ÇEVRE - 12 Mayıs 2026 Salı 10:38

Malatya’da küçükbaş hayvanlar meralarla buluştu

A
A
A
Malatya’da küçükbaş hayvanlar meralarla buluştu

Malatya’nın Hekimhan ilçesinde ısınan havalarla birlikte hayvan yetiştiricileri küçükbaş hayvanlarını meralara çıkarmaya başladı.


Malatya’da son 25 yılın en yoğun yağışlarının ardından kış mevsimini ağıllarda geçiren küçükbaş hayvanlar, hava sıcaklıklarının artmasıyla yeniden meralara çıkarıldı. Hekimhan ilçesinde yetiştiricilik yapan Emrah Yaşar, yaklaşık üç hafta önce kuzu salımlarına başladıklarını belirterek, "Havaların ısınmasıyla birlikte yaklaşık 400 küçükbaş hayvanımızı meraya çıkardık. Hayvanlarımız artık daha doğal beslenmeye başladı" dedi.


Bölgede mera verimliliğini artırmak amacıyla tuz çalısı ekimi yapıldığını ve çoban evlerinin bulunduğunu da ifade eden Yaşar, desteklerinden dolayı ilçe belediye başkanı ve mahalle muhtarına teşekkür etti.



Malatya’da küçükbaş hayvanlar meralarla buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Babasını 8 kurşunla öldüren şahıs: "Çok pişmanım, kimse babasını öldürmek istemez, Allah bu acıyı kimseye yaşatmasın" Samsun’un İlkadım ilçesinde tartıştığı babasını tabancayla 8 yerinden vurarak öldürdükten sonra jandarmaya teslim olan şahıs, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Baba katili adliye çıkışında, "Çok pişmanım. Kimse babasını öldürmek istemez. Allah bu acıyı kimseye yaşatmasın" dedi. Olay, İlkadım ilçesi Kadamut Mahallesi’nde dün akşam meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Samsun Büyükşehir Belediyesi hayvan barınağında çalışan Doğan Can Y. (35), evde babası İbrahim Y.’ye (59) tabancayla ateş açtı. Atakum Belediyesinden emekli olduğu öğrenilen ve vücuduna 8 kurşun isabet eden İbrahim Y., olay yerinde hayatını kaybetti. Babasını vurduktan sonra İlkadım İlçe Jandarma Komutanlığı’na giderek teslim olan Doğan Can Y.’nin ihbarı üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Eve giden sağlık ekipleri, İbrahim Y.’nin hayatını kaybettiğini belirledi. İbrahim Y.’nin cansız bedeni, jandarma ekiplerinin olay yerindeki incelemesinin ardından otopsi için Samsun Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı’na gönderildi. Bekar ve ailenin tek çocuğu olduğu öğrenilen Doğan Can Y. ifadesinde, "Babam çok alkol kullanıyordu. 35 yaşında olmama rağmen her işime karışıyordu. Sürekli benimle tartışıyordu. Davranışlarından dolayı psikolojim bozuldu. Olay günü işe gitmeyip rapor aldım. Dolaşıp kafamı dağıtmak istedim. Akşam evin önünde arabanın tamponuyla ilgili tartışma çıktı. Eve çağırdı, ’menemen yapalım’ dedi. O sırada yatalak annemin ihtiyaçlarına yardımcı oluyordum. Bana yine küfürlü sözler söyledi, bağırıp çağırdı ve menemen kabını fırlattı. Daha sonra ’ikinizi de öldüreceğim’ diyerek mutfağa gitti. Bizi bıçakla öldüreceğini düşündüm. Yatağın altındaki taşıma ruhsatlı silahımı alıp belime koydum. Babam elinde bıçakla üzerime saldırınca korkup ateş ettim. Kaç el ateş ettiğimi bilmiyorum" dediği öğrenildi. Jandarmadaki sorgusu tamamlanan katil zanlısı, bugün Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. Çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanan Doğan Can Y. cezaevine götürülürken adliye çıkışında, "Çok pişmanım. Kimse babasını öldürmek istemez. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın" demesi dikkat çekti.
