ASAYİŞ - 25 Mart 2026 Çarşamba 12:55

Malatya’da 54 yaşındaki şahıs evinde ölü bulundu

A
A
A
Malatya’da 54 yaşındaki şahıs evinde ölü bulundu

Malatya’da 54 yaşındaki bir şahıs yakını ile birlikte yaşadığı evde ölü bulundu.


Olay, sabah saatlerinde Yeşilyurt ilçesi Şeyh Bayram Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Hasanbey Caddesi üzerindeki bir apartmanda yakını O.M. ile birlikte yaşayan ve epilepsi hastası olduğu belirtilen Hasan Ali İnce (54), yatağında hareketsiz halde bulundu. Durumu fark eden yakını polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sağlık ekiplerince yapılan kontrolde şahsın hayatını kaybettiği belirlendi. Ölümün doğal nedenlerle gerçekleştiği değerlendirilirken Hasan Ali İnce’nin cenazesi olay yerindeki incelemelerin ardından Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı.


Olayla ilgili başlatılan inceleme sürüyor.



Malatya’da 54 yaşındaki şahıs evinde ölü bulundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "2 yıl önce yüzde 65’ini kazandığımız bu coğrafyanın seçimlerinin yenilenmesine varız" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "2 yıl önce yüzde 65’ini kazandığımız bu coğrafyanın seçimlerinin yenilenmesine varız. Çünkü milletin kararına güveniyoruz" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal ile Celal Bayar Köşkü’nde bir araya geldi. Yaklaşık bir saat süren görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Özel, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. yıldönümünü kutlayarak, "Canımızın, malımızın emanet olduğu, gece gündüz çalışan, durmadan, yorulmadan çalışan, mesai kavramı olmadan çalışan ve maalesef emeklerinin karşılığını hakkaniyetle alamayan, hele hele emekli olduklarında çok büyük sıkıntılarla karşılaşan Polis Teşkilatımızın tüm üyelerini bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Hakları ödenmez. Ayrıca Polis Teşkilatı’nın şehitlerini rahmetle, gazilerini bir kez daha minnetle anmak istiyorum" ifadelerini kullandı. Görüşmede konuşulan konulara değinen Özel, "İran’daki gelişmeleri konuştuk. Bu konuda Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin hazırlamış olduğu raporu genel başkanımıza arz ettik. Türkiye’nin bu yükselen petrol fiyatlarını doğrudan pompa fiyatlarına ve diğer enerji alanlarına yansıtmasıyla yüzde 25’lik elektrik zammı, doğalgaz zammı ile birlikte yeni bir enflasyon dalgasının oluşturduğu güçlükleri ve bunun için toplumun yoksul kesimlerine katkı sağlamak gerektiğini, onların kollanması gerektiğini, bunun da en kısa yoldan bir ara zam olarak emekliler ve emekçiler için hayata geçirilmesi konusundaki çalışmalarımızı kendileriyle paylaştık" ifadelerini kullandı. "2 yıl önce yüzde 65’ini kazandığımız bu coğrafyanın seçimlerinin yenilenmesine varız" Ara seçim konusunda DP Genel Başkanı Uysal ile fikir alışverişinde bulunduklarını aktaran Özel, "Ara seçim gündemi, bir süredir Türkiye’nin gündeminde. En başta erken seçim talep ediyoruz. Bunu tüm muhalefet liderleri ayrı ayrı bugüne kadar dile getirdiler, dile getirmeye devam ediliyorlar. Erdoğan’a seslendik; ‘Gelin, buraya sandığı koyalım ve millet sizin ithamlarınıza ve sizin iftiralarınıza inanıyorsa size versin görevi. Ama biz iddia ediyoruz ki çok daha yüksek bir oranda seçtiğinin arkasında duracak’ dedik. Bu konuda herhangi bir cevap duymadık. ‘Erken seçim yapacaksanız, erken yerel seçim de yapalım, iki seçimi birleştirelim. Biz ona dahi varız. 