den Aksu’da Zara konseri
20 Ekim 2024 Pazar - 11:03 Büyükşehir’den Aksu’da Zara konseri Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Aksu Belediye’sinin işbirliğiyle bu yıl 9’ncusunu gerçekleştirilecek Aksu Belediyesi Yağlı Güreşleri öncesi Türk Halk Müziğinin güçlü sesi Zara konseri düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle ANFAŞ Fuar Alanı önünde gerçekleştirilen Zara konseri büyük bir coşkuya sahne oldu. Konsere Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım ve çok sayıda vatandaş katıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Zara konseri öncesi Aksulu vatandaşlara seslendi. Başkan Muhittin Böcek, Aksulu vatandaşları selamlayarak başladığı konuşmasına, 9. Aksu Yağlı Pehlivan Güreşleri kapsamında buluştuklarını belirterek, “Bana ikinci defa üst üste belediye başkanlığı kazandıran sizlerden Allah razı olsun. 31 Martta İsa Yıldırım ve beni Yörük çocuğunu bağrınıza bastınız. Bize destek olan herkese teşekkür ediyoruz. Herkesin belediye başkanı olmaktan bir an olsun vazgeçmeden sizlerin oylarını namusum gibi koruyarak çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi. Aksu’da vatandaşların ne talebi olursa İsa Yıldırım Başkan ile birlikte yapacaklarını anlatan Başkan Böcek, “Aksu’da Büyükşehir Belediyemizin desteğiyle yollarımızı da yapacağız. Alt yapı çalışmalarımızı yapıyoruz. Biliyorsunuz Aksu’da kanalizasyon kokusu sorunu vardı. Alt yapı çalışmalarımızla bütün bu sorunları bitiriyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak, alt yapı ve üst yapısıyla beş yıllık dönemimizde 311 kilometre yer altı içme suyu hattı, 2656 kilometre dağlara taşlara asfalt yaptık. 514 kilometre kanalizasyon yaptık. Sizlerin desteğiyle bu dönemde İsa Yıldırım 35 mahallesinde vatandaşına ne dediyse sonuna kadar yanındayım” dedi. Başkan Böcek’in konuşmasının ardından Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım Başkan Muhittin Böcek’e katkılarından dolayı teşekkür ederek plaket takdim etti. Konuşmaların ardından Türk Halk Müziği’nin güçlü sesi Zara, sahne aldı. Zara konserinde en güzel parçalarıyla sevenlerini coştururken, duygusal şarkılarda da hüzünlendirdi. Sahne performansıyla keyifli bir akşam yaşatan Zara, Türk Halk Müziği’nin yanı sıra arabesk şarkılara da yer verdi. Vatandaşlarında eşlik ettiği Zara, Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’a etkinlik için teşekkür etti.
Rus ve Ukraynalı çiftin aşkı Antalya’da nikahla taçlandı
17 Ekim 2024 Perşembe - 13:47 Rus ve Ukraynalı çiftin aşkı Antalya’da nikahla taçlandı Rusya’daki savaştan kaçarak 1-2 aylığına Türkiye’ye gelen Rus Stefaniya ile Ukraynalı Aleksandr, Manavgat’ta geçen 2,5 yılın ardından 16 yıllık birlikteliklerini nikahla taçlandırdı. Türkiye’yi, Manavgat ve Türk insanını çok sevdiklerini, bundan dolayı da Manavgat’ta nikah kıydırdıklarını belirten Stefaniya ve Aleksandr’in ortak dilekleri ülkeleri arasındaki savaşın en kısa sürede son bulması. Ülkeleri savaş halinde olan Rus Anastasia Stefaniya Dodgorinova ile Ukraynalı Aleksandr Onishchenko, Manavgat Boğaz-Mendirek mevkisinde açık havada gerçekleştirilen törenle nikahlandı. 16, 9 ve 7 yaşlarında 3 çocukları bulunan 2,5 yıl öncesine kadar Rusya’da yaşayan Manavgat Kültür ve Yaşam Derneği (MAYDER) üyesi çift; 2,5 yıl önce ülkeleri arasında başlayan savaşın ardından geldikleri Manavgat’ta birlikteliklerini taçlandırdı. Nikah törenine MAYDER Başkanı Ezgi Bahçealtı’nın aralarında bulunduğu küçük bir davetli topluluğu katıldı. Nikah öncesi kendi yaptığı nikah pastasını çiçeklerle süsleyen Stefaniya, Türkiye’de olmaktan ve Manavgat’ta yaşamaktan son derece memnun olduğunu belirterek, "Rusya’da yaşarken ülkelerimiz arasında başlayan savaş yüzünden 2-3 aylığına Türkiye’ye Manavgat’a geldik. Bir de baktık 2,5 yıl geçmiş. Burada gerek çocuklarımız gerekse bizim için güzel imkanlar var. Manavgat çok güzel, insanlar, özellikle de komşularımız çok iyi. 16 yıl önce Rusya’da başlayan birlikteliğimizi burada yapacağımız nikah ile taçlandırmak istedik. En büyük dileğimiz ülkelerimiz arasındaki savaşın en kısa sürede sona ermesi ve insanlarımızın huzur içerisinde yaşaması” diye konuştu. Çiftin nikahının Antalya’dan gelen nikah memuru tarafından kıyılmasının ardından gelin, damat, çocukları ve davetliler erik dalı eşliğinde oynadı.
