POLİTİKA - 23 Nisan 2026 Perşembe 09:25

Darende Belediyesi’nde 23 Nisan’da makam çocuklara emanet edildi

A
A
A
Darende Belediyesi’nde 23 Nisan’da makam çocuklara emanet edildi

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Darende Belediyesi’nde anlamlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Alican Bozkurt, başkanlık koltuğunu temsili olarak Ayşe Zümra Bitgin’e devretti.


23 Nisan kapsamında düzenlenen programda belediyede renkli görüntüler oluşurken, minik öğrenci Ayşe Zümra Bitgin’in başkanlık koltuğuna oturması ilgiyle takip edildi. Çocuk Başkan’ın heyecanı ve mutluluğu yüzüne yansırken, geleceğe dair hayallerini de paylaştığı öğrenildi. Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt, çocukların bayramını kutlayarak, "Gözlerindeki heyecan ve yüzlerindeki tebessüm bizlere geleceğimizin ne kadar aydınlık olduğunu bir kez daha gösteriyor" dedi.


Bozkurt, Irmaklı İlkokulu Müdürü Mehmet Boyraz ile öğretmen Aziz Mahmut Öncel’e de ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.



Darende Belediyesi’nde 23 Nisan’da makam çocuklara emanet edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri İl Milli Eğitim Müdürü Esen: "Dün olduğu gibi bugün de güvenli limanlarımız okullarımızdır" Kayseri’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen çelenk koyma programında konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen; "Dün olduğu gibi bugün de en güvenli limanımız okullarımızdır" dedi. Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk büstüne çelenk koyulmasının ardından saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programa İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, ilçe milli eğitim müdürleri, protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Programın ardından açıklama yapan İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen; "Yüce meclisimizin açılışının 106. yıl dönümünde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir sevinçle, onurla ve gururla kutluyoruz. Türk milletinin karakteri nedir dense özgürlük ve bağımsızlık diye ifade edebiliriz. Tarih sahnesine ilk çıktığımız andan itibaren milletimiz hep bağımsız yaşamış, özgür yaşamış ve onun onu esaret altına almak isteyen her türlü girişimi bertaraf etmiştir. Millet olarak bu artık bizim bir karakterimize dönüşmüştür. Dolayısıyla bu karakterden hareketle 1. Dünya Savaşı sonrası işgal edilen Anadolu topraklarını yeni bir kurtuluş mücadelesiyle Samsun’dan başlayan ilk kıvılcımla zaferle sonuçlandıran bir millete mensubuz. Dünyada ilk ve tek meclis olarak kendi Kurtuluş Savaşı’nı planlayan, yöneten ve zaferle sonuçlandıran bir meclisin açılış yıl dönümü yine büyük Atatürk tarafından tüm dünya çocuklarına bayram olarak armağan edilmiştir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı sadece Türk çocuklarının değil, aynı zamanda tüm dünya çocuklarının da bayramıdır. Bu bizim ulusal ve uluslararası mefkuremizi de ortaya koyar. Neden çocuklara armağan edilmiştir? Çünkü bu ülkenin bağımsızlığının, özgürlüğünün ve bu topraklarda müreffeh yaşamasının yegane teminatı en saf, en temiz olan varlıklarımız olan çocuklarımızdır. Bundan dolayı büyük Atatürk çocuklarımıza bu bayramı armağan etmiştir. Biz de nisan ayı haftası içerisinde bütün okullarımızda ’Maarifin Kalbinde 23 Nisan’ temalı etkinliklerle çocuklarımızın bu milli bilinci, milli şuuru kazanmaları için çeşitli etkinlikler, çeşitli faaliyetler gerçekleştirdik. Bugün de bayram günü olması münasebetiyle tüm okullarımızda ve ilimizde coşkuyla bu bayramı kutlamış olacağız. Milli bilinç ve milli ruh çocuklarımızın tüm karakterine yansımış durumdadır. Eğitimimizin temel amacı budur. Bu coğrafyada yaşayan bu millet ilelebet yine bu coğrafyada özgür ve bağımsız bir şekilde yaşamaya devam edecektir. Bunun garantisi eğitimimizdir, çocuklarımızdır, geleceğimiz olan evlatlarımızdır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bu duygu ve düşüncelerle, bu bilinçle tüm çocuklarımız için kutlu olsun diyorum" dedi. "Okullarımız güvenli limanlarımızdır" Okulların güvenli limanlar olduğundan kimsenin endişesinin olmaması gerektiğini söyleyen Esen; "Dün olduğu gibi bugün de okullarımız güvenli limanlarımızdır. