MAGAZİN
Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" 19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42:13 Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:56 Oyuncu Metin Akpınar’ın biyolojik kızı Duygu Nebioğlu: "20 yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm" Ünlü sanatçı Metin Akpınar’ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu’nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açıp kazandığı manevi tazminat davasıyla ilgili, "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum" dedi. Duygu Nebioğlu tarafından Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın bugün görülen karar duruşmasında mahkeme, davanın kabulüne hükmetti. Mahkeme heyeti, Metin Akpınar’ın Duygu Nebioğlu’na 6 milyon lira manevi tazminat ödemesine karar verdi. Kararın, benzer davalar açısından emsal nitelik taşıyabileceği değerlendiriliyor. "Emsal bir karar verildi" Tazminat davasını kazanan tarafın avukatı Ferihan Polat, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada yaklaşık 4 yıldır süren hukuki mücadelenin önemli bir aşamasının geride bırakıldığını belirtti. Polat, babalığın benimsenmemesi nedeniyle açtıkları maddi ve manevi tazminat davasını kazandıklarını ifade ederek, sürecin önce babalık davasıyla başladığını, bu davanın sonuçlanmasının ardından tazminat davası açtıklarını ve mahkemenin yüksek tutarlı bir manevi tazminata hükmettiğini söyledi. Davaya ilişkin değerlendirmede bulunan avukat Ahmet Furkan Uludağ ise Metin Akpınar ile yaklaşık dört yıldır süren hukuki mücadelede önce babalık davası açtıklarını ve davayı kazandıklarını belirtti. Uludağ, karşı tarafın iletişime geçmemesi üzerine Nebioğlu’nun yaşadığı mağduriyet nedeniyle tazminat davası açtıklarını, yargılama sürecinde çok sayıda tanığın dinlendiğini ve kapsamlı araştırmalar yapıldığını kaydetti. Mahkemenin, sunulan deliller doğrultusunda emsal nitelikte bir karar verdiğini ifade eden Uludağ, talep doğrultusunda 6 milyon TL manevi tazminata hükmedildiğini söyledi. "Adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" Kararın ardından konuşan Duygu Nebioğlu, yaklaşık 20 yıldır verdiği mücadelenin sonunda haklılığının ortaya çıktığını, yıllardır verdiği mücadelenin sonunda adaletin yerini bulduğunu düşündüğünü belirterek duygularını şöyle dile getirdi: "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Avukatlarım Ferihan Polat ve Ahmet Furkan Uludağ sayesinde Metin Akpınar tarafından terk edildiğimi ve annemin yaşadıklarını hukuken ortaya koymuş olduk. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum. Yıllardır yaşadığım üzüntü ve çocukluk yaralarımla yüzleşme isteğim nedeniyle bu mücadeleyi verdim ve adaletin yerini bulduğuna inanıyorum. Aldığımız kararın emsal niteliğinde olduğunu ve ailesini arayan, toplumda yer edinmeye çalışan kimsesiz çocuklara da örnek olacağını düşünüyorum. Avukatlarıma minnettarım ve mücadelemize devam edeceğiz. Ayrıca bu süreçte destek olan gazeteci Oktay Koltan’a, annemin mektubunun ortaya çıkmasına katkı sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Yıllar önce yapılan bir iyilik bugün bir sonuca ulaştı. Yanımda olan aileme, Özdemir Nebioğlu ve Emine Nebioğlu’na teşekkür ediyorum. Beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Tanık olarak dinlenen Adile Şener’e ve sanat camiasından Yeşim Salkım ile Farah Yurtsever’e de destekleri için minnettarım. Manevi destek veren herkese ve kamuoyunda yanımda olan Türk halkına teşekkür ediyorum. Bugün aldığım sonuçla yaralarımı bir nebze olsun sarabileceğime inanıyorum. Bu davanın herkese örnek olmasını istiyorum." Nebioğlu, aldığı kararla yaşadığı acıların bir nebze hafifleyeceğine inandığını ve mücadelesine devam edeceğini sözlerine ekledi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:06 Bursa’nın kadınlar matinesinde güven ve sanat vurgusu Bursa’nın vazgeçilmez eğlencelerinden biri haline gelen Kadınlar matinesi öncesinde sahneye çıkmaya hazırlanan Mehmet Çevik, samimi açıklamalarda bulundu. Yıllardır kadınlara özel düzenlediği matine organizasyonlarıyla büyük bir kitleye ulaşan Çevik, başarısının temelinde güven ve sevgi olduğunu vurguladı. İşini büyük bir aşkla yaptığını dile getiren Mehmet Çevik, arkasında kendisini samimiyetle dinleyen geniş bir dinleyici kitlesi olduğunu söyledi. Sadece yerel değil, ulusal magazinde de güçlü dostlukları bulunduğunu ifade eden Çevik, "Bu işi gerçekten layıkıyla yapan, yol arkadaşı dediğim insanlar beni sevenlerimle buluşturuyor. Bu da hem yerelde hem ulusalda karşılık buluyor" dedi. "Sanatçı her yönüyle örnek olmalı" Magazin dünyasında yaşanan gelişmelere temkinli yaklaştığını belirten Çevik, bu konularla ilgili konuşmaktan özellikle kaçındığını dile getirdi. Sanatçının topluma örnek olması gerektiğinin altını çizen Çevik, "Sanatçı; duruşuyla, yaşam tarzıyla, sahnesiyle, sesiyle, kıyafetiyle bir bütün olmalı. Halka ve sevenlerine örnek teşkil etmeli" ifadelerini kullandı. 