ÇEVRE - 02 Nisan 2026 Perşembe 09:22

Köse: "Şehirler yağmura değil, betona yeniliyor"

A
A
A
Köse: "Şehirler yağmura değil, betona yeniliyor"

Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, son yıllarda şehir merkezlerinde yaşanan su baskınlarının temelinde plansız kentleşme ve yanlış peyzaj uygulamalarının bulunduğunu belirterek, "Toprağın nefes almasını engelledikçe yağmur suyunun gidecek yeri kalmıyor. Bu da doğal olarak su baskınlarına neden oluyor." dedi.


Şehirlerde her yağış sonrası yaşanan su baskınlarının tesadüf olmadığını ifade eden Köse, sorunun iki ana kaynağı olduğunu söyledi. Köse, "Birincisi, nehir, çay ve dere yataklarının düzenli olarak temizlenmemesi. İkincisi ise şehir merkezlerinde toprağın neredeyse tamamen yok edilmesi. Betonlaşma her yeri kapladı. Toprakla buluşamayan yağmur suyu doğal olarak sokaklarda ve caddelerde birikiyor" diye konuştu.



"Naylonla kaplanan toprak suyu emmiyor"


Son yıllarda park ve peyzaj çalışmalarında kullanılan bazı yöntemlerin de sorunu büyüttüğünü belirten Köse, özellikle çim alanların yerine kullanılan naylon tabaka uygulamasına dikkat çekti.


Köse, "Kuraklık gerekçesiyle çim alanlarının kaldırılması anlaşılabilir bir durum. Ancak yerine toprağın üzerine naylon serilip dekoratif taşlar konulması doğru bir yöntem değil. Bu naylonlar doğada yüzyıllar boyunca yok olmuyor. Yağan yağmur naylonu aşarak toprağa ulaşamıyor. Sonuç olarak su yüzeyde kalıyor ve asfalt ile beton üzerinde göletler oluşuyor" dedi.



"Çime alternatif çok sayıda bitki var"


Çimin fazla su tükettiği için eleştirildiğini ancak bunun tek alternatifin beton ve taş olduğu anlamına gelmediğini dile getiren Köse, az su isteyen bitkilerin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.


Köse, "Çim gerçekten yoğun su isteyen bir bitki. Ancak çok az suyla yaşayabilen yüzlerce farklı bitki türü var. Eğer şehirlerde toprak alanlar korunur ve bu bitkilerle peyzaj yapılırsa hem su tasarrufu sağlanır hem de yağmur suları doğal olarak toprağa karışır. Bu hem çevre hem şehir altyapısı açısından çok daha sağlıklı bir yöntemdir" ifadelerini kullandı.



"Toprakla bağ koparsa su baskınları kaçınılmaz"


Şehir planlamasında doğayla uyumlu çözümlerin öncelik olması gerektiğini belirten Köse, uyarısını şu sözlerle sürdürdü: "Toprağı betonla, asfaltla ve naylonla kapattığınızda yağmur suyunun emileceği bir alan kalmıyor. Sonra da birkaç saatlik yağmurda şehirler su altında kalıyor. Oysa doğru planlama, temiz dere yatakları ve nefes alabilen yeşil alanlarla bu sorunların büyük bölümü önlenebilir."


