ÇEVRE - 08 Kasım 2025 Cumartesi 09:59

Malatya’da meteorolojik, hidrolojik ve tarımsal kuraklık etkisi görülüyor

A
A
A
Malatya’da meteorolojik, hidrolojik ve tarımsal kuraklık etkisi görülüyor

İklim Değişikliği ve Kuraklığın Malatya Tarımına Etkisi panelinde meteorolojik veriler ışığında kentin, tarımsal kuraklığı ve iklim değişikliğinin kayısıya olan etkileri masaya yatırıldı.


Malatya Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi Konferans Salonu’nda yapılan panelde alanında uzman isimler iklim değişikliğinin Malatya’daki tarımsal üretim ve ekosistem üzerindeki etkilerini tüm yönleriyle ele aldı.


Panelin açılış konuşmasını yapan Kent Konseyi Genel Sekreteri Dr. Hasan Batar, tüketim toplumuna evrilen bir çağın içinde olduğumuzu vurgulayarak yeni dünya düzeninde teknoloji ve insan bileşkesini doğru şekilde kullanılması gerektiğini söyledi.


Malatya’nın meteorolojik verilerini değerlendiren Dr. Şerif Yılmaz ise 27 noktada gözlem yaptıklarını belirterek, "Türkiye’de sıcaklıkta belirgin bir artış var. 30 yıllık periyot ortalaması 19.9 iken 2024 yılında 15.6 olarak ölçüldü. Malatya’da sıcaklık artışı eğrisi yükselişte. 27 noktada gözlem ağımız var" dedi.


Malatya’da tarımsal kuraklık üzerine konuşan Ziraat Odası Başkanı Fevzi Çiçek de tarımsal kuraklığın doğrudan su ile ilgili olduğunu söyledi. Çiçek, "Kuraklık söz konusu olduğunda sudan bahsetmeme mümkün değil. Genel olarak baktığımızda dünya genelinde yaklaşık 1 milyar 400 kilometre küp su var. Bunun yüzde 97’si denizlerde tuzlu su olarak bulunuyor. Sadece yüzde 2,5 tatlı su var. İklim değişikliğinin en büyük etkilerinden biri su kısıtlılığıdır. Malatya’da su kaynaklarımız belki bize yetecek durumda ama yeterli alt yapının ve su kullanımında belli bir disiplin olmaması su kısıtlılığına neden oluyor. Maalesef su kullanım kültürü yok. Dolaysıyla şu an birçok bölgede su kısıtlılığı sorunu var. Diğer bir konu kuraklık. Şu anda Malatya’da soyo-ekonomik kuraklık söz konusu. Birincisi su kaynaklarımızda azalma var, bu hidrolojik kuraklığa giriyor. İkincisi yağışlarda azalma var, bu da meteorolojik kuraklığa giriyor. Üçüncüsü tarımsal kuraklık ki bunda da ilkbahar ve yaz döneminde suyu bulamamamız var. Bunların üçü bir araya geldiğinde ortaya sosyo-ekonomik kuraklık çıkıyor" şeklinde konuştu.


İklim değişikliğinin Malatya kayısısına etkisini anlatan Malatya Turgut Özal Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bayram Murat Asma ise birçok bilimsel çalışmanın yürütüldüğünü söyledi. İklim değişikliğinin günümüzün en güncel konularının başında olduğunu belirten Prof. Dr. Asma, kısaca iklim değişikliğinin geçmişini şöyle özetledi:


"2025 yılının anormal sıcaklıklarla geçen bir yıl oldu. İlk iklim değişikliği günümüzden 9.2 milyar yıl önce buzul çağımda yaşanmış. 150 milyon yıl geçmiş. Arkasında gelen diğer buzullaşmalarla beraber dünya kar topunu dönmüş. Dünyada iklim belli aralıklara hep değişmiş. Sanayi Devrimi’nden bu yana dünyanın ortalama sıcaklığı 1, 5 santigrat artmış. Bütün amaç 2050 yılına kadar 2 santigratlık dünya ortalama sıcaklığını aşmamak. Antartika buzulları çok önemli. Dünyanın ısınmasını engelliyorlar. Bu buzullar erirse dünyanın kliması bozulur. Artık dünyayı soğutan klima bozulma sinyalleri gösteriyor. Denizlerin, okyanusların sıcaklıkları artıyor. Aldığımız nefesin büyük kısmı, yüzde 65’i okyanuslarda üretiliyor"