16 yaşından beri sahnede Kadınlar matinesi serüveninin genç yaşlarda başladığını anlatan Mehmet Çevik, "Yaklaşık 16 yaşımdan beri bu organizasyonları yapıyorum. İlk olarak Gemlik’te başladık. O dönemlerde sosyal medya yoktu ama 400-500 kişilik salonları dolduruyorduk. Sonrasında Yalova ve Türkiye’nin birçok şehrinde sahne aldık. Bursa’da ise her ay düzenli olarak bin kişiyi aşkın misafirimizi ağırlıyoruz" diye konuştu. "Bana emanet edilen güveni boşa çıkarmam" Kadınlar matinesinin en önemli unsurunun güven olduğunu vurgulayan Çevik, "Eşler, hanımlarını getirip bana emanet ediyor. Eğleniyorlar, sonra gelip alıyorlar. Güven vermeyen bir sanatçıya bu ilgi olmaz. Ben de bir aileyim, benim de çocuklarım var. Bu işi sadece sanat ve eğlence için yapıyoruz" dedi. "Onlar benim gücüm" Kadınların günlük hayatın yoğun temposunda yorulduğunu belirten Çevik, ayda bir kez onları eğlenceli bir ortamda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. "Bugün de yine birbirinden kıymetli hanımlarla, güzel kalplerle bir arada olacağım. Onlar bana büyük bir güç ve destek oluyor. Kendimi çok şanslı hissediyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi.
17 Şubat 2026 Salı - 14:07 Şevval Sam Trabzon hasırına ilmek attı Yüzyıllardır sabır ve ustalıkla tel tel örülen Trabzon hasırı, düzenlenen özel workshop’ta hem üretim süreci hem de ardındaki kadın emeğiyle birlikte vitrine çıkarıldı. Ünlü sanatçı Şevval Sam, yüzyıllık geçmişe sahip Trabzon hasırının üretim sürecine ilmek atarak geleneksel zanaata dikkat çekti. Trabzon’da yüzyılı aşkın geçmişiyle Trabzon hasırının üretim sürecini ve ardındaki emeği görünür kılmak amacıyla şehirdeki bir altın firması tarafından hasır örme workshop’u düzenlendi. Özellikle Trabzon hasır bileziğinin incelikli yapım aşamalarının uygulamalı olarak aktarıldığı etkinliğe sanatçı Şevval Sam de katıldı. Kültürel mirasın korunması ve kadın istihdamının desteklenmesine dikkat çekilen workshop, Trabzonlu kadın ustaların rehberliğinde gerçekleştirildi. Tel tel örülen altının sabır ve ustalık gerektiren yolculuğu katılımcılarla paylaşılırken, Şevval Sam’ın hasır örme sanatında üretim sürecine ilmek atması etkinliğe sembolik bir anlam kazandırdı. Firmaya ait altın işletmesini gezen ve tezgahın başında hasır ören sanatçı Şevval Sam, "Bu zanaatın somut olmayan dünya mirası kategorisinde UNESCO tarafından kabul edilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Tarihsel ve geleneksel bir hikayesi var. Yüzyıllar öncesine dayanan bir sanat. Sosyolojik, kültürel ve felsefi karşılığı bulunuyor. El emeği göz nuru aynı zamanda sembolik değerlere de gönderme yapan müthiş bir sanat. Geleneksel ve bu memleketin karakteristik üretimlerine çok büyük ilgi duyuyorum. Büyük ve ağır olanı daha kıymetli zannederiz ama aslında ne kadar hafif olursa o kadar kıymetli olduğunu burada öğrendim. Bu aynı zamanda altının kumaş gibi dokunma hali. Bu çok önemli. Makinelerde değil kadınlar ellerinde yapıyorlar. Onlara bir istihdam sağlanmış. Gelenekselin modern ile birleştiği çok şık tasarımlar var. Çok beğendim. Bu tasarımları dünyanın gözde insanlarının bileklerinde ve boyunlarında görmek isterim. Bunun dünyada başka bir karşılığı yok" dedi. Hasır örme workshop’u düzenleyen altın firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yılmaz Akdin ise Trabzon hasırı ile Şevval Sam’ın birlikteliğinin çok önemli olduğunu kaydederek "Şevval hanım Karadeniz müziklerinin bana göre kadın sesidir. Şevval hanımın 15 yıl önce internette gümüş hasır taktığı bir fotoğrafını gördüm. O yıllardan beri Şevval hanımı fabrikamıza davet etmek istiyordum. Bizi kırmadı. Bizim için Trabzon hasırı ile Şevval hanımın birlikteliği çok önemli. Çok güzel oldu. Şevval hanım Trabzon hasırının tarihine ilmek atıp izini bırakacak" ifadelerini kullandı.
