EKONOMİ - 26 Şubat 2026 Perşembe 12:34

MESOB Başkanı Şevket Keskin’den çağrı: "KOSGEB kredileri ertelenmeli"

A
A
A
MESOB Başkanı Şevket Keskin’den çağrı: "KOSGEB kredileri ertelenmeli"

Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Yönetim Kurulu Üyesi, Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, 6 Şubat depremlerinden etkilenen Malatya, Hatay, Adıyaman ve Kahramanmaraş’a pozitif ayrımcılık yapılarak, dört ildeki esnafın ekonomik olarak tükenme noktasına geldiğini belirtti.


KOSGEB kredilerinin geri ödeme sürecinin bölge gerçekleriyle bağdaşmadığını vurgulayan Keskin, kredilerin ya tamamen alınmaması ya da en az bir yıl süreyle faizsiz ertelenmesinin hayati bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Malatya, Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş’ta çarşı merkezlerinin henüz tamamlanmadığına dikkat çeken Keskin, esnafın konteynerlerde hayatta kalma mücadelesi verdiğini kaydetti.


"Konteynerde çalışan esnafın geri ödeme gücü yoktur"


Başkan Şevket Keskin, deprem bölgesindeki esnafın içinde bulunduğu finansal çıkmazı şu sözlerle dile getirdi: "6 Şubat depremlerinden en ağır etkilenen iller olan Malatya, Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş, aradan geçen zamana rağmen ekonomik ve sosyal toparlanmayı tam olarak sağlayamamıştır. Bu illerde iş yerleri yıkılan veya ağır/orta hasar alan esnaflar; barınma, altyapı, müşteri kaybı, pazar daralması ve finansal kırılganlık gibi sorunlarla mücadele etmektedir. Binlerce esnaf halen konteyner çarşılarda faaliyet göstermektedir. Geçici dükkânlar müşteri trafiğini azaltmakta, esnafın kazancı düzensiz ilerlemektedir. Geliri düşen, gideri katlanan esnafın kredi taksidi ödemesi ekonomik olarak sürdürülebilir değildir. Konteynerde çalışan esnafın kredi ödeme gücü şartlar bakımından oluşmamıştır."


"Merkez çarşılar bitmeden destek amacına ulaşmaz"


Bölgedeki altyapı ve ticaret alanlarının yetersizliğine vurgu yapan MESOB Başkanı Şevket Keskin, ekonomik daralmanın boyutlarına değinerek, "Malatya, Hatay ve Kahramanmaraş’ın merkez çarşıları hâlâ tam olarak bitirilemedi. Nüfus kaybı ve tüketim azalması nedeniyle dört ilde pazar hacmi küçülmüştür. Müşteri potansiyeli düşen esnafa kredi borcu yüklemek, ekonomik canlılığı daha da azaltır. Krediler bir ’destek mekanizması’ olarak tasarlanmıştı. Ancak altyapı, çarşı, konut ve ticaret alanlarının tamamı bitmediği için destek amacına erişmedi. Bu şartlarda geri ödeme istemek, deprem yaralarını sarmak yerine bölgeyi daha da kırılgan hale getirir. Bir yıllık faizsiz erteleme kamuya sınırlı mali yük getirir; buna karşılık dört ilin ekonomik toparlanma hızı artar, iflaslar azalır" ifadelerini kullandı.


Kredi ertelemesinin bölgesel direncini koruyacağını belirten Keskin, taleplerinin insani bir boyutu olduğunu hatırlatarak, "Bu, sosyal ve ekonomik açıdan kamu yararı en yüksek çözüm yoludur. 6 Şubat deprem bölgesinde esnaf hala kalıcı iş yerlerine, kalıcı ticari düzene, istikrarlı müşteri akışına ve düzenli gelire ulaşamamıştır. Bu nedenle, KOSGEB kredilerinin geri alınmaması ya da en az 1 yıl faizsiz ertelenmesi ekonomik, sosyal ve insani bir zorunluluktur. Bu adım hem bölge ekonomisini korur hem de esnafın ayakta kalmasını sağlayarak şehirlerin yeniden canlanmasına katkı verir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan bu konuda destek ve müjde bekliyoruz" diyerek, sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.



Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar: "Ramazan’ın bereketini hemşehrilerimle aynı sofrada paylaşıyoruz" Ramazan’ın bereketini vatandaşlarla birlikte yaşamak için büyük bir hassasiyet gösteren Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar; eşi Fatma Çolakbayrakdar ile birlikte bu kez de Sever ailesini ziyaret etti. Ramazan’ın huzur ve bereket ikliminin Kocasinan’da ayrı bir atmosferde yaşandığını ifade eden Başkan Çolakbayrakdar, "Ramazan’ın bereketini hemşerilerimle aynı sofrada paylaşıyoruz" dedi. Argıncık Mahallesi’nde ikamet eden İsmail (40) ve Tuba (36) Sever çiftine misafir olan Çolakbayrakdar çifti, çocukları Ahsen (3), Kadir (5), Hiranur (10) ve Hatice (12) ile keyifli sohbetler gerçekleştirdi. İftar, teravih ve sonrasında farklı mahallelerde vatandaşlarla bir araya gelmeye özel bir hassasiyet gösterdiklerini belirten Başkan Çolakbayrakdar, Ramazan ayının sadece bir ibadet dönemi değil aynı zamanda gönüllerin birleştiği, kardeşliğin güçlendiği, merhametin ve paylaşmanın zirveye ulaştığı müstesna bir zaman dilimi olduğunu söyledi. Ramazan ayının feyzini Kocasinan sakinleriyle paylaşmanın huzur verici olduğuna dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar; "Ramazan ayının güzelliklerini Kocasinan’da tüm hemşerilerimizle birlikte, aynı sofrada, aynı duada ve aynı gönül ikliminde yaşıyoruz. Her akşam iftar, teravih ve sonrasında farklı bir mahallemizde vatandaşlarımızla bir araya geliyoruz. Bu sofralar kalplerin birleştiği, gönüllerin buluştuğu, kardeşliğin kök saldığı mübarek ortamlardır. İftar sofraları ve teravih namazları, birlik ve beraberliğimizi kuvvetlendiren, toplumumuzun manevi bağlarını güçlendiren kutsal buluşma zeminleridir. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi ve muhabbetimizi her daim eylesin. Mahalleleri ziyaretimizde ise vatandaşlarımız isteklerini ve taleplerini bize aktarıyor. Biz de hızlı bir şekilde bölgenin ihtiyaçlarını yerine getirmeye çalışıyoruz. Hangi mahallemizde ne sorun varsa, orada yapılması gereken konularda çözümler üretiyoruz. Vatandaşlarımızla buluşmamızda sadece sohbeti değil, ekmeğimizi, mutluluğumuzu ve hüznümüzü de paylaşıyoruz. Birlikte huzurla geçireceğimiz nice ramazanlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getiren Sever ailesi ise, bu anlamlı buluşmanın kendileri için unutulmaz bir Ramazan hatırası olduğunu ifade ederek, Çolakbayrakdar çiftine teşekkür etti.
Kayseri Büyükşehirden ‘dilsiz dostlara’ merhamet eli: Soğuk günlerde sıcak bir dokunuş Yoğun kar yağışının etkili olduğu Kayseri’de Büyükşehir Belediyesi ekipleri, farklı bölgelerde gerçekleştirdikleri çalışmalarla kış şartlarında güvercin, kedi, köpek ve yılkı atlarına, yem ve mama ulaştırdı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, yoğun kar yağışı ve sert kış şartlarının etkisini artırdığı günlerde, şehir genelinde yürüttüğü planlı çalışmalarla yalnızca insan yaşamını değil, doğadaki tüm canlıları da koruyan örnek bir belediyecilik anlayışı sergiliyor. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın ‘gönül belediyeciliği’ anlayışı ve ‘merhamet etmeyene, merhamet edilmez’ yaklaşımı doğrultusunda hareket eden Büyükşehir Belediyesi, ağırlaşan kış şartlarında şehir genelinde kapsamlı bir doğa ve canlı yaşamı destek programı yürüttü. Kar yağışı nedeniyle besin kaynaklarına ulaşmakta zorlanan sokak hayvanları için planlı ve koordineli yemleme çalışmaları gerçekleştirildi. Dilsiz dostların ihtiyacına yönelik hizmetler Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Daire Başkanlığı’na bağlı Doğal Hayatı Koruma ve Hayvanat Bahçesi Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar, kentin farklı noktalarında eş zamanlı olarak uygulandı. Cumhuriyet Meydanı’ndan Hürmetçi Mahallesi’ne, Molu bölgesinden Beştepeler’e kadar birçok noktada gerçekleştirilen faaliyetlerle, kış şartlarından olumsuz etkilenen sokak hayvanlarının beslenme ve su ihtiyacı karşılandı. Kentin farklı bölgelerinde yem ve mama hizmeti Cumhuriyet Meydanı’nda kale surları çevresindeki güvercinler için yemleme yapılırken, Hürmetçi Sazlığı’nda Büyükşehir Belediyesi kontrolünde bulunan yılkı atlarının beslenmesi de düzenli olarak sağlandı. Aynı zamanda Beştepeler’de hizmet veren Kedi Bakım Evi ile Molu bölgesindeki Sahipsiz Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde bulunan hayvanların kış aylarında bakım ve beslenmeleri de titizlikle sürdürüldü. Öte yandan, yalnızca yerleşim alanlarıyla sınırlı kalmayan Büyükşehir Belediyesi, doğadaki yaban hayatının da kış şartlarında zarar görmemesi için kırsal alanlara yem bırakma çalışmalarını da hayata geçirdi. Bu sayede yemleme faaliyetlerinden doğadaki çok sayıda dilsiz dostların faydalanarak, doğal yaşam zincirinin korunmasına katkı sağlanırken, yaban hayvanlarının yerleşim alanlarına yönelme riskinin de önüne geçilmiş oldu. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kış aylarında yürüttüğü bu çalışmalar, sosyal ve çevresel sorumluluğu merkeze alan, insan odaklı olduğu kadar doğaya ve canlı yaşamına duyarlı modern belediyecilik anlayışının bir örneği oldu.