POLİTİKA - 19 Temmuz 2025 Cumartesi 22:05

Bakan Kurum: "300 bininci konutumuzun anahtarını Malatya’da teslim edeceğiz"

A
A
A

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Malatya kent merkezinde yapımı süren Bakırcılar Çarşısı’nı ziyaret ederek çalışmaları yerinde inceledi. Bakan Kurum, burada yaptığı açıklamada, "İnşallah 300 bininci konutumuzun anahtarını da burada, Malatya’mızda sahiplerine sunacağız. Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle önümüzdeki ay törenimizi gerçekleştireceğiz. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun" dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Malatya kent merkezinde yapımı süren Bakırcılar Çarşısı’nı ziyaret ederek devam eden genel çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu. Ziyarette kentte devam eden inşa çalışmalarına ilişkin açıklamalarda da bulunan Bakan Kurum, "Şehrimize her gelişimizde ‘Bakırcılar Çarşı’mızı en hızlı şekilde yenileyip esnaf kardeşlerimize teslim edeceğiz’ demiş, çalışmalarımızı başlatmıştık. Tamamlandığında dükkanları, ofisleri ve konutlarıyla, Malatya’nın kalbinde bir yıldız gibi parlayacak, ticaretine ve istihdamına damga vuracak olan bu eserimizin şimdiden şehrimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Bakırcılar Çarşımızı, Kuyumcular Çarşımızı, Şire Pazarı’nı ve Yüzüncü Yıl gibi diğer önemli ticaret merkezlerimizi de hizmete açmak için büyük bir gayretle çalışıyoruz. Şehrimizin önemli manevi değerlerinden olan Söğütlü ve Yeni camilerimizde aslına uygun biçimde yeniden inşa ediyoruz. Camilerimizin minarelerinden ezan seslerini yeniden duymayı sabırsızlıkla bekliyoruz. Valilik binamızda tamamlandı, Ağustos ayında hizmet vermeye başlayacak" dedi.

"Anadolu’nun en büyük inşa seferberliği"

6 Şubat 2023 depremlerinin ardından başlatılan konut seferberliğinde büyük mesafe kat edildiğini ifade eden Bakan Kurum, "6 Şubat 2023’te sadece asrın değil, bin yıllık Anadolu tarihimizin en büyük felaketini yaşamıştık. İnanın her aşamada; yeni yuvaların projelerini çizerken de temellerini atarken de anahtarlarını verirken de afetzede kardeşlerimizin hep yanında olduk. Anadolu coğrafyasının gördüğü en büyük inşa seferberliğini başlattık. ’Yuvasına kavuşmayan kimseyi bırakmayacağız’ dedik. ’Bir olacağız, birlik olacağız ve birlikte güçlü yarınlara ulaşacağız’ dedik. Verdiğimiz bu sözü asla yere düşürmedik. Bu şuurla geçtiğimiz Eylül ayından bu yana teslim ettiğimiz konutlarımızın üzerine tam 150 bin yeni yuva daha ekledik ve bugün 250 bin konutu aştık. Bugün 250 bin yuvamızda milyonlarca kardeşimiz güvenle yaşıyor, açtığımız on binlerce dükkanda esnafımız helal ekmeğini kazanıyor. Bölgenin büyük bölümünde ekonomimiz o afetle gelen olumsuz etkiden sıyrılıyor güçleniyor, biz de bu durumdan dolayı mutlu oluyoruz, huzur buluyoruz. Şimdi evlerimize ve dükkanlarımıza dair yeni bir aşamaya daha geçiyoruz" ifadelerini kullandı.

"300 bininci konutun anahtarını Malatya’da teslim edeceğiz"

Ağustos ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle 300 bininci konutun anahtarının da Malatya’da sahiplerine teslim edileceğini kaydeden Bakan Kurum, "Kahramanmaraş’ta Cumhurbaşkanımız ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile 250 bininci konutumuzun anahtarlarını teslim ettik. İnşallah 300 bininci konutumuzun anahtarını da burada, Malatya’mızda sahiplerine sunacağız. Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle önümüzdeki ay törenimizi yapacağız. Ben şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum" ifadelerini kullandı.

