SAĞLIK - 15 Ocak 2026 Perşembe 10:51

Manisa’da sağlık hizmetlerinde kalite ve erişim hedefi büyüyor

A
A
A
Manisa’da sağlık hizmetlerinde kalite ve erişim hedefi büyüyor

Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren, normal doğum oranlarının artırılması, acil sağlık kapasitesinin güçlendirilmesi ve yeni sağlık yatırımlarıyla Manisa’da nitelikli sağlık hizmetlerinin daha üst seviyelere taşınmasını hedeflediklerini söyledi.


Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren, kent genelinde sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya yönelik hedefler doğrultusunda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek değerlendirmelerde bulundu. İlçe ilçe gerçekleştirilen saha incelemelerinde hastalar, hasta yakınları ve sağlık çalışanlarıyla birebir görüşen Zeren, sağlık sisteminin sahadaki ihtiyaçlarını tespit etti.


İlçe programına Saruhanlı Devlet Hastanesi’nden başlayan İl Sağlık Müdürü, kısa süre önce hizmete açılan yeni acil servisin işleyişi hakkında bilgi aldı. Poliklinikleri tek tek ziyaret eden Zeren, uzman hekimler ve muayene bekleyen hastalarla görüşerek sağlık hizmetlerinin etkinliği konusunda değerlendirmelerde bulundu.


Kırkağaç Devlet Hastanesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Dr. Sabina Çavuşoğlu ve Dr. Muhammet Kutluhan Azman ile doğumhane ekibini ziyaret eden Zeren, Ocak ayı içerisinde tüm doğumların normal doğum olarak gerçekleştirilmesinden dolayı ekibi tebrik etti. Normal Doğum Eylem Planı kapsamında il genelinde ilk sezaryen oranlarının yüzde 23’lerden yüzde 18’lere düşürüldüğünü belirten Zeren, bu oranı daha da aşağı çekmeyi hedeflediklerini vurguladı.


Kırkağaç’ta yapımı devam eden Devlet Hastanesi Ek Hizmet Binası, İlçe Sağlık Müdürlüğü ve Aile Sağlığı Merkezi inşaat alanlarını da inceleyen İl Sağlık Müdürü, yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Kırkağaç 1 No’lu 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nu ziyaret eden Zeren, ambulans personelinin talep ve ihtiyaçlarını dinledi.


Selendi ilçesinde Devlet Hastanesi, Toplum Sağlığı Merkezi, Aile Sağlığı Merkezi ile 1 ve 2 No’lu 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonlarını ziyaret eden Zeren, acil sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti. 2025 yılı içerisinde Manisa genelinde 150 bin hastaya ambulans hizmeti verildiğini ifade eden Zeren, acil sağlık hizmetleri kapasitesinin 8 yeni ambulansla güçlendirildiğini ve yeni istasyonlar için çalışmaların sürdüğünü söyledi.


Program kapsamında Kula Devlet Hastanesi ile yapımı devam eden Kula İlçe Sağlık Müdürlüğü şantiye alanını da inceleyen İl Sağlık Müdürü, İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde sahada görev yapan değerlendirme ekiplerinin çalışmalarına katıldı. Zeren, tüm çalışmaların Manisa’da erişilebilir, nitelikli ve kaliteli sağlık hizmet sunumunu daha üst seviyelere taşımayı amaçladığını ifade etti.