Hülya Koçyiğit 58 yıl önce Zonguldak’ta çektiği filmin gösteriminde halkla buluştu
19 Ağustos 2024 Pazartesi - 22:23 Hülya Koçyiğit 58 yıl önce Zonguldak’ta çektiği filmin gösteriminde halkla buluştu Yeşilçam’ın ünlü oyuncularından Hülya Koçyiğit, 58 yıl önce Zonguldak’ta çekimlerini yaptığı "Kadın Asla Unutmaz" filminin yeniden gösterimi için halkla buluştu. Sinemanın önemine değinen Koçyiğit, kendisinin gelecekte sinema ile ilgili projesi olmadığını ancak genç sinemacıların tecrübeden yararlanması gerektiğine vurgu yaptı. Zonguldak Kültür Müdürlüğü ve Kent Konseyi işbirliğiyle Yeşilçam Film Günleri etkinliği gerçekleştirildi. 58 yıl önce Zonguldak’ta çekimleri yapılan "Kadın Asla Unutmaz" filminin Valilik binası önünde gösterimi gerçekleştirildi. Filmin başrol oyuncusu Hülya Koçyiğit, etkinlikler kapsamında Zonguldak’a geldi. Vatandaşlarla söyleşi yapan Koçyiğit’e Devrek bastonu ve Elpek bezi hediye edildi. Koçyiğit, hayranlarıyla beraber "Hayat Bayram" olsa şarkısını söyledi. Etkinlik öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hülya Koçyiğit, Zonguldak’ın 58 yılda geliştiğini ve değiştiğini söyledi. Şehirde en çok Gökgöl Mağarası’na hayran kaldığını belirten ve madencilerin önemine değinen Koçyiğit, şunları söyledi: "Çünkü buradan çok güzel anılarla ayrılmıştım. Zonguldak’ta film çektikten sonra bir kez daha gelmiştim. O zaman yollar çok zorluydu, toprak yollardan geçmiştik. Bu sefer çok konforlu bir yolculuk yaptık. Yollar düzelmiş, tüneller açılmış, yol kısalmış. Gayet rahat geldik. Zonguldak’ı tekrar göreceğim için heyecanlanıyorum, çünkü burada çok kısa kalmıştık. Çekimler sırasında fırsat bulup çok fazla gezememiştik ama o meşhur sarkıtların olduğu Gökgöl Mağarası gözümün önünden gitmiyor. Müthiş bir ihtişamı vardı. O zamanlarda çok rica etmiştim, ’Ne olur beni madenlere götürün, oradaki işçilere bir selam vermek istiyorum’ diye. Maalesef beni madenlerin derinliklerine indirmediler, ama işçilerle birlikte bir öğle yemeği yediğimizi hatırlıyorum. Onlarla sohbet ettiğimi hatırlıyorum. O günden beri ne zaman bir maden kazası haberi duysam kalbim çarpmaya başlıyor. Hepimiz çok zor bir iş yaptıklarını biliyoruz. Helal olsun onlara, iyi ki varlar." "Türk sinemasında olağanüstü bir gelişme var" Genç sinemacıların önemli işler yaptığını, eserlerinin uluslararası festivallerde yer aldığını ifade eden Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sinemanın gücünü hep birlikte bugün yaşayacağız. 58 yıl önce çekilmiş bir film, bugün yeniden seyircilerle buluşacak. Bu benim için olağanüstü bir heyecan ve duygusal bir an. Sinema öyle bir sanat ki, nesiller boyu yok olmadan izlenebiliyor. Türk sineması da böyle; geçmişten günümüze halkımızın iliklerine işlemiş bir sanat. Dün de vardı, bugün de var, yarın da olacak. Türk sinemasında olağanüstü bir gelişme var. Seçilen konular çok farklı, tekrar eden konular yok. Genç sinemacılar müthiş işler yapıyorlar; çoğu eğitimli, çok girişimci ve dünyaya açıklar. Uluslararası festivallerde hep onların eserleri yer alıyor ve ödüllerle dönüyorlar. Onlarla gurur duyuyorum. Sinema, aslında yaşama ayna tutmak gibi bir şey. Sinema yaşamı, belki de gözümüzle şahit olmadığımız ya da içinde olmadığımız yaşamı bize gösteriyor. Dolayısıyla kadınımızı da, erkeğimizi de sinemada görüyoruz. Sinema bence yaşamın kendisi. Sinema ölmez. Televizyon, günlük hayatımızda kolay ulaşılabilir olduğu için günlük hayatımızda var. Hiçbir şey sinemanın yerini tutamaz. İyi bir filmin yerini hiçbir şey tutamaz. Televizyon belki haber ya da eğlence anlamında, ki son zamanlarda televizyonda eğlence programları yerine daha çok haber programları görüyoruz. Bol bol haber programları görüyoruz. Haberlerde ne yazık ki kaza, ölüm veya kavga haberleri var. Bu nedenle biraz üzülüyorum. Halbuki dünyada ve ülkemizde ne güzel şeyler oluyor. Ne örnek insanlar var. Belki de çocuklara güzellikleri, doğruları ve iyiyi göstermek hepimizin görevi." "Sinema ile ilgili bir projem yok" Bir gazetecinin Yeşilçam oyuncularının günümüz filmlerinde yer almadığına dair sorusu üzerine Koçyiğit, "Aslında gösteriyor da, var da. Bu bir tercih meselesi. Tecrübe çok önemli bir şey. Genç sinemacıların tecrübeden yararlanması lazım" diye konuştu. Sinema ile ilgili bir projesinin olmadığını söyleyen Koçyiğit, "Artık sinema ile ilgili bir projem olmayacak gibi görünüyor. Şimdilik böyle bir düşüncem yok" ifadelerine yer verdi.
