MAGAZİN
Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" 19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42:13 Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:56 Oyuncu Metin Akpınar’ın biyolojik kızı Duygu Nebioğlu: "20 yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm" Ünlü sanatçı Metin Akpınar’ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu’nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açıp kazandığı manevi tazminat davasıyla ilgili, "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum" dedi. Duygu Nebioğlu tarafından Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın bugün görülen karar duruşmasında mahkeme, davanın kabulüne hükmetti. Mahkeme heyeti, Metin Akpınar’ın Duygu Nebioğlu’na 6 milyon lira manevi tazminat ödemesine karar verdi. Kararın, benzer davalar açısından emsal nitelik taşıyabileceği değerlendiriliyor. "Emsal bir karar verildi" Tazminat davasını kazanan tarafın avukatı Ferihan Polat, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada yaklaşık 4 yıldır süren hukuki mücadelenin önemli bir aşamasının geride bırakıldığını belirtti. Polat, babalığın benimsenmemesi nedeniyle açtıkları maddi ve manevi tazminat davasını kazandıklarını ifade ederek, sürecin önce babalık davasıyla başladığını, bu davanın sonuçlanmasının ardından tazminat davası açtıklarını ve mahkemenin yüksek tutarlı bir manevi tazminata hükmettiğini söyledi. Davaya ilişkin değerlendirmede bulunan avukat Ahmet Furkan Uludağ ise Metin Akpınar ile yaklaşık dört yıldır süren hukuki mücadelede önce babalık davası açtıklarını ve davayı kazandıklarını belirtti. Uludağ, karşı tarafın iletişime geçmemesi üzerine Nebioğlu’nun yaşadığı mağduriyet nedeniyle tazminat davası açtıklarını, yargılama sürecinde çok sayıda tanığın dinlendiğini ve kapsamlı araştırmalar yapıldığını kaydetti. Mahkemenin, sunulan deliller doğrultusunda emsal nitelikte bir karar verdiğini ifade eden Uludağ, talep doğrultusunda 6 milyon TL manevi tazminata hükmedildiğini söyledi. "Adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" Kararın ardından konuşan Duygu Nebioğlu, yaklaşık 20 yıldır verdiği mücadelenin sonunda haklılığının ortaya çıktığını, yıllardır verdiği mücadelenin sonunda adaletin yerini bulduğunu düşündüğünü belirterek duygularını şöyle dile getirdi: "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Avukatlarım Ferihan Polat ve Ahmet Furkan Uludağ sayesinde Metin Akpınar tarafından terk edildiğimi ve annemin yaşadıklarını hukuken ortaya koymuş olduk. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum. Yıllardır yaşadığım üzüntü ve çocukluk yaralarımla yüzleşme isteğim nedeniyle bu mücadeleyi verdim ve adaletin yerini bulduğuna inanıyorum. Aldığımız kararın emsal niteliğinde olduğunu ve ailesini arayan, toplumda yer edinmeye çalışan kimsesiz çocuklara da örnek olacağını düşünüyorum. Avukatlarıma minnettarım ve mücadelemize devam edeceğiz. Ayrıca bu süreçte destek olan gazeteci Oktay Koltan’a, annemin mektubunun ortaya çıkmasına katkı sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Yıllar önce yapılan bir iyilik bugün bir sonuca ulaştı. Yanımda olan aileme, Özdemir Nebioğlu ve Emine Nebioğlu’na teşekkür ediyorum. Beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Tanık olarak dinlenen Adile Şener’e ve sanat camiasından Yeşim Salkım ile Farah Yurtsever’e de destekleri için minnettarım. Manevi destek veren herkese ve kamuoyunda yanımda olan Türk halkına teşekkür ediyorum. Bugün aldığım sonuçla yaralarımı bir nebze olsun