Köse, şehirlerin geleceği için doğaya daha saygılı ve sürdürülebilir peyzaj anlayışının benimsenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Babadan küçük kızına acı dolu veda: Kızının tabuta sarılarak gözyaşlarına boğuldu İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde yıkımı yapılan binadan düşen beton parçasının üzerine düşmesi sonucu hayatını kaybeden 6 yaşındaki Tesnim Urfalı son yolculuğuna uğurlandı. Acılı baba Tarık Urfalı, kızının tabutuna sarılarak dakikalarca gözyaşı döktü. Zeytinburnu ilçesi Nuripaşa Mahallesi 11. Sokak’ta dün saat 15.00 sıralarında meydana gelen olayda kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı yapılan bir binadan kopan beton parçası, o sırada annesiyle birlikte kaldırımda yürüyen 6 yaşındaki Tesnim Urfalı’nın başına düştü. Ağır yaralanan çocuk ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılmış ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili aralarında kepçe operatörünün de olduğu 3 kişi gözaltına alınmıştı. Kızının tabutuna sarılan baba gözyaşlarına boğuldu Tesnim Urfalı için Zeytinburnu’nda bulunan Konyalı Camii’nde bir tören düzenlendi. Törene acılı baba Tarık Urfalı, küçük kızın yakınları katıldı. Acılı baba kızının tabutuna sarılarak gözyaşı döktü. Yakınları gözü yaşlı babayı teselli etmeye çalıştı. Küçük kızın cenazesi öğle ezanının ardından kılınan cenaze namazı sonrası toprağa verilmek üzere Sarıyer Kilyos Mezarlığı’na götürüldü. Acılı baba kızını kaybettiği için üzgün olduğunu, adaletin yerini bulmasını istedi.
Denizli DSO-TEI iş birliğiyle Denizli sanayisinde savunma sanayii dönüşümü Denizli Sanayi Odası (DSO) ile TUSAŞ Motor Sanayii (TEI) iş birliğinde, 31 Mart-2 Nisan tarihleri arsında düzenlenen Savunma Sanayi Buluşmaları ve Tedarikçi Görüşmeleri Programı, DSO hizmet binasında gerçekleştirildi. Programın açılışına; DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri, TEI Finans ve Tedarik Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Emre Saylan ve TEI Yan Sanayi Geliştirme Müdürlüğü yetkilileri ile Denizli’den 27 firma temsilcisi katıldı. Programın açılış konuşmalarını gerçekleştiren DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, Türkiye’nin savunma ve havacılık alanında uzun süredir yaptığı yatırımların, bölgesel gelişmeler ve yakın coğrafyadaki çatışmalar dikkate alındığında ne kadar doğru bir strateji olduğunu gösterdiğini söyledi. Kasapoğlu, savunma ve havacılık sanayinin başta Ankara ve Eskişehir olmak üzere belirli merkezlerde güç kazandığını belirterek, Denizli sanayisini de bu yükselen sektöre entegre etmek için Denizlili sanayiciler olarak yoğun çaba gösterdiklerini ifade etti. Denizli’de özellikle makine sektörünün savunma sanayine dahil edilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Kasapoğlu, TEI ile kurulan iş birliklerinin bu süreçte önemli rol oynadığını ifade etti. Kasapoğlu, görüşmelerin planlı şekilde yürütüldüğünü ve Denizli’de TEI ile iş birliği yapmak isteyen 27 firmanın görüşmelere katıldığını vurguladı. Denizli’nin güçlü üretim kültürü ve sanayi altyapısıyla bu sürece hazır olduğunu dile getiren Kasapoğlu, savunma sanayinin kendine özgü dinamikleri olduğuna dikkat çekerek, bu alanda yer almak isteyen sanayicilerin kararlılık göstermesi gerektiğini sözlerine ekledi. Kasapoğlu, Makine İhtisas OSB’deki çalışmalara da değinerek yaklaşık 2,5 milyon metrekarelik alana sahip bölgede ilk etap parsellerin bu yıl içerisinde sanayicilere teslim edilmesini planladıklarını ve bu yatırımın şehrin üretim kapasitesine önemli katkı sağlayacağına değindi. Denizli’nin yaklaşık 5 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin önde gelen üretim merkezlerinden biri konumunda bulunduğunu, sahip olduğu bilgi birikimi ve tecrübe sayesinde savunma ve havacılık sanayinde de etkin bir şekilde yer alabileceğini vurguladı. "Bu uzun soluklu yolculukta her adımda sanayicilerimizin yanında olacağız" TEI Finans ve Tedarik Müdür Yardımcısı İbrahim Emre Saylan, iki gün sürecek program kapsamında 27 firma ile