Manisa’da sağlık hizmetlerinde kalite ve erişim hedefi büyüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri "Sömestir çocukla bağ kurma aşaması olmalı" Uzman Psikolog Arzu Hamurcu, sömestir tatilinin ikinci döneme girerken bağ kurma aşaması olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek, "Çocuklar okula ruhsal bir dinlenme ile dönmeliler" dedi. Sömestir tatilinin dinlenme alanı gibi görülmesinin çok doğru olmadığını belirten Uzman Psikolog Arzu Hamurcu, "Sömestir tatili aslında çocuklar için bir dinlenme alanı gibi görülüyor. Oysa sömestir tatili bir denge bulma alanıdır. Aileler, sömestirde çocuklar üzerinde geri kalma korkusu ve geç kalma korkusuyla bütün konuları tekrar ettirme ve ikinci döneme hazırlama kaygısına giriyorlar. Oysa burada çocukların yeniden ritim bulma üzerine kurulu olduğu bir dönem olmalı. Çünkü sömestirde ya tamamen dinlensin ya tamamen ders çalışsın ikilemiyle geçen çocuklar, ekranı çok uzun süre kullanmaya, uykusuz geçirilen saatlere ve çok boş zaman algısına alıştıktan sonra gerçek bir bol tatil yaptıktan sonra artık okula büyük bir yorgunlukla dönüyorlar. Oysa bizim istediğimiz ruhsal bir dinlenme ile dönüyor olmaları. Bu yüzden ikinci döneme hazırlık diye baktığımız aşama aslında bağ kurma aşaması olmalı. Sevgili aileler, sömestirde sizin de işlerinizin el verdiği kadarıyla çocuklarınızla vakit geçirmeye, beraber oyun oynamaya ve birlikte kahvaltı hazırlamaya, birlikte güzel planlar yapmaya odaklanmak burada çok önemli" dedi. Hamurcu, çocukları ikinci döneme hazırlayan etkenin iletişim olduğunu söyleyerek, "Burada önemli olan ders değil denge. Yani günlük 1 saat tekrarlar yapılması aslında yeterli bir süre. Tüm gün boyunca ders çalışmaktansa ailelerle yapılan sohbetler çocuklar için çok daha etkili ve çok daha verimli olacaktır. İkinci döneme hazırlayan şey aslında iletişimdir. O yüzden istiyoruz ki sizin çocuklarınızla beraber kendi vaktinizin de yettiği kadarıyla etkin iletişimi kurmak ve etkili zaman geçirmek, burada bizim için sömestirin en verimli kısmı olacaktır. Sömestir tatili çocuğun notlarını denediği, notlarını dinlendirdiği değil, ruhunu dinlendirdiği zaman gerçekten bir tatil olacaktır" ifadelerini kullandı.
Samsun Kara kış ayakkabı tamircilerini ısıttı Kara kış ve aşırı soğuklar, ayakkabı tamircilerinin işine yaradı. Su geçiren ayakkabılar nedeniyle yoğunluk yaşayan tamirciler, işlerin mevsim sonuna kadar yoğun geçeceğini umut ediyor. Kış mevsiminin kendini hissettirmesiyle birlikte ayakkabı tamirine olan talep de arttı. Yağışın sık görüldüğü Samsun’da özellikle deri ayakkabı ve botlarda yaşanan su alma problemi, vatandaşları tamircilerin yolunu tutmaya yönlendirdi. Artan talepten memnun olan ayakkabı tamircileri, yoğunluğun mevsim boyunca devam edeceğini ifade ediyor. "Kış mevsiminde işlerimiz yoğun oluyor" Soğuk havalarla birlikte işlerin belirgin şekilde arttığını söyleyen ayakkabı tamircisi Turgut Dursun, kış aylarının kendileri için en hareketli dönemlerden biri olduğunu belirtti. Dursun, "Kışın özellikle ayakkabı tamir işleri çok artıyor. Çocuklar okula, vatandaşlar işe giderken ayakkabılar ister istemez su alıyor. Bu da tamir ihtiyacını doğuruyor. Şu sıralar en çok taban değişimi, yırtık dikimi ve yama işleri yapıyoruz. Tamir ücretleri 100 TL’den başlayıp 700 TL’ye kadar çıkabiliyor. İyi bir deri ayakkabının fiyatı ise 5 bin TL’den başlıyor. Bu yüzden birçok kişi yeni ayakkabı almak yerine tamir ettirmeyi tercih ediyor" dedi. Üniversitelerin tatil olduğu dönemlerde çanta ve valiz tamirlerinin arttığını da ifade eden Dursun, sezon sonunda da benzer bir yoğunluk beklediklerini dile getirdi. Okulların açıldığı dönemlerde ise yeni alınan ayakkabıların sıkma ve uyum sorunları nedeniyle tadilat taleplerinin devam ettiğini söyledi. "Cilalı boyanmayan deri ayakkabılar su geçirir" Deri ayakkabıların kışın su almasının en büyük nedeninin yanlış kullanım olduğuna dikkat çeken Dursun, "Deri ayakkabı giyenler yağmur ve karlı havalarda mutlaka cilalı boya kullanmalı. Sadece boya yapmak yeterli değil. Cila, derinin yüzeyini kayganlaştırır ve suyun tutunmasını engeller. Cilalanmayan deri ayakkabılar su geçirir. Bu konuda müşterilerimizi sürekli uyarıyoruz" diye konuştu. Bot ve deri ayakkabı tamiri yapan esnaf, doğru şekilde yenilenen kaliteli ayakkabıların sıfır ayakkabıdan farkı olmadan uzun süre kullanılabileceğini belirtiyor.
