POLİTİKA - 14 Kasım 2025 Cuma 18:34

Malatya Büyükşehir Belediyesi altyapı çalışmalarına aralıksız devam ediyor

A
A
A
Malatya Büyükşehir Belediyesi altyapı çalışmalarına aralıksız devam ediyor

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, MASKİ’nin ‘Battalgazi-Yeşilyurt içme suyu şebekesi rehabilitasyon ve ölçülebilir alt bölge inşaatı’ işi hakkında bilgi alarak, çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Er, "7 bölgede toplam yaklaşık maliyeti 600 Milyon TL olan, 95 kilometrelik yeni içme suyu hattı inşa ediyoruz" dedi.


Malatya Büyükşehir Belediyesi Malatya Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) 8 milyon avro bedelli Battalgazi-Yeşilyurt içme suyu şebekesi rehabilitasyon ve ölçülebilir alt bölge inşaatı’ kapsamında Ölçülebilir Alt Bölge (DMA) 7 bölgeden oluşan içme suyu şebeke hattı kapsamında farklı çaplarda Düktil ve OPVC boru tiplerinde yaklaşık 95 kilometre hat döşeme çalışmalarını sürdürüyor. Proje kapsamında 36 kilometre ev bağlantı borusu ve abone bağlantısı, 387 hat vanası ve 80 adet yangın hidrantı imalatı da gerçekleştiriliyor.


Çalışmalar kapsamında birinci bölgede Atatürk, Gazi, Cumhuriyet, Koşu, Merkez Fatih, Yeşilkaynak ve Kiltepe mahallelerinde 28 kilometre, ikinci bölgede Paşaköşkü, Hacıabdi, Küçük Mustafa Paşa, Ataköy, Nuriye, Hamidiye, Büyük Mustafa Paşa, Aslanbey ve Cevherizade mahallelerinde 14 kilometre, üçüncü bölgede ise Selçuklu, Hanımınçiftliği ve Battalgazi mahallelerinde 9 kilometre imalat çalışması yürütülüyor.


Projeyle ilgili bilgi alan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, MASKİ Genel Müdürü Sinan Çeçen ve Yeşiltepe bölgesi muhtarlarıyla birlikte Koşu Mahallesi’nde devam eden hat döşeme çalışmalarını yerinde inceledi. Başkan Er, inceleme sonrası yaptığı açıklamada, "Göreve geldiğimizde ‘Malatya’nın altyapısını rehabilite edeceğiz, yenileyeceğiz’ dedik. Hakikaten bir taraftan şehir ayağa kalkarken, deprem sonrası inşa sürecinde final aşamasına gelirken, Malatya’mızın her tarafından ciddi bir altyapı yatırımı da var. Çok ciddi yatırımlar yapıyoruz. 2025 yatırım programımız kapsamında MASKİ’nin yaptığı içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu şebekesi çalışmalarının miktarı 4.4 milyar lira. Bu kapsamda Yeşilyurt ve Battalgazi bölgelerinin içme suyu rehabilitasyonu ve ölçülebilir alt bölge oluşturulması ihalesi kapsamında 95 kilometrelik bir çalışma yapılıyor. Yeşiltepe’de; Atatürk, Gazi, Cumhuriyet, Koşu, Merkez Fatih, Yeşilkaynak ve mahallelerinde 28 kilometrelik bir rehabilitasyon çalışmamız var. Bu çalışmayla; eski, deforme olmuş, asbestli boruların tamamını değişiyoruz. En az 50 yıllık bir şebeke rehabilite olacak. Bir diğeri de ölçülebilir alt bölge çalışmasıyla birlikte Malatya’mızda çok ciddi olan kayıp-kaçak sorununun önüne geçmiş olacağız. Şu ana kadar 30’un üzerinde ölçülebilir alt bölge oluşturduk. Bir taraftan kanalizasyon ve içme suyu çalışması yapılırken, geçici olarak yollarda rehabilite edilecek. Çalışmalar bittikten sonra 2026 yılında yol ve peyzaj çalışmalarımız olacak. Bir taraftan altyapıyı tamamlarken bir taraftan da üst yapıyla ilgili çalışmalarımız devam edecek" ifadelerini kullandı.


Başkan Sami Er, 95 kilometrelik içme suyu hattının yenilenmesi kapsamında 7 bölgede 600 milyon liralık bir yatırımın yapıldığını kaydederek, "2025 yılı yatırım programımız 4.4 milyar lira. Toplamda bin 50 kilometrelik bir altyapı yenilemesi yapılıyor" dedi.


Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve MASKİ Genel Müdürü Sinan Çeçen’e teşekkür eden Cumhuriyet Mahallesi Muhtar Şahin Demirci ise, "6 Şubat depremlerinde Malatya büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldı. Ekonomik krize rağmen Sayın Başkanımız bakanlıkları sıkıştırarak Malatya’nın görünmeyen, asıl paranın harcandığı altyapı harcadığına şahit olduk. Altyapı yenilemesiyle beraber su kesintileri olmayacak. Daha güzel ve temiz su içeceğiz" ifadelerini kullandı.


Gazi mahallesi Muhtarı Hüseyin Başıbüyük de, "İçme suyu boru hatlarımızın yenilenmesi bugün gerçekleştiriliyor. Muhtarlar ve mahalleliler olarak çok mutluyuz. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er’in göreve geldiği günden bugüne Yeşiltepe’ye güzel hizmetleri var" dedi.


Koşu Mahallesi Muhtarı Fatih Karagöz ise, "Malatya’mızın içme suyu sorununu kıymetli başkanımız Sami Başkanımız göreve geldiğinde çözeceğini söyledi. Kendilerine şahsım ve mahallem adına teşekkür ediyorum. MASKİ Genel Müdürümüze ve sahadaki personellerine de ayrı ayrı teşekkür ederim" diye konuştu.


Atatürk Mahallesi Muhtarı Salman Şahbaz da, "Yıllardır Yeşiltepe’nin kanayan yarası olan içme suyu altyapısının yenilenmesi için 2016 yılında karar alınmıştı. Kıymetli Belediye Başkanımız Sami Er tarafından hızlı bir çalışma yapıldı. Bir aydır Yeşiltepe’nin 6 mahallesinde altyapı çalışmaları başladı. Ana arterlerde sokaklarıyla birlikte boru çalışmaları hemen hemen bitti. Bir hafta içerisinde de abone bağlantıları gerçekleştirilecek. Kış daha konforlu geçecek. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er ve MASKİ Genel Müdürümüz Sinan Çeçen’e çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.


Merkez Fatih Mahalle Muhtarı Kemal Koçak ise, "Yeşiltepe’mizin kanayan yarası olan içme suyu boru hattını yenilemelerinden dolayı Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er ve MASKİ Genel Müdürümüz Sinan Çeçen’e çok teşekkür ediyorum" dedi.


Yeşilkaynak Mahalle Muhtarı Servet Türkoğlu ise Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür etti.