2 yıl önce yüzde 65’ini kazandığımız bu coğrafyanın seçimlerinin yenilenmesine varız. Çünkü milletin kararına güveniyoruz’ dedik. Bunda da bir şey duymadık" açıklamasında bulundu. "Ara seçim Meclis’in görevidir, anayasal zorunluluktur" Ara seçim konusunda Meclise önemli görevler düştüğünü dile getiren Özel, "Ara seçim Meclis’in görevidir, anayasal zorunluluktur. Bu konuda Meclis Başkanı’na da, Meclis’te milletvekili olan tüm siyasi partilere de önemli görevler düşmektedir. Bu konudaki mesele artık toplumsal bir mutabakata, işin gerekliliği toplumsal bir kabule dönüşmüştür. Bir kez daha sizi anayasayı çiğnememeye ve gelip mertçe rekabet etmeye davet ediyoruz" dedi. Açıklamalarının ardından soruları yanıtlayan Özel, Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yapılan operasyonla ilgili soru üzerine şunları söyledi: "Mersin Yenişehir Belediye Başkanımızla konuştuk. Yenişehir Belediyesi’nde birtakım ihbarlar, duyumlar üzerine bazı aramaların yapıldığını, kendilerinin de konu hakkında tam olarak bilgi sahibi olmadıklarını, belediye başkanıyla ya da siyasilerle ilgili şu an itibarıyla herhangi bir gözaltı veya soru, soruşturma ve odalarında arama gibi bir durumun olmadığını bana ifade etti. Dikkatle takip ediyoruz." DP Genel Başkanı Gültekin Uysal ise, "Hem bölgede gelişen hadiseler ama daha da özelde milyonlarca insanımızın muhatap olduğu yoksulluktan Türk demokrasisinin karşı karşıya kaldığı risklere pek çok meseleyi karşılıklı değerlendirme imkanı bulduk" dedi. "Muhalefetin elindeki tek enstrüman sandık, seçimdir" Ara seçime ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uysal, "Muhalefetin elindeki tek enstrüman sandık, seçimdir. İster ara seçim, ister erken genel seçim, Türkiye’nin çok can alıcı meseleleri varken, yeniden bir hücre yenilemesine ihtiyaç duyarken demokrasimizde bu seçimlerin bir nefes aldıracağına inanıyoruz" şeklinde konuştu.
Eskişehir Yıkılmaya çalışılan bina sebebi ile zarar görenler artıyor Eskişehir’de kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı süren binanın yanındaki apartmanda bulunan bir evin mutfak duvarı yıkılıp başka bir odanın camları kırılırken, evde kiracı olarak oturan sahibi Dilara Nur Tuna, büyük korku yaşadıklarını anlattı. Duvarın yıkıldığı esnada içeride bulunan Dilara Nur Tuna ve ablası, deprem olduğunu düşünerek korkup aşağıya indiklerini anlattı. Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi üzerinde bulunan 8 katlı bir binanın kentsel dönüşüm kapsamındaki, çevresindeki birçok binaya zarar verdi. Yıkım esnasında dün bir dükkânın duvarı yıkılmış, esnaf duruma tepki göstermişti. Devam eden çalışmalar sırasında yıkımın gerçekleştirildiği binanın yanındaki apartmanda bulunan bir evin de mutfak duvarı, yatak odasının camları ve alt komşusunun balkon duvarı kepçe darbeleri ile yıkıldı. Duvarın yıkıldığı esnada içerde bulunan Dilara Nur Tuna ve ablası, deprem olduğunu düşünerek aşağıya korkarak indi. Çalışanlara duvarı göstererek tepki gösteren abla kardeş, yıkımın başından beri evlerinin sallandığını, şimdi evsiz kaldıklarını anlattı. "Ev resmen deprem oluyormuş gibi, beşik gibi sallanıyordu" Kirada oturduğu evin duvarı yıkılan Dilara Nur Tuna, "Olay anında aslında mutfaktaydım. Sonra bir anda çok değişik sesler gelmeye başladı. Korktum ve arka odaya, ablamın yanına koştum. Ablama içeriden çok acayip sesler geldiğini söyledim, ama ablam pek ciddiye almadı. Sürekli ses geliyordu, ev sürekli sallanıyordu ve biz artık bu duruma alışmıştık. Ancak ben sesler kesilmeyince buraya geri gelmeye korktum. Bir süre sonra ortalık biraz durulur gibi olunca tekrar mutfağa girdim. Girdiğimde üst tarafın bu şekilde yıkılmış olduğunu gördüm. Tabii o an çok korktum, hemen aşağı indim çünkü evin yıkıldığını sandım. Aşağı indiğimde sesler hala devam ediyordu. Muhtemelen yukarıda bir şeyler olmaya devam ediyordu. Biz aşağıdan