MAGAZİN
Usta sanatçı Cahit Berkay gençlerle aynı sahneyi paylaştı 24 Nisan 2026 Cuma - 11:05:05 Osmangazi Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında Bursa’ya gelen Türk müziğinin usta ismi Cahit Berkay, Osmangazi Gençlik Orkestrası ve Korosu ile aynı sahneyi paylaşarak unutulmaz bir konsere imza attı. Osmangazi Belediyesi, 23 Nisan coşkusunu Osmangazi Meydanı’na taşıyarak çocuklar için renkli etkinlik alanları oluşturdu. "Çocuklar Osmangazi Meydanı’nda" temasıyla başlayan ve üç gün boyunca sürecek kutlamalar, bayram sevincini kentin kalbine taşıdı. Program kapsamında çocuklar, birbirinden eğlenceli oyunlarla dolu alanlarda doyasıya vakit geçirirken, kahkahalar meydanı sardı. Aileler de bu güzel atmosferde çocukların sevincine ortak oldu. Etkinliklerin ilk gününde sahne alan Anadolu rock müziğinin önemli isimlerinden Cahit Berkay, Osmangazi Gençlik Orkestrası ve Korosu ile birlikte izleyenlere keyifli bir konser sundu. Çocuklar, orkestranın performansına alkışlarıyla eşlik ederken, koronun seslendirdiği şarkılara hep bir ağızdan katıldı. Meydanda kurulan atölyeler ve sahne etkinlikleri, 24 ve 25 Nisan tarihlerinde de devam ederek bayram sevincini sürdürmeye devam edecek. "Gençlerle bir arada olmaktan çok mutlu oldum" Osmangazi’de gençlerle aynı sahneyi paylaşmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden usta sanatçı Cahit Berkay, "Güzel bir konser oldu, ben de oldukça heyecanlandım. Konsere yoğun bir katılım vardı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı çok önemli ve anlamlı bir bayram. Gençlerle bir arada olmaktan çok mutlu oldum. Bu güzel organizasyonu düzenleyen Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Konser sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ve Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Osmangazi Gençlik Orkestrası ve Korosu Şefi Nergis Dinç Yavuz ile usta sanatçı Cahit Berkay’a günün anısına teşekkür hediyesi takdiminde bulundu.
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:38 Beste Açar’dan üvey annesi İpek Açar hakkında "sahte imza" iddiasıyla suç duyurusu Beste Açar, 3 Nisan 2015’te hayatını kaybeden babası Kayahan’ın şarkılarının telif gelirlerinin sahte imzayla İpek Açar’a devredildiğini iddia ederek, üvey annesi hakkında suç duyurusunda bulundu. Özel bir kriminal tetkikat bürosunda yapılan incemelede belgelerdeki imzaların Kayahan’ın el yazısı olmadığı kanaatine varıldı. Beste Açar, 3 Nisan 2015’te hayatını kaybeden babası Kayahan’ın imzasının taklit edilerek şarkılarının telif gelirlerinin devredildiği iddiasıyla İpek Açar hakkında, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Avukatı Onur Yağışan aracılığıyla savcılığa iletilen suç duyurusu dilekçesinde, "Öncelikle müvekkilin babası adına sahte imzalarla düzenlenen bu devir sözleşmesinin aslının Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) Kurumunda olmadığından usule ve yasaya açıkça aykırı olan ve yok hükmünde olması gereken bu devir sözleşmesinin hukuken de yokluk hükmü kazanılması için MESAM’a gerekli işlemlerin başlatılması için birlikte hukuki olarak usule ve yasaya göre yokluk olan bu sözleşmeye işlem yapan memur ve personeller hakkında ivedilikle yasal soruşturmanın başlatılması ve suçu işleyen, ortak olan MESAM personelleri hakkında kamu