Malatya Büyükşehir Belediyesi altyapı çalışmalarına aralıksız devam ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Pervin Buldan: "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" DEM Parti İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan, "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’e gerçekleştirdikleri ziyaretin ardından görüşmelere dair açıklamalarda bulundu. İki görüşmenin de önemli olduğunu belirten Buldan, "Yargıya güven meselesinde önemli bir görev üstlenen Adalet Bakanı Akın Gürlek’in bu dönemki bakanlık sürecinde kendisinden büyük bir beklenti içerisinde olduğumuzu kendisine bildirdik. Bu bir başlangıç olsun diye temenni ediyoruz. Bir güven tazeleme olsun Adalet Bakanlığı açısından. Çünkü gerçekten toplumun yüzünün en fazla dönük olduğu bir bakanlık. Birçok beklentinin olduğu, yine Anayasa Mahkemesi kararlarının son zamanlarda uygulanmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir dönemde kendisi yeni bakanlığa geldi. Toplumun bu konuda büyük bir beklentisi var. İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi’nin de aynı şekilde son dönemlerde atanan kayyumlarla ilgili toplumun büyük bir beklentisi var. Bu konuları her iki bakanla da açık açık görüştük. Çok olumlu, çok verimli bir görüşme olduğunun altını önemle çizmek isterim. Şundan gerçekten umutluyum; her iki bakan da bu dönemde kendi üzerlerine düşen görev ve sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirecekler izlenimini aldık diyebilirim. Hepimizin yolu açık olsun" şeklinde konuştu. "Bayram sonrası Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak" Komisyon raporu baz alınarak hazırlanacak yasanın bayramdan sonra komisyonda görüşülmeye başlanacağını söyleyen Buldan, "Bir an önce meselenin tamamlanması için yasanın Adalet Komisyonu’na gitmesi konusundaki görüşümüzü ilettik. Onlar da bu yönlü bir hazırlık içerisinde olduklarını zaten ifade ettiler. Büyük bir ihtimal bayram sonrası hemen Adalet Komisyonu’nda yasa görüşmeleri başlayacak. Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten sonra da Genel Kurula gelir zaten" dedi. "Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor" Sancar ise yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Kendilerine hem hayırlı olsun demek için bu ziyaretleri gerçekleştirdik hem de süreçle ilgili ve toplumdaki hukuk devleti, adalet, demokrasi konusunda mevcut beklentileri aktardık. Sürecin temeli, hedefi barıştır. Barışın da şartı adalettir. Kalıcı barış için toplumun tümünü ayrımsız kapsayan bir adalete ihtiyaç var. Adalet Bakanlığı hem hazırlık aşamasında hem de yasalar Meclisten çıktıktan sonra uygulama aşamasında önemli bir fonksiyon üstleniyor. Bunun ne kadar acil ihtiyaçlar içerdiğini kamuoyuna da söylüyoruz, bakanlara da ilettik. Adalet ülkenin temeli, barışın temeli, demokrasinin de vazgeçilmez şartıdır diyerek görüşmeyi özetleyebiliriz." "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır" İçişleri Bakanlığı tarafından Mardin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen kayyum görev süresinin 2 ay daha uzatılmasına değinen Sancar, "Kayyum uygulaması anayasaya aykırıdır. Daha önce olağanüstü hal döneminde çıkarılan kararnameye dayanıyor. O kararname kanunlaştı ama anayasaya aykırı. Umuyoruz ve bekliyoruz ki en kısa zamanda bu yanlış düzeltilir, bu hukuksuzluk giderilir" ifadelerini kullandı.
İstanbul CHP’li Tekin’den "uyuşturucu ve kayıp çocuklar" uyarısı Mahkeme kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı görevine getirilen Gürsel Tekin, "Uyuşturucu bağımlısı sayısı Türkiye açısından, 86 milyonluk bir ülkede bu sayı korkutucu bir sayı. Dehşet bir sayı. Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuklarımız var. Bu çocuklarımız bugün önlenemezse, bugün rehabilite edilemezse, bugün devletin, milletin eli bunların üstünde olmazsa şuna emin olun 3 yıl sonra burada başka bir hikaye konuşacağız" dedi. Tekin, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda dernek temsilcileriyle bir araya geldi. İstişare toplantısının ardından gazetecilerin karşısına geçen Gürsel Tekin, değerlendirmelerde bulundu. "Bu meseleleri ciddiye alabilseydik dün bir öğretmenimizi kaybetmemiş olacaktık" Tekin, uyuşturucu nedeniyle hiçbir ailenin huzurunun olmadığını savunarak, "Türkiye coğrafyasında, 2020’nin öncesini baz alırsak 150 bin kayıp çocuğumuz vardı. Bu 150 bin kayıp çocuğun içinde kaçı bulundu, kaçı bulunmadı? Hangi gerekçelerle gitti, nereye gitti, kimlerin eline düştü? Ne yazık ki bu verileri göremediğimiz için ancak dernek başkanlarımız ya da çeşitli yönetici arkadaşlarımızla el yordamıyla bu çalışmaları götürmeye çalışıyoruz. 