sarabileceğime inanıyorum. Bu davanın herkese örnek olmasını istiyorum." Nebioğlu, aldığı kararla yaşadığı acıların bir nebze hafifleyeceğine inandığını ve mücadelesine devam edeceğini sözlerine ekledi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:06 Bursa’nın kadınlar matinesinde güven ve sanat vurgusu Bursa’nın vazgeçilmez eğlencelerinden biri haline gelen Kadınlar matinesi öncesinde sahneye çıkmaya hazırlanan Mehmet Çevik, samimi açıklamalarda bulundu. Yıllardır kadınlara özel düzenlediği matine organizasyonlarıyla büyük bir kitleye ulaşan Çevik, başarısının temelinde güven ve sevgi olduğunu vurguladı. İşini büyük bir aşkla yaptığını dile getiren Mehmet Çevik, arkasında kendisini samimiyetle dinleyen geniş bir dinleyici kitlesi olduğunu söyledi. Sadece yerel değil, ulusal magazinde de güçlü dostlukları bulunduğunu ifade eden Çevik, "Bu işi gerçekten layıkıyla yapan, yol arkadaşı dediğim insanlar beni sevenlerimle buluşturuyor. Bu da hem yerelde hem ulusalda karşılık buluyor" dedi. "Sanatçı her yönüyle örnek olmalı" Magazin dünyasında yaşanan gelişmelere temkinli yaklaştığını belirten Çevik, bu konularla ilgili konuşmaktan özellikle kaçındığını dile getirdi. Sanatçının topluma örnek olması gerektiğinin altını çizen Çevik, "Sanatçı; duruşuyla, yaşam tarzıyla, sahnesiyle, sesiyle, kıyafetiyle bir bütün olmalı. Halka ve sevenlerine örnek teşkil etmeli" ifadelerini kullandı. 16 yaşından beri sahnede Kadınlar matinesi serüveninin genç yaşlarda başladığını anlatan Mehmet Çevik, "Yaklaşık 16 yaşımdan beri bu organizasyonları yapıyorum. İlk olarak Gemlik’te başladık. O dönemlerde sosyal medya yoktu ama 400-500 kişilik salonları dolduruyorduk. Sonrasında Yalova ve Türkiye’nin birçok şehrinde sahne aldık. Bursa’da ise her ay düzenli olarak bin kişiyi aşkın misafirimizi ağırlıyoruz" diye konuştu. "Bana emanet edilen güveni boşa çıkarmam" Kadınlar matinesinin en önemli unsurunun güven olduğunu vurgulayan Çevik, "Eşler, hanımlarını getirip bana emanet ediyor. Eğleniyorlar, sonra gelip alıyorlar. Güven vermeyen bir sanatçıya bu ilgi olmaz. Ben de bir aileyim, benim de çocuklarım var. Bu işi sadece sanat ve eğlence için yapıyoruz" dedi. "Onlar benim gücüm" Kadınların günlük hayatın yoğun temposunda yorulduğunu belirten Çevik, ayda bir kez onları eğlenceli bir ortamda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. "Bugün de yine birbirinden kıymetli hanımlarla, güzel kalplerle bir arada olacağım. Onlar bana büyük bir güç ve destek oluyor. Kendimi çok şanslı hissediyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi.
17 Şubat 2026 Salı - 14:07 Şevval Sam Trabzon hasırına ilmek attı Yüzyıllardır sabır ve ustalıkla tel tel örülen Trabzon hasırı, düzenlenen özel workshop’ta hem üretim süreci hem de ardındaki kadın emeğiyle birlikte vitrine çıkarıldı. Ünlü sanatçı Şevval Sam, yüzyıllık geçmişe sahip Trabzon hasırının üretim sürecine ilmek atarak geleneksel zanaata dikkat çekti. Trabzon’da yüzyılı aşkın geçmişiyle Trabzon hasırının üretim sürecini ve ardındaki emeği görünür kılmak amacıyla şehirdeki bir altın firması tarafından hasır örme workshop’u düzenlendi. Özellikle Trabzon hasır bileziğinin incelikli yapım aşamalarının uygulamalı olarak aktarıldığı etkinliğe sanatçı Şevval Sam de katıldı. Kültürel mirasın korunması ve kadın istihdamının desteklenmesine dikkat çekilen workshop, Trabzonlu kadın ustaların rehberliğinde gerçekleştirildi. Tel tel örülen altının sabır ve ustalık gerektiren yolculuğu katılımcılarla paylaşılırken, Şevval Sam’ın hasır örme