SAĞLIK - 30 Nisan 2019 Salı 16:31

Huzurevinde kalma yaş sınırı 65’e yükseliyor

A
A
A
Huzurevinde kalma yaş sınırı 65’e yükseliyor

Malatya’da düzenlenen ‘Uluslararası Sağlıklı Yaşlanma Sempozyumu’na katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Orhan Koç, huzurevlerinde 60 yaşın üstünde aktif yaşlıların kaldığını belirterek “Bunu 65’e çıkaracağız.

Malatya’da düzenlenen ‘Uluslararası Sağlıklı Yaşlanma Sempozyumu’na katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Orhan Koç, huzurevlerinde 60 yaşın üstünde aktif yaşlıların kaldığını belirterek “Bunu 65’e çıkaracağız." dedi.


Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Malatya İl Sağlık Müdürlüğü ve İnönü Üniversitesi işbirliğiyle ‘Uluslararası Sağlıklı Yaşlanma Sempozyumu’ düzenlendi.


İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen sempozyumun açılışında konuşan Evde Sağlık ve Sosyal Hizmetler Derneği (EVSAD) Malatya Şube Başkanı Öğretim Görevlisi Neşe Karakaş, Türkiye’nin yaşlı nüfus artışının en fazla olduğu ülkelerden biri olduğunu ifade etti.


2010 yılında Malatya’da başladıkları evde sağlık hizmetlerinin başarılı bir şekilde sürdüğünü ifade eden Karataş, evde sağlık hizmetlerinin en önemli hedefinin sağlığı her yerde gerçekleştirilmesi olduğunu söyledi.


Malatya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr Recep Bentli’de Türkiye’de kalp ve damar hastalıklarının ilk sıralarda yer aldığını belirterek kadınlarda astım ve diyabet hastalıklarının daha fazla görüldüğünü söyledi. 2019 yılının Sağlık Bakanlığı tarafından ‘Yaşlılar yılı’ olarak ilan edildiğini dile getiren Bentli, Malatya’da yaşlılara yönelik olarak sürdürülen evde bakım hizmetlerinin başarı ve özveri ile aksatılmadan sürdürüldüğünü kaydetti. Aile Sosyal Politikalar İl Müdürü Rasim Bulut ise yaşlılık alanında sunulan sosyal hizmetlerin tamamına yakınının il müdürlükleri vasıtasıyla sağlandığını belirtti. Giderek yaşlanan Malatya nüfusu ve zayıflayan aile bağları nedeni ile huzurevi müracaat sayılarının giderek arttığını ifade eden Bulut, “60 yaş üstü yaşlılarımızın doğduğu ve büyüdüğü topraklardan koparılmaması, sıcak ve güvenilir bir ortamda huzurlu bir şekilde yaşamını sürdürebilmeleri için ilimizde en az 200 kapasiteli Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ne ihtiyaç duyulmaktadır” ifadelerine yer verdi.


Daha sonra söz alan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Orhan Koç ise evde sağlık hizmetleri kapsamındaki diş tedavi hizmetlerinin dünyadaki diğer ülkelerde Türkiye’de olduğu gibi yaygın olmadığını söyledi. Koç, "Yatalak hastanız var, dişi ağrıyor, dişiyle ilgili bir sorunu var. Hastaneye nasıl götüreceksin? Götürsen bir sürü sorunu var. Tedavi eve geliyor. Devletimiz bunu veriyor ve Bakanlığımız bunu finanse ediyor." İfadelerine yer verdi.


Verdikleri hizmetlerden bir çok kişinin haberdar olmadığını ifade eden Koç, bu noktada bir farkındalığın geliştirilmesi gerektiğini söyledi.


Huzurevlerinde 60 yaşın üstünde aktif yaşlıların kaldığını belirten Koç, “Bunu 65’e çıkaracağız. Bunu Sayın Cumhurbaşkanımızın, Bakanımızın talimatlarıyla 65’e çıkarmak için çalışıyoruz. Bir de ne var tam bağımlı dediğimiz hasta grubumuz var. Bunlar için de yaşlı bakım rehabilitasyon merkezlerimiz var. Bunun şu anda 6 bine yakın yatak kapasitesi var. Gündüz bakım modellerimiz var, bunlar da çok önemli. Bu engelli ve yaşlılarımızın gündüz gelip, akşam evine gittiği bir modeldir." diye konuştu.


Dünyanın yaşlandığını ve bu nedenle bu konuda strateji geliştirilmesi gerektiğini belirten Koç, “20, 30 yıl sonrasını düşündüğümüz zaman dünyada hakim olan kıtanın Afrika olduğunu söylemek lazım. Bugün dünyada bazı ülkeler yaşlısına bakacak gencini bile bulamıyor. Yaşlanma doğal bir süreç. Fakat ülkenin demografik değişimi sağlayan iki unsur var. Birisi doğurganlık hızımız. Ülkemizde doğurganlık hızı yıllar içeresinde ciddi manada düşmüştür. Nüfus kendisini yenileyemiyor. İkincisi sosyal refah Türkiye son on beş yılda gelişmişlikle ifade edeceğimiz sosyal devlet anlayışının birçok unsuruna baktığımızda yaşam süresinin uzamasını sonuçlandıran bir dönüşüm sağladı. Genç nüfusumuzla övünüyoruz. Fakat genç nüfusun varlığı aynı zamanda bir tehlikedir. Eğer siz doğurganlık hızınızı artırmazsanız, yani nüfusu yenilemezseniz 20, 30 sene sonra genç nüfus hızla yaşlanır. Genç nüfusa sahip ülkeleri bekleyen en büyük tehlike hızlı yaşlanmadır” şeklinde konuştu.


İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay’da üniversite olarak sağlıklı yaşlanma konusuna önem verdiklerini ifade ederek “Hastalar bakıma ihtiyaç duyuyor. Aile Sosyal Politikalar Müdürlüğünü bu konuda dünyaya örnek hizmetleri var. Ama hala en ağır hasta grubuna tam sahip çıkamıyoruz. İyi bakım veremiyoruz. Çözüm bulmak için bir yıldı üzerinde çalıştığımız projemiz var. Yaşlı bakım hizmetlerinde en ağır hasta olup, ömrünü böyle devam ettirecek hasta grubuna üniversite olarak sahip çıkmak istiyoruz” ifadelerine yer verdi.


Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan ise yaşlılara gereken özenin gösterilmesi gerektiğini dile getirerek “Yaşlılarımız kendi evlerinde, kendi çocuklarının yanında kendi sevdikleri ortamda bakılmalarını önemsiyoruz. Sağlık hizmetlerinde tedarik edici bazı kurum ve kuruluşlar varken, diğer taraftan sağlık müdürlüğü de hastalığı önleyici, yani hastalanmaması gereken birim. Yaşlılar için aynı hadise geçerli diye düşünüyorum. Belediye başkanı olarak evlatlara yaşlılarına bakma sorumluluğunu hatırlatma gibi bir sorumluluğumuz var ve bunu yapıyoruz" dedi.


Son olarak söz alan Malatya Valisi Aydın Baruş ise sağlığın kıymetinin çok iyi bilinmesi gerektiğini dile getirerek, "Çünkü her doğan fert büyür, yaşlanır mukadderattır, ilahi kudretin bize çizmiş olduğu kaderdir. Dolayısıyla bu süreçlerden geçmemiz hepimiz için kaderdir ve bu kaderi hep birlikte yaşayacağız. Önemli olan bu kaderi mutluluk içerisinde devam ettirebilmek. Toplum ve millet olarak birbirimize dayanışma içerisinde toplumsal mutluluğumuza katkıda bulunmak diye düşünüyorum. Sağlıklı toplumların bir araya geldiği toplumlar mutlu toplumalar olabiliyor. Dolaysıyla biz benden sağlığını koruyan hizmetlere ve beden sağlığının devam ettirilmesiyle ilgili hizmetlere bakarken diğer tarafı ihmal etmememiz gerekiyor. Sempozyumda konuların detaylı ele alınacağını düşünüyorum" diye konuştu.