davası açılması gerekmektedir. Her türlü şüpheden uzak, somut delil olarak sunulan kriminal bilirkişi raporlarında, devir sözleşmesi imzalarının sahte olduğu hususu sübuta ermiştir. Şüpheliler hakkında tutuklama tedbiri uygulanması gerekmektedir. Şüpheli İpek Açar’ın çok yakın tarihli sosyal medya paylaşımında, yurt dışına gideceği hususunu da bildirmiştir" ifadelerine yer verildi. Belgelerdeki imzaların Kayahan’ın el yazısı olmadığı kanaatine varıldı Özel bir kriminal tetkikat bürosunda belge inceleme uzmanı tarafından yapılan mühür ve imza incelemesinde, "İpek Açar ve Kayahan Açar adlarına atılı birer adet imzaları taşıyan "FESEK Devir Sözleşmesi" başlıklı belge fotokopisi üzerinde yer alan Kayahan Açar adına atılı imzanın, mukayese esas olarak tarafıma verilen belgelerdeki örnek imzalara kıyasen, imzaların Kayahan Açar el ürünü olmayıp, şahsın gerçek imzasına benzetilme gayretiyle takliden husul haline getirilen bir imza olduğu kanaatine varılmış bulunmaktadır" denildi. "Babamın imzasının olduğunu öne sürdükleri böyle çok amatörce, hiç kimseye yakışmayan bir şey" Konuya ilişkin açıklama yapan Kayahan Açar’ın kızı Beste Açar, "Aslında uzun zamandır gündemde olan, benim de sıklıkla ifade etmeye çalıştığım ancak süreç biraz yavaş ilerlediği için ben de Türkiye’de değil ve başka bir ülkede yaşadığım için döndüm ve avukatımla beraber hızlandırarak bu işi, olması gereken olacak diye düşünüyorum. Babamın vefatından sonra, bilirsiniz ki sanatçıların bağlı oldukları belli meslek birlikleri vardır. Eğer bir besteci ve söz yazarıysanız iki tane vardır, birini seçersiniz. Babamın seçmiş olduğu MESAM’a çok destekte bulundu. Babamın eserleri MESAM’da kayıtlıydı. Babamın vefatından kısa bir süre sonra bana MESAM tarafından bir yazı geldi. Avukatım mahkeme aracılığıyla talep ettiği için geldi. Bununla ilgili bana hiç bir bilgi verilmemişti. Böyle gizli saklı şeylerin olduğunu seziyordum. Yazıda şöyle bir şey yazıyordu. ’23 Mayıs 2015 tarihinde kurumumuza sunulan devir belgesine istinaden, Kayahan Açar’ın sahip olduğu tüm haklar devren İpek Açar’a devralan sıfatıyla devredilmiştir’ diye bir kağıt geliyor. Neye istinaden siz bunları İpek Açar’a devrettiniz? Uzun bir süre bu kağıtlar bana verilmiyor. Aradan aylar yıllar geçiyor. En son bize üç tane fotokopi kağıt geliyor. Gelen kağıtta babamın bugüne kadar sahip olduğu tüm şarkıların isimleri yazılı. En sonunda da böyle el yazılarıyla şarkı isimlerinin eklendiği ve bir tarih atıldığı, babamın imzasının olduğunu öne sürdükleri böyle çok amatörce, hiç kimseye yakışmayan bir şey. Benim babam, hayatında yazdığı o herkesin hayatına dokunan o eserler, şöyle bir A4 kağıdıyla bir kuruma verilip şarkı hakları birine devredilemez. İmzaların ona ait olmadığı raporumuz da var. Babama ait olmadığına dair" şeklinde konuştu. Beste Açar, açıklamalarının devamında bu işin bir çete olayı olduğunu öne sürerek, "Her kim ve kimler buna suç ortaklığı yapmışsa, o zamanın MESAM Yönetim Kurulu Başkanı, yardımcısı, üyeleri. Ben bunun bir grup işi olduğunu düşünüyorum. Bir çete işi. Ben babamın acısıyla ve o dönem 5 kişi daha öldü hayatımda. Babamın ailesi teker teker gitti. Önce babaannem, bir ay sonra babam, bir ay sonra dedem, arada halam, sonra dayım derken, ben onların acısıyla mücadele edip