EĞİTİM - 14 Mayıs 2026 Perşembe 11:08

İnönü Üniversitesi’nde merkezi sınav sistemlerinin dönüşümü ele alındı

A
A
A
İnönü Üniversitesi’nde merkezi sınav sistemlerinin dönüşümü ele alındı

İnönü Üniversitesi Türkçe Öğretimi, Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) tarafından düzenlenen "Türkiye’de Merkezi Sınav Sisteminde Dönüşüm: Güvenlik, Dijitalleşme ve Yeni Dil Sınavları" başlıklı panel, Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.


Türkiye’de uygulanan merkezi sınav sistemlerinin dijital dönüşümü, sınav güvenliği uygulamaları ve yeni nesil dil sınavlarının ele alındığı panel yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Turgut Özal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Erdem, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Osman Ağır, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Altay, TÖMER Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Bahtiyar Bahşi, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.


Panelin moderatörlüğünü İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Süleyman Nihat Şad üstlendi. Panelde, ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Doğan ve ÖSYM Yabancı Dil Sınavları Daire Başkanı Dr. Nida Kırömeroğlu konuşmacı olarak yer aldı. Panelde konuşan ÖSYM Başkan Yardımcısı Mustafa Doğan, ÖSYM’nin yürüttüğü dijital dönüşüm çalışmaları, sınav güvenliği uygulamaları ve gelecekte hayata geçirilmesi planlanan e-sınav sistemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ÖSYM’nin 52 yıllık kurumsal hafızaya sahip büyük bir kurum olduğunu belirten Doğan, kurumun yılda yaklaşık 14 milyon adaya hizmet verdiğini ifade etti. Merkezi sınav süreçlerinde teknolojinin etkin şekilde kullanıldığını kaydeden Doğan, yapay zekâ destekli değerlendirme sistemleri, yerli yazılımlar ve yüksek güvenlikli dijital altyapılar üzerine yürütülen çalışmaları anlattı.



"Yılda 14 milyon adaya hizmet veriyoruz"


Konuşmasını sürdüren Doğan, "ÖSYM olarak biz 85 milyon vatandaşımızı bir şekilde ilgilendiren ve 52 yıllık kurumsal hafızayı barındıran devasa bir yapıyız. Kurumumuz, dünyada eşi benzeri az bulunan üst düzey güvenlikli sınavları sürdürülebilir bir şekilde gerçekleştiren bir merkezdir. Göreve geldiğimiz 2022 yılından itibaren 2026 yılı sonuna kadar tamamlamayı hedeflediğimiz bir dijital dönüşüm vizyonu belirledik. Şu an itibarıyla bu hedeflerimizin yüzde 80’ine ulaşmış durumdayız. Yılda yaklaşık 14 milyon adaya hizmet veriyor ve hafta sonlarına sığmayan 70’ten fazla farklı sınav türünü yönetiyoruz. Sınav evraklarını taşıyan tırlarımızı uydu üzerinden anlık takip ediyor, süreçlerin tamamını dijital ekranlardan izliyoruz. Yapay zekâyı özellikle açık uçlu soruların değerlendirilmesinde uzman denetimli bir mekanizma olarak devreye aldık. Hedefimiz, Ankara ve İstanbul gibi merkezlerdeki e-sınav uygulama alanlarımızı Malatya gibi illerimize de yaygınlaştırmak ve gelecekte randevulu e-sınav sistemine geçmektir" dedi.



"Dört becerili yeni dil sınavlarına geçiyoruz"


Daha sonra konuşan ÖSYM Yabancı Dil Sınavları Daire Başkanı Nida Kırömeroğlu ise merkezi sınav sistemlerinde yürütülen dijitalleşme çalışmaları, yabancı dil sınavlarının dönüşümü ve dört beceri temelli sınav uygulamalarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. ÖSYM’nin yalnızca sınav yapan bir kurum olmadığını, aynı zamanda ölçme-değerlendirme, güvenlik, yazılım ve analiz süreçlerini eş zamanlı yürüten büyük bir kurum olduğunu belirten Kırömeroğlu, özellikle son yıllarda dijital altyapı ve güvenlik alanında önemli adımlar atıldığını ifade etti.