seslendik, bağırdık, sonunda bizi duydular. Daha sonra görevlilerle birlikte hep beraber yukarı çıktık. Mutfak tam olarak bu haldeydi. Aslında biz evden çıkarken mutfak bu kadar kötü durumda değildi, olay devam ettiği için sonradan bu hale gelmiş. Sarsıntıdan dolayı muhtemelen yıkılmış. Ev resmen deprem oluyormuş gibi, beşik gibi sallanıyordu. Zaten sürekli bir sallantı vardı, ama bu seferki seslerle birleşince çok daha korkutucu oldu. Bu durum ayın 6’sından beri, yani başladığından beri bu şekilde devam ediyor. Yetkililerle görüştüğümüzde, onlar da böyle bir şeyin başlarına geleceğini bilmediklerini ve durumun kendileri için de şok edici olduğunu söylediler. Masrafları karşılayacaklarını belirttiler. Şu an için bekleyişimiz sürüyor" dedi. "Ayın 6’sından beri süren bu korku dolu bekleyişin bir an önce son bulmasını istiyoruz" Konuyla alakalı Dilara’nın anneannesi Şenel Ünder ise, "Bizi evimizden çıkardılar, dışarıda beklettiler, ama hiçbir bilgi vermediler. Sürekli bir belirsizlik içindeydik. ’Şimdi gireceksiniz, birazdan gireceksiniz’ diyerek bizi oyaladılar. Ancak her geçen dakika sarsıntılar daha da şiddetlendi ve korkumuz arttı. Kimse gelip net bir açıklama yapmadı, ne olacağını söylemedi. Kızım içeride o sesleri duyup korkuyla yanımıza geldiğinde durumu anladık. Mutfak tavanı resmen yarılmıştı. O an binanın çökeceğini düşündük. Kendimizi dışarı attık ama yetkililerin tavrı bizi daha çok üzdü. Biz burada can güvenliğimizden endişe ederken, bize sadece ’bekleyin’ denildi. Yetkililerle konuştuğumuzda ise olayın boyutunu tam olarak kavrayamadıklarını hissettik. ’Hallederiz, bakarız’ tarzı yaklaşımlar bizi tatmin etmiyor. Burada sadece bir ev hasar görmedi, bizim huzurumuz ve güvenliğimiz de yok oldu. Ayın 6’sından beri süren bu korku dolu bekleyişin bir an önce son bulmasını ve evimizin, hayatımızın eski haline dönmesini istiyoruz. Masrafları karşılayacaklarını söylüyorlar, ama bu psikolojik yıkımı nasıl karşılayacaklar, onu bilmiyoruz" diye duruma tepki gösterdi.
Manisa Parkinson’da erken tanı hayat değiştiriyor Manisa Şehir Hastanesi’nde, Dünya Parkinson Hastalığı Günü kapsamında vatandaşları bilinçlendirmek amacıyla bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, Parkinson hastalığının belirtileri ve erken tanının önemi hakkında önemli bilgiler paylaştı. Manisa Şehir Hastanesi’nde Dünya Parkinson Hastalığı Günü dolayısıyla düzenlenen bilgilendirme etkinliğinde, Nöroloji Hekimi Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz vatandaşlara Parkinson hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Parkinson hastalığının, beyinde dopamin üreten hücrelerin zamanla azalmasıyla ortaya çıkan ilerleyici bir nörolojik hastalık olduğunu belirten Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, hastalığın en sık görülen belirtilerinin titreme, hareketlerde yavaşlama, kaslarda sertlik ve denge problemleri olduğunu ifade etti. Hastalığın yalnızca bu belirtilerle sınırlı olmadığını vurgulayan Göz, "Uyku sorunları, depresyon ve koku kaybı gibi farklı belirtiler de Parkinson hastalığında görülebilmektedir." dedi. Parkinson hastalığının kesin bir tedavisi bulunmadığını ancak doğru tedavi ve destekleyici yaklaşımlarla hastalığın etkilerinin kontrol altına alınabildiğini belirten Göz, ilaç tedavileri, düzenli egzersiz ve yaşam tarzı düzenlemelerinin hastaların yaşam kalitesini artırdığını kaydetti. Erken tanı ve düzenli takibin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, "Erken tanı, düzenli takip ve güçlü bir sosyal destek, Parkinson ile yaşayan bireylerin hayatında büyük fark oluşturur. Bugün, onların yanında olduğumuzu hissettirelim." ifadelerini kullandı.