ÇEVRE - 10 Nisan 2025 Perşembe 10:35

Manisa’da 10 yıl sonra ilk kez kara leylek görüldü

A
A
A
Manisa’da 10 yıl sonra ilk kez kara leylek görüldü

Türkiye’de nadir görülen kuş türleri arasında yer alan kara leylek, yaklaşık 10 yıl sonra Manisa’da yeniden görüntülendi. Manisa’nın en büyük sulak alanı olan Marmara Gölü’nün kuruması nedeniyle ise göçmen kuşların yeni rotası Sülüklü Göl oldu.


Geçtiğimiz yaz aylarında havaların çok sıcak olması ve yağışların beklenenden az olması sebebiyle Spil Dağı eteklerindeki Sülüklü Göl kuruma tehlikesi atlatmış, Manisa Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait arazözler ve Manisa Büyükşehir Belediyesine ait su tankerleriyle takviye edilen sularla gölün kurumasına izin verilmemişti. Manisa’nın en büyük sulak alanı olan Marmara Gölü’nün kurumasının ardından göçmen kuşlar, rotalarını Spil Dağı Milli Parkı’nın eteklerindeki Sülüklü Göl’e çevirdi. Geçen sene de göçmen kuşların konakladığı Sülüklü Göl, bahar mevsiminin gelişi ile yeniden göçmen kuşlara ev sahipliği yapmaya başladı. Kış aylarını Afrika’da geçiren ve Türkiye’de nadir görülen kuş türleri arasında yer alan kara leylek ise, yaklaşık 10 yıl sonra Manisa’da yeniden görüntülendi. Sülüklü Göl’ün derinliği az olan sazlık kısmında avlanan ve boyu yaklaşık 1 metreye yakın olan kara leylek (Ciconia nigra), büyük ve ince uzun yapısı, ince boynu, ince uzun ve kırmızı gagası, kırmızı uzun bacaklarıyla dikkat çekti. En son yaklaşık 10 yıl önce Akhisar ve Gölmarmara ilçeleri çevresinde görüntülenen kara leylek, 1,5 metre olan kanat açıklığıyla göl üzerinde süzülerek gözden kayboldu.


Kara leyleğin yanı sıra Ege Bölgesi’nde nadir görülen göçmen kuşlardan saztavuğu ile sakarmeke kuşları da Sülüklü Göl’de avlanırken görüntülendi. Bataklık çevreleri ve göllerde üreyen bir kuş olan saztavuğu, kırmızı gagası, sarı bacakları ve koyu renk tüyüyle diğer kuş türlerinden rahatça ayırt edilebiliyor. Kuş, Ege Bölgesi’nde rikse kuşu, İç Anadolu’da su tavuğu ve saz kuşu, Akdeniz’de saz tavuğu ve kırmızı gagalı kumrucuk, Karadeniz ve Marmara’da kızıl dilli rikse kuşu ismiyle biliniyor.


Sulak alanlarda yaşayan ve Türkiye’de çok yaygın olan bir kuş türü olan sakarmeke (Fulica atra) ise siyah gövdesi, gagası ve alnı beyaz bir su kuşu olmasıyla dikkat çekiyor. Sakarmeke, havalanırken uzun süre suyun üzerinde koşması ile göğsü üzerine inen bir uçak görünüşünde sert iniş yapmasıyla dikkat çekiyor.



Manisa’da 10 yıl sonra ilk kez kara leylek görüldü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."