Ağrı Bakan Ersoy: "Türkiye’de kültür ve turizm alanında tarihi rekorlar kırıyoruz" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’de kültür ve turizm alanında tarihi rekorlar kırdıklarını belirterek, "Devrim niteliğinde atmış olduğumuz adımlar neticesinde bugün Türkiye dünyada turizm dendiğinde ilk akla gelen ülkeler arasında yer almaktadır" dedi. Bir dizi ziyaret için Ağrı’ya gelen Bakan Ersoy, Genişletilmiş İl Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada partililerle bir araya gelen Ersoy, "Ağrı’da dayanışma ve yardımlaşma kültürü çok güçlüdür. Bu açıdan Ağrı, bizim hafızamızda yalnız bir şehir değil, aynı zamanda Anadolu’nun kapısı, kültürümüzün müstesna şehirlerinden biridir. Kültür, inanç ve medeniyet tarihimizde özel bir yeri olan Ağrı’da İshak Paşa Sarayı’nın her bir taşında ecdadımızın adaleti, estetiği ve bu topraklara vurduğu mühür vardır. Bu yapıyı dimdik ayakta tutan çimento, aynı zamanda bizim aramızdaki kardeşliği de yoğuran Anadolu mayasıdır. Sayın Cumhurbaşkanımız da her zaman ’Ağrı’yı anlamayan, Anadolu’yu anlayamaz’ demektedir. Buradaki kardeşliği görmeyen, tarihin en zor zamanlarında omuz omuz mücadele veren bu milletin arasındaki güçlü bağları hissedemeyen Türkiye’nin birliğini de kavrayamaz" diye konuştu. "Bizim aramızdaki kardeşlik, bizi kopmaz bağlarla birbirine bağlayan hikayemiz Ağrı Dağı kadar vakurdur" diyen Bakan Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Allah, bu birlik ve beraberliği daim eylesin. Aramızdaki kardeşliği daha da güçlendirsin. Bildiğiniz gibi AK Parti ailesi olarak sürekli teşkilatlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla ve vatandaşlarımızla bir araya gelip karşılıklı görüş alışverişinde bulunuyoruz. Şimdi de Teşkilat Başkanlığımızın koordinasyonu ile bakan, genel başkan yardımcısı ve milletvekili arkadaşlarımızla farklı şehirlerde gerçekleşen toplantılara katılarak, teşkilatlarımızla bir araya geliyor, bu toplantılarda sahadaki arkadaşlarımızla görüşerek fikirlerini dinliyor ve onların önerilerini not alıyoruz. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımızın çok önem verdiği bu buluşmalarda geçmiş dönemlerde teşkilat bünyesinde farklı görevlerde bulunmuş değerli arkadaşlarımızla da bir araya gelmeye çok dikkat ediyoruz. Değerli arkadaşlar şunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Bugün bu makamlarda bizler oturuyoruz. Hepimiz ülkemiz, şehirlerimiz, partimiz için mücadele ediyoruz. Ama geçmişte bu dava için mücadele eden başka insanlar da oldu. Onların çabalarını da hiçbir zaman unutmamalıyız. Bizim hayat felsefemizde vefanın çok önemli bir yeri vardır. Bu sebeple bizden önce emek harcayan dostlarımızı, büyüklerimizi asla ihmal etmemeliyiz. Ara ara onları ziyaret ederek, fikirlerini, önerilerini dinlemeliyiz. Bu çerçevede biz, vefa gösteren vefa bulur anlayışıyla hareket etmeye devam edeceğiz. Bize yakışan budur. Biz biliyor ve inanıyoruz ki siyasette en zor ve en fazla fedakarlık gösterenler teşkilat mensuplarımızdır. Bu bayrağı sarsılmaz şekilde ayakta tutan teşkilat mensuplarımızın sarsılmaz iradesidir. Şunu çok açık bir şekilde ifade etmek isterim ki Sayın Cumhurbaşkanımızla yapmış olduğumuz birçok özel toplantıda kendileri sık sık bizlere teşkilatçılığın ne kadar önemli olduğunu ifade etmişlerdir. Bu açıdan bizim nazarımızda sizlerin emeği, çabası, her şeyin üzerindedir. Teşkilat dediğimiz yapı; sadece binalardan, tabelalardan ibaret değildir. Teşkilat, milletimizin dertliyle dertlenen, gece gündüz, bayram, tatil demeden kapı kapı dolaşan, davasına sadakatle bağlı olan, fedakarca çalışan