MAGAZİN
"Kadın" dijital platformlarda yayında 06 Mart 2026 Cuma - 09:46:40 Tolga Tüyel’in yeni teklisi "Kadın", 6 Mart günü tüm dijital platformlarda yayında olacak. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde dinleyicilerle buluşacak çalışma, hayatın görünür ve görünmeyen yükünü omuzlarında taşıyan kadınlara adanmış güçlü bir iç ses niteliği taşıyor. Söz ve müziği Tolga Tüyel’e ait olan "Kadın", güçlü olduğu için alkışlanan kadınları değil, güçlü olmak zorunda bırakılanları anlatıyor. Günlük yaşamın çoklu sorumluluklarını taşıyan, çoğu zaman "iyiyim" diyerek ayakta kalmaya devam eden kadınların duygusal dünyasını görünür kılıyor. Adarya ile dijital bir düet Şarkıda ve klipte Tolga Tüyel’e dijital karakter Adarya eşlik ediyor. Belirli bir kişiyi temsil etmeyen Adarya, kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sustukları anlardan oluşan sembolik bir temsil olarak konumlanıyor. Yapay zekâ kullanımı teknik bir gösteri değil; kadınların çoğu zaman duyulmayan iç sesini görünür kılmak için bilinçli bir tercih. Tarihin güçlü kadınları yapay zekâ ile yeniden canlanıyor Tamamı yapay zekâ ile üretilen klipte, tarihe yön vermiş ve topluma ilham olmuş güçlü kadın figürleri canlandırılıyor. Türkan Saylan, Frida Kahlo, Sabiha Gökçen, Afife Jale, Marie Curie ve Halide Edip Adıvar gibi isimler, kadınların mücadele mirasına saygı niteliğinde sahnelerde yer alıyor. Kadınların sözleri, deneyimleri ve görünmezleştirilen anları için Tolga Tüyel projeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu şarkı gerçek kadınların iç sesinden doğdu ancak tek bir kişinin hikâyesi değil. Adarya da bu nedenle tek bir kadını temsil etmiyor. Kadınların sözlerinden, deneyimlerinden ve sessiz kaldıkları anlardan oluşan bir dijital temsili seçmemizin sebebi, duyulmayan sesi görünür kılmak. Klibin tamamında kullanılan yapay zekâ da bu sorunun altını çizmek için bir araç oldu." dedi. "Kadın" teklisi tüm dijital müzik platformlarında yayında. Şarkının tamamı dinleyiciler tarafından erişilebilir durumda. Klibi ise YouTube’da Tolga Tüyel’in resmi kanalında izlenebilecek. Tolga Tüyel hakkında Tolga Tüyel’in müzikle ilişkisi 1991 yılında gitarla tanışmasıyla başladı. Guns N’ Roses, Metallica, Nirvana, Iron Maiden ve The Doors gibi gruplardan etkilendi. Müzikle kurduğu ilişkinin temelinde Rock’ın omurgasını oluşturan tavır ve sahicilik yer alıyor. Bu yaklaşım, yıllar içinde Tolga Tüyel’in müziğe bakışını belirledi. Sözün merkezde olduğu, duygusunu saklamayan, eğilip bükülmeyen bir anlatımı aradı. Kumsallarda başlayan müzikal yolculuğu, Kadıköy ve Taksim sahnelerinde devam etti. Cover gruplarıyla sahne deneyimi kazanırken, kendi şarkılarını yazmaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Türkiye’de rock müziğin karşılaştığı yapısal ve ekonomik zorluklar onu bir süre sahneden uzaklaştırdı. Ancak bu uzaklık bir kopuş değil, bir birikim süreciydi. Kurumsal hayatta geçen yıllar boyunca müzik arka planda değil, zihninin merkezinde kaldı. Bugün Tolga Tüyel, yaklaşık otuz yıllık müzikal birikimiyle solo kariyerine kararlı bir şekilde devam ediyor.