2011 yılından itibaren eğer bu meseleleri ciddiye alabilseydik dün bir öğretmenimizi kaybetmemiş olacaktık. Ne yazık ki dün bir öğretmenimiz, tarihimizde hiç rastlamadığımız bir olaydır, bir öğrencisi tarafından katledildi. Çoğuna baktığımızda, bu çocuklarımızın hikayeleri ya suça bulaşmışlar; biraz önceki o kayıp çocuklar dediğim ya suça bulaşmışlardır ya da çocuk yaşta işlere başlamıştır. İş cinayetlerinde 8 bin ile 10 bin çocuğumuzun maalesef hayatlarını kaybettiğini görüyoruz. Sadece ailenizde çocuğunuz bağımlı değil, çocuğunuzun oluşturmuş olduğu iklimde ailenin tamamı sorunlu. Hiçbir ailenin huzuru yok. Hiçbir anne evladının kötülüğünü istemez. Eğer bugün annelerin yüzde 70’i, 80’i çocuğunu ihbar edebilecek duruma gelmişse nasıl bir iklimle karşı karşıya kaldığını siz tahmin edin. Nedeni de şu; ’Acaba çocuğum tutuklanırsa bu maddeden uzaklaşır mı?’ arayışı içinde olunca ne yazık ki cezaevine girip çıkanın da apayrı olarak çıktığını, hiçbirisinin ne ailesine ne de bağımlılıktan koptuğunu görebiliyorsunuz. Başka bir şeye dönüyorlar" dedi. "Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuk var" Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuğun olduğunu iddia eden Tekin, "Uyuşturucu bağımlısı sayısı Türkiye açısından, 86 milyonluk bir ülkede bu sayı korkutucu bir sayı. Dehşet bir sayı. Milyonlarca uyuşturucu bağımlısı çocuğumuz var. Bu çocuklarımız bugün önlenemezse, bugün rehabilite edilemezse, bugün devletin, milletin eli bunların üstünde olmazsa şuna emin olun 3 yıl sonra burada başka bir hikaye konuşacağız. Hiçbirimizin can güvenliği, mal güvenliği olmaz. Eğer bir bağımlı annesinin kafasını kesebiliyorsa, çocuğunu feda edebiliyorsa, ailede 6-7 kişi insanları katledebiliyorsa durumun ne kadar vahim olduğunu ne olursunuz siz düşünün ve ona göre bir toplumsal muhalefet oluşturalım. Bu sadece ailelerin imkanlarıyla olacak bir şey değil. Şimdi görüyoruz, hemen hemen bütün mahallelerde hangi sorunların yaşandığını hep beraber görüyoruz. Onun için bugün bir araya geldik" diye konuştu. Toplantının ardından, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında kadın hakları ve kadın emeğinin önemine vurgu yapılan bir kutlama programı düzenlendi.
Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 6 Şubat depremi, sergi ve konferansla ele alındı Fırat Üniversitesi’nde ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ grafik tasarım sergisi ve ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı düzenlendi. Elazığ Fırat Üniversitesi’nde 1-7 Mart Deprem haftası nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu çerçevede İletişim Fakültesi’nde Mersin Üniversitesi Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar tarafından ‘Zamanın Kırıldığı An 6 Şubat’ adlı grafik tasarım sergisi düzenlendi. Aynı zamanda Öğr. Gör. Dr. Gülten Acar tarafından deprem konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla ‘Afet Dönemlerinde Dezenformasyon’ konferansı verildi. Önce sergiyi gezen öğrenciler ve akademisyenler ardından konferansı dinledi. Deprem döneminde yaşanan dezenformasyonlar hakkında öğrencilere deneyimlerini ve çalışmalarını aktaran Acar, daha sonra öğrencilerden gelen soruları cevapladı. Öğr. Gör. Dr. Hacı Mehmet Acar, "Ben Fırat Üniversitesi’nin çok eski bir öğrencisiyim. Ön lisans ile başladığım üniversitede doktora yaparak tamamlamıştım. Mersin Üniversitesi’nde görev yapıyorum ama burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Sergimiz 6 Şubat depremlerini konu edinen bir grafik tasarım sergisi. Tipografiyi ön plana alan bir sergi, teknik olarak ise karışık olarak yapıldı. Serginin amacı, bilindiği üzere deprem ülkesiyiz. Depremle alakalı bir farkındalık oluşturmak, yaşadığımız acıları unutmamak ve bundan sonra benzer acıları yaşamamak adına, bu konuya dikkat çekmek istedim" dedi. Depremle yıllardır karşı karşıya olduklarını aktaran Fırat Üniversitesi Öğretim Görevlisi Recep Bağcı, "Yılların birikimi bizim neslin üzerinde geçiyor. Deprem haftası münasebetiyle düzenlenen programda emeği geçen hocalarımıza teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Afetlerde dezenformasyon konusuna olan ilgisini anlatan Mersin Üniversitesi akademisyeni Dr. Gülcan Acar, "Doktora tezimde, afet dönemlerinde habercilik gündem belirleme kuramına çalıştım. Dezenformasyon süreciyle ilgili olarak da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının düzenlediği ‘Eğiticilerin eğitim’ programlarına katıldım. Dezenformasyon konusunda çeşitli eğitimler aldım. Deprem konusu da dezenformasyonun çok yaygın olduğu bir alan olduğu için bu konuda bir farkındalık oluşturulması gerektiğini düşündüğüm için sizlerle bir araya geldim" sözlerini kullandı.