MAGAZİN
Usta sanatçı Cahit Berkay gençlerle aynı sahneyi paylaştı 24 Nisan 2026 Cuma - 11:05:05 Osmangazi Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında Bursa’ya gelen Türk müziğinin usta ismi Cahit Berkay, Osmangazi Gençlik Orkestrası ve Korosu ile aynı sahneyi paylaşarak unutulmaz bir konsere imza attı. Osmangazi Belediyesi, 23 Nisan coşkusunu Osmangazi Meydanı’na taşıyarak çocuklar için renkli etkinlik alanları oluşturdu. "Çocuklar Osmangazi Meydanı’nda" temasıyla başlayan ve üç gün boyunca sürecek kutlamalar, bayram sevincini kentin kalbine taşıdı. Program kapsamında çocuklar, birbirinden eğlenceli oyunlarla dolu alanlarda doyasıya vakit geçirirken, kahkahalar meydanı sardı. Aileler de bu güzel atmosferde çocukların sevincine ortak oldu. Etkinliklerin ilk gününde sahne alan Anadolu rock müziğinin önemli isimlerinden Cahit Berkay, Osmangazi Gençlik Orkestrası ve Korosu ile birlikte izleyenlere keyifli bir konser sundu. Çocuklar, orkestranın performansına alkışlarıyla eşlik ederken, koronun seslendirdiği şarkılara hep bir ağızdan katıldı. Meydanda kurulan atölyeler ve sahne etkinlikleri, 24 ve 25 Nisan tarihlerinde de devam ederek bayram sevincini sürdürmeye devam edecek. "Gençlerle bir arada olmaktan çok mutlu oldum" Osmangazi’de gençlerle aynı sahneyi paylaşmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden usta sanatçı Cahit Berkay, "Güzel bir konser oldu, ben de oldukça heyecanlandım. Konsere yoğun bir katılım vardı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı çok önemli ve anlamlı bir bayram. Gençlerle bir arada olmaktan çok mutlu oldum. Bu güzel organizasyonu düzenleyen Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Konser sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ve Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Osmangazi Gençlik Orkestrası ve Korosu Şefi Nergis Dinç Yavuz ile usta sanatçı Cahit Berkay’a günün anısına teşekkür hediyesi takdiminde bulundu.
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:38 Beste Açar’dan üvey annesi İpek Açar hakkında "sahte imza" iddiasıyla suç duyurusu Beste Açar, 3 Nisan 2015’te hayatını kaybeden babası Kayahan’ın şarkılarının telif gelirlerinin sahte imzayla İpek Açar’a devredildiğini iddia ederek, üvey annesi hakkında suç duyurusunda bulundu. Özel bir kriminal tetkikat bürosunda yapılan incemelede belgelerdeki imzaların Kayahan’ın el yazısı olmadığı kanaatine varıldı. Beste Açar, 3 Nisan 2015’te hayatını kaybeden babası Kayahan’ın imzasının taklit edilerek şarkılarının telif gelirlerinin devredildiği iddiasıyla İpek Açar hakkında, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Avukatı Onur Yağışan aracılığıyla savcılığa iletilen suç duyurusu dilekçesinde, "Öncelikle müvekkilin babası adına sahte imzalarla düzenlenen bu devir sözleşmesinin aslının Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) Kurumunda olmadığından usule ve yasaya açıkça aykırı olan ve yok hükmünde olması gereken bu devir sözleşmesinin hukuken de yokluk hükmü kazanılması için MESAM’a gerekli işlemlerin başlatılması için birlikte hukuki olarak usule ve yasaya göre yokluk olan bu sözleşmeye işlem yapan memur ve personeller hakkında ivedilikle yasal soruşturmanın başlatılması ve suçu işleyen, ortak olan MESAM personelleri hakkında kamu davası açılması gerekmektedir. Her türlü şüpheden uzak, somut delil olarak sunulan kriminal bilirkişi raporlarında, devir sözleşmesi imzalarının sahte olduğu hususu sübuta ermiştir. Şüpheliler hakkında tutuklama tedbiri uygulanması gerekmektedir. Şüpheli İpek Açar’ın çok yakın tarihli sosyal medya paylaşımında, yurt dışına gideceği hususunu da bildirmiştir" ifadelerine yer verildi. Belgelerdeki imzaların Kayahan’ın el yazısı olmadığı kanaatine varıldı Özel bir kriminal tetkikat bürosunda belge inceleme uzmanı tarafından yapılan mühür ve imza incelemesinde, "İpek Açar ve Kayahan Açar adlarına atılı birer adet imzaları taşıyan "FESEK Devir Sözleşmesi" başlıklı belge fotokopisi üzerinde yer alan Kayahan Açar adına atılı imzanın, mukayese esas olarak tarafıma verilen belgelerdeki örnek imzalara kıyasen, imzaların