6 Şubat 2023 depremlerinin ardından başlatılan konut seferberliğinde büyük mesafe kat edildiğini ifade eden Bakan Kurum, "Hep söylediğim gibi çok kapsamlı, üzerine çokça düşünülmüş, bilimi, çevreciliği, tarih ve kültürümüzü koruma bilincini en yüksek seviyede ortaya koyan bir şehircilik stratejisiyle çalışıyoruz. Şu anda deprem bölgesinde, saatte 23, günde 550 konut yapıyoruz. Bu hızla yılsonuna kadar hedeflerimize ulaşacağız. 11 ilimizde 453 bin bağımsız bölümü teslim etmiş olacağız. Malatya’mızda şu ana kadar, teslim edilen 36 bin yeni yuva ve iş yerini sayısını söz verdiğimiz gibi yıl sonunda 80 bine çıkaracağız. Deprem bölgesinde gezdiğimiz her sokakta vatandaşlarımızın gözlerindeki umudu görüyoruz. Onlar bize ’Allah razı olsun’ dediğinde inanın tüm yorgunluğumuz gidiyor" dedi.

"(Muhalefete) Siz önce aynaya bakın, yıl sonuna kadar 11 ide 435 bin vatandaşımızın konut ve iş yerleri teslim edilecek"

Muhalefetin deprem bölgesinde yapılan çalışmaları görmezden geldiğini ifade eden Bakan Kurum, "Maalesef bir de bu kadar emeği, yapılan işi görmezden gelen bir muhalefet var. Geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkanı Özgür Özel nihayet deprem bölgesini hatırlayıp buraya gelmiş. Gerçi zahmet edip ne yapılan konutları görmüş, ne bir vatandaşımızı dinlemiş. Otobüsün üstünden konuşmuş, iftiralar atmış, gitmiş. Açıkçası Özgür Özel’in deprem bölgesine dair söylediği sözlere ve yalanlara artık hayret etmiyoruz. Cumhurbaşkanımıza ve bize dönük ne iftiralar atıyor ama umursamıyoruz. Bizi üzen 11 ilin dağında taşında, yeni evler 1 saat daha erken bitsin diye canını dişine takan, 200 bine yakın mühendisimizin, mimarımızın, işçimizin hakkının yenmesidir. Özel’in iftiraları, onların emeğine karşı büyük haksızlıktır. Depremzede kardeşlerimize saygısızlıktır. Söz verdiğin halde 11 ilde tek bir konut yapmayacaksın, sonra çıkıp utanmadan binlerce emekçi kardeşimin alın teriyle, emeğiyle dalga geçeceksin. Siz önce aynaya bakacaksınız! Elinizde bir sürü belediyeniz var. Bu belediyelerin bir çoğunu 2 dönemdir yönetiyorsunuz. Yüzbinlerce konut yapacağız, hatta bir bölümünü bedava vereceğiz dediniz. Niye yapmadınız. Bırakın konut yapmayı, belediyenin en basit görevi olan çöpleri bile toplayamadınız. Sadece baklava kutularından çıkan parayla bile onlarca konut yapardınız. Siz gidin söz verip paralarını alıp İzmir’de kooperatif kurarak konut yapacağız diyerek kandırdığınız vatandaşlarımıza hesap verin. Açıkça söylüyorum, Özgür Özel sana buradan ekmek çıkmaz. Biz milletimize verdiğimiz sözleri daha önce nasıl yerine getirdiysek Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu konutları size rağmen yapacağız Malatya eskisinden daha güçlü ve huzurlu olacak. Milletimize verdiğimiz sözleri tutacağız ne söylediysek o sözlerin arkasında duracağız inşallah yıl sonuna kadarda depremde etkilenen 11 ide 435 bin vatandaşımızın konut ve iş yerleri teslim edilecek" ifadelerini kullandı.

