ÇEVRE - 20 Ocak 2026 Salı 11:17

Kar yok buzul var

A
A
A
Kar yok buzul var

Hava sıcaklığının sıfırın altına düşmesiyle birlikte Manisa’nın simgelerinden Spil Dağı Milli Parkı, kar yağışı olmamasına rağmen kırağı ve buzlanma nedeniyle beyaza büründü. Mevsimin en soğuk günlerinin yaşandığı milli parkta, özellikle yüksek kesimlerde oluşan yoğun buz tabakası adeta buzul manzaralarını aratmadı.


Manisa’nın 1517 metre rakıma sahip Spil Dağı Milli Parkı adeta buz kesti. Gün boyu -6 dereceleri gören ve gece saatlerinde -12’lere varan hava sıcaklıkları nedeniyle ağaçlar, bitki örtüsü ve kayalık alanlar üzerinde kalın bir kırağı tabakası oluşturdu. Kar yağışının beklenen düzeyde gerçekleşmemesi nedeniyle beyaz örtü bu kez karla değil, tamamen don ve buzlanmayla meydana geldi.


Soğuk hava şartları, Spil Dağı’nda yaşayan yaban hayvanlarını da olumsuz etkiledi. Kar olmamasına rağmen zeminin buzla kaplanması nedeniyle yiyecek bulmakta güçlük çeken saka kuşları beyaz buz örtüsü altında yem aramaya çalıştı.


Doğa tutkunları ve fotoğrafçılar için görsel açıdan etkileyici manzaralar sunan kırağı örtüsü, sürücüler ve yürüyüş yapan vatandaşlar için ise risk oluşturuyor. Yetkililer, milli park yolunda buzlanmaya karşı dikkatli olunması gerektiğini hatırlatırken, hava sıcaklıklarının önümüzdeki günlerde de sıfırın altında seyredeceği uyarısında bulundu.


Öte yandan Spil Dağı Milli Parkı’na kar görmek için gelen vatandaşlar da hayal kırıklığı yaşadı. Ailesiyle beraber İstanbul’dan yarı yıl tatili dolayısıyla Manisa’ya gelen ve Spil Dağı Milli Parkına kar görmek için çıkan Ömer Atak ve ailesi, "İstanbul’dan Manisa’ya kar görmek için geldik ama bu sefer de İstanbul’a kar yağdı. Hayal kırıklığı ile geri döneceğiz" dedi.


Spil Dağı’nda kar yağışı beklenirken oluşan bu "buz kışı", doğanın farklı yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi.