Kayahan Açar el ürünü olmayıp, şahsın gerçek imzasına benzetilme gayretiyle takliden husul haline getirilen bir imza olduğu kanaatine varılmış bulunmaktadır" denildi. "Babamın imzasının olduğunu öne sürdükleri böyle çok amatörce, hiç kimseye yakışmayan bir şey" Konuya ilişkin açıklama yapan Kayahan Açar’ın kızı Beste Açar, "Aslında uzun zamandır gündemde olan, benim de sıklıkla ifade etmeye çalıştığım ancak süreç biraz yavaş ilerlediği için ben de Türkiye’de değil ve başka bir ülkede yaşadığım için döndüm ve avukatımla beraber hızlandırarak bu işi, olması gereken olacak diye düşünüyorum. Babamın vefatından sonra, bilirsiniz ki sanatçıların bağlı oldukları belli meslek birlikleri vardır. Eğer bir besteci ve söz yazarıysanız iki tane vardır, birini seçersiniz. Babamın seçmiş olduğu MESAM’a çok destekte bulundu. Babamın eserleri MESAM’da kayıtlıydı. Babamın vefatından kısa bir süre sonra bana MESAM tarafından bir yazı geldi. Avukatım mahkeme aracılığıyla talep ettiği için geldi. Bununla ilgili bana hiç bir bilgi verilmemişti. Böyle gizli saklı şeylerin olduğunu seziyordum. Yazıda şöyle bir şey yazıyordu. ’23 Mayıs 2015 tarihinde kurumumuza sunulan devir belgesine istinaden, Kayahan Açar’ın sahip olduğu tüm haklar devren İpek Açar’a devralan sıfatıyla devredilmiştir’ diye bir kağıt geliyor. Neye istinaden siz bunları İpek Açar’a devrettiniz? Uzun bir süre bu kağıtlar bana verilmiyor. Aradan aylar yıllar geçiyor. En son bize üç tane fotokopi kağıt geliyor. Gelen kağıtta babamın bugüne kadar sahip olduğu tüm şarkıların isimleri yazılı. En sonunda da böyle el yazılarıyla şarkı isimlerinin eklendiği ve bir tarih atıldığı, babamın imzasının olduğunu öne sürdükleri böyle çok amatörce, hiç kimseye yakışmayan bir şey. Benim babam, hayatında yazdığı o herkesin hayatına dokunan o eserler, şöyle bir A4 kağıdıyla bir kuruma verilip şarkı hakları birine devredilemez. İmzaların ona ait olmadığı raporumuz da var. Babama ait olmadığına dair" şeklinde konuştu. Beste Açar, açıklamalarının devamında bu işin bir çete olayı olduğunu öne sürerek, "Her kim ve kimler buna suç ortaklığı yapmışsa, o zamanın MESAM Yönetim Kurulu Başkanı, yardımcısı, üyeleri. Ben bunun bir grup işi olduğunu düşünüyorum. Bir çete işi. Ben babamın acısıyla ve o dönem 5 kişi daha öldü hayatımda. Babamın ailesi teker teker gitti. Önce babaannem, bir ay sonra babam, bir ay sonra dedem, arada halam, sonra dayım derken, ben onların acısıyla mücadele edip kendi içimde bunları hazmetmeye çalışırken onların hedefleri ve amaçları ne yazık ki bambaşka yerlerdeymiş. Rapor elimizde. İmzalar incelendi. ‘Kayahan’ın elinden değildir’ raporu var. İsmini söylemek artık asla istemiyorum, ağzıma almayacağım. Önce herkesi Allah’a havale ettim, sonra Türk mahkemelerine, savcılarına, hakimlerine ve avukatıma güvenim sonsuz" diye konuştu. "Kayahan Açar, el ürünü olmayıp şahsın gerçek imzalarına benzetilme gayretiyle taklit usulüyle atılmış bir imza olduğu açık ve nettir" Beste Açar’ın avukatı Onur Yağışan ise dava sürecine ilişkin, "Burada Merhum Kayahan Açar’ın imzası taklit edilerek bestelerinin büyük bir çoğunluğunun ücreti yasal mirasçılarının üzerine geçmiştir. Biz burada bilirkişi raporunda belge incelemesi yaptırdık uzmanından, Kriminal Polis Laboratuvarı Emniyet Müdürlüğü tarafından. Burada çok net bir şekilde imzaların Kayahan Açar, el ürünü olmayıp şahsın gerçek imzalarına benzetilme gayretiyle taklit usulüyle atılmış bir imza olduğu açık ve nettir. Rapor burada Kayan Açar’ın imzaları burada, evrakları burada. Ayrıca işin ilginç taraflardan birincisi şu. MESAM’da bulunan bu evrakların aslı yok. MESAM gibi bir kurum nasıl olur da noterden düzenlenmesi gereken bir evrakı almaz? Nasıl olur da hem noterden düzenlenmeyen hem de böyle sahte olan bir evrakın fotokopisini alır, aslını değil fotokopisini alır?" dedi.