"Konut ödeme planlarında vatandaş zorlanmayacak"

Bakan Kurum, hak sahiplerinin ödeme planlarına ilişkin de açıklamalarda bulundu. Daha önceki afet bölgelerinde olduğu gibi burada da vatandaşı zorlamayan bir ödeme planı uygulanacağını ifade eden Kurum, "Devletimiz bugüne kadar yaşanan her afette, zor günde milletinin yanında olmuştur. Bundan sonra da olmaya devam edecektir. Tüm vatandaşlarımız müsterih olsun, bugüne kadar onların istemediği bir adım atmadık, atmayız. Vatandaşımızı zora sokacak hiçbir şey yapmadık, yapmayız. Bugüne kadar yaptıklarımız da bunun teminatıdır. Van depreminde, İzmir, Elazığ, Malatya depremlerinde yapılanlar ortada. Bakın İzmir depreminden sonra 3+1 konut alan hak sahipleri bugün aylık bin 620 TL taksit ödüyor. Elazığ depreminden sonra 3+1 konut alan hak sahipleri şu anda bin 356 TL taksit ödüyor. 2020’de Giresun’da meydana gelen sel felaketinden sonra 3+1 konut alan hak sahipleri aylık bin 460 TL taksit ödüyor. Muhalefet bunca işi emeği görmeyecek ellerinden gelen tüm yalanı iftirayı ortaya atacak. Devletimiz afetzedelere ne söz verdiyse yapacaktır. Depremzede vatandaşlarımız aidat öder gibi ödemesini yapacak. Milletimiz müsterih olsun biz bugüne kadar milletimizin istemediği hiçbir şeyi yapmadık" diye konuştu.