birebir görüşme gerçekleştireceklerini ve bu süreçte firmalara teknik rehberlik ve yol haritası desteği sunulacağını vurguladı. Saylan, TEI’nin çalışmalarından bahsederken gerçekleştirdiği sunumunda, şirketin uçak ve helikopter motorları başta olmak üzere parça üretimi, bakım-onarım ve motor geliştirme alanlarında faaliyet gösterdiğini belirtti. Tedarikçi geliştirme süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Saylan, firmaların yalnızca mevcut kapasiteleriyle değil, gelişim potansiyelleriyle de ele alındığını ifade etti. Sanayicilerden temel beklentilerin; üretim süreçlerinde mühendislik altyapısının oluşturulması, kalite yönetim sistemlerinin kurulması ve izlenebilirliğin sağlanması olduğunu belirtti. TEI’nin tedarik ihtiyaçlarına da değinen Saylan; döküm, dövme, talaşlı imalat, sac metal ve eklemeli imalat gibi alanlarda iş birliği fırsatları bulunduğunu söyledi. Saylan, savunma ve havacılık sanayine yönelik bu dönüşüm sürecinde firmalarla birlikte ilerlemek istediklerini belirterek, "Bu uzun soluklu yolculukta her adımda sanayicilerimizin yanında olacağız" dedi. Konuşmaların ardından açılış programı soru-cevap bölümüyle devam etti. TEI yetkilileri tarafından sanayicilerin soruları yanıtlandıktan sonra tedarikçi görüşmelerine geçildi. DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, İbrahim Emre Saylan’a programa sunduğu katkılardan dolayı hediye takdim etti. Firmalar yetkinliklerini TEI ile paylaştı Programın ikinci gününde tedarikçi görüşmeleri devam etti. Denizlili sanayiciler, TEI Yan Sanayi Geliştirme Müdürlüğü yetkililerine firmalarının üretim yönetim sistemleri, talaşlı imalat kapasiteleri, makine parkurları, malzeme işleme yetkinlikleri, kalite yönetim sistemleri ve sahip oldukları sertifikalar hakkında detaylı bilgi verdi. TEI yetkilileri, bu bilgileri değerlendirerek firmaların savunma sanayii ekosistemine entegrasyon süreçlerini inceledi. Görüşmeler sırasında, Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yürütülen Savunma Sanayii Yetenek Envanteri (YETEN) Platformu hakkında firmalar bilgilendirildi; platformda yer almanın avantajları ve savunma sanayi projelerine katkı sağlama fırsatları aktarıldı. Ayrıca, Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı’nın (EYDEP) diğer savunma sanayi şirketleriyle çalışabilme konusunda ön şart olmasıyla ilgili bilgilendirme yapıldı. İkili görüşmelerin ardından, programın ikinci ve üçüncü günlerinde firma ziyaretleri gerçekleştirildi. TEI yetkilileri, Denizlili firmaların üretim tesislerini yerinde inceleyerek kapasite ve üretim süreçleri hakkında doğrudan bilgi aldı.
Kahramanmaraş Kahramanmaraş’ta kalp balonlarıyla otizme dikkat çekildi Kahramanmaraş’ta, Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla yürüyüş düzenlendi. Kahramanmaraş’ta Dünya Otizm Farkındalık Günü çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ile Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğünce düzenlenen yürüyüş Alparslan Türkeş Bulvarında gerçekleşti. Kalabalık, Necip Fazıl Kültür Merkezi önüne kadar yürüyerek farkındalık mesajı verdi. Yürüyüşün sonunda gökyüzüne kalp şeklinde balonlar bırakıldı. Kahramanmaraş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Emre Çalğan, yürüyüşle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Bugün 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü kapsamında gerçekleştirdiğimiz yürüyüşle önemli bir mesaj verdik. Otizmin farkındayız ve birlikteyiz. Otizm bir eksiklik değil, bir farklılıktır. Bu farklılığı anlamak ve desteklemek ise hepimizin ortak sorumluluğudur. Burada kamu kurumlarımız, eğitimcilerimiz, sağlık çalışanlarımız, öğrencilerimiz ve değerli ailelerimizle birlikte güçlü bir dayanışma sergiliyoruz. Bu birliktelik, çocuklarımızın hayatına dokunmada en büyük gücümüzdür. Katılım sağlayan herkese teşekkür ediyorum" Yürüyüş, katılımcıların gökyüzüne bıraktığı kalp şeklindeki balonlarla sona erdi. Etkinlik, hem şehirde farkındalık oluşturdu hem de toplumun otizme olan duyarlılığını artırmayı hedefledi.