04 Mart 2026 Çarşamba - 23:03 Mehmet Çevik sahnelere ara verdi, Ramazan’da maneviyata yöneldi Ünlü sanatçı Mehmet Çevik, geçirdiği estetik operasyonun ardından Ramazan ayını dinlenerek ve Bursa’daki İslam alimlerinin kabirlerini ziyaret ederek geçirdiğini söyledi. Annesiyle birlikte Bursa’daki Emir Sultan Camii’ni ziyaret eden Çevik, "Ramazan benim için içe çekildiğim ve Allah’a daha yakın hissettiğim bir ay" dedi. Yoğun sahne temposunun ardından Ramazan ayını dinlenerek geçirmeyi tercih ettiğini belirten Mehmet Çevik, estetik operasyon kararıyla ilgili de açıklamalarda bulundu. Çevik, "Normalde çok kararsızdım böyle bir operasyon yaptırıp yaptırmamak konusunda. Ama artık 38 yaşına geldim. Seyircilerime ve dinleyicilerime daha şık görünmek, daha iyi hissetmek için küçük bir operasyon yaptırdım. Sağ olsun Murat Hoca bu süreci gerçekleştirdi ve yanımda oldu" ifadelerini kullandı. Operasyon sonrası süreci Ramazan ayına denk getirmenin kendisi için avantaj olduğunu söyleyen Çevik, yoğun sahne temposuna ara verdiğini belirterek, "Ramazan ayında genelde kabuğuma çekilirim. Maneviyatımı güçlendirmek için bu dönemi fırsat olarak görüyorum. Normalde her yıl umreye giderim, gidemediğim zamanlarda ise Emir Sultan’a gelirim. Bu yıl da geleneği bozmadım" diye konuştu. Annesiyle birlikte Emir Sultan Camii’ni ziyaret ettiğini söyleyen sanatçı, Ramazan ayının kendisi için huzur ve sakinlik anlamına geldiğini belirtti. Çevik, "Bu süreçte evde dinleniyorum, sahne ve iş görüşmelerini tamamen rafa kaldırdım. Bayramdan sonra yeniden yoğun bir çalışma temposu başlayacak ama şu an tamamen Ramazan’ın manevi atmosferini yaşamak istiyorum" dedi. Dünyada yaşanan savaşlara da değinen Mehmet Çevik, masum insanların zarar görmesinin herkesi derinden üzdüğünü ifade ederek, "Savaşların kazananı yok. Olan her zaman masum insanlara ve çocuklara oluyor. Allah bütün insanlığı kötülüklerden korusun" şeklinde konuştu. Öte yandan Çevik, düzenlediği "Kadınlar Matinesi" programlarının yoğun ilgi görmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "İnsanların bize güvenmesi ve programların bu kadar kalabalık geçmesi beni çok mutlu ediyor. Demek ki yılların emeği karşılık bulmuş" ifadelerini kullandı. Ramazan ayının birlik ve bereket ayı olduğunu belirten Mehmet Çevik, tüm vatandaşların Ramazan ayını ve yaklaşan Ramazan Bayramı’nı kutlayarak, "Allah yaptığımız ibadetleri kabul etsin, bizleri sağlık ve huzur içinde nice bayramlara ulaştırsın" dedi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42 Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:56 Oyuncu Metin Akpınar’ın biyolojik kızı Duygu Nebioğlu: "20 yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm" Ünlü sanatçı Metin Akpınar’ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu’nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açıp kazandığı manevi tazminat davasıyla ilgili, "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum" dedi. Duygu Nebioğlu tarafından Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın bugün görülen karar duruşmasında