Haluk Levent ve Zakkum, Tavas Zeybek Festivaline renk kattı
19 Ağustos 2024 Pazartesi - 15:48 Haluk Levent ve Zakkum, Tavas Zeybek Festivaline renk kattı Tavas Belediyesi tarafından düzenlenen 6. Zeybek, Kültür ve Sanat Festivalinde Tavaslılarla buluşan Haluk Levent ve Rock müziğin sevilen grubu Zakkum, hayranlarına unutulmaz anlar yaşattı. Tavas Belediyesi tarafından düzenlenen 6. Zeybek, Kültür ve Sanat Festivali, büyük bir coşku ve geniş katılımla sona erdi. Zeybek kültürünün dünya çapında tanıtılması amacıyla düzenlenen festival, dört gün boyunca birbirinden renkli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Festivalin ilk gününde, yerel sanatçılar sahne alarak festivalin coşkusunu başlattı. Farklı yaş gruplarından oluşan ekiplerin sergilediği zeybek gösterileri ise izleyicilerden büyük ilgi gördü. Bu gösteriler, hem geleneksel hem de modern zeybek figürleriyle doluydu ve festivalin ana teması olan Zeybek kültürünü başarıyla yansıttı. Festivalin ikinci gecesi, sevilen sanatçı Tuğçe Kandemir’in sahne almasıyla unutulmaz anlara sahne oldu. Güçlü sesi ve enerjik performansıyla izleyicileri büyüleyen Kandemir, Tavaslılara unutamayacakları bir konser deneyimi sundu. Sanatçının sahnedeki performansı, festivalin en çok konuşulan anılarından biri olarak hafızalara kazındı. Zakkum grubundan coşkulu performans Festivalin üçüncü gününde ise Rock müziğin sevilen grubu Zakkum sahne aldı. Popüler şarkılar ve akustik performanslarla izleyicilere keyifli anlar yaşatan grup, Tavaslılardan büyük alkış aldı. Konserin sonunda Zakkum üyeleri, Tavas’ı çok sevdiklerini belirterek bu güzel şehirde sahne almaktan duydukları mutluluğu dile getirdiler. Finalde Haluk Levent rüzgarı Festivalin son gününde, ünlü sanatçı Haluk Levent sahne aldı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren konserde Levent, birbirinden güzel şarkılarını Tavaslılar için seslendirdi. Muhteşem bir kalabalığın katıldığı konser, festivalin en coşkulu anlarından biri oldu ve unutulmaz bir finalle sona erdi. Festival süresince, Tavas’ta çeşitli yarışmalar düzenlendi. Bu yarışmalar, hem katılımcılara hem de izleyicilere eğlenceli anlar yaşattı. Yarışmaların ardından kazananlara ödülleri takdim edildi ve festivalin renkli atmosferine katkı sağlandı. Festival boyunca Bağlar Mevkii’de kurulan stantlar, hem yerel esnafın ürünlerini tanıtmasına olanak sağladı hem de katılımcılar için keyifli bir alışveriş deneyimi sundu. El işi ürünlerden yöresel lezzetlere kadar birçok farklı ürünü barındıran stantlar, festivalin en ilgi çekici unsurlarından biri oldu. Tavas Belediyesi’nden esnafa destek Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, festivalin sadece kültürel zenginlikleri tanıtmakla kalmayıp, aynı zamanda esnafa da kazanç sağladığını belirtti. Festival süresince esnafı ziyaret eden Tatık, halkın ve esnafın memnuniyetinin kendileri için öncelikli olduğunu vurguladı. Başkan, festivalin ekonomik olarak da bölgeye katkı sağladığını ifade ederek, önümüzdeki süreçte festivali uluslararası platforma taşımayı hedeflediklerini söyledi.
