EKONOMİ - 17 Ekim 2024 Perşembe 13:08

Manisa’da şifa kaynağı cennet hurmasına talep artıyor

A
A
A
Manisa’da şifa kaynağı cennet hurmasına talep artıyor

Manisa’nın Alaşehir ilçesinde hasadı yapılarak özel seralarda kurumaya bırakılan şifa kaynağı cennet hurmasına ger yıl talep katlanarak artıyor. Başta Avrupa olmak üzere bir çok ülkeye ihraç edilen cennet hurması adeta iç piyasada yok satıyor.


Dünyaca ünlü Sultani çekirdeksiz kuru üzümünün yetiştirildiği ve bir çok ülkeye ihraç edildiği Manisa’nın Alaşehir ilçesi cennet hurması meyvesiyle de adından söz ettiriyor. 8 yıl önce Melek Yılmaz’ın balkonda yetiştirdikten sonra satış yapmasıyla başlayan cennet hurması tarımı Alaşehir’in Kavaklıdere Mahallesi’ne yayıldı. Mahalledeki çiftçilerin de cennet hurması tarımına girmesiyle beraber üretimin arttığı ilçeden geçtiğimiz yıllarda Finlaniya, Almanya, Fransa, İngiltere ve Kıbrıs gibi ülkelere ihracatı yapılırken bu yıl neredeyse iç piyasaya yetmemeye başladı. Çikolata üretiminde de kullanıldığı bilinen cennet hurmasının taleplerini karşılamakta güçlük çekilirken bu yıl rekoltenin yaklaşık 350 tona ulaşması tahmin ediliyor. Kilogramının 10 Euro’dan satıldığı cennet hurması Alaşehir’de üzümden sonra en çok tarımı yapılan ürün oldu.


Manisa’nın Alaşehir ilçesinde yetiştirilen cennet hurmasının tat ve renk yönünden diğer bölgelerden ayrıldığını ve özellikle Alaşehir bölgesinin tercih edildiğini belirten üretici Dursun Uysal, yeğeni Melek Yılmaz tarafından başlatılan üretimin tüm mahalleye yayıldığını söyledi. Uysal, "Yaklaşık 8 yıl önce yeğenim Melek Yılmaz’ın yaklaşık 40 kilogram cennet hurmasını evinin balkonunda kurutmasıyla bu hikaye başladı. Daha sonra 40 metrekarelik bir alanda sera ile başladık. 8 yıl sonra 800 metrekare alanı olan sera yaptık. Seralarda yaklaşık 70 ton cennet elmasını kurutup pazarlayabiliyoruz. Geçtiğimiz yıllarda Finlandiya, Kıbrıs, Fransa, Almanya gibi ülkelere ihracat yaptık. Ancak iç piyasada talep artınca ihracattan daha ziyade, iç piyasada talepleri karşılayamaz hale geldik" dedi.


Çikolata imalatında ham madde olarak kullanılmaya başlandığını söyleyen Uysal, "En önemlisi de çikolata sektöründe ham madde olarak kullanılmaya başlandı. Geçen yıl 12 ton verdiğimiz çikolata fabrikasına bu yıl 20 ton talep taahhüdü verdik. Daha ileriye götürebilmek için mücadelemizi sürdürüyoruz. Cennet hurması sektörü bu bölge için ayrı bir gelir kaynağı oldu. Özellikle kadınlarımıza ev ekonomisine katkı sağlamak için ayrı bir iş sektörü oluşturuldu. Her gün ortalama 20 kadın çalışıyor ve bu süre yaklaşık bir ay sürüyor. Bizim yıllık bir maliyetimiz var mazot, ilaç ve işçilik gibi. Bu maliyetler doğrultusunda da bu yıl fiyat beklentimiz 10 Euro. Bunun altındaki fiyatlar bizi üzer. Antep fıstığı yerinde 90-100 lira ama tezgahta 800 TL. Böyle bir ticari anlayış hem bizi mağdur eder hem de çevremizdeki işçilere faydalı olamayız" dedi.


Cennet elmasının 1947 yılında emekli olan bir astsubay tarafından bölgeye getirildiğini ancak ticari olarak yeğeni Melek Yılmaz’ın bu işle ilgilenmesiyle büyüdüğünü belirten Uysal, "Cennet elması bölgemize 1946-47 yıllarında gelmiş. Buralı olan rahmetli emekli Şerafettin başçavuş Yalova’a astsubay okuluna gidiyor. Orada bu meyveyi görerek 10 ağaç getiriyor. Eşine dostuna dağıtıyor. 1980 yılına kadar bu şekilde birer ikişer ağaçla çevreye yayılıyor. 1980 yılından bu yana bölgemizde bin dönüme ulaştı. Rekolte geçen yıl 250 ton civarındaydı, bu yıl 300-350 ton civarında bekliyoruz. Yeğenim Melek Hanım’ın tesadüfen balkonunda kuruttuğu elma ile de dünya çapında sesimiz duyuldu" diye konuştu.