Konuşmasında Kırömeroğlu, "ÖSYM olarak çok büyük ve çok katmanlı bir sistemi yönetiyoruz. Yılda milyonlarca adayın girdiği sınavlarda sadece soru hazırlamıyor, güvenlikten yazılıma, ölçme değerlendirmeden lojistiğe kadar tüm süreçleri eş zamanlı yürütüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada sınav güvenliği için uydu takip sistemlerinden yapay zekâ destekli analizlere kadar birçok teknolojiyi aktif şekilde kullanıyoruz. Özellikle dört beceri temelli yabancı dil sınavları Türkiye’nin uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu bir alandı. Artık sadece okuma becerisini ölçen sınavlardan çıkıp konuşma, yazma ve dinleme becerilerini de değerlendiren yeni bir yapıya geçiyoruz. Bu süreçte pilot uygulamalar gerçekleştiriyor, akademisyenlerle sürekli iş birliği içinde çalışıyoruz. Üniversitelerimizin laboratuvarlarını ve teknik altyapılarını da bu sisteme entegre etmeyi hedefliyoruz. Nihai amacımız, adayların emeğini koruyan, güvenilir, şeffaf ve uluslararası standartlarda bir sınav sistemi oluşturmaktır" ifadelerini kullandı.


Panel sonunda ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Mustafa Doğan ve ÖSYM Yabancı Dil Sınavları Daire Başkanı Dr. Nida Kırömeroğlu, dinleyicilerden gelen soruları yanıtladı.