Yoğurt ve kavunun en iyileri Tavas’ta belirlendi
19 Ağustos 2024 Pazartesi - 14:04 Yoğurt ve kavunun en iyileri Tavas’ta belirlendi Tavas 6. Zeybek Kültür ve Sanat Festivali kapsamında düzenlenen ödüllü ’Tavas Bakraç Koyun Yoğurdu’ ve ’En İyi Tavas Kavunu’ yarışmaları renkli görüntülere sahne oldu. Tavas Belediyesi tarafından düzenlenen 6. Zeybek Kültür ve Sanat Festivali kapsamında Bağpazarı Amfi Tiyatrosu’nda ödüllü "Tavas Bakraç Koyun Yoğurdu" ve "En İyi Tavas Kavunu" yarışması gerçekleştirildi. Yarışmada geleneksel üretim yöntemlerine sadık kalınarak, bakraçlar kullanıldı. Yarışmanın birincisi olan üreticiye temsili altın bakraç ve geleneksel kepenek ödülü verildi. Yarışmada, üst üste üç kez birinci olan üreticiye temsili altın bakracın kalıcı olarak verileceği duyuruldu. Yoğurdun "Kırkpınar’ı" olarak adlandırılan bu etkinlikte, birinci olan üreticiye baş çoban unvanı verildi. 2023 yılında başlatılan bu gelenek, 2024 yılında da devam etti. Geçen yılın birincisi İsmahan Parlak, bu yılın birincisi Hüseyin Taşsöz’e kepenek giydirerek geleneksel altın bakracı takdim etti. Tavas Koyun Yoğurdu üretiminde önemli bir yere sahip olan duayenler, bu yıl da unutulmadı. 2023 yılında Koca Mehmet ve Dedeoğlu Mehmet’e kepenek giydirilerek başlatılan duayen geleneği, 2024 yılında Tavaslı Kakı Osman ve Karahisarlı Cerid Aydın’a kepenek giydirilerek sürdürüldü. 2024 Tavas Koyun Yoğurdu yarışmasında Hüseyin Taşsöz birinci olurken, İsmahan Parlak ve Hüseyin Arzıman ikinciliği, Aydın Karaçalı ve Kadir Taşsöz üçüncülüğü elde etti. Yarışmada birinci gelen üreticiye 40 bin TL, ikinciye 25 bin TL, üçüncüye ise 20 bin TL’lik veteriner ve yem hediye çeki verildi. Bu yılki festivalde geçmiş yıllara ek olarak En İyi Tavas Kavunu Yarışması da düzenlendi. Tavas’ta yetiştirilen, farklı tadı ve aromasıyla ünlenen Tavas Kavunu, özellikle Ebecik, Sofular, Altınova ve Çalıköy mahallelerinde yaklaşık 10 bin dekarlık alanda üretiliyor. Kırkağaç 637 çeşidi olarak bilinen bu kavun, susuz olarak tohumdan üretilmekte ve bölgenin özgün toprak yapısı sayesinde diğer kavunlardan ayrılıyor. 2024 Tavas Kavunu Yarışması’nda birinci Havane Tiğre olurken, Abdullah Şulakcı ikinci, Osman Kuray üçüncü, Yakup Aybek dördüncü ve İhsan Tunçkın beşinci oldu. Yarışmada birinciye 45 bin TL, ikinciye 35 bin TL, üçüncüye 30 bin TL, dördüncüye 20 bin TL, beşinciye ise 15 bin TL değerinde gübre, damlama borusu, hümik asit ve azot gibi tarımsal ürünler hediye edildi. Tavas Koyun Yoğurdu ve Tavas Kavunu yarışmasının jüri üyeleri akademisyenler, gazeteciler ve yerel tarım uzmanlarından oluştu. Jüri, yarışmalarda yerel lezzetlerin korunmasına ve üretim kalitesine büyük önem verdi. Değerlendirmeler, yoğurt ve kavunların lezzeti, kıvamı ve üretim yöntemi gibi kriterler göz önünde bulundurularak yapıldı. "Üreticiye destek olacağız" Etkinlikte konuşan Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, “Tavas’ta gerçekleştirilen bu etkinlikler, bölgenin kültürel zenginliklerini ve geleneklerini yaşatmayı amaçlamaktadır. Hem Tavas Koyun Yoğurdu hem de Tavas Kavunu, düzenlenen yarışmalarla daha geniş kitlelere tanıtılmakta ve yerel üreticilerin emekleri ödüllendirilmektedir. Tavas, bu tür etkinliklerle kültürel mirasını koruma ve gelecek nesillere aktarma konusunda önemli bir rol oynamaktadır. Maalesef genel yönetim üreticiye gereken önemi vermemektedir. Biz yerel yönetimler olarak üreticiye elimizden geldiğince destek olacağız. Her zaman onların yanında olacağız” dedi. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanvekili Ali Marım da Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman üretim ve üreticinin yanında olacaklarını belirterek, yarışmalarda emeği geçenlere teşekkür etti. Yarışmalarda derece elde edenlere ödülleri protokol üyelerince takdim edildi.