Öğrenciler istedi Ebru Yaşar söz verdi
16 Ekim 2024 Çarşamba - 13:39 Öğrenciler istedi Ebru Yaşar söz verdi Türk müziğinin güçlü sesi Ebru Yaşar, Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde kendi ismini taşıyan Ebru Yaşar Gülseven Ortaokulu’nu ziyaret etti. 4 yıl önce Gülseven Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Necat Gülseven tarafından eşi Ebru Yaşar adına yaptırılan okulda öğrenciler, ünlü sanatçının ziyaretiyle büyük mutluluk yaşadı. Yaşar, çocuklara hediyeler dağıttı. Bir de çocukların talebi üzerine okula Z-Kütüphane ve spor sahası yapacağının sözünü verdi. Diyarbakır’da 200 bin kişiye konser veren Ebru Yaşar, eşi Gülseven Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Necat Gülseven tarafından 4 yıl önce Bismil’de yaptırılan ve kendi adını taşıyan okulu ziyaret etti. Ünlü sanatçı, Sanayi Mahallesi’ndeki ortaokulun bahçesinde öğrencilerin alkışları ve yoğun sevgisiyle karşılandı. Yaşar, öğretmen ve öğrencilerle bir araya geldi. Ünlü sanatçı sınıfları tek tek gezdi, çocuklara eğitim seti ve hediyeler dağıttı. Hediyelerini Ebru Yaşar’ın elinden alan öğrenciler büyük mutluluk yaşadı, sanatçıyla bol bol hatıra fotoğrafı çektirdiler. Öğrenciler istedi Yaşar söz verdi Bu sene Liseye Geçiş Sınavına hazırlanan öğrencilerin ünlü sanatçıdan iki talebi de oldu. Öğrenciler, boş derslerinde sınava yönelik hazırlanmak için bilgisayarların olduğu bir "Z-Kütüphane" ve spor sahası istedi. Öğrencilerin bu taleplerini yerine getireceğini söyleyen Yaşar, "Siz yeter ki çalışın" ifadelerini kullandı. "Duygusal anlar yaşadım" Ebru Yaşar, okul ziyaretinde duygusal anlar yaşadığını belirterek, "Yaklaşık 4 sene oldu okulu yaptıralı. Diyarbakır’a konser için gelmiştik onları görmeden asla gidemezdim. Sağ olsun Kaymakam, İl Milli Eğitim Müdürümüz hepsi bize eşlik ettiler. Öğrencilerin hepsi pırıl pırıl. Ağlamamak için kendimi zor tuttum. Çok duygulandım gerçekten çok gururlu ve mutluyum. İyi ki böyle bir şey yapmışız" dedi. Türkiye’nin güçlü sesi Ebru Yaşar, Nevruz Park’ta verdiği ve 200 bin kişinin katılımıyla kendi rekorunu yinelediği konseriyle ilgili de konuştu. Diyarbakırlılara ve çevre illerden gelenlere unutulmaz bir gece yaşatan ünlü sanatçı, konserin çok güzel geçtiğini söyleyerek, "Aslında bekliyordum böyle bir katılımı ama çok heyecanlandım. Her şey beklediğim gibi oldu çok güzel geçti, doyamadık" ifadelerini kullandı.