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 09:45 Genç oyuncu Mustafa Konak’ın başrolünde yer aldığı "Yerçekimi" ne ödül Türk sinemasının yükselen genç oyuncularından Mustafa Konak’ın başrolünde yer aldığı "Yerçekimi" İstanbul Film Festivali’nde "En iyi Kısa Film" ödülünü aldı. Türk sinemasının yükselen genç oyuncularından Mustafa Konak, başrolünde yer aldığı "Yerçekimi" adlı kısa filmle önemli bir başarıya imza attı. Film, bu yıl 45’incisi düzenlenen İstanbul Film Festivali kapsamında "En İyi Kısa Film" ödülünün sahibi oldu. Yönetmenliğini ve senaristliğini Dalya Keleş’in üstlendiği yapımın prodüktör koltuğunda ise Didem Nur Yayman yer alıyor. Büyüme çağında olan bir çocuğun yaşadığı içsel bir hikayenin anlatıldığı film, kısa sürede festivalin en çok konuşulan işleri arasına girdi. Başrollerini Mustafa Konak ile birlikte Sudem Berin Dinç’in paylaştığı "Yerçekimi" filminde iki genç oyuncunun uyumu ve sahne performansları, izleyici ve eleştirmenler tarafından takdirle karşılandı. Festival jürisi, filmin cesur bir dille anlatılmasının yanı sıra oyunculuk performanslarına da özel bir vurgu yaparken, genç oyuncular Sudem Berin Dinç ve Mustafa Konak’ın etkileyici performansları, gecenin öne çıkan diğer bir unsurlarından biri oldu. Daha önce Berlin Uluslararası Film Festivali seçkisine de davet edilen "Yerçekimi", İstanbul’daki bu ödülle birlikte ulusal ve uluslararası alandaki iddiasını güçlendirmiş oldu.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:04 (Düzeltme) Kanye West’ten dünya rekoru: 150 milyonluk sahnede 100 bin kişiye konser verecek Kanye West 30 Mayıs’ta İstanbul’da bu zamana kadarki en büyük konserini verecek. Avrupa turnesine İstanbul’dan başlayan West, Atatürk Olimpiyat Stadı’nda düzenlenecek 100 bin kişilik konser ile kariyerindeki en büyük sahnesine hazırlanıyor. Organizasyonun Türkiye’ye milyonlarca dolarlık katkı sağlaması bekleniyor. Organizasyonu gerçekleştiren ILS Vision’ın kurucusu Erdem Karahan, "Bu konser Türkiye’de çok önemli bir konumda yer alıyor. Kanye’nin şu ana kadar yaptığı en büyük konser ve en büyük sahne olacak. Kanye West’in Avrupa turnesinin de başlangıcı olacak. West genelde 50-60 bin kişilik stadyumlarda konser veriyor. Atatürk Olimpiyat Stadı 100 bin kişi kapasiteli olduğu için burada kendi rekorunu kıracak. Belki de dünya rekoru kırılır. Yurt dışından 40 bin bilet satılmasını bekliyoruz. Bu da Türkiye’ye çok büyük bir ekonomik katkı sağlayacak. Ülkemize 50-100 milyon dolar arasında yan gelir bekleniyor" dedi. Dünya yıldızı sanatçı Kanye West, İstanbul’da vereceği konserle Avrupa turnesine başlayacak. Başakşehir’deki Atatürk Olimpiyat Stadı’nda gerçekleştirilecek organizasyonun 100 bin kişilik kapasiteye ulaşması hedefleniyor. 30 Mayıs’ta gerçekleşecek konser için şu ana kadar 60 bin bilet satıldığı, bunun 20 binden fazlasının yurt dışından olduğu bildirildi. Talebin artmasıyla yurt dışı satışlarının 40 bine ulaşması beklenirken, organizasyonun Türkiye ekonomisine 50 ila 100 milyon dolar arasında katkı sağlaması öngörülüyor. Dev organizasyonda en az 150 milyon TL değerinde sahne, ışık ve teknik ekipman kullanılacak. SoFi Stadium’da kullanılan küre sahne sisteminin de İstanbul’a getirileceği belirtilirken, 40 tır ekipman ve yüzlerce kişilik ekiple sahne 10 gün içinde kurulacak. Konserde 360 derece ses sistemi, lazer ve dron şovları yer alacak. Yaklaşık bin dron ile yapılacak gösteri için çalışmalar sürerken, Taylor Swift konserlerinde kullanılan 100 bin ışıklı bilekliğin de dağıtılması planlanıyor. Ulaşım için İBB tarafından ek seferler planlanırken, konserin çocuk ve aile katılımına uygun şekilde gerçekleştirileceği belirtildi. Bilet satışları ticketofis.com ve bugece.co üzerinden devam ediyor. "Ülke olarak teknolojik anlamda böyle dev bir konseri organize etmek bence çok önemli" Organizasyonu gerçekleştiren ILS Vision’ın kurucusu Erdem Karahan, "Bu konser Türkiye’de çok önemli bir konumda yer alıyor. Çünkü Kanye’nin şu ana kadar yaptığı en büyük konser ve en büyük sahne olacak. Kanye West’in Avrupa turnesinin de başlangıcı olacak. Daha önce Türkiye’de Madonna’nın 55 bin biletlik bir rekoru var. Onu daha şimdiden geçtik, 60 bin bilet sattık. Yurt dışından 20 bin bilet sattık. Türkiye’nin marka değeri konserler açısından çok yükseldi. Ülke olarak teknolojik anlamda böyle dev bir konseri organize etmek bence çok