Açılış konuşmalarının ardından geçilen sempozyumda Türkiye’de Yaşlılara Yönelik Politikalar ve Yaşlı Bakım Hizmetlerinde Güncel Konular, Yaşlanan İnsan ve Toplum, Japonya’da Gerontoteknoloji Güncel Bilgileri, Alzheimer: Çaresiz, Değilsiniz, Yaşlılık Döneminde Rajio Taiso Egzersizleri, Yaşlılıkta Ruh Sağlığı, Yaşlılarda Sarkopeni, Malatya’da Yaşlılara Yönelik Sosyal Hizmetler, Yerel Yönetimlerde Yaşlılara Yönelik İyi Hizmet Uygulamaları Vefa Konağı, Yaşlılık ve Maneviyat konuları ele alındı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Kamp yaparken kaybolan Elif Kumal’ın yengesi konuştu Balıkesir’in Erdek ilçesi Kapıdağ Yarımadası’nda kamp yaptığı sırada kaybolan Elif Kumal’ı arama çalışmaları 6. gününde sürerken, Elif Kumal’ın yengesi Fatma Kumal, "O akşam bu bölgede silah sesleri duyulduğu söyleniyor. Ya yaraladılar, bir yere sakladılar ya da bir itiş kakış sırasında zarar verdiler. Nerede olduğunu onlar biliyor. Benim kapıma da getirip bıraksınlar kardeşimi" dedi. Kapıdağ Yarımadası’nda kamp yaptığı sırada kaybolan Elif Kumal’ı arama çalışmaları 6. gününde sürerken, Elif Kumal’ın yengesi Fatma Kumal, yaşanan sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Fatma Kumal, Enis G. ile olay günü yaşanan telefon görüşmesini şu sözlerle anlattı: "Enis beni Messenger üzerinden aradı. Benim sosyal medyamda ekli değil, numarası da yoktu. Aramasını gördüm, geri döndüm. Yanlışlıkla mı aradın, bilinçli mi diye sordum. Bana Elif’in kayıp olduğunu söyledi. Saat 11.23’tü." Elif’in kaybolduğu sürece ilişkin Kumal, "(Enis G.) Gece bir tartışma olduğunu, Elif’in ortamdan ayrıldığını söyledi. Eve gittiğini iddia etti ama bizim evimizin girişinde kamera var, herhangi bir giriş çıkış yok. ‘Sabaha kadar dağda aradım’ diyor ama beni saat 11.23’te arıyor. Olay gece oluyor. Bu vakte kadar neden beklendi? Bunun saati mi var şüpheli bir vaka bu" dedi. Fatma Kumal, "Altı gündür bu dağlarda elimiz boş dönüyoruz. Ne araba var ne kardeşimiz. Kuş olup uçmadı, yer yarılıp içine girmedi. Yemek yok, uyku yok. Gözünü kapatınca bile açmak istiyorsun. Kabustan uyanmak istiyorum" dedi. Olayın üzerinin örtülmeye çalışıldığını iddia eden Kumal, "Bu şahıs darbettiği halde eli kolu serbest geziyor. Benim içim bunu kaldırmıyor. Bu ülkenin de kaldırmasını istemiyorum. Herkes bildiğini konuşsun. Saklayan olabilir. Bugün bize, yarın size" diye konuştu. Silah sesleri iddialarına da değinen Kumal, "O akşam bu bölgede silah sesleri duyulduğu söyleniyor. Ya yaraladılar, bir yere sakladılar ya da bir itiş kakış sırasında zarar verdiler. Nerede olduğunu onlar biliyor. Benim kapıma da getirip bıraksınlar kardeşimi" dedi. Kumal, "İzlemekle yaşamak çok farklı. Ben iki küçük çocuğumu evde bırakıp geldim. Burada dondurucu bir soğuk var. AFAD, jandarma, gönüllüler herkes sahada ama alan çok büyük. Sahalar genişletilmeli. Lütfen destek olun" ifadelerini kullandı. Öte yandan Elif Kumal’ın kamp yaptığı alan, gölet bölgesi ve çevresi Bayraktar TB2 insansız hava aracı ile sürekli olarak havadan taranırken, helikopter destekli aramaların da aynı bölgelerde aralıksız sürdüğü öğrenildi. Kara, hava ve su altı unsurlarının koordineli şekilde yürüttüğü çalışmalara gönüllü off-road grupları da destek veriyor. Yetkililer, arama kurtarma faaliyetlerinin çok yönlü olarak devam ettiğini bildirirken, soruşturma kapsamında adli sürecin sürdüğü kaydedildi.
Antalya Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2025’te 1 milyon 857 bin hastaya sağlık hizmeti sundu Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, 2025 yılında 2 bin 124 sağlık personeliyle birlikte toplam 1 milyon 857 bin 740 hastaya ayaktan sağlık hizmeti verildiğini açıkladı. 2025 yılı sağlık hizmeti verilerini değerlendiren Başhekim Prof. Dr. Karakuş Yılmaz, "Hastane olarak tüm sağlık çalışanlarımızla birlikte, hasta ve hasta yakınlarımıza bilimin ışığında gelişen teknolojik altyapımızla kaliteli sağlık hizmeti sunmak adına çalışıyoruz. Acil servis dâhil olmak üzere 2025 yılında toplam 1 milyon 857 bin 740 hastamızın ayaktan tedavisini gerçekleştirdik. Acil serviste 430 bin 463 hastamızın muayenesi yapıldı. Hastanemizde 30 bin 122 hastamız yatarak tedavi gördü. 32 bin 156 hastamızın ise başarılı bir şekilde ameliyatını gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. Doğum hizmetlerine de değinen Prof. Dr. Yılmaz, "Hastanemizde bin 402 bebek dünyaya gözlerini açtı. Anne ve baba olma heyecanı yaşayan ailelerin mutluluklarına ortak olduk" diye konuştu. Diyaliz ve fizik tedavi hizmetleri hakkında da bilgi veren Karakuş Yılmaz, bin 88 diyaliz hastasına 10 bin 441 seans hizmet verildiğini, 2 bin 505 hastaya anjiyo işlemi uygulandığını, Fizik Tedavi Ünitesi’nde ise 145 bin 85 seans FTR hizmeti sunulduğunu söyledi. Yılbaşı gecesi bin 641 hastaya sağlık hizmeti verildi Yılbaşı dönemine ilişkin verileri de paylaşan Prof. Dr. Yılmaz, "31 Aralık 2025 gecesi ve 2026 yılının ilk gününde acil servisimizde bin 641 kişi sağlık hizmetinden faydalandı. Bu hastalardan 54’ünün yatışı yapılarak tedavilerine servislerimizde devam edildi, 10 hastamızın ise başarılı bir şekilde operasyonu gerçekleştirildi" dedi. 2026 yılına ilişkin hedeflerini de dile getiren Yılmaz, "2026 yılında 884 hekim ve toplam bin 240 sağlık personelimizle, insan hayatının kutsallığından ve kaliteden ödün vermeden; hasta ve hasta yakınlarımıza umut olmaya, sağlıklarına kavuşmalarına ortak olmaya, onlarla birlikte yeni hikayeler yazmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.