kendi içimde bunları hazmetmeye çalışırken onların hedefleri ve amaçları ne yazık ki bambaşka yerlerdeymiş. Rapor elimizde. İmzalar incelendi. ‘Kayahan’ın elinden değildir’ raporu var. İsmini söylemek artık asla istemiyorum, ağzıma almayacağım. Önce herkesi Allah’a havale ettim, sonra Türk mahkemelerine, savcılarına, hakimlerine ve avukatıma güvenim sonsuz" diye konuştu. "Kayahan Açar, el ürünü olmayıp şahsın gerçek imzalarına benzetilme gayretiyle taklit usulüyle atılmış bir imza olduğu açık ve nettir" Beste Açar’ın avukatı Onur Yağışan ise dava sürecine ilişkin, "Burada Merhum Kayahan Açar’ın imzası taklit edilerek bestelerinin büyük bir çoğunluğunun ücreti yasal mirasçılarının üzerine geçmiştir. Biz burada bilirkişi raporunda belge incelemesi yaptırdık uzmanından, Kriminal Polis Laboratuvarı Emniyet Müdürlüğü tarafından. Burada çok net bir şekilde imzaların Kayahan Açar, el ürünü olmayıp şahsın gerçek imzalarına benzetilme gayretiyle taklit usulüyle atılmış bir imza olduğu açık ve nettir. Rapor burada Kayan Açar’ın imzaları burada, evrakları burada. Ayrıca işin ilginç taraflardan birincisi şu. MESAM’da bulunan bu evrakların aslı yok. MESAM gibi bir kurum nasıl olur da noterden düzenlenmesi gereken bir evrakı almaz? Nasıl olur da hem noterden düzenlenmeyen hem de böyle sahte olan bir evrakın fotokopisini alır, aslını değil fotokopisini alır?" dedi.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 09:45 Genç oyuncu Mustafa Konak’ın başrolünde yer aldığı "Yerçekimi" ne ödül Türk sinemasının yükselen genç oyuncularından Mustafa Konak’ın başrolünde yer aldığı "Yerçekimi" İstanbul Film Festivali’nde "En iyi Kısa Film" ödülünü aldı. Türk sinemasının yükselen genç oyuncularından Mustafa Konak, başrolünde yer aldığı "Yerçekimi" adlı kısa filmle önemli bir başarıya imza attı. Film, bu yıl 45’incisi düzenlenen İstanbul Film Festivali kapsamında "En İyi Kısa Film" ödülünün sahibi oldu. Yönetmenliğini ve senaristliğini Dalya Keleş’in üstlendiği yapımın prodüktör koltuğunda ise Didem Nur Yayman yer alıyor. Büyüme çağında olan bir çocuğun yaşadığı içsel bir hikayenin anlatıldığı film, kısa sürede festivalin en çok konuşulan işleri arasına girdi. Başrollerini Mustafa Konak ile birlikte Sudem Berin Dinç’in paylaştığı "Yerçekimi" filminde iki genç oyuncunun uyumu ve sahne performansları, izleyici ve eleştirmenler tarafından takdirle karşılandı. Festival jürisi, filmin cesur bir dille anlatılmasının yanı sıra oyunculuk performanslarına da özel bir vurgu yaparken, genç oyuncular Sudem Berin Dinç ve Mustafa Konak’ın etkileyici performansları, gecenin öne çıkan diğer bir unsurlarından biri oldu. Daha önce Berlin Uluslararası Film Festivali seçkisine de davet edilen "Yerçekimi", İstanbul’daki bu ödülle birlikte ulusal ve uluslararası alandaki iddiasını güçlendirmiş oldu.