önemli. Bütün Avrupa ilk konser olduğu için şu anda bize bakıyor. Kanye West İstanbul konseri çok özel. Kanye West için de ayrı bir önemi var. Çünkü genelde 50-60 bin kişilik stadyumlarda konser veriyor. Atatürk Olimpiyat Stadı 100 bin kişi kapasiteli olduğu için burada kendi rekorunu kıracak. Belki de dünya rekoru kırılır. Bu artık İstanbul halkına bağlı" dedi. "Los Angeles’taki SoFi Stadiumu’nda kullanılan küre sahne sistemi de ülkemize gelecek" Kanye’nin Türk yemeklerini çok sevdiğini söyleyen Karahan, "Ona özel bir aşçı gelecek. Büyük bir yıldızın ülkemizi gezmesi bizi gururlandırıp, sevindiriyor. Yurt dışından şimdiye kadar 22 bin bilet sattık ve en hızlı satış yurt dışından geliyor. Rusya, Gürcistan, İngiltere, Amerika, Almanya ve Fransa başta geliyor. Fransa konserinin iptal edilmesiyle İstanbul’a talep daha da arttı. Bu nedenle yurt dışından 40 bin bilet satılmasını bekliyoruz. Bu da Türkiye’ye çok büyük bir ekonomik katkı sağlayacak. Ülkemize 50-100 milyon dolar arasında yan gelir bekleniyor. Otel, taksi, uçak bileti, yeme-içme ve tanıtım açısından ciddi bir katkı olacak. Buraya farklı ülkelerden gelip fotoğraf çekerek, ülkemizin tanıtılması da bizim için çok önemli. Türkiye’de yapılan en büyük prodüksiyon olacak. Sadece sahne, ışık, lazer, dron şov ve diğer teknik unsurların maliyeti en az 150 milyon TL. Los Angeles’taki SoFi Stadium’unda kullanılan küre sahne sistemi de ülkemize gelecek. Teknik ekipmanlar bunu gösteriyor. Sürprizler ve sürpriz misafirler de olabilir, çünkü Kanye West sahnelerinde sürprizleriyle biliniyor. Sahnenin Türkiye’ye kurulmasını heyecanla bekliyoruz" diye konuştu. "İstanbul’a yakışacak bu şovu gerçekleştirmesini dört gözle bekliyoruz" Sahne kurulumu için sadece Amerika’dan gelen 75 kişi çalışacağını bildiren Karahan, "Yurt dışından 40 tır ekipman gelecek. Türkiye’den ise 150 kişilik ekip ile sahne 10 gün içinde kurulacak. Daha önce Türkiye’de böyle bir şov görülmedi. İnternette biz açıklama yapmadan 150 milyon TL gibi rakamlar dolaşıyor. Doğru, en az 150 milyon TL’lik bir sahne geliyor. Bu daha önce Türkiye’de görülmemiş bir rakam. Amerika’da yaşayan eski iş ortağım aradı ve Kanye West’in İstanbul’a gelmek istediğini söyledi. Ben de bu organizasyonu yapabileceğimi düşündüm. Dubai’de savaş nedeniyle yapamadık. Şu anda en güvenli yer olan İstanbul’u seçtik. Sözleşme süreci 3 ay sürdü. Meksika’ya gittim ve konseri izledim. İzledikten sonra bu şovun İstanbul’a yakışacağına karar verdim. Türkiye’ye gelmesini dört gözle bekliyoruz" dedi. "Bu tür bir sahne ne Michael Jackson ne de Taylor Swift konserlerinde bu ölçekte görülmedi" Kanye West’in sahnesinin şu anda teknolojik olarak dünyanın en iyi sahnesi olduğunu belirten Karahan, "Lazerler, projeksiyonlar ve zaman kodlu efektler kullanılacak. Bu tür bir sahne ne Michael Jackson ne de Taylor Swift konserlerinde bu ölçekte görülmedi. Sahneyi tasarlayanlar da sanatçılar. Bu sahne tasarımında Japon sanatçı Akira’dan esinlendi. Hayatımda en iyi ses sitemini Kanye’nin Meksika sahnesinde dinledim. 360 derece ses sistemi sayesinde stadyumun her noktasında aynı ses kalitesi olacak. Bu sistemi Meksika’daki konserinde deneyimledim ve inanılmazdı. İlk sipariş verdiği şey Taylor Swift konserlerinde kullanılan ışık bileklikleriydi. Konserde 100 bin adet ışıklı bileklik olacak. Bileklikler istenilen renklerde senkronize olabilecek. Bunun bin dron ile bir şov planlanıyor" diye konuştu. "Kanye West’in yemeklerimizden ve misafirperverliğimizden çok etkileneceğini düşünüyorum" Konserin çok güzel ve eğlenceli olacağını düşündüğünü vurgulayan Karahan, "Aileler ve çocuklar da rahatlıkla katılabilir. İBB bize ulaşım konusunda ekstra metro ve metrobüs seferleri sağlayacak. Halkalı’dan Atatürk Olimpiyat Stadı’na giden yeni bir hat da açılıyor. İstanbul’u çok beğeneceğini düşünüyoruz. Ayrıca yemeklerimizden ve misafirperverliğimizden çok etkileneceğini düşünüyorum. Bilet satışları ticketofis.com ve bugece.co üzerinden yapılıyor. Herkesin biletlerini bu resmi kanallardan almasını öneriyoruz çünkü karaborsa ve sahte bilet riski oldukça yüksek" ifadelerini kullandı.
