ASAYİŞ - 10 Nisan 2026 Cuma 21:29

Malatya’da kamyonet ile otomobil çarpıştı: 2 yaralı

A
A
A
Malatya’da kamyonet ile otomobil çarpıştı: 2 yaralı

Malatya’da iki aracın karıştığı trafik kazasında 2 kişi yaralandı.


Kaza, saat 16.00 sıralarında Yeşilyurt ilçesi Seyran Mahallesi Semazen Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede seyir halinde olan M.N.E. idaresindeki 20 ADG 462 plakalı kamyonet ile A.B. yönetimindeki 44 AGC 373 plakalı otomobil çarpıştı. Kazada, Z.B. ile M.D. yaralandı.


Yaralılar, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılırken kazayla ilgili inceleme başlatıldı.



Malatya’da kamyonet ile otomobil çarpıştı: 2 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri AKİB Genel Başkanı Hızar: "Devletimize yürekten bağlıyız" Avrupa Kayserili İşverenler Birliği (AKİB) Kurucu Genel Başkanı Ali Hızar, Avrupa’da yaşayan Türk toplumuna yönelik yaptığı açıklamada Türkiye’ye yürekten bağlı bir kuruluş olduklarını söyledi. Avrupa’da yaşayan Türklerin yıllardır bulundukları ülkelerde büyük bir özveriyle çalıştığını belirten AKİB Genel Başkanı Ali Hızar, bu sürecin sadece ekonomik bir katkı değil, aynı zamanda Türkiye’nin yurt dışındaki gücünü temsil eden önemli bir unsur olduğunu ifade etti. Hızar açıklamasında, "Bizler Avrupa’da yaşayan Türkler olarak sadece birey değil, aynı zamanda ülkemizin gönüllü temsilcileriyiz. Devletimize yürekten bağlıyız. Bayrağımızı, kültürümüzü ve değerlerimizi Avrupa’nın her köşesinde gururla temsil ediyoruz. Nerede olursak olalım, kalbimiz her zaman anavatanımız Türkiye ile atmaktadır. Bizim duruşumuz nettir; devletimizin yanındayız, milletimizin yanındayız" dedi. AKİB’in kuruluşundan bu yana Avrupa’daki Türk toplumunun haklarını savunan, birlik ve beraberliğini güçlendiren bir misyon üstlendiğini vurgulayan Hızar, özellikle iş dünyasında elde edilen başarıların Türkiye’nin gücünü uluslararası alanda daha görünür hale getirdiğini belirtti. Avrupa’daki Türk toplumunun artık sadece işçi kimliğiyle değil; işveren, yatırımcı, akademisyen ve siyasetçi kimliğiyle de güçlü bir noktaya ulaştığını ifade eden Hızar, bu gelişimin gurur verici olduğunu dile getirdi. AKİB Genel Başkanı Ali Hızar, " birinci nesil büyük zorluklarla ayakta durdu, ikinci nesil ‘biz de varız’ dedi, bugün ise yeni nesiller işveren, yönetici ve karar verici konumlara geldi. Bu başarı hepimizin ortak gururudur. Bizim gücümüz birlikten gelir. Ayrışmadan değil, birleşmeden güçleniriz. AKİB olarak bizler bu birliğin çatısı olmaya, Avrupa’daki Türklerin sesi olmaya devam edeceğiz" dedi.
