EKONOMİ - 14 Ocak 2026 Çarşamba 10:18

Cezaevi lojmanlarından üretime

A
A
A
Cezaevi lojmanlarından üretime

Malatya’nın Akçadağ ilçesinde cezaevi personeli eşleri Halk Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen kurslarla hem meslek öğreniyor hem de aile bütçelerine katkı sağlıyor.


Akçadağ’da Halk Eğitim Merkezi’nde ve merkez tarafından ilçedeki cezaevi lojmanlarında düzenlenen kurslarda kadınlar hem meslek öğreniyor hem de aile bütçelerine katkı sağlıyor. Toplamda 40’a yakın kursiyerin eğitim gördüğü kurslarda çocuk kıyafetleri, yelek, pijama ve çeşitli tekstil ürünleri üretiliyor. Üretimde eski kıyafetler ve kumaş artıklarının değerlendirildiği belirtildi.


Kurslara ilişkin açıklamalarda bulunan Akçadağ Halk Eğitim Merkezi Usta Öğreticisi Berna Günay, "Kursiyerlerimizin özgüvenlerini artırmak ve ailelerine hem maddi hem manevi destek sağlamalarını istiyorum. Kursiyerlerimiz çocuk kıyafetlerinden yelek ve pijamalara, fantezi giysilere kadar üretim yapıyor. Üretimde eski kıyafetleri ve kumaş artıklarını değerlendiriyoruz" dedi.


Kursiyerlerden Vahide Demirhan ise "Ailemin bütçesine katkı sağlamak ve kendimi geliştirmek için buradayım. Kendi ürettiğim ürünleri çocuklarıma giydirmekten büyük keyif alıyorum" ifadelerini kullandı.


Bir diğer kursiyer Özlem Yılmaz da, "Burada ailemize ve çocuklarımıza destek olmak için çalışıyoruz. Kiloyla kumaş alıyoruz, eski kıyafetleri dönüştürüyoruz. Hocamız bize gösteriyor ve eşlik ediyor. Diktiğimiz ürünlerden çok memnunuz" dedi.


Halk Eğitim Merkezi Teknoloji Öğretmeni Tülay Arı ise kursun kursiyerlere psikolojik, ekonomik ve kültürel açıdan katkı sağladığını belirterek, "Kursiyerlerimiz burada meslek öğreniyor, yeteneklerini geliştiriyor ve ürettikleri ürünleri sipariş doğrultusunda satışa sunabiliyorlar. Şu anda dört-beş kursiyerimiz aile ekonomisine katkı sağlayacak şekilde pijama, etek ve pantolon üretimi yapıyor" diye konuştu.



