ASAYİŞ - 10 Ocak 2025 Cuma 16:15

Firari hükümlü Salihli’de yakalandı

A
A
A
Firari hükümlü Salihli’de yakalandı

Manisa’nın Salihli ilçesinde çeşitli suçlardan aranan ve 32 yıl 7 ay 2 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan hükümlü, polis ekipleri tarafından yakalandı.


Nitelikli suçlardan aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdüren Salihli İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, hırsızlık, silahla yağma, tehdit ve 6136 SKM suçu gibi çeşitli suçlardan aranan ve kesinleşmiş 32 yıl 7 ay 2 gün hapis cezası olan firari şüpheli M.D.’nin (33) Şehitler Mahallesi’nde saklandığını tespit etti. Şüpheli düzenlenen operasyonla kıskıvrak yakalanıp, gözaltına alındı.


Şüpheli M.D., Emniyetteki işlemlerinin ardından Salihli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’da 700 milyon liralık dev tarım yatırımı Kütahya’da kırsal kalkınmayı hamlesini başlatacak olan "Kırsal Dezavantajlı Alanların Kalkındırılması Projesi" (KDAKP) Pazarlar ilçesinde düzenlenen programla tanıtıldı. Kütahya’da tarımsal üretimi güçlendirmek ve yerel kalkınmayı desteklemek amacıyla hayata geçirilen Kırsal Dezavantajlı Alanların Kalkındırılması Projesi (KDAKP) çerçevesinde Pazarlar ilçesinde geniş katılımlı bir program düzenlendi. Projenin ekonomik büyüklüğüne dikkat çeken yetkililer, kırsal kalkınma hedefleri doğrultusunda toplam 34 milyon Avro tutarında bir finansman ayrıldığını belirtti. Üreticilerin katkı payları ile birlikte Kütahya genelinde yaklaşık 700 milyon Türk Lirası tutarındaki yatırımın, belirlenen 7 ilçede ve 157 yerleşim yerinde hayata geçeceği ifade edildi. Programda konuşan Kütahya Milletvekili Adil Biçer, projenin sadece bir destek programı olmadığını vurgulayarak, "Bu yatırım, üreten köylünün yanında duran, yerel potansiyeli ekonomiye kazandıran ve en önemlisi gençlerimizi kırsalda tutan güçlü bir kalkınma hamlesidir. Üretimden pazarlamaya kadar her aşamada katma değeri artırmayı hedefliyoruz. İnanıyoruz ki toprağına sahip çıkan millet, geleceğine de sahip çıkar" dedi. KDAKP kapsamında yapılacak yatırımlarla, kırsal alanlarda yaşam standartlarının yükseltilmesi ve tarımsal altyapının modernize edilmesi planlanıyor. 7 ilçeyi kapsayan bu dev bütçeli proje ile Kütahyalı üreticilerin pazar imkanlarının genişletilmesi ve bölge ekonomisine ciddi bir canlılık getirilmesi bekleniyor. Pazarlar Belediye Başkanı Bilal Demirci ve İl Tarım Müdürü Ertan Keleş de projenin bölge tarımına bereket getirmesi temennisinde bulunarak, her zaman üreten ve alın teri döken hemşehrilerinin yanında olduklarını ifade ettiler. Pazarlar ilçesindeki programa; Kütahya Milletvekili Adil Biçer, Pazarlar Kaymakamı Alper Açıkgöz, Şaphane Kaymakamı Davut Boztaş, Hisarcık Kaymakamı Erkan Atam, Pazarlar Belediye Başkanı Bilal Demirci, İl Tarım ve Orman Müdürü Ertan Keleş, Ak Parti Pazarlar İlçe Başkanı Mehmet Ali Özdemir, protokol üyeleri ve çok sayıda üretici katıldı.