Hasan Eryılmaz

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Elazığlı bilim insanı Quantum Pioneer Formunda Türkiye’yi temsil etti Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muharrem Tuncay Gençoğlu, Amerika Birleşik Devletlerinde Microsoft Research tarafından düzenlenen Microsoft Quantum Pioneer Forum’a Türkiye’den davet edilen tek bilim insanı oldu. Fırat Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Muharrem Tuncay Gençoğlu, Amerika Birleşik Devletleri’nin Santa Barbara kentinde Microsoft Quantum Pioneer Forum kapsamında düzenlenen ve yalnızca davetli bilim insanlarının yer aldığı kapalı bir uluslararası toplantıya katıldı. Harvard, MIT, University of Sydney ve University of Cologne gibi dünyanın önde gelen üniversitelerinden seçkin araştırmacıların yer aldığı buluşmada Gençoğlu, Türkiye’den davet edilen tek bilim insanı olarak yer aldı. Quantum teknolojilerinin geleceğine yön veren araştırma başlıklarının ele alındığı üst düzey toplantıda Gençoğlu, ölçüm tabanlı topolojik quantum hesaplama alanına ilişkin özgün yaklaşımını uluslararası bilim camiasıyla paylaştı. Sunumun, mevcut yaklaşımlardan farklı bir perspektif sunarak yeni araştırma yönlerine katkı sağlayabilecek nitelikte olduğu değerlendirildi. Sınırlı sayıda katılımcının yer aldığı ve disiplinler arası bilimsel tartışmaların yürütüldüğü etkinlik, quantum bilgi teknolojileri alanında çalışan önde gelen araştırmacıları bir araya getirdi. Katılımcılar, alanın temel sorunları, gelecekteki araştırma yönleri ve muhtemel teknolojik uygulamalar üzerine kapsamlı fikir alışverişinde bulundu. Seçkin katılımcı profili ve yüksek bilimsel düzeyiyle dikkat çeken toplantı, quantum teknolojilerinin geleceğini şekillendiren önemli platformlardan biri olarak değerlendiriliyor. Etkinlik, farklı ülkelerden gelen bilim insanları arasında iş birliği ve yeni araştırma ağlarının oluşmasına da katkı sağladı. Microsoft Research tarafından organize edilen ve davetli katılım esasına göre gerçekleştirilen toplantı, bilim insanlarına gösterilen ilgi ve sağlanan akademik etkileşim ortamıyla da öne çıktı. ‘Türkiye’den katılmak ve hem ülkemi hem de üniversitemi temsil etmek ayrı bir gurur kaynağı oldu’ Fırat Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muharrem Tuncay Gençoğlu, "Bu gelişme hem akademik anlamda hem de akademik çalışmaların teknoloji ve iş dünyasındaki yansımaları açısından benim için oldukça önemli. Microsoft gibi bir firma tarafından davet edilmek ayrıca büyük bir mutluluk. Asıl mesele şu ki Microsoft Quantum Pioneers Forum her yıl fikir ve proje çağrısı açıyor. Bu yıl ben de oraya bir proje fikri gönderdim. Bu fikir ilk aşamayı geçerek seçilenler arasına girdi, ancak değerlendirme süreci hâlen devam ediyor. 14-15 Mart tarihlerinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Santa Barbara kentinde düzenlenen foruma katılmam için davet aldım. Çok seçkin üniversitelerden konuşmacıların yer aldığı, fotoğraf ve sunumların dışarıya yansıtılmadığı özel bir toplantıydı. Microsoft Research’ün Santa Barbara’da Station Q adıyla faaliyet gösteren ve tamamen Quantum araştırmalarına odaklanan bir grubu bulunuyor. Majorana 1 adı verilen bir quantum çip de geliştirdiler, ancak bu çipin halen bazı eksiklikleri ve çözülmesi gereken problemleri var. Quantum hesaplama alanındaki bu programa davet edilmem bizim için önemli bir fırsattı. Çünkü adeta üst düzey bir ‘devler ligi’ niteliğindeki, son derece seçkin araştırmacıların bulunduğu bir ortamda yer almak beni ziyadesiyle mutlu etti. Ayrıca 28 davetli konuşmacının 27’si Avrupa ve Amerika’dan gelmişti, sadece Fırat Üniversitesi olarak Türkiye’den katılmak ve hem ülkemi hem de üniversitemi temsil etmek ayrı bir gurur kaynağı oldu. Kendi alanlarında dünyanın ilk 5 ve 10’unda yer alan Harvard, MIT, California, Pennslyvania, Indiana gibi üniversitelerle aynı toplantıda bulunmak ve Fırat Üniversitesi’nin adını bu platformda zikretmek benim