İstanbul Sami Uğurlu: "Ligde kalacağımıza inanıyorum" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, düşme hattında puanların birbirine çok yakın olduğunu ve kalan maçlarda iç saha avantajını da kullanarak ligde kalacaklarını inandığını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Antalyaspor, deplasmanda karşılaştığı Beşiktaş’a 4-2 mağlup oldu. Mücadelenin ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, "Orkun Kökçü büyük oynadı, çok iyi oynadı. Aldığı her topu etkili oldu, savunma arkasına yaptığı koşularda. Beşiktaş’ın savunma zaaflarını kullanmak istedik. 2 gol bulduk. Bu deplasmanda 2 gol buluyorsan puan alman gerekiyor. Beşiktaş baştan sona galibiyeti hak ediyordu. Üretken oyuncuları çok fazla olan bir takım. Çok fazla hata yaptığınızda rakip de buradan faydalandı. Çok zor bir deplasmandı. Puan almaya geldik ama bazen böyle maçlarda kaliten yetmiyor. 5 maçımız var. Düşme hattında puanlar birbirine yakın. Bu maçların 3’ünü kendi sahamızda oynamamız bir avantaj, izleyenler için güzel bir maç oldu" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin en büyük kulüplerinden biri Beşiktaş" İki takım arasında oyuncu kalitesi farkı olduğuna değinen Uğurlu, "Türkiye’nin en büyük kulüplerinden biri Beşiktaş. Taraftar desteği inanılmaz. Orkun gibi ekstra oyuncuları var. Devre arasındaki transferi de bu ligin kaliteli oyunculardan bazıları" şeklinde konuştu. "Ligde kalacağımıza inanıyorum" 47 yaşındaki teknik adam, "Ligde kalacağınızı düşünüyor musunuz?" sorusuna da şu cevabı verdi: "Ligde kalacağımıza inanıyorum. Geldiğimizde devre arası transfer de yapılmadı. İki santrfor ayrıldı. Genelde iyi işler yaptığımızı, mücadele gücü yüksek bir takım olduğumuzu düşünüyorum. Sadece az hatayla oynamak lazım."
İstanbul Junior Olaitan: "Son maça kadar mücadele etmeye devam edeceğiz" Beşiktaş’ın Beninli oyuncusu Junior Olaitan, Antalyaspor galibiyeti sonrası yaptığı açıklamada, "Son maça kadar mücadele etmeye devam edeceğiz" dedi. Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Beşiktaş, sahasında karşılaştığı Antalyaspor’u 4-2 mağlup etti. Müsabakanın ardından siyah-beyazlıların 23 yaşındaki orta saha oyuncusu Junior Olaitan, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Derbi müsabakasının ardından ligde yeniden galibiyet aldıkları için mutlu olduklarını dile getiren Olaitan, "Bugün güzel bir performans gösterdik. Derbi maçı kaybetmek çok üzücü ve acı verici. Derbileri kaybetmek her zaman üzücüdür. Türk futbol tarihinde derbilerin önemini de biliyoruz. Ama o maçı geride bıraktık. Ligin sonuna kadar oynayacağımız bütün maçlara odaklanacağız. Uğruna oynamamız ve savaşmamız gereken bir şeyler var. Biz de son maça kadar mücadele etmeye devam edeceğiz" diye konuştu. Sezonun geri kalanında oynayacakları maçlara odaklandıklarını belirten Beninli orta saha, "Hedefimiz tabii ki de Türkiye Kupası. Ama ligde kalan maçları da oluruna bırakmayacağız. Ligde en azından ikinci olabilmek için kalan tüm maçlarda elimizden gelen en iyi performansı vereceğiz" ifadelerini kullandı. "Orta saha pozisyonuna geri dönmek güzel" Teknik Direktör Sergen Yalçın’ın vereceği her göreve hazır olduğunu söyleyen Junior Olaian, "Her zaman söylediğim gibi; Beşiktaş çok iyi ve büyük bir kulüp. Bu kulüpte her pozisyonda oynamaya hazır olmanız gerekiyor. Ben de her pozisyona uyum sağlamaya çalışıyorum. Orta sahada oynamayı seviyorum ama hocamız benden kanatta oynamamı isterse de oynarım. Orta saha pozisyonuna geri dönmek güzel fakat galip gelmek daha güzel" şeklinde konuştu.