kardeşlerimiz demektir. Sizin mahalle mahalle gezerek ortaya koyduğunuz mücadele bizim bu makamlardaki sorumluluğumuzu daha da arttırmaktadır. İşte bizler de bu sorumluluk çerçevesinde başınız dik dolaşmanız için gece gündüz demeden çalışıyoruz." "200’e yakın ülkede Ağrı’yı, Diyarbakır’ı, Mardin’i, Antalya’yı, İstanbul’u tanıttık" Türkiye’de kültür ve turizm alanında tarihi rekorlar kırdıklarını kaydeden Bakan Ersoy, "Devrim niteliğinde atmış olduğumuz adımlar neticesinde bugün Türkiye dünyada turizm dendiğinde ilk akla gelen ülkeler arasında yer almaktadır. Bu salonu dolduran herkes Türkiye’nin ciddi bir turizm potansiyeline sahip olduğunu biliyor. Peki şimdi size soruyorum, Türkiye bu potansiyeli doğru bir şekilde kullanabildi mi? Maalesef hayır. Türkiye’de turizm dendiğinde eskiden ne anlaşılıyordu; sadece deniz, kum, güneş. Peki bu doğal kaynaklar etkin bir şekilde kullanıldı mı? Maalesef hayır. Dünyanın en güzel doğasına sahip, yaylarını bünyesinde barındıran kadim kültürü ile öne çıkan çok zengin bir coğrafyaya sahibiz. Peki bu doğal güzellikler, zenginlikler turizm bağlamında değerlendirebildi mi? Maalesef yine hayır. Bakın, 2002 yılında turizm gelirimiz ne kadardı; 13 milyar dolar. Bugün ise 64 milyar dolardan söz ediyoruz. 5 katı bir yükseliş, bir başarı öyküsü bu. En büyük etken de 2018 yılından itibaren uygulamaya başladığımız yeni turizm stratejimizin başarılı adımlardır. Bu rekorları kırarken, bu büyük başarıları elde ederken elbette çok çalıştık. Bu başarılarımız elbette tesadüfle açıklanamaz. Şunu açık yüreklilikle söylemek isterim ki gerçekten bu işin ehli olan arkadaşlarımızla ülkemiz için çok çalıştık. Türkiye’nin turizmde altın bir dönem yaşaması, potansiyelimizin doğru bir şekilde değerlendirilmesi için çok ciddi bir irade ortaya koyduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde turizm alanında büyük dönüşümler gerçekleştirdik. Ülkemizin alt yapı sorunlarını bir bir çözdük. Anadolunun dört bir yanını yollarla, demir ağlarla ördük, havalimanları ile donattık. Ülkemizin, şehirlerimizin tanıtımına ayrı bir önem verdik. 200’e yakın ülkede Ağrı’yı, Diyarbakır’ı, Mardin’i, Antalya’yı, İstanbul’u tanıttık. Dünyanın en çok takip edilen medya kanallarında ülkemizi ve turizm bölgelerimizi anlattık. Türkiye’de turizmi 12 aya yayma hedefiyle çalışmalar gerçekleştirdik. Bu kapsamda sadece sahil turizmini değil bunun yanında tarih, inanç, kültür, doğa, sağlık, gastronomi gibi alanlarda da önemli çalışmaları hayata geçirdik. Biliyoruz ki turizmin 12 aya yayılmasının kültür turizmiyle doğrudan bir ilişkisi söz konusu. Bu çerçevede uzun yıllar ihmal edilen kültürel mirası ayağa kaldıracak çalışmalar yaptık. Birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu topraklarının dört bir yanında saklı olan, fakat geçmiş dönemlerde ihmal edilen kültürel mirası gün yüzüne çıkardık. Ülkemizin dört bir yanında kazı çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Kazı alanında şu anda dünyada bir numarayız. Kültürümüze, tarihimize ait tüm eserlerin izini sürerek, o eserleri bulup ülkemize getiriyoruz. Tarihimize ait yurt dışına kaçırılan binlerce eserin iadesini gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. Bakan Ersoy, hep birlikte el ele vererek Türkiye Yüzyılı’nda önlerine çıkan engelleri bir bir aştıklarını ifade ederek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin yıldızını parlatmaya devam edeceğiz. Kültür ve Turizm alanında daha fazla üretmeyi sürdüreceğiz. Ağrı’yı daha iyi tanıtıp, anlatıp daha fazla turistin buraya gelmesini sağlayacağız. Bunu da yine birlikte başarabiliriz. Ağrı’nın bu çerçevede turizm potansiyelini en doğru şekilde ortaya koymalıyız. Avantajlı ve dezavantajlı noktalarımızı belirleyip hareket etmeliyiz. Artık tek bir hedefimiz olmalı; Ağrı’ya daha fazla turist gelsin, Ağrı turizm pastasından daha fazla pay alsın, Ağrı’nın ekonomisi güçlensin, insanının yüzü gülsün. Gençlerimiz Türkiye Yüzyılı hedeflerine ve geleceğe daha bir umutla yürüsün. Şunu unutmamalıyız ki bizler, bir zincirin halkaları gibi birbirimize kenetlendiğimiz sürece aşamayacağımız hiçbir engel, tırmanamayacağımız hiçbir zirve yoktur" şeklinde konuştu.