Kar yok buzul var

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Başkan Çerçioğlu, iftar sofrasında vatandaşlarla buluştu Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Atatürk Kent Meydanı’nda kurulan iftar sofrasında vatandaşlarla bir araya geldi. Aydın Büyükşehir Belediyesi, kentin dört bir yanında düzenlediği iftar programlarına devam ediyor. Aydınlılar, her yıl olduğu gibi bu yıl da Büyükşehir Belediyesi’nin sofralarında oruçlarını açıyor, Ramazan ayının bereketi hep birlikte yaşanıyor. Büyükşehir Belediyesi bugün de binlerce kişiyi iftar sofralarında buluşturdu. Büyükşehir Belediyesi’nin iftar sofraları bugün Efeler ilçesinde Atatürk Kent Meydanı’nda ve Kemer Mahallesi’nde, Söke ilçesi Yenicamii Mahallesi’nde, Buharkent ilçesi Kızıldere Mahallesi’nde, İncirliova ilçesi Beyköy Mahallesi’nde, Nazilli ilçesi Bozyurt Mahallesi’nde, Koçarlı ilçesi Bıyıklı Mahallesi’nde ve Çine ilçesi Eskiçine Mahallesi’nde kuruldu. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu; AK Parti Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş, AK Parti Efeler İlçe Başkanı Oğuz Kendirlioğlu ve Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Fatih Gürer ile birlikte Efeler ilçesi Atatürk Kent Meydanı’nda kurulan iftar sofrasında vatandaşlarla bir araya geldi. Başkan Çerçioğlu, tüm vatandaşların Ramazan ayının mübarek olmasını diledi. İftar sofralarının kurulmasından memnuniyet duyduklarını belirten vatandaşlar, Başkan Çerçioğlu’na teşekkür etti.
Ankara MHP Lideri Bahçeli: "ABD’nin İran’a beklenen saldırısı terör devleti İsrail tarafından yapıldı" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Pakistan ile Afganistan arasındaki savaştan sonra ABD’nin İran’a beklenen saldırısı maşa devlet, haydut devlet, barbar devlet, terör devleti İsrail tarafından yapıldı" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Bahçeli, "Ülkü Ocakları, Türklük gurur ve şuurunun, İslam ahlak ve faziletinin eylem ve fikir membaı; Kızılelma ülküsüyle İ’la-yı Kelimetullah ruhunun erdem ve fazilet mektebidir. Bu mektep, ahlak ve edebin refakatinde, aklın ve gönlün refikliğinde kemale ermenin hevesinde olan serdengeçti yüreklerin, yani Ülkücü Türk gençliğinin hiç sönmeyecek meşalesidir" diye konuştu. "Bizim arifimiz de alimimiz de gıpta edilecek çokluktadır" Bahçeli, "Medeniyet ve millet mazimizin adeta toprak altına itilen cevherleri dikkatle tefrik ve tefsir edilip gün yüzüne çıkarıldığı takdirde görülür ki, bizim arifimiz de alimimiz de gıpta edilecek çokluktadır. 16’ıncı yüzyılda Batı toplumsal, siyasal, dini ve ideolojik çatışmaların göbeğinde bocalarken; Süleymaniye Külliyesi’nde kurulan tıp medresesinde matematik okutuluyor, insan fizyolojisiyle ilmin incelikleri öğretiliyordu. Kopernik’in, Batlamyus sistemiyle birlikte, o sisteme muvafık bir şekilde yerleşen Hıristiyan kainat görüşünü yıktığı anlatılır. Kepler’in gezegenlerin hareketleriyle ilgili kanunları bulduğu açıklanır. Ayrıca Galile’nin mutlak zamanın ölçülmesi ve düşmeye ait tecrübeleriyle Aristo fiziğini boşa düşürdüğünden bahsedilir. Batı’nın konuşup tartıştığı bütün konu başlıklarıyla ilgili çalışmaları hem usul hem de esas boyutundan asırlar evvel Türk-İslam filozofları basiret ve bilgelikle gerçekleştirmişlerdi" dedi. "Basiret; seçilmesi gereken şey ile sakınılması gereken şeyi belirler" Basiret kavramının seçilmesi gereken şey ile sakınılması gereken şeyi belirlediğini vurgulayan Bahçeli, "Basiret; seçilmesi gereken şey ile sakınılması gereken şeyi belirler. Cesaret olmadan basiretin açılacağı yer korkaklığın uçurumudur. Basiret olmadan cesaretin varacağı yer ise çılgınlığın ucudur. Bir fikir insanı, bir dava neferi, ilim ve hidayet yolcusu bir şahsın basiretle ve cesaretle eşzamanlı kuşanması elbet mecburidir. Günümüzde, bundan mahrum kimi sözde aydınlar, merhum Cemil Meriç’in