sanatında üretim sürecine ilmek atması etkinliğe sembolik bir anlam kazandırdı. Firmaya ait altın işletmesini gezen ve tezgahın başında hasır ören sanatçı Şevval Sam, "Bu zanaatın somut olmayan dünya mirası kategorisinde UNESCO tarafından kabul edilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Tarihsel ve geleneksel bir hikayesi var. Yüzyıllar öncesine dayanan bir sanat. Sosyolojik, kültürel ve felsefi karşılığı bulunuyor. El emeği göz nuru aynı zamanda sembolik değerlere de gönderme yapan müthiş bir sanat. Geleneksel ve bu memleketin karakteristik üretimlerine çok büyük ilgi duyuyorum. Büyük ve ağır olanı daha kıymetli zannederiz ama aslında ne kadar hafif olursa o kadar kıymetli olduğunu burada öğrendim. Bu aynı zamanda altının kumaş gibi dokunma hali. Bu çok önemli. Makinelerde değil kadınlar ellerinde yapıyorlar. Onlara bir istihdam sağlanmış. Gelenekselin modern ile birleştiği çok şık tasarımlar var. Çok beğendim. Bu tasarımları dünyanın gözde insanlarının bileklerinde ve boyunlarında görmek isterim. Bunun dünyada başka bir karşılığı yok" dedi. Hasır örme workshop’u düzenleyen altın firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yılmaz Akdin ise Trabzon hasırı ile Şevval Sam’ın birlikteliğinin çok önemli olduğunu kaydederek "Şevval hanım Karadeniz müziklerinin bana göre kadın sesidir. Şevval hanımın 15 yıl önce internette gümüş hasır taktığı bir fotoğrafını gördüm. O yıllardan beri Şevval hanımı fabrikamıza davet etmek istiyordum. Bizi kırmadı. Bizim için Trabzon hasırı ile Şevval hanımın birlikteliği çok önemli. Çok güzel oldu. Şevval hanım Trabzon hasırının tarihine ilmek atıp izini bırakacak" ifadelerini kullandı.
Ümit Besen’den memleketi Osmaniye’de muhteşem konser
26 Ekim 2025 Pazar - 10:30 Ümit Besen’den memleketi Osmaniye’de muhteşem konser Osmaniye Belediyesi tarafından bu yıl 2’ncisi düzenlenen Yerfıstığı Festivali kapsamında sahne alan ünlü sanatçı Ümit Besen, hemşehrilerine unutulmaz bir gece yaşattı. Konser alanını dolduran kalabalık, Besen’in sevilen eserlerine hep bir ağızdan eşlik etti. Coğrafi işaret tescilli Osmaniye yerfıstığının tanıtımı, kentin kültürel zenginliğinin ve üreticilerin emeğinin ön plana çıkarılması amacıyla düzenlenen festival renkli görüntülere sahne oldu. Gündüz saatlerinde "Şefler Sahnesi" etkinliklerinde yer fıstıklı ürünlerin tanıtımı yapılırken, katılımcılara dev kazanlarda haşlanmış kabuklu yerfıstığı ikram edildi. Çocuk animasyonları, konserler ve çeşitli sahne gösterileriyle gün boyunca süren etkinliklerde küçükler de festival coşkusuna ortak oldu. Ümit Besen’le duygu dolu gece Akşam saatlerinde ise Osmaniyelilerin büyük ilgi gösterdiği Ümit Besen konseri gerçekleştirildi. Atatürk Caddesi üzeri İş Bankası önündeki alanı dolduran kalabalık, Besen’in sevilen eserlerine hep bir ağızdan eşlik etti. Sanatçının unutulmaz "Nikah Masası" şarkısını cep telefonu ışıklarıyla söyleyen vatandaşlar, konser alanında romantik bir atmosfer oluşturdu. Konser öncesi vatandaşlara hitap eden Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet, şunları söyledi: "Haftalardır bugünün hazırlıklarını yapıyorduk. Bugün bakıyorum, caddemizde insan seli var. Dumanlar yükseliyor Osmaniye’den. Nerede duman varsa orada festival vardır diyoruz. Gün boyu birbirinden güzel etkinlikler, müsabakalar yapıldı. Değerli şeflerimiz fıstığımızı gastronomide en güzel şekilde tanıttılar. Dün traktör römorklarıyla caddelerimizde fıstık ikramlarımız oldu, tarlalarda söküm yaptık. Bugün de memleketimizin gururu Ümit Besen ile