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın. Devletimizin tüm güvenlik güçleriyle beraber eğitim camiamız olarak biz her türlü tedbiri almış durumdayız. Okulun güvenliğini tehdit edecek herhangi bir unsura bundan böyle tavizsiz bir şekilde yol vermeden, meydan vermeden okullarımızda eğitimimize güvenli bir şekilde devam edeceğiz. Biraz önce ifade etmeye çalıştığım gibi çocuklar bizim en masum yanımızdır. En saf varlıklarımızdır. Dolayısıyla çocuğun olduğu yerde güvensizlik olmaz diye düşünüyorum. Çocukların oluşturduğu okulda da bir güvensizlik ortamının oluşacağını düşünmek aslında boşunadır. Dolayısıyla bu konuda herhangi bir endişeye mahal yoktur diyorum" ifadelerini kullandı.
İzmir İzmir’de kurban pazarları kurulmaya başladı Kurban Bayramı’na yaklaşık bir ay kala İzmir’de kurban pazarları kurulmaya başlanırken, farklı şehirlerden gelen hayvan yetiştiricileri satış çadırlarındaki yerlerini aldı. Buca ilçesindeki Kaynaklar kurban pazarında hazırlıkların tamamlanmasıyla birlikte büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar alıcılarını beklemeye başladı. İzmir’de Kurban Bayramı’na yaklaşık bir ay kala, pazar alanında çadırların kurulması, çitlerin çekilmesi, yem ve kesim alanlarının düzenlenmesiyle hareketlilik arttı. Türkiye’nin dört bir yanından tırlarla getirilen kurbanlıkların fiyatları; hayvanın cinsine, kilosuna ve yaşına göre 85 bin liradan başlayarak 500 bin liraya kadar ulaşıyor. Yetiştiriciler, maliyetlerin artmasına rağmen her bütçeye uygun hayvan getirdiklerini belirterek pazarlık paylarının olduğunu ifade etti. En iri kurbanlıklar Batman’dan getirildi Batman’dan kente gelen Osman Koç, her sene İzmir’e geldiklerini ve dört gündür pazarda olduklarını ifade etti. Hem tosun hem de düve seçeneklerinin bulunduğunu dile getiren Koç, "Müşterinin bütçesine göre her çeşit hayvanımız var. Fiyatlar 120 bin liradan başlayıp 500 bin liraya kadar değişiyor. Pazardaki en iri ve en güzel tosunlar bizdedir. Tanesi 1 tonun üzerinde olan hayvanlarımız mevcut. En ufağı 800 kilo geliyor. Hayvanların hepsi Semental cinsi olup sadece arpa ile beslenmektedir. Geçen sene satışlarımız çok iyiydi ancak bu sene maliyetler ve kira bedelleri geçen seneye oranla iki kat arttı. Bu durum fiyatlara yansıyor. Erken gelen en iyi hayvanı seçer. Kimseyi kırmayız, bir şekilde yolunu bulup yardımcı oluruz. Hiçbir müşteriyi çadırımızdan boş göndermemeye çalışıyoruz" dedi. Erzurum ve Ardahanlı yetiştiriciler alıcılarını bekliyor Erzurum’dan gelen Çetin Kaysal, büyükbaş kurbanlıklarda 150 bin liradan 400 bin liraya kadar seçenek sunduklarını kaydetti. Düve ve danaların satışa hazır olduğunu vurgulayan Kaysal, "Küçük hayvanlarımız da mevcut; 120 bin liraya da 180 bin liraya da hayvanımız var. Kaynaklar kurban pazarında müşterilerle anlaşmaya çalışıyoruz, pazarlık paylarımız mevcut. Malın iyisini almak isteyenler elini çabuk tutmalı" ifadelerini kullandı. Ardahan’dan gelen Bahattin Gündoğu ise ’Nazlı’ adını verdikleri düvenin pazarın en küçük kurbanlığı olduğunu belirterek, "Nazlı’nın fiyatı 85 bin lira. Her bütçeye göre 200 kilodan 700 kiloya kadar danalarımız bulunuyor. Hayvanlarımız Ardahan’ın yayla malıdır. Şu an piyasa yeni kuruluyor, müşteriler gelip fiyat araştırması yapıyor. Biz de kurbanlıklarımızı satmak için bekliyoruz" şeklinde konuştu. Kurban satış alanları açıklandı Öte yandan, İzmir Valiliği resmi internet sitesinde kent genelinde kurbanlık hayvanların satılacağı 201 noktanın adresleri de açıklandı.
