ÇEVRE - 09 Ağustos 2025 Cumartesi 15:47

Manisa’da çevreye zarar verenlere 91 milyondan fazla ceza kesildi

A
A
A
Manisa’da çevreye zarar verenlere 91 milyondan fazla ceza kesildi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Manisa İl Müdürlüğü tarafından 2025 yılının ilk 7 ayında 487 çevre denetimi gerçekleştirildiği, 69 adet Çevre Kanunu ihlali için toplam 91 milyon 656 bin 39 TL idari para cezası uygulandığı bildirildi.


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatlarının çevre kirliliğiyle mücadeleye yönelik denetimleri tüm hızıyla devam ediyor. Manisa’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen denetimlerde çevreye kirletenlere idari para cezaları uygulanırken, denetimler sonucunda çevre ve insan sağlığı açısından tehlike oluşturan işletmeler için faaliyet durdurmaya varan yaptırımlar devreye alınıyor.


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Manisa İl Müdürlüğü, 1 Ocak 2025-31 Temmuz 2025 tarihleri arasında Manisa genelinde 487 çevre denetimi gerçekleştirdi. Yapılan denetimler sonucunda 69 adet Çevre Kanunu ihlali için toplam 91 milyon 656 bin 39 TL idari para cezası uygulandığı öğrenildi.


Yılın ilk 7 ayında yapılan denetimlerde atık su nedeniyle 14 idari yaptırıma 24 milyon 4 bin 650 TL, hava emisyonu nedeniyle 11 idari yaptırımda 6 milyon 539 bin 957 TL, atık bertarafı nedeniyle 17 idari yaptırıma 54 milyon 245 bin 540 TL, toprak kirliliği nedeniyle 4 idari yaptırıma 1 milyon 384 bin 97 TL, ÇED/Çevre izni nedeniyle 9 idari yaptırıma 2 milyon 591 bin 308 TL, gürültü kirliliği nedeniyle 8 idari yaptırıma 2 milyon 674 bin 376 TL, anız yakma nedeniyle 4 idari yaptırıma 28 bin 295 TL, bilgi ve belge eksikliği nedeniyle 2 idari yaptırıma 187 bin 814 TL olmak üzere toplamda 69 idari yaptırıma 91 milyon 656 bin 39,33 TL idari para cezası kesildiği bildirildi.



Manisa’da çevreye zarar verenlere 91 milyondan fazla ceza kesildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.