POLİTİKA - 23 Ocak 2026 Cuma 14:25

Bakan Bayraktar: "2028’de 17 milyon haneye kendi doğal gazımızı vereceğiz"

A
A
A
Bakan Bayraktar: "2028’de 17 milyon haneye kendi doğal gazımızı vereceğiz"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Şu anda 4 milyon hanede, 4 milyon evde kendi doğal gazımızı kullanır hale geldik. İnşallah bu 4 milyon hane 2026’da 8 milyona çıkacak. İki katına çıkacak. İnşallah 2028’e geldiğimizde 17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını biz kendimiz karşılar hale geleceğiz" dedi.


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Manisa’da Toplu Konut İdaresi Başkanlığının (TOKİ) ’Ev Sahibi Türkiye’ projesi kapsamında kura çekiliş törenine katıldı. Salonu dolduran yüzlerce Manisalı’nın heyecanına ortak olan Bakan Bayraktar, herkes ev sahibi olana kadar üretmeye devam edeceklerini söyledi.



"AK Parti hükümetleri çok önemli projelere imza attı"


Programda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Hepimiz o kuraya katılanlar adına büyük bir heyecan duyuyoruz. AK Parti hükümetleri, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 23 yılda hakikaten devrim denebilecek çok önemli projelere imza attı. Her alanda, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye birçok alanda çok önemli işler yaptık ve Türkiye adeta marka kurumlar ortaya çıkardı. Hepimiz Türk Hava Yolları’yla iftihar ediyoruz. Bugün dünyada neredeyse uçmadığı yer yok ve ulaştırmada, havalimanları sayısıyla artık bunlar halkın yolu olmaya başladı AK Parti sayesinde, Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyon sayesinde. Ama bir başka marka kurumumuz var. Çok kendilerini anlatamıyorlar. Sessiz, sakin işlerine odaklanmış durumdalar. Ama onlara bugün bir parantez açayım müsaadenizle. O kurum TOKİ. Toplu Konut İdaremiz hakikaten sessizce çok büyük bir devrime Türkiye’de imza attı. Söylerken kolay, 455 bin deprem konutunu 3 yıldan kısa bir zaman içerisinde, 2 yıl içerisinde hak sahiplerine teslim ettiler. Ama 23 yıla baktığınızda 1 milyon 750 binin üzerinde konut Türkiye’de inşa edildi. Dolayısıyla çok büyük bir emek ve bütün dünyada gıptayla takip edilen çok önemli bir kurumumuz. Onun için orada çalışan başkanından bütün en alt kadrosundaki mühendislerine, teknisyenlerine, bütün kardeşlerime hakikaten milletimiz adına, sizler adına şükranlarımızı buradan sunuyoruz" dedi.



"Herkes ev sahibi olana kadar durmayacağız"


"Türkiye bu son 23 yılda şehirleşmede biraz önce ifade ettiğim gibi birçok alanda çok önemli devrimsel adımlar attı" diyen Bakan Bayraktar, "Bunların olmasında en en önemli güç, en önemli mesele siyasi irade, güçlü bir yönetim anlayışı, kararlı bir duruş, inançlı bir ekip ve 7/24 vatandaşını, milletini düşünen bir liderin etrafında oluşmuş AK Parti kadroları. Biz bu inançla Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyon, ki şimdi yeni vizyon Türkiye yüzyılı. Türkiye yüzyılı hakikaten inşallah bu yüzyılı Türk yüzyılı yapacak çok önemli bir proje, çok önemli bir vizyon. Bunun içerisinde her alanda farklı konular var. Ama bugün burada toplanmamızın sebebi olan bu 500 bin konut konusu da işte Türkiye yüzyılı vizyonunun eserlerinden bir tanesi. İnşallah bu proje sayesinde ilk etapta 500 bin ama o videoda Cumhurbaşkanımızın ifadesini gördünüz. Biz hemen her vatandaşımızı inşallah ev sahibi yapana kadar bu mücadeleye, bu çalışmaya, bu gayrete devam edeceğiz. Bu proje çok büyük bir teveccüh gördü milletimizden. Yaklaşık 8 milyonun üzerinde başvuru oldu. Bunun şartları sağlayan herhâlde 5-6 milyon civarında bir başvuru var. Şimdi 500 bin konut sahiplerini inşallah bulacak. 120 bin civarında kura çekimi yapıldı. Bugün burada Kastamonu var, bir il daha toplam 3 ilde kura çekimi var. Manisa’da inşallah yaklaşık 7 bin 500 konut sahipleriyle bir anlamda buluşacak bu kura çekimiyle. Tabii burada TOKİ, Çevre Şehircilik, İklim Değişikliği Bakanlığımız belli kriterler ortaya koydu. İstiyoruz ki özellikle şehit ve gazi ailelerimiz, engellilerimiz, emeklilerimiz öncelikli olmak üzere biz ilk kez sahibi ev sahibi olacak gençlerimiz başta olmak üzere belli kesimleri tabii önceliklendirmek suretiyle bu hak sahipliği işlemini gerçekleştireceğiz. Ama bize hakikaten durmak, duraksamak yok. Tabii ben Enerji Tabii Kaynaklar Bakanıyım. Bana da burada bir iş çıkıyor. Çünkü 500 bin tane konuta elektrik lazım. Başka ne lazım? Doğal gaz lazım. O sokakların aydınlatması için ciddi bir altyapı işi var. Biz depremde bunu hamdolsun başarıyla uyguladık. Depremde büyük bir uyum içerisinde TOKİ konutları bitirdiğinde, o evleri elektriği, doğal gazı hazır bir şekilde vatandaşlarımıza sunduk hamdolsun. İnşallah burada da aynısı olacak. Burada da bu hizmetleri, bu önemli altyapı hizmetlerini biz vatandaşlarımıza hazır hale getireceğiz." şeklinde konuştu.