Kayısı artık daha erken çiçek açıyor


İklim değişikliğinin Malatya kayısısına etkisini anlatarak devam eden Prof. Dr. Asma, "İklim değişikliğinin kayısıya yansımasının birinci göstergesi son 15 yılda kayısı ağaçları 7 gün daha erken çiçek açmaya başladı. Diğer bir etki don olarak karşımıza çıktı. Bu da ciddi rekolte kaybına neden oldu. Bu bize iklim çılgınlığı, yani iklim tokadını gösterdi. Bu dünyanın bir dönemde anormal yağış akabinde anormal kuraklık ve yangınları gösteriyor" diye konuştu.



Malatya’da meteorolojik, hidrolojik ve tarımsal kuraklık etkisi görülüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Çaycuma’da gece saatlerinde film gibi kovalamaca kamerada: 366 bin TL ceza kesildi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde gece saatlerinde yaşanan ve mahalle mahalle süren kovalamacanın sonunda sürücü yakayı ele verdi. Olay, gece saatlerinde Çaycuma ilçe merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre C.A. (16) idaresindeki 74 ABZ 705 plakalı otomobil, ilçe merkezinde sergilediği şüpheli hareketler nedeniyle polis ekiplerinin dikkatini çekti. Ekipler aracı durdurmak için "Dur" ihtarında bulundu. Ancak sürücü bu uyarıya uymayarak hızla kaçmaya başladı. Kaçan sürücü önce ilçe merkezinde, ardından İstasyon Mahallesi, Velioğlu Mahallesi ve Perşembe beldesine bağlı Keçecioğlu Mahallesi güzergahında polis ekiplerini peşine takarak uzun süre kovalamacaya neden oldu. Mahalle mahalle süren kovalamacada ekipler şüpheli aracı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı. Kovalamaca sırasında jandarma sorumluluk bölgesine giren araç, bir süre sonra gözden kaybolarak izini kaybettirdi. Bunun üzerine polis ve jandarma ekipleri bölgede koordineli şekilde çalışma başlattı. Yapılan araştırma ve takip sonucunda, kaçan sürücü ve otomobilinin yeri tespit edildi. Düzenlenen çalışma sonucunda C.A. isimli şüpheli yakalanarak polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Jandarma ekiplerinin de koordinasyon sağladığı operasyonun ardından şüpheli Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyette yapılan kontrollerde sürücü C.A.’nın ehliyetinin bulunmadığı ortaya çıktı. Bunun üzerine sürücü hakkında Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince işlem yapıldı. Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Amirliği ekipleri tarafından yapılan işlemler sonucunda sürücüye yaklaşık 366 bin TL para cezası kesildi. Polis ekiplerinin yaptığı işlemlerin ardından 74 ABZ 705 plakalı otomobil trafikten men edildi. Araç daha sonra çekici ile bulunduğu yerden alınarak yediemin otoparkına çekildi. Öte yandan olayda dikkat çeken bir detay da araç üzerinde bulunan yazı oldu. Şüpheli sürücünün aracının arka kısmında yer alan "Kamera şakası" yazısı görenlerin dikkatini çekti. Yapılan incelemelerde ayrıca araçta oldukça güçlü bir ses sistemi bulunduğu da tespit edildi. Çevredeki vatandaşlar, aracın yüksek sesli müzik sistemi nedeniyle sık sık çevreye rahatsızlık verdiğini ifade etti. Yakalanan sürücünün çevresinde hız tutkusu ile tanındığı ileri sürülürken, polis ekipleri olayla ilgili incelemelerini sürdürüyor.