Çivi yazısı çözüp 4500 yıllık parfümü yeniden yaptılar
10 Eylül 2024 Salı - 10:47 Çivi yazısı çözüp 4500 yıllık parfümü yeniden yaptılar 1929 yılında Mezopotamya’da bulunan 4500 yıllık Sümerce çivi yazısı tableti inceleyen Prof. Dr. Yusuf Kılıç ve öğrencisi, yazıların bir parfümün tarifi olduğunu fark etti. Asırlar önce Mezopotamya’da kullanılan parfüm, formüldeki hammaddelerin birleştirilmesi sonucu yeniden yapıldı. Mezopotamya’da 1929 yılında bulunan Sümerce çivi yazılı tablet ilk kez Alfred Pohl tarafından 1937 yılında tercüme edilmiştir. Bugün Hilprecht Collection, University of Jena, Jena Germany da muhafaza edilmektedir. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Eski Çağ ve Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Kılıç ve 5 yıldan beri öğrencisi olan Meryem Karakurt Göksel ile yazmaya devam ettiği koku kitabının çalışmaları esnasında tabletteki bilgileri fark etti. Önceden beri koku ve parfüm yapma konusunda deneyimi olan doktora öğrencisi Meryem Karakurt Göksel, tabletteki bazı hammaddelerin karışımından parfüm yaptı. Bu parfüm 4500 yıllık parfümün yeniden yapılışı olarak ortaya çıktı. Böylece Prof. Dr. Yusuf Kılıç ve Doktora öğrencisi Meryem Karakurt Göksel yapmış olduğu çalışmanın adını “ Medeniyetin Güneşi: 4500 Yıllık Kokunun Yeniden Doğuşu” koydular. Bu kokuyu seri üretime geçme çalışmalarını sürdürürken bu konu hakkında yardım istediklerini belirttiler. “Medeniyetin Güneşi: 4500 Yıllık Kokunun Yeniden Doğuşu” Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Eski Çağ ve Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Kılıç, öğrencisiyle yapmış olduğu koku kitabı esnasında inceledikleri Sümerce tablette 17 ayrı parfüm maddesinin fark ettiklerini ve bunun bazılarını bir araya getirerek bir katı parfüm elde ettiler. Yapmış oldukları katı parfümün adını ise “Medeniyetin Güneşi: 4500 Yıllık Kokunun Yeniden Doğuşu” koyduklarını belirten Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Eski Çağ ve Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Kılıç, “Öğrencim Meryem Karakurt ile birlikte bir koku kitabı yazarken daha önce bulunmuş bir Sümerce tablete rastladık. Bu Sümerce tablete baktığımız zaman 17 ayrı parfüm maddesinin yazılı olduğunu fark ettik ve bu maddelerden bazılarını bir araya getirerek burada bir katı parfüm yaptık. Sonrasında da bunun sıvı parfümünü yaptık. Parfümümüzün adını “Medeniyetin Güneşi: 4500 Yıllık Kokunun Yeniden Doğuşu” olarak koyduk. Böylece kokumuzu ortaya çıkardık. Bunu çıkarttıktan sonra Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) tarafından bize İstanbul’a Emine Erdoğan’ın himayesinde yapılan bir toplantıya çağırdılar. Orada da sergimizi ve sunumumuzu yaptık. İnşallah devam ederse biz bu parfümü hayata geçirip 4500 yıllık Sümer Parfümünü yeniden canlandırmak istiyoruz” dedi. “Şuana kadar ele geçen belge ve keşiflere göre dünyanın en eski parfümü” Prof. Fr. Yusuf Kılıç, şuana kadar ele geçen belge ve keşiflere göre şuanda dünyanın en eski parfümün olduğu ve Sümer Kraliçesi Puabi’nin ve Sümer halkının sıkça kullandığını belirtti. Ayrıca 4500 yıllık parfümün yapılması çok büyük bir şans olduğunu bunu tam teşekkürlü bir şekilde hayata geçirerek tarihi ve kültürel değerin yanında ekonomik değerin olacağını belirten Prof. Dr. Yusuf Kılıç, “Elimizdeki şuana kadar ele geçen belge ve keşiflere göre şuanda dünyanın en eski parfümü diyebiliriz. Bu parfümden daha öncesi şuana kadar yok. O dönemde bu parfümün özellikle kadınlar tarafından yoğun bir şekilde kullanıldığını biliyoruz. Yoğun bir şekilde kullanıldığını biliyoruz çünkü Sümer Kraliçesi Puabi’nin mezarına yapılan kazılarda çeşitli makyaj malzemesinin yanı sıra çeşitli koku şişeleri de bulunmuştu. Ayrıca erkekler tarafından da kullanıldığını biliyoruz. Tabii kokuyu genellikle ritüellerde de kullanıyorlar o dönemde kokusu güzel olduğu için bir nevi kutsallık şeklinde de oluyor. Yanı sıra ölü hediyesi olarak kullanıyorlar. Öteki dünyada da kullanılsın diye koyuyorlar. 4500 yıllık bu parfüm tabletinin elimize geçmesi çok büyük bir şans. Eğer biz bunu yeniden tam teşekkürlü bir şekilde hayata geçirirsek tabi tarihi ve kültürel değerin yanında bir de ekonomik değerin oluşturacağına inanıyorum” ifadelerinde bulundu. 