Düzce Başkan Özlü gençlere hem kariyer sırlarını hem de yeni hayalini anlattı DÜZCE (İHA) – Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, lise öğrencileriyle buluştuğu etkinlikte eğitim ve iş hayatına dair tecrübelerini paylaştı. Gençlere hedeflerinin peşinden tutkuyla koşmayı öğütleyen Özlü, yeni hayalini de paylaştı. Düzce için vaat ettiği 100 projeyi önümüzdeki 3 yıl içinde tamamlamayı hedeflediğini açıklayan Özlü, "Başarısızlık bir tecrübedir, asla yılmayın" dedi. Akçakoca Orhan Özdemir Fen Lisesi tarafından ilki düzenlenen "Nextgen81 İlham Veren Konuşmalar" programının ilk konuğu Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü oldu. Okulun konferans salonunda gerçekleştirilen etkinliğe Akçakoca Kaymakamı Hacı Arslan Uzan, Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak ve Düzce İl Milli Eğitim Müdürü Gülşen Özer’in yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Özgeçmişinin yer aldığı video gösteriminin ardından kürsüye gelen Başkan Özlü, eğitim hayatından iş yaşamına ve siyasete uzanan kariyer yolculuğunu gençlerle paylaştı. Kendi öğrencilik yıllarında fen liselerinin bulunmadığını aktaran Özlü, devlet adamı olma hayalinin kendisini makine mühendisliğine yönlendirdiğini belirtti. Özlü, üniversite eğitiminin ardından kısa süre akademisyenlik yaptığını, sonrasında ise Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nda uzun yıllar görev aldığını dile getirerek, yaptığı tercihlerden her zaman memnuniyet duyduğunu ifade etti. "Kendi iç dünyanıza yakın insanlardan ilham alın" Türk milletinin en büyük iki düşmanının "cehalet ve fakirlik" olduğunu vurgulayarak eğitimin önemine dikkati çeken Özlü, iyi bir lise eğitiminin geleceği şekillendirdiğini kaydetti. Öğrencilere kariyer planlaması konusunda tavsiyelerde bulunan Özlü, şöyle konuştu: "İyi bir lise eğitimi alırsanız istediğiniz okullara girebilirsiniz. O yüzden bu yılları iyi değerlendirmeniz ve geleceğinizin temelini atmanız gerekiyor. Her biriniz farklı okullara girecekseniz ama hayatın genel kuralı; ne olursanız olun en iyisi olun. Her ne yapacaksanız her zaman en iyisi olmayı hedefleyin. Kendi mesleğinde iyi olmayan bir insanın ne ailesine, ne topluma ne de ülkesine önemli bir faydası olur. Hepimizin hayatında bizi etkileyen insanlar mutlaka vardır. Bize yol gösterir, ilham verir, motive eder. Dolayısıyla kendi iç dünyamıza yakın insanlardan ilham almak son derece önemli. Bizi daha kısa sürede