"2028’de 17 milyon haneye kendi doğal gazımızı vereceğiz"


Bakan Bayraktar, yine 23 yıllık dönemin bir başka vizyon projesi olan doğal gaz projesinden de bahsederek, "2002 yılında Türkiye’de sadece beş şehirde olan, ki Manisa’da maalesef yoktu o zaman doğalgazı. Biz Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye’de doğal gazın gitmediği hiçbir hane kalmayacak hedefiyle özellikle hanımefendiler beni daha iyi anlayacaklar. O doğal gazın rahatlığını, konforunu, temizliğini yaşayanlar daha iyi bilirler. Biz Türkiye’de bugün 81 ile doğal gaz götürdük. 960’ın üzerinde yerleşim yerinde doğal gaz var. Manisa’da doğal gaz var. Ama bir eksiğimiz kaldı. İnşallah Köprübaşı ilçesine de önümüzdeki ay şubat ayında doğal gazı götürüyoruz. Böylece doğal gazsız hiçbir yer inşallah kalmayacak. Yakıtın ne kadar rahatlık olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu 23 senede yaklaşık 240 bin kilometre boru döşedik yeraltına. Türkiye’nin tamamına, organize sanayi bölgelerimize. Fakat 2016’dan sonra dedik ki ya biz bu doğal gazı hep ithal ediyoruz. Rusya’dan ediyoruz, Azerbaycan’dan, İran’dan, Cezayir’den, Nijerya’dan, birçok yerden. Şu doğal gazımızı bir kendimiz arayalım. Kendi doğal gazımızı bulalım. Bu yolda büyük bir inançla yola çıktık. Kendi gemilerimizle, kendi denizlerimizle doğal gaz aramaya başladık. 2020 yılında hatırlayın tam pandeminin ortasında biz Karadeniz’de Cumhuriyet tarihinin en büyük doğal gaz keşfini yaptık. Karadan 170 kilometre mesafede deniz derinliğinin 2 kilometre olduğu, 2 bin metre olduğu bir yerde o doğal gazı bulduk, onu çıkardık. Karaya taşıdık ve şu anda 4 milyon hanede, 4 milyon evde kendi doğal gazımızı kullanır hale geldi. İnşallah bu 4 milyon hane bu 2026’da 8 milyona çıkacak. İki katına çıkacak. İnşallah 2028’e geldiğimizde 17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını biz kendimiz karşılar hale geleceğiz. Dolayısıyla işte Türkiye Yüzyılı vizyonunda Türkiye’yi enerjide bağımsız kılma vizyonu var. Türkiye’de enerjide mutlaka dışa bağımlılığı bitirme vizyonumuz var. Onun için kendi doğal gazımızı arıyoruz. Karadeniz’in derinliklerinden bulup onu çıkarıyoruz." ifadelerini kullandı.



