GÜNDEM - 18 Nisan 2026 Cumartesi 16:02

Turgut Özal, vefatının 33’üncü yılında MTÜ’de anıldı

A
A
A
Turgut Özal, vefatının 33’üncü yılında MTÜ’de anıldı

Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nde (MTÜ), merhum 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın vefatının 33’üncü yılı dolayısıyla Yeşilyurt Yerleşkesi’nde "Özallı Yıllar" konferansı düzenlendi.


Programa TBMM 24. Dönem Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Vali Seddar Yavuz, milletvekilleri Bülent Tüfenkci, İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak ve Veli Ağbaba, 2. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Aydın Kılıç, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Mete, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, İl Jandarma Komutan Vekili Jandarma Albay Burhan Gökçen, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Battalgazi Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Ünver, AK Parti İl Başkanı Av. Ali Bakan, İl Müftüsü Ramazan Dolu ile yerel yönetimlerin ve çeşitli kamu kurumlarının temsilcileri katıldı.



Turgut Özal’ın hatırası üniversitesinde anıldı


Kur’an-ı Kerim tilaveti ve "Turgut Özal Bir Vizyonun Hikâyesi" adlı belgesel gösterimiyle başlayan programda, Turgut Özal’ın devlet yönetimi, kalkınma anlayışı, özgürlük yaklaşımı ve Türkiye’nin yakın siyasi tarihindeki yeri çok boyutlu biçimde ele alındı. Malatya Turgut Özal Üniversitesinde gerçekleştirilen konferans, yalnızca bir anma programı değil; aynı zamanda Özal’ın düşünce ve siyasal mirasını yeniden değerlendirme zemini olarak öne çıktı.



"Turgut Özal’ın mirasını üreterek yaşatıyoruz"


Programın açılış konuşmasını yapan MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Turgut Özal’ın yalnızca bir siyasetçi değil, güçlü teknik altyapıya sahip, dünyayı okuyan ve Türkiye’yi geleceğe hazırlayan vizyoner bir devlet adamı olduğunu ifade etti. Elektrik mühendisliği kökeninden gelen disiplinin, Özal’ın yönetim anlayışında rasyonel düşünceyi ve çözüm odaklı yaklaşımı öne çıkardığını belirten Bentli, Türkiye’nin üretim, teknoloji, girişimcilik ve kalkınma alanlarında attığı birçok adımda Özal’ın ortaya koyduğu vizyonun izlerinin bulunduğunu söyledi. Adını Turgut Özal’dan alan bir üniversite olarak onun mirasını yalnızca hatırlamakla yetinmediklerini vurgulayan Bentli, bu mirası üreterek, geliştirerek ve yenilik yaparak yaşatmaya gayret ettiklerini kaydetti. Üniversitenin son yıllarda öğrenci sayısı, akademik kadro, fiziki altyapı ve eğitim kapasitesi bakımından önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Bentli, Yeşilyurt Yerleşkesi’nin altyapı, çevre düzenlemesi ve yeni yapılarla daha nitelikli bir yükseköğretim ortamına dönüştürüldüğünü ifade etti.



Bilimsel üretim ve Ar-Ge vurgusu


Konuşmasında üniversitenin araştırma-geliştirme kapasitesine de değinen Bentli, öğretim elemanlarının yürüttüğü 30’dan fazla projeyle 35 milyon TL’nin üzerinde dış kaynaklı finansman sağlandığını, ayrıca uluslararası projeler yoluyla da önemli düzeyde kaynak elde edildiğini söyledi. Öğrencilerin Ar-Ge ekosistemine aktif biçimde katılmasını önemsediklerini belirten Bentli, çok sayıda öğrenci projesinin destek almaya hak kazandığını, bunun da üniversitede proje kültürünün güçlendiğini gösterdiğini dile getirdi.



Bentli, akademik yayın performansı, ulusal ve uluslararası sıralamalardaki yükseliş, dijital ve yeşil dönüşüm odaklı yeni programlar ile akreditasyon süreçlerinde elde edilen sonuçların da üniversitenin gelişim kararlılığını ortaya koyduğunu ifade etti. Bugün gerçekleştirilen programın, bir yandan Turgut Özal’ın vizyonunu anarken diğer yandan genç araştırmacıları ve proje kültürünü teşvik eden anlamlı bir buluşma olduğunu söyledi.