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 15:04 (Düzeltme) Kanye West’ten dünya rekoru: 150 milyonluk sahnede 100 bin kişiye konser verecek Kanye West 30 Mayıs’ta İstanbul’da bu zamana kadarki en büyük konserini verecek. Avrupa turnesine İstanbul’dan başlayan West, Atatürk Olimpiyat Stadı’nda düzenlenecek 100 bin kişilik konser ile kariyerindeki en büyük sahnesine hazırlanıyor. Organizasyonun Türkiye’ye milyonlarca dolarlık katkı sağlaması bekleniyor. Organizasyonu gerçekleştiren ILS Vision’ın kurucusu Erdem Karahan, "Bu konser Türkiye’de çok önemli bir konumda yer alıyor. Kanye’nin şu ana kadar yaptığı en büyük konser ve en büyük sahne olacak. Kanye West’in Avrupa turnesinin de başlangıcı olacak. West genelde 50-60 bin kişilik stadyumlarda konser veriyor. Atatürk Olimpiyat Stadı 100 bin kişi kapasiteli olduğu için burada kendi rekorunu kıracak. Belki de dünya rekoru kırılır. Yurt dışından 40 bin bilet satılmasını bekliyoruz. Bu da Türkiye’ye çok büyük bir ekonomik katkı sağlayacak. Ülkemize 50-100 milyon dolar arasında yan gelir bekleniyor" dedi. Dünya yıldızı sanatçı Kanye West, İstanbul’da vereceği konserle Avrupa turnesine başlayacak. Başakşehir’deki Atatürk Olimpiyat Stadı’nda gerçekleştirilecek organizasyonun 100 bin kişilik kapasiteye ulaşması hedefleniyor. 30 Mayıs’ta gerçekleşecek konser için şu ana kadar 60 bin bilet satıldığı, bunun 20 binden fazlasının yurt dışından olduğu bildirildi. Talebin artmasıyla yurt dışı satışlarının 40 bine ulaşması beklenirken, organizasyonun Türkiye ekonomisine 50 ila 100 milyon dolar arasında katkı sağlaması öngörülüyor. Dev organizasyonda en az 150 milyon TL değerinde sahne, ışık ve teknik ekipman kullanılacak. SoFi Stadium’da kullanılan küre sahne sisteminin de İstanbul’a getirileceği belirtilirken, 40 tır ekipman ve yüzlerce kişilik ekiple sahne 10 gün içinde kurulacak. Konserde 360 derece ses sistemi, lazer ve dron şovları yer alacak. Yaklaşık bin dron ile yapılacak gösteri için çalışmalar sürerken, Taylor Swift konserlerinde kullanılan 100 bin ışıklı bilekliğin de dağıtılması planlanıyor. Ulaşım için İBB tarafından ek seferler planlanırken, konserin çocuk ve aile katılımına uygun şekilde gerçekleştirileceği belirtildi. Bilet satışları ticketofis.com ve bugece.co üzerinden devam ediyor. "Ülke olarak teknolojik anlamda böyle dev bir konseri organize etmek bence çok önemli" Organizasyonu gerçekleştiren ILS Vision’ın kurucusu Erdem Karahan, "Bu konser Türkiye’de çok önemli bir konumda yer alıyor. Çünkü Kanye’nin şu ana kadar yaptığı en büyük konser ve en büyük sahne olacak. Kanye West’in Avrupa turnesinin de başlangıcı olacak. Daha önce Türkiye’de Madonna’nın 55 bin biletlik bir rekoru var. Onu daha şimdiden geçtik, 60 bin bilet sattık. Yurt dışından 20 bin bilet sattık. Türkiye’nin marka değeri konserler açısından çok yükseldi. Ülke olarak teknolojik anlamda böyle dev bir konseri organize etmek bence çok önemli. Bütün Avrupa ilk konser olduğu için şu anda bize bakıyor. Kanye West İstanbul konseri çok özel. Kanye West için de ayrı bir önemi var. Çünkü genelde 50-60 bin kişilik stadyumlarda konser veriyor. Atatürk Olimpiyat Stadı 100 bin kişi kapasiteli olduğu için burada kendi rekorunu kıracak. Belki de dünya rekoru kırılır. Bu artık İstanbul halkına bağlı" dedi. "Los Angeles’taki SoFi Stadiumu’nda kullanılan küre sahne sistemi de ülkemize gelecek" Kanye’nin Türk yemeklerini çok sevdiğini söyleyen Karahan, "Ona özel bir aşçı gelecek. Büyük bir yıldızın ülkemizi gezmesi bizi gururlandırıp, sevindiriyor. Yurt dışından şimdiye kadar 22 bin bilet sattık ve en hızlı satış yurt dışından geliyor. Rusya, Gürcistan, İngiltere, Amerika, Almanya ve Fransa başta geliyor. Fransa konserinin iptal edilmesiyle İstanbul’a talep