DÜNYA - 22 Mart 2012 Perşembe 16:42

SPOR TOTO 2. LİG

A
A
A
SPOR TOTO 2. LİG

Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Yeni Malatyaspor, hafta sonu deplasmanda oynayacağı Diyarbakırspor maçının taktik provasını yaptı.
TFF Antrenman sahasında Bölgesel Amatör Futbol Ligi takımlarından 44 Malatyaspor ile taktik ağırlıklı çift kale maç yapan sarı siyahlı takım, Diyarbakırspor maçının provasını yaptı. Teknik direktör Gürses Kılıç, Diyarbakırspor karşılaşmasında kurguladığı ilk 11`e 44 Malatyaspor önünde şans verirken, hafif sakatlığı bulunan Yasin`de çalışmada yer aldı.
Hazırlık karşılaşması öncesi gazetecilere bir açıklamada bulunan teknik direktör Gürses Kılıç, Diyarbakırspor ile önemli bir karşılaşma oynayacaklarını, 2 takımında 3 puana ihtiyacının olduğunu söyledi. Kılıç, Ligin alt sırasını yakından ilgilendiren bir karşılaşma oynayacaklarını kaydederek, "Diyarbakırspor maçına çok ciddi hazırlanıyoruz. Amacımız oradan en iyi sonucu alabilmek. Kazanmayı çok arzu ediyoruz. Onun içinde oldukça ciddi hazırlanıyoruz. Diyarbakırspor`da bu tür maçları çok ciddiye alıyor ve
dolu tribünlere oynuyorlar. Dolayısıyla onlarda kazanmayı çok isteyecek. Değişik bir maç olacak" dedi.
Tecrübeli teknik adam, artık hataya tahammüllerinin olmadığını ifade ederek, "Profesyonel ligde basit hatalara yer yok. Ligin sonu yaklaşıyor. Yeni Malatyaspor içinde önemli değerler var. Kendi adına bugünün ve yarının hesaplarını yapan bir kulüp. Dolayısıyla basit hatayı kabul edemiyoruz" diye konuştu.
Takımın sağ kanat oyuncusu Aşkın Çift ise, "Diyarbakırspor ile zorlu bir karşılaşma olacak. Onlarda bizim rakibimiz sayılır. Bu maçı kazanmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Orta saha oyuncusu Fatih Gümüşel de, Diyarbakırspor maçına çok iyi hazırlandıklarını belirterek, "Ligin ikinci yarısında iyi bir çıkış yakaladık. Ligin ilk yarısında kaybettiğimiz özgüveni geri kazandık. İnşallah bundan sonra daha iyi olacağız. Fizik olarak ta iyi bir seviye geldik. Diyarbakırspor maçını da kazanarak, alt sıralardan iyice kopmak istiyoruz" şeklinde konuştu.
Öte yandan Yeni Malatyaspor, 44 Malatyaspor ile oynadığı hazırlık karşılaşmasını 3-1 kazandı. Yeni Malatyaspor`un gollerini penaltıdan Arslan, Aytek ve Seçkin kaydetti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kuzey Tunçelli: "Hedefim 2028’de Türk bayrağını en yukarılarda dalgalandırmak" Genç yaşında yüzme branşında birçok rekor kıran, Paris Olimpiyatları’nda final mücadelesi veren Fenerbahçe’nin milli yüzücüsü Kuzey Tunçelli, Los Angeles 2028 Yaz Olimpiyat Oyunları’na ciddi şekilde hazırlanıyor. 18 yaşına girdiği için büyükler kategorisinde yarışmaya başlayan Kuzey, önünde Avrupa, dünya şampiyonaları ve Akdeniz Oyunları olduğunu hatırlatarak, "Oralarda da ülkemi gençlerde temsil ettiğim gibi şampiyonluklarla temsil etmek istiyorum" dedi. Olimpiyat Oyunları tarihinde yüzmede finale kalan ilk Türk sporcu olma başarısı gösteren, Avrupa Gençler Yüzme Şampiyonası’nda üst üste 3, Dünya Gençler Yüzme Şampiyonası’nda da üst üste 2 kez şampiyon olan Kuzey Tunçelli, çalışmalarını sürdürüyor. Genç yaşında birçok rekora imza atan milli yüzücü kariyerine başlangıcı, elde ettiği başarılar, Los Angeles 2028 Yaz Olimpiyat Oyunları, hedefleri, Fenerbahçe ve birçok konuda İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Kuzey, profesyonel yüzücülüğe geçiş süreciyle ilgili, "Sporun profesyonelleşme macerası ilk rekorumu kırdıktan sonra başladı, pandemiden sonra 2021 yıllarındayken. Sadece bu sporu, yüzmeyi sevdiğim için yapıyordum. Ardından rekor kırma ihtimali ortaya çıktı. Bunun için antrenörümle beraber çok büyük efor sarf edip Türkiye rekoru kırıldı. Bu benim için çok özeldi ve bir şeylerin artık profesyonelleştiği anlardı" diye konuştu. Bir gününün nasıl geçtiğine dair bilgi aktaran genç yüzücü, "Günüm sabah 06.00’da antrenmana giderek başlıyor. Ardından 2 saat 10 kilometrelik antrenmandan sonra evime gidip dinlenmeye çalışıyorum. Çünkü ikinci antrenmanımız da oluyor. Kahvaltı ve öğle yemeği sonrası, saat 15.00’te ikinci antrenmanımıza giriyoruz. O da yaklaşık yine 2 saat, 10 km ve daha altı bir mesafe şeklinde devam ediyor. Hemen sonrasında kara programımız oluyor. Halter çalışıyoruz ve vücudumuzu olabildiğince güçlendirmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Emeklerimin karşılığını aldığımı görünce daha fazlasını istiyorum" "Henüz 18 yaşında rekorlar kırarak başarılar elde etmek sana ne hissettiriyor?" sorusunu yanıtlayan Kuzey Tunçelli, "Kısaca emeklerimin karşılığını aldığım için daha çok isteme duygusu uyandırıyor. Emeklerimin karşılığını aldığımı görünce daha fazlasını istiyorum. Çünkü sporu gerçekten sevip emek verdiğiniz zaman hiçbir şey karşılıksız kalmıyor. Benim için gerçekten mükemmel bir duygu" dedi. "Singapur’daki yarış mükemmel tecrübe oldu" Singapur’da düzenlenen Dünya Yüzme Şampiyonası’nın kendisine tecrübe kattığını aktaran Tunçelli, "Orada hem 800 metre, hem 1500 metre kategorisinde dünya 6.’sı oldum. Aslında daha fazlasını hedefliyordum. Benim için çok güzel bir yarış geçmemişti fakat yaşım hala genç olduğu ve önümde yaklaşık 10 sene olduğunu düşündüğüm için bu Singapur’daki yarışın mükemmel bir tecrübe olduğunu düşünüyorum" dedi. "Büyüklerde de ülkemi şampiyonluklarla temsil etmek istiyorum" 18 yaşındaki milli yüzücü, gençler kategorisinden, büyükler kategorisine geçmesiyle ilgili de bilgiler vererek şunları söyledi: "2024 senesinde Avrupa büyükler şampiyonuydum. Artık 18 yaşına girdiğim için sadece büyükler kategorisinde yarışabiliyorum. Önümüzde Avrupa, dünya şampiyonaları, olimpiyatlar, Akdeniz Oyunları gibi yarışlarımız olacak. Oralarda da ülkemi gençlerde temsil ettiğim gibi şampiyonluklarla temsil etmek istiyorum." "Disiplinli olarak sevdiğim işi yapıyorum" Fiziksel ve mental hazırlık arasında kurduğu dengeye dair ise Kuzey Tunçelli, "Benim için çok zor oluyor. Fiziksel ve mental olarak kendimi hazırlamak gerçekten kolay değil. Fakat bunları başarmak aslında sevdiğin işi yapmaktan geçiyor. Ben kendim sevdiğim işi yaptığımdan dolayı her gün kendimi tekrar motive ederek, disiplinli olarak sevdiğim işi yapıyorum. Zorlandığım zamanlarda motivasyonumu, her zaman başarılı olmak istediğim için, her zaman yaptığım işte en iyisi olmak istediğim için koruyabiliyorum" değerlendirmesinde bulundu. Kuzey ayrıca gençlerde gösterdiği başarıyı büyüklerde de göstereceğine inandığını söyledi. "Sen Nehri benim için inanılmaz bir tecrübeydi" Alanının 1500 metre olduğu halde Fransa’da Sen Nehri’nde mücadele etmesinin kendisi adına mükemmel bir duygu olduğunu aktaran başarılı sporcu, ’İlerleyen yaşlarında açık su yarışlarında görür müyüz?’ sorusuna, "Beni daha çok havuz kısmında göreceksiniz. Benim planım şu anlık öyle. Ona göre antrenman yapıyorum. Özellikle bu yaşlarda ve ilerleyen yaşlarda havuz planına göre antrenman yapacağım. Sen Nehri benim için inanılmaz bir tecrübeydi. Olimpiyatlarda da zaten 1500 metrede finale ilk kalan isim olmak dışında açık suda da yarışan ilk isim olmuştum. Benim için mükemmel bir duyguydu. Çok güzeldi. Paris’te Sen Nehri’nde açık suda yüzme sebebi, Olimpiyat Komitesi’nin bana direkt özel teklifinin olmasıydı. 1500 ve 800 metrede kota alan sporculara özel bir teklif yapıyorlardı. Ben de Türkiye’de hiç denenmemiş olduğu, yapılmamış olduğu için Türkiye’yi açık suda da temsil etmek istedim" diye cevap verdi. "Fenerbahçe’nin olimpik sporlara katkısı tartışılmaz" Kuzey Tunçelli, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Fair Play Komisyonu tarafından ülke sporuna katkısı sebebiyle Fenerbahçe Spor Kulübü’ne ’Fair Play Altın Şeref Bayrağı’nı takdim etmesi ve sarı-lacivertlilerin olimpik branşlara verdiği önem hakkında görüşlerini şu sözlerle aktardı: "Fenerbahçe camiasının olimpik sporlarda katkısı kesinlikle tartışılmaz olduğunu düşünüyorum. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün, Türkiye’ye olimpik branşlarda çok büyük etkisi olduğunu düşünüyorum ve kulübümüzün böyle misyona sahip olmasından dolayı çok mutluyum." "Ailem beni her zaman çok destekliyor" Sahip olduğu bu disiplinin ana etkeni hakkında da konuşan 18 yaşındaki sporcu, "Benim atacağım adım bile planlı oluyor. Bunun planını ben yapmak istiyorum. Özellikle bana baskı yaparak diretilmiyor. Bence bu da en önemli şeylerden biri. Ailem beni her zaman çok destekliyor. Aileme, Fenerbahçe Kulübü’ne beni her zaman çok destekledikleri için çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Kafamı dağıtmak için oyun oynamayı seviyorum" Yüzme dışında arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi sevdiğini dile getiren milli yüzücü, "Yüzme dışında beni mutlu eden şeylerden en önemlisi dinlenmek. Arkadaşlarımla dışarı çıkmayı, kafamı dağıtmak için oyunlar oynamayı seviyorum. Dizi izlemeyi severim. Havuzda olmadığım zaman yüzmeyi düşünmüyorum. Günlük hayatımda bütün arkadaşlarım sporcu olduğu için kendi eğlenmemize bakıyoruz. Antrenmanlardan sonra genellikle dışarı çıkıp ya da evimizde takılıp beraber oyun oynuyoruz. Çok güzel vakit geçiriyoruz ve oldukça eğlenmeye çalışıyoruz" dedi. "Yüzme camiasında olmaktan çok mutluyum" Türkiye Şampiyonası’nda tanıdığı kişilerle yarışmasına dair ise esprili yanıt veren Kuzey Tunçelli, "Arkadaşlarıma karşı yarışmak çok eğlenceli oluyor. Hatta bazen iddialaşıyoruz bile diyebilirim. Arkadaşlarımı, çevremi, bu camiayı çok seviyorum. Bu camiada olmaktan çok mutluyum" şeklinde konuştu. "Fenerbahçe’ye bu başarıları getirmek çok iyi bir his" Fenerbahçe Spor Kulübü sporcusu olmanın ayrıcalıklı olduğunu vurgulayan Tunçelli, "Çok özel bir durum. Özellikle bu camiada bu başarıları yürütmek, Fenerbahçe taraftarına, Fenerbahçe yönetimine bu başarıları getirmek benim için çok iyi bir his. Benim de en büyük motivasyonlarımdan birini bu sağlıyor. Özellikle başkanımız Sadettin Saran yanımda olduğu için çok teşekkür