Mehmet Kılıç İmzalı ‘Hiç’ filminin yurtdışı çekimleri devam ediyor
13 Ekim 2024 Pazar - 09:36 Mehmet Kılıç İmzalı ‘Hiç’ filminin yurtdışı çekimleri devam ediyor Uluslararası Film Sektöründe ‘Testere’ filmi ile birçok ülkeden ödülle dönen Yönetmen Mehmet Kılıç, altı yıl aradan sonra bilgeliği konu alan ikinci uzun metrajlı filmi ‘Hiç’ ile sinemaya geri döndü. Çekimlerinin başta Türkiye olmak üzere Rusya, Azerbaycan ve Güney Afrika Cumhuriyetinde devam ettiği ‘Hiç’ filmine ilişkin açıklamalarda bulunan ödüllü Yönetmen Mehmet Kılıç “Kendine özgü konusu ve oyuncu kadrosuyla sinema dünyasına iddialı bir giriş yapacağımıza inancım tam” dedi. Filmin Yönetmenliğini, yapımcılığını ve senaristliğini üstlenen Mehmet Kılıç, ‘Hiç’ filminin çekim süreci hakkında detaylar vererek, projenin önemli aşamalarını paylaştı. "Türkiye’deki çekimlerimiz sona erdi" Moskova ve Sergiev posad’da ki çekimlerin tamamlandığını vurgulayan Kılıç, Türkiye’deki çekimlerin de sona erdiğini belirterek, "Önümüzdeki hafta Bakü’ye gidiyoruz. Orada filmimizin kalan çekimlerine devam edeceğiz ve yaklaşık iki hafta kalmayı planlıyoruz. Azerbaycan’dan sonra, Güney Afrika Cumhuriyeti’nde Johannesburg ve Cape Town’da iki hafta boyunca çekimlerimizi sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi. “İzleyicilere ilham vermeyi ve düşünmeye teşvik etmeyi hedefliyoruz” Kılıç, çekimlerin ardından Kasım ayında kurgu sürecinin başlayacağını da ekleyerek, filmle ilgili heyecanını dile getirdi. Kılıç, "Bu süreçte izleyicilere ilham vermeyi ve düşünmeye teşvik etmeyi hedefliyoruz" ifadeleriyle, ‘Hiç’in sinemaya olan katkısını ve evrenselliğini vurguladı. “Çeşitli yönetmenlerden destek aldık” ‘Hiç’ filminin uluslararası çekim süreçlerine de değinen yönetmen Kılıç, Rusya, Azerbaycan ve Güney Afrika’nın yanı sıra Yunanistan, Macaristan ve Gürcistan’dan da davet aldıklarını söyledi. İlk olarak Rusya’ya gitmelerinin sebebinin, önceki projeleri olan ‘Testere’ filmine aldığı ödüller olduğunu ifade eden Kılıç, “Yurt dışından yapılan katkıların da önemini belirtti. Brezilya, Portekiz, Fransa başta olmak üzere Azerbaycan’dan yönetmen ve görüntü yönetmeni arkadaşlarımız bizlere büyük destek verdiler” diye konuştu. Kılıç, Toplamda beş ay sürecek olan çekimlerin ardından, filmin kurgu sürecinin başlamış olacağını ve bu süreçte hem yerel hem de uluslararası işbirliklerinin film üzerindeki etkisini ve bu işbirliklerinin projeye katkı sağladığını dile getirdi. “Ödüller semboliktir gerçek ödül izleyicinin alkışlarıdır” Film projeleriyle ilgili duygularını ve motivasyonunu da paylaşan Yönetmen Mehmet Kılıç, projelerinin doğal ve gerçekçi bir anlatıma odaklandığını vurgulayarak, “İnsanların duygularını ve düşüncelerini ifade edememesi ve bu durumun kendisini etkilediğini vurgulayan yönetmen, onların duygu ve düşüncelerine tercüman olmayı hedefliyor. Buda onun sinema anlayışını oluşturuyor. Kılıç, ödüllerin sembolik bir değer