daha da arttı. Bu nedenle yurt dışından 40 bin bilet satılmasını bekliyoruz. Bu da Türkiye’ye çok büyük bir ekonomik katkı sağlayacak. Ülkemize 50-100 milyon dolar arasında yan gelir bekleniyor. Otel, taksi, uçak bileti, yeme-içme ve tanıtım açısından ciddi bir katkı olacak. Buraya farklı ülkelerden gelip fotoğraf çekerek, ülkemizin tanıtılması da bizim için çok önemli. Türkiye’de yapılan en büyük prodüksiyon olacak. Sadece sahne, ışık, lazer, dron şov ve diğer teknik unsurların maliyeti en az 150 milyon TL. Los Angeles’taki SoFi Stadium’unda kullanılan küre sahne sistemi de ülkemize gelecek. Teknik ekipmanlar bunu gösteriyor. Sürprizler ve sürpriz misafirler de olabilir, çünkü Kanye West sahnelerinde sürprizleriyle biliniyor. Sahnenin Türkiye’ye kurulmasını heyecanla bekliyoruz" diye konuştu. "İstanbul’a yakışacak bu şovu gerçekleştirmesini dört gözle bekliyoruz" Sahne kurulumu için sadece Amerika’dan gelen 75 kişi çalışacağını bildiren Karahan, "Yurt dışından 40 tır ekipman gelecek. Türkiye’den ise 150 kişilik ekip ile sahne 10 gün içinde kurulacak. Daha önce Türkiye’de böyle bir şov görülmedi. İnternette biz açıklama yapmadan 150 milyon TL gibi rakamlar dolaşıyor. Doğru, en az 150 milyon TL’lik bir sahne geliyor. Bu daha önce Türkiye’de görülmemiş bir rakam. Amerika’da yaşayan eski iş ortağım aradı ve Kanye West’in İstanbul’a gelmek istediğini söyledi. Ben de bu organizasyonu yapabileceğimi düşündüm. Dubai’de savaş nedeniyle yapamadık. Şu anda en güvenli yer olan İstanbul’u seçtik. Sözleşme süreci 3 ay sürdü. Meksika’ya gittim ve konseri izledim. İzledikten sonra bu şovun İstanbul’a yakışacağına karar verdim. Türkiye’ye gelmesini dört gözle bekliyoruz" dedi. "Bu tür bir sahne ne Michael Jackson ne de Taylor Swift konserlerinde bu ölçekte görülmedi" Kanye West’in sahnesinin şu anda teknolojik olarak dünyanın en iyi sahnesi olduğunu belirten Karahan, "Lazerler, projeksiyonlar ve zaman kodlu efektler kullanılacak. Bu tür bir sahne ne Michael Jackson ne de Taylor Swift konserlerinde bu ölçekte görülmedi. Sahneyi tasarlayanlar da sanatçılar. Bu sahne tasarımında Japon sanatçı Akira’dan esinlendi. Hayatımda en iyi ses sitemini Kanye’nin Meksika sahnesinde dinledim. 360 derece ses sistemi sayesinde stadyumun her noktasında aynı ses kalitesi olacak. Bu sistemi Meksika’daki konserinde deneyimledim ve inanılmazdı. İlk sipariş verdiği şey Taylor Swift konserlerinde kullanılan ışık bileklikleriydi. Konserde 100 bin adet ışıklı bileklik olacak. Bileklikler istenilen renklerde senkronize olabilecek. Bunun bin dron ile bir şov planlanıyor" diye konuştu. "Kanye West’in yemeklerimizden ve misafirperverliğimizden çok etkileneceğini düşünüyorum" Konserin çok güzel ve eğlenceli olacağını düşündüğünü vurgulayan Karahan, "Aileler ve çocuklar da rahatlıkla katılabilir. İBB bize ulaşım konusunda ekstra metro ve metrobüs seferleri sağlayacak. Halkalı’dan Atatürk Olimpiyat Stadı’na giden yeni bir hat da açılıyor. İstanbul’u çok beğeneceğini düşünüyoruz. Ayrıca yemeklerimizden ve misafirperverliğimizden çok etkileneceğini düşünüyorum. Bilet satışları ticketofis.com ve bugece.co üzerinden yapılıyor. Herkesin biletlerini bu resmi kanallardan almasını öneriyoruz çünkü karaborsa ve sahte bilet riski oldukça yüksek" ifadelerini kullandı.