buluştuk. Osmaniyeli ne yaparsa en güzelini yapar. Her şey Osmaniye için." Ünlü sanatçı Ümit Besen, doğup büyüdüğü memleketinde sahne almanın mutluluğunu yaşarken konser boyunca sevilen şarkılarını seslendirdi. Vatandaşlar, bazı şarkılarda dans ederek, bazı eserlerde ise sanatçının adını taşıyan pankartları kaldırarak coşkuya ortak oldu. Başkan’dan Ümit Besen’e anlamlı hediyeler Konserin sonunda Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet, günün anısına ünlü sanatçı Ümit Besen’e çiçek ve el emeği, göz nuru Karatepe kilimi takdim etti. Başkan Çenet, ayrıca sanatçının "Okul Yolu" şarkısına atıfta bulunarak, Ümit Besen’in mezun olduğu Atatürk Lisesi’ne ait eski bir fotoğrafı bulduklarını belirtti ve bu fotoğrafın çerçeveli halini hediye etti. Ümit Besen: "En büyük ödül sizlerin sevgisi" Sürpriz karşısında duygulanan Ümit Besen, Başkan Çenet’e teşekkür ederek şöyle konuştu: "Sizlerin bütün çalışmalarınızı yakından takip ediyorum. İbrahim Çenet gerçekten Osmaniye’nin gururu bir belediye başkanımız. İlginiz, alakanız ve bu anlamlı sürpriz hediyeler için çok teşekkür ederim. Bence en büyük ödül sizlerin sevgisi. Sağ olun, var olun." Sanatçı, konuşmasında ayrıca müzik hayatına Osmaniye’de başladığını hatırlatarak şunları söyledi: "Ben 14 yaşımdayken Osmaniye’de düğünlerde çalmaya başladım. O zamanlar bir orkestramız vardı. Buradan o dönemdeki tüm arkadaşlarıma selam olsun. Aramızdan ayrılanlara da Allah rahmet eylesin."
Yapay zeka, estetik ve bakım dünyasına girdi
22 Ekim 2025 Çarşamba - 15:17 Yapay zeka, estetik ve bakım dünyasına girdi Muğla’nın Bodrum ilçesi’nde yapay zeka destekli estetik ve bakım merkezi açıldı. Noora Güzellik Merkezi adlı mekanın açılışı görkemli bir törenle gerçekleştirilirken merkede kullanılan tüm ürünlerin tamamen vegan, dermatolojik olarak test edilmiş ve dünya standartlarında olduğu vurgulandı. Yapay zekanın kullanıldığı güzellik merkezi modern mimarisi, ferah atmosferi ve ileri teknolojiyle donatılmış bakım alanlarıyla dikkat çekti. Tırnak sanatının usta isimleri Nalbayeva Suvay, Svetlana Bozan, Yelena Çetin, Melek Erdoğan ve Olessya Yevstvatenko’nun da katıldığı etkinlikte, güzellik sektöründeki son trendler, bakım teknikleri ve yeni nesil teknolojiler üzerine paylaşımlar yapıldı. Noora Güzellik Merkezi’nin kurucusu Nuray Yiğit, açılışta yaptığı konuşmada "Noora’da sadece güzelliği değil, sağlığı ve hijyeni de ön planda tutuyoruz. Her kadının kendini özel hissetmesini istiyoruz. Çünkü güzellik, güven ve mutlulukla tamamlanır." diye konuştu. Tüm bakım ve makyajlarda özel ve güvenli ürünlerin kullanıldığı belirtilen Noora Güzellik Merkezi’nde, yapay zeka destekli Tekvan cihazı ile kişiye özel cilt analizleri sunarak Bodrum’da bir ilke imza atıldığı belirtildi. Bu sistem sayesinde, her müşterinin cilt tipi ve ihtiyaçlarına göre en uygun bakım yöntemini belirlediklerini kaydeden merkezin kurucusu Nuray Yiğit, "Kadınların zarafetini ve özgüvenini tamamlayan tırnak bakımında da merkez, kullanılan ürünlerde kalite, hijyen ve sağlık standartlarını en üst seviyede tutarak fark oluşturuyor. Hijyen, konfor ve profesyonelliği tek çatı altında toplayan merkezimiz sunduğu bütünsel bakım anlayışıyla Bodrum’un güzellik sahnesine iddialı bir giriş yaptı. Detaylara verdiği özen ve dünya markalarıyla, kendine değer veren kadınların yeni adresi olmayı hedefliyoruz" dedi. Açılışta DJ Erbil Elez’in müzikleriyle davetliler keyifli anlar yaşarken açık hava konseptinde gerçekleştirilen davet, zarafet ve enerjinin bir araya geldiği etkinliğe dönüştü.