mahkeme, davanın kabulüne hükmetti. Mahkeme heyeti, Metin Akpınar’ın Duygu Nebioğlu’na 6 milyon lira manevi tazminat ödemesine karar verdi. Kararın, benzer davalar açısından emsal nitelik taşıyabileceği değerlendiriliyor. "Emsal bir karar verildi" Tazminat davasını kazanan tarafın avukatı Ferihan Polat, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada yaklaşık 4 yıldır süren hukuki mücadelenin önemli bir aşamasının geride bırakıldığını belirtti. Polat, babalığın benimsenmemesi nedeniyle açtıkları maddi ve manevi tazminat davasını kazandıklarını ifade ederek, sürecin önce babalık davasıyla başladığını, bu davanın sonuçlanmasının ardından tazminat davası açtıklarını ve mahkemenin yüksek tutarlı bir manevi tazminata hükmettiğini söyledi. Davaya ilişkin değerlendirmede bulunan avukat Ahmet Furkan Uludağ ise Metin Akpınar ile yaklaşık dört yıldır süren hukuki mücadelede önce babalık davası açtıklarını ve davayı kazandıklarını belirtti. Uludağ, karşı tarafın iletişime geçmemesi üzerine Nebioğlu’nun yaşadığı mağduriyet nedeniyle tazminat davası açtıklarını, yargılama sürecinde çok sayıda tanığın dinlendiğini ve kapsamlı araştırmalar yapıldığını kaydetti. Mahkemenin, sunulan deliller doğrultusunda emsal nitelikte bir karar verdiğini ifade eden Uludağ, talep doğrultusunda 6 milyon TL manevi tazminata hükmedildiğini söyledi. "Adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" Kararın ardından konuşan Duygu Nebioğlu, yaklaşık 20 yıldır verdiği mücadelenin sonunda haklılığının ortaya çıktığını, yıllardır verdiği mücadelenin sonunda adaletin yerini bulduğunu düşündüğünü belirterek duygularını şöyle dile getirdi: "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Avukatlarım Ferihan Polat ve Ahmet Furkan Uludağ sayesinde Metin Akpınar tarafından terk edildiğimi ve annemin yaşadıklarını hukuken ortaya koymuş olduk. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum. Yıllardır yaşadığım üzüntü ve çocukluk yaralarımla yüzleşme isteğim nedeniyle bu mücadeleyi verdim ve adaletin yerini bulduğuna inanıyorum. Aldığımız kararın emsal niteliğinde olduğunu ve ailesini arayan, toplumda yer edinmeye çalışan kimsesiz çocuklara da örnek olacağını düşünüyorum. Avukatlarıma minnettarım ve mücadelemize devam edeceğiz. Ayrıca bu süreçte destek olan gazeteci Oktay Koltan’a, annemin mektubunun ortaya çıkmasına katkı sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Yıllar önce yapılan bir iyilik bugün bir sonuca ulaştı. Yanımda olan aileme, Özdemir Nebioğlu ve Emine Nebioğlu’na teşekkür ediyorum. Beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Tanık olarak dinlenen Adile Şener’e ve sanat camiasından Yeşim Salkım ile Farah Yurtsever’e de destekleri için minnettarım. Manevi destek veren herkese ve kamuoyunda yanımda olan Türk halkına teşekkür ediyorum. Bugün aldığım sonuçla yaralarımı bir nebze olsun sarabileceğime inanıyorum. Bu davanın herkese örnek olmasını istiyorum." Nebioğlu, aldığı kararla yaşadığı acıların bir nebze hafifleyeceğine inandığını ve mücadelesine devam edeceğini sözlerine ekledi.