Ankara Netanyahu’ya karşı soykırım iddianamesi tamamlandı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Gazze’ye insani yardım götüren Sumud Filosu’na yönelik silahlı baskına ilişkin hazırladığı iddianame tamamlandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde başlatılan soruşturma, İsrail’in en üst düzey isimlerini hedef alan tarihi bir yargı sürecine evrildi. Netanyahu’dan Genelkurmay Başkanı’na kadar 35 şüpheli hakkında; insanlığa karşı suç, soykırım, eziyet, yağma ve alıkoyma dahil çok ağır suçlamalar yöneltildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nun yürüttüğü dosya, uluslararası sularda sivil yardım gemilerine yönelik silahlı müdahale iddiaları üzerine başlatılmıştı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Başsavcı olduğu dönemde düğmesine basılan soruşturma, bugün iddianamenin kabul edilmesiyle birlikte resmen yargılama aşamasına taşındı. Bu kritik eşik, Türkiye’nin İsrail’in Sumud filosuna karşı müdahalesine yalnızca diplomatik tepki vermekle kalmadığını, doğrudan yargı mekanizmasını işleterek uluslararası hukuk zemininde hesap sorma iradesini ortaya koyduğunu net şekilde gösterdi. İddianamede yer alan isimler, dosyanın çarpıcılığını daha da artırdı. Başbakan Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Israel Katz, eski Savunma Bakanı Yoav Gallant, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir başta olmak üzere 35 şüpheli hakkında kamu davası açıldı. Savcılık, bu isimlerin münferit hareket etmediğini, "planlı, organize ve müşterek fail" olarak operasyonu yönettiklerini tespit etti. Bu tespit, olayın sahadaki bir müdahale değil, devlet aklıyla yürütülen bir operasyon olduğu iddiasını güçlendirdi. Dosyaya göre Sumud Filosu, Gazze’deki sivillere yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulmuş uluslararası bir sivil girişimdi. Ancak bu filo, Doğu Akdeniz’de uluslararası sularda seyir halindeyken İsrail güvenlik unsurlarının hedefi oldu. Gemiler zorla durduruldu, silahlı personel tarafından kontrol altına alındı, siviller cebir kullanılarak alıkonuldu. Bazı mağdurların zorla İsrail’e götürüldüğü, belirli süre özgürlüklerinden yoksun bırakıldıkları ve ardından sınır dışı edilerek Türkiye’ye gönderildikleri iddianamede ayrıntılı şekilde yer aldı. Bu tablo, müdahalenin bir "güvenlik uygulaması" değil, açık bir güç kullanımı operasyonu olduğunu ortaya koydu. Mağdurların ifadeleri ve adli raporlar dosyanın en sarsıcı bölümlerini oluşturdu. Silahlı müdahalenin ardından sivillerin fiziksel şiddete maruz kaldığı, aşağılayıcı muamele gördüğü ve uzun süreli baskı altında tutulduğu iddiaları detaylarıyla kayda geçti. Savcılık, bu eylemlerin anlık değil, "sistematik ve süreklilik arz eden" bir süreç olduğunu belirterek eziyet suçunun oluştuğu kanaatine vardı. Yaralanan mağdurların bulunduğu, bazı vakalarda kemik kırığı gibi ağır sonuçların ortaya çıktığı da dosyada yer aldı. İddianamede yalnızca kişilere yönelik fiiller değil, mallara yönelik eylemler de detaylı şekilde incelendi. Gemilerde bulunan insani yardım malzemeleri ile kişisel eşyaların cebir ve silah kullanılarak alındığı, bu eşyaların iade edilmediği tespit edildi. Savcılık bu nedenle eylemleri "nitelikli yağma" kapsamında değerlendirdi. Ayrıca gemi ekipmanlarına verilen zarar nedeniyle mala zarar verme suçlaması da dosyada yer aldı. Böylece müdahalenin yalnızca askeri değil, aynı zamanda ekonomik ve insani boyutlarıyla