İngiliz ve Alman turistler Kale’nin biber tatarı ve pidesine bayıldı
19 Ekim 2025 Pazar - 08:27 İngiliz ve Alman turistler Kale’nin biber tatarı ve pidesine bayıldı UNESCO Dünya Mirası Pamukkale’yi görmek için Türkiye’ye gelen yabancı turistler, Soyluer ailesinin misafirperverliği ve Türk yemeklerine hayran kaldı. İngiliz ve Alman turistlerin yemek tercihi, tescilli Kale biberinden yapılan tatar ve meşhur pidesi oldu. Yaz turizm sezonunun tamamlanmasının ardından Ekim ayı itibariyle kışlık turlara ilgi arttı. Avrupa’nın birçok ülkesinden gelerek Marmaris üzerinden Türkiye’ye giriş yapan yabancı turistlerin tercih ettikleri yerler ise Ege’nin tarihi zenginlikleri Afrodisias, Efes, Hieriapolis ve Laodikya’nın yanı sıra UNESCO Dünya Mirası beyaz cennet Pamukkale oluşuyor. Türkiye’ye giriş yapan yabancı turistlerin ilk duraklarından birisi de Denizli’nin Kale ilçesinde 40 yıldır Soyluer ailesi tarafından turizm sektörüne hizmet veren tesisler oluyor. Tesislerde Türk misafirperverliği ile karşılanan turistin tercih ettiği yemeklerin başında ise tescilli Kale biberinden yapılan tatar ve meşhur pidenin yanı sıra döner, kebap çeşitleri ve börekler geliyor. Yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olan tesisi ailecek 40 yıldır işlettiklerini belirten turizmci Murat Soyluer, "Yaz sezonunun bitmesinin ardından Ekim ayıyla birlikte kışlık turlarımız başladı. Bu turlar Mayıs ayı sonuna kadar devam ediyor. Rodos’tan gelen kafileler, Marmaris’ten Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra otobüslerle Pamukkale’ye giderken yemek ve diğer ihtiyaçlarını gidermek için her zaman bizim tesisimizi tercih ediyorlar. Tesisimizde onları en iyi şekilde ağırlayarak ülke turizmini ve Türk misafirperverliğini en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyoruz. Babalarımızın Kale’ye kazandırdığı bu işletmeyi biz daha modern bir şekilde devam ettiriyoruz. Tesisimizde özelikle ilçemizin başlıca geçim kaynağı olan tescilli Kale biberimiz ile meşhur Kale pidemizi tanıtmaya çalışıyoruz. Turistler en çok yöresel yemekleri, pidemizi ve Kale biberinden yapılan tatarı tercih ediyor. Gittikleri yerlerin yemek kültürlerini de öğrenmeye çalışıyorlar ve bu yüzden yöresel sulu yemekleri de isteyenler çok oluyor. Rehberler ve tur firmaları da yaptıkları yönlendirmelerde Türk yemeklerinin tanıtımına büyük katkı sağlıyorlar" dedi. "Türkiye’yi en iyi şekilde tanıtmaya çalışıyoruz" Yabancı turlarda yoğunluğun kış aylarında daha çok olduğuna işaret eden Murat Soyluer, "Her gün 4-5 otobüs yabancı turisti tesislerimizde ağırlıyoruz. Yabancıların dışından yerli turlardan da çok talep alıyoruz. Bodrum, Marmaris, Datça ve Muğla’dan yola çıkan GAP, Karadeniz ve Kapadokya turlarının da mola için yıllardır bizi tercih etmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Yerli veya yabancı ayrımı gözetmeksizin gelen tüm misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlamaya çalışıyoruz. Gelen yabancı turistlerin çoğunluğunu İngiliz, Alman, Belçika