taşıdığına inanıyor ve gerçek ödülün izleyicinin alkışları olduğunu ifade ediyor.” dedi. “2025’te sinemalarda görüşmek üzere” Gelecek projelerine de değinen Kılıç, bir sinema filmi ve bir dizi projesi üzerinde Veyis Sarıkaya ile birlikte çalışacaklarını, detayları ise ilerleyen zamanlarda paylaşacaklarını belirterek Filmin yapım süreci boyunca kendisine destek veren tüm ekip arkadaşlarına teşekkür etti. Kılıç “Son olarak 2025’te sinemalarda görüşmek üzere” dedi. Hiç Filminin oyuncu kadrosunda Veyis Sarıkaya, Dilyara Akhmetova, Sezin Kınık, Emin Gökşenli, Didem Kapıcı, Serap Köprülü, Sevim Gürata, Asya Hasanzade, Ümran Barın, Bahar Sırmalı, Durdu Türker, Eren Basa, Zinnur Işık, Mirvari Rashidova yer alıyor. Filmin başrol oyuncusu ve aynı zamanda ortak yapımcısı ve senaristi olan Veyis Sarıkaya ise “Hiç, yaşama, varoluşu farklı bir perspektifle benim biyografim üzerinden anlatan muhteşem bir yapıt. Kendi yaşantımı Mehmet hocamın gözlemlemesiyle ortak bir paydada buluşup senaryolaştırdık. Ve bunu tüm insanlığın hizmetine sunduk. Bundan sonraki Projemiz de Çok özel bir sinema filmi projemiz var. Ve onun ertesinde yine aynı şekilde muhteşem bir dizi projemiz olacak” ifadelerine yer verdi.
Ercan Kesal: "Sinemaya edebiyatla girdim"
13 Ekim 2024 Pazar - 09:24 Ercan Kesal: "Sinemaya edebiyatla girdim" Kocaeli Kitap Fuarı’nda vatandaşlarla bir araya gelen oyuncu ve yazar Ercan Kesal, "Ben sinemaya edebiyatla girdim. Edebiyatçı kimliğimle senaryo yazarak girdim. Oynayarak değil, senarist yanımla girdim" dedi. Bu yıl "Savaşın ve Acının Edebiyatı" temasıyla düzenlenen 14. Kocaeli Kitap Fuarı, Kongre Merkezi Akçakoca Salonunda yazar ve oyuncu Ercan Kesal’ı misafir etti. Kesal, "Edebiyat ve Sinema" adlı söyleşide kitapseverlerle bir araya geldi. Yazar Kesal, "Yazmak dediğimiz şey okumakla başlayan bir eylemdir. ’Nasıl yazar olunur?’ diye kolay bir soru sorulursa cevabı basit, okuyarak. Film seyredilerek yönetmen olunacağı gibi. Sinema, edebiyat olmaz ise olmazdı benim hayatımda. Ben sinemaya edebiyatla girdim. Edebiyatçı kimliğimle senaryo yazarak girdim. Oynayarak değil senarist yanımla girdim" dedi. "Edebiyat benim bütün hayatımı tanımladı ve belirledi" diyen Kesal, "Daha çokta kelimeler, onların gücü, onlarla yeni bir dünya kurabileceğime dair keşfimdir. Bu gerçekliğin dışında başka bir gerçekliğinde mümkün olabileceğini fark edişim. Benim Avanos’taki kütüphaneyi keşfedişim sanki bir cennete düşmüşüm gibi gelir, oradaki kitapları fark edişim. Kitaplarla başladığım yolculuğum benim bundan sonra yaptığım her şeye, sizinle bugün burada buluşmama kadar ki yolculuğumun sebebidir. Burada olma sebebim kitaplardır. Edebiyat o yüzden çok önemlidir. Kelimelerin ruhu var, onlar sanki bizden önce olan şeyler. Biz yokken bile kelimeler vardı. Biz onları bir araya getirerek kurmaca dediğimiz şeyi gerçekleştiriyoruz. Aslında gerçekliği yeniden bozup, yeniden icat ediyoruz" şeklinde konuştu.