Bursa Tarım işçilerini ve çiftçileri en çok turfanda karpuz dikimi zorluyor Bursa’nın Karacabey ilçesinde birçok ürünün dikimi, ekimi, çapalaması ve hasadında çalışan tarım işçilerini en çok turfanda karpuz dikimi zorluyor. Turfanda örtü altı karpuz fidesi dikiminin sonlarına gelindi. Salçalık domates, kapya biber, pirinç, soğan ve mısır gibi pek çok ürünün yetiştirildiği bölgede, örtü altı karpuz dikimi dört aşamalı yapısıyla işçiliği en zor ürünlerin başında geliyor. Balıkesir’den bölgeye gelen tarım işçileri, sabahın erken saatlerinden itibaren tarlalarda ter dökerek fideleri toprakla buluşturuyor. Tarım işçisi çavuşu Akif Yaman, İzmir ve Manisa bölgelerinde de taşımalı olarak bu işi yaptıklarını belirterek, özellikle örtü altı karpuz dikiminin zahmetli aşamalardan oluştuğunu ifade etti. 4 aşamalı dikim işlemi Karacabey Ovası’nda gerçekleştirilen dikim sürecinde işçilerin fidelerin dağıtılması, dikimi, don riskine karşı üzerlerine şapka konulması ve ardından etrafının tamamen kapatılması gibi dört ayrı aşamalı bir işlem yürüttüğünü aktaran Yaman, karpuz üretiminin tüm süreçlerinin zor olduğunu ancak örtü altı dikimin işçiyi en çok yoran işçilik olduğunu vurguladı. Sabah saat 07.30’da işe başladıklarını ve 16.00’ya kadar yaklaşık 9 saat boyunca çalıştıklarını dile getiren Yaman, "Üzerinde bulunduğumuz 25 dönümlük tarlaya 25 kişilik bir ekiple geldik. Önce 25 dönüme fideleri dikeceğimiz yere sıraladık. Ardından başa dönüp fideleri diktik. Sonra tekrar başa dönüp şapkalarını kapatıp kenarlarını toprakla örttük" dedi. Sofraya gelmesi kolay olmuyor Yaman, "Don vurmasın diye yaptığımız bu kapatma işlemi işin en zahmetli kısmı. Biber ve domates gibi ürünlerin de dikimini, çapalamasını ve hasadını yapıp fabrikalara ulaştırıyoruz ama bizi en çok zorlayan ürün örtü altı karpuz oluyor. Domateste, biberde fideyi dikip geçiyoruz ama bunda işçiler zor zorlanıyor" ifadesini kullandı. Çiftçiliğin her aşamasının büyük emek istediğini hatırlatan Yaman, tüketicilerin sofralarına ulaşan her karpuzun arkasında büyük bir işçilik olduğunu ifade etti.
İzmir Sağlıkta yeşil dönüşüm başlıyor Yaşar Üniversitesi koordinasyonunda hayata geçirilen sağlıkta düşük karbon dönüşümünü hedefleyen DE-CARE Projesi başladı. Projenin, sağlıkta yeşil dönüşüm alanında bir kıvılcım olması hedefleniyor. Avrupa Birliği-Türkiye İklim Değişikliği Hibe Programı (EU-TR CCGP) kapsamında desteklenen DE-CARE (Decarbonizing Healthcare) Projesi, Yaşar Üniversitesi koordinasyonunda ve İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ile İzmir Proje Ajansı Derneği ortaklığında gerçekleştiriliyor. İki yıl sürecek proje ilk olarak Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uygulanmaya başlayacak. DE-CARE Projesi, sağlık sektöründe karbon ayak izini azaltarak; hastaneleri sürdürülebilir ve düşük karbonlu sistemlere dönüştürmeyi hedefliyor. Avrupa Birliği destekli proje, enerji verimliliğinden atık yönetimine uzanan kapsamlı uygulamalarla Türkiye’nin 2053 Net-Sıfır hedefine katkı sunacak. Projenin koordinatörlüğünü Yaşar Üniversitesi Araştırma ve Yenilikçilikten Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu yürütüyor. Örnek proje Projenin açış etkinliğinde konuşan Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, pilot uygulaması Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilecek projenin başarılı bir