Yönetmen Aksu’dan Denizli’ye film müjdesi
18 Ağustos 2024 Pazar - 15:30 Yönetmen Aksu’dan Denizli’ye film müjdesi Denizli Büyükşehir Belediyesi Yaz Sinema Günleri, Türk Sinemasının kült filmlerinden ‘Dondurmam Gaymak’ film gösterimi ile başladı. Gala gecesine katılan filmin yönetmeni Yüksel Aksu, Denizli’de bir sinema filmi çekeceğini müjdelerken, Başkan Çavuşoğlu da, “Hep birlikte başarıya ve umuda yolculuk yapacak, yüzü gülen insanların olduğu bir Denizli hayalimiz var” dedi. Sosyal ve kültürel belediyecilikte yeni dönemde birçok başarılı çalışmaya imza atan Denizli Büyükşehir Belediyesi, eski yazlık sinemaları tekrar canlandıracak projesi Yaz Sinema Günleri’nin ilkini düzenlenen gala programı ile başlattı. Ziya Tıkıroğlu Açıkhava Tiyatrosu’nda düzenlenen ‘Dondurmam Gaymak’ film gösterimine Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Başkanvekili Ali Marım, CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, filmin yönetmeni Yüksel Aksu, oyuncular Nejat Altınsoy ve Tünay Ürper ile merhum başrol oyuncusu Turan Özdemir’in oğlu Ozan Özdemir, davetliler ve binlerce seyirci katıldı. Eski yazlık sinema günlerini hatırlatan programda vatandaşlara açık havada film izleme keyfi yaşatılırken ayrıca ücretsiz olarak da patlamış mısır ve gazoz ikram edildi. Yönetmen Aksu’dan Denizli’ye film müjdesi Film gösterimi öncesi seyirciyle buluşan filmin yönetmeni Yüksel Aksu, oyuncular Nejat Altınsoy ve Tünay Ürper ile merhum başrol oyuncusu Turan Özdemir’in oğlu Ozan Özdemir burada kısa bir konuşma gerçekleştirdi. Altınsoy, Ürper ve Özdemir kendilerini bu özel programa davet eden Başkan Çavuşoğlu’na ve gösterilen ilgi nedeniyle Denizli halkına teşekkür etti. Yönetmen Yüksel Aksu da, Denizli’nin bir sinema kenti olduğunu bildiğini daha önce hayata geçirdiği tüm projelerinde kendisine inanılmaz bir destek sunduğunu anlattı. Yönetmen Aksu, Denizli’de ‘Dondurmam Gaymak’tan daha iyi bir film çekeceği sözünü vererek, “Adını da şimdiden vereyim ‘Bak Postacı Geliyor’ sinema filmini Denizli’de çekmek istiyorum, desteğinizi, iyi dileklerinizi, enerjinizi ve dualarınızı bekliyorum” ifadelerini kullandı. “Yüzü gülen insanların olduğu bir Denizli hayalimiz var” Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ise davetlerine icabet eden tüm misafirlere teşekkür ederek, böylesi bir güzel etkinliği düzenlemekten dolayı büyük bir mutluluk duyduklarını kaydetti. Başkan Çavuşoğlu, yüzü gülen insanların olduğu bir Denizli hayali ile göreve başladıklarını ifade ederek, “Sanatın konuşulduğu, geçmişten geleceğe köprü kurulan bir şehir. Hep birlikte başarıya ve umuda yolculuk yapacak bir şehir hayalimiz vardı. Bu hayalimizi adım adım gerçekleştirme noktasında mücadelemizi sürdürüyoruz. Sanat anlamında gerçekten güzel bir sürece girdik. Denizli’nin sokaklarını, ilçelerini sanatla buluşturduk. Pazar yerine girdiğinizde karşınızda bir bando, bir meydana çıktığınızda karşınızda halk konseri veren bir ekiple karşılaşma ihtimaliniz çoğaldı. Çamlık Caddesi’nde yürürken insanlar sizi müzikle karşılar oldu ve bunu her geçen gün daha da arttıracağımıza emin olabilirsiniz” dedi. “Ben diyenlerin değil, biz diyenlerin olduğu bir şehri inşa edelim” “Bu şehri beraber güzelleştireceğiz” diyen Başkan Çavuşoğlu sözlerine şöyle devam etti; “Birinci önceliğimiz ben değil, biz diyebilen koca yürekli insanlar olmak. Kendi gemisini kurtaranın kaptan olduğu değil, hep beraber kurtulduğumuzda mutlu olduğuna inanan insanların şehri yapmak istiyoruz. Kendi çıkarlarını düşünen insanlar bu toplumu mutluluğa ve geleceğe götüremezler. Başta bu ülkenin kuruluş ve kurtuluş mücadelesini veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ben demiş olsalardı, bugün bu güzel vatanın adı Türkiye Cumhuriyeti olmazdı. Bu güzel bayrağımız gökyüzünde dalgalanmazdı. Onun için hep birlikte ben diyenlerin değil, biz diyenlerin çoğaldığı bir şehri inşa edelim.” Açıkhava’da Dondurmam Gaymak keyfi Konuşmaların ardından Başkan Çavuşoğlu günün anısına yönetmen Yüksel Aksu, oyuncular Nejat Altınsoy ve Tünay Ürper ile merhum başrol oyuncusu Turan Özdemir’in oğlu Ozan Özdemir’e Denizli Horozu kaidesi hediye etti. Denizli Büyükşehir Belediyesi Yaz Sinema Günleri’nin ilk gösterimi olan ’Dondurmam Gaymak’ı binlerce Denizlili hep birlikte izleme imkanı buldu. Ziya Tıkıroğlu Açıkhava Tiyatrosu’na akın eden vatandaşlar, nostaljik bir film izleme deneyimi yaşadı.