Rektör Bentli, Avrupa Birliği ve uluslararası fon kaynaklı projeler aracılığıyla üniversitenin araştırma kapasitesini her geçen gün daha da güçlendirdiklerini ifade etti. IPA III Programı kapsamında destek almaya hak kazanan "İklim Direncini Artırma: Malatya’da Yerel Uyum ve Azaltım için Akıllı Tarım Çözümleri" projesi başta olmak üzere yürütülen diğer dört uluslararası proje ile birlikte üniversiteye yaklaşık 1,7 milyon Euro’nun üzerinde kaynak kazandırıldığını belirten Bentli, bilimsel üretimde de önemli bir ivme yakalandığını vurguladı. Bentli, 2025 yılı itibarıyla Web of Science kapsamındaki yayın sayısının 400’ü aştığını, bu rakamın bir önceki yıla göre yüzde 62 artış gösterdiğini, 2026 yılının ilk çeyreğinde ise 130’u aşan yayın sayısıyla bu yükselişin kararlılıkla sürdüğünü kaydetti. Elde edilen başarıların URAP sıralamasına da yansıdığını ifade eden Bentli, üniversitenin son dört yılda 43 basamak yükselerek 109’uncu sıraya ulaştığını söyledi.



"Turgut Özal, yakın siyasi tarihimizin en önemli şahsiyetlerinden biridir"


Rektör Bentli’nin ardından konuşan Cemil Çiçek, konuşmasının başında vefa ve kadirşinaslık kavramlarının toplumları ayakta tutan temel değerler arasında yer aldığını belirtti. Bu tür anma programlarının yalnızca bir hatırlama faaliyeti olmadığını, aynı zamanda geçmişi doğru anlamaya ve bugünü daha sağlıklı değerlendirmeye imkân sunduğunu ifade eden Çiçek, Turgut Özal’ın Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde çok özel bir yerde durduğunu söyledi. Çiçek, yaklaşık 60 yıllık siyasi tecrübesine dayanarak Özal’ı, "yakın siyasi tarihimizin en önemli şahsiyetlerinden biri" olarak niteledi.


Çiçek, Türk milletinin son yüzyıldaki en önemli üç kazanımının Millî Mücadele, Cumhuriyet ve demokrasi olduğunu vurgulayarak, bu üç temel değerin doğru anlaşılmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi. Turgut Özal’ın da bu tarihi birikim içinde, Türkiye’nin değişim ve dönüşüm sürecinde belirleyici roller üstlenen liderlerden biri olduğunu belirten Çiçek, onun sadece bir siyasetçi değil bürokrasi, özel sektör, dış tecrübe ve siyaseti bir araya getiren çok yönlü bir devlet adamı olduğunu söyledi.



"Hayatın içinden gelen bir liderdi"


Konuşmasında Turgut Özal’ın "hayatın içinden gelen" bir lider olduğuna özel vurgu yapan Çiçek, Özal’ın Devlet Planlama Teşkilatı’ndan Başbakanlık Müsteşarlığına, özel sektörden siyasete uzanan tecrübesinin, Türkiye’nin ihtiyaçlarını ve imkânlarını gerçekçi biçimde analiz etmesini sağladığını ifade etti. Bu yönüyle Özal’ın, devletin imkanlarını tanıyan, toplumsal sorunları sahici biçimde gören ve çözüm üreten bir lider olduğunu dile getiren Çiçek, onun kuru sloganlarla değil, somut hedefler ve icraatlarla öne çıktığını kaydetti.



Çiçek, Turgut Özal’ın gelecek tasavvuruna sahip bir siyaset adamı olduğunu belirterek, Türkiye’nin "çağ atlaması" gerektiği yönündeki söyleminin basit bir slogan değil, kapsamlı bir kalkınma hedefi olduğunu söyledi. Özal’ın bu hedefi üç temel özgürlük üzerinden tanımladığını ifade eden Çiçek, bunların fikir ve ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü ile teşebbüs özgürlüğü olduğunu belirtti. Türkiye’nin çağdaşlaşma sürecinde bu üç alanın kurumsallaşmasının kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.



Özgürlükler, kalkınma ve dönüşüm Vurgusu


Cemil Çiçek, düşünce ve ifade özgürlüğünün toplumsal gelişmenin temel şartlarından biri olduğunu, yasakçı anlayışların ise toplumsal huzuru zedelediğini söyledi. Din ve vicdan özgürlüğünün de insan onurunun ayrılmaz parçası olduğunu dile getiren Çiçek, çağdaş bir toplumun ancak özgürlük alanlarını genişleterek güçlenebileceğini ifade etti. Teşebbüs özgürlüğünün ise ekonomik kalkınmanın, girişimciliğin ve üretim kapasitesinin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Çiçek, Turgut Özal’ın bu yaklaşımının Türkiye’de önemli kırılmalar oluşturduğunu söyledi.