model olarak tüm Türkiye’ye dalga dalga yayılacağını ifade etti. Prof. Dr. Kandiller, "Üniversite-sektör iş birliğiyle bir kamu fonunu alıp, yine kamunun faydasına sunmaktan gurur duyuyoruz. Enerji verimliliği alanındaki deneyimlerimizi sağlıkta karbon dönüşümü ve Türkiye’nin 2053 Net Sıfır karbon hedeflerine katkı sunacak şekilde kullanacağız" dedi. 2053 net-sıfır hedefi İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, projenin stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, "Sağlık kurumları 7 gün 24 saat hizmet veren ve karbon ayak izinin en yoğun olduğu alanların başındadır. Türkiye’nin 2053 Net-Sıfır hedefi doğrultusunda hastanelerimizi düşük karbonlu yapılara dönüştürmek artık bir tercih değil, kurumsal bir sorumluluk hatta stratejik bir hedeftir. Hem ulusal hem de uluslararası alanda örnek olacak bu projeyi kentimizde başlatmaktan mutluyuz" diye konuştu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Proje Uygulama Dairesi Sözleşme Yöneticisi Ayşegül Umutlu da toplam 15 milyon Avro bütçeli İklim Değişikliği Hibe Programı kapsamında, DE-CARE ile birlikte 25 adet projenin desteklendiğini anlattı. Kıvılcım olacak Projenin koordinatörlüğünü yürüten Yaşar Üniversitesi Araştırma ve Yenilikçilikten Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu da "Yeşil hastaneden sürdürülebilir sağlığa" bakış açısıyla yola çıktıklarını belirterek, döngüsel ekonomi ve karbon emisyonunun azaltılması hedefinde hastanelerin dönüşümünün çok önemli olduğunu vurguladı. Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Kamil Yamak, günde ortalama 10 bin hastaya hizmet verdiklerini belirterek bu projede pilot hastane olmaktan mutluluk duyduklarını dile getirdi. İzmir Proje Ajansı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ali Galip Ayvat projenin sağlıkta yeşil dönüşüm için bir kıvılcım olacağını ve diğer kamu hastanelerine de örnek teşkil edeceğini söyledi. Proje ekibinde yer alan Yaşar Üniversitesi Enerji Sitemleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, gençlere seslenerek, enerji verimliliği ve yeşil dönüşümün gelecek kuşaklar için hayatı önemde olduğunu ve bu alanlara yoğunlaşmaları gerektiğini vurguladı. Yaşar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurdan Yıldırım ve bu alanda çalışmalar yürüten Onur Enerji CEO’su Onur Günduru da tanıtım etkinliğinde sunum yaptı. Sağlık personeline eğitim Projenin uygulama sürecinde Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi de aktif rol alarak, geliştirilen teknik ve operasyonel yaklaşımların sahada hayata geçirilmesine katkı sağlayacak. DE-CARE kapsamında ayrıca 500 sağlık profesyoneline yönelik sürdürülebilirlik eğitimleri düzenlenecek, 5 bin kişiye ulaşacak farkındalık artırma çalışmaları gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra sağlık hizmetlerine yönelik ölçeklenebilir bir karbon azaltım planı da geliştirilecek. Projenin tanıtım etkinliğinde; sağlık tesislerinin yalnızca hasta tedavi hizmeti sunan yapılar olarak görülmemesi gerektiği vurgulandı. Yataklı hizmetlerden ameliyathanelere kadar çok sayıda farklı hizmeti barındıran bu yapıların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilirken, bu kapsamın enerji verimliliğini daha da kritik hale getirdiği ifade edildi. Konuşmalarda ayrıca, hastanelerde önemli ölçüde enerji tasarrufu potansiyeli bulunduğu belirtildi.