da ağır bir suç zinciri oluşturduğu netleşti. İddianamenin en çarpıcı kısmı ise Gazze’deki genel tablo ile Sumud Filosu müdahalesi arasındaki bağ oldu. Savcılık, Gazze’de sivillere yönelik sistematik saldırılar, açlık ve susuzluğa mahkûm etme, sağlık hizmetlerine erişimi engelleme ve zorla yerinden etme gibi uygulamaları geniş şekilde değerlendirdi. Ardından yardım filosuna yönelik saldırının bu büyük tablonun bir parçası olduğu vurgulandı. Bu nedenle şüphelilerin eylemleri yalnızca bireysel suçlar kapsamında değil, TCK 77 kapsamında insanlığa karşı suç ve TCK 76 kapsamında soykırım suçu ile bağlantılı olarak ele alındı. Bu tespit, dosyayı uluslararası hukuk açısından en üst seviyeye taşıdı. İddianamede, failin kim olduğuna ya da olayın nerede gerçekleştiğine bakılmaksızın, temel hak ve özgürlükleri ihlal eden fiillerin soruşturulmasının zorunlu olduğu vurgulandı. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının maruz kaldığı ihlaller karşısında devletin etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü bulunduğu açıkça ifade edildi. Bu yaklaşım, Türkiye’nin Sumud filosu konusunda, doğrudan harekete geçen ve hesap soran bir hukuk iradesi ortaya koyduğunu gösterdi. Savcılık, şüphelilerin yurt dışında bulunmaları nedeniyle yargılamanın kaçakların yargılanması usulüne göre yapılmasını talep etti. Buna göre Netanyahu ve diğer isimler Türkiye’de bulunmasa bile süreç işleyecek, dava tüm ağırlığıyla devam edecek.
Kocaeli Sahte kripto ağına darbe: 24 şüpheli yakalandı, 19 tutuklama Kocaeli merkezli 9 ilde düzenlenen operasyonda, kripto yatırım vaadiyle indirtilen sahte uygulama üzerinden dolandırıcılık yapan şebekeye darbe vuruldu. Kocaeli’de 2 kişinin 7 milyon 115 bin lira dolandırıldığı tespit edilirken, birçok ilde gerçekleştirilen baskınlarda gözaltına alınan 24 şüpheliden 19’u tutuklandı. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, kripto yatırım vaadiyle vatandaşları dolandıran şebeke deşifre edildi. Yapılan incelemelerde, yabancı şahıslar adına çıkarılmış telefon hatları üzerinden vatandaşlarla iletişime geçen şüphelilerin kendilerini kripto yatırım firmalarının yöneticileri olarak tanıttıkları belirlendi. Şüphelilerin, mağdurlara "MATRİX-5" isimli sahte şirkete ait uygulamayı indirttikleri tespit edildi. Uygulama üzerinden yatırım yapılacağı vaadiyle para göndermeye ikna edilen kişilerin gönderdiği paraların, şüphelilerin kurdukları kripto hesaplarına aktarıldığı belirlendi. Bu paraların daha sonra paravan altın şirketlerine ait IBAN hesaplarına gönderildiği, banka hesaplarından çekildiği ya da kuyumculardan fiziki altın alınarak sisteme sokulduğu ortaya çıkarıldı. Soruşturma kapsamında, Kocaeli’de 2 kişinin bu yöntemle dolandırıldığı ve şüphelilere ait hesaplara toplam 7 milyon 115 bin 46 lira gönderildiği tespit edildi. 9 ilde eş zamanlı operasyon Şüphelilerin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesi amacıyla 7 Nisan’da 9 ilde 23 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Dijital materyallerden elde edilen yeni deliller doğrultusunda Şanlıurfa’da bir kişinin daha yakalanmasıyla gözaltı sayısı 24’e yükseldi. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile suç unsuru ele geçirildi. 19 şüpheli tutuklandı Emniyetteki işlemleri tamamlanan 24 şüpheli, bugün adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 5’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 19 şüpheli tutuklandı.