Mersin Akdeniz’de İbadethaneler periyodik olarak temizleniyor Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi, ilçe genelinde bulunan ibadethanelerde vatandaşların ibadetlerini daha sağlıklı, temiz ve hijyenik ortamlarda gerçekleştirebilmesi amacıyla temizlik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Akdeniz Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü bünyesinde görev yapan mobil ibadethane temizlik ekibi, son teknoloji temizlik ekipmanlarıyla cami, mescit, kilise, cemevi, türbe ve ziyaret alanlarında düzenli olarak temizlik çalışmaları gerçekleştiriyor. Ekipler, ibadethanelerin hem iç bölümleri hem de ortak kullanım alanlarında kapsamlı hijyen uygulamaları yaparak vatandaşların sağlığını önceleyen bir hizmet sunuyor. Planlı ve programlı bir çalışma takvimi doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren mobil ekipler, Akdeniz ilçesi genelinde bulunan 114 cami, 45 mescit, 2 kilise, 1 cemevi ile çok sayıda türbe ve ziyaret alanında günlük olarak temizlik hizmeti veriyor. Çalışmalar kapsamında halılar süpürülüp yıkanırken, abdesthaneler ve ortak kullanım alanları titizlikle temizleniyor. Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, ibadethanelerin toplumun ortak değeri olduğuna dikkat çekerek, "Farklı inançlara ait tüm ibadet alanlarında eşit ve düzenli hizmet anlayışıyla çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın ibadetlerini hijyenik ve sağlıklı ortamlarda yapabilmesi için temizlik hizmetlerimiz kesintisiz şekilde devam edecek" dedi. Belediye tarafından düzenli olarak sürdürülen temizlik çalışmalarının, özellikle yoğun kullanılan ibadethanelerde hijyen standartlarını yükselttiği ve vatandaşlardan olumlu geri dönüşler aldığı bildirildi.
Samsun Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü’nde yarıyıl heyecanı başlıyor Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından "Geleceğin Bilim İnsanlarını" yetiştirme hedefiyle hayata geçirilen Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü, yarıyıl tatilinde de öğrencileri yalnız bırakmıyor. Bilim Merkezlerindeki yarıyıl tatili programlarıyla çocukları bilim dolu bir yolculuk bekliyor. Çocukların yarıyıl tatillerini hem eğlenceli hem de verimli geçirmelerini sağlamak amacıyla Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü, dopdolu bir programla kapılarını açıyor. Bilim Samsun’da 6-12 yaş arasındaki öğrenciler için özel olarak hazırlanan yarıyıl programı, 20-31 Ocak tarihleri arasında hafta içi her gün salıdan cumaya 13.00–16.50 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Program kapsamında çeşitli bilim atölyelerinde öğrencilerin bilimsel meraklarını geliştirecek, kabiliyetlerini destekleyecek ve sosyal becerilerini güçlendirecek birçok atölye ve eğitim programı yer alacak. Hafta sonları ise eğlenceli şenliklerin yanı sıra aileler çocuklarıyla birlikte veli-çocuk atölyelerine de katılabilecek. Geleceğin bilim insanları Samsun’da yetişiyor Keşif Kampüsü ise yarıyıl tatilinde 7-11 yaş grubundaki çocukları bilim ve teknolojiyle buluşturacak. 7-8 yaş ve 9-11 yaş grupları için hazırlanan programlar; kodlama, robotik ve çeşitli atölye etkinliklerini kapsıyor. Eğitimler 20-30 Ocak tarihleri arasında hafta içi salıdan cumaya 13.00–16.50 saatleri arasında düzenlenecek. Kontenjanın sınırlı olduğu programlar hakkında detaylı bilgi ve başvuru ise bilimsamsun.org ve kesifkampusu.org adreslerinden yapılabilecek. Eğitim, kültür ve bilimsel faaliyetler noktasında her alanda çocukların ve gençlerin yanında olan Büyükşehir Belediyesi, "Geleceğin bilim insanları Samsun’da yetişiyor!" mottosuyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda farklı yaş gruplarına uygun atölye çalışmaları, şenlikler ve etkinliklerle yarıyıl tatili çocuklar için unutulmaz bir deneyime dönüşecek.