için son derece onur vericiydi. Toplantıya katılan 28 üniversitenin 25’i Amerika’dan, Amerika dışından ise Avusturalya’dan Sydney Üniversitesi, Almanya’dan Cologne Üniversitesi ve Türkiye’den Fırat Üniversitesi davet edilmişti. Dünyanın en iyi üniversiteleri arasında dışarıdan çağrılan üç üniversiteden biri olmak da ayrıca büyük bir mutluluktu" dedi. ‘Teknoloji hızla ilerlerken geri kalma gibi bir lüksümüz yok’ Kendi yaklaşımının ölçüme dayalı topolojik quantum hesaplama temelli olduğunu belirten Gençoğlu, "İlk kez, ölçüme dayalı topolojik quantum hesaplama sürecinin sonlu durum makineleri çerçevesinde modelleyerek farklı bir yaklaşım ortaya koyduk. Bu fikir orada değerli bulundu; üzerinde çeşitli tartışmalar ve değerlendirmeler yapıldı. İnşallah çalışmaların devamını getireceğiz. Bu etkinliğe katılım, Türkiye’deki bilim insanlarının quantum teknolojileri gibi ‘derin’ ya da ‘yıkıcı’ olarak adlandırılan alanlarda geri kalmayacağını ve bu alanlarda var olduğumuzu göstermesi açısından son derece önemli. Ayrıca özellikle genç akademisyenlerimiz ve öğrencilerimiz için önemli bir motivasyon kaynağı olacağını düşünüyorum. Çünkü Türkiye’den, Fırat Üniversitesi’nden bir bilim insanının dünyanın en seçkin üniversiteleri arasında yer alarak bir fikrini özgürce sunabilmesi ve bu fikrin tartışılması önemli bir eşiğin aşıldığını gösteriyor. Türkiye’deki pek çok üniversiteden bilim insanı bu eşiği daha önce aşmıştı, Fırat Üniversitesi’nden genç akademisyenlere örnek olabilmek, motivasyonlarını artırmak ve onlara güç katabilmek ise çok daha değerli. Bundan sonra Fırat Üniversitesi’nden ve Doğu’daki diğer üniversitelerden de benzer atılımların geleceğine inanıyorum. Teknoloji hızla ilerlerken geri kalma gibi bir lüksümüz yok" ifadelerini kullandı.
Ankara Bakan Uraloğlu, Karadeniz’de dronla vurulan Türk tankerine ilişkin: "Teknik ekiplerimiz olay yerine sevk edildi, 27 personelimizde yaralanma yok" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karadeniz’de dronla vurulan Türk petrol yüklü tankere ilişkin, "Karadeniz’de Türk tankerine dron isabet etti. Teknik ekiplerimiz olay yerine sevk edildi. 27 personelimizde yaralanma yok" dedi. Türk şirketi Pergamon Denizcilik İşletmeleri A.Ş.’ye ait eski ismi Beşiktaş olan ‘Altura’ isimli ham petrol tankeri, Rusya’nın Karadeniz’in kuzeydoğusundaki liman şehri Novorossiysk’ten hareket ettikten sonra saat 00.30 sıralarında saldırıya uğradığı açıklandı. Tankerin, Rusya’nın Novorossiysk Limanı’ndan İstanbul’a yola çıktığı ve 140 bin ton ham petrol taşıdığı belirtilirken, gemiye dron isabet etmesi sebebiyle üst güvertesinde ve makine dairesinde hasar oluştuğu ve geminin su aldığı öğrenildi. Saldırının ardından gemiden yapılan yardım çağrısının ses kayıtları ortaya çıktığı, kayıtlarda mürettebattan kimsenin yaralanmadığı, geminin su aldığı ve acil yardım beklendiği açıklandı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, teknik ekiplerin olay yerine sevk edildiğini ve mürettebattan kimsenin yaralanmadığını belirtti. "27 personelimizde yaralanma yok" Bir televizyon programında konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, mürettebattan kimsenin yaralanmadığını belirterek, "Karadeniz’de Türk tankerine dron isabet etti. Teknik ekiplerimiz olay yerine sevk edildi. 27 personelimizde yaralanma yok. Geminin makine dairesinin insansız deniz aracı ile hedef alındığını düşünüyoruz" ifadelerine yer verdi.