Edirne Dedesinden kalan davulla mahalleliyi sahura uyandırıyor Edirne’de 23 yaşındaki genç, dedesinden kalan davuluyla mahalle halkını sahura uyandırıyor. Edirne’de Ramazan geceleri, asırlık bir geleneğin sesiyle hayat buluyor. Şehrin tarihi sokaklarını dolaşan davulcular, maniler eşliğinde mahalleliyi sahura kaldırıyor. Bu geleneğin genç temsilcilerinden 23 yaşındaki Umurcan Zurna, davulunu omuzlayıp sokak sokak dolaşırken sadece bir görevi yerine getirmiyor, aynı zamanda aileden devraldığı kültürel mirası yaşatıyor. Henüz 11-12 yaşlarındayken dedesi ve babasının yanında kapılara çıktığını anlatan Umurcan Zurna, davulculuğun kendi ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını söylüyor. "Dedelerimizden, babalarımızdan, amcalarımızdan bize kaldı. Küçükken onların yanında giderdik, şimdi davulu biz çalıyoruz" diyen genç davulcu, Ramazan davulculuğunu bir meslekten öte kültürel bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getirdi. "Geleneklerimizi unutmamamız lazım" Edirne’de davul ve zurna geleneğinin güçlü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Umurcan Zurna, özellikle Kırkpınar Yağlı Güreşleri gibi tarihi organizasyonlarda da bu kültürün yaşatıldığını hatırlatarak, "Mahallede zurnacı olarak bilinen Alaattin amcam ve Fahrettin amcam gibi isimler de bu geleneğin önemli temsilcileri. Torundan amcaya, amcadan yeğene böyle devam ediyor. Hep beraber bu nesli sürdürüyoruz. Bize nasıl kaldıysa biz de bizden sonraki nesillere bırakacağız. Geleneklerimizi unutmamamız lazım. Zor zamanlardan geçiyoruz ama böyle güzel değerleri yaşatmak çok kıymetli" dedi. Gelenek kuşaktan kuşağa sürüyor Tarihi camileri, çarşıları ve taş sokaklarıyla öne çıkan Edirne’de Ramazan gecelerinde yükselen davul sesi, sadece sahura bir çağrı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürün yankısı olmaya devam ediyor. Umurcan Zurna ve ailesi de her yıl aynı heyecanla davullarını omuzlayarak bu sesi yaşatmayı sürdürüyor.
Kayseri Hırsızlığın böylesi... Hırsızlık için girdiği kafede ısındı, yemek yedi Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde 6 gündür girdiği kafede yemek yiyen, ısıtıcı karşısında yatan, kasadan para alan ve televizyon izleyen şahıs dükkan sahibinin dikkati sayesinde 6. gün yakalanarak gözaltına alındı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, hırsızın rahatlığı ‘pes’ dedirtti. İlçeye bağlı Sahabiye Mahallesi Birkan Sokak üzerinde bulunan bir kafede meydana gelen olayda, B.A. akşam saatlerinde bir kafeye girerek keyif çattı. İlk gün kasada bulunan 2 bin TL’yi aldıktan sonra kafenin içerisinde yemek yiyen, ısıtıcı karşısında keyif çatan hırsız dükkan sahibinin dikkatini çekti. Bu 5 günün ardından bu akşam saatlerinde yine kafeye gelen B.A., dükkan sahibi tarafından yakalandı. İhbar üzerine dükkana Polis ekipleri sevk edilirken, B.A. gözaltına alındı. B.A’nın dükkan içerisindeki rahatlığı güvenlik kameralarınca da kaydedilirken, kafe sahibi Yalçın Kaya, "Bugün 6. Gün. Üst üste kafeye giriyor. Polislerden yardım istedim. İlk gün kasayı boşaltmış ve ısıtıcıyı açarak yukarıda yatmış. İlk günün ardından kasada para bırakmadım. Her gün giriyor. Yiyor, içiyor ve yatıyor. Dün girdiğinde televizyonda izlemiş" dedi. Öte yandan, polis tarafından gözaltına alınan B.A.’nın yurtta kaldığı, buradan kaçarak geceyi dışarıda geçirdiği ve polis tarafından da arandığı öğrenildi. Gözaltına alınan B.A.’nın emniyetteki işlemleri sürüyor.