4500 yıl önce Sümer insanları katı parfümü nasıl kullanıyordu? Ayrıca Sümer insanlarının katı parfümün nasıl kullandığını anlatan Prof. Dr. Yusuf Kılıç, “Sümerli insanlar 4500 yıl önce bu katı parfümü eline alıp önce kulunç elinin damar kısmına sürdükten sonra iki damarı üst üste getiriyormuş. Ardından sürdüğü yerden almış ve kulaklarının altındaki 2 önemli damara sürmüş. Özellikle damara sürdüğü zaman parfümün kokusu daha kalıcı oluyor ve kokusunu daha erken hissediyorsunuz” şeklinde kullanıldığını belirtti. “Gerekli destek geldiği takdirde seri üretime geçeceğiz” 4500 yıllık katı parfümün yanı sıra içinde parfüm olduğunu düşünülen şişelerinde olduğu söyleyen ve seri üretime geçmek için gerekli destek sağlanması karşılığında seri üretime geçmeyi planladığını belirten Prof. Dr. Yusuf Kılıç, “Bizim bu 4500 yıllık tabletimizde tespit ettiğimiz ham maddelerin bazılarını kullanarak böyle katı bir parfüm yaptık. Aynı zamanda şişelerde bulduk ama bu şişelerin içinde de sıvı parfümlerin olduğunu biz tespit ettik. Bizde o dönemin geleneğini devam ettirerek katı parfüm ve sıvı parfüm yapmaya başladık. İnşallah biz bunu seri bir şekilde üretmek için gerekli destek sağlandığında seri üretimleri geçeceğiz” dedi. “Binlerce yıl önce kullanılan bu kokuyu yeniden canlandırarak o dönemlerin hislerini bugüne taşımayı amaçlıyoruz” Çalışmaları yaparken çeşitli anabilim dallarını kullanarak çalıştıklarını ve bu çalışmanın asıl amacı binlerce yıl önce kullanılan bu kokuyu yeniden canlandırarak aslında o dönemin hislerini bugüne taşımayı amaçladıklarını belirten Akdeniz Üniversitesi Doktora Öğrencisi olan Meryem Karakurt Göksal, “Çalışmalarımıza devam ederken Tarih, Eski Çağ Tarihi, Coğrafya, Botanik, Arkeobotanik gibi bütün anabilim dallarıyla beraber disiplinli bir şekilde bir çalışma yapıyoruz. Burada 4500 yıllık bir kokuyu rastladığımızda elbette çok heyecanlandık. Deneysel arkeoloji metoduyla binlerce yıl önce kullanılan bu kokuyu yeniden canlandırarak aslında o dönemin hislerini bugüne taşımayı amaçlıyoruz. Amacımızı da eriştiğimizi düşünüyorum. Yaklaşık iki ay çalışmalarımız var fakat gerisinde beş yıllık bir çalışmayla biz bunları devam ettirdik. Bu kokuyu da yeniden doğuş olarak adlandırmamızın de Antik dönemde kullanılıp binlerce yıl sonra Prof. Dr. Yusuf Kılıç ve tarafımca yapılan çalışmalarla beraber yeniden kazandırılmasını borçlu olduğumuza belirtmek isterim” şeklinde konuştu. “4500 yıllık parfüm; Gül, safran, misk, amber gibi tarz kokular barındırıyor” 4500 yıllık parfümün özellikleri deyiyen ve parfümün içinde gül, safran, misk, amber gibi tarz kokuların barındığını belirten Doktora Öğrencisi olan Meryem Karakurt Göksal, “Parfüm özellikleri içerik olarak ham maddelerinde o dönemde nasıl kullanıldıysa yani antik dönemden bugüne yansıyan kokuların aslında zaman ve mekan değişse de kokunun ve kokuyu oluşturan ham maddelerin hiçbir zaman değişmiyor. Kullanım alanlarının o dönemdeki insanların da çok iyi bildiğini yapılan çalışmalar sonucunda öğrendik. İçerisindeki ham maddeler bugün lüks olarak adlandırabilecek gül, safran, misk, amber bu tarz kokuların barındırdığını belirtmek isterim” dedi.
Kuşadası’nda renkli köpek şöleni: ’International Dog Show’ sona erdi
09 Eylül 2024 Pazartesi - 11:52 Kuşadası’nda renkli köpek şöleni: ’International Dog Show’ sona erdi Kuşadası Belediyesi’nin katkılarıyla Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu (KIF) tarafından düzenlenen ’Kuşadası International Dog Show’ sona erdi. Üç gün süren yarışmada, sahipleri tarafından özenle hazırlanan köpekler ringe çıkıp, hünerlerini sergiledi. Kuşadası Belediyesi’nin desteğiyle Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu tarafından kentte bu yıl ilk kez düzenlenen ’Kuşadası International Dog Show’ yarışması tamamlandı. Renkli görüntülere sahne olan yarışmaya Türkiye’nin yanı sıra Rusya, İspanya, Gürcistan, Azerbaycan ve Bulgaristan’dan sahipleriyle birlikte toplam 217 köpek katıldı. Yarışma alanı dışında yürüyüş ve duruş çalışan köpekler, ırklarına ve yaşlarına göre farklı klasmanlarda yarışarak hakemler tarafından Kinoloji Federasyonu’nun belirlediği standartlar doğrultusunda değerlendirmeye tabi tutuldu. Yarışma sonunda dereceye giren köpeklere mama, sahiplerine de kupa verildi. Ödül törenine Kuşadası Belediye Başkan Vekili Tibet Özer de katıldı. Kuşadası’nda düzenledikleri etkinlikle aynı zamanda çocuklara hayvan sevgisi de aşıladıklarını belirten Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu (KIF) Başkanı Ozan Belkıs, "Öncelikle bize destek olan Kuşadası Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum. Kuşadası’nda, köpek ırklarının standartlarını yeniden kayıt altına almış olduk. Yarışmayı izlemeye gelen çocuklara küçük kitapçıklar da dağıtarak köpek bakımı ve hayvan sahibi olmanın gerektirdiği sorumlulukları anlattık" dedi. Türkiye Köpek Eğitmenleri Derneği Başkan Yardımcısı Turgay Demir ise, "Köpeklerin ırk standartlarını belirlemek doğru ve yeterli sayıda üremeleri açısından çok önemli. Burada gerçekleştirilen etkinlikle aslında insanları sokak hayvanlarının sahiplenilmesine de teşvik etmiş oluyoruz. Köpekler bizlerin en yakın ve sadık arkadaşlarıdır" diye konuştu.