Burhaniye’nin renkli kahvehanesine yoğun ilgi
23 Aralık 2023 Cumartesi - 12:55 Burhaniye’nin renkli kahvehanesine yoğun ilgi Burhaniye ilçesinde, Mevlüt Çalışkan’ın işlettiği kahvehane, dekoru ve duvarlarındaki ilginç yazılarla ilçenin en renkli işletmesi olurken, ilgi odağı haline geldi. Öğretmenler Mahallesi Muammer Aksoy Caddesinde yer alan kahvehanede yer alan Yeşilçam Sanatçılarının fotoğrafları ve çayla ilgili özlü güzel sözler ilgi çekerken, kış ayları ile birlikte yanan soba da ilgiyi artırdı. Yıllarca ilçede fırıncılık yaptıktan sonra 70 yaşından sonra kahvehane açmaya karar veren Mevlüt Çalışkan, çay demlemede de iddialı olduğunu söyledi. Çalışkan, Yeşilçam’dan çok değerli sanatçıların gelip geçtiğini, yeni neslin bunlardan bi haber olduğunu ve onların unutulmaması ve ilçede değişik bir tarz oluşturmak için işyerini sanatçılarının fotoğrafları ve çayla ilgili özlü sözlerle donattığını anlattı. Kış aylarının gelmesi üzerine kurulan soba kahvehaneyi ısıtırken, işletmeye olan ilgiyi da artırdı. Çayı çok sevdiğini anlatan emekli elektrikçi Ramazan Şevik, “Ben sık sık buraya geliyorum. Çok renkli bir mekan. Çayı da çok güzel” dedi. İnşaat ustası Kemal İşi de, “Yolumuz bu tarafa düşünce Mevlüt ustanın çayını içmeden geçemiyorum. Hem esnaflığı iyi hem de iyi çay yapıyor” dedi. Asker emeklisi Mustafa Dirlik ise, “Burası farklı bir mekan. Çocukluğumuzda filmlerini izlediğimiz sanatçıların fotoğrafları duvarları süslüyor. Herkes burasını görmeli” dedi.
Sadettin Saran Kırıkkale’de etüt merkezi açtı
20 Aralık 2023 Çarşamba - 15:35 Sadettin Saran Kırıkkale’de etüt merkezi açtı Fenerbahçe divan kurulu üyesi ve iş adamı Sadettin Saran, Kırıkkale’de Halk Eğitim Merkezi ek binasında gençler için etüt merkezi açtı. Vali Mehmet Makas ile birlikte etüt merkezinin açılışını yapan Saran, gençlerle birlikte hatıra fotoğrafı çekindi. Fenerbahçe divan kurulu üyesi ve iş insanı Sadettin Saran tarafından Kırıkkale Halk Eğitim Merkezi ek binasına gençler için etüt merkezi yaptırıldı. Saran, Valisi Mehmet Makas ile birlikte etüt merkezinin açılışını gerçekleştirdi. Açılış töreninde konuşan Vali Makas, "Padişah, veziri ile Anadolu’yu geziyormuş ve vezirin memleketine gidiyor. Vezir padişahın gözüne girmek adına ’benim memleketimdir ama hazineden bir kuruş bile harcamadım’ diyor. Padişahın bir sözü var, vezire, ’Seni azlettim kendi memleketine faydası olmayanın ülkesine faydası olmaz’ diyor" dedi. Makas, "Tabi ki Sadettin bey kendi cebinden kendi kazancını harcıyor. Sadece Kırıkkale’ye de değil, 81 vilayete yatırım yapıyor. Gençlerimizin kötü yola gitmemesi, çalışması, geleceğini inşa etmesi adına öz mal varlığını harcıyor. Kırıkkale’miz adına teşekkür ediyorum. Kırıkkaleli olmasından dayı kendisi ile gurur duyuyoruz. İnşallah, kulüp başkanlığını da Kırıkkale’miz adına istiyoruz" şeklinde konuştu. Sadettin Saran ise, "Naçizane burada ufakta olsa bir katkıda bulunabiliyorsak ne mutlu bize. Her şey çocuklarımız ve ülkemiz için. Buradaki herkese çok teşekkür ediyorum" ifadesini kullandı. Törende yapılan konuşmaların ardından Vali Makas ile birlikte etüt merkezini gezen Saran, gençlerle birlikte fotoğraf çekinip, kitap imzaladı. Açılış törenine AK Parti İl Başkanı Engin Pehlivanlı, İl Emniyet Müdürü Mustafa Emre Başbuğ, İl Milli Eğitim Müdürü Rıza Aydın, kurum müdürleri ve çok sayıda genç katıldı.