İnönü Üniversitesi’nde merkezi sınav sistemlerinin dönüşümü ele alındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Tarım sektörümüzde bu sene bereketli bir sene olacak gibi görünüyor" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Geçen yıl tarım sektörümüzde bir küçülme yaşamış olduk ama bu sene bereketli bir sene olacak gibi görünüyor" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla Ankara’da bir otelde düzenlenen Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Danışma Kurulu Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, tarım sektörünün stratejik bir sektör olduğunu ve insanlığın var olduğu günden bugüne kadar gıda ve tarım meselesinin gündemde olduğunu kaydederek, insanlığın teknolojik olarak hangi seviyeye gelirse gelsin tarım ve gıda konusunun hep gündemde olacağının altını çizdi. Son dönemde dünya genelinde yaşanan pandemi, savaş, iklim değişikliği tartışmaları gibi konuların tarım sektörünün stratejik önemini daha da artırdığına dikkat çeken Yılmaz, gıda güvenliği konusunu çok çok önemli gördüklerini belirtti. "Tarım sektörümüzde bu sene bereketli bir sene olacak gibi görünüyor" Halkın rahat erişebileceği bir tarım sektörü olmasının ülke ve milletin geleceği için çok kritik olduğunu ve bu anlayışla hareket ettiklerini aktaran Yılmaz, "Tarım sektörümüz geçen yıl şanssız bir dönem yaşadı, talihsiz bir dönem yaşadı. Hem don hadiseleri hem de kuraklık hadiseleri aynı sene içinde gerçekleşti. Bu tarımsal hasılamız üzerinde maalesef olumsuz bir etki yaptı. Geçen yıl tarım sektörümüzde bir küçülme yaşamış olduk ama bu sene bereketli bir sene olacak gibi görünüyor. Yapılan tahminler o yönde. Hem geçen senenin bazının düşük olması hem de bu sene yağışların uzun yıllardan sonra çok üst seviyelerde gerçekleşmesi tarımsal büyümemize büyük bir güç verecek. Bu sene genel büyümemize tarımın katkısı pozitif olacak ve inşallah bu zorlu dönemde tarım sektörümüz kalkınma sürecimize büyük bir güç verecek" değerlendirmesinde bulundu. "Gençleri ve kadınları daha fazla tarıma cezbetme yönünde çok güçlü politikalarımız var" Tarım sektöründe 4 buçuk milyondan fazla istihdam olduğuna ve istihdamın bu yıl artmasını beklediklerine değinen Yılmaz, "Tarım sektöründe maalesef yaş ortalaması giderek yükseliyor. Kırsal alana baktığımız zaman 55 yaş üstünün ağırlık kazandığını görüyoruz. Tarım sektöründeki bu gidişatı mutlaka durdurmamız ve geriye doğru çevirmemiz gerekiyor. Bu noktada Tarım ve Orman Bakanlığımızın büyük bir gayret içinde olduğunu biliyorum. Bugünün şartlarını dikkate alarak gençleri ve kadınları daha fazla tarıma cezbetme yönünde de çok güçlü politikalarımız var. Bunları da hayata geçireceğiz" ifadelerini kullandı. Yılmaz, tarım sektörünün yıldan yıla çok farklılıklar gösterebildiğine ve yaşanan iklim değişikliği ve artan su tüketimi nedeniyle mutlaka planlı tarımın güçlendirilmesi gerektiğine de vurgu yaptı. "Ülkemizde arz problemi yaşamıyoruz" Türkiye’nin bulunduğu bölgede küresel ekonomiyi etkileyen bir savaş sürecinin var olduğunu dile getiren Yılmaz, "Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla birlikte sadece doğal gaz ve petrol değil, gübre açısından da çok sıkıntılı bir tablonun oluştuğunu ifade etmek isterim. Savaşla birlikte özellikle amonyak tedariğinde ciddi sorunlar doğmuş durumda. Yine enerji maliyetlerinin artması; mazot, sulama ve lojistik maliyetlerine yansıyor. Biz bu maliyetleri sınırlayıcı tedbirler aldık, alıyoruz. Özellikle bu eşel mobil sistemine geçişimizle normalde dünya fiyatlarına baktığınızda mazot fiyatı, petrol fiyatı çok daha yükseğe çıkacaktı. Ama biz bütçeden fedakarlık yaparak bu etkiyi sınırlandırmış olduk. Bunun da tarım sektörümüze mutlaka yansımaları söz konusu. Dünyada da bu konu tartışılıyor. Savaş çok uzarsa, bu maliyetler artarsa Sahra Altı Afrika’da açlık problemiyle karşılaşılacağına dair beklenti ifade edenler dahi var. Böyle bir dönemden geçiyoruz ama çok şükür biz tedbirlerimizi aldık. Ülkemizde bir arz problemi yaşamıyoruz. Özellikle Tarım ve Orman Bakanlığımızı ve Ticaret Bakanlığımızı tebrik etmek istiyorum. Savaşın ilk anlarından itibaren gübre konusunda