Eskişehir Nasreddin Hoca’nın evi restorasyon sonrası ziyaretçilerini ağırlıyor Eskişehir’de Sivrihisar Belediyesi tarafından restore edilen Nasreddin Hoca’nın evi, yeni haliyle ziyaretçilerin beğenisini topluyor. Anadolu Selçuklu Devleti döneminde, Hortu ile Akşehir çevresinde yaşamış olan Nasreddin Hoca’nın evi, Sivrihisar ilçesinde bulunuyor. İlçenin önemli turistik mekanlarından birisi olan ev, geçtiğimiz aylarda Sivrihisar Belediyesi tarafından restore edilmeye başlandı. Restorasyon çalışmaları devam ederken, tarihi evin son hali görenlerin beğenisini topladı. Nasreddin Hoca’nın evi, özellikle hafta sonları ziyaretçi akınına uğruyor. "6 ay önce burası bakımsız, atıl bir haldeydi" Nasreddin Hoca evinde rehberlik yapan Havva Aydın, restorasyon çalışmalarıyla ilgili olarak, "1208 yılında hocamızın doğduğu, yaşadığı ev 14 yıl önce köylülerden ve tarihçilerden yardım alınarak Kültür Bakanlığı tarafından restorasyondan geçiyor. Ancak yakın zamana kadar burası bakımsız, atıl bir haldeydi. Şu anda Sivrihisar Belediyemiz bakım onarımını üstlendi, daha da bakım onarımı devam etmektedir. Belediyemize teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. "Sivrihisar’da hocalık, kadılık, vaizlik, müderrislik yapıyor" Tarihi ev ve Nasreddin Hoca hakkında da bilgi paylaşan Aydın, şunları söyledi: "İki kısım olan evin bir kısmı Nasreddin Hoca’nın doğduğu, yaşadığı yer, diğer kısmı da misafir ağırladığı, derslik olan yer. Nasreddin Hocamızın babası köyümüzde imamlık yapıyor. Köyümüzün önceki adı Hortu, Nasreddin Hocamızdan sonra Nasreddin Hoca Köyü olarak değişiyor. Nasreddin Hocamız, Sivrihisar’da hocalık, kadılık, vaizlik, müderrislik yapıyor. İki kızı, bir oğlu var; kızlarını orada evlendiriyor. Uzun yıllar kaldığı yer Sivrihisar. Hatta mezarının Akşehir’de olduğunu biliyoruz, fakat mezar taşı, 800 yıllık Ulu Camimizin belediye kazısında bulunuyor. İlk olarak oğlu Ömer’e ait olduğu düşünülüyor, sonrasında hocamıza ait olduğu biliniyor ve Mehmet Mahur Tulum hoca tarafından okunuyor. Taş sanduka şu anda belediyemizde muhafaza ediliyor. Kızı Fatma Hatun’un 2003 yılında Seydiler Hamamı’nın kazısında mezarı ve mezar taşı da bulunuyor. O da Sivrihisar’ımızda." "Tüm vatandaşlarımızı Nasreddin Hoca Doğum Şenlikleri’ne bekliyoruz" Havva Aydın, "Her yıl köyümüzde haziranın son haftası, temmuzun ilk haftası olmak üzere Nasreddin Hoca Doğum Şenlikleri festivallerimiz oluyor. Festivalimize ilk gün köyümüzde göle maya çalarak başlıyoruz. Sonrasında Sivrihisar’ımızda, belediyemizde sabahlı akşamlı dolu dolu misafirlerimizi de bekleyeceğimiz çok güzel şenliğimiz bulunmaktadır. Tüm misafirlerimizi bu seneki festivalimize, şenliklerimize de bekleriz" diye konuştu. "Güzel, bakımlı, çok beğendim" Evi ziyaret eden turist Emirhan Kayhan ise "Polatlı’dan Nasreddin Hoca’nın evini görmeye geldim, çok beğendim. Buradakilere teşekkür ederim" dedi.