Ankara DEM Parti grup toplantısı DEM Parti Eş Genel Başkanı Tulay Hatımoğulları Oruç, Zaman kaybetmeksizin yasal düzenlemeler gündeme alınmalı. Kurtulmuş’a önerimiz lütfen butün programlarınızı bir süreliğine bir kenara bırakın. Meclis’in başında durun" dedi. Oruç, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Oruç, Soma’da maden faciasının 12ç. Yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, "Acımasızca o işçilerin denetimsiz bir şekilde çalışmalarına göz yummaktır. Şirketlerin ruhsatları tam mı, değil mi bakmadan, şartlar tam mı, değil mi bakmadan o ruhsatları gelişi guzel imzalamaktır. Bunun sorumlusu ve gerçek sorumlular ne yazık ki korunuyor. Soma maden katliamında doğru düzgün hiç kimse yargılanmadı ve buna karşın işçinin haklarını savunan sevgili avukat Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay neredeler? Hapishanede. Neden? Bu işçilerin haklarını savundukları için onlar hapishanede ama esas suçlular, esas yargılanması gerekenler terfi üstüne terfi alıyorlar" şeklinde konuştu. Oruç, kadın cinayetlerine işaret ederek, "Erkekler tarafından bu yılın ilk dört ayında 99 kadın katledildi. Neredeyse her gün en az bir kadın katlediliyor. Peki bu iktidar ne yapıyor? Bu iktidar bu katliamı, katliamları durdurmak için hangi somut adımı atıyor? Şiddet failleri için caydırıcı bir yasa mı çıkardı ya da mevcut olan yasaları etkin bir şekilde mi kullandı? Hayır. Hepsine hayır ama aile ve nüfus 10 yılı ilan etti. Geçen yıl da aile yılı ilan etmişlerdi. Sonucu ne oldu? Aile yılı ilan ettiklerinde 99 kadın katledildi. Alınan tek bir acil tedbir de yok. Bakanlığın adı, kadının adı bakanlıktan silindi. Onun yerine aile getirildi. Kadının onlardaki algısı ne biliyor musunuz? Doğuran bir makine, bir robot. Kadın insan ve eşit yurttaş değil onların algılarına göre ve kadının adı yok diyenler, kadının adını silenler, kadını öldüren zihniyetle aynıdır. Kadınlar şaşalı kampanyalar istemiyor. Yaşam güvencesi istiyor. Slogan değil, bütçe istiyor. Söz değil, koruma istiyor" ifadelerini kuıllandı. Terörsüz Türkiye sürecine atıf yapan Oruç, "İvmenin artması için bizler DEM Parti olarak yoğun bir çaba içindeyiz ve somut önerilerimizi ortaya koyuyoruz. Geçen hafta sürecin ilerletirilmesi için bazı mekanizmaların kurulması ile ilgili çeşitli açıklamalar yaptık. İsim tartışılabilir, içerik tartışılabilir ama bir gerçek var ki o tartışılamaz, siyaset kurumu taraflar, aktörler ve sivil toplum arasında köprü kuracak, mekik dokuyacak bir mekanizma ihtiyaçtır ve bu hızla oluşturulmalıdır" dedi. Oruç şöyle konuştu: "Süreç barışın ihtiyacına göre şekillenmek durumunda. Barış adına adım atılmayan her gün, bu ülkeden çalınıyor. Bu ülkenin ekonomisinden, barış umudundan, özgürlük ve demokrasi umudundan çalınıyor. Allah muhafaza bizler bu tarihi fırsatı kaçıracak olursak, bu tarihi eşiği başarıyla atlayamazsak, bunun hesabını kim, nasıl verecek? Bunu hiç düşünüyor musunuz? Bayram sonrası dendi. Bir dönem döndü, ikinci bayram geldi Kurban Bayramı. Zaman kaybetmeksizin yasal düzenlemeler gündeme alınmalı. Kurtulmuş’a önerimiz lütfen butün programlarınızı bir süreliğine bir kenara bırakın. Meclis’in başında durun. Yasallaşması için itici güç olun. Meclis’te istişare edelim hep birlikte, olmazları sonraya bırakalım, olurları öne alalım ve buradan ilerleyelim. Bu tıkanıklığı aşalım. Yaz mevsimine barışın güçlü umuduyla girelim hep beraber."