POLİTİKA - 02 Ocak 2026 Cuma 14:52

CHP Genel Başkanı Özel: "Suriye’deki istikrarsızlığın kimseye faydası yok"

A
A
A
CHP Genel Başkanı Özel: "Suriye’deki istikrarsızlığın kimseye faydası yok"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel memleketi Manisa’da cuma namazı sonrası gündemi değerlendirdi. Özel, özellikle Suriye’de istikrarsızlığın kimseye faydası olmadığını belirterek, "Suriye’nin barış içinde olması Türkiye’ye huzur getirir, Türkiye’yi kalkındırır" dedi.


CHP Genel Başkanı Özgür Özel yeni yılın ilk programını memleketi Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde gerçekleştirdi. CHP Saruhanlı eski ilçe başkanlarından Muharrem Ekici’nin 11. ölüm yıl dönümü için ilçeye giden Özel, mezar ziyaretinin ardından cuma namazını Saruhanlı Merkez Camii’nde kıldı. Cuma namazı çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel’e Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, CHP Manisa milletvekilleri Selma Aliye Kavaf, Bekir Başevirgen, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ve çok sayıda partili eşlik etti.


Konuşmasına Saruhanlı’ya geliş nedenlerini açıklayarak başlayan Özel, "11 yıldır her sene 2 Ocak’ta Saruhanlı’da oluyoruz. Çünkü partimiz büyük acılarla ölümle ve buna sabırla sınanmaya geçtiğimiz yıldan önce 11 yıl önce burada belediye başkan adayımızı seçimleri takip eden 2 Ocak günü kaybetmemizle başladık. Rahmetli diş hekimi Muharrem Ekici bizlerin çok değerli bir kardeşimiz, büyüğümüzdü. Vefat ettiği gün 45 yaşındaydı. Bundan 11 yıl önce ve o gün Saruhanlı’da belediye başkan adayımızdı. O zaman hepimiz Manisa’nın ilçelerinde görevlerimiz, adaylıklarımız vardı. Başarısız bir dönemi hep birlikte geçirmiştik. Bugün onun ilçesinde o zaman hiç belediyemiz yoktu. 18 belediye başkanından 15’inin Cumhuriyet Halk Partisi’nde olduğu 4 milletvekilimizle birlikte Muharrem Ekici aday olduğunda sadece bir milletvekilimiz vardı 2011 seçimlerinden önce Manisa’da. Bugün 4 milletvekili olarak Manisa milletvekilleri anma törenindeydik. Ruhu şad olsun. İlçemizi ziyaret ettik. Muharrem kardeşimiz için lokma hayrımızı yaptık. Şimdi de onun adına yapılmış olan bir kültür sanat toplantı merkezinin açılışını yapmak üzere buradayız" dedi.


Yeni yılın tüm ülkeye hangi siyasi görüşten olursa olsun 86 milyon vatandaşa başta sağlık, huzur, refah, bölgeye, Türkiye’ye barış dilediğini kaydeden Özel, "2025 yılında çok acılar çektik. Kayıplarımız oldu. Ülkemiz çok zorluklar çekti. Hem de 2025 yılı emeklilerimiz için, asgari ücretliler için, Saruhanlı’daki çiftçiler için, esnaflar için zor bir yıl oldu. Afetler gördük, kuraklık gördük, hastalık gördük, yangın gördük. Sokakta ve mutfakta, pazarda, cüzdanda yangın var. Bunların tamamının 2026’da hızla iyileşmesini temenni ediyoruz. Saruhanlı bizim açımızdan çok kıymetli bir ilçemiz. Bugün vatandaşlarımızın gösterdiği ilgiye, teveccühe bir kez daha teşekkür ediyorum. Hepiniz hoş geldiniz. Hepinizin yeni yılı kutlu olsun. Cumanız mübarek olsun" diye konuştu.