ve Fransızlar oluşturuyor. Rodos üzerinden Marmaris’e gelip, Ege turuna çıkıyorlar. Afrodisias, Kuşadası, Meryemana, Efes ve Pamukkale’yi görmek için geliyorlar. Türkiye’ye girişlerinde ilk başlangıç noktalarından birisi olduğumuz için Türkiye’yi temsil etme anlamında en iyi ve en sağlıklı hizmeti vermeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu. İlk kez 20 yıl önce Türkiye’ye geldiğini ve daha sonra imkan buldukça ziyaretlerini sürdürdüğünü kaydeden Alman uyruklu Louis König de "Çeşme, Marmaris, Antalya, İstanbul ve İzmir’i gezdim. Gördüğüm yerlerin içerisinde en çok Çeşme’yi beğendim. Türk yemekleri de çok güzel ama ben en çok ekmek arası döner ve kebabı seviyorum" ifadelerini kullandı. Türkiye’ye daha önce geldiği fakat Pamukkale’yi ilk kez göreceği için heyecanlı olduğunu söyleyen Margaret Johnson ise Türkiye ve Türk yemekleriyle ilgili şunları söyledi: "İstanbul’u çok seviyorum. Kapalı Çarşıyı çok beğendim. Türkiye’de yediğim yemeklerin içerisinde en çok börekleri ve patlıcanlı yemekleri sevdim. Birçoğunun adını bilmiyorum ama Türk yemeklerinin çoğunu seviyorum"
Dünya 2.’si kadın kuaför Denizli’nin gururu oldu
17 Ekim 2025 Cuma - 14:08 Dünya 2.’si kadın kuaför Denizli’nin gururu oldu İngiltere’de düzenlenen Eurocup Bay Bayan Kuaförleri Dünya Kupasında ikinci olarak büyük bir başarıya imza atan Denizlili kadın kuaför, memleketinde coşkuyla karşılandı. İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen ve 38 ülkeden 800 yarışmacının katıldığı CMC Uluslararası Yarışmalar Federasyonu Dünya Kupasında Türk Milli Takımı büyük bir başarıya imza attı. Türkiye Kuaförler ve Berberler Federasyonu’nun milli takımı, yarışma süresince sergilediği performansla takım halinde en yüksek puanı toplayan üçüncü ülke oldu. İtalya ve Almanya’nın ardından gelen Türkiye, kürsüde yer alarak Ay Yıldızlı bayrağı gururla dalgalandırdı. Denizli’nin Acıpayam ilçesinde güzellik salonu işleten milli kuaför Nilgün Keser, Dünya 2.’si olarak yakaladığı başarıyla gurur kaynağı oldu. İngiltere’de düzenlenen Eurocup Bay Bayan Kuaförleri Dünya Kupasında Türkiye’yi başarıyla temsil eden Acıpayamlı kuaför Nilgün Keser, memleketinde coşkuyla karşılandı. Acıpayam Belediye Başkanı Levent Yıldırım, İlçe Emniyet Müdürü Ferhat Küçükyalın, Acıpayam Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ahat Makal, AK Parti İlçe Başkanı H. Kadir Okyay, Denizli Berberler Kuaförler Güzellik Salonu İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Yakup Güleç, DESOB Yönetim Kurulu Neriman Ceylan Sarısoy ve esnaflar tarafından karşılanan Keser, duygusal anlar yaşadı. Elde ettiği başarı için kuaför Nilgün Keser’i kutlayan Acıpayam Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ahat Makal, "İngiltere’nin Londra şehrinde düzenlenen Eurocup Bay Bayan Kuaförleri Dünya Kupasında ülkemizi sevince boğan, bayrağımızı dalgalandıran, değerli üyemiz Nilgün Keser hanımefendiyi başarısı için kutluyoruz. Kendisini yürekten tebrik eder, başarılarının devamını dileriz" dedi.