Özal’ın ideolojik bir siyaset dili yerine sorun çözen bir yönetim anlayışını benimsediğini kaydeden Çiçek, onun devlet yönetiminde pratik sonuçlar üreten, çözüm odaklı ve cesaret sahibi bir profil çizdiğini vurguladı. Konuşmasında Özal’ın toplum tarafından "dindar, sivil ve demokrat" bir lider olarak hatırlandığını ifade eden Çiçek, bu tanımlamanın da söz konusu üç özgürlüğün toplumsal karşılığı olarak okunabileceğini söyledi.



"Propagandaya değil olguya bakın"


Konuşmasının sonunda gençlere de seslenen Cemil Çiçek, kişileri ve dönemleri değerlendirirken propagandaya değil, somut olgulara ve ortaya konulan eserlere bakılması gerektiğini söyledi. Turgut Özal’ın çalışan, üreten ve eser bırakan bir devlet adamı olduğunu belirten Çiçek, genç kuşakların da Türkiye’nin geleceğini üretim, sorgulama, bilim ve proje geliştirme iradesiyle inşa etmesi gerektiğini ifade etti.


Konferansın sonunda MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli ile Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit tarafından konuşmacı Cemil Çiçek’e hediye takdim edildi. Program, toplu fotoğraf çekimiyle tamamlandı.



