EKONOMİ - 28 Kasım 2024 Perşembe 16:39

Manisa’ya olan ilgi her geçen gün artıyor

A
A
A
Manisa’ya olan ilgi her geçen gün artıyor

Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO), oda üyelerinin dış pazarlarda daha güvenli ve doğru bir şekilde yer alabilmeleri için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Dünyanın dört bir yanından birçok yabancı heyetleri Manisa’da ağırlayan Manisa Ticaret ve Sanayi Odası, Letonya Yatırım ve Kalkınma Ajansı heyetini de ağırladı.


Uluslararası dev firmaların Manisa’ya yatırım yapması yabancı heyetlerin gözünü Manisa’ya çevirdi. Manisa TSO’da Letonya heyeti ile ’Ekonomik ve ticari ilişkiler istişare toplantısı’ düzenlendi. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Hizmet Binası’nda Letonya Yatırım ve Kalkınma Ajansı Yatırım Tanıtım Bölümü Başkanı Alise Barvika ve Letonya Cumhuriyeti İzmir, Aydın ve Manisa Fahri Konsolosu Olgu Hikmet Korkmaz’ın katılımlarıyla gerçekleşen toplantıda Letonya’da ve Baltık Bölgesinde mevcut çeşitli yatırım ve iş birliği fırsatları Manisa iş dünyasının seçkin temsilcilerine anlatıldı.


Türkiye-Letonya ticari ilişkilerinin ve yapılabilecek ortak projelerin ele alındığı toplantıya Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Çağrı Tuatay, Muhasip Üye Mehmet Baki Kılıç, Yönetim Kurulu Üyeleri Rıfat Sarı, Hüseyin Bezci, TOBB Manisa İli Oda ve Borsalar Akademik Danışmanı Prof. Dr. Mahmut Karğın, Genel Sekreter Filiz Kavaklı, Proje ve İş Geliştirme Koordinatörü Mehmet Can Çakar ve Manisa iş dünyasının seçkin temsilcileri katıldı.



“İki ülke arasında ticaret hacmini arttırmak mümkün”


Manisa’nın ekonomisini ve kültürel özelliklerini anlatan tanıtım filminin izlenmesi ile başlayan toplantının açılışında konuşan Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, “Baltık bölgesi ve Türkiye’deki işletmeler arasındaki ticaretin gelişmesi, yatırım ve diğer iş birliklerinin arttırılmasını hedefleyen bilgilendirme toplantısının siz değerli üyelerimize ve yatırımcılarımıza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Türkiye- Letonya arasındaki tarihsel derin ilişkiler ekonomik ve siyasi boyutları ile birlikte her geçen gün artarak devam etmektedir. Türkiye, Letonya’nın bağımsızlığını 1925 yılında tanıyan ülkelerden biri olmuştur. Baltıklardaki ilk Türk büyükelçiliği 1919 yılında Riga’da açılmıştır. Sovyetler Birliği Tarafından İlhak Edilen Letonya’nın bu durumunu tanımayan ülkelerden biridir Türkiye. 1991 Yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra yeniden bağımsızlığını ilan eden Letonya’yı tanıyan ülkelerin başında yine Türkiye gelmiştir. Nitekim 12 Temmuz 1994 yılında iki ülke arasında dostluk ve iş birliği anlaşması imzalanmıştır." dedi.



"İki ülke arasında ticaret hacmini arttırmak mümkün"


Bugün iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2023 verileriyle 670 milyon dolar civarında olduğunu kaydeden Yılmaz, "İhracatımız 433 milyon dolar, ithalatımız ise 241 milyon dolar seviyesindedir. Ülke olarak daha çok kıymetli ve yarı kıymetli taşlar, kıymetli metaller, kazanlar, makineler, mekanik cihazlar, aksam ve parçaları; demir ve çelikten eşya, motorlu kara taşıtları, aksam, parça ve aksesuarları, meyveler ve sert kabuklu meyveler ihraç etmekteyiz. Litvanya’dan ise demir çelik ürünleri; mineral yakıtlar, yağlar ve ürünleri, ağaç, ahşap eşya ve odun kömürü, hububat ve canlı hayvan ithal etmekteyiz. İki ülke arasında ticaret hacmini arttırmak mümkün. Manisa olarak sahip olduğumuz avantajlar buna yardımcı olabilir. Avrupa’da dördüncü büyük ekonomiye sahip Türkiye’ye en büyük katkıyı sunan illerin başında, Manisa’mız gelmekte. Manisa bu katkıyı sanayisi, ticareti ve tarımı ile birçok ilimizden daha iyi yapmakta. Öncelikli olarak uluslararası birçok kuruluş tarafından yatırım yapılabilir sıralamasında birinci olan organize sanayi bölgesine sahiptir. Manisa son iki yılda 5 milyar dolar üzerinde ihracatı ile ihracat sıralamasında 7. sıradadır. Ayrıca, İSO’nun her yıl açıkladığı en büyük 500 firması sıralamasında 2023 yılında Manisa’dan 33 firma bulunmaktadır. İkinci 500 sıralamasında ise 18 firmamız bulunmakta." diyerek Manisa’nın sanayi potansiyeli ve ihracat rakamlarından bahsetti.