ediyorum" açıklamasında bulundu. "Başkanımızla antrenmanımızla ilgili bazen karşılaştırmalar yapıyoruz" Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran ile iyi bir ilişkisi olduğuna da değinen 18 yaşındaki yüzücü, "Başkanımız Sadettin Saran’ı çok seviyorum. Her zaman da benim yanımda olduğu için çok teşekkür ediyorum. Kendisi de eski sporcu, eski milli yüzücü. Yüzmeyle, antrenmanımızla ilgili bazen karşılaştırmalar yapıyoruz. Gayet samimi bir ilişkimiz var. Başkanımızı çok seviyoruz" dedi. "Herkesin hayali Michael Phelps gibi olmak" Kuzey Tunçelli, dünya çapında örnek aldığı sporcunun Michael Phelps olduğunu belirterek, "Benim hayatımda, disiplinimde örnek aldığım biri Michael Phelps. Kendisi olimpiyat efsanesi ve bütün herkesin hayali olan dünya rekorları, olimpiyat altın madalyaları, hepsine sahip bir sporcu. Herkesin hayali onun gibi olmak" dedi. "2028’de Türk bayrağını en yukarılarda dalgalandırmak istiyorum" Başarılı sporcu, kısa vadedeki hedefleriyle ilgili yaptığı açıklamada, "2028 Olimpiyat Oyunları’na çok ciddi bir şekilde hazırlanıyoruz. Bütün sporcuların en büyük hayali olimpiyatlarda olup, ülkesini temsil etmek. Olimpiyatlar bütün sporcular için en büyük arena diyebiliriz. O arenada ben de inşallah 2028’de Türk bayrağını en yukarılarda dalgalandırmak istiyorum. Önümüzdeki kısa dönemli hedeflerim olarak bu yaz Avrupa Şampiyonası olacak. Umarım orada da Türkiye’yi elimden geldiğince gururlandırmak istiyorum" diyerek sözlerini noktaladı.
Bursa Türkiye’nin en uzun maratonu start alıyor İznik Ultra Maratonu, 10-12 Nisan’da, İznik’te gerçekleşecek. Birçok ülkeden bine yakın sporcu ve binlerce sporsever İznik’in eşsiz tarihi ve doğası arasında muhteşem bir maceraya atılacak. 3 gün boyunca sürecek İznik Ultra Maratonu ve Koşu Festivali, en uzun ve zor koşu yarışı olan 160 kilometrelik İznik Ultra 160K başlangıç işareti ile 10 Nisan saat 17.00’de 15. kez başlayacak. Türkiye’nin en büyük 5. gölü çevresindeki patika ve yollarda koşacak, İznik Gölü havzasının güzelliklerini keşfedecek yarışmacılar Türkiye’nin ve dünyanın dört yanından geliyorlar. 2011 yılından bugüne düzenlenen İznik Ultra Maratonu, başta yerel kurumlar olmak üzere birçok destek ile devam ediyor. Sporcuları yarışlara çeken fikir; İznik Gölü’nün çevresini koşarak, kas gücüyle tamamlamak. Üç gün süren festivalde 160K İznik Ultra Maratonu, 90K Orhangazi, 75K Dikilitaş Ultra ve 50K Müşküle Dağ Maratonu, 25K Derbent Patika Koşusu, 14K Çamdibi ve, 5K Tarihi Kent Koşusu ile Çocuk Koşusu gerçekleştirilecek. İzleyicilerle birlikte binin üzerinde sporsever 2.500 yıllık geçmişe sahip İznik’e gelecek. Misafirler, göl çevresindeki 21 köy ve mahallenin alkışları ve destekleriyle koşacak. İznik Ultra Maratonu 2026 yılında 15. kez gerçekleşecek. Maratonun ödül töreni 12 Nisan 2026 Pazar günü 13.30’da Yeşil Cami bahçesinde gerçekleştirilecek. Belediye Başkanı Usta başarılar diledi İznik Belediye Başkanı Kağan Mehmet Usta yaptığı açıklamada "İznik ile özdeşleşmiş bir etkinliğimiz İznik Ultra Maratonu bu yıl 15. kez gerçekleşiyor.10-12 Nisan tarihlerinde ilçemizde binlerce sporseveri ve ailelerini ağırlayacağız. İlçemizin eşsiz doğası ve tarihi arasında mükemmel bir koşu festivali yaşayacak olan tüm sporcularımıza başarılar diliyorum" diye konuştu.