Şevval Sam NG Afyon MotoFest’te motosikleti ile sahne aldı
06 Eylül 2024 Cuma - 13:00 Şevval Sam NG Afyon MotoFest’te motosikleti ile sahne aldı NG Afyon MotoFest, ikinci gününde de heyecan dolu anlar yaşattı. Festival katılımcıları adrenalin dolu etkinliklere ve birbirinden farklı stantlara yoğun ilgi gösterdi. Festivalin ikinci akşamında sahne alan ünlü sanatçı Şevval Sam, Karadeniz rüzgarları estirerek binlerce hayranına sevilen şarkılarını seslendirdi. Ayrıca Sam, sahneye kendi motosikletini getirerek motor tutkunlarına da sürpriz yaptı. Türkiye’nin en büyük spor ve gençlik festivallerinden biri olan NG Afyon MotoFest, ikinci gününde de coşkulu etkinliklerle ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor. İkinci günün sahne açılışında DJ Aslı Polat sahne alarak alandaki coşkuyu daha da artırdı. Polat’ın davul ve bateri performansı, festival katılımcılarına unutulmaz anlar yaşattı. Seyircilerin alkışları ve danslarıyla renklenen etkinlikte, eğlence ve ritim zirveye taşındı. Şevval Sam, Sahneye Motosikletiyle Damga Vurdu Festivalin ikinci gecesinde sahne alan sevilen sanatçı Şevval Sam, Karadeniz’in esintilerini şarkılarıyla buluşturdu ve izleyicilere büyüleyici bir müzik şöleni sundu. "Hey Gidi Karadeniz", "Ander Sevdaluk" ve "Ben Seni Sevdiğimi" adlı eserlere yaptığı yorumlarıyla akıllarda yer edinen sanatçı, sahneye çıktığı ilk andan itibaren enerjisi ile Afyonlulardan yoğun alkış aldı. Yoğun katılım gösteren binlerce kişi, Sam’ın enerjik ve etkileyici performansıyla müzik dolu bir akşamın keyfini çıkardı. Sam, şehre duyduğu sevgiyi vurgulayarak, "Afyonkarahisar’da olmak ve Motofest gibi bir etkinlikte sahne almak benim için büyük bir keyif. Burada, bu güzel atmosferde hayranlarımla buluşmak beni çok mutlu ediyor" dedi. Sam, festivalin coşkusuna ortak olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Stantlarda yoğun ilgi, akrobasi gösterileri nefes kesti Festival alanında kurulan yaklaşık 100 stant, ziyaretçilerin akınına uğradı. Motosiklet ekipmanları, aksesuarlar, el yapımı ürünlerin yanı sıra Afyonkarahisar mutfağının gastronomik lezzetleri ile dolu dolu olan stantlar, katılımcılar için vazgeçilmez bir durak haline geldi. Festivale ilgiyi artıran bir diğer unsur ise adrenalin dolu akrobasi gösterileri oldu. Profesyonel sporcuların gerçekleştirdiği motosiklet şovları, izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Festival 8 Eylül kadar devam edecek Festival boyunca misafirlere geniş kamp olanakları sunan NG Afyon Motofest, çeşitli stantları, çadır ve kamp alanlarıyla renkli görüntülere sahne oldu. Doğayla iç içe bir festival deneyimi sunan NG Afyon MotoFest, ziyaretçilerine hem eğlenceli hem de dinlendirici anlar yaşatıyor. 8 Eylül tarihine kadar devam edecek olan festival, zengin etkinlik programı, eğlenceli aktiviteler ve unutulmaz konserlerle ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Festivalin üçüncü günü ise ünlü sanatçılar Nova Norda ve Madrigal grubu sahne alacak. Festival boyunca önemli markaların çeşitli aktiviteleri, spor etkinliklerinin de yer alacağı festivalin konser programı ise şöyle: 6 Eylül Cuma: Nova Norda - Madrigal 7 Eylül Cumartesi: Gökhan Güney (Ustalara Vefa)- Sefo 8 Eylül Pazar: Sıla
Çim Konserleri’nde Mahsun Kırmızıgül sahne aldı
06 Eylül 2024 Cuma - 09:40 Çim Konserleri’nde Mahsun Kırmızıgül sahne aldı İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), Çim Konserleri’nde 19 yıl aradan sonra ilk kez halk konseri veren sevilen sanatçı Mahsun Kırmızıgül’ü ağırladı. Sevenleriyle uzun sürenin ardından İzmir’de buluşan Mahsun Kırmızıgül, “İzmir’e yabancı değilim. Fuarda sahne aldığım için çok mutluyum” dedi. Bu yıl 93’üncüsü düzenlenen İzmir Enternasyonal Fuarı, Çim Konserleri’nde ünlü isimleri fuar ziyaretçileriyle buluşturmaya devam ediyor. İzmir’in kurtuluşunun 102’inci yılı olan 9 Eylül Pazartesi gününe kadar devam edecek Çim Konserleri’nde sevilen sanatçı Mahsun Kırmızıgül sahne aldı. 19 yıl aradan sonra halk konserine çıkan sanatçıyı binlerce hayranı heyecanla bekledi. Gözyaşlarına hakim olamadı Mahsun Kırmızıgül, alkışlar eşliğinde sahneye çıktı. “Gül Senin Tenin” şarkısıyla açılışı yapan sevilen sanatçı, şarkılarını hayranlarıyla hep bir ağızdan söyledi. “Yıkılmadım” şarkısını söyleyen Kırmızıgül, gözyaşlarına hakim olamadı. Şarkıcılık hayatına ilk başladığı yıllarda Bergen ile anısını anlatan Kırmızıgül, Bergen’in duygusal parçası "Sen Affetsen"i seslendirdi. Gece boyunca 7’den 70’e Kırmızıgül, hayranları üzüntü ile mutluluğu bir arada yaşadı. Kırmızıgül: Burada olduğum için çok mutluyum Konser öncesinde soruları yanıtlayan ve İzmir Enternasyonal Fuarı’na dair anılarını anlatan Kırmızıgül, “Çok heyecanlıyım. Halk konserlerine çok da evet demiyordum çünkü kendimi hazır hissetmiyordum. Biraz pişince, İzmir’den de böyle bir teklif gelince, üstüne de fuar olunca geldim. Bugün benim uzun aradan sonra ilk halk konserim. İzmir’e yabancı değilim. Burada olduğum için çok mutluyum. Bizi izlemeye gelenlere çok teşekkür ediyorum. Türkiye’de İzmir Fuarı, müzik dünyasının kalbinin attığı yerdi. 