’Seferoğlu Suphi’ sevenleri tarafından toprağa verildi
20 Aralık 2023 Çarşamba - 15:20 ’Seferoğlu Suphi’ sevenleri tarafından toprağa verildi Tosun Paşa filminde Seferoğulları’ndan Suphi’yi oynayan Yeşilçam’ın usta oyuncusu Cevdet Arıkan, Mersin’in Tarsus ilçesinde toprağa verildi. 76 yaşındaki Arıkan, bir süredir kanserle mücadele ediyordu. Evinde fenalaşarak hastaneye kaldırılmak istenen oyuncu, yolda hayatını kaybetti. Kemal Sunal’ın "Tosun Paşa", "Kibar Feyzo", Ferdi Tayfur’un "Çeşme", "Ben de özledim", Cüneyt Arkın’ın "Gırgır Ali" ve "İstasyon" filmleri başta olmak üzere 133 filmde rol alan, Ediz Hun, Erol Taş, Ayhan Işık, Murat Soydan ve Kadir İnanır gibi birçok ünlüyle aynı sette çalışan Cevdet Arıkan, Türk sinemasının ise son kalelerinden biriydi. Tarsus Güney Mezarlığı’nda düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlanan Cevdet Arıkan’ın eşi Kadife Arıkan, "Canım gidiyor, Cevdet’im" diyerek gözyaşları döktü. Törene Tarsus Kaymakamı Kadir Sertel Otcu, Cevdet Arıkan’ın 6 çocuğu ve sevenleri katıldı. Arıkan’ın en küçük çocuğu Cem Arıkan, sinema camiasının son üyelerinden birini kaybetmenin üzüntüsünü yaşadıklarını söyledi. Yönetmen Cem Arıkan, "Babamızı kaybettik, çok söyleyecek bir şey yok. Benim en yakın arkadaşım, hem meslektaşımdır. Türk sinemasının, Yeşilçam’dan kalan son üyesinden biriydi. İnşallah geri kalanlar uzun ömürler yaşarlar, yeni projeler üretirler, izleriz" dedi. Damadı Sefa Genç ise, "Yıllardır emeğini gördüğüm bir insandır. Mekanı cennet olsun. Müzik ve sinema camiası biraz vefasız bir camianın içindeyiz. Burada bulunması gereken insanlar var maalesef göremedik. Üzgünüz" ifadesini kullandı.
Kral 2. Teos’un eşi adına kurduğu antik kentte dron ile evlilik teklifi
16 Aralık 2023 Cumartesi - 12:42 Kral 2. Teos’un eşi adına kurduğu antik kentte dron ile evlilik teklifi Denizli’de Seleukoslar Kralı 2. Antiokhos Teos’un eşi Laodike adına kurduğu antin kent, ilk kez yapılan sıra dışı bir evlilik teklifine ev sahipliği yaptı. Antik kentin aslı gibi restore edilen Anıtsal Traian Çeşmesi önünde erkek arkadaşından evlilik teklifi alan genç kıza, yüzüğü bir dron aracılığıyla ulaştırıldı. Denizli’de yaşayan gazeteci Atilla Özer, 20 ay önce tanışıp evlilik planları yaptığı kız arkadaşı Seher Taşkıran’a benzerine az rastlanır bir şekilde evlilik teklifi yaptı. Özer kız arkadaşını, Seleukoslar Kralı 2. Antiokhos Teos tarafından eşi kraliçe Laodike adına M.Ö. 3. yüzyılın ortalarında kurulan kentte aslına uygun olarak restore edilen Anıtsal Traian Çeşmesini gezdirmek için Denizli’ye davet etti. İki genç, kısa süre önce ziyarete açılan anıtsal çeşmeyi gezdikleri esnada, yapıtın arkasından ellerinde “Benimle evlenir misin Seher’im” pankartı taşıyan gençler ortaya çıktı. Hiç beklemediği bir an ve şekilde evlilik teklifi alan genç kız, büyük bir şaşkınlık yaşadı. Yaşadığı ilk şokun etkisinden çıkamayan Seher Taşkıran, havadan dron ile tepesine inen ve kurdeleye bağlı gül şeklinde bir yüzük kutusu taşıyan dronu görünce şaşkınlığı ikiye katlandı. Gül şeklindeki yüzük kutusunu drona bağlayan