Bursa Osmangazi’de edebiyattan sanata anlamlı yolculuk Osmangazi Belediyesi ev sahipliğinde Bursa’nın fethinin 700. yılına ithafen hazırlanan ‘Edebiyattan Sanata Yolculuk’ sergisi, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde kültür ve eğitim dünyasını buluşturdu. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE Birimi’nin hazırladığı ve Türkçe ile dil eğitiminde iyi örnek olarak sunulacak çalışma, bu yıl için bir sergiye dönüştürüldü. Nursel Çağlar Anadolu Lisesi öğrencileri, okudukları eserlerden etkilenerek kahramanları, mekanları ve dikkatlerini çeken sözleri resimlerine yansıttı. Öğrencilerin tamamen kendi seçimleriyle şekillenen eserler, edebiyatın derinliğini görsel sanatlarla buluştururken; Bursa’ya özgü geleneksel sanat ve zanaat unsurlarıyla zenginleştirildi. "Öğrencilerimiz gelecek nesillere ilham kaynağı olacaklar" Sanatın uzun bir yolculuk olduğunu söyleyen Nursel Çağlar Anadolu Lisesi Müdürü Hayrullah Duman, "Atölyemiz kapsamında yürütülen iki ayrı çalışmadan ortaya çıkan birbirinden değerli eserler, bugün sizlerle buluşuyor. İnanıyorum ki ilerleyen süreçte çok daha güzel çalışmalar ortaya çıkacak. Öğrencilerimizin gelecekte önemli başarılara imza atacaklarına ve kendilerinden sonra gelen nesillere ilham kaynağı olacaklarına yürekten inanıyorum. Bu imkanı bizlere sunan Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ediyorum" diye konuştu. Bildiri Yazarı ve Proje Koordinatörü Pervin Hazar da, "Bursa sadece bir şehir değil; her sokağı tarih kokan, her köşesi bir medeniyetin izlerini taşıyan kadim bir başkenttir. Orhan Gazi’nin emaneti olan bu kutlu şehir, o günden bugüne ilhamın ve sanatın beşiği olmayı sürdürmüştür. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu sergi, işte o köklü mirastan aldığımız ilhamın, genç ve yetenekli ellerde yeniden hayat bulmuş en güzel yansımalarından biridir" açıklamalarında bulundu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından serginin açılış kurdelesi kesildi. Açılışın ardından davetliler, öğrenciler tarafından hazırlanan tuvalleri ilgiyle inceledi. Program, hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
İzmir Bebeklikte kansere yakalanan minik kahramanların umut veren zaferi İzmir’de bebeklik döneminde kanser tanısı alan ve zorlu tedavi sürecini tamamlayarak sağlıkla büyüyen çocuklar ve aileleri ile tedavileri başarıyla tamamlanan yetişkin hastalar özel bir etkinlikte bir araya geldi. Aynı hastalıkla mücadele edip sağlığına kavuşan ve şampiyonalara hazırlanan Dolunay Elmacı’nın hikayesi ise benzer süreçleri yaşayan aileler için büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Minik Dolunay, "Ben bu hastalığı yendim, iyileştim. Bunu herkes başarabilir" diye umut dolu konuşma yaptı. Henüz bebekken kanser teşhisi konulan ve günümüzde tedavilerini başarıyla tamamlayarak kimi eğitim hayatına adım atan kimi ise oyun çağının tadını çıkaran çocuklarla yetişkin hastalar 1-7 Nisan Kanser Haftası nedeniyle Acıbadem İzmir Kent Hastanesi Onkoloji Bölümü tarafından düzenlenen "Bir umut da sizden olsun" başlıklı etkinlikte buluştu. Yetişkin, çocuk hastalar ve aileleri tanıdan tedaviye kanser yolculuklarını, acı tatlı hatıralarını, deneyimlerini dinleyicilerle paylaştı. Bu özel etkinlikte renkli kostümler giyen maskotlar eşliğinde oyunlar oynayan çocuklar, yüz boyama aktivitesiyle keyifli anlar yaşadı. Hastane odalarındaki ağır tedavileri geride bırakan minikler ve aileleri, umutlarını dilek ağacına astı. Uzman hekimlerin de katıldığı anlamlı etkinliğin sonunda, çocukların sağlıkla büyümesi temennisiyle gökyüzüne