Acıpayamlı kadın kuaför İngiltere’de Dünya 2.’si oldu
17 Ekim 2025 Cuma - 09:29 Acıpayamlı kadın kuaför İngiltere’de Dünya 2.’si oldu İngiltere’de düzenlenen Eurocup Bay Bayan Kuaförleri Dünya Kupasında Türk Milli Takımı 3.’lüğü elde ederken, Denizlili kadın kuaför ise Dünya 2.’si olarak büyük bir başarıya imza attı. İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen ve 38 ülkeden 800 yarışmacının katıldığı CMC Uluslararası Yarışmalar Federasyonu Dünya Kupasında Türk Milli Takımı büyük bir başarıya imza attı. Türkiye Kuaförler ve Berberler Federasyonu’nun milli takımı, yarışma süresince sergilediği performansla takım halinde en yüksek puanı toplayan üçüncü ülke oldu. İtalya ve Almanya’nın ardından gelen Türkiye, kürsüde yer alarak Ay Yıldızlı bayrağı gururla dalgalandırdı. Denizli’nin Acıpayam ilçesinde güzellik salonu işleten milli kuaför Nilgün Keser, Dünya 2.’si olarak yakaladığı başarıyla gurur kaynağı oldu. İngiltere’de düzenlenen Eurocup Bay Bayan Kuaförleri Dünya Kupasında Türkiye’yi başarıyla temsil eden Acıpayamlı kuaför Nilgün Keser, memleketinde coşkuyla karşılandı. Acıpayam Belediye Başkanı Levent Yıldırım, İlçe Emniyet Müdürü Ferhat Küçükyalın, Acıpayam Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ahat Makal, AK Parti İlçe Başkanı H. Kadir Okyay, Denizli Berberler Kuaförler Güzellik Salonu İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Yakup Güleç, DESOB Yönetim Kurulu Neriman Ceylan Sarısoy ve esnaflar tarafından karşılanan Keser, duygusal anlar yaşadı.
Türk sinemasının Sultanı Türkan Şoray’dan duygulandıran yorum
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:47 Türk sinemasının Sultanı Türkan Şoray’dan duygulandıran yorum Türk Sinemasının Sultanı ünvanlı Türkan Şoray, "İmkan olsa tekrar film setlerine dönsem ama maalesef dünyada da Türkiye’de böyle film çekenlerin mutlaka yaşlarının 30-35’den sonra artık başrol değil, karakter oynuyorsunuz. Genç ve çok güzel olmanız lazım. Belli bir yaştan sonra siz ne kadar kalbinizde ona yer açsanız da sinema sizi biraz önemsemiyor" dedi. Türkan Şoray, Afyonkarahisar’da gerçekleştirilen Büyük Taarruz 4. Uluslararası Kısa Film Festivali etkinlikleri çerçevesinde söyleşi programına katıldı. Üniversite yerleşkesinde yapılan söyleşiye çok sayıda üniversite öğrencisi ile Şoray’ın hayranları katıldı. Etkinlik Şoray’ın rol aldığı ve bir döneme damgasını vuran filmlerin kesitleri ile başladı. Modaratör Sevda Dursun tarafından yönetilen söyleşi de Şoray Dursun ve katılımcıların sorularını yanıtladı. Şoray, ‘genç Türkan Şoray’a ne söylemek istersiniz?’ sorusuna "Genç Türkan Şoray’a ne derim? Hep genç kal" yanıtını verdi. "İmkan olsa tekrar film setlerine dönsem ama maalesef" ‘Yeni bir sinema filmi ya da dizide oynar mısınız?’ sorusuna Şoray, esprili bir dille ‘yapay zekayla oynarım galiba’ diyerek şunları söyledi: "Sinema ve oyunculuğu çok özledim, tüm hayatım daha doğrusu kendimi tanımadan önce sinemayı tanıdım ve sinema ile tanımaya başladım. Sinema ile birlikte bir hayat geçti ve sinema benim artık nefes aldığım ve yaşadığım bir yer oldu. Sinemasız yaşayamadığım yıllarım geçti. Film setlerinde bir şeyler yapmak, insanlara bir şeyler anlatabilmek çok güzel. Bana hep ‘aşkı ve sevgiyi sizlerin filmlerinizden öğrendik’ derler. Sinema o kadar iliklerime işlemiş ki bunun hasretini çekiyorum, keşke imkan olsa tekrar film setlerine dönsem ama maalesef dünyada da Türkiye’de böyle film çekenlerin mutlaka yaşlarının 30-35’den sonra artık başrol değil, karakter oynuyorsunuz. Genç ve çok güzel olmanız lazım. Belli bir yaştan sonra siz ne kadar kalbinizde ona yer açsanız da sinema sizi biraz önemsemiyor. Ama beni bu üzüntüden kurtaran tek şey şu oluyor iyi ki o filmleri çevirmiş ve seyircilerin sevgisiniz kazanmışım" dedi. Program Vali Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı ve Türkan Şoray’ın katılımcılar ile sahnede özçekim yapmalarının ardından sona erdi.