Hülya Koçyiğit 58 yıl önce Zonguldak’ta çektiği filmin gösteriminde halkla buluştu
19 Ağustos 2024 Pazartesi - 22:23 Hülya Koçyiğit 58 yıl önce Zonguldak’ta çektiği filmin gösteriminde halkla buluştu Yeşilçam’ın ünlü oyuncularından Hülya Koçyiğit, 58 yıl önce Zonguldak’ta çekimlerini yaptığı "Kadın Asla Unutmaz" filminin yeniden gösterimi için halkla buluştu. Sinemanın önemine değinen Koçyiğit, kendisinin gelecekte sinema ile ilgili projesi olmadığını ancak genç sinemacıların tecrübeden yararlanması gerektiğine vurgu yaptı. Zonguldak Kültür Müdürlüğü ve Kent Konseyi işbirliğiyle Yeşilçam Film Günleri etkinliği gerçekleştirildi. 58 yıl önce Zonguldak’ta çekimleri yapılan "Kadın Asla Unutmaz" filminin Valilik binası önünde gösterimi gerçekleştirildi. Filmin başrol oyuncusu Hülya Koçyiğit, etkinlikler kapsamında Zonguldak’a geldi. Vatandaşlarla söyleşi yapan Koçyiğit’e Devrek bastonu ve Elpek bezi hediye edildi. Koçyiğit, hayranlarıyla beraber "Hayat Bayram" olsa şarkısını söyledi. Etkinlik öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Hülya Koçyiğit, Zonguldak’ın 58 yılda geliştiğini ve değiştiğini söyledi. Şehirde en çok Gökgöl Mağarası’na hayran kaldığını belirten ve madencilerin önemine değinen Koçyiğit, şunları söyledi: "Çünkü buradan çok güzel anılarla ayrılmıştım. Zonguldak’ta film çektikten sonra bir kez daha gelmiştim. O zaman yollar çok zorluydu, toprak yollardan geçmiştik. Bu sefer çok konforlu bir yolculuk yaptık. Yollar düzelmiş, tüneller açılmış, yol kısalmış. Gayet rahat geldik. Zonguldak’ı tekrar göreceğim için heyecanlanıyorum, çünkü burada çok kısa kalmıştık. Çekimler sırasında fırsat bulup çok fazla gezememiştik ama o meşhur sarkıtların olduğu Gökgöl Mağarası gözümün önünden gitmiyor. Müthiş bir ihtişamı vardı. O zamanlarda çok rica etmiştim, ’Ne olur beni madenlere götürün, oradaki işçilere bir selam vermek istiyorum’ diye. Maalesef beni madenlerin derinliklerine indirmediler, ama işçilerle birlikte bir öğle yemeği yediğimizi hatırlıyorum. Onlarla sohbet ettiğimi hatırlıyorum. O günden beri ne zaman bir maden kazası haberi duysam kalbim çarpmaya başlıyor. Hepimiz çok zor bir iş yaptıklarını biliyoruz. Helal olsun onlara, iyi ki varlar." "Türk sinemasında olağanüstü bir gelişme var" Genç sinemacıların önemli işler yaptığını, eserlerinin uluslararası festivallerde yer aldığını ifade eden Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sinemanın gücünü hep birlikte bugün yaşayacağız. 58 yıl önce çekilmiş bir film, bugün yeniden seyircilerle buluşacak. Bu benim için olağanüstü bir heyecan ve duygusal bir an. Sinema öyle bir sanat ki, nesiller boyu yok olmadan izlenebiliyor. Türk sineması da böyle; geçmişten günümüze halkımızın iliklerine işlemiş bir sanat. Dün de vardı, bugün de var, yarın da olacak. Türk sinemasında olağanüstü bir gelişme var. Seçilen konular çok farklı, tekrar eden konular yok. Genç sinemacılar müthiş işler yapıyorlar; çoğu eğitimli, çok girişimci ve dünyaya açıklar. Uluslararası festivallerde hep onların eserleri yer alıyor ve ödüllerle dönüyorlar. Onlarla gurur duyuyorum. Sinema, aslında yaşama ayna tutmak gibi bir şey. Sinema yaşamı, belki de gözümüzle şahit olmadığımız ya da içinde olmadığımız yaşamı bize gösteriyor. Dolayısıyla kadınımızı da, erkeğimizi de sinemada görüyoruz. Sinema bence yaşamın kendisi. Sinema ölmez. Televizyon, günlük hayatımızda kolay ulaşılabilir olduğu için günlük hayatımızda var. Hiçbir şey sinemanın yerini tutamaz. İyi bir filmin yerini hiçbir şey tutamaz. Televizyon belki haber ya da eğlence anlamında, ki son zamanlarda televizyonda eğlence programları yerine daha çok haber programları görüyoruz. Bol bol haber programları görüyoruz. Haberlerde ne yazık ki kaza, ölüm veya kavga haberleri var. Bu nedenle biraz üzülüyorum. Halbuki dünyada ve ülkemizde ne güzel şeyler oluyor. Ne örnek insanlar var. Belki de çocuklara güzellikleri, doğruları ve iyiyi göstermek hepimizin görevi." "Sinema ile ilgili bir projem yok" Bir gazetecinin Yeşilçam oyuncularının günümüz filmlerinde yer almadığına dair sorusu üzerine Koçyiğit, "Aslında gösteriyor da, var da. Bu bir tercih meselesi. Tecrübe çok önemli bir şey. Genç sinemacıların tecrübeden yararlanması lazım" diye konuştu. Sinema ile ilgili bir projesinin olmadığını söyleyen Koçyiğit, "Artık sinema ile ilgili bir projem olmayacak gibi görünüyor. Şimdilik böyle bir düşüncem yok" ifadelerine yer verdi.