"Enerjide Türkiye’yi bağımsız kılana kadar durmadan çalışacağız"


Akaryakıtsız hayatın devam edemeyeceğini hatırlatan Bakan Bayraktar, "Ulaştırmada birçok yerde akaryakıta ihtiyacımız var. Türkiye’de 32 milyon araca her gün bizim yakıt bulmamız lazım. Biz onun için dedik ki, Türkiye’de aranmadık hiçbir yer kalmayacak. Sondaj yapılmamış hiçbir yer kalmayacak. Biz bir dönem adı terörle anılan, kanla, gözyaşıyla anılan Gabar’da petrol aradık ve 2021 yılında yine Cumhuriyet tarihinde en büyük petrol keşfini yaptık. Bugün terörün kol gezdiği dağlarda şu anda 3 bin 600 tane genç kardeşimiz, içlerinde eminim Manisalı olan kardeşlerimiz de var. Orada çalışıyorlar ve günde 80 bin varil Türkiye’nin en kaliteli petrolünü orada üretir hale geldi. Şimdi inşallah terörsüz Türkiye’yle, terörsüz bölgeyle Suriye, Kuzey Irak, Türkiye’deki terör tamamen bittiğinde biz Gabar’da onun küçük bir kesitini milletimize göstermiş olduk. Oralar nasıl tekrar umudun, geleceğin, gençlerin hayal kurabildikleri bir yer hale geldi. Ekonomimize büyük bir katkısı oldu. İnşallah terörsüz Türkiye vizyonu da ülkemize çok daha büyük fırsatlar, çok daha büyük imkanlar getirecek. Dolayısıyla biz enerjide Türkiye’yi bağımsız kılana kadar durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyorum enerjide bağımsız Türkiye, ekonomide bağımsız ve güçlü bir Türkiye olacak" dedi.



"Bizlere güvenin bizlere desteğinizi devam edin"


Bakan Bayraktar, konuşmasının son bölümünde şunları söyledi:


"Bugün ekonomide yaşadığımız sıkıntıları, özellikle dar gelirli, en düşük emekli maaşı alan kesimlerimiz, onların daha iyi şartlara kavuşması için bizim çok daha güçlü, çok daha üreten bir ülke haline gelmemiz lazım. Ve son olarak şunu da ifade edeyim. Enerji tarafında özellikle vatandaşlarımızın bu içinde bulunduğumuz sıkıntılı dönemde ihtiyaçlarına bir parça destek olabilir için biliyorsunuz hem elektrikte hem de doğal gazda desteklerimiz var. Doğal gazda faturanın yüzde 45’ini, elektrikte faturaların neredeyse yüzde 50’sini devlet olarak biz ödüyoruz. Şimdi birileri diyor ki ’Ya bakanım sen bunu cebinden mi veriyorsun?’ Ya kardeşim bir devleti idare ediyoruz. Bir Türkiye Cumhuriyeti devletinden, 86 milyondan bahsediyoruz. Elbette ki bu bakanın cebindeki parayla olacak bir şey değil ki. Bu güçlü bir hazineyle olur. Bu ancak ekonomisi güçlü bir ülkede olur. 2023-24’de 1 trilyon lira enerji desteği ancak böyle olabilir. Belediyeleri görüyoruz. Su faturalarını görüyoruz. Habire onlara zam üstüne zam yapanları görüyoruz. O suyu tedarik edip insanımıza sunmaktan aciz olan bir anlayışın bu söyledikleri bizim için açıkçası kale alınır değil. Biz şunu biliyoruz. İmkan, kabiliyetlerimiz neyse bunu vatandaşlarımıza sonuna kadar sunmak için de bütün gayretimizle gece gündüz çalışmaya Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devam ediyoruz. İnşallah bundan sonra da edeceğiz. Tabii şunu söyleyeyim, hakikaten çok heyecanlıyım. Çünkü bu kurada çok yüzler girecek. Kimse üzülmesin. İnşallah bundan sonra da bu projeler Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tekrar tekrar hayata geçirilecek. Bunun için bizlere güvenin, bizlere desteğinize devam edin. Türkiye çok önemli bir dönemden geçiyor. Çok önemli bir süreci geçiriyoruz. İnşallah burada millet olarak nasıl depremde adeta o yıkıntıların arasında millet olarak bir araya gelip, devlet-millet el ele asrın dayanışmasını kurduysak biz her türlü zorluğun altından kalkabilecek bir milletiz, bir güçteyiz."


Bakan Bayraktar ayrıca Manisa’da 41 şehit ailesinin kuraya alınmadan hak sahibi olduklarını da açıkladı. Bakan Bayraktar’ın konuşmasının ardından İl Müftüsü Şükrü Kabukçu’nun yaptırdığı duanın ardından noter huzurunda kura çekilişleri yapıldı. Kura sonuçlarının TOKİ ve e-Devlet üzerinden öğrenilebileceği açıklandı.