işaret ve ifade ettiği üzere, Batılı dostları alınmasınlar diye hazinelerini gizlemeye çalıştılar. Sonra bu hazinelerini unuttular. Müteakiben düşman putlarını takdis ettiler, hayranlıkla benimsediler. Ne olduysa ondan sonra oldu, velhasıl devin papağan olmasına hizmet ettiler" şeklinde konuştu. "Doğru davranış doğru fikrin momentidir" Doğru davranışının doğru fikrin momenti olduğunu ifade eden Bahçeli, "Halbuki dava irfanımızı yeniden fethettiğimizde, bugünümüzü düne bağlayacak köprüler inşa ettiğimizde göz kamaştıran fikir ve düşünce sıçramalarını, muazzam buluş ve eserleri görmemiz kaçınılmazdır. Yine Cemil Meriç’in dediği gibi, fikir adamı için namus abeste direniş değil, hakikate teslimiyettir. Bu teslimiyet asil ve soylu bir teslimiyettir. Aklın zirvesi hakikat, adaletin zirvesi hakkaniyettir. Bu zirvelere tırmanmak, bu zirvelerde dünyayı Türkçe okumak sizlerin en temel ülküsü olmalıdır. Mananın yerine geçen elfazı bir yana bırakarak, içi boş sloganları bir kenara koyarak şunu unutmayınız ki, ülkücünün ülküsünde erimesi yüksek hedeflere kilitlenmesiyle mümkündür. Doğru davranış doğru fikrin momentidir" ifadelerini kullandı. "Eşyanın tabiatı kurumların özüdür" "Bu iki doğru üzerinde düz bir çizgiyle hayat planını yapanlar; insanı baskı altında tutan her neviden boyunduruğa karşı çıkmaktan, peşin yargıların maskesini yırtmaktan asla çekinmeyeceklerdir" diyen Bahçeli, "Neyin doğru, neyin yanlış; neyin değerli, neyin değersiz olduğunu bilmeyen bir insanın doğru davranışta bulunması, doğru bir fikrin etrafında buluşması eşyanın tabiatına aykırıdır. Peki bu eşyanın tabiatı nedir? Bundan ne anlaşılmalıdır? Eşyanın tabiatı, insanın toplum, çevre ve doğayla olan ilişkileri içinde oluşmaktadır. Değer-olgu; ideal-realite birliği eşyanın tabiatını teşkil etmektedir. Hukuk, eşyanın tabiatından kaynaklanan zorunlu ilişkilerdir. Kısaca diyebiliriz ki, eşyanın tabiatı kurumların özüdür" dedi. "Güçsüz adalet aciz, adaletsiz güç zulümdür" MHP Lideri Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Dünyaya bakınız, beşeriyetin hal-i pürmelalini ve sıcak gelişmeleri yorumlayınız; eşyanın tabiatına mugayir ne varsa tedavülde olduğunu fark edeceksiniz. Bununla mündemiç cevabını aramak zorunda olduğumuz sorular da şunlardır: Adalet nerededir? Akıl nereye gitmiştir? Ahlaka ne olmuştur? ‘Eğer adalet yoksa’ diyor Kant, insanların yeryüzünde yaşıyor olmasının bir değeri kalmayacaktır. Gündüz vakti elimizde fener alarak adalet mi arayalım? Ahlakın ilke ve esaslarını mı soruşturalım? Güçsüz adalet aciz, adaletsiz güç zulümdür. Adalet ile gücü eklemlemek ise fikir, düşünce ve siyaset insanlarının hedefi olmalıdır. Bugünkü çağımızın en mühim açığı insani değer ve mirastaki hüsran verici zayıflık ve zedelenmedir. Bu nedenle çağa ve zamana müdahil olacak dirayet, cesaret ve hamiyete malik olmak lazımdır." "ABD’nin İran’a beklenen saldırısı terör devleti İsrail tarafından yapıldı" "Dünyanın karmakarışık siyasi ve jeopolitik ortamında bizi biz yapan, bizi tarihin ve kültürün derin köklerine bağlayan değerler mecmuuna sıkı sıkıya bağlanmaktan başka seçenek yoktur" ifadelerini kullanan Bahçeli, "Etrafımızda kuşlar uçması gerekirken füzeler uçuyor. İnsanlık bir savaştan diğerine, bir çatışmadan bir başkasına sürükleniyor. Felaket senaryoları kuvveden fiile yavaş yavaş çıkıyor. Soykırım derseniz, en korkuncu yaşanıyor. Gözyaşları derseniz, kanla karışık oluk oluk akıyor. Ölüm sırasını bekleyen çocuklar merhamet ve vicdanları kavuruyor. Sabaha çıkar mıyım diye düşünen mağdur ve savunmasız insanlar hepimizin ciğerini dağlıyor. Pakistan ile Afganistan arasındaki savaştan sonra ABD’nin İran’a beklenen saldırısı maşa devlet, haydut devlet, barbar devlet, terör devleti İsrail tarafından yapıldı." "Askeri operasyonların haksız olduğunu değerlendiriyorum" ABD-İsrail