rengarenk balonlar uçuruldu. Henüz 4-5 aylık bir bebekken nöroblastom tanısı konulan ve iki yıllık zorlu tedavinin ardından sağlığına kavuşan 10 yaşındaki Dolunay Elmacı da cimnastikte kazandığı madalyalarıyla organizasyonda yer aldı. Minik sporcunun kanseri yenerek şampiyonalara uzanan bu hikayesi, zorlu süreci yaşayan aileler için adeta bir umut ışığı oldu. "Erken müdahale başarıyı artırıyor" Etkinlikte Acıbadem İzmir Kent Hastanesi Onkoloji Bölümü Koordinatörü Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Karabulut "Günümüz kanser tedavisinde yeni yaklaşımlar ve umut veren gelişmeler", Çocuk Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nur Olgun da "çocukluk çağı kanserlerinde dünden bugüne gelişmeler" başlıklı konuşmalar yaptı. Kanserde farkındalığı artırmanın, korkuları yenerek erken teşhis ve tedaviye odaklanmanın önemini vurgulayan Prof. Dr. Bülent Karabulut, "Her yıl nisanın ilk haftası Kanser Haftası olarak anılıyor. Bizler senenin her günü kanser hastalığıyla mücadele içindeyiz ve şifa bulan çok sayıda hastamız var. Bu mücadeleyi yalnızca bir haftaya sığdırmasak da bu dönemlerde toplumsal farkındalık daha da yükseliyor. Amacımız kanserden korunma, erken teşhis ve tedavi süreçlerinde toplumdaki korkuları yenerek hastaların vakit kaybetmeden hekimlere ulaşmasını sağlamaktır. Türkiye’de kanser genellikle ölümle özdeşleştirilen fobik bir hastalık olsa da artık bu algının değişmesi gerekiyor. İnsanlarımıza ’Ya kötü bir şey çıkarsa?’ korkusundan kurtularak, hastalığın tedavisinin mümkün olduğu bilincini yerleştirmeye çalışıyoruz. Günümüzde cerrahi, radyoterapi, tanı ve tedavi yöntemleri çok gelişti. Özellikle akıllı ilaçlar ve immünoterapiler, iyileşmez denilen hastalara dahi umut oluyor. Bu nedenle halkımızın süreci donanımlı merkezlerdeki uzman hekimlere bırakarak, korkmadan ve cesurca hastalıklarıyla yüzleşmelerini istiyoruz. Bu bilimsel yaklaşımın sonunda, dışarıdan bakıldığında olağanüstü gibi görünen ama bizim için sıradan olan büyük başarılar elde ediliyor." ifadelerini kullandı. "Yaşam oranları yüzde 75’lere dayandı" Kanser Haftası kapsamında düzenlenen halka açık panelde erken tanının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Nur Olgun, "Türkiye’deki bütün erişkin ve çocuk onkoloji klinikleri erken tanının önemini vurgulayarak kanserden korkulmaması gerektiği yönünde umut dolu mesajlar veriyor. Şu anda Türkiye çapında çocukluk çağı kanserlerinde geldiğimiz nokta çok iyi; yaşam oranları yüzde 70’leri geçerek yüzde 75’lere dayandı. Çocukların sağlık güvencesi altına alınmasının ve gelişen tedavi yöntemlerinin bu başarıdaki payını artırıyor. 0-18 yaş arasındaki tüm çocukların sağlık güvencesinde olması ve SGK kapsamında tedavi ediliyor olmaları çok önemli bir adımdır. Kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi tekniklerdeki yenilikler bu başarılı sonuçları getirdi. 2025 yılı itibarıyla baktığımızda, önceleri yüzde 5 seviyesinde olan ileri evre hastalıklardaki yaşam oranları bugün yüzde 70-71’leri zorluyor. Hedefe yönelik tedavilerin ve immünoterapilerin de devreye girmesiyle bu tablonun daha da iyi yerlere geleceğine inanıyorum. Sonuç itibarıyla Türkiye olarak çocuk onkolojisinde çok iyi bir konumdayız" dedi. "Hedefi Türkiye şampiyonluğu" Hastalıkla mücadele edenlere umut olmak için etkinliğe katılan Dolunay Elmacı, 4-5 aylıkken kendisine nöroblastom tanısı konulduğunu ve iki yıl boyunca tedavi gördüğünü belirtti. Şu anda 10 yaşında olduğunu ifade eden Elmacı, cimnastik sporuna devam ettiğini ve Türkiye şampiyonalarına hazırlandığını kaydetti.