Söylenen kelimeleri anında rap şarkıya çeviriyor
18 Ağustos 2024 Pazar - 15:06 Söylenen kelimeleri anında rap şarkıya çeviriyor Sosyal medya hesabında arkadaşlarının rastgele söylediği kelimeleri anlık olarak rap şarkısına dönüştürmesiyle fenomen olan 19 yaşındaki genç, yeteneğiyle büyük beğeni topluyor. Denizli’de arkadaşlarının rastgele söylediği kelimeleri o anda rap şarkısına dönüştürerek paylaştığı videolarla fenomen olan 19 yaşındaki İsmail Eren Bozkurt, yeteneğiyle gönülleri kazandı. Bu yeteneğini 6 yıl önce fark ettiğini söyleyen Bozkurt, "Bu işi yapmaya Denizlili bir rapçi sayesinde karar verdim. 6 yıl önce sınıfta arkadaşlarımla kitaplardan paragraflar okuyup bunları rap şarkısına çevirmeye çalışıyordum. Daha sonra arkadaşlarımdan doğaçlama kelimeler alıp bunu şarkı haline getirmeye başladım. Yeteneğimin olduğunu farkettim ve buda rap yapmama vesile oldu" dedi. Sosyal medya hesabından paylaştığı video 6 milyon kişi tarafından izlenen genç rapçi, "Videodan sonra konser teklifleri aldım. Birkaç yerde de organizasyonlar düşünüyoruz. Sezon sonuna kadar konser gerçekleştirmeyi planlıyorum. Doğaçlama rap konusunda insanlardan çok güzel dönüşler aldım. Bu pek yapılan bir şey olmadığı için insanlar çok beğendi" dedi. "Videodan sonra ünlü sanatçıların menajerleri benimle irtibata geçti" Paylaştığı videonun bu kadar etkileşim alacağını beklemediğini söyleyen Bozkurt, "Ünlü sanatçıların menajerleri benimle irtibata geçti. Yaptığınız işleri görünce insanların iletişime geçme ihtimalim artıyor. Bende bu konuda çok istekliyim. Menajerlerle görüşüp onlardan tavsiye almam çok önemliydi. İleride projeler düşünüyoruz ve hala irtibattayız. Yakın zamanda çıkacak olan şarkılarım var. Bunların haricinde güzel şarkılar çıkarıp insanlara dinletmek ve adımı duyurmak istiyorum. Aynı zamanda prodüktörlük yapmayı da düşünüyorum. Çok güzel projelerim var. İnşallah hepsi yavaş yavaş olacak" şeklinde konuştu.