Turgut Özal, vefatının 33’üncü yılında MTÜ’de anıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da yüksek hızlı tren hattının 2026 sonunda hizmete alınacağı açıklandı Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, ulaşım alanında şehrin geleceğine yön verecek yatırımları değerlendirmek üzere düzenlenen istişare toplantısına katıldı. Toplantıda, yüksek hızlı tren hattının 2026 yılı sonunda hizmete alınacağı açıklandı. Yüksek hızlı tren hattı şantiye alanında gerçekleştirilen toplantıya, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba’nın yanı sıra Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Dr. Yalçın Eyigün, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa milletvekilleri Emel Gözükara Durmaz, Refik Özen, Ahmet Kılıç, Ayhan Salman, ilçe belediye başkanları ve ilgili yöneticiler katıldı. Müteahhit firma ve ilgili kurum temsilcilerinin kapsamlı sunum yaptığı toplantıda, Bursa’nın uzun yıllardır beklediği hızlı tren projesinin mevcut süreci, gelinen aşamalar ve bundan sonraki yol haritası kapsamlı şekilde ele alındı. Şehrin ulaşım ağına güç katacak önemli projenin her aşamasının konuşulduğu buluşmada, Bursa’yı daha güçlü bir ulaşım altyapısına kavuşturmanın, vatandaşları daha hızlı ve konforlu ulaşım imkânlarıyla buluşturmanın önemi vurgulandı. "Hemşehrilerimizin beklediği projeleri başlatacağız" Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, kentin Kestel ile üniversite arasında ve Kent Meydanı ile Terminal arasında raylı sistem hatlarına sahip olduğunu hatırlattı. Mevcut hatların vatandaşların raylı sistemlerdeki ihtiyacını tam olarak karşılamadığını belirten Başkanvekili Biba, "Bu konuda uzun süredir çalışmalarımız var. Toplantıda bu çalışmalarla ilgili istişarelerimizi de yaptık. En kısa zamanda hemşehrilerimizin beklediği ve sevineceği projeleri başlatacağız" dedi. Yüksek hızlı trende test sürüşleri başlıyor AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, Yüksek Hızlı Tren Hattı Projesi’nin Bursa’nın ve Marmara Bölgesi’nin en önemli projelerinden birisi olduğunu hatırlattı. 106 kilometrelik hızlı tren hattının faaliyete geçirilmesiyle alakalı çalışmaları incelediklerini anlatan Davut Gürkan, "Önümüzdeki aylarda elektrik sistemleriyle alakalı işlemler devreye konmuş olacak. Temmuz ayından itibaren de trenin test sürüşlerine başlanacak. Yıl sonuna doğru da hayırlısıyla hızlı tren hattımız faaliyete girmiş olacak" diye konuştu. Yüksek hızlı tren, 2026 yılı sonunda hizmet vermeye başlayacak Kent içi raylı ulaşım çalışmalarına da değinen Davut Gürkan, hızlı trenin faaliyete geçmesiyle Emek-Şehir Hastanesi hattının da çalışmaya başlayacağını açıkladı. Paralel olarak karayollarının Şehir Hastanesi’ne de ulaşacağını söyleyen Gürkan, "Nihayetinde 2026 sonuna kadar hayırlısıyla hızlı trenimiz ve Şehir Hastanesi raylı sistemimiz Bursalıların hizmetinde olacak. Çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Bursa’ya ve Marmara Bölgesi’ne hayırlı olsun" AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz, toplantıda yüksek hızlı tren hattını, Emek-Şehir Hastanesi hattını ve karayolu bağlantılarını değerlendirdiklerini belirterek, "İnşallah 2026 yılında yüksek hızlı treni, Bursa’mıza kazandırmış olacağız. Bizim için önemli bir proje. Hem Bursa hem de Marmara Bölgesi için hayırlı olsun" diye konuştu.
İstanbul Efeler Yolu Ultra Trail, doğa ve tarihle iç içe bir deneyim sunacak İzmir’in doğal güzellikleri ile köklü kültürel mirasını bir araya getiren Efeler Yolu Ultra Trail, 2. kez macera ve doğa tutkunlarını aynı rotada buluşturmaya hazırlanıyor. Organizasyon, 16-17 Mayıs tarihlerinde 100K, 80K, 50K, 30K, 15K ve 5K olmak üzere farklı zorluk parkurlarında gerçekleştirilecek. Ultra trail konseptiyle öne çıkan etkinlik, İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı Birgi merkezli parkurlarda düzenlenecek. Başlangıç ve bitiş noktası aynı olan döngüsel rotalar, sporculara bölgenin farklı yüzlerini keşfetme imkanı sunacak. Organizasyona adını veren Efeler Yolu, 513 kilometrelik uzunluğuyla Türkiye’nin dikkat çeken yürüyüş rotalarından biri. Bornova’dan başlayıp Nif, Bozdağ ve Aydın sıradağlarını aşarak Selçuk’taki Meryem Ana Evi’ne kadar uzanan bu rota; yaylalar, dağ geçitleri ve tarihi köyler arasından geçerek Ege’nin kültürel mirasını günümüze taşıyor. 6 farklı parkurda heyecan İzmir Valiliği koordinasyonunda Argeus Travel & Events tarafından bu yıl 2. kez düzenlenecek organizasyonda yeni eklenen 100K parkuru katılımcıların beğenisine sunulacakken 80K, 50K, 30K, 15K ve 5K’lık parkurlar da her seviyeden sporcuya yarış imkanı sunacak. Yüksek irtifa kazanımı ve teknik zemin yapısıyla dikkat çeken etaplar, özellikle Bozdağ zirvesine uzanan bölümlerde sporcuları ciddi bir dayanıklılık sınavına davet edecek. Farklı zorluk seviyelerini bir arada sunan Efeler Yolu Ultra Trail, Ödemiş Kaymakamlığı, Ödemiş Belediyesi ve Türkiye Atletizm Federasyonu’nun katkılarıyla gerçekleştirilecek. Efeler Yolu Ultra Trail, her yıl farklı ülkelerden sporcuları ağırlayarak uluslararası bir kimlik kazanıyor. Bu sene de yüzlerce sporcunun katılması beklenen organizasyon, Türkiye’de trail koşusunun yükselen etkinlikleri arasında gösteriliyor.