Manisa Celal Bayar Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezinde gerçekleştirilen "Ev Sahibi Türkiye" kura çekimi törenine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanı sıra, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Süer, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, TOKİ Başkan Yardımcısı Ömer Caniklioğlu, AK Parti MKYK Üyesi ve Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç, AK Parti Manisa Milletvekili Tamer Akkal, TOKİ yetkilileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.


Öte yandan, Manisa merkezde 3 bin 500, il genelinde ise toplam 7 bin 549 adet konut için 62 bin 743 vatandaşın başvuru yaptığı öğrenildi.



Bakan Bayraktar: "2028’de 17 milyon haneye kendi doğal gazımızı vereceğiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor Amazon’un Türk yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniveristesi’nde verdiği konferansta yapay zekanın geleceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Çin’in bu alanda hızla ilerlediğini belirten Sarıkaya ABD’nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl sonra dengelerin değişebileceğini vurguladı. Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekada küresel rekabetin hızla derinleştiğini söyledi. Sarıkaya, ABD’nin çip ambargosu uyguladığı Çin’in yapay zekada çok hızlı ilerlediğini belirterek, "10 sene içinde ABD’yi yakalayacak çipler inşa edebilirler" dedi. YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yapay Zekada Yeni Dönüşüm" başlıklı konferansı öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Ruhi Sarıkaya’nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair değerlendirmeleri ilgi gördü. YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in de katıldığı programda Sarıkaya, öğrencilerin sorularını da cevapladı. "AI ABD için varoluşsal bir mesele" Alexa’da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik yapan Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı değil, ülkeler arasında stratejik rekabetin merkezinde yer alan bir güç olduğunu söyledi. ABD’nin yapay zekayı "varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alanda hızlı ilerlemeyi destekleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek" Sarıkaya, şöyle konuştu: "Amerika’nın yaklaşımı, ‘mümkün olduğunca engelleri kaldırın ve olabildiğince hızlı ilerleyin.’ Çünkü yapay zekayı kim kazanırsa dünyayı o yönlendirecek düşüncesi var. Avrupa ise uzun süre bunun tam tersini yaptı. Hatta bu durumu anlatan bir ifade var: ‘Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar.’ Avrupa teknoloji henüz filizlenmeden düzenlemelere odaklandı. Bunun sonucu olarak Avrupa’da çok güçlü üniversiteler ve çok yetenekli insanlar olmasına rağmen, birçok girişimci şirketlerini Amerika’da kurmayı tercih etti. Çünkü yoğun düzenlemeler start-up’ların enerjisinin büyük bölümünü mevzuata uyum sağlamaya harcamasına yol açabiliyor." "Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir" Çin’in de yapay zeka alanında hızla yükseldiğini vurgulayan Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir bölümünün Çin’den geldiğini ifade ederek, "Çin’in geliştirdiği modeller, Amerika’nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Çin bu alanda çok güçlü bir şekilde ilerliyor. Ancak Çin’in karşılaştığı en büyük darboğaz ileri çip teknolojisi. Nvidia’nın en yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarıyla çalışıyorlar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor ama çip teknolojisi derin mühendislik bilgisi gerektiren ve yıllar içinde oluşan bir birikim. Bu nedenle kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Fakat 10 sene içinde bir önceki versiyonunu yakalayarak çipler inşa edebilirler" diye konuştu. Geleceğin sorusu: ABD’ye mi Çin’e mi bağımlısın Bugün ileri seviyedeki bir yapay zeka modelini eğitmenin maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye gibi ülkelerde ise yapay zeka farkındalığı yeni yeni oluşuyor. Bu nedenle gelecekte şu soru önemli olacak: Kullandığımız yapay zekâ sistemleri ne kadar Amerika ve Çin’e bağımlı" diye konuştu. Yapay zekanın performansı birçok alanda insanı geçti Konuşmasında yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansına da değinen Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için kullanılan benchmark veri setleri üzerinden karşılaştırmalar yaptığını belirtti. Sarıkaya, özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla aştığını söyledi: "Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu yüzden sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor." "Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz" Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın ancak eksik bir yaklaşımın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak konumlandırdığını söyledi. Sarıkaya, daha doğru modelin iki zekanın kesişen ancak aynı zamanda birbirinden bağımsız alanlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Biz bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez." Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi Konuşmasında Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence - AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI’nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta görüldüğünü hatırlatan Sarıkaya, son gelişmelerin tahminleri dramatik biçimde değiştirdiğini belirterek, "Deep learning gelişmeden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı indi. Bugün bazı analizler AGI’ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı" ifadelerini kullandı. Sarıkaya’ya göre artık tartışma "genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı" değil, "ne zaman ulaşılacağı" üzerine yoğunlaşıyor.