"Bu ikili uygulamalar doğru değil"


Basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Özel, bir gazetecinin ’Gazze’ye yönelik Cumhuriyet Halk Partisi bir süre önce Galata Köprüsü’nde bir basın açıklaması yapmak istemişti ancak izin verilmemişti. Ama 1 Ocak’ta Bilal Erdoğan organizasyonunda böyle bir eyleme, organizasyona izin verildi. Nasıl değerlendiriyorsunuz’ şeklindeki sorusuna şu cevabı verdi:


"Şimdi objektif bakacak olursak, dün verilen izin doğru, önceki verilmeyen izinler büyük yanlışlık. Yani şimdi bize vermediniz, onlara da vermeyin diyecek halimiz yok. Kim Gazze için, Filistin için yürüyorsa, kim bir eylem yapmak istiyorsa, kim ses çıkarmak istiyorsa ona izin versinler. Ama diğer yandan bu ikili uygulamalar doğru değil. Vicdanları yaralıyor. Yani bu soruyu siz niye soruyorsunuz? Gazetecinin görevi bu. Yani birine öyle, birine öyle uygulama. Birine helal olan öbürüne haram olsun, birine serbest olan öbürüne yasak olsun. Demokrasilerde bu olmaz. İzni isteyen CHP olursa köprünün üstü yasak, izni isteyen Sayın Cumhurbaşkanının oğlu olduğunda bu sefer o izin verilecek. Bu doğru bir yaklaşım değil. İznin verilmesi doğrudur. Her isteyene bu izinler verilmelidir. Gazze için sağdan soldan nereden en net, en yüksek ses ve itiraz çıkarsa bunun Gazze’ye ve hepimize faydası var, katkısı var. İsrail’in bu saldırgan tutumunun karşısında barışı savunan, herkesin hele hele Müslüman kardeşlerimizin bu kadar katledildiği bir süreçte buna ses çıkaran, herkesin sesine ses vermek, destek olmak gerekir. Çifte standarda itiraz ediyoruz ama dün yapılan iş önemli bir iştir, doğru bir iştir. Keşke bu meselede partizanlık yapmasalar da hem hiçbirimiz hem de milletin vicdanını boşu boşuna sızlatmasalar. Bu adaletsiz, ikircikli görüntüler ortaya çıkmaz. İnşallah 2026’da biz yine oraya bir izin istediğimizde dün verilen izin bize de verilir. Bunu öyle ifade edelim. Yoksa bize vermediler onlara da vermesinler. Biz öyle bir negatif siyasetin ne insanıyız, ne partisiyiz."



"Suriye’deki barış Türkiye’yi kalkındırır"