ortak yapımı saldırılara yönelik İran’ın misillemesinin farklı ülkelerdeki ABD üslerini hedef aldığını belirten Bahçeli, "Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi, Kuveyt, Bahreyn ve kısmen de Katar ateşin içinde kaldı. İran’la yürütülen müzakerelerin sonucu beklenmeden ABD-İsrail eşgüdümünde icra edilen askeri operasyonların haksız, hukuksuz ve yaygın tehditlere açık olduğunu değerlendiriyorum. Ortalık kan revan içindedir. Zincirleme savaşlar derhal durmalı, aklı selim öne çıkmalıdır. Barış varken savaşmak bölgesel ve küresel sistemi dinamitlemek demektir" diye konuştu. "Savaş değil barış hakim olmalıdır" Coğrafyada savaşın değil barışın hakim olması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "Uyarıyorum; Tahran’ın, İsfahan’ın, Kum’un ve Kerec’in vurulması; sonuç olarak cevabi mahiyette karşılıkların verilmesi küresel bir savaşa doğru hızla dönüşebilecektir. Savaş değil barış hakim olmalıdır. Mübarek Ramazan ayında İslam beldelerinin karanlığa gömülmesi kabul edilemez bir durumdur. Merhameti kalmamış, empati duymayan, kendi çıkarlarına odaklanmış, masumları hedefine almış, öldürmeyi, yakmayı, yıkmayı, kırmayı olağan hale getirmiş sözde gelişmiş ülkeler ve bunların taşeronları inanıyorum ki iki cihanda da hesap vereceklerdir. İsrail Savunma Bakanı’nın, ‘önleyici saldırı’ başlattıklarını iddia etmesi, ABD Başkanı’nın ‘İran’a yönelik büyük bir operasyon başlattık’ açıklaması aynı aklın ürünü, aynı amacın üretimidir" dedi. "Türkiye’mizin barışçıl çağrıları milli güvenliğimizin muhafazası için her tedbirin alınmasıdır" Bahçeli, "Burada esas olarak Türkiye’mizin sağduyu ve soğukkanlı hareket ederek barışçıl çağrıları ısrarla taraflarla paylaşması, milli güvenliğimizin muhafazası için her tedbirin alınmasıdır. Ramazan ayının mehabet ve muhabbetini tahrip edenler insanlıktan nasibini almayan kirli odaklardır. Sizler sabırla, akılla, imanla, vatan ve millet sevgisinin coşkusuyla duruşunuzu koruyacaksınız. Üzerinde dumanların tüttüğü dünyada Türk milletinin ve Türkiye’mizin ümit şadırvanı olmayı sürdüreceksiniz" ifadelerini kullandı.
Tokat Tokat’ta tekne orucuna yüzlerce öğrenci katıldı Tokat Belediyesi’nin Ramazan Etkinlik Çadırı’nda düzenlediği "Tekne Orucum" programında yüzlerce çocuk aileleriyle birlikte tekne orucu heyecanı yaşadı. Tokat Belediyesi tarafından Ramazan Etkinlik Çadırı’nda çocuklara özel olarak düzenlenen "Tekne Orucum" etkinliği, yüzlerce çocuğun ve ailelerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Ramazan’ın manevi atmosferinde düzenlenen programda çocuklar, kendileri için hazırlanan kumanyalarla tekne orucu iftarı yaptı; iftar sonrası ise Tokat Belediyesi tarafından hazırlanan hediyeler miniklere takdim edildi. Etkinlik kapsamında Hacivat-Karagöz gösterileri başta olmak üzere çocuklara yönelik sahne performansları, çeşitli ikramlar ve eğlenceli aktiviteler yer aldı. Programa katılan çocuklar, aileleriyle birlikte hem oruç heyecanını yaşadı hem de Ramazan coşkusunu doyasıya paylaştı. Ramazan’ın manevi ikliminde çocuklara özel proje Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada, Ramazan ayının manevi değerlerini çocuklara küçük yaşta sevdirmenin önemine dikkat çekti. Başkan Yazıcıoğlu, "Rahmet, bereket ve paylaşma ayı olan Ramazan’ın manevi ikliminde, yavrularımızın oruç tutma heyecanını daha anlamlı ve unutulmaz kılmak, çocuklarımızın küçük yaşta sabrı, paylaşmayı ve manevi değerlerimizi sevgiyle öğrenmelerine katkıda bulunmak amacıyla ‘Tekne Orucum’ projemizi hayata geçirdik. Tokat Belediyesi olarak üretken belediyecilik ve sosyal belediyecilik anlayışımız çerçevesinde aile odaklı projelerimize devam edeceğiz. Etkinliğimize yoğun katılım sağlayan tüm miniklerimize ve değerli ailelerimize teşekkür ederim. Rabbim tuttuğunuz oruçları kabul eylesin. Hayırlı Ramazanlar diliyorum" dedi.