ihracatın yasaklanması, ithalatın kolaylaştırılması, stoklarımızın yeterli seviyede olması, bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatmamızda çok önemli pay sahibi" dedi. "Gıda üretimini arttırmamız enflasyonla mücadelemize de doğrudan katkı sunuyor" Makroekonomi politikalarında da en önemli görülen hususun enflasyonu aşağı çekmek olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Özellikle geniş kitleler açısından konut ve gıda konusu bizim için çok önemli iki başlık. Çünkü vatandaşlarımızın, özellikle de dar gelirli vatandaşlarımızın harcama kompozisyonu içinde bu iki kalem çok çok kıymetli. Buralarda elde ettiğimiz başarılar toplumumuzun, özellikle dar gelirli kesimlerin refahına daha fazla katkı yapıyor. Biz de bu anlayışla konut sektöründe 500 bin sosyal konut kampanyası başlattık. Arzı arttırmaya çalışıyoruz. Enflasyonun bir talep tarafı var, bir de arz tarafı var. Merkez Bankamızın para politikalarıyla yaptıkları devam ediyor. Bir taraftan da enflasyonla mücadelenin sadece para politikasıyla olmadığının da farkındayız. Maliye politikamız ve yapısal dönüşümler çok kıymetli ve bu çerçevede arz yönlü tedbirler çok önemli. Bir taraftan da arzı arttırmamız gerekiyor. Bir taraftan da gıda arzını, gıda üretimini arttırmamız enflasyonla mücadelemize de doğrudan katkı sunuyor" diye konuştu. Sulama yatırımlarının çok ciddi ölçüde artırıldığına dikkati çeken Yılmaz, tasarruf konusunun ön plana çıkarıldığı kamu harcamalarında getirilen sınırlamaların içerisinde sulama harcamalarının olmadığına vurgu yaptı. "Sulama yatırımlarının payı 7,62 seviyesine yükselmiş durumda" Yılmaz, 2020 yılında sulamaya reel olarak verilen 51,2 milyar lira olan ödeneğin 2025 yılında 173,1 milyar lirayla zirve yaptığını aktararak, "Enflasyon karşısında yatırımların reel gücünün sadece korunmakla kalmayıp katlanarak arttırılması sahada yürüyen projelerin hız kesmeden devam etmesini sağlamıştır. 2026 yılında sulama yatırımları için başlangıç ödeneğimiz 146,4 milyar lira seviyesinde ancak 2026 yılı henüz tamamlanmadı. Yıl içinde özellikle sahadaki projelerin ivmesine bakarak sağlayacağımız ek ödeneklerle hali hazırdaki rakamın çok daha yüksek noktalara çıkmasını bekliyoruz. 2020-2025 döneminde 633 bin hektar tarım arazisini modern sulama imkanlarıyla buluşturduk ve gıda güvenliğimize bu anlamda çok ciddi bir katkı sunmuş olduk. 2020 yılında sulama yatırımlarının toplam kamu yatırımları içindeki payı sadece 4,45 iken 2026 yılında bu pay 7,62 seviyesine yükselmiş durumda. Dolayısıyla biz politika belgelerimizde tarım ve gıda öncelikli derken bunu bir laf olsun diye yazmıyoruz. Rakamlarla da bütçeden ayırdığımız kaynaklarla da bunun arkasında duruyoruz" ifadelerini kullandı. "2026 yılında toplam tarım bütçemiz 938 milyar lira" Toplam tarım bütçesinin 2026 yılında 938 milyar Türk lirası olduğunu belirten Yılmaz, "Bunun bir kısmı destek programları, tarıma dönük yatırımlar, çiftçilerimize sunduğumuz subvansiyonlu krediler, bir kısmı da vergi harcaması dediğimiz, vazgeçtiğimiz vergiler. Bunları topladığımızda milli gelirin 1,2’sine ulaşan bir tarımsal destekten bahsediyoruz. Önümüzdeki dönemde de sulama projelerini yine öncelikli alan olarak görmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.
Bursa Bursa Ticaret Borsası ile Gürsu Belediyesi genç kadın girişimciler için güçlerini birleştirdi Bursa Ticaret Borsası ile Gürsu Belediyesi arasında, genç kadınların girişimcilik ekosistemine entegrasyonunu sağlamak amacıyla hazırlanan "Genç Girişimciliğinin Artırılması İçin: Genç Kadınlar Teknoloji ve Liderlik Projesi" kamuoyuna tanıtıldı. Proje ile kadınların küresel girişimcilik ekosistemine dahil edilmesi ve dijitalleşen dünyada güçlü birer aktör olmaları hedefleniyor. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) ve Gürsu Belediyesi, genç girişimci kadınların teknoloji temelli iş fikirlerini uluslararası boyuta taşımak amacıyla örnek bir iş birliğine imza attı. Türkiye Ulusal Ajansı tarafından Avrupa Birliği Erasmus+ KA152-YOU programı kapsamında desteklenen ve 29 bin 359 Avro hibe almaya hak kazanan "Genç Girişimciliğinin Artırılması İçin: Genç Kadınlar Teknoloji ve Liderlik Projesi" lansman toplantısı, Bursa Ticaret Borsası Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa; Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyeleri İlker Birgül ve Emrah Silmez, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ve İcra Komitesi Üyeleri katıldı. Program kapsamında, Bursa Ticaret Borsası ve TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu’nun koordinasyonunda gerçekleştirilecek faaliyetlerin yol haritası paylaşıldı. "Genç kadınlarımızın yarınlarına dokunacağız" Toplantının açılışında konuşan TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen, projenin kadın girişimciliği için taşıdığı kritik öneme değindi. Şen, "Bugün burada genç kadınlarımızın geleceğine dokunacak, onları teknoloji, liderlik ve girişimcilik alanlarında daha güçlü hale getirecek çok kıymetli bir adım atıyoruz. Yerel yönetimler ile iş dünyasının ortak hareket etmesinin önemini bu iş birliği ile bir kez daha görüyoruz. Projeye olan inancı ve vizyonu dolayısıyla Bursa Ticaret Borsası Başkanı Sayın Özer Matlı’ya ve güçlü katkıları için Gürsu Belediye Başkanı Sayın Mustafa Işık’a teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Özer Matlı: "Sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı gençler ve kadınlar olacak" Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı projenin; gençlerin, kadınların ve girişimcilik ekosisteminin geleceğine yönelik atılan çok kıymetli bir adım olduğunu vurguladı. Dijital dönüşümün hız kazandığı günümüzde gençlerin üretime, inovasyona ve girişimciliğe yönlendirilmesinin son derece değerli olduğunu ifade eden Başkan Matlı, "Bursa Ticaret Borsası olarak bizler, kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer aldığı, gençlerin fikirlerini cesaretle hayata geçirebildiği bir geleceğin, sürdürülebilir kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz" diye konuştu. Güçlü iş birlikleri Bursa’ya değer katıyor Yerel yönetimler, iş dünyası ve sivil toplum örgütleri arasında kurulacak güçlü iş birliklerinin, ulusal ve uluslararası projelerde şehrimize ve bölgemize önemli fırsatlar kazandıracağını kaydeden Özer Matlı, "Bu doğrultuda koordinatör kurum olarak yürüteceğimiz sürecin, TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu’muzun katkıları ve sahadaki güçlü çalışmalarıyla çok değerli çıktılar ortaya koyacağına inanıyorum. Projede emeği geçen başta Gürsu Belediye Başkanı Sayın Mustafa Işık olmak üzere katkı sunan herkese teşekkür ediyor; projemizin kurumlarımıza, şehrimize ve gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Işık: "Kadınları güçlendirmek, geleceği güçlendirmektir" Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık ise hedeflerinin gençlerin girişimcilik cesareti kazanarak geleceğe hazırlanması olduğunu vurguladı. Erasmus+ programı kapsamında Türkiye, Almanya ve Fransa’dan gençlerin katılımıyla Gürsu’da gerçekleştirilecek projenin; yapay zekadan e-ticarete, dijital pazarlamadan finansal okuryazarlığa kadar geniş bir eğitim yelpazesi sunduğunu belirten Başkan Işık, "Amacımız, gençlerimizin yalnızca bilgi edinmesini değil, aynı zamanda çözüm geliştiren bireyler olarak yetişmesini sağlamaktır. 1500’den fazla gence ulaşmayı hedeflediğimiz bu girişimle yeni fikirlerin ortaya çıkmasına ve uluslararası iş birliklerinin güçlenmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. Unutulmamalıdır ki; kadınları güçlendirmek, geleceği güçlendirmektir" diye konuştu. Yerelden küresele kadın girişimciliği hamlesi Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen resmi lansman programı, Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık arasında imzalanan iyi niyet protokolü ile sona erdi. Bursa Ticaret Borsası’nın koordinatör kurum, Gürsu Belediyesi’nin yerel ortak olduğu projede; Türkiye’nin yanı sıra Almanya ve Fransa’dan genç kadın girişimciler yer alıyor. 12 ay sürecek olan proje kapsamında, Gürsu Ericek Adrenalin Parkı’nda geniş kapsamlı eğitim ve uygulama faaliyetleri yürütülecek. Proje süresince katılımcı genç kadınlara dijital pazarlama, yapay zeka ve finansal yönetim gibi kritik alanlarda sertifikalı eğitimler verilecek.