"PKK’nın Suriye kolu YPG’ye 10 Mart mutabakat çerçevesinde Şam yönetimi ile birlikte verilen süre doldu. Bu noktada nasıl değerlendiriyorsunuz? Feti Yıldız’ın da bu noktada bir takım açıklamaları oldu" şeklindeki soruya ise Özel, "Ben 10 Mart mutabakatını önemsiyorum. 10 Mart mutabakatının uygulanması gerek. Çünkü 10 Mart mutabakatı, o zaman da söylemiştik, çerçevesi geniş, muğlak ifadeler var ve nasıl hayata geçirileceği konusu gerçekten netleştirilmesi lazım diye. 31 Aralık’a kadar süre vardı. Bir mutabakat sağlanamadı. Buradan diplomasiye alan açılması gerektiğini düşünüyoruz. Yani efendim tarih doldu, süre doldu, barış olmadı, savaş olsun. Suriye’deki istikrarsızlığın kimseye faydası yok. Ne Kürtlere, ne Türkmenlere, ne Araplara, ne Sünnilere, ne Alevilere, kimseye faydası yok. Suriye’deki istikrarsızlık, oradaki Arap Alevi kardeşlerimize, Nusayri kardeşlerimize yapılan saldırıları defalarca kınadık, bir kez daha kınıyoruz. Dürzilere saldırılıyorsa onu da kınıyoruz. Araplar, Kürtler, Türkler barış içinde yaşamalılar. Bunun için bir anayasal çerçeveye ihtiyaç var. Herkesin temsil edildiği bir Suriye anayasasına İhtiyaç var. 10 Mart mutabakatının uygulanabilmesi için diplomasiye ihtiyaç var. Türkiye’den çıkan seslerin bu noktada yapıcı olması lazım. Bir an önce bu istikrarsız ortam bitsin isteniyor. Evet. Ama yapıcı, sabırlı, diplomasiye alan açan bir sürecin götürülmesi gerekir diye değerlendiriyoruz. Bu konuda Türkiye zaman zaman MİT Başkanının bu konuda aktif tutum sergilediğini takip ediyoruz. Bu konuda hem Dışişleri Bakanlığı, hem İstihbarat Teşkilatı’nın, hükümetin aktif tutum sergilemesi lazım. Açıkça söylüyoruz. Buradan bize de orada bir görev düşerse sözümüzü söylediğimizde hem dünyada, Avrupa’da hem Suriye’de bizim bu işe katkı sağlayabileceğimiz neresi varsa biz de katkı yapmaya açığız. Yeter ki Suriye’de barış olsun. Sınırın iki tarafında Kürtler yaşıyor. Oradaki sorunun çözülmesi demek sınırın iki tarafındaki kardeşlerin bir arada yaşaması demek. Suriye’nin barış içinde olması, Türkiye’nin barış içinde olması Suriye’ye huzur getirir, Türkiye’ye huzur getirir. Suriye kalkınır, Türkiye kalkınır. Ayrıca Türkiye’deki sığınmacı sorunu tamamen hallolur. Daha şu anda yüzde 20’si halloldu, yüzde 80’i duruyor. Suriye’ye de, Türkiye’ye de 2026’da barış diliyoruz ve artık savaşlarla istikrarsızlık değil, barışla ve kalkınmayla anılmak istiyoruz. Bu ülkenin de Suriye’nin de Kürt’ünün de Türk’ünün de yaşayan Araplarının da Türkmenlerin de Alevi’nin de Sünni’nin de esas sorunu sömürülme sorunudur ve açlık sorunudur. Yokluk sorunudur. Bunların aşılması için de Suriye’ye de Türkiye’ye de barış bekliyoruz" ifadelerini kullanarak cevap verdi.



"Haftaya yoğun bir programla başlayacağız"


Bir diğer gazetecinin asgari ücretle ilgili "Asgari ücret açıklandıktan sonra ’eğer bu iktidar gitmezse yokluk gitmez geçim sıkıntısı gitmez’ diye bir söylemde bulundunuz. Türkiye genelinde böyle bir söylemde, seslenişte bulundunuz. 2026 yılında bir erken seçim olur mu? Böyle bir öngörünüz var mı" sorusuna ise Özel şu yanıtı verdi:


"Şimdi bir kere bence erken seçim 2026’da olsun. Bıçak kemiğe dayanmışken neden 1,5 sene 2 sene daha beklensin? 2026 yılı geçim yılı olmayacaksa seçim yılı olur. Asgari ücret sefalet ücreti olarak açıklanmıştır. Tarihte ilk kez işçiler masada olmadan ve tarihte ilk kez açlık sınırının altında verildiği gün ilan edildiği gün açlık sınırının altındadır. Bugün açlık sınırı 30 bin 400 lirayken asgari ücret bunun 4 bin lira 3 bin lira altında ilan edilmiş durumdadır. Alındığında daha da altında kalacaktır. Bu katlanılabilir bir durum değildir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak önümüzdeki hafta pazartesi günü MYK toplantımızı yaparak ardından kapalı grup toplantımızı yaparak, salı günü açık grup toplantımızı yaparak, çarşamba günü yine mitingimizi yaparak, perşembe günü parti meclisi bizi toplayarak, cuma günü Doğu-Güneydoğu bölgesindeki il başkanlarımızı, kanaat önderlerini toplayarak, cumartesi günü 81 ilin il başkanlarını toplayarak gelecek hafta her gün bir toplantıyla 2026 yılına nasıl başlıyoruz, 2025’i nasıl değerlendiriyoruz, 2026’da nasıl mücadele edeceğiz, erken seçim sandığını nasıl getireceğiz ve bu milletin soru Bunlarına çözüm önerilerimizi hangi performansla, hangi takvimle, ne şekilde çalışarak yapacağız? Bunları planlayacağımız ve ardından da tabii bir yandan planlamayla bir yandan yine mitingimizi, grup toplantımızı aksatmadan iktidar yürüyüşümüzün somut adımlarını atacağımız, başlayacağımız bu toplantılarla değerlendirmeleri yapacağımız hem istişarenin hem de ardından bir koordinasyonun, eşgüdümün sağlanacağı partinin bütün yetkili organların grubundan parti meclisine, il başkanlarından cumhurbaşkanı aday ofisine kadar yoğun bir toplantı planlama ve harekete geçme haftası olarak önümüzdeki haftaya başlıyoruz."