Yeşilçam’ın ünlü oyuncusu Recep Bülbülses: "Yeşilçam’dan destek alamıyorum, mağdurum, sokaklardayım"
18 Ağustos 2024 Pazar - 09:34 Yeşilçam’ın ünlü oyuncusu Recep Bülbülses: "Yeşilçam’dan destek alamıyorum, mağdurum, sokaklardayım" Kariyerinde 90’ın üzerinde filmde rol alan Recep Bülbülses, son zamanlarda maddi problemler yaşadığını söyleyerek, “Yeşilçam’dan hiç destek alamıyorum. Çok mağdurum, çok zor durumdayım. Sokaklardayım” dedi. Yeşilçam’ın başarılı oyuncusu ve bir zamanların ünlü ismi Recep Bülbülses şimdilerde zor günler geçiyor. Özellikle maddi sıkıntılarla boğuştuğunu ifade eden Bülbülses, Yıldız Tilbe ve Kerem Alışık dışında ünlü isimlerden yardım alamadığını gözyaşlarıyla dile getirdi. Şu anda kalacak bir evi olmadığını ve sokaklarda kaldığını belirten oyuncu, sevenlerinden ve sanatçılardan yardım istedi. “Kira verecek durumum yok, zor durumdayım” Yıldız Tilbe’nin ve Kerem Alışık’ın kendisine yardım ettiğini dile getiren Recep Bülbülses, “Recep Bülbülses’in hayatı çok kötü. Biliyorsunuz camiamız nankör. ’Düşenin dostu yok’ derler ama tabii ki Yeşilçam’a saygı duyuyorum. Yeşilçam diye bir şey kalmadı artık. Bizim gibi eski sanatçıları öldürdüler. Sağdan soldan yardımcı olanlardan Allah yardımcı olsun. Güzel değerli insanların bana sözleri var. Hülya Koçyiğit’ten engelli araba rica ettim. Sağ olsun inşallah hayırlısıyla bekliyorum. Sosyal güvencem yok. Değerli Yıldız Tilbe’den Allah razı olsun, arada konserlerine gidiyorum. Bana en güzel şekilde yardım etmeye çalışıyor. Kerem Alışık yardım ediyor aydan aya. Sağda solda kalıyorum. Birilerinin yanında kalıyorum. Kira verecek durumum yok, zor durumdayım” şeklinde konuştu. “Bazen kendi kendime üzülüyorum, ağlıyorum. Allah razı olsun, bazı plakçılar bana yardım ediyor" diye devam eden Bülbülses, bazı günler dışarda sabahladığını, mağdur olduğunu anlattı.
Sındırgı’da MOD10 Gençlik Konserine yoğun ilgi
16 Ağustos 2024 Cuma - 14:23 Sındırgı’da MOD10 Gençlik Konserine yoğun ilgi Balıkesir Büyükşehir Belediye Konservatuvarı Orkestra Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren MOD10 Gençlik Orkestrası, Sındırgı Meydan’da gerçekleştirdikleri konserde unutulmaz şarkılara hayat verdi. Balıkesir’in 20 ilçesinde yaz turnesine çıkan MOD10 Gençlik Orkestrası’nın yeni durağı Sındırgı oldu. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı sanatçısı Umut Ayral’ın şefliğinde gerçekleşen konserde hepsi birbirinden yetenekli 8-18 yaşları arasında 45 gençten oluşan MOD10 Gençlik Orkestrası, unutulmaz eserleri seslendirdiler. Sındırgı Meydan’da yoğun bir katılımla gerçekleşen konserde vatandaşlar da şarkılara hep bir ağızdan eşlik ettiler. “Sındırgı’ya renk geldi” Konseri çok güzel bulduğunu söyleyen Vildan Pekmezci “Kültürel etkinlikler şehrimizde devam ediyor. Bu tür etkinliklerin devamının gelmesini bekliyoruz. Sındırgı’ya renk geldi. Belediye Başkanımız Ahmet Akın’a bize bu imkânları sunduğu için çok teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Sındırgı’da kültürel ve sanatsal etkinliklerin artmasını istediklerini dile getiren Cennet Kula “MOD10 Gençlik Orkestrası konserini çok güzel buldum. Belediyemizin bu etkinlikleri devam ettirmesini istiyorum. Başkanımız Ahmet Akın’a ve emeği geçenlere de çok teşekkür ediyorum.” dedi. Düzenlenen konserde çok eğlendiğini söyleyen Kardelen Işık “Müzik grubu çok güzeldi. Konseri çok sevdim. Ahmet Başkanımıza da teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Konserde çok eğlendiğini söyleyen 18 yaşındaki Arda Demirtaş “Konseri çok güzel buldum. Bu gibi etkinliklerin Sındırgı’da daha çok olması gerekiyor. Sosyal etkinlikler bizleri bir araya getiriyor. Başkanımız Ahmet Akın’a ve Sındırgı Belediyemize de böyle güzel bir konser için çok teşekkür ederiz” şeklinde konuştu. Minikler konserde eğlendi MOD10 Gençlik Orkestrası tarafından Sındırgı Meydan’da düzenlenen konserde aileler de çocuklarıyla birlikte doyasıya eğlendiler. Konserde eğlenenler arasında yer alan minik Ecrin “Çok güzel bir konserdi. Ben şarkıları da çok beğendim. Konserlerin devam etmesini istiyorum.” dedi. Yaz turnesine devam eden MOD10 Gençlik Orkestrası; 19 Ağustos Pazartesi günü Gönen Meydan, 27 Ağustos Salı günü Marmara Avşa Adası ve 31 Ağustos Cumartesi günü Altıeylül Kuvayi Milliye Meydanı’nda vatandaşlarla buluşacak.