"Manisa bir köprü konumunda"


Manisa’nın sanayinin yanında Türkiye’nin en önemli tarım şehirlerinden biri olduğunu da hatırlatan Yılmaz şunları söyledi: "Ülkemiz tarım verilerine baktığımızda; çekirdeksiz kuru üzüm ve sofralık çekirdeksiz üzüm üretiminde Türkiye’de 1. sıradayız. Zeytin ağacı sayısında, sofralık zeytin ve zeytinyağı üretiminde 1. sıradayız. Etlik tavuk ve hindi varlığında 1., yumurta tavuğunda ise 3. sıradayız. Tütün ve kekik üretiminde 2., tatlı patates üretiminde 1., salçalık domates üretiminde 3. sıradayız. Bunları çoğaltmak mümkün. Bu sayılarla toplam tarım ürünleri ihracatımız 1 milyar dolara yaklaşmaktadır. Kısaca Manisa, yetişmiş insan gücü, gelişmiş altyapısı, uyumlu ve hızlı çalışan kurumları ile ulusal ve uluslararası birçok büyük işletmeye ev sahipliği yapmaktadır. Kara, hava ve denizyolu taşımacılığındaki avantajları ve coğrafi konumu ile batı ve doğu, kuzey ve güney arasında köprü konumundadır. İşte bu nedenlerden dolayı Manisa olarak, Manisa Ticaret ve Sanayi odası olarak yapılacak her türlü ticari faaliyetin destekçisi olma arzusu içindeyiz. Bu vesileyle toplantımızın verimli geçmesini diliyorum. Ziyaretleri ve sunumları için Letonya Yatırım ve Kalkınma Ajansı Yetkililerine, Letonya Cumhuriyeti İzmir, Aydın ve Manisa fahri konsolosu sayın olgu hikmet korkmaz beyefendiye ve son olarak siz kıymetli üyelerimize katılımcılara teşekkürlerimi sunuyorum.”


Yaklaşık 2 saat süren toplantının ardından Letonya heyeti Manisa OSB’de bir dizi firma ziyaretlerinde bulundu.