Özel açıklamasının ardından Muharrem Ekici adına yaptırılan kültür sanat merkezinin açılışına katıldı.



CHP Genel Başkanı Özel: "Suriye’deki istikrarsızlığın kimseye faydası yok"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin DAHİ Mersin Projesi Türkiye’ye örnek oluyor Mesleki eğitimi üretim sahasıyla buluşturan DAHİ Mersin Projesi kapsamında, öğrenciler ve öğretmenler 5 hafta süren yalın üretim eğitimini başarıyla tamamladı. Proje ile gençler, verimli üretimin temellerini doğrudan sanayi ortamında öğrenme fırsatı buldu. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersin Organize Sanayi Bölgesi (Mersin OSB) ve Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında; Şişecam Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Tarsus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden 20 öğrenci ve 10 öğretmen, Model Fabrikada uygulamalı eğitim aldı. 5 hafta süren eğitimlerde yalın üretim yaklaşımı ve güncel üretim teknikleri sahada deneyimlendi. Model Fabrikada gerçekleştirilen kapanış programına; MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Yönetim Kurulu Üyesi Gökben Gökbulut, Mersin OSB Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Tekli ve Mersin İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci katıldı. "Türkiye’nin kurtuluşu katma değerli üretimde" Programda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, gençleri geleceğin sanayicileri olarak gördüklerini ifade ederek, sanayinin sürdürülebilirliği için teorik eğitimin mutlaka uygulamayla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Çakır, "Türkiye’nin kurtuluşu katma değerli üretim yapan gençlerimizdedir. Sanayi büyürse, ülkemizin gelişmişlik düzeyi de artar. Gençlerimizin yerinde öğrenmesi, üretim sahasında deneyim kazanması büyük önem taşıyor" dedi. DAHİ Mersin Projesinin Türkiye’ye örnek bir model haline geldiğini belirten Çakır, gençlere üretim odaklı düşünmeleri tavsiyesinde bulunarak, "Vatan kurtulacaksa bunu çok çalışarak ve üreterek başaracağız" ifadelerini kullandı. "Eğitim sahada anlam kazanıyor" İl Milli Eğitim Müdürü Muhammed Özdemirci ise DAHİ Mersin Projesi ile mesleki eğitimde yeni bir dönemin kapılarının aralandığını söyledi. Eğitimin sahaya taşınmasının önemine dikkat çeken Özdemirci, "Öğrencilerimiz yalın üretim felsefesini yalnızca teoride değil, üretimin tam merkezinde öğrendi. Burada kazandıkları deneyim, meslek hayatlarında yol gösterici olacak" diye konuştu. Projenin Türkiye genelinde uygulanabilecek bir başarı hikayesi olduğunu vurgulayan Özdemirci, "Bu iş birliği diğer illerimiz ve bakanlığımız için örnek teşkil ediyor. Mersin’de yerel paydaşlarımızla bu vizyonu en üst seviyeye taşıyoruz" dedi. "Sanayinin nitelikli gençlere ihtiyacı var" Mersin OSB Başkanı Sabri Tekli de iş dünyasının mesleki eğitim almış nitelikli gençlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğunu belirtti. Uygulamalı eğitimin önemine değinen Tekli, "Gençlerimizin sanayi ortamında aldığı bu eğitimler kariyerlerine yön verecek. Projeden duyduğumuz memnuniyet oldukça yüksek" şeklinde konuştu. Program sonunda projeye katkı sunan paydaş kurumlara teşekkür plaketi, eğitimleri başarıyla tamamlayan öğrenci ve öğretmenlere ise katılım sertifikaları verildi.