Cezaevi lojmanlarından üretime

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun 613 Türk’ün katledildiği Hocalı Katliamı, Samsun’da anıldı Ermeniler tarafından 106’sı kadın, 83’ü çocuk olmak üzere toplam 613 Türk’ün katledildiği Hocalı Katliamı, Samsun’da anıldı. Karabağ Savaşı sırasında 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanan ve Azerbaycanlı Türk sivillerin Ermenistan’a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde öldürülmesinin 34. yıl dönümünde Karadeniz Azerbaycan Türkleri ve Türk Soydaşlar Derneği tarafından Samsun’da Hocalı Katliamı Şehitleri Anma ve Hocalı Gözyaşım programı düzenlendi. Azerbaycan’ın resmî açıklamasına göre 106’sı kadın, 83’ü çocuk olmak üzere toplam 613 kişinin öldürüldüğü katliamın anma programında konuşan dernek başkanı Dr. Mesude Veliyeva Altun, şunları söyledi: "Hocalı soykırımını anmak için Samsun’da toplandık. Soykırım, çok vahşi ve acı verici bir olay. Hocalı katliamı tarihteki en büyük suçlardan birisidir. O karlı kışta, soğuk havada Hocalı’nın insanlarına Ermeni kuvvetleri vahşeti yaşattı. İnsanlarımız evlerinden ayrı düştü, ormanlara dağıldı. Çoluk, çocuk, yaşlı kimseyi ayırt etmeden 613 vatandaşımızı katlettiler. Bu katliamları kendi gözlerimizle de gördük. Cesetlerimizi bile vermiyorlardı. Cesetlerimiz tanınmaz hâlde idi. Ermeni Zori Balayan bu vahşeti kendi kahramanlıkları gibi anlatıyordu. Birçok Türk evinde çocukların cama çivilendiğini, işkence edildiğini gördük. Zorbalayan da doktor ve kendi bıçağıyla çocukların derisini yüzerek bir Türk çocuğunun kaç dakikada öldüğünü görmek istediğini ve 7 dakikada öldüğünü söylüyor. Hamile kadınlarımızın karnını süngüyle deldiler. Birçok Türk’ü alıp işkence yapmışlardı. Biz, sadece Hocalı değil tüm şehitlerimizi her gün anıyoruz. Onların sayesinde ayaktayız. Allah, şehitlerimizden razı olsun. Şu anda topraklarımız varsa, yaşıyorsak, Karabağ’ı geri alabildiysek çok şükür o şehitlerimiz sayesindedir. Biz, şehitlerimize ömür boyu borçluyuz. Allah onlara ömür boyu rahmet eylesin, gazilerimizden Allah razı olsun. Var olsun Türk kardeşliği." Anma programına siyasi parti temsilcileri de katılım gösterirken, program katılımcıların konuşmalarının ardından sona erdi.
Ankara Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı merkezlerde güvenlik ‘CANGÖZ Projesi’ ile sağlanacak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında "Yapay Zeka Destekli ve Gerçek Zamanlı İzleme, İkaz ve Güvenlik Risklerinin Yönetimi (CANGÖZ) Projesi İş Birliği Protokolü" imzalandı. Sistemle huzurevleri, rehabilitasyon merkezleri, engelli ve yaşlı bakım merkezlerinde şüpheli hareketler, düşme ve bayılma gibi olağan dışı durumlar, yangın anında personel zamanında uyarılarak, erken müdahale sağlanacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Savunma Sanayii Başkanlığı arasında Yapay Zeka Destekli ve Gerçek Zamanlı İzleme, İkaz ve Güvenlik Risklerinin Yönetimi (CANGÖZ) Projesi İş Birliği Protokolü imzalandı. Savunma Sanayii Başkanlığı Nuri Demirağ Salonu’nda düzenlenen törenle imzalanan protokol kapsamında CANGÖZ Projesi ilk etapta 27 ilde kullanılmaya başlanacak. Törende konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bakanlık olarak sundukları hizmetleri günün ihtiyaçlarına göre revize ettiklerini ve geliştirdiklerini vurguladı. Göktaş, "Özellikle korunma ve desteğe ihtiyaç duyan bireyler için riskleri ortaya çıkmadan öngörebilen bir yapı kurmak temel önceliklerimizden biridir. Diğer yandan hizmet sunduğumuz her ortamda güvenlik ve mahremiyet dengesini büyük bir titizlikle koruyoruz. Bugün imzaladığımız bu iş birliği protokolü de sosyal hizmet kapasitemizin teknolojiyle desteklenerek yeni bir eşiğe taşınmasının kıymetli bir adımıdır" diye konuştu. "Kuracağımız yapı sayesinde tüm hizmet birimlerimizde izleme sistemlerini merkezden yönetilebileceğiz" Huzurevleri, rehabilitasyon