ÇEVRE - 05 Kasım 2025 Çarşamba 18:03

Darende’nin su sorununa kalıcı çözüm

A
A
A
Darende’nin su sorununa kalıcı çözüm

Malatya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ), Darende ilçesinde içme suyu altyapısını güçlendirmek ve su kalitesini artırmak amacıyla Tohma Kanyonu’ndan cazibe yöntemiyle alınan suyu yeni hatlar ve depolar aracılığıyla ilçeye ulaştıracak.


MASKİ Genel Müdürü Sinan Çeçen, Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt ve beraberlerindeki heyet Darende ilçesinde içme suyu altyapısını güçlendirmek ve su kalitesini artırmak amacıyla başlatılan projeyi yerinde inceledi. Projenin Darende için büyük önem taşıdığını belirten Başkan Bozkurt, "Bugün MASKİ Genel Müdürümüzle birlikte kanyon içerisinde yıllardır boşa giden ve geçmişte yine Darende’nin içme suyunda kullanılan yaklaşık 200’lük boruyla yürütülen çalışmaları yerinde inceledik. Genel Müdürümüz, geçen yıldan bu yana Darende’nin su sorununu çözmek için büyük bir gayret sarf etti. Neticede bu proje, ilçemizin su sorununu büyük ölçüde çözecek kıymetli bir çalışma oldu. Müteahhidimiz el emeğiyle yoğun bir şekilde çalışıyor. İnşallah Darende’mizin su ihtiyacının önemli bir kısmı bu hizmetle karşılanacak. Darende’ye ayrı bir önem veren, her aşamasını yakından takip eden Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Sami Er’e ayrıca hassaten teşekkür ediyorum" dedi.



"Darende’nin su sorununa kalıcı çözüm üretiyoruz"


MASKİ Genel Müdürü Sinan Çeçen ise, "Şu an Darende Belediye Başkanımızla beraber kanyondayız. Sayın Başkanımızın da belirttiği gibi 2025 yatırım programını planlarken Darende merkezinde dönemsel olarak yaşanan su sıkıntısının çözümü noktasında bu kanyondaki suyun yeterli debiye sahip olduğunu gördük. Teknik ekibimizle birlikte fizibilite çalışmalarını tamamladık ve 2025 yatırım programı kapsamında hamdolsun işe başladık. Nasip olursa bir aya kadar da işletmeye almayı planlıyoruz" dedi.



"250 milyon liralık yatırım gerçekleştiriyoruz"


2025 yılı içerisinde Darende’ye yapılan yatırımın ilçenin altyapısına uzun yıllar hizmet edecek nitelikte olduğunu vurgulayan Çeçen, "Darende ilçemizde 2025 yılı için toplam 250 milyon liralık yatırım gerçekleştirdik. Yaklaşık 90 kilometrelik içme suyu şebekesi ve 40 kilometrelik kanalizasyon hattı yapım çalışmalarımız planlandığı şekilde devam ediyor. İnşallah yılı yüzde 90’ın üzerinde bir gerçekleşmeyle tamamlamayı hedefliyoruz. Bu süreçte gayretlerinden dolayı hem Darende Belediyemize hem de MASKİ’deki ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi.



"Daha sağlıklı, temiz ve güvenli içme suyu için çalışıyoruz"


Tohma Kanyonu’ndan cazibe yöntemiyle su alımını sağlayan çalışmalardan bahseden Çeçen, "Tohma Kanyonu’ndan saniyede 20 ila 25 litre su cazibe yöntemiyle ilçemize taşınmaktadır. Kanyon içerisinde yaklaşık 900 metrelik içme suyu hattı döşemesi tamamlanmak üzere olup, aynı bölgede bir toplama havuzu inşa ediyoruz. Bu projeyle yalnızca kanyon içiyle sınırlı kalmayıp, kanyon dışında da 400 metrelik yeni bir hat oluşturuyoruz. Bu hat üzerinden taşınan su, yeni yapılan biriktirme tesisine aktarılacak, ardından TOKİ deposuna verilerek mevcut Dallas terfi hattı üzerinden Trafik deposuna ulaştırılacaktır. Böylece ilçemizde entegre bir içme suyu sistemi oluşturmuş olacağız. Yeni sistemin devreye girmesiyle birlikte, Dallas bölgesinde arsenik tespit edilen üç sondaj kuyusundan ikisi devre dışı bırakılacaktır. Bu sayede ilçemizde yaşayan vatandaşlarımıza daha sağlıklı, temiz ve güvenli içme suyu ulaştırmanın mutluluğunu hep birlikte yaşayacağız" dedi.



Darende’nin su sorununa kalıcı çözüm

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.