Manisa’ya olan ilgi her geçen gün artıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GSO Kurucu Meclis Başkanı Naci Topçuoğlu’nun vefatının 18. Yılı Gaziantep Sanayi Odası’nın (GSO) Kurucu Meclis Başkanı merhum Naci Topçuoğlu, vefatının 18. yıl dönümünde rahmet ve minnetle anılıyor. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep sanayisinin gelişmesinde önemli katkıları bulunan GSO Kurucu Meclis Başkanı merhum Naci Topçuoğlu’nun vefatının 18. yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı. Adnan Ünverdi mesajında merhum Naci Topçuoğlu’nun Gaziantep sanayisinin bugünlere ulaşmasında büyük emeği bulunan öncü isimlerden biri olduğunu ifade ederek, ‘’Gaziantep sanayisinin gelişiminde önemli katkıları bulunan, vizyonu, çalışkanlığı ve ileri görüşlülüğüyle kentimize değer katan merhum Naci Topçuoğlu’nu aramızdan ayrılışının 18. yılında rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Kendisi yalnızca başarılı bir sanayici değil, aynı zamanda eğitime ve gençlerin geleceğine büyük önem veren örnek bir hayırseverdi" dedi. Merhum Naci Topçuoğlu’nun sanayi alanındaki yatırımlarının yanı sıra mesleki eğitime verdiği desteklerle de iz bıraktığını kaydeden Ünverdi, "Gaziantep’in üretim gücünün artmasında önemli rol oynayan merhum başkanımız, özellikle nitelikli insan kaynağının yetişmesine yönelik çalışmalarıyla hafızalarda yer edinmiştir. Bugün kendi adını taşıyan eğitim kurumları ve bıraktığı eserler, gençlerimizin geleceğine ışık tutmaya devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Gaziantep Sanayi Odası’nın kuruluş sürecinde aktif rol üstlenen ve 1989-1998 yılları arasında GSO Meclis Başkanlığı görevini yürüten Naci Topçuoğlu’nun, yenilikçi yaklaşımı ve sanayi vizyonuyla Gaziantep’e örnek olduğunu belirten GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, "Merhum Naci Topçuoğlu’nun bizlere bıraktığı çalışma azmi, üretim anlayışı ve memleket sevgisi her zaman yol göstericimiz olacaktır. Gaziantep Sanayi Odası olarak onun aziz hatırasını yaşatmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Ünverdi, merhum Naci Topçuoğlu’nun, 11 Mayıs Pazartesi günü saat 10:00’da Gaziantep Asri Mezarlıkta yer alan mezarı başında düzenlenecek anma töreni ile anılacağını belirtti.
Gaziantep Prof. Dr. Koca: "Manuel Terapi" ile ameliyatsız tedaviyi anlattı Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, uygun hastalarda uygulanan manuel terapinin ameliyatsız rehabilitasyon yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapinin bilimsel değerlendirme sonrası uygulanan özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Koca, "Manuel terapi; kas, eklem, bağ dokusu ve omurga üzerine uygulanan bilimsel temelli özel tekniklerden oluşan bir rehabilitasyon yöntemidir. Amaç ağrıyı azaltmak, hareket kısıtlılığını gidermek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. "Her ağrının nedeni aynı değil" Prof. Dr. İrfan Koca, toplumda en sık yapılan hatalardan birinin her bel ve boyun ağrısını "fıtık" olarak değerlendirmek olduğunu ifade ederek uygulama öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Kas spazmları, postür bozuklukları, eklem problemleri, sinir basıları veya romatizmal hastalıklar benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Öncelikle ağrının gerçek nedeni ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu. "Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil" Prof. Dr. İrfan Koca’ya göre manuel terapinin temel hedeflerinden biri yalnızca mevcut ağrıyı baskılamak değil; hareket kabiliyetini artırmak, kas-iskelet sistemi dengesini yeniden sağlamak ve günlük yaşam fonksiyonlarını iyileştirmek olduğunu ifade etti. Özellikle; Bel ve boyun ağrıları, Kas spazmları, Hareket kısıtlılıkları, Duruş bozuklukları, Spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon, Omuz ve sırt bölgesi problemleri gibi durumlarda manuel terapiden fayda görülebileceği belirtiliyor. "Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor" Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların daha fazla önem kazandığını ifade etti. Manuel terapinin; Nöral terapi, Proloterapi, Kinezyobant uygulamaları, Kuru iğne uygulamaları ve Medikal egzersiz programları ile birlikte planlanmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Koca, "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında artık daha bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Manuel terapinin nöral terapi, proloterapi, kinezyobant uygulamaları ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanması; hem ağrı kontrolü hem de hareket kapasitesi açısından daha etkili sonuçlar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz uygulamalar risk oluşturabilir" Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi uygulamalarının mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak bilinçsiz müdahalelerin bazı hastalarda mevcut problemleri artırabileceğini söyledi. Özellikle travma sonrası gelişen ağrı, kol veya bacakta güç kaybı, ileri derecede uyuşma ya da idrar kaçırma gibi belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Koca, "Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve kişiye özel rehabilitasyon planlaması rehabilitasyon sürecinin en önemli basamaklarıdır" diye konuştu.
Adana Adana’da kimya ile büyük dönüşüm başlıyor Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü ve Başkan Yardımcısı Ömer Kaya, Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerindeki yaklaşık 30 milyon metrekarelik alanda yer alan "Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi" yatırımlarına ilişkin bir dizi ziyaretini sürdürdü. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Başkanı ve OSBÜK Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Sütcü ile aynı zamanda AOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan Ömer Kaya, SANKO Holding yönetimiyle bir araya geldi. Türkiye’nin yüksek katma değerli sanayi dönüşümünde kritik bir rol üstlenmeye hazırlanan bölgede titiz bir çalışma yürüten Sütcü ve Başkan Yardımcısı Kaya, Türkiye sanayisinin köklü ve güçlü kuruluşlarından SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu ve beraberindeki heyeti ziyaret ettikten sonra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu. Saha gezisinde; bölgenin yatırım potansiyeli, lojistik bağlantıları, limanlara yakınlığı ve kimya sanayisi açısından sunduğu stratejik avantajlar değerlendirildi. Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü, Adana’nın sanayi gücünü büyütecek her yatırımın bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin de yalnızca Adana için değil, Türkiye’nin kimya sanayisindeki dışa bağımlılığını azaltma hedefi açısından stratejik bir adım olduğunu belirtti. Sütcü ve Kaya, bölgedeki incelemeleri kapsamında ayrıca Yumurtalık Kaymakamı Yakup Papaker ile Yumurtalık Serbest Bölge Müdürü Fatih Altıntaş’ı makamlarında ziyaret etti. Görüşmede, bölgenin genel potansiyelinin yanı sıra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi hakkında verimli istişarelerde bulunuldu.