doğru yola ulaştırır." "Başarısızlık bir tecrübedir, asla yılmayın" Hedeflere ulaşmanın temelinde azim ve tutkunun yattığının altını çizen Başkan Özlü, gençlere güvendiğini belirterek, "Gençler, önümüzdeki dönemde inşallah Türkiye’nin en güzel üniversitelerinden birini kazanacaksınız. Ben sizlerden umutluyum. Zaten seçilerek gelmiş arkadaşlarsınız. Burada iyi bir eğitim alıyorsunuz. Bu eğitimin sonucunda mutlaka Türkiye’nin en güzel üniversitelerinden birini kazanacağınıza inanıyorum. Hayatta bir şeyi tutkuyla isterseniz mutlaka olur. Buna inanın. Ne yapmak istiyorsanız tutku ile isteyin. Bunun için uğraşın, hiç yılmayın. Başarısızlık bir tecrübedir. Başarısızlıklarından asla yılmayın. Koyduğunuz hedeflere emin adımlarla yılmadan, usanmadan devam edin, çalışın" ifadelerini kullandı. Üniversite giriş sınavlarının geleceği belirleyen en önemli aşamalardan biri olduğunu hatırlatan Özlü, gençlere bu sürece iyi hazırlanmalarını ve özellikle vizyon kazanmaları açısından üniversiteyi İstanbul’da okumalarını önerdi. Bu kapsamda Düzce Belediyesi olarak öğrencilere yönelik İstanbul’daki üniversiteleri tanıtacak bir gezi programı düzenleyebileceklerinin de müjdesini veren Özlü’nün bu sözleri, salondaki öğrencilerden alkış aldı. "Yeni hayalim, 100 projeyi tamamlamak" Konuşmasında hayal kurmanın insan hayatındaki motive edici gücüne de değinen Özlü, şöyle devam etti: "Ben hep hayatta hayallerimle yaşadım. Bundan da son derece mutlu oldum. Hepinizin hayali olsun. Bir söz vardır; ’Her sabah dünya yeniden kurulur, her sabah taze bir başlangıçtır’ diye. Bunu unutmayın. Bir hedefin, bir hayalin peşinde koşmak insanı mutlu eder. Ben şu anda Düzce Belediye Başkanıyım. Seçimden önce 100 proje yapacağımı söyledim. Şu anda o 100 projeyi gerçekleştirmenin peşindeyim. Önümüzdeki 3 yılda bu 100 projeyi tamamlamayı hayal ediyorum. Yeni hayalim bu." Programın soru-cevap bölümünde öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Özlü, savunma sanayisinde kariyer hedefleyen bir öğrenciye öncelikle elektronik veya makine mühendisliği okumasını, ardından mekatronik alanında yüksek lisans yapmasını tavsiye etti. Özlü ayrıca, Türkiye’nin yerli otomobili Togg’un geliştirilme süreci, savunma sanayisindeki yatırımlar ve Türkiye’nin küresel konumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Etkinlik, Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü’ye çiçek ve plaket takdim edilmesiyle sona erdi.