Haluk Levent ve Zakkum, Tavas Zeybek Festivaline renk kattı
19 Ağustos 2024 Pazartesi - 15:48 Haluk Levent ve Zakkum, Tavas Zeybek Festivaline renk kattı Tavas Belediyesi tarafından düzenlenen 6. Zeybek, Kültür ve Sanat Festivalinde Tavaslılarla buluşan Haluk Levent ve Rock müziğin sevilen grubu Zakkum, hayranlarına unutulmaz anlar yaşattı. Tavas Belediyesi tarafından düzenlenen 6. Zeybek, Kültür ve Sanat Festivali, büyük bir coşku ve geniş katılımla sona erdi. Zeybek kültürünün dünya çapında tanıtılması amacıyla düzenlenen festival, dört gün boyunca birbirinden renkli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Festivalin ilk gününde, yerel sanatçılar sahne alarak festivalin coşkusunu başlattı. Farklı yaş gruplarından oluşan ekiplerin sergilediği zeybek gösterileri ise izleyicilerden büyük ilgi gördü. Bu gösteriler, hem geleneksel hem de modern zeybek figürleriyle doluydu ve festivalin ana teması olan Zeybek kültürünü başarıyla yansıttı. Festivalin ikinci gecesi, sevilen sanatçı Tuğçe Kandemir’in sahne almasıyla unutulmaz anlara sahne oldu. Güçlü sesi ve enerjik performansıyla izleyicileri büyüleyen Kandemir, Tavaslılara unutamayacakları bir konser deneyimi sundu. Sanatçının sahnedeki performansı, festivalin en çok konuşulan anılarından biri olarak hafızalara kazındı. Zakkum grubundan coşkulu performans Festivalin üçüncü gününde ise Rock müziğin sevilen grubu Zakkum sahne aldı. Popüler şarkılar ve akustik performanslarla izleyicilere keyifli anlar yaşatan grup, Tavaslılardan büyük alkış aldı. Konserin sonunda Zakkum üyeleri, Tavas’ı çok sevdiklerini belirterek bu güzel şehirde sahne almaktan duydukları mutluluğu dile getirdiler. Finalde Haluk Levent rüzgarı Festivalin son gününde, ünlü sanatçı Haluk Levent sahne aldı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren konserde Levent, birbirinden güzel şarkılarını Tavaslılar için seslendirdi. Muhteşem bir kalabalığın katıldığı konser, festivalin en coşkulu anlarından biri oldu ve unutulmaz bir finalle sona erdi. Festival süresince, Tavas’ta çeşitli yarışmalar düzenlendi. Bu yarışmalar, hem katılımcılara hem de izleyicilere eğlenceli anlar yaşattı. Yarışmaların ardından kazananlara ödülleri takdim edildi ve festivalin renkli atmosferine katkı sağlandı. Festival boyunca Bağlar Mevkii’de kurulan stantlar, hem yerel esnafın ürünlerini tanıtmasına olanak sağladı hem de katılımcılar için keyifli bir alışveriş deneyimi sundu. El işi ürünlerden yöresel lezzetlere kadar birçok farklı ürünü barındıran stantlar, festivalin en ilgi çekici unsurlarından biri oldu. Tavas Belediyesi’nden esnafa destek Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, festivalin sadece kültürel zenginlikleri tanıtmakla kalmayıp, aynı zamanda esnafa da kazanç sağladığını belirtti. Festival süresince esnafı ziyaret eden Tatık, halkın ve esnafın memnuniyetinin kendileri için öncelikli olduğunu vurguladı. Başkan, festivalin ekonomik olarak da bölgeye katkı sağladığını ifade ederek, önümüzdeki süreçte festivali uluslararası platforma taşımayı hedeflediklerini söyledi.