Manisa’da şifa kaynağı cennet hurmasına talep artıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’da heyelan: Trafik 3 gündür tek şeritten sağlanıyor HAKKARİ (İHA) – Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde etkili olan sağanak sonrası meydana gelen heyelan nedeniyle Pizok güzergahında ulaşım kontrollü sağlanıyor. İlçede geçtiğimiz günlerde şiddetini artıran yağışlar, yamaçtaki toprağın yumuşamasına yol açtı. Pizok mevkiindeki yamaçtan kopan kaya parçaları ve toprak yığını kara yolunu kapattı. Olayda herhangi bir can veya mal kaybı yaşanmazken, heyelanın meydana geldiği bölgede bulunan bir cami ve çevresindeki yerleşim alanları için de ekipler teyakkuza geçti. Yüksekova Belediyesi ve ilgili birimler, zemin yumuşamasının devam ettiği bölgede yeni bir toprak kayması riskine karşı güvenlik önlemlerini artırdı. Heyelan nedeniyle 3 gündür aksamaların yaşandığı yolda, güvenlik gerekçesiyle trafik akışı kontrollü olarak tek şeritten veriliyor. Belediye ekipleri, iş makineleriyle yola inen balçık ve kaya parçalarını kamyonlara yükleyerek tahliye çalışmalarını sürdürüyor. Yetkililer, bölgede yağışların devam ettiğini ve toprak yapısının halen hassas olduğunu belirterek, sürücülerin trafik işaret ve işaretçilerine uymasını, çalışma yapılan alanda hız limitlerine dikkat edilmesini, heyelan riski bulunan yamaçlara karşı tedbirli olunmasını istedi. Temizlik ve yol tahkimat çalışmalarının tamamlanmasının ardından yolun tamamen trafiğe açılacağı bildirildi.
Mersin Tour Of Mersin’in ilk etabı Anamur’dan başladı, sporcular 118 kilometre pedalladı Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen 8. Tour of Mersin Uluslararası Bisiklet Turu, Anamur etabıyla başladı. ’Yayladan denize bisikletle 13 ilçe’ mottosuyla gerçekleştirilen organizasyonda 5 kıta ve 26 ülkeden 120 sporcu Mersin’de pedal çevirdi. Türkiye’nin önemli bisiklet organizasyonları arasında gösterilen yarışın ilk günü, Anamur Kaymakamı Kemal Duru, Anamur Belediye Başkanı Durmuş Deniz ve Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Tüba Kaya Sanal’ın verdiği startla Anamur İskele’den başladı. Akdeniz’in eşsiz manzarası eşliğinde gerçekleşen yarışta sporcular, Anamur’dan başlayarak Bozyazı üzerinden ilerledi ve etap Aydıncık Gilindire Mağarasında sona erdi. Zorlu parkurda mücadele eden sporcular, ilk etapta hem zamanla hem de birbirleriyle yarıştı. Etap sonunda dereceye giren sporculara madalyaları takdim edildi. Lider sporcu kategorisinde birinci Calum Johnston, ikinci Anıl Serdar Depe ve üçüncü Rudolf Remkhi oldu. En iyi tırmanışçı kategorisinde birinci Anıl Serdar Depe, ikinci Calum Johnston ve üçüncü Gerard Garcia Ledesma oldu. En iyi sprinter kategorisinde birinci Calum Johnston, ikinci Anıl Serdar Depe ve üçüncü Rudolf Remkhi olurken; en iyi genç sporcu kategorisinde ise birinci Tomas Pridal, ikinci Amaniel Desta ve üçüncü Hugo Wertz oldu. Dereceye giren sporculara ödülleri Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Tüba Kaya Sanal ile Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürü Bünyamin Gökayaz tarafından verildi. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığına bağlı Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürlüğü koordinesinde, Türkiye Bisiklet Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen organizasyon 12 Nisan’a kadar devam edecek. Yarışın 2. etabı 10 Nisan’da Gülnar’dan başlayacak, sporcular Mut ve Silifke güzergahını geçerek Erdemli’de finişe ulaşacak. 3. etap ise 11 Nisan’da Tarsus’tan başlayacak, Çamlıyayla’dan geçilerek Toroslar ilçesine bağlı Ayvagediği Yaylası’nda tamamlanacak. Anamur Kaymakamı Kemal Duru, organizasyonun spora katkısı açısından önemli olduğunu belirterek, "Anamur’umuzun doğal güzelliklerinin ve turizm potansiyelinin ortaya çıkması açısından önemli bir organizasyon. Emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyoruz" dedi. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Tüba Kaya Sanal da organizasyona 18 takımın katıldığını belirterek, "İlk etabımız 118 kilometre ve sorunsuz şekilde tamamlandı. Sporcular 9-12 Nisan tarihleri boyunca 13 ilçeden geçecek" ifadelerini kullandı. Lider sporcu ve en iyi sprinter kategorisinde birinci olan İngiliz sporcu Calum Johnston yarışın çok keyifli geçtiğini belirterek, "Hem çok güzel bir etap oldu hem de çok güzel bir yarıştı. Burada insanlar, yemekler ve hava harika" ifadelerini kullandı.