Sivas Basit gibi görünen seçimler, çocukların kimlik gelişimini etkiliyor Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, günlük hayatta basit gibi görülen tercihlerden saç modellerine ve dinlenen müziklere kadar birçok unsurun çocukların kimlik gelişimini doğrudan etkilediğini söyledi. Son dönemlerde arasında yaygınlaşan ve ‘tas kafa’ olarak bilinen saç modelleri, gençler arasında özenti oluşturuyor. Özellikle genç yaş grubunda olan kişiler bu tarz kesimlere özenirken, bu durum ise kimlik gelişim sürecini doğrudan etkiliyor. Gençler arasında hızla yayılan ve kültürel değerlere de uygun olmayan bu saç modeli kesimi ise bazı illerde yasaklanmaya başladı. Öte yandan okul servislerinde çalınan müzikler de çocukların davranışlarını etkileyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Şiddet içeren ve olumsuz ifadeler barındıran şarkılar, çocuklarda merak uyandırarak yanlış rol modellere yönelimi artırıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş, günlük hayatta basit gibi görülen tercihlerden saç modellerine ve dinlenen müziklere kadar birçok unsurun çocukların kimlik gelişimini etkileyebileceğini söyledi. Gönültaş," Gençlerin bu şekilde kendini suçlu tiplemeler ile özdeşleştirmek onlar için eğlence oluyor ama insanlar içerisinde bir korkuya da sebebiyet veriyor. Bu durumlar çocuğun kimliğini ve kişiliğini etkiyecektir. Basit bir saç tıraşı olarak görülebilir ama bunlara dikkat edilmediğinde olumsuzluklara sebebiyet verebilir" dedi. Okul servislerinde dinlenen müziklere de değinen Gönültaş, "Müziklerin içerisindeki şiddet içerikli ifadeler ise çocukların bunları merak etmesine neden oluyor. Basit gibi görünüyor ama bu tarz önlemler çocukların sosyalizasyonu için önemli olabilir" diye konuştu. "Anne ve baba çocuk ile aktif vakit geçirmeli" Miraç Burak Gönültaş çocukların temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı sanal ortama daha fazla bulunduklarını belirterek, "Çocukların ve gençlerin ihtiyaçları var. Bu ihtiyaçlarımız bizim toplum içerisinde etkileşmemizi sağlıyor. Bu etkileşim vesilesi ile bizler kaynaklardan faydalanabiliyoruz. Bu noktada aile temel ihtiyaçların karşılamasında çok önemli bir unsur. Ama bu çocuklar bu ihtiyaçlarını toplumdan sağlayamazlarsa, en ulaşılabilir ortamlardan bu ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorlar. Son dönemlerde anne ve babalar görevlerini iyi yerine getiremediklerinde çocuklar için en ulaşılabilir ortamlar sanal ortamlar oluyor. Anne ve babaların çocukları ile aktif vakit geçirmesi gerekiyor. Çocuklar anne ve babadan yakınlığı göremezlerse maalesef olumlu bir bağ oluşmadığı gibi duygusal anlamda uzaklaşma söz konusu oluyor. Çocukta kendi ihtiyaçlarını başka ortamlarda aramaya çalıştığı için anne, baba ve çevresindeki kişiler ile olan bağı daha kopmaya başlıyor. Ebeveynlerin çocuklarını aktif etkileşimli zamanlar oluşturması gerekiyor. Bu süre zarfında çocukların korkularını ve kaygılarını fark etmelerini sağlayacak" dedi. "Basit gibi görünüyor ama bu önlemler çok önemli" Çocukların saçının yan tarafını tamamen kazıtıp kullanmasının kimlik gelişiminde olumsuzluklara sebebiyet verebileceğini söyleyen Gönültaş, "Geçen gün berberim bana ‘Hocam geçen gün liseli bir çocuk geldi. Yan taraflarımı tamamen kazıtmak istediğini söyledi. Ben kendisine bu saç tıraşının kültürümüze uygun olmadığını ve nazikçe reddettim’ dedi. Bende bu davranışı çok beğendim. Bu şekilde kendini suçlu tiplemeler ile özdeşleştirmek onlar için eğlence oluyor ama insanlar içerisinde bir korkuya da sebebiyet veriyor. Bu durumlar çocuğun kimliğini ve kişiliğini etkiyecektir. Basit bir saç tıraşı olarak görülebilir ama bunlara dikkat edilmediğinde olumsuzluklara sebebiyet verebilir. Ben berber kardeşlerime bu davranışın örnek olması gerektiğini düşünüyorum. Bu servis işlerinde ise kültürümüze uygun olmayan hatta cinsel ve şiddet ögeleri içeren müziklerin çaldığını duyuyorum. Buradan servisçi kardeşlerimize de şunu söylemek isterim. Bu tarz müzik türlerini seçmemelerini ve dinlettirmemelerini rica ediyorum. Bu durumun çocuklar açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Bu durum ise o tarz suçlu tiplerin özenilmesine neden oluyor. Müziklerin içerisindeki şiddet içerikli ifadeler ise çocukların bunları merak etmesine neden oluyor. Basit gibi görünüyor ama bu tarz önlemler çocukların sosyalizasyonu için önemli olabilir" diye konuştu.