15 günlük sürelerde Türkiye’nin yedi bölgesinden insan buraya gelip konserleri izlerlerdi. Fuar alanlarını gezerlerdi. O günler inanılmaz güzeldi. Şimdi de binlerce müziksever 20 liraya, 7,5 liraya fuara girerek halk konserlerine katılıyor. Umarım bütün Türkiye’ye yayılır. Ben de bundan sonra halk konserlerine çıkacağım” şeklinde konuştu. Çim Konserleri 6 Eylül’de Hayko Cepkin, 7 Eylül’de Derya Bedavacı, 8 Eylül’de Sakiler ile devam edecek. İzmir’in düşman işgalinden kurtuluş günü olan 9 Eylül’de ise Haluk Levent sahne alacak. Alternatif Sahne Şanışer’i ağırladı Alternatif Sahne’de sahneye çıkan Şanışer ve Sokrat St, alanı dolduran gençlere unutulmaz bir gece yaşattı. İkili, “Susamam”, “Ben Kimim”, “Gel” gibi sevilen şarkılarını hayranlarıyla birlikte söyledi. Konseri izleyenlere seslenen Şanışer, “İzmir, medeniyet akıyor şuraya bak. Türkiye’nin aydınlık yüzleri. Bizim ışıkları açmamıza hiç gerek yok. Hepiniz hoş geldiniz” dedi. Alternatif Sahne’de, 6 Eylül’de Ceylan Ertem, 7 Eylül’de Yedinci Ev, 8 Eylül’de Can Gox sahne alacak. “İzmir Aşkına Sokağın Kadınları” adlı müzikal sahnelendi İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında Kültürpark Atatürk Açıkhava Tiyatrosu’nda “İzmir Aşkına Sokağın Kadınları” adlı müzikal sahnelendi. İzmir’de büyük başarılara imza atmış kadınları, anlatan müzikal, 1940’lardan günümüze bilindik şarkılarla izleyenlere unutulmaz bir gece yaşattı. İzmir’in farklı dönemlerini, çok kültürlü yapısını ve İzmir’in kadınlarını anlatan müzikal, izleyenleri zamanda nostaljik ve duygusal bir yolculuğa çıkarırken danslarıyla da eğlenceli bir gösteri sundu. 60 kişilik kadrosuyla dikkat çeken müzikalin dans koreografilerini Naya Aliyeva, dekor tasarımını Orkun Akmansoy, kostüm tasarımını Fadime Bilir, müzik direktörlüğünü Dr. Almila Tuncer, oyuncu koçluğunu Ragıp Başol üstlenirken yönetmenliğini ise Barış Kınav yaptı.
Sarıgöl kurtuluşunu Emre Fel konseri ile kutladı
05 Eylül 2024 Perşembe - 18:23 Sarıgöl kurtuluşunu Emre Fel konseri ile kutladı Sarıgöl’ün düşman işgalinden kurtuluşunun 102’nci yılı kutlamalarında Sanatçı Emre Fel sahne aldı. Sevilen şarkılarını ilçe halkı için seslendiren Emre Fel, Sarıgöl’ün kurtuluş coşkusunu taçlandırdı. Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin 30 Ağustos Zafer Bayramı ile başlattığı, kurtuluş günleriyle de tüm Manisa’ya yaydığı konser etkinlikleri devam ediyor. Sarıgöl’ün düşman işgalinden kurtuluşunun 102’nci yıl dönümünde Sanatçı Emre Fel sahne aldı. Sarıgöl Kent Meydanı’nda gerçekleştirilen konseri Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak, Sarıgöl Belediye Başkanı Tahsin Akdeniz, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ali Kılıç ile Sarıgöllü yurttaşlar takip etti. Sevilen şarkılarını Sarıgöllüler için seslendiren Emre Fel, izleyenlerin beğenisini topladı. Kurtuluşun 102’nci yılını kutladı Konserde Sarıgöl Belediye Başkanı Tahsin Akdeniz ile Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Kılıç, sanatçıya çiçek ve hediye takdim etti. Genel Sekreter Yardımcısı Ali Kılıç, “Sarıgöl’ün düşman işgalinden kurtuluşunun 102’nci yılı kutlu olsun. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek’in öncülüğünde tüm ilçelerimizde bu coşkuya ortak olarak etkinlikler düzenledik. Sanatçımız Emre Fel’e de katkılarından dolayı teşekkür ediyorum” dedi. Başkan Zeyrek’e teşekkür etti Sarıgöl Belediye Başkanı Tahsin Akdeniz ise konser nedeniyle Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek’e teşekkür etti. Başkan Akdeniz, “Bugün 4 Eylül. Bu topraklar üzerinde kirli hesaplar yapan emperyalist güçlere unutamayacakları bir ders verdiğimiz gündür. Bugün Sarıgöl’ün gurur günüdür, bayramımızdır. Bayramımız kutlu olsun. Bizler, bugün burada sıradan bir kutlama yapmıyoruz. 102 yıl önce bu vatan için nasıl can verildiyse, bugün de aynı kararlılık ve inançta olduğumuzu göstermek için toplandık. Bugün Sarıgöl’ümüzün doğum günüdür” ifadelerini kullandı.