Yoğurt ve kavunun en iyileri Tavas’ta belirlendi
19 Ağustos 2024 Pazartesi - 14:04 Yoğurt ve kavunun en iyileri Tavas’ta belirlendi Tavas 6. Zeybek Kültür ve Sanat Festivali kapsamında düzenlenen ödüllü ’Tavas Bakraç Koyun Yoğurdu’ ve ’En İyi Tavas Kavunu’ yarışmaları renkli görüntülere sahne oldu. Tavas Belediyesi tarafından düzenlenen 6. Zeybek Kültür ve Sanat Festivali kapsamında Bağpazarı Amfi Tiyatrosu’nda ödüllü "Tavas Bakraç Koyun Yoğurdu" ve "En İyi Tavas Kavunu" yarışması gerçekleştirildi. Yarışmada geleneksel üretim yöntemlerine sadık kalınarak, bakraçlar kullanıldı. Yarışmanın birincisi olan üreticiye temsili altın bakraç ve geleneksel kepenek ödülü verildi. Yarışmada, üst üste üç kez birinci olan üreticiye temsili altın bakracın kalıcı olarak verileceği duyuruldu. Yoğurdun "Kırkpınar’ı" olarak adlandırılan bu etkinlikte, birinci olan üreticiye baş çoban unvanı verildi. 2023 yılında başlatılan bu gelenek, 2024 yılında da devam etti. Geçen yılın birincisi İsmahan Parlak, bu yılın birincisi Hüseyin Taşsöz’e kepenek giydirerek geleneksel altın bakracı takdim etti. Tavas Koyun Yoğurdu üretiminde önemli bir yere sahip olan duayenler, bu yıl da unutulmadı. 2023 yılında Koca Mehmet ve Dedeoğlu Mehmet’e kepenek giydirilerek başlatılan duayen geleneği, 2024 yılında Tavaslı Kakı Osman ve Karahisarlı Cerid Aydın’a kepenek giydirilerek sürdürüldü. 2024 Tavas Koyun Yoğurdu yarışmasında Hüseyin Taşsöz birinci olurken, İsmahan Parlak ve Hüseyin Arzıman ikinciliği, Aydın Karaçalı ve Kadir Taşsöz üçüncülüğü elde etti. Yarışmada birinci gelen üreticiye 40 bin TL, ikinciye 25 bin TL, üçüncüye ise 20 bin TL’lik veteriner ve yem hediye çeki verildi. Bu yılki festivalde geçmiş yıllara ek olarak En İyi Tavas Kavunu Yarışması da düzenlendi. Tavas’ta yetiştirilen, farklı tadı ve aromasıyla ünlenen Tavas Kavunu, özellikle Ebecik, Sofular, Altınova ve Çalıköy mahallelerinde yaklaşık 10 bin dekarlık alanda üretiliyor. Kırkağaç 637 çeşidi olarak bilinen bu kavun, susuz olarak tohumdan üretilmekte ve bölgenin özgün toprak yapısı sayesinde diğer kavunlardan ayrılıyor. 2024 Tavas Kavunu Yarışması’nda birinci Havane Tiğre olurken, Abdullah Şulakcı ikinci, Osman Kuray üçüncü, Yakup Aybek dördüncü ve İhsan Tunçkın beşinci oldu. Yarışmada birinciye 45 bin TL, ikinciye 35 bin TL, üçüncüye 30 bin TL, dördüncüye 20 bin TL, beşinciye ise 15 bin TL değerinde gübre, damlama borusu, hümik asit ve azot gibi tarımsal ürünler hediye edildi. Tavas Koyun Yoğurdu ve Tavas Kavunu yarışmasının jüri üyeleri akademisyenler, gazeteciler ve yerel tarım uzmanlarından oluştu. Jüri, yarışmalarda yerel lezzetlerin korunmasına ve üretim kalitesine büyük önem verdi. Değerlendirmeler, yoğurt ve kavunların lezzeti, kıvamı ve üretim yöntemi gibi kriterler göz önünde bulundurularak yapıldı. "Üreticiye destek olacağız" Etkinlikte konuşan Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, “Tavas’ta gerçekleştirilen bu etkinlikler, bölgenin kültürel zenginliklerini ve geleneklerini yaşatmayı amaçlamaktadır. Hem Tavas Koyun Yoğurdu hem de Tavas Kavunu, düzenlenen yarışmalarla daha geniş kitlelere tanıtılmakta ve yerel üreticilerin emekleri ödüllendirilmektedir. Tavas, bu tür etkinliklerle kültürel mirasını koruma ve gelecek nesillere aktarma konusunda önemli bir rol oynamaktadır. Maalesef genel yönetim üreticiye gereken önemi vermemektedir. Biz yerel yönetimler olarak üreticiye elimizden geldiğince destek olacağız. Her zaman onların yanında olacağız” dedi. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanvekili Ali Marım da Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman üretim ve üreticinin yanında olacaklarını belirterek, yarışmalarda emeği geçenlere teşekkür etti. Yarışmalarda derece elde edenlere ödülleri protokol üyelerince takdim edildi.