Erzurum Oltu’da coşkulu kurtuluş bayramı Erzurum’un Oltu ilçesinin düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümü dolayısıyla kutlama programı düzenlendi. Programın açılış konuşmasını yapan Oltu Belediye Başkan Vekili Selma Mevlütoğlu, "Bugün toprağımızın özgürlükle mühürlendiği esaretin zincirinin bir daha kırılmamak üzere parçalandığı Oltumuzun düşman işgalinden kurtulduğu büyük bir gurur heyecanla kutluyoruz bundan tam 108 yıl önce bu kadim topraklarda sadece bir askeri zafer değil bir milletin namusunu Bayrağını her şeyin üstünde tuttuğunun destanı yazıldı 1918 25 mart sabahı yükselen hürriyet sesi Anadolu’nun istilal müjdecisi oldu aziz Oltulular bizim tarihimiz sadece savunma tarihi değil aynı zamanda bir devlet kurma iradesidir" diye konuştu 25 Mart etkinlikleri kapsamında, Efkan Ala Kültür Evi’nde gerçekleştirilen programa ilçe protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda temsili göç gösterisi canlandırılırken, müzik konseri, şiir okumaları ve öğrencilerin koro performansları izleyicilerden beğeni topladı. Oltu İbni Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından sahnelenen temsili göç gösterisi duygusal anlara sahne oldu. Gösteride esaret süreci ve ardından Türk askerinin vatanı kurtarışı canlandırılırken, salonda bulunanlara hem hüzün hem de gurur dolu anlar yaşatıldı. Programa, Oltu Kaymakamı Mustafa Çelik, Oltu Garnizon Komutanı Tank Kurmay Albay Hakan Kan, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Recep Kaplan, Oltu Belediye Başkan Vekili Selma Mevlütoğlu, Oltu Cumhuriyet Başsavcısı Onur Yavuz, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Kazdal, siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı.
Samsun Boynunda kemoterapi, kalbinde meslek aşkı: İki farklı kanser ile mücadele eden hekimin sarsılmaz azmi Samsun’da akciğer ve pankreas kanseriyle aynı anda mücadele eden ve boynuna bağlı kemoterapi ilacıyla çalışmasını sürdüren kadın hekim yaşadığı zorlu sürece rağmen görevinden kopmayarak örnek bir duruş sergiliyor. Samsun’da yaşayan 58 yaşındaki Acil Tıp Hekimi Bendegül Kuruçelik, 35 yıllık meslek hayatında sayısız hastaya şifa oldu. Bugün ise hem hekim hem hasta olarak hayat mücadelesini sürdüren Dr. Bendegül Kuruçelik, yaşadığı zorlu sürece rağmen görevinden kopmayarak örnek bir duruş sergiliyor. FBM Tıp Merkezi’nde acil doktoru olarak çalışan ve iki çocuk annesi olan Kuruçelik, kendisine konulan akciğer ve pankreas kanseri tanılarının ardından zorlu bir tedavi sürecine girdi. Geçirdiği ameliyatların ardından kısa sürede yeniden görevine dönen deneyimli hekim, mesleğine olan bağlılığını bir an olsun kaybetmedi. Boynuna bağladığı aparat ile hem kemoterapi alıyor hem çalışıyor Kemoterapi sürecinin fiziksel olarak oldukça yıpratıcı olduğunu ifade eden Dr. Kuruçelik, buna rağmen çalışmanın kendisine güç verdiğini belirtti. Boynuna takılı cihaz aracılığıyla 48 saat boyunca kemoterapi ilacı aldığını dile getiren Kuruçelik, "Akciğer ve pankreas kanseriyim. Kendi tanılarımı kendim koydum. Ameliyatlardan bir ay sonra çalışmaya başladım. Beni hayata bağlayan iki şey oldu: Kızlarım ve işim. İşimi yaptığım sürece sağlıklıyım. İşimi yapamamak kaygısı, hastalıktan daha çok korkuttu beni. İşimi yaptığım sürece hastalığımı unuttum ve tedaviye çok daha rahat devam edebildim. Bu süreç gerçekten çok zorlu. Hekimken bunun empatisini tam anlamıyla yapamıyormuş insan. Hasta olunca bunun ne demek olduğunu anlıyorsunuz. Kemoterapi zor bir süreç; bu süreçte çalışmak ise daha da zor. Bu anlamda FBM Tıp Merkezi bana kucak açtı. Kanser hastası bir hekimle çalışıyorlar" dedi. "Bir daha dünyaya gelsem yine acil hekimi olurdum" Kemoterapi ilacı alırken çalışmanın zorluklarını anlatan Dr. Kuruçelik, "Tabii ki sıkıntılarım oluyor. Bu sıkıntıları annelik ve meslek aşkımla minimize ediyorum. Kemoterapim hâlâ devam ediyor. Boynuma taktığım bir cihazla, 48 saat boyunca damardan ilaç alıyorum. Yan etkileri oldukça fazla: Ödem yapıyor, nöropatiye neden oluyor. Elleriniz ve ayaklarınız uyuşuyor. Soğuk bir şeye temas edemiyorsunuz. Gerçekten zor bir süreç. Bugünlere geldiğim için elbette çok mutluyum. Arkadaşlarım ilk zamanlarda çok endişeliydi. Benim rahatlığımı gördükçe onlar da rahatladılar. Hastalarım da memnun. Hatta şaşırıyorlar; boynumdaki cihazın ne olduğunu soruyorlar. Kanser hastası olduğumu öğrenince bana daha farklı bir saygıyla bakıyorlar. Bir daha dünyaya gelsem yine acil hekimi olurdum" diye konuştu.