GENEL - 22 Nisan 2020 Çarşamba 12:14

Malatya’da kayısı ağaçlarındaki monilya hastalığıyla ilgili rapor hazırlandı

A
A
A
Malatya’da kayısı ağaçlarındaki monilya hastalığıyla ilgili rapor hazırlandı

Malatya’da bazı bölgelerdeki kayısı ağaçlarında görülen monilya hastalığı ile ilgili hazırlanan sonuç raporunda hastalığın yüzde 1-2 civarında olduğu tespit edildi.

Malatya’da bazı bölgelerdeki kayısı ağaçlarında görülen monilya hastalığı ile ilgili hazırlanan sonuç raporunda hastalığın yüzde 1-2 civarında olduğu tespit edildi.


Malatya il Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada, “Akçadağ, Yeşilyurt, Yazıhan, Battalgazi ve Kale ilçemiz kayısı üreticilerinden gelen yoğun şikayetler üzerine, Bitkisel Üretim ve Bitki sağlığı Şube Müdürlüğümüz teknik elemanlarının sahada gezilerek yapılan morfolojik incelemeleri sonucunda kayısıda Monilya hastalığı ile ilgili sonuç raporu hazırlandı” denildi. Sert çekirdekli meyvelerde görülen monilya hastalığı ile ilgili olarak, “ Çiçek Monilyası (Monilinia laxa) kayısı, şeftali, kiraz, erik, vişne ve bademde önemli kayıplara yol açabilen bir fungal hastalıktır. Hastalık etmeni konukçu bitkinin özellikle çiçek, çiçek sapı, sürgün ve en son olarak ta meyveleri hastalandırır” ifadelerine yer verildi. Kayısı ağaçlarında görülen monilya hastalığıyla ilgili olarak yapılan tespitlerin sonuçları şu şekilde açıklandı:


"Söz konusu ilçelerimizde yapılan inceleme ve tespitlerde yer yer çiçek Monilyası hastalığına yakalanan bahçeler mevcuttur. Oran olarak yüzde 1-2 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Çiçek Monilyası hastalığına yakalanan bu bahçelerde kültürel önlemlerin (budama, bahçe temizliği ve yabancı otlar gibi) yeterince alınmadığı görülmüştür. Bu bahçelerde Monilya hastalığının yanı sıra başka hastalıkların mevcut olduğu ve beslenme ile ilgili eksikliklerin bulunduğu görülmüştür. Hastalık görülen bu bahçelerde sonbahar mevsiminde sulamaların aşırı derecede yapıldığı geç sezonda azotlu gübrelerin kullanıldığı; doğal olarak bitkide dayanıklılık ve hastalanma hassasiyetinin arttığı, görülmüştür. Bu üreticilerimizin Monilya hastalığı için genelde tek ilaç kullandığı, üreticilerimizin özellikle 1. İlaçlamada geç kaldığı görüldü. Çiçekte ilk ilaçlamanın Çiçeklenmenin yüzde 5-10 olduğu dönemde atılması gerekirken yüzde 50-60’ının açtığı zamanlarda ilaçlama yaptığı tespit edildi. Çiçek Monilyası olduğu belirlenen bahçelerin bazılarında hiç ilaçlama yapılmadığı, ilaçlamalarda aynı etken madde içeren ilaçların üst üste defalarca kullanıldığı bunun da meyve ağaçlarında etkisizlik ve direnç oluşturduğu görüldü. İlimiz çiftçilerinin büyük kısmının sonbahar ve erken ilkbahar mevsimlerinde şehir merkezinde yaşadığı; ilaçlama zamanlarını tam olarak tespit edemediği, özellikle sonbaharda yaprak dökümünden sonra koruyucu olarak çok önemli olan Bordo Bulamacı ve bakırlı preparatları kullanmadığı, bunun da hastalık ve zararlılara zemin hazırladığı tespit edildi. Bu yıl ilaçlama sezonunda yağışların aralıksız devam etmesi nedeniyle ilimizin bazı bölgelerinde ilaçlamaların yapılmadığı görüldü. Zamanında yeterli beslenme yapılmayan ve zayıf kalan meyve bahçelerinin hastalığa ve dona karşı hassasiyeti artırdığı görüldü. Çiçek Monilyası hastalığı bulaşanların büyük kısmının organik üretim yaptığı bu üreticilerin yüksek maliyetten dolayı bahçelerinde Monilya hastalığına karşı ilaçlama yapamadıkları ya da aynı etken madde içeren ilaçları üst üste kullanmalarından dolayı etkisizlik oluşturduğu anlaşıldı."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri ERÜ Rektörü Altun: "Kayseri gibi bir şehirde üniversite lokomotif olmalı" Erciyes Üniversitesi (ERÜ) tarafından düzenlenen ‘Gevher Nesibe’den Türkiye Yüzyılına’ tanıtım programında konuşan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, "Kayseri gibi bir şehirde üniversite lokomotif olmalı" dedi. Sabancı Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Murat Cahid Cıngı, Sayın Bayar Özsoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın, protokol üyeleri, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Protokol üyeleri AR-GE çalışmalarının yapıldığı sergiyi inceleyerek, geliştirilen ürünler hakkında öğrencilerden bilgiler aldılar. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programda konuşan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, " Son 4 yıl içerisinde üniversitemizin fiziki alt yapısını güçlendiren sağlık, hizmet kapasitemizi artıran ve 17 proje ile sizleri kısaca bilgilendirmek istiyorum. Birincisi artan hasta yoğunluğuna cevap vermek hizmetlerimizi daha üst kalitede ortaya koyabilmek için acil ek binamızın inşaatını tamamlamış ve süreçte hizmete almış bulunuyoruz. Hastanemizin 9-10-11 ve 12. Katlarında yüzde 30 un üzerinde ana binamızda bir yenileme çalışmasını gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Diş hastanemiz her anlamda ön plana çıkmaya ve gündem de kalmaya devam edecektir. 41 bin kapalı metre kare alanı 399 üniti ile Türkiye’nin 1 numarasıdır. Sağlık hizmetlerinde ileri teknolojileri kullanmaya gayret ediyoruz. Robotik cerrahi burada bizim güçlenmemize çok büyük bir katkı sağlamıştır. 630 robotik cerrahi gerçekleştirmiş durumdayız. Aşı geliştirme binası aslında önce bir enstitü kurmak suretiyle adım attığımız devamında da; bioteknoloji ve sağlık alanlarında da güçlü bir ekosistemi ayağa kaldırıyoruz. Polikliniklerde yenilemeler yapıyoruz 48 yıllık fiziki bir yapıya sahibiz" ifadelerini kullandı. Sağlık yatırımlarının yanında kampüs yaşamını güçlendirmeye yönelik adımlar attıklarını da dile getiren Altun, "ERÜ Sahne, öğrencilerimize yönelik olarak ortaya koyduğumuz bu adım aslında sadece eğitim alan öğrenci profili yanında sosyalleşmeleri içinde mümkün mertebe öğrencilerimizin sosyal faaliyetlerini arttırmaya çalışıyoruz. Tarihi yapılarımızı unutmuyoruz onları restore ederek hem korumaya hem de kamu kurumlarının yararlanması anlamında istifadelerine sunmuş oluyoruz. Yaptığımız çalışmalar la 199 bin metre kareyi aşan alanı Milli Emlak’tan kendi üniversite arazimiz olarak takas yapmak suretiyle üniversitenin kendi mülkiyetine geçirmiş olduk. Kütüphanemizi yeniliyoruz kütüphanemizdeki bu yenileme öğrenciye doğrudan bir dokunuş olarak karşımıza çıkıyor. Çalışma alanlarında yüzde 25, sosyal alanlarda yüzde 40, kitaplık alanlarında ise yüzde 40 kapasite artışı sağladık. Dijitalleşiyoruz ve 24 saat açık kütüphane hizmeti sunmaya devam edeceğiz. Teknopark geliştirme bölgesi 2, bizim Teknopark gelişim bölgemiz için önemli bir projedir. Bunun birinci etap projesini yaptık, üretiminde yaptık. Şuanda doluluk oranında yüz 100 doluluğa ulaşmış bir teknoparka sahibiz. Böyle bir şehirde üniversite lokomotif olmalı. Gayretlerimiz artarak devam etmeli" dedi. Program fotoğraf çekiminin ardından sona erdi