kurdeleyi makasla kesen Atilla Özer, önünde diz çöktüğü kız arkadaşını bir ömür boyu mutlu bir hayata davet etti. Kız arkadaşından “Evet” cevabını alan Özer, aldığı yanıt sonrası yaşadığı mutluluğu sürpriz evlilik teklifini birlikte planladığı arkadaşlarıyla paylaştı. En büyük hayallerinden birisini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadığını ifade eden gazeteci Atilla Özer, bu özel teklif için bir kadın için kurulan Laodikya Antik Kentini özellikle tercih ettiğini söyledi. Kazı heyetinden burada ilk kez bir evlilik teklifi yapıldığını öğrenen Özer, "Evlilik planları yaptığım kız arkadaşıma farklı bir evlilik teklifi yapmak istiyordum. Bir kadın için kurulan Laodikya Antik Kenti, Denizli’miz için büyük öneme sahip. Ben de Denizli’nin sembolü olan bu kentte evlilik teklifi yapmak istedim. Bizim için güzel bir anı olarak kalmasını temenni ettim. Gerçekten güzel ve unutulmaz bir an oldu. Bundan sonra yeni çiftler için de uğrak yerlerinden birisi olacağını düşünüyorum" dedi. “Bir anda pankart açıldı ve havadan yüzük geldi” Kendisini gezmeye davet eden erkek arkadaşının hazırladığı sürprizin kendisini çok mutlu ettiğini kaydeden Seher Taşkıran ise, “İlk başta şaşırdım ve burada bunu hiç beklemiyordum. Beni anıtsal çeşmeyi görmek için davet etmişti. Bir anda pankart açıldı ve havadan yüzük geldi. Bazen beni haber çalışmalarında destek olmam için yanında götürüyordu. Yine benzer bir olay diye düşündüm. Arka planda evlilik teklifi hazırlamış. Kendisine çok teşekkür ederim” şeklinde konuştu.
Kokoreç, Avrupa Birliği’nde prestijli bir ödülle taçlandı
14 Aralık 2023 Perşembe - 13:26 Kokoreç, Avrupa Birliği’nde prestijli bir ödülle taçlandı Avrupa Birliği uyumu çerçevesinde sıkça tartışmaya neden olan kokoreç lezzeti, Fransız kökenli organizasyonda Geleneksel Mutfak kategorisinde tek şapka ödülü alarak adeta taç giydi. Kokoreç ürünü ile ödüle layık görülen Erdal Aslanboğa, ‘şapka’ ödülünün gastronomi açısından büyük bir önemi olduğunu söylerken, kokoreçin Avrupa Birliği’ne hayırlı olmasını diledi. 14 ülkede faaliyet gösteren Gault-Millau organizasyonu, Türk mutfağını gastronomi haritasına ekleyerek 2024 yılı rehber ödüllerini açıkladı. Bu ödüller arasında Geleneksel Mutfak dalında ilk defa bir kokoreç restoranına verilen ödülü Erdal Aslanboğa kazandı. Kokoreç, Avrupa Birliği uyumu çerçevesinde sıkça konuşulan bir lezzet olarak biliniyor. Ancak, Fransız kökenli bir organizasyon tarafından Çırağan Sarayı’nda düzenlenen ödül töreninde, Geleneksel Mutfak kategorisinde Erdal Aslanboğa tek şapka ödülü kazandı. Balıkesir kuzusunun eşsiz lezzetinden ilham alan Erdal Aslanboğa, Fransız kökenli bir organizasyondan aldıkları ödülle gururlu olduklarını ifade etti. Kokoreçin ödül alması, sadece lezzetiyle değil aynı zamanda Avrupa Birliği uyumu açısından da önem taşıyor. Aslanboğa, "Bu ödül, kokoreçin Avrupa Birliği içindeki tartışmalara son noktayı koyacaktır. Fransız bir organizasyon, Balıkesir kokoreçine ödül veriyorsa, demek ki kokoreç de Avrupa Birliği’nin damak zevkine girmiştir. Bu, bizim için büyük bir zafer" dedi.