Çankırı Turistik Tuz Ekspresi 2026’nın ilk seferini yaptı: Ziyaretçiler Çankırı’ya hayran kaldı Ankara’dan Çankırı’ya günübirlik ziyaret sağlayan Turistik Tuz Ekspresi, 2026 sezonunun ilk seferini gerçekleştirdi. Trenle Çankırı’ya gelen vatandaşlar turistik alanları ziyaret etti. Çankırı’da 1934 yılında başlatılan ve 4 yıl sefer düzenledikten sonra kaldırılan "Tenezzüh (Gezinti) Treni" seferleri, Çankırı Valiliği, Çankırı Belediyesi, TCDD, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA),çeşitli kurumlar ve seyahat acentelerinin iş birliğiyle "Turistik Tuz Ekspresi" olarak 90 yılın ardından, 2024 yılında yeniden başlatıldı. Turistik Tuz Ekspresi 2026 sezonunun ilk seferini gerçekleştirdi. Ankara Garı’ndan hareket eden "Turistik Tuz Ekspresi", 3 saatlik bir yolculuğun ardından Çankırı’ya ulaştı. "Turistik Tuz Ekspresi" yolcuları, "kaya tuzunun başkenti" olarak nitelendirilen Çankırı’da, Vali Hüseyin Çakırtaş, Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Aslan ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Muharrem Ovacıklı ve vatandaşlar tarafından karşılandı. Trenle seyahat edenler, dünyanın en büyük tuz mağarası olması özelliğini taşıyan ve yerin 150 metre altında bulunan tuz şehrini gezdi. Vatandaşlar daha sonra Çankırı’nın önemli tarihi eserleri arasında yer alan tıbbın ve eczacılığın sembollerinin doğduğu mekan olan Taş Mescit ve Çankırı Mevlevihanesi gibi çeşitli tarihi ve kültürel mekanlarda tarihi bir yolculuk yapma fırsatı buldu. "Hayatımda hiç bu kadar büyük bir mağara görmemiştim" Trenle Çankırı’ya gelen Fatma Türkkorur, "Burası harika bir olaymış. Hayatımda hiç bu kadar büyük bir mağara görmemiştim. İnternette reklamlarını çok görüyordum ve kızım ile birlikte trenle bugün bu mağaraya geldik. Çok güzel görülmeye değer bir mağara, herkesin görmesi mutlaka gerekli" şeklinde konuştu. "Buraya geldiğim için çok mutluyum" Mağaraya geldiği için mutlu olduğunu söyleyen Gün Hoşezer ise, "Bu mağarayı uzun zamandır duyuyordum gelmek için çok geç kalmışım. Gerçekten Çankırı’yı da çok beğendim. Yetkililerden teşekkür ederim. İyi ki böyle bir yer turizme kazandırılmış. Buraya geldiğim için çok mutluyum" diye konuştu.
Çankırı Turistik Tuz Ekspresi 2026’nın ilk seferini yaptı: Ziyaretçiler Çankırı’ya hayran kaldı Ankara’dan Çankırı’ya günübirlik ziyaret sağlayan Turistik Tuz Ekspresi, 2026 sezonunun ilk seferini gerçekleştirdi. Trenle Çankırı’ya gelen vatandaşlar turistik alanları ziyaret etti. Çankırı’da 1934 yılında başlatılan ve 4 yıl sefer düzenledikten sonra kaldırılan "Tenezzüh (Gezinti) Treni" seferleri, Çankırı Valiliği, Çankırı Belediyesi, TCDD, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA),çeşitli kurumlar ve seyahat acentelerinin iş birliğiyle "Turistik Tuz Ekspresi" olarak 90 yılın ardından, 2024 yılında yeniden başlatıldı. Turistik Tuz Ekspresi 2026 sezonunun ilk seferini gerçekleştirdi. Ankara Garı’ndan hareket eden "Turistik Tuz Ekspresi", 3 saatlik bir yolculuğun ardından Çankırı’ya ulaştı. "Turistik Tuz Ekspresi" yolcuları, "kaya tuzunun başkenti" olarak nitelendirilen Çankırı’da, Vali Hüseyin Çakırtaş, Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Aslan ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Muharrem Ovacıklı ve vatandaşlar tarafından karşılandı. Trenle seyahat edenler, dünyanın en büyük tuz mağarası olması özelliğini taşıyan ve yerin 150 metre altında bulunan, tuz şehrini gezdi. Vatandaşlar daha sonra Çankırı’nın önemli tarihi eserleri arasında yer alan tıbbın ve eczacılığın sembollerinin doğduğu mekan olan Taş Mescit ve Çankırı Mevlevihanesi gibi çeşitli tarihi ve kültürel mekanlarda tarihi bir yolculuk yapma fırsatı buldu. "Hayatımda hiç bu kadar büyük bir mağara görmemiştim" Trenle Çankırı’ya gelen Fatma Türkkorur, "Burası harika bir olaymış. Hayatımda hiç bu kadar büyük bir mağara görmemiştim. İnternette reklamlarını çok görüyordum ve kızım ile birlikte trenle Bugün bu mağaraya geldik. Çok güzel görülmeye değer bir mağara, herkesin görmesi mutlaka gerekli" şeklinde konuştu. "Buraya geldiğim için çok mutluyum" Mağaraya geldiği için mutlu olduğunu söyleyen Gün Hoşezer ise, "Bu mağarayı uzun zamandır duyuyordum gelmek için çok geç kalmışım. Gerçekten Çankırı’yı da çok beğendim. Yetkililerden teşekkür ederim. İyi ki böyle bir yer turizme kazandırılmış. Buraya geldiğim için çok mutluyum" diye konuştu. (BG-MK-