merkezleri, engelli ve yaşlı bakım merkezleri gibi pek çok hizmet noktasında güvenliğin etkin biçimde sağlanması için izleme sistemlerinin güçlendirilmesi ve merkezi bir yapıya kavuşturulmasının büyük önem taşıdığına dikkati çeken Göktaş, sözlerine şöyle devam etti: "Bu doğrultuda Savunma Sanayii Başkanlığımızın geliştirdiği yapay zeka destekli erken alarm ve izleme sistemini hizmet birimlerimizde devreye alıyoruz. İlk etapta 27 ilimizde bu sistemi kademeli bir şekilde kuracağız. Yerli savunma sanayi ekosistemi tarafından geliştirilen bu sistemle görüntüleri anlık analiz ederek, riskleri erken tespit edebileceğimiz bir modeli bize sunuyor. Böylece ilgili personel zamanında uyaracak, muhtemel olumsuz bir durumda da erken müdahale sistemimizi devreye alacağız. Ayrıca kuracağımız yapı sayesinde tüm hizmet birimlerimizde izleme sistemlerini merkezden yönetilebileceğiz. Bununla birlikte denetim süreçlerimizi de güçlendirerek; proaktif denetim yaklaşımıyla hizmet kalitesini güvence altına alıyoruz. Görüntü işleme altyapısı; şüpheli hareketleri, düşme ve bayılma gibi olağan dışı durumları tespit edip, yangın ve dumanı algılayacak, anlık alarmla müdahaleyi mümkün kılacak. Bunun yanı sıra, görüntüler sınıflandırılacak. Böylece ihtiyaç duyulan kayıtlara kolay şekilde ulaşılabileceğiz. Yapay zeka altyapısı, ülkemizin sosyo-kültürel yapısını Türk toplumuna özgü beden dili, davranış ve hareket biçimlerini analiz ederek öğrenebilecek kabiliyette olacak. Bu da elimizdeki verilerle eğitilmiş, daha isabetli sonuçlar üreten milli yapay zeka modellerinin geliştirilmesine önemli bir zemin hazırlayacak." "Yapay zeka temelli sistem, savunma sanayii ile sosyal hizmetler arasında güçlü bir sinerji oluşturacak" Ortaya çıkacak kazanımların yalnızca Bakanlıkla sınırlı kalmayacağını da söyleyen Bakan Göktaş, "Yerli ve milli imkanlarla geliştirilecek bu yapay zeka temelli sistem, savunma sanayii ile sosyal hizmetler arasında güçlü bir sinerji oluşturacak. Milli sermayenin yurt içinde kalmasına katkı sağlayacak bu adım, yerli savunma sanayii ekosisteminin yüksek teknoloji alanındaki kabiliyetlerini daha da ileriye taşıyacak. Aynı zamanda ülkemizin yapay zeka alanındaki teknolojik bağımsızlığına, veri güvenliğine ve uluslararası rekabet gücüne de katkılar sunacak" şeklinde konuştu. "CANGÖZ Projesi ile birlikte riski önceden gören, hızlı karar alan ve doğru zamanda harekete geçen bir kurumsal yapıyı daha da güçlendirmiş olacağız" Göktaş, atılan imzanın sosyal hizmetlerde yeni bir güvenlik standardının, yeni bir yönetim kapasitesinin ve yeni bir kamu hizmeti anlayışının ilanı olduğunu aktararak, "CANGÖZ Projesi ile birlikte riski önceden gören, hızlı karar alan ve doğru zamanda harekete geçen bir kurumsal yapıyı daha da güçlendirmiş olacağız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla yürüttüğümüz bu çalışmalarla yerli ve milli imkanlarla insan odaklı hizmet anlayışımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. SSB Başkanı Haluk Görgün ise, savunma sanayiinin yüksel teknolojinin farklı disiplinlerin koordineli çalışmasını gerektiren, yenilikçi ve inovatif yaklaşımın her an güncel olması gereken bir disiplin olduğunu söyleyerek, "Bu anlamda ülkemizin güzide üniversitelerinde yetişen yaklaşık 100 bin çalışanımızın ortaya koyduğu fedakar çalışmalar neticesinde yakaladığımız bu yüksek teknoloji ürünlerini, ülkemizin aynı anda aynı zamanda teknolojik bağımsızlığına ve ekonomik bağımsızlığına katkı sağlamak adına da yine Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda kabiliyeti olan şirketlerimizin sivil alandaki ihtiyaçları karşılamak üzere de faaliyetler yürütülüyor" diye konuştu. Çeşitli birimlerde ihtiyaç duyulan ve hızlı cevap verebilecek projenin hayata geçirilmesinden memnuniyet duyduğunu aktaran Görgün, projenin hayırlara vesile olmasını diledi.